İsrâ suresi

İsrâ suresi, 54. ayet

İsrâ suresi, 54. ayet. رَّبُّكُمْ أَعْلَمُ بِكُمْ إِن يَشَأْ يَرْحَمْكُمْ أَوْ إِن يَشَأْ يُعَذِّبْكُمْ وَمَآ أَرْسَلْنَٰكَ عَلَيْهِمْ وَكِيلًا

rabbüküm a`lemü biküm. iy yeşe' yerḥamküm ev iy yeşe' yü`aẕẕibküm. vemâ erselnâke `aleyhim vekîlâ.

Diyanet İşleri

Rabbiniz sizi daha iyi bilir. (Durumunuza göre) dilerse size merhamet eder, dilerse azap eder. Seni de onlara vekil olarak göndermedik.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

İsrâ 51–57 · surenin 54. ayeti / 111

Konu "En güzel sözü söyleyin"; mucize göndermemenin sebebi İsrâ 53–60 3

  1. İsrâ 51

    "Yahut aklınızca, diriltilmesi daha da imkansız olan başka bir varlık olun, (yine de diriltileceksiniz.)" Diyecekler ki: "Peki bizi hayata tekrar kim döndürecek?" De ki: "Sizi ilk defa yaratan." Bunun üzerine başlarını sana (alaylı bir tarzda) sallayacaklar ve "Ne zamanmış o?" diyecekler. De ki: "Yakın olsa gerek!"

  2. İsrâ 52

    Allah'ın sizi (kabirlerinizden) çağıracağı, sizin de O'na hamd ederek emrine hemen uyacağınız ve (kabirlerinizde) pek az kaldığınızı sanacağınız günü hatırla!

  3. İsrâ 53

    Kullarıma söyle: (İnsanlara karşı) en güzel sözü söylesinler. Çünkü şeytan aralarını bozar. Çünkü şeytan insanın apaçık bir düşmanıdır.

  4. 54

    Rabbiniz sizi daha iyi bilir. (Durumunuza göre) dilerse size merhamet eder, dilerse azap eder. Seni de onlara vekil olarak göndermedik.

  5. İsrâ 55

    Hem Rabbin göklerde ve yerde kim varsa daha iyi bilir. Andolsun, peygamberlerin bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. Davud'a da Zebur'u verdik.

  6. İsrâ 56

    De ki: "Onu bırakıp da ilah diye ileri sürdüklerinizi çağırın. Onlar, başınızdaki sıkıntıyı ne kaldırabilirler ne de değiştirebilirler."

  7. İsrâ 57

    Onların yalvardıkları bu varlıklar, "hangimiz daha yakın olacağız" diye Rablerine vesile ararlar. O'nun rahmetini umarlar, azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı gerçekten korkunçtur.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

54. “Rabbiniz sizi en iyi” sizden de daha iyi “bilendir.” O bakımdan O, sizin için hayırdan başka bir şey dilemez. Sizlere sizin faydanıza olmayan şeyleri emretmez. Halbuki siz bazen bir şeyi yapmak istersiniz ama hayır, onun aksi olabilir. “Dilerse size merhamet eder” ve dilediği kimseleri rahmete götüren yollara muvaffak kılar, “dilerse de size azap eder” ve dilediği kimselere rahmete götüren yolları izleme başarısını ihsan etmez. Böylelikle onlar da o yolları kaybedip azabı hak eder. “Biz seni onlara” işlerini çekip çeviren ve onları cezalandırma işini yerine getiren “vekil göndermedik.” Gerçek vekil, ancak Allah’tır. Sen ancak tebliğ eden ve dosdoğru yola ileten bir kimsesin.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey insanlar!- Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Sizden hiçbir şey O'na gizli değildir. Eğer size merhamet etmeyi dilerse, merhametiyle sizi iman etmeye ve salih amel işlemeye muvaffak kılar. Eğer size azap çektirmek isterse iman etmemeniz için yardımsız bırakır ve sizi küfür üzerine öldürür. -Ey Resul!- Biz seni onları iman etmeleri için mecbur etmek, küfürden engellemek ve yapmış oldukları amellerinin hesabını yapmak için göndermedik. Sen sadece Allah'ın sana tebliğ etmeni emrettiklerini tebliğ edensin.

