İsrâ suresi

İsrâ suresi, 43. ayet

İsrâ suresi, 43. ayet. سُبْحَٰنَهُۥ وَتَعَٰلَىٰ عَمَّا يَقُولُونَ عُلُوًّا كَبِيرًا

sübḥânehû vete`âlâ `ammâ yeḳûlûne `ulüvven kebîrâ.

Diyanet İşleri

Allah, her türlü eksiklikten uzaktır, onların söylediklerinin ötesindedir, yücedir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

İsrâ 40–46 · surenin 43. ayeti / 111
  1. İsrâ 40

    Rabbiniz erkek çocukları size seçip ayırdı da kendisine meleklerden kız çocukları mı edindi? Gerçekten çok büyük bir söz söylüyorsunuz.

  2. İsrâ 41

    Andolsun biz, onlar düşünüp öğüt alsınlar diye (gerçekleri) bu Kur'an'da değişik biçimlerde açıkladık. Fakat bu, onların ancak kaçışlarını artırıyor.

  3. İsrâ 42

    De ki: "Eğer onların iddia ettiği gibi, Allah'la beraber (başka) ilahlar olsaydı, o zaman o ilahlar da Arş'ın sahibine ulaşmak için elbette bir yol ararlardı.

  4. 43

    Allah, her türlü eksiklikten uzaktır, onların söylediklerinin ötesindedir, yücedir.

  5. İsrâ 44

    Yedi gök, yer ve bunların içinde bulunanlar Allah'ı tespih ederler. Her şey O'nu hamd ile tespih eder. Ancak, siz onların tespihlerini anlamazsınız. O, halim'dir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir), çok bağışlayandır.

  6. İsrâ 45

    Kur'an okuduğunda, seninle ahirete inanmayanların arasına gizli bir perde çekeriz.

  7. İsrâ 46

    Kur'an'ı anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler, kulaklarına da ağırlık koyarız. Kur'an'da (ibadete layık ilah olarak) sadece Rabbini andığın zaman arkalarına dönüp kaçarlar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

43. “O, (bundan) münezzehtir, onların” ortak koşmak ve O’nunla birlikte eşler edinmekle ilgili “dediklerinden de” Bu iddialarından da münezzehtir ve sıfatları ile bunlardan çok yüksektedir. “pek yüce ve pek büyüktür.” O’nun büyüklüğü hiç bir şekilde takdir edilemez, kadir ve azameti pek yüksektir. Öyle ki O’nunla beraber başka bir ilâh bulunması mümkün değildir. Böyle bir şey söyleyen, açıkça sapıtmış ve çok büyük bir haksızlık etmiştir. Çünkü muaazam yaratılmışlar büyüklüklerine rağmen O’nun azameti önünde alabildiğine küçük, O’nun kibriyâsı karşısında yedi gök ve onlarda bulunanlar, yedi arz ve onlarda bulunanlar da önemsiz kalır. “Kıyamet günü yeryüzü bütünüyle O’nun kabzasındadır. Gökler de O’nun sağ elinde dürülmüştür.” (ez-Zümer, 39/67) Ulvi alem de süfli alem de özü itibarıyla O’na muhtaçtır. Bu ihtiyaç, onların hiçbirisinden hiç bir an uzak değildir. Her bir halde O’na sığınmaya ve yakınlaşmaya ihtiyaçları vardır. Kaçınılmaz olarak hem yaratma, rızık verme ve idare yönünden O’na muhtaçtırlar, hem de O’nu sevmeye, O’na ibadet etmeye, O’na yakınlaşmaya ve O’na sığınmaya muhtaçtırlar. İşte bundan dolayı Yüce Allah bir sonraki âyet-i kerimede şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Fakat Allah -Subhânehu ve Teâlâ-, müşriklerin O'nu vasfettiklerinden münezzehtir, mukaddestir. Çok yüce ve uludur.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. سُبْحَـٰنَهُۥ subhanehu (haşa) münezzehtir O kök: سبح
  2. وَتَعَـٰلَىٰ ve teaala ve uludur kök: علو
  3. عَمَّا amma -nden
  4. يَقُولُونَ yekulune onların dedikleri- kök: قول
  5. عُلُوًّۭا uluvven yücedir kök: علو
  6. كَبِيرًۭا kebiran çok kök: كبر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: علو (70 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih

    Bir de cinleri Allah'a birtakım ortaklar yaptılar. Oysa onları O yarattı. Bilgisizce Allah'a oğullar ve kızlar da uydurdular. O, onların…

  • Aynı kök: علو (70 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih

    Allah'ı bırakıp, kendilerine ne zarar, ne de fayda verebilecek şeylere tapıyorlar ve "İşte bunlar Allah katında bizim şefaatçılarımızdır" diyorlar.…

  • Aynı kök: علو (70 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih

    Allah'ın emri gelecektir. Artık onun acele gelmesini istemeyin. Allah, onların ortak koştukları şeylerden uzaktır, yücedir.

  • Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih · Ortak kavram: Kibir

    Şüphesiz Rabbin katındaki (melek)ler O'na ibadet etmekten büyüklenmezler. O'nu tespih ederler ve yalnız O'na secde ederler.

  • Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih · Ortak kavram: Kibir

    Bizim ayetlerimize ancak, kendilerine bu ayetlerle öğüt verildiği zaman secdeye kapanan, kibirlenmeksizin Rablerine hamd ederek tespih edenler…

  • Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih · Ortak kavram: Kibir

    Eğer onlar büyüklük taslarlarsa, bilsinler ki Rabbinin yanında bulunanlar (melekler), gece gündüz hiç usanmadan O'nu tespih ederler.

  • Ortak kavram: Kibir

    Hani meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük…

  • Ortak kavram: Kibir

    Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

O (Allah) onların söylediklerinden yücedir ve büyüktür.

Mustafa İslamoğlu

Her noksandan beri, her şeyden yüce ve mutlak aşkın olan O, onların söylediklerinin de çok çok ötesinde sonsuzca yücelik, sonsuzca büyüklük sahibidir:

Muhammed Esed

Kudret ve egemenliğinde eksiksiz ve kusursuzdur O; ve yücelikte, ululukta onların söyleyegeldiklerinden sonsuza kadar ötede, sonsuza kadar aşkındır!

Ahmed Hulusi

"O, Subhan ve yücedir; yüceliği onların laflarından ölçüsüz büyüktür (yüceliğini akıl kavramaz)!"

Ali Bulaç

O, onların dediklerinden münezzeh, yüce ve büyük bir yükseklikle yüksektir.

Ali Özek ve heyeti

Allah, onların söyledikleri şeylerden münezzehtir; son derece yücedir ve uludur.

Ali Rıza Safa

O, onların söyledikleri şeylerden ayrıktır ve Yüceler Yücesidir. Uludur; Büyüktür.

Bayraktar Bayraklı

Herşeyden yüce olan Allah, onların söylediklerinden uzaktır.

Edip Yüksel

O, onların dediklerinden uzaktır ve çok yücedir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

O, onların dediklerinden uzaktır ve çok yücedir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Münezzehtir O, onların dediklerinden çok münezzeh ve çok yüksek, hem pek büyük bir yükseklikle yücedir.

Elmalılı Hamdi Yazır

O sübhan, onların dediklerinden çok münezzeh ve çok yüksek, hem pek büyük bir yükseklikle yüksektir

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah, onların iddialarından Münezzeh'tir dipnot 1 ve Yüceler Yücesidir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Her türlü eksiklikten ve kusurdan uzaktır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah, onların iddialarından Münezzeh'tir dipnot 1 ve Yüceler Yücesidir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Her türlü eksiklikten uzaktır.

Gültekin Onan

O, onların dediklerinden münezzeh, yüce ve büyük bir yükseklikle yüksektir.

Hasan Basri Çantay

O, bunların söylemekde oldukları şeylerden tamamiyle münezzehdir, yücedir, büyükdür.

İbni Kesir

Onların söylediklerinden O, münezzehtir, yücedir ve uludur.

