Diyanet İşleri
Allah'ın sizi (kabirlerinizden) çağıracağı, sizin de O'na hamd ederek emrine hemen uyacağınız ve (kabirlerinizde) pek az kaldığınızı sanacağınız günü hatırla!
İsrâ suresi
İsrâ suresi, 52. ayet. يَوْمَ يَدْعُوكُمْ فَتَسْتَجِيبُونَ بِحَمْدِهِۦ وَتَظُنُّونَ إِن لَّبِثْتُمْ إِلَّا قَلِيلًا
yevme yed`ûküm fetestecîbûne biḥamdihî veteżunnûne il lebiŝtüm illâ ḳalîlâ.
Allah'ın sizi (kabirlerinizden) çağıracağı, sizin de O'na hamd ederek emrine hemen uyacağınız ve (kabirlerinizde) pek az kaldığınızı sanacağınız günü hatırla!
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Meleklere kız isnadı ve dirilişe itiraz İsrâ 40–52 3
Dediler ki: "Biz bir yığın kemik, bir yığın ufantı olduğumuz zaman mı yeniden bir yaratılışla diriltilecekmişiz, biz mi?"
De ki: "(Şüphe mi var?) İster taş olun ister demir!"
"Yahut aklınızca, diriltilmesi daha da imkansız olan başka bir varlık olun, (yine de diriltileceksiniz.)" Diyecekler ki: "Peki bizi hayata tekrar kim döndürecek?" De ki: "Sizi ilk defa yaratan." Bunun üzerine başlarını sana (alaylı bir tarzda) sallayacaklar ve "Ne zamanmış o?" diyecekler. De ki: "Yakın olsa gerek!"
Allah'ın sizi (kabirlerinizden) çağıracağı, sizin de O'na hamd ederek emrine hemen uyacağınız ve (kabirlerinizde) pek az kaldığınızı sanacağınız günü hatırla!
Kullarıma söyle: (İnsanlara karşı) en güzel sözü söylesinler. Çünkü şeytan aralarını bozar. Çünkü şeytan insanın apaçık bir düşmanıdır.
Rabbiniz sizi daha iyi bilir. (Durumunuza göre) dilerse size merhamet eder, dilerse azap eder. Seni de onlara vekil olarak göndermedik.
Hem Rabbin göklerde ve yerde kim varsa daha iyi bilir. Andolsun, peygamberlerin bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. Davud'a da Zebur'u verdik.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
52. “Sizi” öldükten sonra diriliş ve amel defterlerinizin verilmesi için “çağıracağı” ve sûra üfürüleceği “gün O’na hamdederek çağrısına uyup (mahşerde toplanacaksınız).” O’nun emrine uyacak, O’na karşı gelemeyeceksiniz. “O’na hamdederek” buyruğunun anlamı şudur: Yüce Allah, yaptıkları dolayısıyla hamde, övgüye layık olandır. O, çağrışma ve seslenme günü olan kıyamet gününde onları bir araya getirmesinde ve kullarına buna uygun olarak amellerinin karşılığını vermesinde övülmeye layıktır. “Ve” o günün süratle gerçekleşmesinden ve karşı karşıya kalmış olduğunuz nimetlerle hiç karşılaşmamış gibi olacağınızdan dolayı “(dünyada) ancak çok az bir süre kaldığınızı zannedeceksiniz.” İşte inkârcıların kendisi hakkında: “O ne zamanmış?” dedikleri gün, bu gündür. O günde bunu görecekleri vakit son derece pişman olacaklar ve kendilerine: “İşte kendisini yalanlamakta olduğunuz gün, bugündür?” (el-Mutaffifin, 83/17) denilecektir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Allah -Subhânehu ve Teâlâ-, size seslendiği gün sizi mahşer yerine çağırdığında tekrar diriltecektir. O'na hamt edip emrine boyun eğerek icabet edeceksiniz. Ve dünyada çok az bir zaman kaldığınızı zannedersiniz.
Aynı kök: لبث (31 geçiş) · Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Ortak kavram: Zan
Yusuf, onlardan kurtulacağını düşündüğü kişiye, "Efendinin yanında beni an", dedi. Fakat şeytan onu efendisine hatırlatmayı unutturdu da bu yüzden o,…
Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş) · Ortak kavram: Zan
Talut, ordu ile hareket edince, "Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o…
Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş) · Ortak kavram: Zan
Davud dedi ki: "Andolsun, senin koyununu kendi koyunlarına katmak istemek suretiyle sana zulmetmiştir. Esasen ortakların pek çoğu birbirine haksızlık…
Aynı kök: جوب (43 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş) · Ortak kavram: Dua
Yahut kendisine dua ettiği zaman zorda kalmışa cevap veren ve başa gelen kötülüğü kaldıran, sizi yeryüzünün halifeleri kılan mı? Allah ile birlikte…
Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Ortak kavram: Zan · Ortak kavram: Dua
O, sizi karada ve denizde gezdirip dolaştırandır. Öyle ki gemilerle denize açıldığınız ve gemilerinizin içindekilerle birlikte uygun bir rüzgarla…
Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Ortak kavram: Hamd · Ortak kavram: Dua
Bunların oradaki duaları, "Seni eksikliklerden uzak tutarız Allah'ım!", aralarındaki esenlik dilekleri, "selam"; dualarının sonu ise, "Hamd alemlerin…
Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Ortak kavram: Hamd · Ortak kavram: Dua
"Hamd, iyice yaşlanmış iken bana İsmail'i ve İshak'ı veren Allah'a mahsustur. Şüphesiz Rabbim duayı işitendir."
Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Ortak kavram: Hamd · Ortak kavram: Dua
O, diridir. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. O halde sadece Allah'a itaat ederek (samimi olarak) O'na ibadet edin. Hamd, alemlerin Rabbine mahsustur.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Allah'ın) sizi çağıracağı o gün, kendisini överek çağrısına uyacak ve (dünyada) az kaldığınızı anlayacaksınız. dipnot 1
O sizi o gün çağıracak, derhal siz de (ister istemez) O'nu överek bu çağrıya uyacaksınız; üstelik (dünya hayatında) çok kısa bir süre oyalandığınızı kesinkes bileceksiniz!"
"Sizi çağıracağı ve sizin de onu överek (bu çağrıya) cevap vereceğiniz, ve kendinizi (yeryüzünde) çok kısa bir süre oyalanmış gibi hissedeceğiniz bir Gün'de."
Sizi çağıracağı zaman (ölümü tattığınızda), O'nun Hamdı olarak (değerlendirmesine göre) olayı yaşayacak ve zannedeceksiniz ki (kabirlerinizde - beden yaşamında - dünyada) ancak pek az kaldınız!
Sizi çağıracağı gün, O'na övgüyle icabet edecek ve (dünyada) pek az bir süre kaldığınızı sanacaksınız.
Allah sizi çağıracağı gün, kendisine hamdederek çağrısına uyarsınız ve (dirilmeden önceki halinizde) çok az kaldığınızı sanırsınız.
"Sizi çağıracağı gün, O'nu överek çağrısına uyacak ve çok az bir süre kaldığınızı sanacaksınız!"
Allah sizi çağıracağı gün, kendisine hamdederek çağrısına uyarsınız ve çok az kaldığınızı sanırsınız.
Sizi çağıracağı gün, siz ona övgüyle karşılık verirsiniz ve çok kısa bir süre kalmış olduğunuzu anlarsınız.
Sizi çağıracağı gün, siz ona övgüyle karşılık verirsiniz ve çok kısa bir süre kalmış olduğunuzu anlarsınız.
O sizi çağıracağı gün, derhal O'na tam bir saygı ile uyacaksınız ve (kabirlerinizde) pek az bir müddet kaldığınızı sanacaksınız.
O sizi çağıracağı gün derhal ona kemali ta'zim ile icabet edeceksiniz ve zannedeceksiniz ki pek az bir müddet kaldınız
"Sizi çağıracağı dipnot 1 gün, O'nu överek çağrıya uyacaksınız ve dünyada çok kısa bir süre kaldığınızı sanacaksınız."
"Sizi çağıracağı dipnot 1 gün, O'nu överek çağrıya uyacaksınız ve dünyada çok kısa bir süre kaldığınızı sanacaksınız."
"Sizi çağıracağı dipnot 1 gün, O'nu överek çağrıya uyacaksınız ve dünyada çok kısa bir süre kaldığınızı sanacaksınız."
Sizi çağıracağı gün, O'na övgüyle icabet edecek ve (dünyada) pek az bir süre kaldığınızı sanacaksınız.
(Allah) sizi çağıracağı gün hemen (kabirlerinizden kalkıb) Onun emrine icabet edeceksiniz ve sanacaksınız ki (kabirlerinizde) ancak pek az bir müddet kalmışsınızdır.
O, sizi çağırdığı gün; hamdederek davetine uyarsınız. Ve çok az kalmış olduğunuzu zannedersiniz.
(45-55) Kuran okuduğun vakit seninle ahirete inanmayanlar arasına saklı bir örtü yaparız, kalplerine onu anlamamaları için bir kaplama / izolasyon / ekinne ve kulaklarına kapatıcı tıpa / ağırlık / vekra koyarız. Kuranda, Rabbinin tek olduğunu hatırlattığın vakit nefretle ar tlarını döner giderler. Onların seni dinlediklerinde neyi işittiklerini ve neyi fısıldaştıklarını ve zalimlerin, büyülü / sihirli bir adama uyuyorsunuz / tabi oluyorsunuz dedikleri en iyi biz biliyoruz. Bak! Nasıl misaller sana getiriyorlar, saptılar ve yola da güçleri / istidatları yetmez. Dediler ki kemik ve ufalanmış toz iken yeniden bir yaratılış ile mi diriltileceğiz? De ki taş yahut demir dahi olsanız veya göğsünüzde daha büyük ne yaratık varsa olsanız dahi, diyecekler ki peki kim bizi diriltip iade edecek? sizleri ilk defa yaratan de, yine başlarını sallayarak diyecekler ki, o ne zaman? de ki belki de yakındır. O gün sizi çağıracak, siz de ona hamd ederek icabet edeceksiniz ve azcık kaldığınızı sanacaksınız. Kullarıma de ki güzel olanı söylesinler , muhakkak şeytan onların aralarında anlaşmazlık / niza çıkarır, muhakkak ki şeytan insana apaçık bir düşmandır. Rabbiniz sizi çok iyi biliyor, eğer istese size rahmet eder veya eğer isterse size azap eder, seni onlara vekil olarak göndermedik. Semalarda ve arzda kim varsa onu en iyi bilen senin Rabbindir. Kesin olan şu ki bazı nebileri bazılarına üstün kıldık, Davud’a Zebur'u verdik. De ki çağırın ondan başka ilah sandıklarınızı, sizden zararı kaldırmaya yahut değiştirmeye malik değillerdir. İşte bunların dua ettikleri bile hangisi Allah’a daha yakın olacak diye Rablerine giden araçlar ararlar / vesileler ararlar , onun rahmetini isterler, O’nun azabından da korkarlar , muhakkak ki rabbinin azabı kaçınılacak / mahzurlu değildir.
