İsrâ suresi

İsrâ suresi, 59. ayet

İsrâ suresi, 59. ayet. وَمَا مَنَعَنَآ أَن نُّرْسِلَ بِٱلْـَٔايَٰتِ إِلَّآ أَن كَذَّبَ بِهَا ٱلْأَوَّلُونَ وَءَاتَيْنَا ثَمُودَ ٱلنَّاقَةَ مُبْصِرَةً فَظَلَمُوا۟ بِهَا وَمَا نُرْسِلُ بِٱلْـَٔايَٰتِ إِلَّا تَخْوِيفًا

vemâ mene`anâ en nürsile bil'âyâti illâ en keẕẕebe bihe-l'evvelûn. veâteynâ ŝemûde-nnâḳate mübṣiraten feżalemû bihâ. vemâ nürsilü bil'âyâti illâ taḫvîfâ.

Diyanet İşleri

Bizi, (Kureyş'in istediği) mucizeleri göndermekten, ancak, öncekilerin onları yalanlamış olması alıkoydu. (Nitekim) Semud kavmine o dişi deveyi açık bir mucize olarak verdik de onlar bu yüzden zalim oldular. Oysa biz mucizeleri sırf korkutmak için göndeririz.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

İsrâ 56–62 · surenin 59. ayeti / 111

Konu "En güzel sözü söyleyin"; mucize göndermemenin sebebi İsrâ 53–60 3

  1. İsrâ 56

    De ki: "Onu bırakıp da ilah diye ileri sürdüklerinizi çağırın. Onlar, başınızdaki sıkıntıyı ne kaldırabilirler ne de değiştirebilirler."

  2. İsrâ 57

    Onların yalvardıkları bu varlıklar, "hangimiz daha yakın olacağız" diye Rablerine vesile ararlar. O'nun rahmetini umarlar, azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı gerçekten korkunçtur.

  3. İsrâ 58

    Ne kadar memleket varsa hepsini kıyamet gününden önce ya helak edeceğiz, ya da şiddetli bir azapla cezalandıracağız. İşte bu, Kitap'ta (Levh-i Mahfuz'da) yazılmış bulunuyor.

  4. 59

    Bizi, (Kureyş'in istediği) mucizeleri göndermekten, ancak, öncekilerin onları yalanlamış olması alıkoydu. (Nitekim) Semud kavmine o dişi deveyi açık bir mucize olarak verdik de onlar bu yüzden zalim oldular. Oysa biz mucizeleri sırf korkutmak için göndeririz.

  5. İsrâ 60

    Hani sana, "Muhakkak Rabbin, insanları çepeçevre kuşatmıştır" demiştik. Sana gösterdiğimiz o rüyayı da, Kur'an'da lanetlenmiş bulunan o ağacı da sırf insanları sınamak için vesile yaptık. Biz onları korkutuyoruz. Fakat bu, sadece onların büyük azgınlıklarını (daha da) artırdı.

  6. İsrâ 61

    Hani meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik, onlar da saygı ile eğilmişlerdi. Yalnız İblis saygı ile eğilmemiş, "Hiç ben, çamur halinde yarattığın kimse için saygı ile eğilir miyim?" demişti.

  7. İsrâ 62

    Yine demişti ki: "Benden üstün tuttuğun kişi bu mu, söyler misin? Andolsun eğer beni kıyamete kadar ertelersen, onun soyunu, pek azı hariç, (azdırarak) kontrolüm altına alacağım."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

