İsrâ suresi

İsrâ suresi, 1. ayet

İsrâ suresi, 1. ayet. سُبْحَٰنَ ٱلَّذِىٓ أَسْرَىٰ بِعَبْدِهِۦ لَيْلًا مِّنَ ٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ إِلَى ٱلْمَسْجِدِ ٱلْأَقْصَا ٱلَّذِى بَٰرَكْنَا حَوْلَهُۥ لِنُرِيَهُۥ مِنْ ءَايَٰتِنَآ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْبَصِيرُ

sübḥâne-lleẕî esrâ bi`abdihî leylem mine-lmescidi-lḥarâmi ile-lmescidi-l'aḳṣe-lleẕî bâraknâ ḥavlehû linüriyehû min âyâtinâ. innehû hüve-ssemî`u-lbeṣîr.

Diyanet İşleri

Kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed'i) bir gece Mescid-i Haram'dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya götüren Allah'ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

İsrâ 1–4 · surenin 1. ayeti / 111

Konu İsrâ ve İsrâiloğullarının iki bozgunculuğu İsrâ 1–8 3

  1. 1

    Kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed'i) bir gece Mescid-i Haram'dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya götüren Allah'ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

  2. İsrâ 2

    Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik ve onu, "Benden başkasını vekil edinmeyin" diyerek, İsrailoğullarına bir rehber yaptık.

  3. İsrâ 3

    Ey kendilerini Nuh ile birlikte (gemide) taşıdığımız kimselerin çocukları! Gerçek şu ki, o çok şükreden bir kuldu.

  4. İsrâ 4

    Biz, Kitap'ta (Tevrat'ta) İsrailoğullarına, "Yeryüzünde muhakkak iki defa bozgunculuk yapacaksınız ve büyük bir kibre kapılarak böbürleneceksiniz" diye hükmettik.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

1. Şanı Yüce Allah, mukaddes zatını tenzih ve ta’zim etmektedir. Çünkü O’nun pek büyük fiilleri ve muazzam lütuf ve ihsanları vardır ki bunlardan birisi de: “Kulunu” ve Rasûlünü, yani Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’i “geceleyin” kayıtsız ve şartsız olarak bütün mescidlerin en değerlisi ve şereflisi olan “Mescid-i Haram’dan” faziletli mescidlerden birisi ve peygamberlerin mekânı olan “Mescid-i Aksâ’ya” götürmesidir. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bir gecede oldukça uzak bir mesafeye kadar götürülmüş ve aynı gece geri dönmüştür. Yüce Allah, ona hidâyetine hidâyet, basiretine basiret, sebatına sebat, hakkı batıldan ayırdedici furkan özelliğine furkan katan pek çok âyetlerini, delil ve mucizelerini ona göstermiştir. Bu, Yüce Allah’ın Peygamber’e gösterdiği itina ve lütfunun bir tecellisidir. Çünkü bütün işlerinde onu en kolay olana ulaştırmış, ona kendisini öncekilere de sonrakilere de üstün kılacak pek çok nimetler ihsan etmiştir.

yet-i kerimenin zahirinden anlaşıldığına göre İsrâ, gecenin ilk saatlerinde ve Mescid-i Haram’ın kendisinden gerçekleşmiştir. Ancak sahih bir hadiste sabit olduğuna göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Ummu Hani’nin evinden götürülmüştür. Buna göre Mescid-i Haram’daki fazilet, Harem bölgesinin diğer yerleri için de söz konusudur. Böylece bütün Harem bölgesindeki ibadetler, bizzat Mescid-i Haram’ın kendisinde yapılmış gibi kat kat mükâfatlandırılır. Yine âyetin zahirinden anlaşıldığına göre İsra, Peygamber’in hem ruhu hem de bedeniyle birlikte olmuştur. Aksi takdirde bu, büyük bir âyet/mucize ve üstün bir menkıbe olmazdı. İsraya ve Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in onda gördüklerinin tafsiline dair pek çok hadis sabit olmuştur. Bu hadislere göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Beytü’l-Makdis’e kadar götürülmüş (İsra), sonra oradan da semavâta yükseltilmiştir (Mi’râc). Nihâyet o, en yüksek semânın da üstüne ulaşmış, cenneti ve cehennemi görmüş, mertebelerine göre peygamberlerle karşılaşmış ve ona elli vakit namaz farz kılınmıştır. Daha sonra Yüce Allah’ın Kelim’i olan Musa’nın işaretiyle Rabbine müracaatını birkaç defa tekrarlamış ve en sonunda namaz, fiilen beş vakit, ecir ve mükâfaat itibariyle de elli vakit olmuştur. O gece Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ve de ümmeti, Allah’tan başka kimsenin bilemeyeceği oldukça üstün lütuflara mazhar olmuştur. Burada yüce Allah, Peygamber’den Kur’an-ı Kerim’den bir ayet indirerek ve onun kulluğunu vurgulayarak bahsetmiştir. Çünkü o, bu büyük makamlara Rabbine olan kulluğunu tamamladığı için nail olmuştur.