Sizi çağırdığı gün, O’na hamt ederek çağrısına uyup, geleceksiniz ve ancak pek az bir süre kaldığınızı zannedeceksiniz.
Sizi çağıracağı gün O'na hamdederek çağrısına uyarsınız (dirilip kalkarsınız) ve (dünyada) pek az kaldığınızı sanırsınız.
Sizi çağıracağı gün, her şeyi mükemmel yapması sebebiyle ona karşılık verecek ve (dünyada) pek az kaldığınızı zannedeceksiniz. dipnot 1
Sizi çağıracağı günde; "Allah'ım ne iyi yaptın!" diyerek karşılık verecek, dünyada pek az kaldığınızı zannedeceksiniz.
Sizi çağırdığı gün, O’na hamd ederek çağrısına koşarsınız. Ve dünyada az bir zaman kaldığınızı zannedersiniz.
Sizi çağırdığı gün, O'na hamd ederek çağrısına koşarsınız. Ve dünyada az bir zaman kaldığınızı zannedersiniz.
Sizi çağıracağı gün onu hamd ederek çağrısına derhal uyacaksınız. Ve sadece az bir süre kaldığınızı düşüneceksiniz.
"This shall be the Day when He summons you all from the graves and you rise praising the O Allah and ascribing His glory".
it will be the Day when He calls you, and you answer by praising Him, and you think you have stayed [on earth] only a little while.’
"It will be on a Day when He will call you, and ye will answer (His call) with (words of) His praise, and ye will think that ye tarried but a little while!"
on the Day when He will call you and you will rise praising Him in response to His call, and you will believe that you had lain in this state only for a while." dipnot 1
On the Day He calls you, you will respond by praising Him and think that you have only tarried a very short time.
On the Day when He will call you, and you will answer (His Call) with (words of) His Praise and Obedience, and you will think that you have stayed (in this world) but a little while!
The day He calls you, you will respond to Him, praising Him, and you will think you remained only a little. ’
(This promise will be fulfilled) on the day when He will call you forth, then you will respond (to Him) saying His praises and you will think that you have tarried (in the world) only for a little while.
on the day when He will call you, and you will answer praising Him, and you will think you have but tarried a little. '
On that Day, when I call you (and you will respond with the utmost respect), You will be under the impression that it took only a little while.
The day when He shall call on you and ye shall answer with praise to Him, and they will think that they have tarried but a little.
The day He calls you and you respond by His grace, and you think that you only stayed a little while.
On that day shall God call you forth from your sepulchres, and ye shall obey, with celebration of his praise; and ye shall think that ye tarried but a little while.
The day when He shall call on you and you shall answer with praise to Him, they will think that they have tarried but a little while.
The Day when He will call you (and) so you respond with His praise and you surmise (that) decidedly you have not lingered except a little.
A day when He will call you and ye will answer with His praise, and ye will think that ye have tarried but a little while.
"On the day when He will call you, and you will answer with His praises and imagine you did not tarry but a while. "
on a Day when He will call you, and you will answer by praising Him, thinking all the while that you have tarried [on earth] but a little while. "
On the Day He will call you, you will ˹instantly˺ respond by praising Him,[1] thinking you had remained ˹in the world˺ only for a little while.
The Day He calls you and you respond by His grace, and you think that you only stayed a little while.
The day He summons you, you will respond by praising Him, and you will then realize that you had lasted in this life but a short while.
On the Day He will call you and you will respond with praise of Him and think that you had not remained [in the world] except for a little. "
“The day He will call you, and you will answer with His praise, and you will think that you tarried only a little.”
A Day when He will call you, you will be spellbound with His Glory. Then you will think that you lived in this world only a short while.
"It will be on a Day when He will call you, and you will answer (to His call) with His Praise and servitude, and you will (only) think that you delayed only for a short while!"
(It will be) on a day when He will call you, and you will respond praising Him, and you will think you did not stay (on the earth) but for a short while.
The Day He calls you and you respond by His grace, and you think that you only stayed a little while.