Diyanet İşleri
Onların yalvardıkları bu varlıklar, "hangimiz daha yakın olacağız" diye Rablerine vesile ararlar. O'nun rahmetini umarlar, azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı gerçekten korkunçtur.
İsrâ suresi
İsrâ suresi, 57. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ يَدْعُونَ يَبْتَغُونَ إِلَىٰ رَبِّهِمُ ٱلْوَسِيلَةَ أَيُّهُمْ أَقْرَبُ وَيَرْجُونَ رَحْمَتَهُۥ وَيَخَافُونَ عَذَابَهُۥٓ إِنَّ عَذَابَ رَبِّكَ كَانَ مَحْذُورًا
ülâike-lleẕîne yed`ûne yebtegûne ilâ rabbihimü-lvesîlete eyyühüm aḳrabü veyercûne raḥmetehû veyeḫâfûne `aẕâbeh. inne `aẕâbe rabbike kâne maḥẕûrâ.
Onların yalvardıkları bu varlıklar, "hangimiz daha yakın olacağız" diye Rablerine vesile ararlar. O'nun rahmetini umarlar, azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı gerçekten korkunçtur.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu "En güzel sözü söyleyin"; mucize göndermemenin sebebi İsrâ 53–60 3
Rabbiniz sizi daha iyi bilir. (Durumunuza göre) dilerse size merhamet eder, dilerse azap eder. Seni de onlara vekil olarak göndermedik.
Hem Rabbin göklerde ve yerde kim varsa daha iyi bilir. Andolsun, peygamberlerin bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. Davud'a da Zebur'u verdik.
De ki: "Onu bırakıp da ilah diye ileri sürdüklerinizi çağırın. Onlar, başınızdaki sıkıntıyı ne kaldırabilirler ne de değiştirebilirler."
Onların yalvardıkları bu varlıklar, "hangimiz daha yakın olacağız" diye Rablerine vesile ararlar. O'nun rahmetini umarlar, azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı gerçekten korkunçtur.
Ne kadar memleket varsa hepsini kıyamet gününden önce ya helak edeceğiz, ya da şiddetli bir azapla cezalandıracağız. İşte bu, Kitap'ta (Levh-i Mahfuz'da) yazılmış bulunuyor.
Bizi, (Kureyş'in istediği) mucizeleri göndermekten, ancak, öncekilerin onları yalanlamış olması alıkoydu. (Nitekim) Semud kavmine o dişi deveyi açık bir mucize olarak verdik de onlar bu yüzden zalim oldular. Oysa biz mucizeleri sırf korkutmak için göndeririz.
Hani sana, "Muhakkak Rabbin, insanları çepeçevre kuşatmıştır" demiştik. Sana gösterdiğimiz o rüyayı da, Kur'an'da lanetlenmiş bulunan o ağacı da sırf insanları sınamak için vesile yaptık. Biz onları korkutuyoruz. Fakat bu, sadece onların büyük azgınlıklarını (daha da) artırdı.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
57. Daha sonra Yüce Allah, onların Allah’ın yanı sıra ibadet ettikleri varlıkların da Allah’a muhtaç olduklarını ve O’na yakın olmanın yollarını aradıklarını, o nedenle de kendilerine ibadet edenlerle ilgilenmediklerini bildirmek üzere şöyle buyurmaktadır: “İşte onların bu yalvardıkları” peygamberler, salihler ve melekler “Rablerine hangisi daha yakın olacak diye yol ararlar.” Rablerine yakın olmak için birbirleriyle yarışır, ellerinden geldiği kadarıyla Allah’a yakınlaştırıcı salih amelleri işlerler. “O’nun rahmetini umar ve azabından korkarlar.” ve azaba ulaştıran her şeyden de uzak dururlar. “Çünkü Rabbinin azabı gerçekten gerçekten sakınılması gereken bir azaptır.” Kendisinden alabildiğine sakınılması ve ona götürecek hususlardan uzak durulması gereken azap, işte budur. Yüce Allah’ın; nezdinde yakınlaştırılmış olan bu kimseleri nitelendirdiği sevgi, korku ve ümit, bütün hayırların esası ve temelidir. Bunları tam