61. sure

Saf Suresi الصف

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 3 konu
  1. Yapmayacağınızı söylemeyin; kenetlenmiş saf 1–4 karşılaştır — Yapmayacağınızı söylemeyin; kenetlenmiş saf
  2. Mûsâ ve Îsâ; Allah'ın nurunu söndürmek isteyenler 5–9 karşılaştır — Mûsâ ve Îsâ; Allah'ın nurunu söndürmek isteyenler
  3. Kurtaracak ticaret; "Allah'ın yardımcıları olun" 10–14 karşılaştır — Kurtaracak ticaret; "Allah'ın yardımcıları olun"

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Yapmayacağınızı söylemeyin; kenetlenmiş saf 1–4

  1. Saf suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Saf suresi, 1. ayet. سَبَّحَ لِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

    sebbeḥa lillâhi mâ fi-ssemâvâti vemâ fi-l'arḍ. vehüve-l`azîzü-lḥakîm.

    Süleymaniye Vakfı

    Göklerde ne var ve yerde ne varsa Allah'ı tesbih eder /ona boyun eğer dipnot 1 . O, daima üstün ve bütün kararları doğru olandır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Gökler, yer ve onlarda bulunan her şey Allah'ın koyduğu kurallara gönüllü olarak boyun eğer (İsra 17/44, Nur 24/41, Fussilet 41/11, Hadid 57/1, Haşr 59/1). İmtihan için yaratılan insanlar ve cinler (Hud 11/7, Kehf 18/7, Zariyat 51/56, Mülk 67/2) ise imtihan konusu olan işlerde serbest bırakılmışlardır. Bunun dışındaki alanlarda; örneğin nefes alıp verme, yeme, içme, giyinme, barınma, dinlenme ve benzeri konularda Allah'ın doğada koyduğu kanunlara boyun eğmeden yaşayamazlar.

    Ayet detayı — Saf suresi, 1. ayet

  2. Saf suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Saf suresi, 2. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لِمَ تَقُولُونَ مَا لَا تَفْعَلُونَ

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenû lime teḳûlûne mâ lâ tef`alûn.

    Ayet detayı — Saf suresi, 2. ayet

  3. Saf suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Saf suresi, 3. ayet. كَبُرَ مَقْتًا عِندَ ٱللَّهِ أَن تَقُولُوا۟ مَا لَا تَفْعَلُونَ

    kebüra maḳten `inde-llâhi en teḳûlû mâ lâ tef`alûn.

    Ayet detayı — Saf suresi, 3. ayet

  4. Saf suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Saf suresi, 4. ayet. إِنَّ ٱللَّهَ يُحِبُّ ٱلَّذِينَ يُقَٰتِلُونَ فِى سَبِيلِهِۦ صَفًّا كَأَنَّهُم بُنْيَٰنٌ مَّرْصُوصٌ

    inne-llâhe yüḥibbü-lleẕîne yüḳâtilûne fî sebîlihî ṣaffen keennehüm bünyânüm merṣûṣ.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah, kendi yolunda kurşunla kenetlenmiş bir yapı dipnot 1 gibi (kenetlenip) omuz omuza dipnot 2 savaşanları sever dipnot 3 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Mersus (مرصوص), "kurşunla bina edilmiş gibi muhkem, sağlam..." anlamında kullanılır (Müfredat). Isıtılmadan dövülerek bütünleşen ve normal sıcaklıkta eritilip dökülerek ortamdaki diğer elemanları da birbirine kenetleyen tek maden kurşundur. Kesme taş yapıların inşasında yapı taşları; yan yana kancalı kenet demirleriyle ve üst üste kamalı zıvana demirleriyle, ara boşluklarına kurşun dökülerek bütünleştirilir. Çatı, kubbe vb. örtü levhası kurşunları ise birlikte katlanıp dövülerek kenetlenir (Antik Çağ'dan XXI. Yüzyıla Büyük İstanbul Tarihi, c.8, s. 295, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (Kültür A.Ş.) Yayınları, 2016).
    2. metne dön, dipnot 2
    3. metne dön, dipnot 3

    Ayet detayı — Saf suresi, 4. ayet

Mûsâ ve Îsâ; Allah'ın nurunu söndürmek isteyenler 5–9

  1. Saf suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Saf suresi, 5. ayet. وَإِذْ قَالَ مُوسَىٰ لِقَوْمِهِۦ يَٰقَوْمِ لِمَ تُؤْذُونَنِى وَقَد تَّعْلَمُونَ أَنِّى رَسُولُ ٱللَّهِ إِلَيْكُمْ فَلَمَّا زَاغُوٓا۟ أَزَاغَ ٱللَّهُ قُلُوبَهُمْ وَٱللَّهُ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلْفَٰسِقِينَ

    veiẕ ḳâle mûsâ liḳavmihî yâ ḳavmi lime tü'ẕûnenî veḳat ta`lemûne ennî rasûlü-llâhi ileyküm. felemmâ zâgû ezâga-llâhü ḳulûbehüm. vellâhü lâ yehdi-lḳavme-lfâsiḳîn.