59. Yüce Allah, yalanlayıcıların gösterilmesini istedikleri mucizelerin indirilmemesindeki rahmetini söz konusu etmekte ve bu mucizeleri göndermeye mani olan sebebin, onların bu mucizeleri yalanlamalarının kuvvetle muhtemel olması olduğunu zikretmektedir. Çünkü bu mucizeleri yalanlayacak olurlarsa dünyevi ceza derhal gelir ve herhangi bir erteleme söz konusu olmaksızın azap başlarına iner. Nitekim önceden de getirilmesini teklif ettikleri mucizeleri yalanlamış olan kavimlere de böyle yapılmıştı. Nitekim, Yüce Allah’ın Semûd kavmine gönderdiği mucize, en büyük mucizelerden biridir. Zira bu mucize, bütün kabilenin sütünden içtikleri, göz kamaştırıcı ve muazzam dişi deve idi. Buna rağmen onlar, onu yalanladılar. Bunun üzerine başlarına Yüce Allah’ın bizlere Kitabında anlattığı azap gelip çattı. İşte bunların durumu da aynıdır. Eğer kendilerine büyük mucizeler gelecek olsa yine de iman etmeyeceklerdir. Çünkü onların iman etmelerine engel olan şey, Peygamber’in getirdiğinin açık seçik olmaması ve hak mıdır, batıl mıdır apaçık belli olmaması değildir. Çünkü Peygamber, getirdiklerinin doğruluğuna delil olacak pek çok delil ve belgeleri de beraberinde getirmiştir. Bunlar da hidâyeti arayan kimselerin hidâyet bulmaları için yeterlidir. Bu delillerle mucizeler amaç itibariyle aynıdır. O halde bu delillere karşı takındıkları tavrın aynısını mucizeler geldiği takdirde onlara karşı takınmaları da kaçınılmaz bir şeydir. Durum böyle olduğuna göre bu mucizelerin indirilmeyişi onlar için daha hayırlı ve daha faydalıdır. “Biz mucizeleri ancak korkutmak için göndeririz.” Yani mucizenin gönderilmesinde amaç, insanların imana davet edilmeleri ve imana girmelerini sağlamak değildir. Mucizeler olmaksızın iman olmaz diye bir şey de yoktur. Mucizelerin gönderilmesindeki esas amaç, insanların izlemekte oldukları yanlış yoldan vazgeçmeleri için uyarılıp sakındırılmalarıdır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Peygamberin sadık olduğuna delalet eden müşriklerin talep ettiği ölüyü diriltmek gibi görünen mucizeleri indirmeyi terk etmemizin sebebi evvelki ümmetlere indirmemiz ve onların bu mucizeleri yalanlamalarından başka bir şey değildir. Nitekim Semûd kavmine apaçık bir mucize olarak dişi deve vermiştik de, onu inkâr ettiler. Biz de onları günahlarına karşılık hemen azaplandırdık. Oysa bizim mucizeleri resullerin eliyle göndermemiz sadece ümmetlerini korkutmak içindir. Umulur ki onlar Müslüman olurlar.

Kelimeler

21 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَمَا ve ma ve yoktur
  2. مَنَعَنَآ meneana bizi alıkoyan kök: منع
  3. أَن en
  4. نُّرْسِلَ nursile göndermekten kök: رسل
  5. بِٱلْـَٔايَـٰتِ bil-ayati ayetler (mu'cizeler) kök: ايي
  6. إِلَّآ illa dışında
  7. أَن en
  8. كَذَّبَ kezzebe yalanlamaları kök: كذب
  9. بِهَا biha (onları)
  10. ٱلْأَوَّلُونَ ۚ l-evvelune evvelkilerin kök: اول
  11. وَءَاتَيْنَا ve ateyna ve verdik kök: اتي
  12. ثَمُودَ semude Semud'a
  13. ٱلنَّاقَةَ n-nakate dişi deveyi kök: نوق
  14. مُبْصِرَةًۭ mubsiraten açık bir mu'cize olarak kök: بصر
  15. فَظَلَمُوا۟ fezelemu o zulmetmelerine sebeb oldu kök: ظلم
  16. بِهَا ۚ biha onlara
  17. وَمَا ve ma ve
  18. نُرْسِلُ nursilu biz göndermeyiz kök: رسل
  19. بِٱلْـَٔايَـٰتِ bil-ayati mu'cizeleri kök: ايي
  20. إِلَّا illa dışında
  21. تَخْوِيفًۭا tehvifen korkutmak kök: خوف

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: منع (17 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Allah'ın mescitlerinde onun adının anılmasını yasak eden ve onların yıkılması için çalışandan kim daha zalimdir. Böyleleri oralara (eğer girerlerse)…

  • Aynı kök: نوق (7 geçiş)

    Semud kavmine de kardeşleri Salih'i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka bir ilah yoktur.…

  • Aynı kök: نوق (7 geçiş)

    Nihayet deveyi kestiler, Rablerinin emrine karşı geldiler ve "Ey Salih! Sen eğer (dediğin gibi) peygamberlerden isen, haydi bizi tehdit ettiğin azabı…

