İsrâ suresi

İsrâ suresi, 88. ayet

İsrâ suresi, 88. ayet. قُل لَّئِنِ ٱجْتَمَعَتِ ٱلْإِنسُ وَٱلْجِنُّ عَلَىٰٓ أَن يَأْتُوا۟ بِمِثْلِ هَٰذَا ٱلْقُرْءَانِ لَا يَأْتُونَ بِمِثْلِهِۦ وَلَوْ كَانَ بَعْضُهُمْ لِبَعْضٍ ظَهِيرًا

ḳul leini-cteme`ati-l'insü velcinnü `alâ ey ye'tû bimiŝli hâẕe-lḳur'âni lâ ye'tûne bimiŝlihî velev kâne ba`ḍuhüm liba`ḍin żahîrâ.

Diyanet İşleri

De ki: "Andolsun, insanlar ve cinler bu Kur'an'ın bir benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine de destek olsalar, yine onun benzerini getiremezler."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

İsrâ 85–91 · surenin 88. ayeti / 111

Konu Kur'an şifadır; ruh sorusu ve meydan okuma İsrâ 82–89 3

  1. İsrâ 85

    Sana ruh hakkında soru soruyorlar. De ki: "Ruh, Rabbimin bileceği bir şeydir. Size pek az ilim verilmiştir."

  2. İsrâ 86

    Andolsun, dileseydik biz sana vahyettiğimizi tamamen ortadan kaldırırdık; sonra bu konuda bize karşı kendine hiçbir yardımcı da bulamazdın.

  3. İsrâ 87

    Ancak Rabbin'den bir rahmet olarak böyle yapmadık. Çünkü O'nun sana olan lütfu büyüktür.

  4. 88

    De ki: "Andolsun, insanlar ve cinler bu Kur'an'ın bir benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine de destek olsalar, yine onun benzerini getiremezler."

  5. İsrâ 89

    Andolsun, biz bu Kur'an'da insanlara her türlü misali değişik şekillerde açıkladık. Yine de insanların çoğu ancak inkarda direttiler.

  6. İsrâ 90–91

    (90-93) Dediler ki: "Yerden bize bir pınar fışkırtmadıkça; yahut senin hurmalardan, üzümlerden oluşan bir bahçen olup, aralarından şarıl şarıl ırmaklar akıtmadıkça; yahut iddia ettiğin gibi, gökyüzünü üzerimize parça parça düşürmedikçe; yahut Allah'ı ve melekleri karşımıza getirmedikçe; yahut altından bir evin olmadıkça; ya da göğe çıkmadıkça sana asla inanmayacağız. Bize gökten okuyacağımız bir kitap indirmedikçe göğe çıktığına da inanacak değiliz." De ki: "Rabbimi tenzih ederim. Ben ancak resul olarak gönderilen bir beşerim."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

