İsrâ suresi

İsrâ suresi, 104. ayet

İsrâ suresi, 104. ayet. وَقُلْنَا مِنۢ بَعْدِهِۦ لِبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ ٱسْكُنُوا۟ ٱلْأَرْضَ فَإِذَا جَآءَ وَعْدُ ٱلْـَٔاخِرَةِ جِئْنَا بِكُمْ لَفِيفًا

veḳulnâ mim ba`dihî libenî isrâîle-skünü-l'arḍa feiẕâ câe va`dü-l'âḫirati ci'nâ biküm lefîfâ.

Diyanet İşleri

Bunun ardından İsrailoğullarına şöyle dedik: "Bu topraklarda oturun, ahiret va'di (kıyamet) gelince hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

İsrâ 101–107 · surenin 104. ayeti / 111

Konu Mûsâ'ya verilen dokuz mucize ve kapanış İsrâ 101–111 3

  1. İsrâ 101

    Andolsun, biz Musa'ya apaçık dokuz mucize verdik. İsrailoğullarına sor (sana anlatsınlar): Hani Musa onlara gelmiş ve Firavun da ona, "Ben senin kesinlikle büyülendiğini zannediyorum ey Musa!" demişti.

  2. İsrâ 102

    Musa ise, "İyi biliyorsun ki, bunları ancak, göklerin ve yerin Rabbi apaçık deliller olarak indirmiştir. Ey Firavun, ben de seni kesinlikle helak olmuş bir kişi olarak görüyorum" demişti.

  3. İsrâ 103

    Bunun üzerine Firavun (işkence etmek ve öldürmek suretiyle) o yerden onların kökünü kazımak istedi. Biz de onu ve beraberindekileri hep birden suda boğduk.

  4. 104

    Bunun ardından İsrailoğullarına şöyle dedik: "Bu topraklarda oturun, ahiret va'di (kıyamet) gelince hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz."

  5. İsrâ 105

    Biz onu (Kur'an'ı) hak olarak indirdik ve o da hak ile indi. Seni de ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.

  6. İsrâ 106

    Biz Kur'an'ı, insanlara dura dura okuyasın diye ayet ayet ayırdık ve onu peyderpey indirdik.

  7. İsrâ 107

    De ki: "Ona ister inanın, ister inanmayın. Şüphesiz, daha önce kendilerine ilim verilenler, Kur'an kendilerine okunduğunda derhal yüzüstü secdeye kapanırlar."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 103–104. ayetler için yazılmıştır.

103. “Bunun üzerine” Firavun “onları ülkeden sürüp çıkarmak” oradan uzaklaştırmak “istedi. Biz de onu ve beraberindekileri hep birlikte suda boğduk.” Ve onların topraklarını, yurtlarını İsrailoğullarına miras bıraktık. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

104. “Onun (helakinin) ardından İsrailoğullarına şöyle dedik: O ülkeye yerleşin. Ahiret vaadi gelince hepinizi” herkesin, amelinin karşılığını görmesi için “bir araya getireceğiz.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Firavun ve askerlerini helak ettikten sonra İsrailoğulları'na şöyle dedik: "Şam topraklarında oturun, kıyamet günü geldiği zaman (Mümin, kâfir) hesap için hepinizi bir araya toplayacağım."

Kelimeler

14 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَقُلْنَا ve kulna ve dedik kök: قول
  2. مِنۢ min
  3. بَعْدِهِۦ bea'dihi onun ardından kök: بعد
  4. لِبَنِىٓ libeni oğullarına kök: بني
  5. إِسْرَٰٓءِيلَ israile İsrail
  6. ٱسْكُنُوا۟ skunu oturun kök: سكن
  7. ٱلْأَرْضَ l-erde o ülkede kök: ارض
  8. فَإِذَا feiza
  9. جَآءَ ca'e gelince kök: جيا
  10. وَعْدُ vea'du zamanı kök: وعد
  11. ٱلْـَٔاخِرَةِ l-ahirati ahiret kök: اخر
  12. جِئْنَا ci'na getireceğiz kök: جيا
  13. بِكُمْ bikum hepinizi
  14. لَفِيفًۭا lefifen bir araya kök: لفف

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: لفف (3 geçiş)

    (26-30) Hayır, can boğaza dayandığı, "Kimdir (bunu) iyi edecek?" dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların…

  • Aynı kök: لفف (3 geçiş)

    (14-16) Taneler, bitkiler, sarmaş dolaş bahçeler çıkaralım diye yağmur yüklü yoğun bulutlardan şarıl şarıl yağmur yağdırdık.

  • Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Ortak kavram: Vaad

    Allah, mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara, ebedi olarak kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde çok güzel köşkler…

  • Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Ortak kavram: Vaad

    "Onlardan sonra sizi elbette o yere yerleştireceğiz. Bu, makamımdan korkan ve tehdidimden sakınan kimseler içindir."

  • Aynı kök: سكن (69 geçiş)

    Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."

  • Ortak kavram: Vaad

    Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.

  • Ortak kavram: Vaad

    (Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara kendileri ile evlenmek istediğinizi üstü kapalı olarak anlatmanızda veya bu isteğinizi içinizde saklamanızda…

  • Ortak kavram: Vaad

    Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve size, çirkinliği ve hayasızlığı emreder. Allah ise size kendi katından mağfiret ve bol nimet va'dediyor. Şüphesiz…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Arkasından da İsrailoğullarına "O topraklarda yerleşip oturun! Ahiret vaadi geldiğinde hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz." demiştik.

Mustafa İslamoğlu

Derken onların ardından İsrailoğullarına "(Artık) yurd(unuz)a güvenlik içinde yerleşin!" dedik; "fakat ahirete ilişkin vaad gerçekleştiği zaman, sizi parçası olduğunuz (insanlıkla) bir araya getireceğimizi de (olup-bitmiş) bir iş gibi kesin bilin)!"

Muhammed Esed

Ve sonra İsrailoğulları'na: "Şimdi artık yeryüzünde güvenlik içinde yerleşin" dedik, "fakat, (unutmayın ki,) Son Gün'e ilişkin söz gerçekleştiği zaman, karışık bir bütün(ün parçaları) olarak hepinizi bir araya getireceğiz!"

Ahmed Hulusi

Ondan sonra İsrailoğullarına dedik ki: "O arzda mesken edinin. . . Gelecek hayatın vadesi geldiğinde de, topunuzu hep bir arada toplayacağız. "

Ali Bulaç

Ve onun ardından İsrailoğullarına söyledik: "O toprak (yurt)ta oturun, ahiret va'di geldiğinde hepinizi derleyip toplayacağız."

Ali Özek ve heyeti

Arkasından da İsrailoğullarına: «O topraklarda oturun! Ahiret vaadi tahakkuk edince, hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz» dedik.

Ali Rıza Safa

Ve onun ardından, İsrailoğullarına, şunu söyledik: "Bu topraklarda yerleşin. Sonsuz yaşam sözü geldiğinde, tümünüzü bir araya toplayacağız!" dipnot 221

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 221
    İsrailoğullarına, yeni topraklar verilmesi, Tevrat, Yasanın Tekrarı 30:2-5 ayetlerinde, şöyle yazılıdır: "Size ilettiğim buyruklar uyarınca, siz ve çocuklarınız Rabbe döner, tüm yüreğinizle, tüm canınızla O'na uyarsanız; Rab size acıyacak, sürgünden geri getirecektir. Dağıttığı ulusların arasından, sizi yeniden toplayacaktır. Dünyanın öbür ucuna sürülmüş olsanız bile, Rab, sizi toplayıp geri getirecek; atalarınızın mülk edindiği ülkeye ulaştıracaktır. Orayı miras alacaksınız. Rab, üzerinize iyilik getirecek ve sizi atalarınızdan daha çok çoğaltacaktır."

Bayraktar Bayraklı

Bundan sonra İsrailoğulları'na,"Bu yerde siz oturunuz! Ahiret vaadi gerçekleşince, hepinizi karmakarışık bir topluluk olarak getiririz" dedik.

Edip Yüksel

Ondan sonra İsrail oğullarına, "Bu ülkede yerleşin. Verilen son söz geldiğinde sizi bir araya toplayacağız" dedik. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Dünyanın birçok ülkesine dağılan, dillerini kaybeden ve korkunç işkence ve katliamlara uğrayan Yahudilerin, 1948'de Filistin'de İsrail bayrağı altında tekrar bir araya gelmeleri büyük ve tarihsel bir sürprizdi. * Komşu Arap ülkelerini, 1967 yılında altı günde bozguna uğratan İsrail askerleri, Sina yarımadasına ellerinde Kuran'ın 2:249 ayetinin son bölümü yazılı pankartlarla girerken sözde Müslümanlara Kuran'dan bir ders veriyorlardı. * Yahudilerin büyük bir finansal, kültürel ve politik güç olarak uluslararası platformda sayılarından çok büyük bir güce sahip olmaları, hem iyilik ve hem kötülük konusunda dünya çapında örnekler sergilemeleri, Kuran'ın Yahudilerden neden o kadar çok söz ettiğini açıklar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ondan sonra İsrail oğullarına, 'Bu ülkede yerleşin. Verilen son söz geldiğinde sizi bir araya toplayacağız,' dedik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(103-104) Derken Firavun onları o yerden belinletmek (sürüp çıkarmak) istedi, Biz de hem kendisini, hem de beraberindekilerin tümünü birden boğuverdik; arkasından da İsrailoğullarına dedik ki: "Haydi, yeryüzünde yerleşin; sonra ahiret va'di geldiği vakit hepinizi dürüp bükerek (bir araya) getireceğiz."

