Diyanet İşleri
Bunun ardından İsrailoğullarına şöyle dedik: "Bu topraklarda oturun, ahiret va'di (kıyamet) gelince hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz."
İsrâ suresi
İsrâ suresi, 104. ayet. وَقُلْنَا مِنۢ بَعْدِهِۦ لِبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ ٱسْكُنُوا۟ ٱلْأَرْضَ فَإِذَا جَآءَ وَعْدُ ٱلْـَٔاخِرَةِ جِئْنَا بِكُمْ لَفِيفًا
veḳulnâ mim ba`dihî libenî isrâîle-skünü-l'arḍa feiẕâ câe va`dü-l'âḫirati ci'nâ biküm lefîfâ.
Bunun ardından İsrailoğullarına şöyle dedik: "Bu topraklarda oturun, ahiret va'di (kıyamet) gelince hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ'ya verilen dokuz mucize ve kapanış İsrâ 101–111 3
Andolsun, biz Musa'ya apaçık dokuz mucize verdik. İsrailoğullarına sor (sana anlatsınlar): Hani Musa onlara gelmiş ve Firavun da ona, "Ben senin kesinlikle büyülendiğini zannediyorum ey Musa!" demişti.
Musa ise, "İyi biliyorsun ki, bunları ancak, göklerin ve yerin Rabbi apaçık deliller olarak indirmiştir. Ey Firavun, ben de seni kesinlikle helak olmuş bir kişi olarak görüyorum" demişti.
Bunun üzerine Firavun (işkence etmek ve öldürmek suretiyle) o yerden onların kökünü kazımak istedi. Biz de onu ve beraberindekileri hep birden suda boğduk.
Bunun ardından İsrailoğullarına şöyle dedik: "Bu topraklarda oturun, ahiret va'di (kıyamet) gelince hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz."
Biz onu (Kur'an'ı) hak olarak indirdik ve o da hak ile indi. Seni de ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.
Biz Kur'an'ı, insanlara dura dura okuyasın diye ayet ayet ayırdık ve onu peyderpey indirdik.
De ki: "Ona ister inanın, ister inanmayın. Şüphesiz, daha önce kendilerine ilim verilenler, Kur'an kendilerine okunduğunda derhal yüzüstü secdeye kapanırlar."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 103–104. ayetler için yazılmıştır.
103. “Bunun üzerine” Firavun “onları ülkeden sürüp çıkarmak” oradan uzaklaştırmak “istedi. Biz de onu ve beraberindekileri hep birlikte suda boğduk.” Ve onların topraklarını, yurtlarını İsrailoğullarına miras bıraktık. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
104. “Onun (helakinin) ardından İsrailoğullarına şöyle dedik: O ülkeye yerleşin. Ahiret vaadi gelince hepinizi” herkesin, amelinin karşılığını görmesi için “bir araya getireceğiz.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Firavun ve askerlerini helak ettikten sonra İsrailoğulları'na şöyle dedik: "Şam topraklarında oturun, kıyamet günü geldiği zaman (Mümin, kâfir) hesap için hepinizi bir araya toplayacağım."
Aynı kök: لفف (3 geçiş)
(26-30) Hayır, can boğaza dayandığı, "Kimdir (bunu) iyi edecek?" dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların…
Aynı kök: لفف (3 geçiş)
(14-16) Taneler, bitkiler, sarmaş dolaş bahçeler çıkaralım diye yağmur yüklü yoğun bulutlardan şarıl şarıl yağmur yağdırdık.
Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Ortak kavram: Vaad
Allah, mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara, ebedi olarak kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde çok güzel köşkler…
Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Ortak kavram: Vaad
"Onlardan sonra sizi elbette o yere yerleştireceğiz. Bu, makamımdan korkan ve tehdidimden sakınan kimseler içindir."
Aynı kök: سكن (69 geçiş)
Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."
Ortak kavram: Vaad
Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.
Ortak kavram: Vaad
(Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara kendileri ile evlenmek istediğinizi üstü kapalı olarak anlatmanızda veya bu isteğinizi içinizde saklamanızda…
Ortak kavram: Vaad
Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve size, çirkinliği ve hayasızlığı emreder. Allah ise size kendi katından mağfiret ve bol nimet va'dediyor. Şüphesiz…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Arkasından da İsrailoğullarına "O topraklarda yerleşip oturun! Ahiret vaadi geldiğinde hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz." demiştik.
Derken onların ardından İsrailoğullarına "(Artık) yurd(unuz)a güvenlik içinde yerleşin!" dedik; "fakat ahirete ilişkin vaad gerçekleştiği zaman, sizi parçası olduğunuz (insanlıkla) bir araya getireceğimizi de (olup-bitmiş) bir iş gibi kesin bilin)!"