  • Aynı kök: نوق (7 geçiş)

    "Ey kavmim! İşte size mucize olarak Allah'ın dişi bir devesi. Bırakın onu, Allah'ın arzında yayılıp otlasın. Ona kötülük dokundurmayın, yoksa sizi…

  • Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    "İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar…

  • Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Şüphesiz, inananlar (Müslümanlar) ile Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiilerden (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve…

  • Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Hayır, öyle değil! Kim "ihsan" derecesine yükselerek özünü Allah'a teslim ederse, onun mükafatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar…

  • Aynı kök: منع (17 geçiş)

    Onlar sizi gözetleyip duran kimselerdir. Eğer Allah tarafından size bir fetih (zafer) nasip olursa, "Biz sizinle beraber değil miydik?" derler. Şayet…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Bizi, ayetler (mucizeler) göndermekten alıkoyan tek şey, öncekilerin onları yalanlamış olmasıdır. dipnot 1 (Nitekim) Semûd kavmine de (mucize olarak) aydınlatıcı, (ders verici) bir dişi deve vermiştik de onlar (vahşice katlettikleri için) ona haksızlık etmişlerdi. (Oysa) biz ayetleri (mucizeleri) ancak (inkârcıları) korkutmak için göndeririz.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet ‘Ankebût 29:50-51. ayetlerle birlikte okunmalıdır. Bu ayetler, Hz. Muhammed'e Kur'an dışında mucize verilmediğinin delillerindendir.

Mustafa İslamoğlu

Bizim mucizeler göndermemize yalnızca önceki toplumların onları yalanlamış olmaları engel oldu. Nitekim Semud'a (risaletin) görünür bir delili olarak dişi deveyi vermiştik, fakat temsil ettiği gerçeği inkar yoluyla ona zulmettiler; zaten Biz bu tür mucizevi delilleri, yalnızca korkutarak uyarma amacıyla göndeririz.

Muhammed Esed

Bizi (öncekiler gibi, bu mesajı da) mucizevi belirtilerle birlikte göndermekten alıkoyan tek sebep, önceki toplumların onları hep yalanlamış olmalarıdır; nitekim, Semud kavmine uyarıcı, aydınlatıcı bir belirti olarak o dişi deveyi verdik, ama onlar bunu kale almadılar. Oysa biz bu kabil belirtileri yalnızca korkutup uyarmak amacıyla göndermişizdir.

Ahmed Hulusi

Mucizelerimizi irsal etmemize mani olan, öncekilerin onları yalanlamış olmasıdır (siz de yalanlarsanız derhal azabını yaşardınız, sizi ortadan kaldırmak zorunda kalırdık)! Semud'a da aydınlatan olarak dişi deveyi verdik de (vahşice öldürerek) ona zulmettiler! Biz mucizelerimizi ancak korkutmak için irsal ederiz.

Ali Bulaç

Bizi ayet (mucize)ler göndermekten, öncekilerin onu yalanlamasından başka bir şey alıkoymadı. Semud'a dişi deveyi görünür (bir mucize) olarak gönderdik, fakat onlar bununla (onu boğazlamakla) zulmetmiş oldular. Oysa biz ayetleri ancak korkutmak için göndeririz.

Ali Özek ve heyeti

Bizi, âyetler (mucizeler) göndermekten alıkoyan tek şey, öncekilerin bu âyetleri yalanlamış olmasıdır. Nitekim Semûd kavmine, açık bir mucize olmak üzere bir dişi deve vermiştik. Onlar ise, (bu deveyi boğazladılar ve) bu yüzden zalim oldular. Oysa biz âyetleri ancak korkutmak için göndeririz.

Ali Rıza Safa

Bizi, mucizeler göndermekten alıkoyan, öncekilerin onları yalanlamış olmasıdır. Semud'a açık bir biçimde dişi deveyi verdik; sonunda haksızlık yaptılar. Zaten Biz, mucizeleri, ancak korkutmak için göndeririz.

Bayraktar Bayraklı

Mucizeler göndermekten bizi alıkoyan husus, öncekilerin mucizeleri yalanlamış olmasıdır. Nitekim Semud kavmine gözle görülebilen bir mucize olarak dişi deveyi vermiştik de, onu haksız yere öldürmüşlerdi. Oysa Biz, mucizeleri yalnız korkutmak için göndeririz.