Kelimeler

14 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. رَّبُّكُمْ rabbukum Rabbiniz kök: ربب
  2. أَعْلَمُ ea'lemu daha iyi bilir kök: علم
  3. بِكُمْ ۖ bikum sizi
  4. إِن in eğer
  5. يَشَأْ yeşe' dilerse kök: شيا
  6. يَرْحَمْكُمْ yerhamkum size acır kök: رحم
  7. أَوْ ev veya
  8. إِن in eğer
  9. يَشَأْ yeşe' dilerse kök: شيا
  10. يُعَذِّبْكُمْ ۚ yuazzibkum size azabeder kök: عذب
  11. وَمَآ ve ma
  12. أَرْسَلْنَـٰكَ erselnake biz seni göndermedik kök: رسل
  13. عَلَيْهِمْ aleyhim onların üzerine
  14. وَكِيلًۭا vekilen bir vekil kök: وكل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül

    Hani sizden iki takım (paniğe kapılarak) çözülmeye yüz tutmuştu. Halbuki Allah onların yardımcısı idi. Mü'minler, yalnız Allah'a tevekkül etsinler.

  • Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül

    Allah'ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi. Artık sen…

  • Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül

    Allah size yardım ederse, sizi yenecek yoktur. Eğer sizi yardımsız bırakırsa, ondan sonra size kim yardım edebilir? Mü'minler, ancak Allah'a tevekkül…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Rabbiniz sizi çok iyi bilendir. Dilerse size merhamet eder; dilerse azap eder. Biz seni onların üstüne bir vekil olarak göndermedik.

Mustafa İslamoğlu

Rabbiniz kim ve ne olduğunuzu çok iyi bilmektedir; dilerse size rahmetiyle muamele eder, dilerse cezalandırır. Bunun içindir ki, Biz seni onlara inanç dayatan bir otorite olarak göndermedik.

Muhammed Esed

Rabbiniz ne olduğunuzu, (neye layık olduğunuzu) tam olarak bilmektedir: dilerse size acıyıp esirgeme gösterir, dilerse cezalandırır sizi. Bunun içindir ki (ey Peygamber,) seni (insanların) yazgılarına karar verme yetkisiyle göndermedik;

Ahmed Hulusi

Rabbiniz, hakikatiniz olarak sizi çok iyi bilir! Dilerse size rahmet eder veya dilerse size azap eder! Biz seni, onlara vekil olarak irsal etmedik.

Ali Bulaç

Sizi en iyi Rabbiniz bilir; dilerse size merhamet eder, dilerse sizi azablandırır. Biz seni onların üzerine bir vekil olarak göndermedik.

Ali Özek ve heyeti

Rabbiniz, sizi en iyi bilendir. Dilerse size merhamet eder; dilerse sizi cezalandırır. Biz, seni onların üstüne bir vekil olarak göndermedik.

Ali Rıza Safa

Efendiniz, sizi bilir. Dilerse, size merhamet edecek, dilerse cezalandıracaktır. Seni, onların üzerine denetmen olarak göndermedik.

Bayraktar Bayraklı

Rabbiniz, sizi en iyi bilendir. Dilerse size merhamet eder; dilerse sizi cezalandırır. Biz, seni onların üzerine bir vekil olarak göndermedik.