Ve sonra İsrailoğulları'na: "Şimdi artık yeryüzünde güvenlik içinde yerleşin" dedik, "fakat, (unutmayın ki,) Son Gün'e ilişkin söz gerçekleştiği zaman, karışık bir bütün(ün parçaları) olarak hepinizi bir araya getireceğiz!"
Ondan sonra İsrailoğullarına dedik ki: "O arzda mesken edinin. . . Gelecek hayatın vadesi geldiğinde de, topunuzu hep bir arada toplayacağız. "
Ve onun ardından İsrailoğullarına söyledik: "O toprak (yurt)ta oturun, ahiret va'di geldiğinde hepinizi derleyip toplayacağız."
Arkasından da İsrailoğullarına: «O topraklarda oturun! Ahiret vaadi tahakkuk edince, hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz» dedik.
Ve onun ardından, İsrailoğullarına, şunu söyledik: "Bu topraklarda yerleşin. Sonsuz yaşam sözü geldiğinde, tümünüzü bir araya toplayacağız!" dipnot 221
Bundan sonra İsrailoğulları'na,"Bu yerde siz oturunuz! Ahiret vaadi gerçekleşince, hepinizi karmakarışık bir topluluk olarak getiririz" dedik.
Ondan sonra İsrail oğullarına, "Bu ülkede yerleşin. Verilen son söz geldiğinde sizi bir araya toplayacağız" dedik. dipnot 1
Ondan sonra İsrail oğullarına, 'Bu ülkede yerleşin. Verilen son söz geldiğinde sizi bir araya toplayacağız,' dedik.
(103-104) Derken Firavun onları o yerden belinletmek (sürüp çıkarmak) istedi, Biz de hem kendisini, hem de beraberindekilerin tümünü birden boğuverdik; arkasından da İsrailoğullarına dedik ki: "Haydi, yeryüzünde yerleşin; sonra ahiret va'di geldiği vakit hepinizi dürüp bükerek (bir araya) getireceğiz."
Arkasından da Beni İsraile dedik ki: haydin Arzda sakin olun, sonra Ahıret va'di geldiği vakıt hepinizi dürüp bükerek getireceğiz
Arkasından İsrailoğulları'na, "güven içinde o yerde yerleşin! Sonra ahiret için verilen süre dolunca hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz." dedik.
Arkasından İsrailoğulları'na, "güven içinde o yerde yerleşin! Sonra ahiret için verilen süre dolunca hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz." dedik.
"Arkasından İsrailoğulları'na, güven içinde o yerde yerleşin! Sonra ahiret için verilen süre dolunca hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz." dedik.
Ve onun ardından İsrailoğullarına söyledik: "O toprak (yurt)ta oturun, ahiret vaadi geldiğinde hepinizi derleyip toplayacağız."
Arkasından da İsrail oğullarına (şöyle) dedik: (Haydin), o yerde siz oturun. Sonra ahiret va'di geldiği vakit onları da, sizi de bir araya getireceğiz".
Onun ardından İsrailoğullarına dedik ki: Haydin, o memlekette siz oturun. Ahiret vaadi geldiği zaman; onları da sizi de bir araya getiririz.
(101-104) Biz Musa ’ya dokuz apaçık ayet verdik, İsrail oğullarına da sor, onlara geldiğinde Firav un ona; ey Musa ben seni sihirlenmiş / etkilenmiş sanıyorum dedi, d edi ki kesin olarak sen de biliyorsun ki; bunları semaların ve arzın Rabbi görebilmek için / basiret için indirdi ve kesinlikle ben de ey firavun seni helak olmuş sanıyorum. Onları yerlerinden kışkırtıp çıkarmayı murat etti ve biz de onu ve beraberindekileri hepsini birden boğduk., ardından İsrail oğullarına dedik ki arzda yerleşin / iskân edin sonraki vaadimiz geldiği zaman size daha kalabalık geleceğiz.
Bunun ardından İsrailoğulları'na şöyle dedik: ''Bu topraklarda oturun, ahiret vaadi (kıyamet) gelince hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz.''
Onun ardından İsrail oğullarına: "O ülkede oturun, ahiret zamanı gelince hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz," dedik.
Bu olaydan sonra İsrailoğullarına dedik ki: "Artık o topraklarda siz oturun. dipnot 1 Son vaat gelince sizi toplayıp bir araya getireceğiz."
Sonra İsrailoğullarına dedik ki "Bu topraklarda siz oturun. Ahiretin zamanı gelince sizi de derleyip bir araya getireceğiz."
İsrailoğulları'na: "Ülkede oturun, ahiret vaadi geldiği zaman hepinizi bir araya getireceğiz" dedik.