“Çevresini mübarek kıldığımız...” buyruğuna gelince bu, biz orayı ağaçlarla, ırmaklarla ve sürekli verimlilik ile bereketli kıldık, demektir. Bu mescidin, Mescid-i Haram ile Medine’deki Mescid-i Nebevi dışında kalan diğer mescidlerden daha üstün kılınması, orada ibadet edip namaz kılmak için yolculuğa çıkılmasının dinen uygun görülmesi ve Allah'ın orayı pek çok peygamberi ile seçkin kulu için bir mekan olarak özellikle seçmesi de bu berekete dahildir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah -Subhânehu ve Teâlâ-, kendisinden başka hiçbir kimsenin gücü yetmeyeceği şeylere gücü yettiğinden dolayı her türlü noksanlıktan beridir ve yücedir. O kulu Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'i ruhu ve bedeni ile uyanık olarak gecenin bir bölümünde, etrafını meyveler, ekinler ve peygamberlerin -aleyhimusselam- oraya yerleşmesiyle mübarek kıldığımız Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya götürmüştür. Bunu da her türlü noksanlıktan münezzeh olan Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'nın kudretine delil olan bazı ayetlerini görmesi için yapmıştır. Şüphesiz O, kendisinden hiçbir işitilenin gizlenemeyeceği her şeyi ve yine kendisinden hiçbir görünenin saklanamayacağı her görüneni görendir.

Kelimeler

21 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. سُبْحَـٰنَ subhane eksiklikten uzaktır kök: سبح
  2. ٱلَّذِىٓ llezi O (Allah) ki
  3. أَسْرَىٰ esra yürüttü kök: سري
  4. بِعَبْدِهِۦ biabdihi kulunu kök: عبد
  5. لَيْلًۭا leylen gecenin bir vaktinde kök: ليل
  6. مِّنَ mine
  7. ٱلْمَسْجِدِ l-mescidi Mescid-i kök: سجد
  8. ٱلْحَرَامِ l-harami Haram'dan kök: حرم
  9. إِلَى ila
  10. ٱلْمَسْجِدِ l-mescidi Mescid-i kök: سجد
  11. ٱلْأَقْصَا l-eksa Aksa'ya kök: قصو
  12. ٱلَّذِى llezi öyle ki
  13. بَـٰرَكْنَا barakna bereketli kıldığımız kök: برك
  14. حَوْلَهُۥ havlehu çevresini kök: حول
  15. لِنُرِيَهُۥ linuriyehu kendisine göstermemiz için kök: راي
  16. مِنْ min bir bölümünü
  17. ءَايَـٰتِنَآ ۚ ayatina ayetlerimizden kök: ايي
  18. إِنَّهُۥ innehu gerçekten
  19. هُوَ huve O
  20. ٱلسَّمِيعُ s-semiu işitendir kök: سمع
  21. ٱلْبَصِيرُ l-besiru görendir kök: بصر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حول (25 geçiş) · Aynı kök: برك (32 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş)

    (Musa) Ateşe varınca ona şöyle seslenildi: "Ateşin başındaki de çevresindekiler de kutlu olsun! Alemlerin Rabbi olan Allah, eksikliklerden uzaktır."

  • Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi · Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Aynı kök: سجد (92 geçiş)

    Andolsun, Allah, Peygamberinin rüyasını doğru çıkardı. Allah dilerse, siz güven içinde başlarınızı kazıtmış veya saçlarınızı kısaltmış olarak,…

  • Aynı kök: سجد (92 geçiş) · Aynı kök: ليل (92 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş)

    Gecenin bir kısmında ve secdelerin ardından da O'nu tespih et.

  • Aynı kök: سجد (92 geçiş) · Aynı kök: ليل (92 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş)

    Gecenin bir kısmında O'na secde et; geceleyin de O'nu uzun uzadıya tespih et.

  • Aynı kök: حول (25 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih

    Melekleri de, Rablerini hamd ile tesbih edip yücelterek Arş'ın etrafını kuşatmış halde görürsün. Artık kulların arasında adaletle hüküm verilmiş ve…

  • Aynı kök: حول (25 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih

    Arş'ı taşıyanlar ve onun çevresinde bulunanlar (melekler) Rablerini hamd ederek tespih ederler, O'na inanırlar ve inananlar için (şöyle diyerek)…

  • Aynı kök: سري (8 geçiş) · Aynı kök: ليل (92 geçiş)

    Konukları şöyle dedi: "Ey Lut! Biz Rabbinin elçileriyiz. Onlar sana asla ulaşamayacaklar. Geceleyin bir vakitte aileni al götür. İçinizden kimse…

  • Aynı kök: سري (8 geçiş) · Aynı kök: ليل (92 geçiş)

    "Gecenin bir bölümünde aile fertlerini yola çıkar, sen de arkalarından git. Hiçbiriniz arkaya bakmasın. Emrolunduğunuz yere (doğru) geçin gidin."