Edip Yüksel

Öncekilerin onları yalanlamış olması bizi ayetler göndermekten alıkoymadı. Örneğin; Semud'a deveyi açıkça vermiştik. Fakat ona haksızlık ettiler. Biz ayetleri yalnızca uyarı amacıyla göndeririz. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Maalesef, geleneksel çevirilerin etkisinde kalarak biz bu ayeti pek inceleyip üzerinde düşünmeden daha önceki basımlarda yanlış çevirmiştik. Geleneksel çeviriler ayetteki "Ma" harfini olumsuzlaştırıcı harf olarak anlamak yerine onu "şey" olarak anlamışlar. Geleneksel çevirilere göre, daha önceki toplumlara mucizeler gönderen Tanrı bu geleneği devam etmeye niyetli imiş, ancak mucizelerin beklenen etkiyi göstermediğini gördükten sonra artık göndermekten vazgeçmiş! Bu anlayış Kuran'daki tanımlanan Tanrı'nın sıfatlarıyla çelişir. Dahası, mucizeler gösterilmesinin amacının fanatik inkarcıları ve bağnaz nankörleri ikna etmek için değil, mesajı rasyonel olarak sorgulayan açık fikirli kişilere yardımcı olmak ve kuşkularını dağıtmak olduğunu öğreniyoruz Kuran'dan. Geleneksel çeviriler ayrıca, tüm elçilerin mucizeler ve işaretlerle desteklendiğini bildiren ayetlerle çelişir. Muhammed'e daha önceki elçilere verilenlerin bir benzeri mucize verilmedi, ancak kendisine eşsiz bir delil olarak dünyanın sonuna kadar tüm kuşakların tanık olabileceği bitmez ve tükenmez mucizeler ve işaretler içeren bir kitap verildi. * Bak 29:51. Ayrıca bak 7:73-77; 26:155; 54:27; 91:13.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Bizi ayetler (mucizeler) göndermekten alıkoyan şey, öncekilerin onları yalanlamış olmasıdır. Örneğin, Semud'a açık bir (mucize) olarak deveyi vermiştik. Fakat ona haksızlık ettiler. Biz mucizeleri yalnızca uyarı amacıyla göndeririz

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bizi mucizelerle peygamber göndermekten alıkoyan şey, ancak önceki milletlerin onları yalanlamış olmalarıdır. Semud'a gözleri göre göre mucize olmak üzere o dişi deveyi verdik de onunla kendilerine zulmettiler; oysa Biz o mucizeleri, ancak korkutmak için göndeririz.

Elmalılı Hamdi Yazır

O istenilen ayetler (mu'cizeler) le risalet vermekten bizi men'eden de yoktur, ancak onları evvelki ümmetler tekzib ettiler, Semude gözleri göre göre o nakayı verdik de onunla kendilerine zulmettiler, halbuki biz o ayetleri ancak korkutmak için göndeririz

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bizi ayet dipnot 1 göndermekten alıkoyan şey, öncekilerin onu dipnot 2 yalanlamış olmalarıdır. Semud halkına göz göre göre o dişi deveyi verdik. Onunla kendilerine zulmettiler. dipnot 3 Ve Biz, ayetleri dipnot 4 uyarmaktan başka bir şey için göndermeyiz.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Mucize.
  2. metne dön, dipnot 2
    Gönderdiğimiz mucizeleri.
  3. metne dön, dipnot 3
    Onu öldürmekle. (Bak 11:65).
  4. metne dön, dipnot 4
    Mucizeleri.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bizi ayet dipnot 1 göndermekten alıkoyan şey, öncekilerin onu dipnot 2 yalanlamış olmalarıdır. Semud halkına gözleri göre göre o dişi deveyi verdik. Onu öldürerek dipnot 3 kendilerine haksızlık ettiler. Ve Biz, ayetleri dipnot 4 uyarmaktan başka bir şey için göndermeyiz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Mucize.
  2. metne dön, dipnot 2
    Gönderdiğimiz mucizeleri.
  3. metne dön, dipnot 3
    Hud suresi, 65.
  4. metne dön, dipnot 4
    Mucizeleri.

