Diyanet İşleri
Hani meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik, onlar da saygı ile eğilmişlerdi. Yalnız İblis saygı ile eğilmemiş, "Hiç ben, çamur halinde yarattığın kimse için saygı ile eğilir miyim?" demişti.
İsrâ suresi · 61–65. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
İsrâ suresi, 61. ayet. وَإِذْ قُلْنَا لِلْمَلَٰٓئِكَةِ ٱسْجُدُوا۟ لِـَٔادَمَ فَسَجَدُوٓا۟ إِلَّآ إِبْلِيسَ قَالَ ءَأَسْجُدُ لِمَنْ خَلَقْتَ طِينًا
Hani meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik, onlar da saygı ile eğilmişlerdi. Yalnız İblis saygı ile eğilmemiş, "Hiç ben, çamur halinde yarattığın kimse için saygı ile eğilir miyim?" demişti.
Hani meleklere "Âdem için (Allah'a) secde edin." demiştik; onlar da hemen secde etmişlerdi. İblis hariç. dipnot 1 (O) "Ben çamurdan yarattığın bir kişi için secde eder miyim hiç!" dipnot 2 demişti.
Hani bir zamanlar meleklere "Adem'e secde edin!" demiştik de, İblis dışında tümü secde etmişti. O dedi ki: "Şimdi ben çamurdan var ettiğin birine secde edeceğim, öyle mi?"
Hani, meleklere, "Adem'in önünde yere kapanın" demiştik ve bunun üzerine İblis'in dışında onların hepsi yere kapanmışlardı. (İblis): "Balçıktan yarattığın (bu) yaratığın mı önünde eğileceğim?" demiş,
Hani (yeryüzü) meleklerine (bedendeki Esma kuvvelerine): "Ademi şuura boyun eğin" dedik de İblis hariç, doğal olarak boyun eğip gereğini uyguladılar (bu kuvveler kullanılmaya başlandı). . . (İblis): "Balçık (su + toprak; maddeden oluşmuş beden {dabbe}) olarak yarattığına secde eder miyim?" dedi. (İblis'in insandaki varlığı, insandaki vehim kuvvesidir ki aklın {bilincin} hükmü altına girmeyen kuvvedir; "var"ı yok, "yok"u var kabul ettirir. A. Ciyli)
Hani, meleklere: "Adem'e secde edin" demiştik. İblis'in dışında (hepsi) secde etmişlerdi. Demişti ki: "Bir çamur olarak yarattığın kimseye ben secde eder miyim?"
Meleklere: Âdem'e secde edin! demiştik. İblis'in dışında hepsi secde ettiler. İblis: «Ben, dedi, çamurdan yarattığın bir kimseye secde mi ederim!»
Meleklere; "Âdem'e secde edin!" dediğimizde, İblis dışında secde ettiler; "Balçıktan yarattığın kimseye secde eder miyim?" dedi.
Bir zaman meleklere,"Adem'e secde ediniz!" demiştik. Secde ettiler; yalnız İblis etmedi: "Ben, çamurdan yarattığına secde eder miyim?" dedi.
Meleklere, "Adem'e secde edin!" dediğimizde, İblis hariç hepsi secde ettiler. "Balçıktan yarattığına mı secde edecekmişim?" dedi.
Meleklere, 'Adem'e secde edin!,' dediğimizde, İblis hariç hepsi secde ettiler. 'Balçıktan yarattığına mı secde edecekmişim,' dedi
Yine unutma ki, bir vakit meleklere: "Adem için secde edin!" demiştik; derhal secde ettiler, fakat iblis: "Ben, bir çamur halinde yarattığın kimseye hiç secde mi ederim!" dedi.
Yine unutma ki bir vakıt Melaikeye Adem için secde edin demiştik derhal secde ettiler, lakin İblis hiç dedi: ben bir çamur halinde yarattığın kimseye secde mi ederim?
Hani Biz meleklere, "Adem'e secde edin. dipnot 1 " dediğimiz zaman, iblis hariç hepsi secde etti. İblis, "Ben, çamurdan yarattığın kimseye mi secde edeceğim?" dedi.
Hani Biz meleklere, "Âdem'e secde edin. dipnot 1 " dediğimiz zaman, iblis hariç hepsi secde etti. İblis, "Ben, çamurdan yarattığın kimseye mi secde edeceğim?" dedi.