anlamıyla gerçekleştiren bir kimsenin dinî hayatı tamam olur. Bunlar kalpte yer etmeyecek olurlarsa hayırlar ondan uzaklaşır ve onun etrafını kötülükler kuşatır. Allah sevgisinin alâmeti ise Yüce Allah’ın sözünü ettiği üzere kulun, kendisini Allah’a yakınlaştırıcı her bir hususta gayretini ortaya koyması ve Allah’a yakın olmak için bütün amellerini O’nun için halis kılmak ve bunları samimiyetle yapıp gücünün yettiği en mükemmel şekliyle gerçekleştirme hususunda yarışmaktır. Bunları yapmaksızın Allah’ı sevdiğini iddia eden kimse, yalancıdır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Müşriklerin yalvardıkları melekler ve benzerleri, kendilerini Allah'a yakınlaştıran salih amelleri yapmayı talep ederler. Hangisi itaat ile Allah'a daha yakın olur. Bunun için birbirleriyle yarışırlar. Yüce Allah'ın kendilerine merhamet etmesini ümit ederler ve azaplandırmasından korkarlar. -Ey Resul!- Muhakkak ki Rabbinin azabı, sakınılması gereken bir azaptır.
Aynı kök: وسل (2 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş)
Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının, O'na yaklaşmaya vesile arayın ve O'nun yolunda cihad edin ki kurtuluşa eresiniz.
Aynı kök: رجو (28 geçiş) · Ortak kavram: Umut (Recâ) · Aynı kök: خوف (124 geçiş)
Ayetlerimiz kendilerine apaçık birer delil olarak okunduğunda, (öldükten sonra) bize kavuşmayı ummayanlar, "Ya (bize) bundan başka bir Kur'an getir…
Aynı kök: حذر (21 geçiş) · Aynı kök: رجو (28 geçiş) · Ortak kavram: Umut (Recâ)
(Böyle bir kimse mi Allah katında makbuldür,) yoksa gece vakitlerinde, secde halinde ve ayakta, ahiretten korkarak ve Rabbinin rahmetini umarak itaat…
Aynı kök: رجو (28 geçiş) · Ortak kavram: Umut (Recâ) · Aynı kök: بغي (96 geçiş)
Düşman topluluğunu izlemekte gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı duyuyorsanız, kuşkusuz onlar da sizin acı duyduğunuz gibi acı duyuyorlar. Üstelik…
Aynı kök: رجو (28 geçiş) · Ortak kavram: Umut (Recâ) · Aynı kök: بغي (96 geçiş)
Eğer Rabbinden umduğun bir rahmeti istemek için onlardan yüz çevirecek olursan, o zaman onlara yumuşak bir söz söyle.
Aynı kök: قرب (96 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)
Düzene sokulduktan sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Allah'a (azabından) korkarak ve (rahmetini) umarak dua edin. Şüphesiz, Allah'ın rahmeti…
Aynı kök: بغي (96 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)
Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından…
Aynı kök: بغي (96 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)
Hani Davud'un yanına girmişlerdi de Davud onlardan korkmuştu. Onlar, "Korkma! Biz, iki davacı grubuz. Birimiz diğerine haksızlık etmiştir. Aramızda…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onların yalvardıkları bu varlıklar bile aslında -hangisi daha yakın olacak diye- Rablerine yol dipnot 1 ararlar. O'nun merhametini umar ve azabından korkarlar. dipnot 2 Şüphesiz ki Rabbinin azabı sakınılması gereken önemdedir.
Kaldı ki, onların kendilerine yalvarıp yakardıkları kimseler var ya; -(Allah'a) en yakın sandıkları hangileriyse- işte onlar bile Rablerine yakın olmak için var güçleriyle çaba gösterirler ve O'nun rahmetini dilenip cezasından da korkarlar: çünkü senin Rabbinin azabı, her daim kaçınılması gereken bir ceza olmuştur.