    Süleymaniye Vakfı

    Bir gün Musa halkına şöyle demişti: "Ey halkım! Benim, Allah'ın size gönderdiği elçisi olduğumu çok iyi bildiğiniz halde niçin beni incitiyorsunuz dipnot 1 !" Onlar (doğru yoldan) kayınca dipnot 2 Allah da onların kalplerini kaydırdı. Allah, yoldan çıkmış bir halkı yola getirmez.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Musa aleyhisselam 40 günlüğüne Sina dağına gittiğinde İsrailoğulları buzağıyı tanrı edinmiş, onun Musa'nın da tanrısı olduğunu ama unutup gittiğini söyleyerek Musa aleyhisselamı üzmüş ve öfkelendirmişlerdi (A'raf 7/152-154, Taha 20/86-88).

    Ayet detayı — Saf suresi, 5. ayet

  2. Saf suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Saf suresi, 6. ayet. وَإِذْ قَالَ عِيسَى ٱبْنُ مَرْيَمَ يَٰبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ إِنِّى رَسُولُ ٱللَّهِ إِلَيْكُم مُّصَدِّقًا لِّمَا بَيْنَ يَدَىَّ مِنَ ٱلتَّوْرَىٰةِ وَمُبَشِّرًۢا بِرَسُولٍ يَأْتِى مِنۢ بَعْدِى ٱسْمُهُۥٓ أَحْمَدُ فَلَمَّا جَآءَهُم بِٱلْبَيِّنَٰتِ قَالُوا۟ هَٰذَا سِحْرٌ مُّبِينٌ

    veiẕ ḳâle `îse-bnü meryeme yâ benî isrâîle innî rasûlü-llâhi ileyküm müṣaddiḳal limâ beyne yedeyye mine-ttevrâti vemübeşşiram birasûliy ye'tî mim ba`di-smühû aḥmed. felemmâ câehüm bilbeyyinâti ḳâlû hâẕâ siḥrum mübîn.

    Süleymaniye Vakfı

    Bir gün Meryem oğlu İsa: "Ey İsrailoğulları! Ben, önümdeki Tevrat'ı tasdik etmek dipnot 1 ve benden sonra gelecek olup özelliği dipnot 2 "ahmed /en övülmüş" olan dipnot 3 elçiyi müjdelemek için Allah'ın size gönderdiği elçisiyim." dedi. İsa onlara açık belgeler /mucizeler getirince de "Bu, açık bir sihirdir." dediler dipnot 4 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Özellik diye meal verilen kelimenin Arapçası isim (اسْمُ)dir. Arapçada isim, bir şeyi tanımlayan, neye yaradığını gösteren ve akılda tutmaya yarayan sözdür (Müfredat سما md.).
    3. metne dön, dipnot 3
      Burada geçen ahmed kelimesi, Nebimiz Muhammed aleyhisselamın özelliğini ifade etmektedir. Kelime özel isim olmadığı için büyük harfle yazılmamıştır. Arapçada "ahmed", hamd kökünden ism-i tafdil kalıbında bir sözcüktür ve "en övülmüş" anlamındadır. Her nebi övülmüş olma bakımından aynıdır; ancak tüm insanlığa gönderilmiş son nebi olması nedeniyle Muhammed aleyhisselam "en övülmüş" nebi olarak nitelendirilmiştir. Tevrat ve İncil birlikte okunduğunda, "Rabbin adıyla gelen" (
      Mezmurlar 118:26 — Eski Ahit, Mezmurlar; alıntıyı aç

      Eski Ahit · Mezmurlar 118:26

      Kutsansın RABbin adıyla gelen! 2 Kutsuyoruz sizi RABbin evinden.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      ,
      Matta 23:39 — Yeni Ahit, Matta; alıntıyı aç

      Yeni Ahit · Matta 23:39

      Size şunu söyleyeyim: ‹Rab'bin adıyla gelene övgüler olsun!› diyeceğiniz zamana dek beni bir daha görmeyeceksiniz.”