Hani Biz meleklere, "Âdem'e secde edin. dipnot 1 " dediğimiz zaman, iblis hariç hepsi secde etti. İblis, "Ben, çamurdan yarattığın kimseye mi secde edeceğim?" dedi.
Hani meleklere: "Adem'e secde edin" demiştik. İblis'in dışında (hepsi) secde etmişlerdi. Demişti ki: "Bir çamur olarak yarattığın kimseye ben secde eder miyim?"
(Şunu da) hatırla ki biz meleklere: "Adem için secde edin" demişdik ve onlar da secde etmişlerdi de İblis etmemiş, "Ben bir çamur olarak yaratdığın kişiye secde edermiyim?" demişdi.
Hani meleklere demiştik ki: Adem'e secde edin. Onlar secde etmilerdi. Sadece İblis müstesna. Ve demişti ki: Çamurdan yaratmış olduğuna mı secde edeceğim?
(61-65) Meleklere ademe secde edin dediğimizde iblis hariç secde ettiler , topraktan yarattığına mı secde edeceğim ? dedi. Benden üstün tuttuğuna hele bir bakar mısın dedi, eğer ki bana kıyam gününe kadar mühlet verirsen onun soyunu pek azı hariç kendime bağlayacağım. Dedi ki git! onlardan sana kim tabi olursa, kesinlikle sizin cezanız eksiksiz / tam bir ceza olan cehennemdir, onlardan gücünün yetebildiklerini sesinle tedirgin et, bineklerinle ve yürüyenlerinle üzerlerine bağır / yaygara çıkar. (Celp celep) mallarına, evlatlarına ortak ol, onlara vaatte bulun . Şeytan ancak aldanmayı / aldatılmayı vaad eder, kullarımın üzerinde bir hükümranlığın /delile dayalı bir üstünlüğün olamaz, Rabbin vekil olarak yeterlidir / kafidir.
Hani meleklere: "Âdem'e secde edin" demiştik de İblis dışında hepsi secde etmişti. O: "Ben bir çamur olarak yarattığına mı secde edeyim?" demişti.
Bir zaman meleklere: "Adem'e secde edin!" demiştik. Secde ettiler, yalnız İblis etmedi: "Ben çamur olarak yarattığın kimseye secde eder miyim? dedi.
Bir gün meleklere: "Adem'e secde edin /karşısında saygıyla eğilin!" dipnot 1 dedik; İblis hariç hemen secde ettiler. İblis "Ben senin çamurdan yarattığın kişiye secde eder miyim hiç!" dedi. dipnot 2
Bir gün meleklere: "Âdem'e secde edin" dedik; hemen secdeye kapandılar ama İblis öyle yapmadı. "Çamur olarak yarattığına secde mi ederim?" dedi.
Meleklere: Adem için secde edin! dediğimiz vakit, İblis dışında hepsi secde etti. İblis: Çamurdan yarattığına mı secde edeyim? dedi.
Meleklere: -Adem için secde edin! dediğimiz vakit, İblis dışında hepsi secde etti. İblis: -Çamurdan yarattığın kimse için mi secde edeyim? dedi.
Hani, meleklere: "Adem'e secde edin!" demiştik; onlar da secde etmişlerdi. Ama İblis secde etmemiş, şöyle demişti: "Çamur olarak yarattığın kişiye secde mi ederim?"
İsrâ suresi, 62. ayet. قَالَ أَرَءَيْتَكَ هَٰذَا ٱلَّذِى كَرَّمْتَ عَلَىَّ لَئِنْ أَخَّرْتَنِ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ لَأَحْتَنِكَنَّ ذُرِّيَّتَهُۥٓ إِلَّا قَلِيلًا
Yine demişti ki: "Benden üstün tuttuğun kişi bu mu, söyler misin? Andolsun eğer beni kıyamete kadar ertelersen, onun soyunu, pek azı hariç, (azdırarak) kontrolüm altına alacağım."
(İblis) "Bana üstün kıldığın şu (insan)a bakar mısın? Beni kıyamet gününe kadar ertelersen, azı dışında onun neslini kendime bağlayacağım." demişti.
(İtirazına) şunu da ekledi: "Bula bula şuncağızı mı buldun bana üstün tutacak? Eğer bana Kıyamet Günü'ne kadar izin verecek olursan, çok azı dışında onun soyunun ağzına gem vurup, tümünün ipini elime geçireceğim!"
ve "Benden üstün tuttuğun (şu aptal) şeye bak! Eğer bana Kıyamet Günü'ne kadar zaman verirsen, çok azı dışında, onun soyundan gelenleri mutlaka peşime takacağım" diye ekledi.