88. Bu buyruk, Rasûl’ün getirdiğinin doğruluğuna ve gerçekliğine dair kesin bir delil ve apaçık bir belgedir. Çünkü Yüce Allah, bu buyruk ile insanlara da cinlere de onun benzerini getirmeleri için meydan okumakta, hepsi bu konuda birbirlerine yardımcı olsalar dahi buna asla güçlerinin yetemeyeceğini ve onun benzerini meydana getiremeyeceklerini haber vermektedir. Nitekim haber verdiği gibi de olmuştur. Çünkü Kur’an’ı yalanlayan Kur’an düşmanlarının, Peygamberin getirdiği bu vahyi hangi yolla olursa olsun reddetmelerini gerektirecek pek çok sebep vardı. Üstelik onlar Arap dilini çok iyi bilen, fasih kimseler idiler. Eğer onlar, buna güç yetirip böyle bir şey yapma imkânları olsaydı hiç şüphesiz bunu yaparlardı. Ama ister istemez bu meydan okumaya karşı boyun eğdiler ve ona karşı çıkmaktan acze düştüler. Hem topraktan yaratılmış, bütün yönleriyle eksik, doğru dürüst bilgisi, kudreti, iradesi, meşîeti, kelâmı ve kemali -Rabbinin ihsan ettikleri müstesnâ- bulunmayan bir yaratılmış, nasıl olur da yerin ve göklerin Rabbi, bütün gizliliklere muttali olan, mutlak kemal, mutlak hamd, pek büyük şan ve şeref sahibi, eğer denizler -yedi deniz daha katılarak- mürekkep olsa, ağaçların tümü de kalem olsa kendisinin kelimeleri tükenmeden bu mürekkebin biteceği ve kalemlerin tükeneceği o yüce Zatın sözüne benzer bir söz ortaya koyabilir? Bu nasıl olabilir?! Zira hiçbir yaratılmış, sıfatlarında Allah’a benzemiyor ise O’nun kelâmı da hiçbir kimseninkine benzerlik arzetmeyen sıfatlarından biridir. Zatında, isimlerinde, sıfatlarında ve fiillerinde O’nun bir benzeri yoktur. O’nun şanı yüce ve mübarektir. O halde Allah’ın kelâmı ile yaratılmışın kelâmını birbirinden ayırt edemeyene, Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in bu Kur’an’ı iftira ile Allah’a isnat ettiğini ve onu kendiliğinden ortaya koyduğunu iddia edene yazıklar olsun!

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul!- De ki: Şayet insanların ve cinlerin hepsi senin üzerine indirilmiş bu Kur'an'ın belagati, güzel nazmı, fasih sözlü olması bakımından bir benzerini getirmek üzere bir araya gelseler, birbirlerine yardım etseler, asla onun bir benzerini getiremezler.

Kelimeler

19 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قُل kul de ki kök: قول
  2. لَّئِنِ leini andolsun eğer
  3. ٱجْتَمَعَتِ ctemeati toplansalar kök: جمع
  4. ٱلْإِنسُ l-insu insan(lar) kök: انس
  5. وَٱلْجِنُّ velcinnu ve cin(ler) kök: جنن
  6. عَلَىٰٓ ala üzere
  7. أَن en
  8. يَأْتُوا۟ ye'tu getirmek kök: اتي
  9. بِمِثْلِ bimisli bir benzerini kök: مثل
  10. هَـٰذَا haza bu
  11. ٱلْقُرْءَانِ l-kurani Kur'an'ın kök: قرا
  12. لَا la
  13. يَأْتُونَ ye'tune getiremezler kök: اتي
  14. بِمِثْلِهِۦ bimislihi onun benzerini kök: مثل
  15. وَلَوْ velev ve eğer
  16. كَانَ kane olsalar kök: كون
  17. بَعْضُهُمْ bea'duhum biri kök: بعض
  18. لِبَعْضٍۢ libea'din diğerine kök: بعض
  19. ظَهِيرًۭا zehiran arka (destek) kök: ظهر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Andolsun, biz bu Kur'an'da insanlar için her türlü misali değişik şekillerde açıkladık. Fakat insan tartışmaya her şeyden daha çok düşkündür.

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Aynı kök: بعض (158 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    İnkar edenler, "Biz bu Kur'an'a da ondan önceki kitaplara da asla inanmayız" dediler. Zalimler, Rablerinin huzurunda durduruldukları zaman hallerini…

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Bütün insanları kendi önderleriyle birlikte çağıracağımız günü hatırla. (O gün) her kime kitabı sağından verilirse, işte onlar kitaplarını okurlar ve…

  • Aynı kök: بعض (158 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    İşte böylece biz her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Bunlar aldatmak için birbirlerine yaldızlı laflar fısıldarlar. Rabbin…

  • Aynı kök: بعض (158 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    Onların hepsini bir araya toplayacağı gün şöyle diyecektir: "Ey cin topluluğu! İnsanlardan pek çoğunu saptırıp aranıza kattınız." Onların insanlardan…