Edip Yüksel

Efendiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size acır, dilerse sizi cezalandırır. Seni onlara avukatlık yapasın diye göndermedik.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size acır, dilerse sizi cezalandırır. Seni onlara avukatlık yapasın diye göndermedik

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Rabbiniz sizi daha iyi bilir; dilerse size merhamet eder, dilerse azap eder. Seni de onların üzerlerine vekil göndermedik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Rabbınız sizi daha çok bilir, dilerse size merhamet buyurur, dilerse size azab eder, seni de üzerlerine vekil göndermedik

Erhan Aktaş

Rabb'iniz sizi daha iyi bilir. Hak edene merhamet eder veya hak edene azap eder. dipnot 1 Seni onlara vekil dipnot 2 olarak göndermedik.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kelimesi kelimesine, "dilediğini." Dilediğini demek: "Hak edeni" demektir; Allah, azabı hak edene azap eder; bağışlanmayı hak edeni bağışlar, demektir. Allah, "Dilediğimi" demekle, "kimin neyi hak ettiğine en doğru kararı Ben veririm," demeyi kastetmektedir. Zira burada Allah'ın "dilemesi," İnsanın "dilemesine," "İnsanın seçimine" bağlı olarak gerçekleşmektedir. "Şae" kelimesinin ayetteki anlamı; "gayret göstereni, bir şey yapmak isteyeni" yani "bir şeyi dileyeni" anlamındadır. Seçim insana aittir ve belirleyici olan insanın "dilemesi"dir (Bkz. 10:108; 76:3).
  2. metne dön, dipnot 2
    Her şeyi kontrol altında tutan, her şeyin koruyucusu, yöneticisi, dayanağı ve kefili olan.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Rabb'iniz sizi daha iyi bilir. Hak edene merhamet eder veya hak edene azap eder dipnot 1 . Seni onlara vekil dipnot 2 olarak göndermedik.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Literal olarak dilerse: Dilediğini demek; hak edeni demektir. Merhameti gerektiren bir şey yaparsanız size merhamet eder, azabı gerektiren bir şey yaptıysanız size azap eder. Buna hiçbir güç engel olamaz.
  2. metne dön, dipnot 2
    Her şeyi kontrol altında tutan, her şeyin koruyucusu, yöneticisi, dayanağı ve kefili olan.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Rabb'iniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size merhamet eder veya dilerse size azap eder. dipnot 1 Seni onlara vekil dipnot 2 olarak göndermedik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Merhameti gerektiren bir şey yaparsanız size merhamet eder, azabı gerektiren bir şey yaptıysanız size azap eder. Buna hiçbir güç engel olamaz.
  2. metne dön, dipnot 2
    Koruyucu, dayanak, kefil.

Gültekin Onan

Sizi en iyi rabbiniz bilir; dilerse size merhamet eder, dilerse sizi azablandırır. Biz seni onların üzerine bir vekil olarak göndermedik.

Hasan Basri Çantay

"Rabbiniz sizi çok iyi bilendir. Eğer dilerse sizi esirger, yahud şayed dilerse sizi azablandırır". Biz seni onların üstüne bir vekil göndermedik.

İbni Kesir

Rabbınız sizi daha iyi bilir. İsterse size merhamet eder, isterse sizi azablandırır. Biz; seni, onların üzerine vekil olarak göndermedik.

Mehmet Alagaş

(45-55) Kuran okuduğun vakit seninle ahirete inanmayanlar arasına saklı bir örtü yaparız, kalplerine onu anlamamaları için bir kaplama / izolasyon / ekinne ve kulaklarına kapatıcı tıpa / ağırlık / vekra koyarız. Kuranda, Rabbinin tek olduğunu hatırlattığın vakit nefretle ar tlarını döner giderler. Onların seni dinlediklerinde neyi işittiklerini ve neyi fısıldaştıklarını ve zalimlerin, büyülü / sihirli bir adama uyuyorsunuz / tabi oluyorsunuz dedikleri en iyi biz biliyoruz. Bak! Nasıl misaller sana getiriyorlar, saptılar ve yola da güçleri / istidatları yetmez. Dediler ki kemik ve ufalanmış toz iken yeniden bir yaratılış ile mi diriltileceğiz? De ki taş yahut demir dahi olsanız veya göğsünüzde daha büyük ne yaratık varsa olsanız dahi, diyecekler ki peki kim bizi diriltip iade edecek? sizleri ilk defa yaratan de, yine başlarını sallayarak diyecekler ki, o ne zaman? de ki belki de yakındır. O gün sizi çağıracak, siz de ona hamd ederek icabet edeceksiniz ve azcık kaldığınızı sanacaksınız. Kullarıma de ki güzel olanı söylesinler , muhakkak şeytan onların aralarında anlaşmazlık / niza çıkarır, muhakkak ki şeytan insana apaçık bir düşmandır. Rabbiniz sizi çok iyi biliyor, eğer istese size rahmet eder veya eğer isterse size azap eder, seni onlara vekil olarak göndermedik. Semalarda ve arzda kim varsa onu en iyi bilen senin Rabbindir. Kesin olan şu ki bazı nebileri bazılarına üstün kıldık, Davud’a Zebur'u verdik. De ki çağırın ondan başka ilah sandıklarınızı, sizden zararı kaldırmaya yahut değiştirmeye malik değillerdir. İşte bunların dua ettikleri bile hangisi Allah’a daha yakın olacak diye Rablerine giden araçlar ararlar / vesileler ararlar , onun rahmetini isterler, O’nun azabından da korkarlar , muhakkak ki rabbinin azabı kaçınılacak / mahzurlu değildir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size merhamet eder veya dilerse azap eder. Biz seni onlara vekil olarak göndermedik.