"Benden şerefli kıldığın şu kimseye bak! Andolsun ki, eğer bana kıyamet sürecine kadar zaman verirsen onun neslini, pek azı hariç, mutlaka boyunduruğum altına alacağım" dedi (İblis).
Demişti ki: "Şu bana karşı yücelttiğine bir bak; andolsun, eğer bana kıyamet gününe kadar süre tanırsan, onun soyunu -pek az dışında- kuşkusuz kendime bağlı kılacağım."
Dedi ki: «Şu benden üstün kıldığına da bir bak! Yemin ederim ki, eğer beni kıyamete kadar yaşatırsan, pek azı dışında, onun neslini kendime bağlayacağım!»
"Benden üstün tuttuğun bu mu?" dedi; "Yeniden Yaratılış Günü'ne dek beni ertelersen, Onun soyunu, çok azı dışında kendime bağlayacağım!"
"Şu, benden üstün kıldığını gördün mü? Andolsun eğer beni kıyamet gününe kadar ertelersen, onun zürriyetini, pek azı hariç, kökünden koparıp sürükleyeceğim" dedi.
"Benden üstün kıldığın şu kişiyi görüyor musun? Beni diriliş gününe kadar geciktirirsen, onun soyunu, pek azı hariç sahiplenip perişan edeceğim." dedi.
'Benden üstün kıldığın şu kişiyi görüyor musun? Beni diriliş gününe kadar geciktirirsen, onun soyunu, pek azı hariç sahiplenip perişan edeceğim.,' dedi
Dedi ki: "Şu benim üzerime üstün kıldığın kişiye baksana!" Yemin ederim ki eğer beni kıyamet gününe kadar yaşatırsan, ben onun zürriyetini pek azı hariç kesinlikle kumandam altına alacağım."
Baksan a dedi: şu benim üzerime tekrim ettiğine, kasem ederim ki eğer beni Kıyamet gününe kadar te'hır edersen ben onun zürriyyetini pek azı müstesna olmak üzere mutlak kumandam altına alırım
Dedi ki: "Bu mu benden mükerrem dipnot 1 kıldığın varlık? Eğer bana Kıyamet Günü'ne kadar müsaade edersen, pek azı hariç, onun soyunu kesinlikle buyruğum altına alacağım."
Dedi ki: "Bu mu benden mükerrem dipnot 1 kıldığın varlık? Eğer bana Kıyamet Günü'ne kadar müsaade edersen, pek azı hariç, onun soyunu kesinlikle buyruğum altına alacağım."
Dedi ki: "Bu mu benden mükerrem dipnot 1 kıldığın varlık? Eğer bana Kıyamet Günü'ne kadar müsaade edersen, pek azı hariç, onun soyunu kesinlikle buyruğum altına alacağım.
Demişti ki: "Şu bana karşı yücelttiğine bir bak; andolsun, eğer bana kıyamet gününe kadar süre tanırsan, onun soyunu -pek azı dışında- kuşkusuz kendime bağlı kılacağım."
(Yine) dedi ki: "Benden şerefli kıldığın bu (adam da) kim oluyormuş, bana haber ver! Eğer beni kıyamet gününe kadar gecikdirirsen, andolsun ki, onun zürriyetini, birazı müstesna olmak üzere, behemehal kendime bendederim".
Benden üstün kıldığını görüyor musun? Eğer beni kıyamet gününe kadar tehir edersen; pek azı müstesna, onun soyunu emrim altına alırım, demişti.
(61-65) Meleklere ademe secde edin dediğimizde iblis hariç secde ettiler , topraktan yarattığına mı secde edeceğim ? dedi. Benden üstün tuttuğuna hele bir bakar mısın dedi, eğer ki bana kıyam gününe kadar mühlet verirsen onun soyunu pek azı hariç kendime bağlayacağım. Dedi ki git! onlardan sana kim tabi olursa, kesinlikle sizin cezanız eksiksiz / tam bir ceza olan cehennemdir, onlardan gücünün yetebildiklerini sesinle tedirgin et, bineklerinle ve yürüyenlerinle üzerlerine bağır / yaygara çıkar. (Celp celep) mallarına, evlatlarına ortak ol, onlara vaatte bulun . Şeytan ancak aldanmayı / aldatılmayı vaad eder, kullarımın üzerinde bir hükümranlığın /delile dayalı bir üstünlüğün olamaz, Rabbin vekil olarak yeterlidir / kafidir.
