60. sure

Mümtehine Suresi الممتحنة

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 3 konu
  1. Düşmanı dost edinmemek 1–3 karşılaştır — Düşmanı dost edinmemek
  2. İbrâhim'de güzel örnek; savaşmayanlara iyilik 4–9 karşılaştır — İbrâhim'de güzel örnek; savaşmayanlara iyilik
  3. Hicret eden mü'min kadınlar ve biat 10–13 karşılaştır — Hicret eden mü'min kadınlar ve biat

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Düşmanı dost edinmemek 1–3

  1. Mümtehine suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Mümtehine suresi, 1. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَتَّخِذُوا۟ عَدُوِّى وَعَدُوَّكُمْ أَوْلِيَآءَ تُلْقُونَ إِلَيْهِم بِٱلْمَوَدَّةِ وَقَدْ كَفَرُوا۟ بِمَا جَآءَكُم مِّنَ ٱلْحَقِّ يُخْرِجُونَ ٱلرَّسُولَ وَإِيَّاكُمْ أَن تُؤْمِنُوا۟ بِٱللَّهِ رَبِّكُمْ إِن كُنتُمْ خَرَجْتُمْ جِهَٰدًا فِى سَبِيلِى وَٱبْتِغَآءَ مَرْضَاتِى تُسِرُّونَ إِلَيْهِم بِٱلْمَوَدَّةِ وَأَنَا۠ أَعْلَمُ بِمَآ أَخْفَيْتُمْ وَمَآ أَعْلَنتُمْ وَمَن يَفْعَلْهُ مِنكُمْ فَقَدْ ضَلَّ سَوَآءَ ٱلسَّبِيلِ

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenû lâ tetteḫiẕû `adüvvî ve`adüvveküm evliyâe tülḳûne ileyhim bilmeveddeti veḳad keferû bimâ câeküm mine-lḥaḳḳ. yuḫricûne-rrasûle veiyyâküm en tü'minû billâhi rabbiküm. in küntüm ḫaractüm cihâden fî sebîlî vebtigâe merḍâtî tüsirrûne ileyhim bilmeveddeh. veenâ a`lemü bimâ aḫfeytüm vemâ a`lentüm. vemey yef`alhü minküm feḳad ḍalle sevâe-ssebîl.

    Süleymaniye Vakfı

    Ey inanıp güvenenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları veliler /yakın dostlar edinmeyin dipnot 1 . Siz onlara karşı sevgi gösteriyorsunuz. Oysa onlar, size gelen gerçeği görmezlikten geldiler. Rabbiniz olan Allah'a inanıp güveniyorsunuz diye hem elçiyi hem de sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer benim yolumda cihad etmek dipnot 2 ve benim rızamı kazanmak için (Mekke'den) çıktıysanız bunu yapmayın dipnot 3 . Hala onlara içten içe sevgi besliyorsunuz. Halbuki ben, gizlediğinizi de açığa vurduğunuzu da biliyorum. Sizden kim bunu yaparsa doğru yoldan sapmış olur.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      "Cihad (جهاد)", düşmanın, şeytanın veya arzuların baskısına karşı Allah'ın emrine uymak için verilen her türlü mücadeledir (Müfredat). Allah yolunda savaş, cihadın çok önemli bir parçasıdır.
    3. metne dön, dipnot 3

    Ayet detayı — Mümtehine suresi, 1. ayet

  2. Mümtehine suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Mümtehine suresi, 2. ayet. إِن يَثْقَفُوكُمْ يَكُونُوا۟ لَكُمْ أَعْدَآءً وَيَبْسُطُوٓا۟ إِلَيْكُمْ أَيْدِيَهُمْ وَأَلْسِنَتَهُم بِٱلسُّوٓءِ وَوَدُّوا۟ لَوْ تَكْفُرُونَ

    iy yeŝḳafûküm yekûnû leküm a`dâev veyebsüṭû ileyküm eydiyehüm veelsinetehüm bissûi veveddû lev tekfürûn.