  • Aynı kök: ظهر (59 geçiş) · Aynı kök: بعض (158 geçiş)

    Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…

  • Aynı kök: ظهر (59 geçiş) · Aynı kök: بعض (158 geçiş)

    Ey iman edenler! Ellerinizin altında bulunanlar (köleleriniz) ve sizden henüz buluğ çağına ermemiş olanlar, günde üç defa; sabah namazından önce,…

  • Aynı kök: ظهر (59 geçiş) · Aynı kök: بعض (158 geçiş)

    İnsanların kendi işledikleri (kötülükler) sebebiyle karada ve denizde bozulma ortaya çıkmıştır. Dönmeleri için Allah, yaptıklarının bazı (kötü)…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

78 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

De ki: "Bu Kur'an'ın bir benzerini getirmek üzere insanlar ve cinler bir araya gelseler, hatta birbirlerine destek de olsalar onun benzerini getiremezler." dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet [tehaddî] denen "meydan okuma" ayetlerinin ilk ikisinden biridir. Sanıldığı veya iddia edildiği gibi bütün Kur'an'la ilgili herhangi bir meydan okuma olmamıştır. Çünkü ilk meydan okuma ayetleri geldiğinde Kur'an'ın henüz yarısı civarındaki kısmı indirilmişti. Meydan okuma ayetleri iniş sıralamasında (yaklaşık 60-70 surelik meydan okuma için) İsrâ 17:88, Tûr 52:34; (on surelik için) Hûd 11:13; (tek surelik için ise) Yûnus 10:38 ve Bakara 2:23-24'tedir.

Mustafa İslamoğlu

De ki: "Bütün görünen ve görünmeyen iradeli varlıklar bu Kur'an'ın bir benzerini ortaya koymak için bir araya toplansalar ve bu konuda birbirlerine var güçleriyle destek verseler, yine de onun bir benzerini ortaya koyamazlardı!"

Muhammed Esed

De ki: "Bütün insanlar ve görünmeyen varlıklar bu Kuran'ın bir benzerini ortaya koymak için bir araya gelselerdi ve, birbirlerine (bu konuda) destek olmak için ellerinden gelen her şeyi yapsalardı, yine de onun benzerini ortaya koyamazlardı!"

Ahmed Hulusi

De ki: "Andolsun, eğer İNS (türü - insan denmiyor) ve CİNN şu Kuran'ın benzerini getirmek üzere bir araya toplansalar, birbirlerine destek de olsalar, gene de onun benzerini getiremezler!"

Ali Bulaç

De ki: "Eğer bütün ins ve cin (toplulukları), bu Kur'an'ın bir benzerini getirmek üzere toplansa, -onların bir kısmı bir kısmına destekçi olsa bile- onun bir benzerini getiremezler."

Ali Özek ve heyeti

De ki: Andolsun, bu Kur'ân'ın bir benzerini ortaya koymak üzere insanlar ve cinler bir araya gelseler, birbirlerine destek de olsalar, onun benzerini getiremezler.

Ali Rıza Safa

De ki: "Tüm insanlar ve cinler, bu Kur'an'ın bir benzerini getirmek için toplansalar ve birbirlerine de destek olsalar, yine de Onun bir benzerini getiremezler!"

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Andolsun, bu Kur'an'ın bir benzerini ortaya koymak üzere insanlar ve cinler bir araya gelseler, birbirlerine destek de olsalar, benzerini getiremezler."

Edip Yüksel

De ki: "Tüm insanlar ve cinler bu Kuran'ın bir benzerini oluşturmak amacıyla toplansalar ve bu konuda birbirlerine destek olsalar bile onun bir benzerini oluşturamazlar."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

De ki: 'Tüm insanlar ve cinler bu Kuran'ın bir benzerini oluşturmak amacıyla toplansalar ve bu konuda birbirlerine destek olsalar bile onun bir benzerini oluşturamazlar.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Yemin ederim eğer insanlar ve cinler bu Kur'an'ın benzerini getirmek üzere toplansalar, birbirlerine yardımcı bile olsalar onun bir benzerini getiremezler."