Şu benden üstün kıldığını görüyor musun? Yemin ederim ki, eğer beni kıyamete kadar yaşatırsan, pek azı dışında onun soyunu kendi buyruğum altına alacağım" demişti.
"Şu benden üstün yaptığını gördün mü (nesi var onun ki onu benden üstün kıldın)? Andolsun, eğer beni kıyamet gününe kadar ertelersen, onun zürriyetini, pek azı hariç kökünden koparıp sürükleyeceğim!" dedi.
(Sonra) Şöyle dedi: "Sen hiç kendine baktın mı! Bu mu benden değerli kıldığın! Kıyamet /mezardan kalkış gününe kadar beni / ölümümü geciktirecek olursan az bir kısmı dışında onun bütün soyunu, kesinlikle parmağımda oynatacağım!" dipnot 1
Sonra ekledi: "Kendine baktın mı! Bana tercih ettiğin bu mu? Beni (mezardan) kalkış gününe kadar yaşatırsan birazı dışında onun bütün soyunu kendime bağlarım" dedi.
Benden üstün kıldığını gördün mü? Eğer bana kıyamet gününe kadar süre tanırsan, onun soyunu, pek azı dışında kuşkusuz (saptırarak) hakimiyet altına alacağım!” dedi.
Benden üstün kıldığın adam bu mu? Eğer, bana kıyamet gününe kadar süre verirsen, çok azı dışında onun soyunu emir ve kumandam altına alacağım! dedi.
Yine dedi: "Şu benden üstün kıldığına bir baksana! Yemin olsun, eğer beni kıyamet gününe kadar ertelersen, onun soyunu, pek azı hariç, hükmüm altına alacağım."
İsrâ suresi, 63. ayet. قَالَ ٱذْهَبْ فَمَن تَبِعَكَ مِنْهُمْ فَإِنَّ جَهَنَّمَ جَزَآؤُكُمْ جَزَآءً مَّوْفُورًا
Allah, şöyle dedi: "Çekil, git." Onlardan kim sana uyarsa, kuşkusuz cehennem tam bir karşılık olarak hepinizin cezası olacaktır."
(Allah) şöyle demişti: "Çık! Onlardan kim sana uyarsa, cehennem hak ettiğiniz tastamam karşılıktır. dipnot 1
(Allah) buyurdu ki: "Defol, git! Onlardan her kim seni izlerse, şu kesin ki, tümünüzü bekleyen bir ceza olarak cehennem, yaptıklarınızın mükemmel bir karşılığı olacaktır!
(Allah) "Haydi, (seçtiğin yolda elinden geleni ardına koymamak üzere) git! Ancak, haberin olsun ki, onlardan sana uyanlar(la beraber) hepinizi bekleyen ceza, yaptıklarınızın tam karşılığı olmak üzere, cehennem olacaktır!
(Allah) buyurdu: "Git! Onlardan kim sana tabi oldu ise, muhakkak ki cehennem sizin yaptığınızın sonucudur! Tam karşılık!" (Vehmine tabi olarak kendini yalnızca beden sanıp şuurunu = hakikatini inkar eden, bedenselliğin cehennemini yaşar. )
Demişti ki: "Git, onlardan kim sana uyarsa, şüphesiz sizin cezanız cehennemdir; eksiksiz bir ceza."
Allah buyurdu: Git! Onlardan kim sana uyarsa, iyi bilin ki hepinizin cezası cehennemdir. Tam bir ceza!
Dedi ki: "Defol! Bundan böyle, onların arasından kim seni izlerse, cezanız, kesinlikle cehennemdir; eksiksiz bir ceza!"
Allah şöyle buyurdu: "Defol git! Onlardan kim sana uyarsa, cezanız cehennemdir, ne mükemmel bir ceza!"
Dedi ki: "Onlardan seni izleyenler ile birlikte git. Tam size göre bir ceza olan cehenneme kadar yolunuz var."
Dedi ki: 'Onlardan seni izleyenler ile birlikte git. Tam size göre bir ceza olan cehenneme kadar yolunuz var.'
Allah buyurdu ki: "Haydi defol! Onlardan her kim sana uyarsa, biliniz ki cehennem de sizin cezanızdır, hem de mükemmel bir ceza!
Allah buyurdu ki: def'ol haydi onlardan her kim sana tabi' olursa haberiniz olsun ki Cehennem de sizin cezanızdır, mükemmel bir ceza
Allah, "Git! Onlardan kim sana uyarsa, bilin ki bunun karşılığı tam bir karşılık olarak Cehennem'dir." dedi.