Aslında, onların bu yalvarıp yakardıkları (ve böylece azizleştirdikleri, tanrılaştırdıkları şahsiyetlerin) kendileri -içlerinden O'na en yakın olanları (bile)- Rablerinin yakınlığını kazanmaya çalışırlar(dı); hem de, O'nun rahmetini umup azabından korkarak: çünkü onun azabı gerçekten sakınılması gereken bir şeydir!
Onların dua ettikleri (şeyler), Rablerine yakınlaşmak için vesile ararlar. O'nun rahmetini umarlar ve O'nun azabından korkarlar! Muhakkak ki senin Rabbinin azabı, sakınılması gerekendir!
Onların taptıkları da, -hangisi daha yakındır diye- Rablerine (yaklaşmak için) bir vesile arıyorlar. O'nun rahmetini umuyorlar ve azabından korkuyorlar. Şüphesiz senin Rabbinin azabı korkunçtur.
Onların yalvardıkları bu varlıklar Rablerine hangisi daha yakın olacak diye vesile ararlar, O'nun rahmetini umarlar ve azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı, sakınılacak bir azaptır.
Zaten onların yakarışlarda bulundukları da en yakın olanları da Efendilerine yaklaşmak için yol ararlar; O'nun rahmetini umut ederler. Çünkü O'nun cezasından korkarlar. Kuşkusuz, Efendinin cezası, korkulacak şeydir.
İşte, bunların yalvardıklarının kendileri, Rabblerine nasıl daha yakın olacaklarının yolunu ararlar; O'nun rahmetini umar ve azabından korkarlar. Doğrusu, Rabbinin azabı çekinmeye değer.
Onların çağırdıkları kişiler bile Efendi'lerine yaklaşmak için yol ararlar. O'nun rahmetini umar, cezasından korkarlar. Efendinin cezası sakınılacak bir şeydir.
Onların çağırdıkları kişiler bile Rab'lerine yaklaşmak için yol ararlar. O'nun rahmetini umar, cezasından korkarlar. Rabbinin cezası sakınılacak bir şeydir
Onların yalvarıp durdukları, Rablerine hangisi daha yakın diye vesile ararlar ve rahmetini umarlar, azabından korkarlar; çünkü Rabbinin azabı korkunçtur.
Onların yalvarıp durdukları, rablarına hangisi daha yakın diye vesile ararlar ve rahmetini umarlar azabından korkarlar, çünkü rabbının azabı korkunç bulunuyor
İşte onların, o yöneldikleri de dipnot 1 Rabb'lerine daha yakın olmak için vesile arayan, O'nun rahmetini uman ve O'nun azabından korkan kimselerdir. Gerçekten Rabb'inin azabı korkunçtur.
İşte onların, o yöneldikleri de dipnot 1 Rabb'lerine daha yakın olmak için vesile arayan, O'nun rahmetini uman ve O'nun azabından korkan kimselerdir. Gerçekten Rabb'inin azabı korkunçtur.
İşte onların, o yöneldikleri de dipnot 1 Rabb'lerine daha yakın olmak için vesile arayan, O'nun rahmetini uman ve O'nun azabından korkan kimselerdir. Gerçekten Rabb'inin azabı korkunçtur.
Onların taptıkları da, -hangisi daha yakındır diye- rablerine (yaklaşmak için) bir vesile arıyorlar. O'nun rahmetini umuyorlar ve azabından korkuyorlar. Şüphesiz senin rabbinin azabı korkunçtur.
Onların tapdıkları da — hangisi Rablerine daha yakın (olacak) diye — (bizzat) vesile arıyorlar, Onun rahmetini umuyorlar, Onun azabından korkuyorlar Çünkü Rabbinin azabı korkuncdur.