Elmalılı Hamdi Yazır

Arkasından da Beni İsraile dedik ki: haydin Arzda sakin olun, sonra Ahıret va'di geldiği vakıt hepinizi dürüp bükerek getireceğiz

Erhan Aktaş

Arkasından İsrailoğulları'na, "güven içinde o yerde yerleşin! Sonra ahiret için verilen süre dolunca hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz." dedik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Arkasından İsrailoğulları'na, "güven içinde o yerde yerleşin! Sonra ahiret için verilen süre dolunca hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz." dedik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Arkasından İsrailoğulları'na, güven içinde o yerde yerleşin! Sonra ahiret için verilen süre dolunca hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz." dedik.

Gültekin Onan

Ve onun ardından İsrailoğullarına söyledik: "O toprak (yurt)ta oturun, ahiret vaadi geldiğinde hepinizi derleyip toplayacağız."

Hasan Basri Çantay

Arkasından da İsrail oğullarına (şöyle) dedik: (Haydin), o yerde siz oturun. Sonra ahiret va'di geldiği vakit onları da, sizi de bir araya getireceğiz".

İbni Kesir

Onun ardından İsrailoğullarına dedik ki: Haydin, o memlekette siz oturun. Ahiret vaadi geldiği zaman; onları da sizi de bir araya getiririz.

Mehmet Alagaş

(101-104) Biz Musa ’ya dokuz apaçık ayet verdik, İsrail oğullarına da sor, onlara geldiğinde Firav un ona; ey Musa ben seni sihirlenmiş / etkilenmiş sanıyorum dedi, d edi ki kesin olarak sen de biliyorsun ki; bunları semaların ve arzın Rabbi görebilmek için / basiret için indirdi ve kesinlikle ben de ey firavun seni helak olmuş sanıyorum. Onları yerlerinden kışkırtıp çıkarmayı murat etti ve biz de onu ve beraberindekileri hepsini birden boğduk., ardından İsrail oğullarına dedik ki arzda yerleşin / iskân edin sonraki vaadimiz geldiği zaman size daha kalabalık geleceğiz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bunun ardından İsrailoğulları'na şöyle dedik: ''Bu topraklarda oturun, ahiret vaadi (kıyamet) gelince hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz.''

Süleyman Ateş

Onun ardından İsrail oğullarına: "O ülkede oturun, ahiret zamanı gelince hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz," dedik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sonra İsrailoğullarına dedik ki "Bu topraklarda siz oturun. Ahiretin zamanı gelince sizi de derleyip bir araya getireceğiz."

Şaban Britch

İsrailoğulları'na: "Ülkede oturun, ahiret vaadi geldiği zaman hepinizi bir araya getireceğiz" dedik.

Şaban Piriş

İsrailoğullarına: -Ülkede oturun, ahiret vaadi geldiği zaman hepinizi bir araya getireceğiz. dedik.

Yaşar Nuri Öztürk

Bunun ardından, İsrailoğullarına şöyle dedik: "Şu toprakta oturun. Ahiret vaadi/ikinci vaat gelince, sizi toplayıp bir araya getireceğiz."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Following Pharaoh's death, We said to Bani Isra‘il: "Now you may have your abode in the promised land, and when the promised Day of Judgement comes to pass We will gather you and all the others from wherever you may be".

Abdul Haleem

After his death, We told the Children of Israel, ‘Live in the land, and when the promise of the Hereafter is fulfilled, We shall bring you to the assembly of all people.’

Abdullah Yusuf Ali

And We said thereafter to the Children of Israel, "Dwell securely in the land (of promise)": but when the second of the warnings came to pass, We gathered you together in a mingled crowd.

Abul A'la Maududi

and thereafter We said to the Children of Israel: "Now dwell in the land, dipnot 1 but when the promised time of the Hereafter comes, We shall bring you all together."