    Süleymaniye Vakfı

    (Siz onlara sevgi besliyorsunuz ama onlar) Sizi ele geçirirlerse size düşman kesilirler, ellerini ve dillerini size kötülük etmek için kullanırlar. Kafirlik etmenizi/ ayetleri görmezden gelmenizi de çok isterler dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Ayet detayı — Mümtehine suresi, 2. ayet

  3. Mümtehine suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Mümtehine suresi, 3. ayet. لَن تَنفَعَكُمْ أَرْحَامُكُمْ وَلَآ أَوْلَٰدُكُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ يَفْصِلُ بَيْنَكُمْ وَٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ

    len tenfe`aküm erḥâmüküm velâ evlâdüküm. yevme-lḳiyâmeh. yefṣilü beyneküm. vellâhü bimâ ta`melûne beṣîr.

    Ayet detayı — Mümtehine suresi, 3. ayet

İbrâhim'de güzel örnek; savaşmayanlara iyilik 4–9

  1. Mümtehine suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Mümtehine suresi, 4. ayet. قَدْ كَانَتْ لَكُمْ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ فِىٓ إِبْرَٰهِيمَ وَٱلَّذِينَ مَعَهُۥٓ إِذْ قَالُوا۟ لِقَوْمِهِمْ إِنَّا بُرَءَٰٓؤُا۟ مِنكُمْ وَمِمَّا تَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ كَفَرْنَا بِكُمْ وَبَدَا بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمُ ٱلْعَدَٰوَةُ وَٱلْبَغْضَآءُ أَبَدًا حَتَّىٰ تُؤْمِنُوا۟ بِٱللَّهِ وَحْدَهُۥٓ إِلَّا قَوْلَ إِبْرَٰهِيمَ لِأَبِيهِ لَأَسْتَغْفِرَنَّ لَكَ وَمَآ أَمْلِكُ لَكَ مِنَ ٱللَّهِ مِن شَىْءٍ رَّبَّنَا عَلَيْكَ تَوَكَّلْنَا وَإِلَيْكَ أَنَبْنَا وَإِلَيْكَ ٱلْمَصِيرُ

    ḳad kânet leküm üsvetün ḥasenetün fî ibrâhîme velleẕîne me`ah. iẕ ḳâlû liḳavmihim innâ büraâü minküm vemimmâ ta`büdûne min dûni-llâh. kefernâ biküm vebedâ beynenâ vebeynekümü-l`adâvetü vebagḍâü ebeden ḥattâ tü'minû billâhi vaḥdehû illâ ḳavle ibrâhîme liebîhi leestagfiranne leke vemâ emlikü leke mine-llâhi min şey'. rabbenâ `aleyke tevekkelnâ veileyke enebnâ veileyke-lmeṣîr.

    Süleymaniye Vakfı

    İbrahim'de ve onunla birlikte olanlarda dipnot 1 sizin için gerçekten güzel bir örnek vardır. Onlar (Allah'ın emriyle hicret ettiklerinde dipnot 2 ) toplumlarına şöyle demişlerdi: "Biz sizden ve Allah ile aranıza koyup kulluk ettiklerinizden uzağız dipnot 3 . Biz sizi tanımıyoruz! Bizimle sizin aranızda ebedi bir düşmanlık ve nefret doğdu dipnot 4 . Bu, Allah'ın tek (ilah) olduğuna inanmanıza kadar devam edecek". Fakat İbrahim'in, (müşrik olan) babasına söylediği şu söz size örnek olmaz: "Kesinlikle senin için bağışlanma dileyeceğim dipnot 5 ; ama Allah'tan sana gelecek bir şeyi engellemeye gücüm yetmez." (İbrahim ile birlikte olanlar Allah'a şöyle dua etmişlerdi:) "Rabbimiz, sadece sana güvenip dayandık ve sana yöneldik. Dönüp varılacak yer, senin huzurundur.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayette çoğul ifade kullanıldığı için İbrahim aleyhisselam ile birlikte oradan çıkanlar en az üç kişi olmalıdır. Onlardan biri Lut aleyhisselamdır (Enbiya 21/71). Tevrat'ta, İbrahim'in (a.s.) yanında yeğeni Lut, karısı Sare ve hizmetçilerinin de bulunduğu yazılıdır (Yaratılış 12:4).
    2. metne dön, dipnot 2
      Ankebut 29/26, Saffat 37/99. İbrahim ve beraberindekilerin bulundukları yerden Allah'ın emriyle hicret ettikleri, Tevrat'ın Yaratılış 12:1-3 pasajlarında anlatılmaktadır.
    3. metne dön, dipnot 3
    4. metne dön, dipnot 4
      İbrahim aleyhisselam, inancı yüzünden, babası tarafından kovulmuş (Meryem 19/46), halkı tarafından da ateşe atılarak öldürülmek istenmişti (Enbiya 21/68-70, Ankebut 29/24). Aralarındaki düşmanlık ve nefret bu sebeple ortaya çıkmıştı. Bütün bunlara rağmen İbrahim aleyhisselam, babasının bağışlanması için dua etmişti (İbrahim 14/41).
    5. metne dön, dipnot 5