Allah, "Git! Onlardan kim sana uyarsa, bilin ki bunun karşılığı tam bir karşılık olarak Cehennem'dir." dedi.
Allah, "Git! Onlardan kim sana uyarsa, bilin ki bunun karşılığı tam bir karşılık olarak Cehennem'dir." dedi.
Demişti ki: "Git, onlardan kim sana uyarsa, şüphesiz sizin cezanız cehennemdir; eksiksiz bir ceza."
(Allah da): "(Defol) git, dedi, artık onlardan kim sana uyarsa şüphesiz ki cehennem hepinizin cezasıdır, tastamam bir ceza".
Buyurmuştu ki: Haydi git, onlardan her kim sana uyarsa; muhakkak cehennem sizin cezanızdır. Hem de tam bir ceza.
(61-65) Meleklere ademe secde edin dediğimizde iblis hariç secde ettiler , topraktan yarattığına mı secde edeceğim ? dedi. Benden üstün tuttuğuna hele bir bakar mısın dedi, eğer ki bana kıyam gününe kadar mühlet verirsen onun soyunu pek azı hariç kendime bağlayacağım. Dedi ki git! onlardan sana kim tabi olursa, kesinlikle sizin cezanız eksiksiz / tam bir ceza olan cehennemdir, onlardan gücünün yetebildiklerini sesinle tedirgin et, bineklerinle ve yürüyenlerinle üzerlerine bağır / yaygara çıkar. (Celp celep) mallarına, evlatlarına ortak ol, onlara vaatte bulun . Şeytan ancak aldanmayı / aldatılmayı vaad eder, kullarımın üzerinde bir hükümranlığın /delile dayalı bir üstünlüğün olamaz, Rabbin vekil olarak yeterlidir / kafidir.
Allah: "(Haydi) git, onlardan kim sana tabi olursa, sizin cezanız Cehennem'dir. Eksiksiz ve tam bir cezadır!"
(Allah) "(defol) git, dedi, onlardan kim sana uyarsa cezanız cehennemdir, mükemmel bir ceza (size)!"
Allah dedi ki: "Defol git! Onlardan kim sana uyarsa cehennem hepinizin cezası olacak; dipnot 1 eksiksiz bir ceza... dipnot 2
Allah dedi ki "Çek git buradan. Onlardan kim sana uyarsa hepinizin cezası cehennem olur; tam suça göre ceza..."
Allah: (Haydi) git, onlardan kim sana tabi olursa, sizin cezanız Cehennem'dir. Eksiksiz ve tam bir ceza!
Allah: -Defol, onlardan kim sana tabi olursa, sizin cezanız cehennemdir. Eksiksiz ve tam bir ceza!
Allah buyurdu: "Defol git! Onlardan kim sana uyarsa, cezanız cehennem olacaktır. Ne de mükemmel ceza."
İsrâ suresi, 64. ayet. وَٱسْتَفْزِزْ مَنِ ٱسْتَطَعْتَ مِنْهُم بِصَوْتِكَ وَأَجْلِبْ عَلَيْهِم بِخَيْلِكَ وَرَجِلِكَ وَشَارِكْهُمْ فِى ٱلْأَمْوَٰلِ وَٱلْأَوْلَٰدِ وَعِدْهُمْ وَمَا يَعِدُهُمُ ٱلشَّيْطَٰنُ إِلَّا غُرُورًا
"(Haydi) onlardan gücünün yettiğinin ayağını çağrınla kaydır. Atlıların ve yayalarınla onların üzerine yürü. Onların mallarına ve evlatlarına ortak ol. Onlara vaadlerde bulun." Halbuki şeytan onlara aldatmadan başka bir şey va'detmez.
Gücünün yettiği kişileri davetinle (gerçeklerden) uzaklaştır! Süvarilerinle ve yayalarınla onları yaygaraya boğ! Malları ve çocukları (aracılığıyla yapacakları kötülükler)de onlara ortak ol! Kendilerine vaatlerde bulun!" Şeytan, insanlara aldatmadan başka bir şey vadetmez. dipnot 1
Ve onlardan gücünün yettiklerini sesinle yoldan çıkar; atlarını ve adamlarını sal üzerlerine, servet ve evlat edinirken onlara ortak ol; dahası onlara vaadlerde bulun! -Nasıl olsa Şeytan'ın vaadi aldatmadan başka bir şey ifade etmez-
Haydi, şimdi onlardan gücünün yettiğini sesinle ayart; atlarınla ve adamlarınla onların üzerine yüklen ve (böylece) onların, mallarıyla çocuklarıyla (ilgili olarak işleyecekleri günahlara) ortak ol; onlara vaadlerde bulun; çünkü (onlar bilmezler ki) Şeytan'ın vaad ettiği her şey sadece akıl çelmek içindir.