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Bir gece, kendisine delillerimizden gösterelim diye kulunu Mescid-i Haram'dan, çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya (en uzak mescide) yürüten Allah yücedir. Şüphesiz ki O duyandır, görendir.

Mustafa İslamoğlu

Yarattıklarına benzemekten münezzeh, mutlak aşkın ve yüce O (Allah) ki, kulunu gecenin bir vaktinde Mescid-i Haram'dan çevresini bereketli kıldığımız Mescid-i Aksa'ya, ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye yürüttü: zira O, evet sadece O'dur her şeyi işitip gören.

Muhammed Esed

Yüceliğinde sınır olmayan O (Allah) ki kulunu geceleyin, kendisine bazı alametlerimizi göstermek için (Mekke'deki) Mescid-i Haram'dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya götürdü. Çünkü, gerçekten her şeyi işiten, her şeyi gören O'dur.

Ahmed Hulusi

Subhan ki, kulunu gece Mescid-i Haram'dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya isra (tayy'i mekan) etti. . . O'na delillerimizi gösterelim diye. . . Hakikat şu; "HU"; Semi'dir, Basıyr'dir!

Ali Bulaç

Bir kısım ayetlerimizi kendisine göstermek için, kulunu bir gece Mescid-i Haram'dan, çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya götüren O (Allah) yücedir. Gerçekten O, işitendir, görendir.

Ali Özek ve heyeti

Bir gece, kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye (Muhammed) kulunu Mescidi Harâm'dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescidi Aksâ’ya götüren Allah noksan sıfatlardan münezzehtir. O, gerçekten hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

Ali Rıza Safa

Ayetlerimizi kendisine göstermek için, Kutsal Yakarış Evi'nden, çevresini ongun yaptığımız En Uzaktaki Yakarış Evi'ne, bir gece, kuluna Gece Yürüyüşü yaptıran, tüm yakıştırmalardan ayrıktır. Kuşkusuz, O, Duyandır; Görendir. dipnot 209

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 209
    Muhammed peygamberin, aynı gece içinde, önce Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa'ya gittiği, sonra gökyüzünde Allah'ın karşısına çıktığı biçiminde, "Miraç yolculuğu" ismiyle çok sayıda öyküler anlatılmaktadır. Oysa Süleyman peygamber tarafından Kudüs'te yapılmış olan Mescid-i Aksa, Kur'an ayetlerinin indirildiği dönemde Beyt-i Makdis olarak anılıyordu ve yalnızca kalıntıları kalmıştı. Ömer döneminde v.[638] yılında Kudüs'ün alınmasından sonra, orada yeni bir yakarış yeri yapılarak Mescid-i Aksa ismi verilmiştir. "En uzaktaki" veya "Öbür uçtaki" veya "Öteki yakasındaki" anlamlarına gelen "Aksa" terimi 28:20 ve 36:20 ayetlerinde de bildirilmiş ve tüm çevirilerde gerçek anlamıyla yazılmıştır. Ayette bildirilen Mescid-i Aksa "En Uzaktaki Yakarış Evi" anlamına gelir. En Uzaktaki Yakarış Evi'nin neresi olduğu Allah tarafından açıklanmamıştır. Bu ayet, Allah'ın insanlara açıklamadığı ve yalnızca Muhammed peygambere bilgisi verilmiş olan bir gizemdir. Bu ayete yakıştırılan uydurma öyküyü, arka taraftaki Kur'an Ayetlerine Yakıştırılan Öyküler bölümünde bulabilirsiniz.

Bayraktar Bayraklı

Bir gece, kendisine ayetlerimizden/kainatın işleyiş kanunlarından bir kısmını gösterelim diye kulunu Mescid-i Haram'dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya yürüten Allah, noksan sıfatlardan uzaktır. O, işitendir; görendir.

Edip Yüksel

Bazı ayetlerimizi kendisine göstermek için kulunu geceleyin Sınırlanmış Mescitten, çevresini kutlu kıldığı en uzak mescide alıp götüren çok Yücedir. O kuşkusuz İşitendir, Görendir. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Bu ayetin anlamı hikaye ve düzme Hadislerle saptırılmak istenmiştir. Kudüs'teki mescidin adı Kudüs'ün Müslümanlarca alınmasından sonra Mescidi Aksa olarak değiştirilmiştir. Nitekim Kuran-ı Kerim o bölgeyi tam tersine "en alçak/düşük yer" olarak tanımlar (30:3).