Süleyman Ateş

Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size acır, dilerse size azabeder. Biz seni, onların üzerine vekil göndermedik.

Süleymaniye Vakfı

Sizi en iyi Rabbiniz bilir. dipnot 1 İkramına uygun görürse size ikram eder, azabını hak etmiş görürse sizi azaba uğratır. dipnot 2 (Ey Muhammed!) Biz seni onlara vekil olasın diye göndermedik. dipnot 3

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    Şae (شاء) fiili ile ilgili olarak bkz. İsra 17/18. ayetin dipnotu. Burada yaratılacak olan, o kişilerin hak ettikleri şartlardır.
  3. metne dön, dipnot 3

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Rabbiniz sizi iyi bilir. İkramına uygun görürse ikram eder, azabını hak etmiş görürse azaba uğratır. Seni de onlara vekil olarak göndermiş değiliz.

Şaban Britch

Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size merhamet eder veya dilerse azap eder. Biz seni onlara vekil olarak göndermedik.

Şaban Piriş

Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size merhamet eder veya dilerse azap eder. Biz seni onlara vekil olarak göndermedik.

Yaşar Nuri Öztürk

Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size rahmet eder, dilerse size azap eder. Biz seni onlar üzerine vekil göndermedik.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Allah, your Creator, knows best your disposition. He has mercy on you if He will or if He will He inflicts you with punishment, and We did not send you to the people to be their tutelary guardian.

Abdul Haleem

Your Lord has the most knowledge about all of you: if He pleases He will have mercy on you, and if He pleases He will punish you. [Prophet], We did not send you to take charge of them.

Abdullah Yusuf Ali

It is your Lord that knoweth you best: If He please, He granteth you mercy, or if He please, punishment: We have not sent thee to be a disposer of their affairs for them.

Abul A'la Maududi

Your Lord knows you best. He will have mercy on you if He wills and chastise you if He wills. dipnot 1 We have not sent you, (O Muhammad), as an overseer over them. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is to warn the believers to refrain from making claims of piety so as to assign Paradise to themselves and Hell to their opponents. It is Allah alone Who has the power to decide these things because He is fully aware of the known and secret and the present and future things about all human beings. It is He Who will decide whether to show mercy to anyone or give chastisement. However, a man may say in the light of the divine Book that a certain kind of human beings deserve mercy and another kind of people incur chastisement but none has any right to say specifically that a particular man will be given chastisement and another will get salvation.
  2. metne dön, dipnot 2
    This is to declare that a Prophet is sent to convey the message and not to decide whether a person will receive mercy or get chastisement. It does not, however, mean that, God forbid, the Prophet (peace be upon him) himself did such a thing and Allah had to warn him. In fact, this is to warn the Muslims that when the Prophet himself is not in a position as to decide the fates of the people, they should never think of such a thing as to assign Paradise and Hell to anyone.