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      ), "baş köşe taşı" olacak (
      Mezmurlar 118:22-23 — Eski Ahit, Mezmurlar; alıntıyı aç

      Eski Ahit · Mezmurlar 118:22

      Yapıcıların reddettiği taş, 2 Köşenin baş taşı oldu.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      ,
      Matta 21:33-36 — Yeni Ahit, Matta; alıntıyı aç

      Yeni Ahit · Matta 21:33

      “Bir benzetme daha dinleyin: Toprak sahibi bir adam, bağ dikti, çevresini çitle çevirdi, üzüm sıkma çukuru kazdı, bir de bekçi kulesi yaptı. Sonra bağı bağcılara kiralayıp yolculuğa çıktı.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      ), "Musa gibi" (
      Tesniye 18:18-19 — Eski Ahit, Yasa'nın Tekrarı; alıntıyı aç

      Eski Ahit · Yasa'nın Tekrarı 18:18

      ‹Onlara kardeşleri arasından senin gibi bir peygamber çıkaracağım. Sözlerimi onun ağzından işiteceksiniz. Kendisine buyurduklarımın tümünü onlara bildirecek.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      , Elçilerin İşleri 3:21-23) ve "övülmüş" (
      Matta 21:33-36 — Yeni Ahit, Matta; alıntıyı aç

      Yeni Ahit · Matta 21:33

      “Bir benzetme daha dinleyin: Toprak sahibi bir adam, bağ dikti, çevresini çitle çevirdi, üzüm sıkma çukuru kazdı, bir de bekçi kulesi yaptı. Sonra bağı bağcılara kiralayıp yolculuğa çıktı.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      ,
      Yuhanna 14:16 — Yeni Ahit, Yuhanna; alıntıyı aç

      Yeni Ahit · Yuhanna 14:16

      Ben de Babadan dileyeceğim. O sonsuza dek sizinle birlikte olsun diye size başka bir Yardımcı, Gerçeğin Ruhunu verecek. Dünya Onu kabul edemez. Çünkü Onu ne görür, ne de tanır. Siz Onu tanıyorsunuz…

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. Alıntı 200 karakterde kesilmiştir. tam metin

      ,26; 15:26) son nebinin müjdelendiği açıkça görülmektedir. Kur'an-ı Kerim ile bu kitaplar arasındaki tasdik ilişkisi bu özellikler üzerinden kurulduğu takdirde, kitap ehli de kendilerine müjdelenen nebinin Muhammed (a.s.) olduğunu görecektir.
    4. metne dön, dipnot 4

    Ayet detayı — Saf suresi, 6. ayet

  3. Saf suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Saf suresi, 7. ayet. وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ ٱلْكَذِبَ وَهُوَ يُدْعَىٰٓ إِلَى ٱلْإِسْلَٰمِ وَٱللَّهُ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلظَّٰلِمِينَ

    vemen ażlemü mimmeni-fterâ `ale-llâhi-lkeẕibe vehüve yüd`â ile-l'islâm. vellâhü lâ yehdi-lḳavme-żżâlimîn.

    Süleymaniye Vakfı

    İslam'a dipnot 1 çağrıldığında (bu çağrıyı reddetmek için) kendi yalanlarını Allah'a mal edenden daha büyük yanlışı yapan kimdir dipnot 2 ? Allah yanlışlar içinde olan bir halkı yola getirmez.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İslam, teslim olmak demektir. Allah'a teslim olana "müslim" denir. Türkçede ona "Müslüman" adı verilir. Bütün nebiler insanları İslam'a çağırmışlardır (Al-i imran 3/84-85).
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu yalanlar, İsrailoğullarının, Musa ve İsa aleyhisselamın Allah'ın resulü olarak yaptıkları çağrılar karşısında uydurdukları şeylerdir. Buna benzer yalanlar, Muhammed aleyhisselama karşı da uydurulmuştur (En'am 6/33). Allah'ın elçilerine karşı bu davranışları yapanlar, aynı zamanda Allah'a iftira etmiş olurlar. (En'am 6/21, 93, A'raf 7/37, Yunus 10/17, Hud 11/18, Ankebut 29/68, Zümer 39/32).