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Bazı ayetlerimizi kendisine göstermek için kulunu geceleyin (Mekke'deki) Kutsal Mescitten, çevresini kutlu kıldığı en uzak mescide (secde yerine) alıp götüren çok Yücedir. O kuşkusuz İşitendir, Görendir

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Uzaktır bütün noksanlıklardan O ki, kulunu bir gece Mescidi Haram'dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescidi Aksa'ya götürdü; ona ayetlerimizden gösterelim diye. Gerçek şu ki, O'dur işiten gören!

Elmalılı Hamdi Yazır

Tenzih o Sübhana ki kulunu bir gece Mescid-i Haram'dan o havalisini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya isra buyurdu ona ayetlerimizden gösterelim diye, hakıkat bu: odur o işiden gören

Erhan Aktaş

O subhandır. dipnot 1 Kulunu, Mescid-i Haram'dan dipnot 2 çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya dipnot 3 bir gece yürüttü. Ona ayetlerimizi göstermek için. Kuşkusuz O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Gören'dir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bütün kusur ve eksikliklerden uzak.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kabe.
  3. metne dön, dipnot 3
    Şehrin diğer ucundaki mescid. Aksa kelimesi, uzak, dışında, öbür ucunda, kenarında anlamlarına gelmektedir. Mescid-i Aksa, şehrin dışındaki, öbür ucundaki mescid demektir (8:42; 19:22; 28:20; 36:20). Mescid-i Aksa, haram/dokunulmaz kılınan bölgenin mescidi olan Mescid-i Haram'ın, uzağında bulunan bir mescittir. Kudüs'teki Mescid ile bir ilgisi yoktur. Zira bu ayetin inişinden yaklaşık 50 yıl sonra Abdülmelik b. Mervan tarafından ismi Mescid-i Aksa olarak değiştirilen ve bugün Mescid-i Aksa olarak anılan mescidin o zamanki adı "Beytü'l-Makdis"ti. Bu ayetin, tamamen "uydurma" ve gerçek dışı olan "miraç" olayı denilen olayla hiçbir ilgisi yoktur.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O subhandır. dipnot 1 Kulunu, Mescid-i Haram'dan dipnot 2 çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya dipnot 3 bir gece yürüttü. Ona ayetlerimizi göstermek için. Kuşkusuz O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Gören'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bütün kusur ve eksikliklerden uzak.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kabe.
  3. metne dön, dipnot 3
    Aksa sözcüğü, uzak, dışında, öbür ucunda, kenarında anlamına gelmektedir. Mescid-i Aksa, şehrin dışındaki, öbür ucundaki mescid demektir. (Örneğin: 8:42; 19:22; 28:20; 36:20.) Mescid-i Aksa, haram/dokunulmaz kılınan bölgenin mescidi olan Mescid-i Haram'ın, uzağında bulunan bir mescittir. Kudüs'teki Mescid ile bir ilgisi yoktur. Zira bu ayetin inişinden yaklaşık 50 yıl sonra Abdülmelik b. Mervan tarafından ismi Mescid-i Aksa olarak değiştirilen ve bugün Mescid-i Aksa olarak anılan mescidin o zamanki adı "Beytü'l-Makdis"ti. Bu ayetin, tamamen "uydurma" ve gerçek dışı olan "miraç" olayı denilen olayla hiçbir ilgisi yoktur.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kulunu, ayetlerimizden gösterelim diye, Mescid-i Haram'dan dipnot 1 çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya dipnot 2 bir gece yürüttü. Ki O sübhandır. dipnot 3 Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Gören'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kabe.
  2. metne dön, dipnot 2
    Mescid-i Aksa, uzaktaki mescid demektir. Bu mescidin, nerede oluğuna dair bir bilgi bulunmamaktadır. Haram/dokunulmaz kılınan bölgenin mescidi olan Mescid-i Haram'ın, en uzağında olan mescid olmalıdır. Kudüs'teki Mescid olarak anılması gerçeği yansıtmayan bir rivayettir. Zira bu ayetin inişinden yaklaşık 50 yıl sonra, ismi, Abdülmelik b. Mervan tarafından Mescid-i Aksa olarak değiştirilen ve bugün Mescid-i Aksa olarak anılan mescidin o zamanki adı "Beytü'l-Makdis"ti. Bu rivayet aynı zamanda "miraç" olayına dayanak yapılmaktadır. Bu ayetin, tamamen uydurma olan "miraç" olayı ile bir ilgisi yoktur.
  3. metne dön, dipnot 3
    Bütün noksanlıklardan uzaktır.