Onlar, Rabblarına vesile arayarak daha yakın olmak için bunlara taparlar. O'nun rahmetini umarlar, azabından korkarlar. Zira Rabbının azabı, sakınılmaya değerdir.
(56-60) Hiçbir memleket / karye yoktur ki biz onu kıyamet gününden önce helak etmeyelim yahut şedit bir azap ile azap etmeyelim. Bu kitapta yazılı / satırlı idi. Bizlere, ayet göndermekten men eden şey evvelkilerin onları yalanlamasıdır. Semud kavmine görebildikleri deveyi verdik onlar da ona zulmettiler, biz ayetlerimizi ancak korkutmak için göndeririz, Vaktin birinde biz sana Rabbin insanları kuşatmıştır demiştik. Sana gösterdiğimiz rüyayı ve kuranda ki lanetli ağacı insanlar için sınama yaptık, biz onları korkuttukça bu onların sadece taşkınlıklarını büyük bir şekilde artırıyor.
Onların dua ettikleri de Rablerine daha yakın olmak için vesile ararlar. O’nun rahmetini dilerler, azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı, sakınılacak bir azaptır.
O yalvardıkları da, onların (Allah'a) en yakın olan(lar)ı da Rablerine yaklaşmak için vesile ararlar; O'nun merhametini umarlar, azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı, cidden korkunçtur.
Kaldı ki yardıma çağırdıklarının her biri -hangisi Rablerine daha yakın olacak diye- bir vesilenin dipnot 1 peşindedirler. dipnot 2 O'nun rahmetini umar, azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı, sakınılması gereken bir şeydir.
Onlar, yani çağırdıkları (melekler) kendilerini Rablerine daha da yaklaştıracak bir vesilenin dipnot 1 peşinde olurlar dipnot 2 . İkramını umar, azabından korkarlar. Rabbinin azabı kaçınılması gereken şeydir.
Onların dua ettikleri de Rablerine daha yakın olmak için vesile ararlar. O’nun rahmetini dilerler, azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı, sakınılacak bir azaptır.
Onların dua ettikleri de Rablerine daha yakın olmak için vesile ararlar. O'nun rahmetini dilerler, azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı korkunçtur.
O yakarıp durduklarının kendileri, en çok yakınlık kazanmışları da dahil, Rablerine varmaya vesile ararlar; O'nun rahmetini umarlar, O'nun azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı gerçekten korkulasıdır.
Those to whom they make a devout supplication -Saints, jinn or angels- are themselves devout servants of Allah seeking the union of their nature with the Divine, and striving which of them shall be the nearest to Allah and the more efficient in serving His purpose! They entertain expectation of His mercy and they dread His retributive punishment. Indeed, the punishment Allah, your Creator, inflicts on the offender makes one heedful, for the thought of it arouses an emotional feeling tinged with latent and deep mysterious fear.
Those [angels] they pray to are themselves seeking a way to their Lord, even those who are closest to Him. They hope for His mercy and fear His punishment. The punishment of your Lord is much to be feared:
Those whom they call upon do desire (for themselves) means of access to their Lord, - even those who are nearest: they hope for His Mercy and fear His Wrath: for the Wrath of thy Lord is something to take heed of.
Those whom they call upon are themselves seeking the means of access to their Lord, each trying to be nearer to Him. They crave for His Mercy and dread His chastisement. dipnot 1 Surely your Lord's punishment is to be feared.
Those they call on are themselves seeking the means by which they might approach their Lord – even those who are the closest to Him – and are hoping for His mercy and fearing his punishment. The punishment of your Lord is truly something to be feared.
Those whom they call upon [like ‘Îsâ (Jesus) - son of Maryam (Mary), ‘Uzair (Ezra), angel] desire (for themselves) means of access to their Lord (Allâh), as to which of them should be the nearest; and they [‘Îsâ (Jesus), ‘Uzair (Ezra), angels and others] hope for His Mercy and fear His Torment. Verily, the Torment of your Lord is (something) to be afraid of!