    Ayet detayı — Mümtehine suresi, 4. ayet

  2. Mümtehine suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Mümtehine suresi, 5. ayet. رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا فِتْنَةً لِّلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَٱغْفِرْ لَنَا رَبَّنَآ إِنَّكَ أَنتَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

    rabbenâ lâ tec`alnâ fitnetel lilleẕîne keferû vagfir lenâ rabbenâ. inneke ente-l`azîzü-lḥakîm.

    Süleymaniye Vakfı

    Ey Rabbimiz! Bizi kafirlik edenlerin (eline düşürüp de) fitne dipnot 1 konusu yapma /işkencelerine maruz bırakma dipnot 2 . Rabbimiz bizi bağışla! Şüphesiz sen, daima üstün ve bütün kararları doğru olansın dipnot 3 ."

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "İşkence" anlamı verdiğimiz kelime fitnedir. "Fitne", altını içindeki yabancı maddelerden ayırmak için ateşe sokmaktır (Müfredat). Kur'an'da bu kelime imtihan (A'raf 7/155), aldatma (A'raf 7/27), cehennem azabı (Zariyat 51/10-14) ve savaş (Bakara 2/216) anlamlarında da kullanılmıştır.
    2. metne dön, dipnot 2
    3. metne dön, dipnot 3
      Benzer bir duayı Musa Aleyhisselama inanan Müslümanlar da yapmıştır (Yunus 10/85-86).

    Ayet detayı — Mümtehine suresi, 5. ayet

  3. Mümtehine suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Mümtehine suresi, 6. ayet. لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فِيهِمْ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِّمَن كَانَ يَرْجُوا۟ ٱللَّهَ وَٱلْيَوْمَ ٱلْـَٔاخِرَ وَمَن يَتَوَلَّ فَإِنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلْغَنِىُّ ٱلْحَمِيدُ

    leḳad kâne leküm fîhim üsvetün ḥasenetül limen kâne yercü-llâhe velyevme-l'âhir. vemey yetevelle feinne-llâhe hüve-lganiyyü-lḥamîd.

    Süleymaniye Vakfı

    Sizin için yani Allah'tan ve ahiret gününden beklentisi olanlar için onlarda, kesinlikle güzel bir örnek vardır dipnot 1 . Kim (Allah'tan ve ahiret gününden) yüz çevirirse bilsin ki Allah, hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, yaptığını da mükemmel yapandır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Ayet detayı — Mümtehine suresi, 6. ayet

  4. Mümtehine suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Mümtehine suresi, 7. ayet. عَسَى ٱللَّهُ أَن يَجْعَلَ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَ ٱلَّذِينَ عَادَيْتُم مِّنْهُم مَّوَدَّةً وَٱللَّهُ قَدِيرٌ وَٱللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

    `asa-llâhü ey yec`ale beyneküm vebeyne-lleẕîne `âdeytüm minhüm meveddeh. vellâhü ḳadîr. vellâhü gafûrur raḥîm.

    Süleymaniye Vakfı

    Umulur ki Allah, (inandıkları takdirde dipnot 1 ) onlardan düşman olduğunuz kişilerle sizin aranızda bir sevgi oluşturur dipnot 2 . Allah, ölçü koyandır. Allah, çok bağışlayan ve ikramı bol olandır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bize örnek gösterilen İbrahim aleyhisselam ve beraberindekiler halklarına şöyle demişlerdi: "Bu (düşmanlık ve nefret) sizin Allah'ın tek (ilah) olduğuna inanmanıza kadar devam edecek" (Mümtahine 60/4). Müslümanları Mekke'den çıkaranların büyük bir bölümü, daha sonra müslüman olmuş ve aradaki düşmanlık dostluğa dönüşmüştü.
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Mümtehine suresi, 7. ayet