Gültekin Onan

Bir kısım ayetlerimizi kendisine göstermek için kulunu bir gece Mescid-i Haram'dan, çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya götüren O (Tanrı) yücedir. Gerçekten O işitendir, görendir.

Hasan Basri Çantay

Kulunu (Muhammed sallellahü aleyhi ve sellemi) bir gece Mescid-i haramdan (alıb) Mescid-i Aksaaya kadar götüren (Zat-i ecelle ve a'la her dürlü nakıysalardan) münezzehdir. (O Mescid-i Aksaa ki) biz onun etrafına (feyz ve) bereket verdik (ve bu gece yolculuğunu) ona (o peygambere) ayetlerimizden ba'zısını gösterelim diye (yapdırdık). Şübhesiz ki O, (asıl) O (her şey'i) hakkıyle işiden, (her şey'i) kemaliyle görendir.

İbni Kesir

Şanı yücedir o Allah'ın ki; kulunu geceleyin Mescid-i Haram'dan çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya götürmüştür. Bir kısım ayetlerimizi gösterelim diye. Muhakkak ki O'dur O, Semi', Basir.

Mehmet Alagaş

(1-10) Kulunu geceleyin ayetlerimizi göstermek için mescidi haramdan çevresini mübarek kıldığımız mescidi aksaya götüren üstündür / süphandır, Muhakkak ki O işitendir, görendir. Biz Musa’ya Kitabı verdik, Onu İsrailoğullarına, benden başka vekil edinmesinler diye hidayet rehberi yaptık, O Nuh ile beraber taşıdıklarımızın soy undandır / zürriyetindendir, muhakkak ki O / Nuh, teşekkür eden bir kul idi. İsrail oğullarına kitapta , yeryüzünde iki kez / iki defa bozgunculuk / fesatlık yapacaklarını ve büyük bir üstünlük elde edeceklerini belirtmiştik. O, vadettiklerimizden birincisi geldiğinde, yaratacağımız kuvvetli ve şiddetli kullarımız yurtların aralarında sizi ara yacaklar/ araştıracaklar, bu yapılacak / gerçekleştirilecek bir vaattir, sonrasında ise sizlere bir kere daha fırsat vereceğiz ve size, mallarla oğullarla destek vereceğiz, sizlerin savaşanlarınızı / neferlerinizi çoğaltacağız. Güzel davranırsanız kendinize güzel davranmış olursunuz, kötülük ederseniz de kendinize etmiş olursunuz, yüzleriniz kötüleşsin diye, neyi mahvedecekseniz onu mahvedebilin diye mescide (Süleyman mescidine) ilk defa ki gir diğinizdeki gibi girebilin diye, sonraki vaadin zamanı da gelecektir, umulur ki rabbiniz size acır / merhamet eder , e ğer siz vazgeçerseniz biz de vazgeçer döneriz, cehennemi kafirlere zindan yaptık, İşte bu Kuran tam kıvama gelmeye rehberlik eder ve salih amel işleyen Müminlere , kesinlikle onlara büyük bir mükafat olduğunu, ahirete inanmayanlara da acıtıcı / elim bir azap hazırladığımızı müjdeler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bir gece kulunu, Mescid-i Haram’dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya ayetlerimizi ona göstermek için götüren (Allah her türlü noksanlıktan) münezzehtir. Şüphesiz O, her şeyi işitendir, görendir.

Süleyman Ateş

Eksiklikten uzaktır O (Allah) ki gecenin bir vaktinde kulunu, ayetlerimizden bir bölümünü, kendisine göstermemiz için, Mescid-i Haram'dan, çevresini bereketli kıldığımız Mescid-i Aksa'ya yürüttü. Gerçekten O, işitendir, görendir.