    Ayet detayı — Saf suresi, 7. ayet

  4. Saf suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Saf suresi, 8. ayet. يُرِيدُونَ لِيُطْفِـُٔوا۟ نُورَ ٱللَّهِ بِأَفْوَٰهِهِمْ وَٱللَّهُ مُتِمُّ نُورِهِۦ وَلَوْ كَرِهَ ٱلْكَٰفِرُونَ

    yürîdûne liyuṭfiû nûra-llâhi biefvâhihim vellâhü mütimmü nûrihî velev kerihe-lkâfirûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Bunlar Allah'ın nurunu /Kur'an'ı ağızları ile söndürmek istiyorlar dipnot 1 . Allah nurunu tamamlayacaktır, varsın kafirler bundan hoşlanmasınlar dipnot 2 !

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki "nur" kavramı, Allah'ın indirdiği Kur'an'ın bir özelliğidir (Nisa 4/174, Maide 5/15, A'raf 7/157, Teğabun 64/8). Bu nuru ağızla söndürmek, onu yalanlamaya, çürütmeye, etkisizleştirmeye çalışmaktır (Bakara 2/42, Maide 5/15, Tevbe 9/32, Fussilet 41/26).
    2. metne dön, dipnot 2
      Allah'ın nurunu tamamlaması, indirdiği son kitapla bu dine son şeklini vermesidir (Maide 5/3).

    Ayet detayı — Saf suresi, 8. ayet

  5. Saf suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Saf suresi, 9. ayet. هُوَ ٱلَّذِىٓ أَرْسَلَ رَسُولَهُۥ بِٱلْهُدَىٰ وَدِينِ ٱلْحَقِّ لِيُظْهِرَهُۥ عَلَى ٱلدِّينِ كُلِّهِۦ وَلَوْ كَرِهَ ٱلْمُشْرِكُونَ

    hüve-lleẕî ersele rasûlehû bilhüdâ vedîni-lḥaḳḳi liyużhirahû `ale-ddîni küllihî velev kerihe-lmüşrikûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Dinini, bütün dinlere hakim kılmak için dipnot 1 Elçisini bu rehber (Kur'an) ve hak din dipnot 2 ile gönderen Allah'tır. Varsın müşrikler bundan hoşlanmasınlar!

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Her insan kendini dindar saydığı için (A'raf 7/30) herkesin bir dini vardır. Bu sebeple hak din, insanların yaşadığı her yere hakim olacaktır. (Fetih 48/28, Saf 61/8) Nebimizin şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Gece ve gündüzün ulaştığı her yere bu din ulaşacak; İster kentlerde, isterse kırsalda olsun, Allah, bu dini ulaştırmadığı hiçbir ev bırakmayacaktır. Bu (kimi için) öyle bir izzet (kimi için de) öyle bir zillet olacaktır ki! Bu şekilde Allah, İslam'ı güçlü ve şerefli kılacak, küfrü ise zelil ve hakir edecektir." (Ahmed b. Hanbel, c. 4, s. 103)
    2. metne dön, dipnot 2
      Mevsuf, sıfatına izafe edilmiştir, ed-din'ul-hak (الدين الحق) demektir. Hak din, Allah'ın kitaplarında beyan ettiği tek din olan İslam dinidir (Al-i İmran 3/19, Zümer 39/2-3). Bunun dışında kalanlar batıl dinlerdir (Al-i İmran 3/85).

    Ayet detayı — Saf suresi, 9. ayet

Kurtaracak ticaret; "Allah'ın yardımcıları olun" 10–14

  1. Saf suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Saf suresi, 10. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ هَلْ أَدُلُّكُمْ عَلَىٰ تِجَٰرَةٍ تُنجِيكُم مِّنْ عَذَابٍ أَلِيمٍ

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenû hel edüllüküm `alâ ticâratin tüncîküm min `aẕâbin elîm.

    Ayet detayı — Saf suresi, 10. ayet

  2. Saf suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Saf suresi, 11. ayet. تُؤْمِنُونَ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَتُجَٰهِدُونَ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ بِأَمْوَٰلِكُمْ وَأَنفُسِكُمْ ذَٰلِكُمْ خَيْرٌ لَّكُمْ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ

    tü'minûne billâhi verasûlihî vetücâhidûne fî sebîli-llâhi biemvâliküm veenfüsiküm. ẕâliküm ḫayrul leküm in küntüm ta`lemûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah'a ve resulüne /kitabına dipnot 1 inanıp güveneceksiniz. Allah yolunda mallarınızla ve canlarınızla cihad dipnot 2 edeceksiniz dipnot 3 . Sizin için hayırlı olan budur; bunu bir bilseniz!