  5. Mümtehine suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Mümtehine suresi, 8. ayet. لَّا يَنْهَىٰكُمُ ٱللَّهُ عَنِ ٱلَّذِينَ لَمْ يُقَٰتِلُوكُمْ فِى ٱلدِّينِ وَلَمْ يُخْرِجُوكُم مِّن دِيَٰرِكُمْ أَن تَبَرُّوهُمْ وَتُقْسِطُوٓا۟ إِلَيْهِمْ إِنَّ ٱللَّهَ يُحِبُّ ٱلْمُقْسِطِينَ

    lâ yenhâkümü-llâhü `ani-lleẕîne lem yüḳâtilûküm fi-ddîni velem yuḫricûküm min diyâriküm en teberrûhüm vetuḳsiṭû ileyhim. inne-llâhe yüḥibbü-lmuḳsiṭîn.

    Ayet detayı — Mümtehine suresi, 8. ayet

  6. Mümtehine suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Mümtehine suresi, 9. ayet. إِنَّمَا يَنْهَىٰكُمُ ٱللَّهُ عَنِ ٱلَّذِينَ قَٰتَلُوكُمْ فِى ٱلدِّينِ وَأَخْرَجُوكُم مِّن دِيَٰرِكُمْ وَظَٰهَرُوا۟ عَلَىٰٓ إِخْرَاجِكُمْ أَن تَوَلَّوْهُمْ وَمَن يَتَوَلَّهُمْ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلظَّٰلِمُونَ

    innemâ yenhâkümü-llâhü `ani-lleẕîne ḳâtelûküm fi-ddîni veaḫracûküm min diyâriküm veżâherû `alâ iḫrâciküm en tevellevhüm. vemey yetevellehüm feülâike hümu-żżâlimûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah sadece, din konusunda sizinle savaşmış, sizi yurdunuzdan çıkarmış ve çıkarılmanıza destek vermiş olanları dost saymanızı yasaklar dipnot 1 . Kim onları dost sayarsa işte onlar yanlış yapanların ta kendileridir dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Müslümanlar, gayrimüslimleri sırdaş edinemez, onları stratejik konumlarda tutamazlar (Al-i İmran 3/118). Onları, müslümanlardan daha yakın seviyede de dostlar edinemezler (Al-i İmran 3/28, Maide 5/51).

    Ayet detayı — Mümtehine suresi, 9. ayet

Hicret eden mü'min kadınlar ve biat 10–13

  1. Mümtehine suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Mümtehine suresi, 10. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِذَا جَآءَكُمُ ٱلْمُؤْمِنَٰتُ مُهَٰجِرَٰتٍ فَٱمْتَحِنُوهُنَّ ٱللَّهُ أَعْلَمُ بِإِيمَٰنِهِنَّ فَإِنْ عَلِمْتُمُوهُنَّ مُؤْمِنَٰتٍ فَلَا تَرْجِعُوهُنَّ إِلَى ٱلْكُفَّارِ لَا هُنَّ حِلٌّ لَّهُمْ وَلَا هُمْ يَحِلُّونَ لَهُنَّ وَءَاتُوهُم مَّآ أَنفَقُوا۟ وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ أَن تَنكِحُوهُنَّ إِذَآ ءَاتَيْتُمُوهُنَّ أُجُورَهُنَّ وَلَا تُمْسِكُوا۟ بِعِصَمِ ٱلْكَوَافِرِ وَسْـَٔلُوا۟ مَآ أَنفَقْتُمْ وَلْيَسْـَٔلُوا۟ مَآ أَنفَقُوا۟ ذَٰلِكُمْ حُكْمُ ٱللَّهِ يَحْكُمُ بَيْنَكُمْ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenû iẕâ câekümü-lmü'minâtü mühâcirâtin femteḥinûhünn. allâhü a`lemü biîmânihinn. fein `alimtümûhünne mü'minâtin felâ terci`ûhünne ile-lküffâr. lâ hünne ḥillül lehüm velâ hüm yeḥillûne lehünn. veâtûhüm mâ enfeḳû. velâ cünâḥa `aleyküm en tenkiḥûhünne iẕâ âteytümûhünne ücûrahünn. velâ tümsikû bi`iṣami-lkevâfiri ves'elû mâ enfaḳtüm velyes'elû mâ enfeḳû. ẕâliküm ḥukmü-llâh. yaḥkümü beyneküm. vellâhü `alîmün ḥakîm.