Süleymaniye Vakfı

Bir kısım ayetlerini göstermek için kulunu bir gece Mescid-i Haram'dan çevresini bereketli kıldığı el-mescidü'l-aksaya dipnot 1 /en uzak mescide çıkaran dipnot 2 Allah, bütün eksikliklerden uzaktır dipnot 3 . O, daima dinleyen ve görendir.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İsra 17/60, Necm 53/13-18. el-mescidü'l-aksa /en uzak mescid, yedinci kat semada olan ve sürekli ibadete açık olan el-Beyt'ül-Ma'mur'dur (Tur 52/4-5). Gelenekte Mescid-i Aksa'nın Kudüs'te olduğu kabul edilir. Halbuki Ömer (r.a) Kudüs'ü fethettiğinde orada böyle bir mescit yoktu. Bu sebeple Süleyman Mabedi'nin molozlar altında kalan yerini temizleyip orada namaz kıldırmıştı (Nebi Bozkurt, Mescid-i Aksa, DİA). Allah Teala, bazı ayetlerini göstermek için bir gece, Mescid-i Haram'dan el-Mescid'ül-Aksa'ya çıkardığı Muhammed aleyhisselama o ayetleri, yedinci kat göğün son noktasında, Sidret'ül-Münteha'nın yanında gösterdi. Oranın yakınında da Cennet vardır (Necm 53/18). Ona, el-Mescidü'l-Aksa / en uzak mescit denmesinin sebebi bu olmalıdır. Orası ancak meleklerin ibadet yeri olabilir. Çünkü onlar da ibadetle yükümlüdürler (A'raf 7/206, Nahl 16/49-50, Zariyat 51/56).
  2. metne dön, dipnot 2
    İsra (إسراء) kelimesi, "seriy (سرِي)" kökünden türemiş sayılarak ona "gece yürüyüşü" anlamı verilmiştir. İsra kökünden fiillerin geçtiği ayetlerde "gece (ليل)" kelimesi de olduğu için bu kelimeye "gece yürüyüşü" anlamı vermek yanlıştır. (Taha 20/77, Şuara 26/52). ayetlerde "gece (ليل)" ifadesi açıkça geçmese de ilgili ayetlerden dolayı onlarda da onun varlığı takdir edilir. Kelime, "her şeyin en yükseği" anlamına gelen "serah (سَرَاة)"dan türemiştir (Müfredat, (سرى) mad). Kur'an'da isra kökünden gelen fiillerin tamamı, "en yükseğe çıkarma" anlamındadır. Necm suresindeki ayetler (Necm 53/13-18) "isra"nın, yukarıya çıkarma anlamında olduğunun en açık delilleridir. Kelimenin geçtiği diğer beş ayetten ikisi, Lut aleyhisselama verilen şu emri içerir: "Gecenin bir bölümünde aileni isra et/ en yukarıya çıkar!" (Hud 11/81, Hicr 15/65). Tevrat'ta da yer alan "yukarıya çıkar!" emri, gelecek azaptan kurtulmaları için Lut aleyhisselamın, ailesini dağa çıkarması emridir (
    Tekvin 19/17 — Eski Ahit, Yaratılış; alıntıyı aç

    Eski Ahit · Yaratılış 19:17

    Kent dışına çıkınca, adamlardan biri Luta, “Kaç, canını kurtar, arkana bakma” dedi, “Bu ovanın hiçbir yerinde durma. Dağa kaç, yoksa ölür gidersin.”

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ). Diğer üç ayette ise Musa aleyhisselama, "kullarımı en yukarıya (dağa) çıkar!" (Taha 20/77, Şuara 26/52, Duhan 44/23) emri içerir. O dağ, İsrailoğullarını götürdüğü Kızıldeniz'in kenarı ile Kahire arasında olan ve yüksekliği yer yer 2.000 metreyi geçen sıra dağlar olmalıdır (Suna Doğaner, Mısır, DİA). Çünkü o dağlar aşılmadan Kızıldeniz'e ulaşılamaz.
  3. metne dön, dipnot 3
    Sözlükte eğmek /bükmek /çevirmek anlamındaki left ( لفت ) kökünden türeyen iltifat, bir şeyi yöneldiği taraftan başka bir tarafa çevirmek anlamına gelir. Terim olarak iltifat, üslupla ilgili edebi bir sanattır. Kullanıldığı yerlerde ifadeye tehdit ve korkutma, tenbih, kınama, silkeleme, uyarma ve hatırlatma, sebep gösterme, talebin önemini ifade etme gibi anlamlar katar. Dinleyicinin ilgi ve dikkatini canlı tutmayı sağlar. İltifat; kişide, tekillik-çoğullukta ve zamanda yapılabilir. Türkçede de benzer amaçlarla, konuşurken kişi değiştirme, tekil kişiyi çoğul zamirle ifade etme ve kipte değişiklik yapma vardır: ancak her dilin dinamikleri kendine özgü olduğu için bir dilden başka bir dile çeviri yapılırken aynı anlam inceliklerini yansıtmak her zaman mümkün olmaz. Bu yüzden mealimizde Kur'an'da geçen iltifat sanatlı söyleyişler, Türkçede daha iyi anlaşılması amacıyla yer yer lafzen değil, manen aktarılmıştır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kulunu bir gecede Mescid-i Haram dipnot 1 'dan alıp, çevresini bereketli kıldığı dipnot 2 en uzak mescide (el-Mescid'ul-aksa'ya) götüren Allah, eksikliklerden uzaktır. Bu, ona bir kısım ayetlerimizi dipnot 3 göstermek içindir. O (Allah) dinler ve görür.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kabe ve civarı
  2. metne dön, dipnot 2
    İltifat
  3. metne dön, dipnot 3
    İsra gece yürüyüşü, miraç yükselme ve asansör demektir. Ayette bahsedilen göstergeler, en uzak mescidin, yani 7.kat semada bulunana Allah'ın arşının (yönetim merkezinin) bulunduğu yerdekilerdir. Kuran bilgisi çerçevesinde orada cennetler, cehennemler ve Allah'ın arşı olduğu bilgimiz dahilindedir. Bu bilgileri tüm gerçekliğiyle ahirette biz de görebileceğiz ancak nebilerin kendi görevlerine alışmalarının sağlanması, kendine ve vahiy meleğinin getirdiği ayetlere güveninin artması maksadıyla özel olarak eğitime alındıkları, bizim için gizli (gayb) olan bazı bilgilere kavuştukları açıkça anlaşılmaktadır.