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki: yemin ederim eğer İns-ü Cinn bu Kur'anın mislini getirmek üzere toplansalar bir mislini getiremezler, birbirlerine zahir de olsalar

Erhan Aktaş

De ki: "Eğer ins dipnot 1 ve cinn dipnot 1 bu Kur'an'ın benzerini getirmek için bir araya gelseler ve birbirlerine yardımcı olsalar yine de onun benzerini ortaya koyamazlar."

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "İns ve cinn", Kur'an'da birleşik bir ifade olarak kalıp şeklinde kullanılmaktadır. Bu terkibe, "insanlar ve cinler" şeklinde anlam verilmesi doğru değildir. İns ve Cinn terkip olarak: Yerli- yabancı, tanıdık- tanımadık, bilinen- bilinmeyen kimseler; diğer bir ifade ile herkes, her kim varsa hepsi demektir. Hazırda olanı olmayanı herkesi içine alan bir anlama sahiptir. Bu terkipteki cinn kelimesi, "görünmez olan, dumansız ateşten yaratılmış ontolojik varlık" anlamındaki cinn değildir. Kur'an'ın; Cahiliye'nin cinn algısı bağlamında, cinn kavramını kullanmış olmasının cinler hakkında ontolojik bilgi olarak görülmesi önemli bir yanılgıdır. Kur'an, Cahiliye'nin cinn algısını sapkınlık olarak nitelemekte ve Cahiliye'nin cinnlere atfettikleri nitelikleri reddetmektedir. Kur'an'a göre; cinnlerin, üstün varlıklar ve üstün güçlere sahip olduğu inancı cahili bir inançtır. Müşriklerin; Nebi Muhammed'e kahin, şair, mecnun lakabı takmaları, onların cinn inançlarının bir sonucudur. Cinn, kelime anlamı olarak, "kapalı, gözükmez varlık ve güç" demektir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Eğer ins dipnot 1 ve cinn dipnot 1 bu Kur'an'ın benzerini getirmek için bir araya gelseler ve birbirlerine yardımcı olsalar yine de onun benzerini ortaya koyamazlar."

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "İns ve cinn", Kur'an'da birleşik bir ifade olarak kalıp şeklinde kullanılmaktadır. Bu terkibe, "insanlar ve cinler" şeklinde anlam verilmesi doğru değildir. İns ve Cinn terkip olarak: Yerli- yabancı, tanıdık- tanımadık, bilinen- bilinmeyen kimseler; diğer bir ifade ile her kes, her kim varsa demektir. "Ne var, ne yok" her şeyi içine alan bir anlama sahiptir. Bu terkipteki cinn sözcüğü, "görünmez olan, dumansız ateşten yaratılmış varlık" anlamındaki cinn değildir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Eğer ins dipnot 1 ve cinn dipnot 1 bu Kur'an'ın benzerini getirmek için bir araya gelseler ve birbirlerine yardımcı olsalar da kesinlikle onun benzerini ortaya koyamazlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Görünen,-görünmeyen, bilinen- bilinmeyen, tanınan-tanınmayan, yerli-yabancı; her kim varsa, insanların tamamı.

Gültekin Onan

De ki: "Eğer bütün ins ve cin (toplulukları), bu Kuran'ın bir benzerini getirmek üzere toplansa, -onların bir kısmı bir kısmına destekçi olsa bile- onun bir benzerini getiremezler."

Hasan Basri Çantay

De ki: "Andolsun, ins-ü cin şu Kur'anın benzerini (meydana) getirmeleri için bir araya toplansa, yekdiğerine yardımcı da olsalar, yine onun benzerini getiremezler".