They [themselves] are the ones who supplicate, seeking a recourse to their Lord, whoever is nearer [to Him], expecting His mercy and fearing His punishment. ’ Indeed your Lord’s punishment is a thing to beware of.
Those whom they call upon (apart from Him, thinking them to be a means of gaining nearness to God,) themselves seek nearness to their Lord and solicit His favour (even) those of them who are nearest (to God are still competing to be closer to Him) and hope for His mercy and fear His punishment. As a matter of fact the punishment of your Lord is a thing to beware of.
Those they call upon are themselves seeking the means to come to their Lord, which of them shall be nearer; they hope for His mercy, and fear His chastisement. Surely thy Lord's chastisement is a thing to beware of.
In fact, those whom people call upon for help (such as Jesus, Mary, saints, etc. ), strive to get closer and closer to the Lord by all possible means. They hope for His mercy and fear His punishment. The punishment of your Lord is indeed a terrible thing.
Those on whom they call, seek themselves for a means of approaching their Lord, (to see) which of them is nearest: and they hope for His mercy and they fear His torment; verily, the torment of thy Lord is a thing to beware of.
The ones they call on, they are themselves seeking a path to their Lord which is nearer, and they desire His mercy, and they fear His retribution. The retribution of your Lord is to be feared!
Those whom ye invoke, do themselves desire to be admitted to a near conjunction with their Lord; striving which of them shall approach nearest unto Him: They also hope for his mercy, and dread his punishment; for the punishment of thy Lord is terrible.
Those on whom they call, themselves seek for a means of approaching to their Lord, to see which of them is nearest: and they hope for His mercy and they fear His doom; verily, the doom of your Lord is to be shunned.
Those they invoke are (themselves) seeking the means for (close) proximity to their Lord, whichever of them will be nearer; and they hope for His mercy and fear His torment. Surely your Lord?s torment is a thing to be wary of.
Those unto whom they cry seek the way of approach to their Lord, which of them shall be the nearest; they hope for His mercy and they fear His doom. Lo! the doom of thy Lord is to be shunned.
Those they invoke themselves seek the way to their Lord, (striving) which one of them shall be nearest (to Him); and hope for His grace, and dread His punishment. Indeed, the punishment of your Lord is to be feared!
Those [saintly beings] whom they invoke are themselves striving to obtain their Sustainer's favour - [even] those among them who are closest [to Him] - hoping for His grace and dreading His chastisement: for, verily, thy Sustainer's chastisement is something to beware of!
˹Even˺ the closest ˹to Allah˺ of those invoked would be seeking a way to their Lord, hoping for His mercy, and fearing His punishment. Indeed, your Lord’s torment is fearsome.
The ones you call on, they are themselves seeking a path to their Lord which is nearer, and they desire His mercy, and they fear His retribution. The retribution of your Lord is to be feared!
Even the idols that they implore are seeking the ways and means towards their Lord. They pray for His mercy, and fear His retribution. Surely, the retribution of your Lord is dreadful.
Those whom they invoke seek means of access to their Lord, [striving as to] which of them would be nearest, and they hope for His mercy and fear His punishment. Indeed, the punishment of your Lord is ever feared.
Those to whom they call seek the means of approach to their Lord, which of them should be nearest, and hope for His mercy and fear His punishment; the punishment of thy Lord is to be feared.
Even the believing sages whom they call upon, are themselves striving to obtain their Lord's favor and closeness. They hope for His Grace, and fear His Requital. Verily, your Lord's Requital is something to beware of!
Those whom they call upon want a way to reach their Lord— Even those who are nearest: Hope for His Mercy, and fear His Anger: Because the Anger of your Lord is something to regard.
Those whom they invoke, do themselves seek the means of access to their Lord as to which of them becomes the closest, and they hope for His Mercy and fear His punishment. The punishment of your Lord is really something to be feared.
The ones you call on, they are themselves seeking a path to their Lord which is nearer, and they desire His mercy, and they fear His retribution. The retribution of your Lord is to be feared!