"Onlardan gücün yettiğini seslenişinle (vesveseyle) yerinden oynat; atlıların ve yayalarınla onların üzerine çullan; mallarda ve evlatlarda onlara ortak ol ve onlara vaatte bulun! (Ne var ki) şeytan onlara aldanıştan başka bir şey vaat etmez!"
"Onlardan güç yetirdiklerini sesinle sarsıntıya uğrat, atlıların ve yayalarınla onların üstüne yaygarayı kopar, mallarda ve çocuklarda onlara ortak ol ve onlara çeşitli vaadlerde bulun." Şeytan, onlara aldatmadan başka bir şey vadetmez.
Onlardan gücünün yettiği kimseleri dâvetinle şaşırt; süvarilerinle, yayalarınla onları yaygaraya boğ; mallarına, evlâtlarına ortak ol, kendilerine vaadlerde bulun. Şeytan, insanlara, aldatmadan başka bir şey vâdetmez.
"Onlardan gücünün yettiğini sesinle ayart; atlıların ve yayalarınla onların üzerine çullan; mallarına ve çocuklarına ortak ol; onlara türlü sözler ver!" Oysa şeytan, onları aldatmaktan başka söz vermez.
"Onlardan gücünün yettiği kimseleri davetinle şaşırt; süvarilerinle ve yayalarınla onların üzerine yaygarayı bas; mallarda ve evlatlarda onlara ortak ol, kendilerine vaadlerde bulun!" Şeytan, insanlara aldatmadan başka bir şey vadetmez.
"Onlardan gücünün yettiğini sesinle yerinden oynat, onlara karşı tüm gücünü ve adamlarını seferber et, paralarının ve çocuklarının bir bölümüne ortak ol ve onlara umut ver." Sapkın, onlara ancak sahte umutlar verir.
'Onlardan gücünün yettiğini sesinle yerinden oynat, onlara karşı tüm gücünü ve adamlarını seferber et, paralarının ve çocuklarının bir bölümüne ortak ol ve onlara umut ver. Şeytan, onlara ancak sahte umutlar verir.'
Onlardan gücünün yettiğini sesinle yerinden oynat; süvarilerin ve piyadelerinle üzerlerine bas gürültüyü; mallarına, evlatlarına ortak ol; ve onlara va'dlerde bulun." Fakat şeytan onlara bir aldanıştan başka ne va'd eder?
Hem onlardan gücün yettiğini sesinle oynat, süvarilerin ve piyadelerinle üzerlerine bas gürültüyü, ve mallarına evladlarına ortak ol ve onlarla va'dler yap, fakat Şeytan onlara bir aldanıştan başka ne va'd eder?
"Onlardan, gücünün yettiğini sesinle dipnot 1 ayart. Atlıların ve yayalarınla dipnot 2 onları yaygara ile yönlendir. Mallarında ve çocuklarında onlara ortak ol. dipnot 3 Ve onlara vaatlerde bulun. Şeytanın vadettikleri gururdan dipnot 4 başka bir şey değildir."
"Onlardan, gücünün yettiğini sesinle dipnot 1 ayart. Atlıların ve yayalarınla dipnot 2 onları yaygara ile yönlendir. Mallarında ve çocuklarında onlara ortak ol dipnot 3 . Ve onlara vaatlerde bulun. Şeytanın vadettikleri gururdan dipnot 4 başka bir şey değildir."
Onlardan, gücünün yettiğini sesinle dipnot 1 ayart. Atlıların ve yayalarınla dipnot 2 onları yaygara ile yönlendir. Mallarında ve çocuklarında onlara ortak ol dipnot 3 . Ve onlara vaatlerde bulun. Şeytanın vadettikleri gururdan dipnot 4 başka bir şey değildir.
"Onlardan güç yetirdiklerini sesinle sarsıntıya uğrat, atlıların ve yayalarınla onların üstüne yaygarayı kopar. Mallarda ve çocuklarda onlara ortak ol ve onlara çeşitli vaadlerde bulun." Şeytan, onlara aldatmadan başka bir şey vadetmez.