İbni Kesir

De ki: İnsanlar ve cinnler bu Kur'an'ın bir benzerini getirmek için toplansalardı; birbirlerine yardımcı da olsalar onun bir benzerini getiremezlerdi.

Mehmet Alagaş

(82-89) Biz Kuranda Mü’minler için şifa ve rahmet olan şeyleri indirdik, zalimlerin ancak hasarlarını / hüsranlıklarını artırır. Biz insana nimet versek arkasını döner ve yan çizer / uzaklaşır, ona bir fenalık / bir şer dokunsa tasalanır / ye'se girer. Deki herkes şekline göre amel eder / iş yapar . Rabbin kimin yola sokulduğunu en iyi bilendir. Sana Ruhtan soruyorlar de ki Ruh, rabbinin emrindedir bana da az bir bilgi verilmiştir. Eğer ki istersek, sana vahyettiğimizi gideririz sonra da Allah’ın rahmet etmesi durumu hariç, bize karşı kendine bir vekil de bulamazsın. (Vekil senin adına işini halleden kimse) Onun senin üzerinde ki maddi manevi hazinesi / fazlı, çok büyüktür. De ki ins ve cin, bu Kuran’ın bir benzerini getirmek için biraraya gelse bile, bir benzerini asla getiremezler, velev ki bazısı bazısına görünür de olsa! Kesin olan şu ki biz bu Kur'an da insanlar için her örneği / her misali kullandık. İnsanların çoğu yok sayarak / örtbas ederek diklendi.

Rowwad Tercüme Merkezi

Andolsun bu Kur’ân’ın bir benzerini getirmek için insanlar ve cinler bir araya toplansalar birbirine yardımcı olsalar dahi yine benzerini getiremezler.”

Süleyman Ateş

De ki: "Andolsun eğer insan(lar) ve cin(ler) bu Kur'an'ın bir benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine arka ol(up yardım et)seler yine onun benzerini getiremezler."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki "Bu Kur'an'ın bir benzerini çıkarmak için insanlar ve cinler toplansalar benzerini çıkaramazlar; isterse sırt sırta vermiş olsunlar."

Şaban Britch

De ki: İnsanlar ve cinler, bu Kur’an’ın bir benzerini yapmak için bir araya gelseler, birbirlerine yardımcı olsalar bile, onun bir benzerini yapamazlar.

Şaban Piriş

De ki: "İnsanlar ve cinler, bu Kur'an'ın bir benzerini yapmak için bir araya gelseler; birbirlerine arka çıksalar bile, onun bir benzerini yapamazlar."

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Yemin olsun, eğer insanlar ve cinler şu Kur'an'ın bir benzerini getirmek üzere bir araya toplansalar, birbirlerine de destek olsalar, onun bir benzerini yine de ortaya getiremezler."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Say to them "It could not be more emphasized that if both mankind and the Jinn should come together to compose a divine discourse of a like nature to the Quran, never shall they be able to produce a discourse of its likeness even with the help of one party to the other".

Abdul Haleem

Say, ‘Even if all mankind and jinn came together to produce something like this Quran, they could not produce anything like it, however much they helped each other.’

Abdullah Yusuf Ali

Say: "If the whole of mankind and Jinns were to gather together to produce the like of this Qur'an, they could not produce the like thereof, even if they backed up each other with help and support.

Abul A'la Maududi

Say: "Surely, if mankind and jinn were to get together to produce the like of this Qur'an, they will never be able to produce the like of it, howsoever they might help one another." dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This challenge occurs at several other places in the Quran: (Surah Al-Baqarah, Ayat 23);(Surah Younus, Ayats 38-39); (Surah Al-Momin, Ayats 13-14);(Surah At-Toor, Ayats 33-34). At all these places, this has been cited as an answer to the charge of the disbelievers that Muhammad (peace be upon him) has himself invented the Quran but is presenting it as Allah’s Word. Besides this, the same has also been refuted in (Surah Younus, Ayat 16): "Say also, had not Allah willed that I should recite the Quran to you, I could not have recited it to you, nor could I have been able to give you any information about it: already have I lived a lifetime among you before its revelation. Do you not use your common sense?"