Şaban Britch

Bir gece kulunu, Mescid-i Haram’dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya ayetlerimizi O’na göstermek için götüren (Allah her türlü noksanlıktan) münezzehtir. Şüphesiz O, her şeyi işitendir, görendir.

Şaban Piriş

Bir gece kulunu, Mescid-i Haram'dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya ayetlerimizi O'na göstermek için götüren (Allah) her türlü noksanlıktan uzaktır. Şüphesiz O, her şeyi işiten ve görendir.

Yaşar Nuri Öztürk

Bütün varlıkların tespihi o kudretdir ki, ayetlerimizden bazılarını kendisine gösterelim/kendisini ayetlerimizden bir parça olarak gösterelim diye kulunu, gecenin birinde Mescit-i Haram'dan, çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya yürütmüştür. Hiç kuşkusuz, O'dur Semi' ve Basir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Glory be to Allah and extolled are His glorious attributes attendant upon His manifestation of conducting His servant by night from the Sacrosanct Mosques - Macca- to the Farthest Mosque, - Jerusalem whose precincts We had blessed. A journey that was planned without the factor of time or that of space to show him our spiritual world and some of Our signs evincing both Our Almightiness and Omnipresence. Allah is indeed AL-Sami' (Omnipresent) with unlimited audition and AL-Bassir (He clearly sees all things).

Abdul Haleem

Glory to Him who made His servant travel by night from the sacred place of worship to the furthest place of worship, whose surroundings We have blessed, to show him some of Our signs: He alone is the All Hearing, the All Seeing.

Abdullah Yusuf Ali

Glory to (Allah) Who did take His servant for a Journey by night from the Sacred Mosque to the farthest Mosque, whose precincts We did bless,- in order that We might show him some of Our Signs: for He is the One Who heareth and seeth (all things).

Abul A'la Maududi

Holy is He Who carried His servant by night from the Holy Mosque (in Makkah) to the farther Mosque (in Jerusalem) whose surroundings We have blessed that We might show him some of Our Signs. dipnot 1 Indeed He alone is All-Hearing, All-Seeing.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The event referred to in this verse is known Miraj and Isra. According to authentic traditions, this took place a year before Hijrah. In the traditional and biographical literature, its details have been related by a large number (25) of the companions. Anas bin Malik, Malik bin Saasaah, Abuzar Ghifari, and Abu Hurairah (May Allah be pleased with them all) have related details of the event. Besides them, Umar, Ali, Abdullah bin Masud (Allah be pleased with them) have also related some parts of this event.

Aisha Bewley

Glory be to Him who took His slave on a journey by night from the Masjid al-Haram to the Masjid al-Aqsa, whose surroundings We have blessed, in order to show him some of Our Signs. He is the All-Hearing, the All-Seeing.

Al-Hilali & Khan

Glorified (and Exalted) be He (Allâh) [above all that (evil) they associate with Him][1] Who took His slave (Muhammad صلى الله عليه و سلم) for a journey by night from Al-Masjid-al-Harâm (at Makkah) to Al-Masjid-al-Aqsâ (in Jerusalem), the neighbourhood whereof We have blessed, in order that We might show him (Muhammad صلى الله عليه و سلم) of Our Ayât (proofs, evidence, lessons, signs, etc.). Verily, He is the All-Hearer, the All-Seer[2].

Ali Quli Qarai

Immaculate is He who carried His servant on a journey by night from the Sacred Mosque to the Farthest Mosque whose environs We have blessed, that We might show him some of Our signs. Indeed He is the All-hearing, the All-seeing.

Amatul Rahman Omar

Glory be to Him Who carried His servant by night from the Holy Mosque (at Makkah) to the Distant Mosque (at Jerusalem), the precincts of which (too) We have blessed, that We might show him some of Our signs. Infact, He alone is the All-Hearing, the All-Seeing.