"Onların içinden gücünün yetdiği kimseleri sesinle yerinden oynat, onlara karşı süvarilerinle, piyadelerinle yaygara çıkar, mallarına, evladlarına ortak ol. Onlara va'd et". Şeytan (bu)! Onlara bir aldatışdan başka ne va'd eder o?
Sesinle onlardan gücünün yettiğini yerinden oynat. Atlılarınla ve yayalarınla onlara karşı haykırarak yürü. Mallarda ve çocuklarda onlara ortak ol. Ve vaadde bulun kendilerine. Şeytan ancak aldatmak için vaad eder onlara.
(61-65) Meleklere ademe secde edin dediğimizde iblis hariç secde ettiler , topraktan yarattığına mı secde edeceğim ? dedi. Benden üstün tuttuğuna hele bir bakar mısın dedi, eğer ki bana kıyam gününe kadar mühlet verirsen onun soyunu pek azı hariç kendime bağlayacağım. Dedi ki git! onlardan sana kim tabi olursa, kesinlikle sizin cezanız eksiksiz / tam bir ceza olan cehennemdir, onlardan gücünün yetebildiklerini sesinle tedirgin et, bineklerinle ve yürüyenlerinle üzerlerine bağır / yaygara çıkar. (Celp celep) mallarına, evlatlarına ortak ol, onlara vaatte bulun . Şeytan ancak aldanmayı / aldatılmayı vaad eder, kullarımın üzerinde bir hükümranlığın /delile dayalı bir üstünlüğün olamaz, Rabbin vekil olarak yeterlidir / kafidir.
İnsanlardan gücünün yettiklerini sesinle davet et. Atlı ve yayalarınla onların üzerine yürü! Onların mallarına ve evlatlarına ortak ol, onlara vaadde bulun! Şeytan onlara aldatmadan başka bir şey vadetmez.
"Onlardan gücünün yettiğini sesinle yerinden oynat; atlıların ve yayalarınla onların üzerine yaygarayı bas; mallarda ve evladlarda onlara ortak ol; onlara (çeşitli) va'dler yap (va'dlerinle onları oyala)"; şeytan, onlara aldatmadan başka bir şey va'detmez.
Onlardan gücünün yettiğini sesinle dipnot 1 yerinden oynat, süvarilerinle ve piyadelerinle onların üzerine yürü, dipnot 2 mallarına ve çocuklarına ortak ol! dipnot 3 Onlara vaatlerde bulun!" Şeytan onlara, sadece aldatmak için vaadde bulunur. dipnot 4
"Onların içinden gücünün yettiğini sesinle dipnot 1 yerinden oynat; atlılarınla ve yayalarınla yönlendir. Mallarına ve çocuklarına ortak ol dipnot 2 . Bir de onlara söz ver." Şeytan sadece aldatmak için söz verir.
İnsanlardan gücünün yettiklerini sesinle (müzikle) davet et. Atlı ve yayalarınla onların üzerine yürü! Onların mallarına ve evlatlarına ortak ol, onlara vaadde bulun! Şeytan onlara aldatmadan başka bir şey vaat etmez.
İnsanlardan gücünün yettiklerini sesinle titret! Atlı ve yayalarınla onların üzerine yürü! Onların mallarına ve evlatlarına ortak ol, onlara vaadde bulun! Şeytan onlara aldatmadan başka ne vaat edebilir?
"Onlardan güç yetirdiğini sesinle yerinden oynat. Atlıların ve yayalarınla yaygara çıkarıp üzerlerine çullan. Mallarda, evlatlarda onlara ortak ol, onlara ha bire vaatte bulun." Şeytan onlara bir aldanıştan başka ne vaat eder ki?!
İsrâ suresi, 65. ayet. إِنَّ عِبَادِى لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَٰنٌ وَكَفَىٰ بِرَبِّكَ وَكِيلًا
"Şüphesiz, (gerçek) kullarım üzerinde senin hiçbir hakimiyetin olmayacaktır. Vekil olarak Rabbin yeter!"
"(Samimi) kullarım üzerinde senin hiçbir gücün yoktur." Vekil (güven kaynağı) olarak Rabbin yeter. dipnot 1
Ama unutma ki, (gerçek) kullarım üzerinde senin etkin bir gücün olmayacaktır: zira senin Rabbin, (kullarını) koruyucu otorite olarak haydi haydi yeterlidir!"