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Resul (رسول), "birine gönderilen söz" anlamına geldiği gibi "o sözü iletmek için gönderilen elçi" anlamına da gelir. (Müfredat). Allah'ın elçilerinin görevi, onun sözlerini insanlara ulaştırmaktır. Bu sebeple Kur'an'da geçen Allah'ın resulü (رسول اللّه) ifadelerinde asıl vurgu ayetleredir. Muhammed aleyhisselam öldüğü için bizim muhatabımız olan resul, sadece Kur'an'dır (Al-i İmran 3/144). Resul kelimesi yerine "resul /kitap" ifadesi bunun için yazılmıştır (Maide 5/67, Nahl 16/35).
    2. metne dön, dipnot 2
      Cihad (جهاد), düşmanın, şeytanın veya arzuların baskısına karşı Allah'ın emrine uymak için verilen her türlü mücadeledir (Müfredat).
    3. metne dön, dipnot 3

    Ayet detayı — Saf suresi, 11. ayet

  3. Saf suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Saf suresi, 12. ayet. يَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَيُدْخِلْكُمْ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ وَمَسَٰكِنَ طَيِّبَةً فِى جَنَّٰتِ عَدْنٍ ذَٰلِكَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ

    yagfir leküm ẕünûbeküm veyüdḫilküm cennâtin tecrî min taḥtihe-l'enhâru vemesâkine ṭayyibeten fî cennâti `adn. ẕâlike-lfevzü-l`ażîm.

    Süleymaniye Vakfı

    (Bunları yaparsanız) Allah, günahlarınızı bağışlar ve sizi Adn cennetlerinde dipnot 1 , içlerinden ırmaklar akan bahçelere ve güzel konaklara yerleştirir dipnot 2 . İşte bu, büyük bir başarıdır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ahiretteki Cennet, "Adn cennetleri" olarak nitelenir (Meryem 19/60-63). Bir diğer niteleme biçimi de "Firdevs"tir (Kehf 18/107-108, Müminun 23/11).
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Saf suresi, 12. ayet

  4. Saf suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Saf suresi, 13. ayet. وَأُخْرَىٰ تُحِبُّونَهَا نَصْرٌ مِّنَ ٱللَّهِ وَفَتْحٌ قَرِيبٌ وَبَشِّرِ ٱلْمُؤْمِنِينَ

    veuḫrâ tüḥibbûnehâ. naṣrum mine-llâhi vefetḥun ḳarîb. vebeşşiri-lmü'minîn.

    Ayet detayı — Saf suresi, 13. ayet

  5. Saf suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Saf suresi, 14. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ كُونُوٓا۟ أَنصَارَ ٱللَّهِ كَمَا قَالَ عِيسَى ٱبْنُ مَرْيَمَ لِلْحَوَارِيِّـۧنَ مَنْ أَنصَارِىٓ إِلَى ٱللَّهِ قَالَ ٱلْحَوَارِيُّونَ نَحْنُ أَنصَارُ ٱللَّهِ فَـَٔامَنَت طَّآئِفَةٌ مِّنۢ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ وَكَفَرَت طَّآئِفَةٌ فَأَيَّدْنَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ عَلَىٰ عَدُوِّهِمْ فَأَصْبَحُوا۟ ظَٰهِرِينَ

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenû kûnû enṣâra-llâhi kemâ ḳâle `îse-bnü meryeme lilḥavâriyyîne men enṣârî ile-llâh. ḳâle-lḥavâriyyûne naḥnü enṣâru-llâhi feâmeneṭ ṭâifetüm mim benî isrâîle vekeferaṭ ṭâifeh. feeyyedne-lleẕîne âmenû `alâ `adüvvihim feaṣbeḥû żâhirîn.

    Süleymaniye Vakfı

    Ey inanıp güvenenler, Allah'ın /onun dininin yardımcıları olun dipnot 1 ! Tıpkı Meryem oğlu İsa'nın Havarilere: "Allah'a giden yolda benim yardımcılarım kimdir?" diye sorduğunda Havarilerin: "Biz, Allah'ın /onun dininin yardımcılarıyız." demeleri gibi. Sonra İsrailoğullarının bir kesimi inanıp güvendi, bir kesimi de kafirlik etti. Biz de inanıp güvenenlere düşmanlarına karşı destek verdik; onlar da (düşmanlarına) üstün geldiler dipnot 2 .

    Ayet detayı — Saf suresi, 14. ayet