İsrailoğullarına: -Ülkede oturun, ahiret vaadi geldiği zaman hepinizi bir araya getireceğiz. dedik.
Bunun ardından, İsrailoğullarına şöyle dedik: "Şu toprakta oturun. Ahiret vaadi/ikinci vaat gelince, sizi toplayıp bir araya getireceğiz."
Following Pharaoh's death, We said to Bani Isra‘il: "Now you may have your abode in the promised land, and when the promised Day of Judgement comes to pass We will gather you and all the others from wherever you may be".
After his death, We told the Children of Israel, ‘Live in the land, and when the promise of the Hereafter is fulfilled, We shall bring you to the assembly of all people.’
And We said thereafter to the Children of Israel, "Dwell securely in the land (of promise)": but when the second of the warnings came to pass, We gathered you together in a mingled crowd.
and thereafter We said to the Children of Israel: "Now dwell in the land, dipnot 1 but when the promised time of the Hereafter comes, We shall bring you all together."
We said to the tribe of Israel after that, ‘Inhabit the land and, when the promise of the Next World comes, We will produce you as a motley crowd. ’
And We said to the Children of Israel after him: "Dwell in the land, then, when the final and the last promise comes near [i.e. the Day of Resurrection or the descent of Christ [‘Îsâ (Jesus), son of Maryam (Mary) عليهما السلام on the earth], We shall bring you altogether as mixed crowd (gathered out of various nations). (Tafsir Al-Qurtubî,).
After him We said to the Children of Israel, ‘Take up residence in the land, and when the occasion of the other [promise] comes, We shall gather you in mixed company. ’
And We said after (it was all over with Pharaoh), to the Children of Israel, `Settle down occupying the (promised) land (of Palestine). When the time of fulfillment of the second Prophecy comes, We shall bring you back gathering you (from various lands).'
And We said to the Children of Israel after him, 'Dwell in the land; and when the promise of the world to come comes to pass, We shall bring you a rabble. '
Then I said to the children of Israel: "Settle down in this land; when My promised time comes, I will summon you all together in one group. "
And after him we said to the children of Israel, 'Dwell ye in the land; and when the promise of the hereafter comes to pass, we will bring you in a mixed crowd (to judgment).
We said after him to the Children of Israel: "Dwell in the land, then, when the time of the second promise comes, We will bring you all together as a mixed crowd."
And We said unto the children of Israel, after his destruction, dwell ye in the land: And when the promise of the next life shall come to be fulfilled, We will bring you both promiscuously to judgment.
And after him We said to the children of Israel, "Dwell you secure in the land (of promise)"; but when the promise of the Hereafter (or the second warning) comes to pass, We will bring you back as a crowd gathered out of various nations.
And We said to Seeds of after him, "Dwell in the land; then when the promise of the Hereafter comes, We will cause you to come clustering. "
And We said unto the Children of Israel after him: Dwell in the land; but when the promise of the Hereafter cometh to pass We shall bring you as a crowd gathered out of various nations.
After this We told the children of Israel: "Dwell in the land. When the promise of reckoning comes, We shall bring you together from a motley crowd.
And after that We said unto the children of Israel: "Dwell now securely on earth - but [remember that] when the promise of the Last Day shall come to pass, We will bring you forth as [parts of] a motley crowd!
And We said to the Children of Israel after Pharaoh, "Reside in the land, but when the promise of the Hereafter comes to pass,[1] We will bring you all together."
And We said after him to the Children of Israel: "Dwell in the land, then, when the time of the second promise comes, We will bring you all together as a mixed crowd. "
And we said to the Children of Israel afterwards, "Go live into this land. When the final prophecy comes to pass, we will summon you all in one group."
And We said after Pharaoh to the Children of Israel, "Dwell in the land, and when there comes the promise of the Hereafter, We will bring you forth in [one] gathering. "
And We said, after him, to the children of Israel: “Dwell in the land; and when there comes the promise of the Hereafter, We will bring you in a mixed multitude.”
After that We said to the Children of Israel, "Dwell now securely in the earth but remember that when the last promise comes to pass, We shall bring you as a crowd gathered out of various nations. " (The first two Promises (17:5), (17:7), (7:157)).
And after him, We said to the Children of Israel, "Live safely in the land (of promise)": Then as the second of the warnings comes true, (the birth of Messiah, the Christ or the Day of Judgment) We will gather you together in a mingled crowd (of many peoples and nations).
and thereafter We said to the children of Isrā’īl, "Live in the land. So, when the appointed time of the Hereafter will come, We shall bring you all joined together."
And We said after him to the Children of Israel: "Dwell on the earth, then, when the time of the second promise comes, We will bring you all together as a mixed crowd."