Gültekin Onan

Bizi ayetler göndermekten, öncekilerin onu yalanlamasından başka bir şey alıkoymadı. Semud'a dişi deveyi görünür (bir mucize) olarak gönderdik; fakat onlar bununla (onu boğazlamakla) zulmetmiş oldular. Oysa biz ayetleri ancak korkutmak için göndeririz.

Hasan Basri Çantay

Bizi (Kureyşe) ayetler (mucizeler) göndermemizden alıkoyan (sebeb başka değil) ancak evvelki (ümmet) lerin onları tekzib etmiş olduklarıdır. Biz, Semuda gözleri göre göre o dişi deveyi verdik de (onu öldürdüler ve) bu yüzden (kendilerine) zulmetdiler. Halbuki bir ayetleri (azab ve ihlak için değil) ancak (ahiret azabından) korkutmak için göndeririz.

İbni Kesir

Bizi ayetlerle göndermekten alıkoyan şey; ancak öncekilerin onları yalanlamış olmalarıdır. Semud'a da gözleri göre göre bir dişi deve vermiştik de, ona zulmetmişlerdi. Halbuki Biz; ayetleri ancak korkutmak için göndeririz.

Mehmet Alagaş

(56-60) Hiçbir memleket / karye yoktur ki biz onu kıyamet gününden önce helak etmeyelim yahut şedit bir azap ile azap etmeyelim. Bu kitapta yazılı / satırlı idi. Bizlere, ayet göndermekten men eden şey evvelkilerin onları yalanlamasıdır. Semud kavmine görebildikleri deveyi verdik onlar da ona zulmettiler, biz ayetlerimizi ancak korkutmak için göndeririz, Vaktin birinde biz sana Rabbin insanları kuşatmıştır demiştik. Sana gösterdiğimiz rüyayı ve kuranda ki lanetli ağacı insanlar için sınama yaptık, biz onları korkuttukça bu onların sadece taşkınlıklarını büyük bir şekilde artırıyor.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bizi mucizeler göndermekten, öncekilerin onu yalanlamasından başka bir şey alıkoymadı. Semûd kavmine açık bir mucize olarak dişi deveyi vermiştik. Ama ona zulmettiler. Oysa biz mucizeyi sadece korkutmak için göndeririz.

Süleyman Ateş

Bizi ayetler (mu'cizeler) göndermekten alıkoyan şey, evvelkilerin, (onları) yalanlamış olmasıdır. Semud(kavmin)e açık bir mu'cize olarak dişi deveyi verdik, o zulmetmelerine sebeb oldu (deveyi boğazlayarak kedilerine yazık etmiş oldular). Biz mu'cizeleri, yalnız korkutmak için göndeririz.

Süleymaniye Vakfı

(Sana) mucizeler göndermekten bizi alıkoyan tek şey, dipnot 1 öncekilerin onlar karşısında yalana sarılmış olmalarıdır. dipnot 2 (Salih'in kavmi) Semud'a gerçeği gösterir şekilde bir dişi deve vermiştik; ama onlar ona karşı yanlış yapmışlardı. dipnot 3 Bizim mucizeler göndermemiz, sadece korkutmak içindir.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Önceki kavimlerin helak edilmesine sebep olan günah, onların kendilerine gönderilen mucizelere rağmen nebilerine iman etmemeleridir; çünkü mucizeler, nebiliğin kesin delili olarak verilmiştir. Allah, bu sebeple son nebi olan Muhammed aleyhisselama diğerlerine verilenler gibi bir mucize vermemiştir. Verseydi o mucizeyi gördüğü halde inanmayanların da toplu olarak yok edilmesi gerekirdi. Böyle bir mucize yerine Allah, kendisi ve insanlar üzerindeki etkisi hem kalıcı hem de mucizevi olan Kur'an-ı Kerim'i göndermiştir (İsra 17/90-95, Taha 20/133, Ankebut 29/50-51).
  2. metne dön, dipnot 2
  3. metne dön, dipnot 3

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Seni mucizelerle göndermemizi engelleyen tek şey, öncekilerin onlar karşısında yalana sarılmalarıdır. Semud'a, gerçeği gösteren belge olarak bir dişi deve vermiştik ama ona yanlış iş yapmışlardı. Biz mucizeleri sadece korkutmak için göndeririz.