(Bununla birlikte yine de) bil ki, (Bana güven bağlayan) kullarım üzerinde senin bir etkin olmayacaktır; çünkü kimse Rabbin kadar güvene layık değildir."
"Muhakkak ki Benim kullarım (Hakikatlerine = şuur varlık olduklarına iman etmiş olanlar) üzerinde senin bir sultan (zorlayıcı gücün) yoktur! Rabbin Vekiyl olarak kafidir. "
"Benim kullarım; senin onlar üzerinde hiç bir zorlayıcı gücün (hakimiyetin) yoktur." Vekil olarak Rabbin yeter.
Şurası muhakkak ki, benim (ihlâslı) kullarım üzerinde senin hiçbir ağırlığın olmayacaktır. (Onları) koruyucu olarak Rabbin yeter.
"Aslında, kullarımın üzerinde, senin hiçbir gücün yoktur. Koruyucu olarak, Efendin yeterlidir!"
"Benim kullarıma gelince; senin onlara gücün yetmez. Vekil olarak Rabbin yeter."
"Kullarıma gelince, senin onlar üzerine hiçbir gücün yoktur." Koruyucu olarak Efendin yeter. dipnot 1
'Kullarıma gelince, senin onlar üzerine hiç bir gücün yoktur.' Koruyucu olarak Rabbin yeter.
"Doğrusu o benim kullarım yok mu, senin onlar üzerine hiçbir saltanatın yoktur! Vekil olarak Rabbin yeter!"
Doğrusu o benim kullarım yok mu! Senin onlar üzerine hiç bir saltanatın yoktur, vekil ise rabbın yeter
"Bana yönelmiş kullarım üzerinde, senin bir sultanın dipnot 1 yoktur. Vekil dipnot 2 olarak Rabb'in yeter."
"Bana yönelmiş kullarım üzerinde, senin bir sultanın dipnot 1 yoktur. Vekil dipnot 2 olarak Rabb'in yeter."
"Bana yönelmiş kullarım üzerinde, senin bir sultanın dipnot 1 yoktur. Vekil dipnot 2 olarak Rabb'in yeter."
"Benim kullarım; senin onlar üzerinde hiç bir zorlayıcı gücün (hakimiyetin) yoktur." Vekil olarak rabbin yeter.
"Benim gerçek kullarım (var ya.) Senin onlar üzerinde hiç bir haakimiyyetin yokdur. (Onlara) vekil olarak Rabbin yeter".
Muhakkak ki Benim kullarım üzerine senin bir hakimiyetin yoktur. Vekil olarak Rabbın yeter.
(61-65) Meleklere ademe secde edin dediğimizde iblis hariç secde ettiler , topraktan yarattığına mı secde edeceğim ? dedi. Benden üstün tuttuğuna hele bir bakar mısın dedi, eğer ki bana kıyam gününe kadar mühlet verirsen onun soyunu pek azı hariç kendime bağlayacağım. Dedi ki git! onlardan sana kim tabi olursa, kesinlikle sizin cezanız eksiksiz / tam bir ceza olan cehennemdir, onlardan gücünün yetebildiklerini sesinle tedirgin et, bineklerinle ve yürüyenlerinle üzerlerine bağır / yaygara çıkar. (Celp celep) mallarına, evlatlarına ortak ol, onlara vaatte bulun . Şeytan ancak aldanmayı / aldatılmayı vaad eder, kullarımın üzerinde bir hükümranlığın /delile dayalı bir üstünlüğün olamaz, Rabbin vekil olarak yeterlidir / kafidir.
Şüphesiz kullarımın üzerinde senin bir gücün yoktur. Vekil olarak Rabbin yeter.
"Benim (gerçek) kullarım(a gelince) senin onlar(ı kandırmağ)a gücün yetmez!" vekil olarak Rabbin yeter.
"Şu da kesin ki senin kullarıma boyun eğdirecek bir gücün yoktur." dipnot 1 Vekil /dayanak olarak Rabbin yeter. dipnot 2
"Kullarım üzerinde senin bir üstünlüğün (gücün,yetkin) yoktur dipnot 1 . Rabbinin onlara vekil olması yeter."
Şüphesiz kullarımın üzerinde senin bir gücün yoktur. Vekil olarak Rabbin yeter.
Şüphesiz kullarımın üzerinde senin bir gücün yoktur. Vekil olarak Rabbin yeter.
"Kuşkusuz, benim kullarım üzerinde senin hiçbir sultan olmayacaktır." Vekil olarak Rabbin yeter.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.