    Süleymaniye Vakfı

    Ey inanıp güvenenler! Mümin kadınlar (kocalarını terk edip) hicret ederek size geldiklerinde onları imtihandan geçirin. Onların imanlarını en iyi Allah bilir. Eğer mümin olduklarını anlarsanız onları o kafirlere (kocalarına) geri göndermeyin. Artık bu kadınlar onlara helal değildir. Onlar da bu kadınlara helal olmazlar dipnot 1 . Kocalarının bunlara verdiklerini geri verin. Mehirlerini verdiğiniz takdirde, bu kadınlarla evlenmenizin size bir günahı yoktur. (Sizden ayrılmak isteyen) kafir karılarınızın bileklerine yapışmayın/ onları zorla tutmayın; onlara verdiklerinizi geri isteyin dipnot 2 . Onlar da /Mekkeli erkekler de (kaçıp size gelen eşlerine) verdiklerini istesinler dipnot 3 . İşte bu, Allah'ın hükmüdür; aranızda o hükmeder. Allah, daima bilen ve kararları doğru olandır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ifadeler, mümin olduklarını söyleyerek kafir eşlerinden ayrılmak için gelip müslümanlara sığınan kadınlarla ilgilidir. Burada eşlerin birbirine helal olmamasının sebebi, kocalarının kafir olmaları değil, bu kadınların onlarla evliliklerine son vermek istemeleridir. İddialarında haklı olduklarını anlamak için imanlarının sorgulanması gerekir. Burada yapılması istenen budur. Kadınların haklılıkları ortaya çıkınca boşanma gerçekleşmiş ve o kadınların kocalarının kendilerine verdiklerini geri verme sorumlulukları doğar. Bu ayet, kocalarının onlara verdikleriniı geri verme sorumluluğunu müslümanlara yüklemektedir. (Bakara 2/228-229, Nisa 4/19).
    2. metne dön, dipnot 2
      Burada, eşinden ayrılan, kadın olduğu için ondan aldıklarını geri vermesi gerekir (Bakara 2/229, Nisa 4/19).
    3. metne dön, dipnot 3
      Eşlerinin kendilerine ne kadar mal verdiğini söyleyenler, Mekke'den kaçıp gelen kadınlardır. Kocaları onlara daha fazla mal verdiklerini iddia edebilirler. Bu ayet onlara, eşlerine verdikleri malı geri isteme hakkı vermektedir. İddialarını ispatlarlarsa onları alma hakları doğar. Bu ayetler, Mekkelilerin bu konuları bildiklerini ve uyguladıklarını da gösterir.

    Ayet detayı — Mümtehine suresi, 10. ayet

  2. Mümtehine suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Mümtehine suresi, 11. ayet. وَإِن فَاتَكُمْ شَىْءٌ مِّنْ أَزْوَٰجِكُمْ إِلَى ٱلْكُفَّارِ فَعَاقَبْتُمْ فَـَٔاتُوا۟ ٱلَّذِينَ ذَهَبَتْ أَزْوَٰجُهُم مِّثْلَ مَآ أَنفَقُوا۟ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ ٱلَّذِىٓ أَنتُم بِهِۦ مُؤْمِنُونَ

    vein fâteküm şey'üm min ezvâciküm ile-lküffâri fe`âḳabtüm feâtü-lleẕîne ẕehebet ezvâcühüm miŝle mâ enfeḳû. vetteḳu-llâhe-lleẕî entüm bihî mü'minûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Eşlerinizden biri kafirlere kaçar, sonra o kafirleri cezalandırırsanız /savaşta yenerseniz (alacağınız ganimetten) eşleri gitmiş olanların, onlara verdikleri kadarını verin. İnanıp güvendiğiniz Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının.