Şaban Britch

Bizi mucize göndermekten alıkoyan, öncekilerin onları yalanlamış olmalarıdır. Semud kavmine açık bir mucize olarak dişi deveyi vermiştik. Ama ona zulmettiler. Oysa biz mucizeyi sadece korkutmak için göndeririz.

Şaban Piriş

Bizi mucize göndermekten alıkoyan, ancak öncekilerin onları yalanlamış olmalarıdır. Semud kavmine mucize olarak gözleri önündeki Deve'yi vermiştik. Ama ona zulmettiler. Oysa biz mucizeyi sadece korkutmak için göndeririz.

Yaşar Nuri Öztürk

Bizi, mucizeler göstermekten alıkoyan, daha öncekilerin onları yalanlamış olmasından başka bir şey değildir. Semud kavmine o dişi deveyi açık bir mucize olarak verdik de onunla kendilerine zulmettiler. Biz, mucizeleri yalnız korkutup sindirmek için göndeririz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

In fact nothing prevented Us from sending you O Muhammad to the people with the power of working miracles to evince both your mission and Allah's Omnipotence and Rightful Authority except that people of bygone times refused to acknowledge them. Among them were the Thamudites to whom We sent the she –camel- as an evident and undoubted sign, but they mistreated her without due regard and wronged themselves. We only authorize the work of miracles so that the people be moved with a mingled feeling of dread and reverence toward Allah and realize the evil consequence of disobeying or denying Him.

Abdul Haleem

Nothing prevents Us from sending miraculous signs, except the fact that previous peoples denied them. We gave the people of Thamud the she-camel as a clear sign, yet they maltreated it. We send signs only to give warning.

Abdullah Yusuf Ali

And We refrain from sending the signs, only because the men of former generations treated them as false: We sent the she-camel to the Thamud to open their eyes, but they treated her wrongfully: We only send the Signs by way of terror (and warning from evil).

Abul A'la Maududi

Nothing hindered Us from sending Our Signs dipnot 1 except that the people of olden times rejected them as lies. We publicly sent the she-camel to the Thamud to open their eyes but they wronged her. dipnot 2 We never send Our Signs except to cause people to fear. dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Here signs mean those visible miracles which are presented as a proof of Prophethood. The disbelievers from among the Quraish were demanding such signs over and over again.
  2. metne dön, dipnot 2
    This is to warn the disbelievers, as if to say: It is the mercy of Allah that He is not showing such a sign so that you might mend your ways but in your folly you presume that such a sign cannot be presented. You should know that a sign is not being sent because its denial inevitably brings chastisement and the community is annihilated. You can learn from the past history that those communities which disbelieved in the open signs were utterly destroyed, such as the people of Thamud.
  3. metne dön, dipnot 3
    That is, miracles are not shown for fun. These are meant to warn the people that the Prophet is being helped by the Almighty and that they should realize the terrible consequences of disobedience.

Aisha Bewley

Nothing has prevented Us sending you Signs except the fact that the previous peoples denied them. We gave Thamud the she-camel as a visible Sign, and then they mistreated her. We do not send Signs except to frighten people.

Al-Hilali & Khan

And nothing stops Us from sending the Ayât (proofs, evidence, signs) but that the people of old denied them. And We sent the she-camel to Thamûd as a clear sign, but they did her wrong. And We sent not the signs except to warn, and to make them afraid (of destruction).

Ali Quli Qarai

Nothing keeps Us from sending signs except that the ancients denied them. We gave Thamūd the she-camel as an eye-opener, but they wronged her. We do not send the signs except for deterrence.

Amatul Rahman Omar

And nothing could prevent Us from going on sending (Our) signs though the former people cried lies to them. And We gave to Thamûd the she-camel as an enlightenment and an eye opener, but they dealt with her unjustly. And We do not send (Our) signs except to warn the people (against the evil consequences of disbelief and transgression).

Arthur John Arberry

Naught prevented Us from sending the signs but that the ancients cried lies to them; and We brought Thamood the She-camel visible, but they did her wrong. And We do not send the signs, except to frighten.

Bijan Moeinian

Nothing can prevent the Lord from sending His miracles (that you are repeatedly asking for) to you. The fact is, the previous nations (such as the people of Pharaoh) denied such miracles (sending miracles, therefore, is not efficient.) I sent the famous camel (as a miracle) to the people of Thamood (for example;) they responded (to this miracle) by killing her! The main reason for sending the (past) miracles was to warn the people (so that they wake up from the hypnotic dream induced by Satan and come to their senses. What was needed in the time of Mohammad was a Book to relay the Lord’s Message to the entire humanity and to the generations to come, with a guarantee that it will never be falsified.)