Aisha Bewley

Your Lord knows you best. If He wills, He will have mercy on you, and, if He wills, He will punish you. We did not send you to be their guardian.

Al-Hilali & Khan

Your Lord knows you best; if He wills, He will have mercy on you, or if He wills, He will punish you. And We have not sent you (O Muhammad صلى الله عليه و سلم) as a guardian over them.

Ali Quli Qarai

Your Lord knows you best. He will have mercy on you, if He wishes, or punish you, if He wishes, and We did not send you to watch over them.

Amatul Rahman Omar

Your Lord knows you best. He will have mercy on you if He will or He will punish you if He will. And We have not sent you to be a disposer of their affairs (authorising you to punish them or reward them).

Arthur John Arberry

Your Lord knows you very well; if He will, He will have mercy on you, or, if He will, He will chastise you. We sent thee not to be a guardian over them.

Bijan Moeinian

Know that your Lord knows you very well. Accordingly, He may shower you with His mercy or He may subject you to a punishment. You (Mohammad) are not, therefore, sent to be their guardian (and make those kind of decisions.)

E. Henry Palmer

Your Lord knows you best; if He please He will have mercy upon you, or if He please He will torment you: but we, have not sent thee to take charge of them.

Edip-Layth

Your Lord is fully aware of you, if He wishes He will have mercy on you, or if He wishes He will punish you. We have not sent you as a guardian over them.

George Sale

Your Lord well knoweth you; if He pleaseth, He will have mercy on you, or, if He pleaseth, He will punish you: And We have not sent thee to be a steward over them.

Hamid S. Aziz

Your Lord is best aware; if He please He will have mercy upon you, or if He please He will punish you. We have not sent you to take charge of them.

Mahmoud Ghali

Your Lord knows you best; in case He (so) decides, He will have mercy on you, or, in case He (so) decides, He will torment you. And in no way have We sent you a constant trustee over them.

Marmaduke Pickthall

Your Lord is Best Aware of you. If He will, He will have mercy on you, or if He will, He will punish you. We have not sent thee (O Muhammad) as a warden over them.

Mohamed Ahmed - Samira

Your Lord knows you better: He may have mercy on you if He please, or punish you if He will. Yet We have not sent you as warden over them.

Muhammad Asad

Your Sustainer is fully aware of what you are [and what you deserve]: if He so wills, he will bestow [His] grace upon you; and if He so wills, He will chastise you. Hence, We have not sent thee [unto men, O Prophet,] with the power to determine their fate,

Mustafa Khattab

Your Lord knows you best. He may have mercy on you if He wills, or punish you if He wills. We have not sent you ˹O Prophet˺ as a keeper over them.

Progressive Muslims

Your Lord is fully aware of you, if He wishes He will have mercy on you, or if He wishes He will punish you. And We have not sent you as a guardian over them.

Rashad Khalifa

Your Lord knows you best. According to His knowledge, He may shower you with mercy, or He may requite you. We did not send you to be their advocate.

Sahih International

Your Lord is most knowing of you. If He wills, He will have mercy upon you; or if He wills, He will punish you. And We have not sent you, [O Muúammad], over them as a manager.

Sam Gerrans

Your Lord knows you best; if He wills, He will have mercy on you or, if He wills, He will punish you. And We have not sent thee as a guardian over them.

Shabbir Ahmed

Your Lord is best Aware of you (what you are, what you do and what you deserve). He will bestow His Grace upon you and He will chastise you according to His Laws. We have not sent you (O Prophet) as a warden over them.

Syed Vickar Ahamed

It is your Lord Who knows you best: If He pleases, He grants you (His) Mercy, or if He pleases, (His) Punishment: We have not sent you as a guardian of their affairs for them.

Taqi Usmani

Your Lord knows you best. If He so wills, He will have mercy on you, and if He so wills, He will punish you, and We did not send you (O Prophet,) to become responsible for them.

The Monotheist Group

Your Lord is fully aware of you, if He wishes He will have mercy on you, or if He wishes He will punish you. And We have not sent you as a guardian over them.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 54. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 54. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 54. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