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This part of the story of Pharaoh has been related here because it applied exactly to the mushriks of Makkah who were doing their best to uproot the Prophet (peace be upon him) and the believers from the land of Arabia. This story, so to say, tells them: Pharaoh resolved to uproot Moses (peace be upon him) and the Israelites but was himself completely annihilated along with his followers. But Moses (peace be upon him) and his followers settled down in the land. Likewise, if you persist on the same way, you will surely meet with the same end.

Aisha Bewley

We said to the tribe of Israel after that, ‘Inhabit the land and, when the promise of the Next World comes, We will produce you as a motley crowd. ’

Al-Hilali & Khan

And We said to the Children of Israel after him: "Dwell in the land, then, when the final and the last promise comes near [i.e. the Day of Resurrection or the descent of Christ [‘Îsâ (Jesus), son of Maryam (Mary) عليهما السلام on the earth], We shall bring you altogether as mixed crowd (gathered out of various nations). (Tafsir Al-Qurtubî,).

Ali Quli Qarai

After him We said to the Children of Israel, ‘Take up residence in the land, and when the occasion of the other [promise] comes, We shall gather you in mixed company. ’

Amatul Rahman Omar

And We said after (it was all over with Pharaoh), to the Children of Israel, `Settle down occupying the (promised) land (of Palestine). When the time of fulfillment of the second Prophecy comes, We shall bring you back gathering you (from various lands).'

Arthur John Arberry

And We said to the Children of Israel after him, 'Dwell in the land; and when the promise of the world to come comes to pass, We shall bring you a rabble. '

Bijan Moeinian

Then I said to the children of Israel: "Settle down in this land; when My promised time comes, I will summon you all together in one group. "

E. Henry Palmer

And after him we said to the children of Israel, 'Dwell ye in the land; and when the promise of the hereafter comes to pass, we will bring you in a mixed crowd (to judgment).

Edip-Layth

We said after him to the Children of Israel: "Dwell in the land, then, when the time of the second promise comes, We will bring you all together as a mixed crowd."

George Sale

And We said unto the children of Israel, after his destruction, dwell ye in the land: And when the promise of the next life shall come to be fulfilled, We will bring you both promiscuously to judgment.

Hamid S. Aziz

And after him We said to the children of Israel, "Dwell you secure in the land (of promise)"; but when the promise of the Hereafter (or the second warning) comes to pass, We will bring you back as a crowd gathered out of various nations.

Mahmoud Ghali

And We said to Seeds of after him, "Dwell in the land; then when the promise of the Hereafter comes, We will cause you to come clustering. "

Marmaduke Pickthall

And We said unto the Children of Israel after him: Dwell in the land; but when the promise of the Hereafter cometh to pass We shall bring you as a crowd gathered out of various nations.

Mohamed Ahmed - Samira

After this We told the children of Israel: "Dwell in the land. When the promise of reckoning comes, We shall bring you together from a motley crowd.

Muhammad Asad

And after that We said unto the children of Israel: "Dwell now securely on earth - but [remember that] when the promise of the Last Day shall come to pass, We will bring you forth as [parts of] a motley crowd!

Mustafa Khattab

And We said to the Children of Israel after Pharaoh, "Reside in the land, but when the promise of the Hereafter comes to pass,[1] We will bring you all together."

Progressive Muslims

And We said after him to the Children of Israel: "Dwell in the land, then, when the time of the second promise comes, We will bring you all together as a mixed crowd. "

Rashad Khalifa

And we said to the Children of Israel afterwards, "Go live into this land. When the final prophecy comes to pass, we will summon you all in one group."

Sahih International

And We said after Pharaoh to the Children of Israel, "Dwell in the land, and when there comes the promise of the Hereafter, We will bring you forth in [one] gathering. "

Sam Gerrans

And We said, after him, to the children of Israel: “Dwell in the land; and when there comes the promise of the Hereafter, We will bring you in a mixed multitude.”

Shabbir Ahmed

After that We said to the Children of Israel, "Dwell now securely in the earth but remember that when the last promise comes to pass, We shall bring you as a crowd gathered out of various nations. " (The first two Promises (17:5), (17:7), (7:157)).

Syed Vickar Ahamed

And after him, We said to the Children of Israel, "Live safely in the land (of promise)": Then as the second of the warnings comes true, (the birth of Messiah, the Christ or the Day of Judgment) We will gather you together in a mingled crowd (of many peoples and nations).

Taqi Usmani

and thereafter We said to the children of Isrā’īl, "Live in the land. So, when the appointed time of the Hereafter will come, We shall bring you all joined together."

The Monotheist Group

And We said after him to the Children of Israel: "Dwell on the earth, then, when the time of the second promise comes, We will bring you all together as a mixed crowd."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 104. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 104. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 104. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