E. Henry Palmer

Naught hindered us from sending thee with signs, save that those of yore said they were lies; so we gave Thamud the visible she-camel, but they treated her unjustly! for we do not send (any one) with signs save to make men fear.

Edip-Layth

The rejection of previous people did not stop Us from sending the signs. We sent to Thamud the camel with foresight, but they did her wrong. We do not send the signs except to alert.

George Sale

Nothing hindered us from sending thee with miracles, except that the former nations have charged them with imposture. We gave unto the tribe of Thamud, at their demand, the she-camel visible to their sight; yet they dealt unjustly with her: And We send not a prophet with miracles, but to strike terror.

Hamid S. Aziz

Naught hindered us from sending you with signs, save that those of yore denied them; so We gave Thamud the visible she-camel, but they treated her wrongfully (or ignorantly) and We send not (or any one with) signs save to warn.

Mahmoud Ghali

And nothing prevented Us from sending the signs except that the earliest (people) cried lies to them; and We brought Thamûd the she-camel (as) (a thing) beheld, (i. e., for them to behold) yet they did an injustice regarding her. And in no way do We send the signs except for frightening.

Marmaduke Pickthall

Naught hindereth Us from sending portents save that the folk of old denied them. And We gave Thamud the she-camel - a clear portent save to warn.

Mohamed Ahmed - Samira

Nothing could stop Us from sending signs except that the earlier people had rejected them as lies. We sent to Thamud the she-camel as a token to make it clear to them, but they treated her cruelly; and We send signs only to deter.

Muhammad Asad

And nothing has prevented Us from sending [this message, like the earlier ones,] with miraculous signs [in its wake], save [Our knowledge] that the people of olden times [only too often] gave the lie to them: thus, We provided for [the tribe of] Thamud the she-camel as a light-giving portent, and they sinned against it. And never did We send those signs for any other purpose than to convey a warning.

Mustafa Khattab

Nothing keeps Us from sending the ˹demanded˺ signs except that they had ˹already˺ been denied by earlier peoples. And We gave Thamûd the she-camel as a clear sign, but they wrongfully rejected it.[1] We only send the signs as a warning.

Progressive Muslims

And what stopped Us from sending the signs except that the previous people disbelieved in them. And We sent to Thamud the camel with foresight, but they did her wrong. And We do not send the signs except to make them fearful.

Rashad Khalifa

What stopped us from sending the miracles is that the previous generations have rejected them. For example, we showed Thamoud the camel, a profound (miracle), but they transgressed against it. We sent the miracles only to instill reverence.

Sahih International

And nothing has prevented Us from sending signs except that the former peoples denied them. And We gave Thamud the she-camel as a visible sign, but they wronged her. And We send not the signs except as a warning.

Sam Gerrans

And there prevented Us from sending proofs only that the former peoples denied them. And We gave Thamūd the she-camel as a visible proof, but they wronged her. And We send the proofs only to put in dread.

Shabbir Ahmed

Nothing has changed Our Plan to send down this Final Revelation, even though the previous nations have often denied or distorted Our Verses. The most blatant example is of Thamud who violated the clear sign of their submission, and failed the crucial test by killing the she-camel. (7:73), (11:89), (26:141), (27:45). We continued to send Messages for mankind to establish the Order in which peace would replace fear.

Syed Vickar Ahamed

And nothing could stop Us from sending the Signs, except that the men of earlier generations denied them as false: And We sent the she-camel to the Samood (Thamud) to open their eyes (to the truth), but they treated her wrongfully: And We only send the Signs to bring fear in (them and to keep them away from evil).

Taqi Usmani

Nothing made us refrain from sending the signs (demanded by the pagans,) except that the earlier people had rejected them. (For example,) We gave Thamūd the she-camel, as an eye-opener, then they did wrong to her, and We do not send signs but as a warning.

The Monotheist Group

And what stopped Us from sending the signs except that the previous people disbelieved in them. And We sent to Thamud the camel with foresight, but they did her wrong. And We do not send the signs except to make them fearful.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 59. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 59. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 59. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