Aisha Bewley

Say: ‘If both men and jinn banded together to produce the like of this Qur’an, they could never produce anything like it, even if they backed each other up. ’

Al-Hilali & Khan

Say: "If the mankind and the jinn were together to produce the like of this Qur’ân, they could not produce the like thereof, even if they helped one another."

Ali Quli Qarai

Say, ‘Should all humans and jinn rally to bring the like of this Qur’ān, they will not bring the like of it, even if they assisted one another. ’

Amatul Rahman Omar

Say, `If there should join together all human beings and the jinn to produce the like of this Qur'ân, they would never be able to produce anything like it, even though some of them might be the helpers of others. '

Arthur John Arberry

Say: 'If men and jinn banded together to produce the like of this Koran, they would never produce its like, not though they backed one another. '

Bijan Moeinian

Say: "If all human beings and all Jinns (intelligent none human beings) gathered together and help each other, they cannot come up with a book similar to Qur’an. "

E. Henry Palmer

Say, 'If mankind and ginns united together to bring the like of this Qur'an, they could not bring the like, though they should back each other up!'

Edip-Layth

Say, "If all the humans and the Jinn were to gather to bring a Quran like this, they could not come with it, even if they were helping one another."

George Sale

Say, verily if men and genii were purposely assembled, that they might produce a book like this Koran, they could not produce one like unto it, although the one of them assisted the other.

Hamid S. Aziz

Say, "If mankind and jinn united together to bring the like of this Quran, they could not produce its like, though they should help each other. "

Mahmoud Ghali

Say, "Indeed in case humankind and the jinn gathered together to come up with the like of this Qur'an, they would not come up with its like, even if they were backers of one another. "

Marmaduke Pickthall

Say: Verily, though mankind and the jinn should assemble to produce the like of this Qur'an, they could not produce the like thereof though they were helpers one of another.

Mohamed Ahmed - Samira

Say: "Surely if men and jinns get together to produce the like of this (Qur'an), they will not be able to produce the like of it, however they might assist one another.

Muhammad Asad

Say: "If all mankind and all invisible beings would come together with a view to producing the like of this Qur'an, they could not produce its like even though they were to exert all their strength in aiding one another!"

Mustafa Khattab

Say, ˹O Prophet,˺ "If ˹all˺ humans and jinn were to come together to produce the equivalent of this Quran, they could not produce its equal, no matter how they supported each other."

Progressive Muslims

Say: "If all the humans and the Jinn were to gather to bring a Quran like this, they could not come with its like, even if they were helping one another. "

Rashad Khalifa

Say, "If all the humans and all the jinns banded together in order to produce a Quran like this, they could never produce anything like it, no matter how much assistance they lent one another."

Sahih International

Say, "If mankind and the jinn gathered in order to produce the like of this Qur'an, they could not produce the like of it, even if they were to each other assistants. "

Sam Gerrans

Say thou: “If the servi and the domini gathered to produce the like of this Qur’an, they would not produce the like thereof, though they were helpers one of another.”

Shabbir Ahmed

Say, "If all mankind, in towns and villages of the world, get together to produce a Qur'an like this, they will utterly fail, however strength they exert in aiding one another. " (2:23), (10:38), (11:13).

Syed Vickar Ahamed

Say: "If the entire mankind and jinns' were to get together to produce (something) like this Quran, they could not produce (anything) like it, even if they tried altogether with help and support. "

Taqi Usmani

Say, "If all the humans and jinns join together to produce anything like this Qur’ān, they will not (be able to) come up with anything like it, even if they assist one another.

The Monotheist Group

Say: "If all mankind and the Jinn were to gather to bring a Qur'an like this, they could not come with its like, even if they were helping one another."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 88. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 88. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 88. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