    Ayet detayı — Mümtehine suresi, 11. ayet

  3. Mümtehine suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Mümtehine suresi, 12. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ إِذَا جَآءَكَ ٱلْمُؤْمِنَٰتُ يُبَايِعْنَكَ عَلَىٰٓ أَن لَّا يُشْرِكْنَ بِٱللَّهِ شَيْـًٔا وَلَا يَسْرِقْنَ وَلَا يَزْنِينَ وَلَا يَقْتُلْنَ أَوْلَٰدَهُنَّ وَلَا يَأْتِينَ بِبُهْتَٰنٍ يَفْتَرِينَهُۥ بَيْنَ أَيْدِيهِنَّ وَأَرْجُلِهِنَّ وَلَا يَعْصِينَكَ فِى مَعْرُوفٍ فَبَايِعْهُنَّ وَٱسْتَغْفِرْ لَهُنَّ ٱللَّهَ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

    yâ eyyühe-nnebiyyü iẕâ câeke-lmü'minâtü yübâyi`neke `alâ el lâ yüşrikne billâhi şey'ev velâ yesriḳne velâ yeznîne velâ yaḳtülne evlâdehünne velâ ye'tîne bibühtâniy yefterînehû beyne eydîhinne veercülihinne velâ ya`ṣîneke fî ma`rûfin febâyi`hünne vestagfir lehünne-llâh. inne-llâhe gafûrur raḥîm.

    Süleymaniye Vakfı

    Ey Nebi! (Hicret eden) O mü'min kadınlar, sana biat etmek /bağlılık sözleşmesi yapmak için geldiklerinde, hiçbir şeyi Allah'a ortak koşmamaları, hırsızlık yapmamaları, zina etmemeleri, çocuklarını öldürmemeleri dipnot 1 , kolları ve bacakları arası ile (namuslarıyla) ilgili bir iftira uydurup getirmemeleri dipnot 2 ve ma'rufta dipnot 3 sana karşı gelmemeleri şartı ile onların biatlarını kabul et dipnot 4 ve Allah'tan onların bağışlanmalarını dile dipnot 5 . Çünkü Allah, çok bağışlayan ve ikramı bol olandır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu iftiranın kapsamına tecavüz veya zina suçlaması, biriyle ilişkisinden doğan çocuğu bir başkasına mal etme gibi birçok şey girer. Bunun bir örneği, Züleyha'nın Yusuf aleyhisselama attığı iftiradır (Yusuf 12/23-29).
    3. metne dön, dipnot 3
      Ma'ruf, aklın veya dinin doğru saydığı her şeydir. Zıddı 'münker'dir (Müfredat). Ma'ruf, Kur'an'da belirtilen ölçüler veya evrensel doğrular sayesinde öğrenilir. Muhammed aleyhisselam, Kur'an ayetlerini tebliğ ederken hata edemez (Hakka 69/44-47). Onun, Allah'ın elçisi olarak yaptığı tebliğlere kayıtsız şartsız uymak gerekir (Ahzab 33/36). Ama Nebi sıfatıyla verdiği emirler sorgulanabilir. Yanlış yaptığı bir durumda onu uyarmayıp yanlışına ortak olanlar, Nebi ile birlikte kınanmıştır (Enfal 8/67-68). Ama verdiği emir, bir ayet gereği değilse onu kabul etmemek ona isyan sayılmaz (Ahzab 33/37). Yine de ona saygı göstermek ve onun yanında sesi yükseltmemek gerekir (Hucurat 49/2).
    4. metne dön, dipnot 4
    5. metne dön, dipnot 5

    Ayet detayı — Mümtehine suresi, 12. ayet

  4. Mümtehine suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Mümtehine suresi, 13. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَتَوَلَّوْا۟ قَوْمًا غَضِبَ ٱللَّهُ عَلَيْهِمْ قَدْ يَئِسُوا۟ مِنَ ٱلْـَٔاخِرَةِ كَمَا يَئِسَ ٱلْكُفَّارُ مِنْ أَصْحَٰبِ ٱلْقُبُورِ

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenû lâ tetevellev ḳavmen gaḍibe-llâhü `aleyhim ḳad yeisû mine-l'âḫirati kemâ yeise-lküffâru min aṣḥâbi-lḳubûr.

    Süleymaniye Vakfı

    Ey inanıp güvenenler! Allah'ın gazabına uğrayan bir topluluğu dipnot 1 dost edinmeyin. Kabirlerde olan kafirlerin (ahiretten) umut kesmeleri gibi onlar da ahiretten umutlarını kesmişlerdir dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Kafirler, ahireti önemsemedikleri için ölüm sırasında işlerinin çok zor olacağını anlar ve dünyaya döndürülmelerini isterler. Bu istek kabul edilmeyince dünyadan olduğu gibi ahiretten de umutları kesilmiş olur (Mü'minun 23/99-100, Ankebut 29/23).

    Ayet detayı — Mümtehine suresi, 13. ayet