Mehmet Alagaş

(22-44) Allah ile beraber ilahlar edinme, sonra kınanmış / mezmum halde kendi başına terkedilmiş / mahzul halde kalırsın. Allah ondan başkasına kulluk etmemeyi anne babaya güzel davranışı gerekli kıldı. İkisinden biri yahut her ikisi yanında ihtiyarlığa erişirse asla o ikisine de uf dahi deme, o ikisini azarlama, her ikisine de ikram edici söz söyle , rahmetle ve tevazu kanatları ile onları muhafaza et ve de ki rabbim her ikisine de tıpkı küçükken ki beni terbiyeleri gibi merhamet eyle. Rabbiniz kendinizde olanı / n efsinizde olanı en iyi bilir, eğer ki salihlerden olursanız, kesinlikle O, kendisine yönelenleri bağışlayandır. Yakın olana / Akraba olana , çalışma gücü olmayana / miskine yolda kalmışa / yol çocuğuna hakkını ver, saçıp savurma , savuranlar kesinlikle şeytanların kardeşleridirler ve şeytan da Rabbini yok saymaktadır. Rabbinden umduğun rahmeti beklemek amacıyla eğer ki (bir şey veremediğinden dolayı) onlardan yüz çevirmen gerekirse onlara gönül alıcı sözler söyle, elini de boynuna bağlama, dağıtılacakların hepsini dağıtma, kendini kınar ve çaresizce oturur kalırsın. Muhakkak ki Rabbin rızkı dilediğine ge nişletir dilediğine ölçüyle takdir eder , Muhakkak ki O, kullarından haberdardır, görendir. Evlatlarınızı fukaralık korkusu ile öldürmeyin , bizler onları ve dahi sizleri rızıklandırıyoruz, onları öldürmek büyük bir suçtur. Zinaya yaklaşmayın! o, iğrenç ve de kötü bir yoldur. Allah’ın haram kıldığı birini hakkınız olan hariç öldürmeyin. Her kim ki zulme uğrayarak / mazlum bir şekilde öldürülürse velisine bir yetki vardır ancak öldürmekte israfa gitmesin / haddi aşmasın, muhakkak ki o yardım görendir. Yetim malına, o, kuvvetli / güçlü hâle erinceye kadar güzellikle ol anlar hariç yaklaşmayın , verdiğiniz sözü / ahdi yerine getirin / ifa edin , muhakkak ki ahitte / söz vermekte sorumluluk / mesuliyet vardır. Ölçtüğünüz zaman Ölçümü tam yapınız , kıstaslara uygun olarak düzgün tartın / veznedin, bu daha hayırlıdır ve ilerde oluşacak sonuçlar bakımından daha güzeldir. İlmin olmayan şeyin ardından gitme , m uhakkak kulak, göz ve gönül, bunların hepsi ondan sorumludur / mesuldür. Yeryüzünde kibirlenerek yürüme, yeryüzünü delip yaramazsın, dağlara boyca da uzanamazsın , bunların hepsi Rabbin yanında istenmeyen / kerih görülen kötülüklerdendir . İşte bunlar Rabbinin hikmetlerinden sana vahyettikleridir. Allah’la beraber başkaca ilahlar edinme, azarlanmış ve kovulmuş olarak cehenneme bırakılırsın.

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah, bunların söylediklerinden münezzehtir, pek yücedir/yüksektedir.

Süleyman Ateş

Haşa, O, onların dediklerinden çok yücedir, uludur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O, bunların söylediklerinden tamamen uzaktır, yüceler yücesidir."

Şaban Britch

O, onların dediklerinden münezzeh, üstün ve çok uludur.

Şaban Piriş

Allah, çok yüce ve çok büyük olup, onların söylediklerinden uzak ve yücedir.

Yaşar Nuri Öztürk

O hep tespih edilen, onların söylediklerinden çok uzak ve çok yüksek; hem de ölçüye sığmayacak kadar yüksek...

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Praise be to Him and extolled are His glorious attributes, He is infinitely far above the impiety they utter against Him.

Abdul Haleem

Glory to Him! He is far above what they say!

Abdullah Yusuf Ali

Glory to Him! He is high above all that they say!- Exalted and Great (beyond measure)!

Abul A'la Maududi

Holy is He and far above all that they say.

Aisha Bewley

Glory be to Him! He is exalted above what they say in Greatness and Sublimity!

Al-Hilali & Khan

Glorified and Exalted be He! High above (the great falsehood) that they say! (i.e. forged statements that there are other gods along with Allâh, but He is Allâh, the One, the Self-Sufficient Master, Whom all creatures need. He begets not, nor was He begotten, and there is none comparable or coequal unto Him).

Ali Quli Qarai

Immaculate is He, and greatly exalted above what they say!’

Amatul Rahman Omar

Glory be to Him! and far High indeed be He exalted above the things these (polytheists) say.

Arthur John Arberry

High indeed be He exalted above that they say!

Bijan Moeinian

Glorified and Above All is God. What they say are big lies.

E. Henry Palmer

Celebrated be His praises, and exalted be He above what they say with a great exaltation!

Edip-Layth

Be He glorified and high above from what they say.

George Sale

God forbid! And far, very far, be that from Him which they utter!

Hamid S. Aziz

Glory to Him! High is He, far exalted above all they say.

Mahmoud Ghali

All Extolment be to Him and Supremely Exalted be He above whatever they say, by a great exaltation!

Marmaduke Pickthall

Glorified is He, and High Exalted above what they say!

Mohamed Ahmed - Samira

Too glorious and high is He, too exalted for what they say!

Muhammad Asad

Limitless is He in His glory, and sublimely, immeasurably exalted above anything that men may say [about Him]

Mustafa Khattab

Glorified and Highly Exalted is He above what they claim!

Progressive Muslims

Be He glorified and High from what they say, a great falsehood.

Rashad Khalifa

Be He glorified, He is much too exalted, far above their utterances.

Sahih International

Exalted is He and high above what they say by great sublimity.

Sam Gerrans

Glory be to Him, and greatly exalted is He above what they say!

Shabbir Ahmed

Glorified is He, and High Exalted above what they say!

Syed Vickar Ahamed

Glory be to Him! He is high above the things they say! Supreme and Great (beyond every measure)!

Taqi Usmani

Pure is He, and Exalted, immensely above what they say.

The Monotheist Group

Be He glorified and exalted above what they say, a great falsehood.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 43. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 43. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 43. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