Arthur John Arberry

Glory be to Him, who carried His servant by night from the Holy Mosque to the Further Mosque the precincts of which We have blessed, that We might show him some of Our signs. He is the All-hearing, the All-seeing.

Bijan Moeinian

Glorified is God Who took His servant (Mohammad) from Mecca to Jerusalem overnight to show him the magnitude of his kingdom. The fact is that He alone hears everything and sees everything.

E. Henry Palmer

Celebrated be the praises of Him who took His servant a journey by night from the Sacred Mosque, to the Remote Mosque, the precinct of which we have blessed, to show him of our signs! verily, He both hears and looks.

Edip-Layth

Glory be to the One who took His servant by night from the Restricted Temple to the most distant temple which We had blessed around, so that We may show him of Our signs. Indeed, He is the Hearer, the Seer.

George Sale

Praise be unto Him, who transported his servant by night, from the sacred temple of Mecca to the farther temple of Jerusalem, the circuit of which We have blessed, that We might shew him some of our signs; for God is He who heareth, and seeth.

Hamid S. Aziz

Glorified be He Who carried His servant on a journey by night from the Sacred Mosque to the Remote Mosque, the neighbourhood of which We have blessed, to show him of Our Signs. Verily, He is the Hearer and the Seer.

Mahmoud Ghali

All Extolment be (to Him), Who made His bondman to set forth by night from the Inviolable Mosque to the Further (Literally: Remotest) Mosque, around which We have blessed, that We might show him (some) of Our signs. Surely He, Ever He, is The Ever-Hearing, The Ever-Beholding.

Marmaduke Pickthall

Glorified be He Who carried His servant by night from the Inviolable Place of Worship to the Far distant place of worship the neighbourhood whereof We have blessed, that We might show him of Our tokens! Lo! He, only He, is the Hearer, the Seer.

Mohamed Ahmed - Samira

GLORY TO HIM who took His votary to a wide and open land from the Sacred Mosque (at Makkah) to the distant Mosque whose precincts We have blessed, that We may show him some of Our signs. Verily He is all-hearing and all-seeing.

Muhammad Asad

LIMITLESS in His glory is He who transported His servant by night from the Inviolable House of Worship [at Mecca] to the Remote House of Worship [, at Jerusalem] - the environs of which We had blessed -so that We might show him some of Our symbols: for, verily, He alone is all-hearing, all-seeing.

Mustafa Khattab

Glory be to the One Who took His servant ˹Muḥammad˺ by night from the Sacred Mosque to the Farthest Mosque whose surroundings We have blessed, so that We may show him some of Our signs.[1] Indeed, He[2] alone is the All-Hearing, All-Seeing.

Progressive Muslims

Glory be to the One who took His servant by night from the Restricted Temple to the most distant temple which We had blessed around, so that We may show him of Our signs. Indeed, He is the Listener, the Seer.

Rashad Khalifa

Most glorified is the One who summoned His servant (Muhammad) during the night, from the Sacred Masjid (of Mecca) to the farthest place of prostration, whose surroundings we have blessed, in order to show him some of our signs. He is the Hearer, the Seer.,

Sahih International

Exalted is He who took His Servant by night from al-Masjid al-îaram to al-Masjid al- Aq§a, whose surroundings We have blessed, to show him of Our signs. Indeed, He is the Hearing, the Seeing.

Sam Gerrans

Glory be to Him who conveyed His servant by night from the inviolable place of worship to the furthest place of worship, which We blessed round about him, that We might show him some of Our proofs! He is the Hearing, the Seeing.

Shabbir Ahmed

Glorious is He Who initiated the migration by night of His servant from the Sacred Masjid to the Remote Masjid whose environs We did bless that We might show him of Our Signs (20:23). (That the Divine System will begin to prevail from therein). Verily, He is the Hearer, the Seer.

Syed Vickar Ahamed

Glory be to (Allah), Who took His Servant (the Prophet Muhammad) for a Journey during the night from the Sacred Mosque (in Makkah) to the Farthest Mosque (in Jerusalem) whose Vicinities We blessed, so that We may show him some of Our Signs (verses): For He is the All Hearer (As-Sami’), the All Seer (Al-Baseer, One Who hears all and sees all).

Taqi Usmani

Glorious is He Who made his servant travel by night from Al-Masjid-ul-Harām to Al-Masjid-ul-AqSā whose environs We have blessed, so that We let him see some of Our signs. Surely, He is the All-Hearing, the All- Seeing.

The Monotheist Group

Glory be to the One who took His servant by night from the Restricted Temple to the most distant temple which We had blessed around, so that We may show him of Our signs. Indeed, He is the Hearer, the Seer.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 1. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 1. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 1. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