İsrâ suresi

İsrâ suresi, 106. ayet

İsrâ suresi, 106. ayet. وَقُرْءَانًا فَرَقْنَٰهُ لِتَقْرَأَهُۥ عَلَى ٱلنَّاسِ عَلَىٰ مُكْثٍ وَنَزَّلْنَٰهُ تَنزِيلًا

veḳur'ânen feraḳnâhü litaḳraehû `ale-nnâsi `alâ mükŝiv venezzelnâhü tenzîlâ.

Diyanet İşleri

Biz Kur'an'ı, insanlara dura dura okuyasın diye ayet ayet ayırdık ve onu peyderpey indirdik.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

İsrâ 103–109 · surenin 106. ayeti / 111

Konu Mûsâ'ya verilen dokuz mucize ve kapanış İsrâ 101–111 3

  1. İsrâ 103

    Bunun üzerine Firavun (işkence etmek ve öldürmek suretiyle) o yerden onların kökünü kazımak istedi. Biz de onu ve beraberindekileri hep birden suda boğduk.

  2. İsrâ 104

    Bunun ardından İsrailoğullarına şöyle dedik: "Bu topraklarda oturun, ahiret va'di (kıyamet) gelince hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz."

  3. İsrâ 105

    Biz onu (Kur'an'ı) hak olarak indirdik ve o da hak ile indi. Seni de ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.

  4. 106

    Biz Kur'an'ı, insanlara dura dura okuyasın diye ayet ayet ayırdık ve onu peyderpey indirdik.

  5. İsrâ 107

    De ki: "Ona ister inanın, ister inanmayın. Şüphesiz, daha önce kendilerine ilim verilenler, Kur'an kendilerine okunduğunda derhal yüzüstü secdeye kapanırlar."

  6. İsrâ 108

    "Rabbimizin şanı yücedir. Rabbimizin va'di mutlaka gerçekleşecektir" derler.

  7. İsrâ 109

    Onlar ağlayarak yüzüstü yere kapanırlar. Bu da onların derin saygısını artırır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

106. Yani biz, bu Kur’an’ı, doğru yolu sapıklıktan, hakkı batıldan ayırdedici olmak üzere parça parça indirdik. “ki insanlara ara ara okuyasın” onlar da üzerinde gereği gibi düşünüp anlamları üzerinde tefekkür ederek, ondan gerekli ilimleri çıkartsınlar. “Biz onu (ihtiyaç hasıl oldukça) azar azar” yirmi üç yıllık süre zarfında kısımlara ayrılmış bir halde, azar azar “indirdik.” “Onlar sana bir örnek getirdikleri her seferinde muhakkak ki sana hakkı ve daha güzel bir açıklamayı getirmişizdir.” (el-Furkan, 25/33)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Biz onu, bölümler halinde, kısım kısım acele etmeden, insanlara yavaş bir şekilde okuyasın diye indirdik. Çünkü bu şekilde indirilmesi, anlaşılması ve iyi düşünülmesi için daha uygundur. Onu olayların ve durumların oluşuna göre ayrı ayrı parça parça indirdik.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَقُرْءَانًۭا ve kur'anen ve Kur'an'ı kök: قرا
  2. فَرَقْنَـٰهُ feraknahu parçalara ayırdık kök: فرق
  3. لِتَقْرَأَهُۥ litekraehu okuman için kök: قرا
  4. عَلَى ala
  5. ٱلنَّاسِ n-nasi insanlara kök: نوس
  6. عَلَىٰ ala
  7. مُكْثٍۢ muksin ağır ağır kök: مكث
  8. وَنَزَّلْنَـٰهُ ve nezzelnahu ve onu indirdik kök: نزل
  9. تَنزِيلًۭا tenzilen birbiri ardınca kök: نزل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فرق (72 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    (O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın…

  • Aynı kök: فرق (72 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Böylece biz sana Arapça bir Kur'an vahyettik ki, şehirlerin anası olan Mekke'de ve çevresinde bulunanları uyarasın. Hakkında asla şüphe olmayan…

  • Aynı kök: مكث (7 geçiş)

    O, gökten su indirdi de dereler kendi ölçülerince dolup aktı ve sel üste çıkan köpüğü aldı götürdü. Süs eşyası veya yararlanılacak bir şey elde etmek…

  • Aynı kök: مكث (7 geçiş)

    (2-4) (Allah onu), katından gelecek şiddetli bir azap ile (inanmayanları) uyarmak, salih ameller işleyen mü'minleri, içlerinde ebedi olarak…

  • Aynı kök: مكث (7 geçiş)

    Hani bir ateş görmüştü de ailesine, "Siz burada kalın, ben bir ateş gördüm (oraya gidiyorum). Umarım ondan size bir kor ateş getiririm, yahut ateşin…

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi…

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Hala Kur'an'ı düşünüp anlamaya çalışmıyorlar mı? Eğer o, Allah'tan başkası tarafından (indirilmiş) olsaydı, mutlaka onda birçok çelişki bulurlardı.

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Ey iman edenler! Size açıklandığı takdirde, sizi üzecek olan şeylere dair soru sormayın. Eğer Kur'an indirilirken bunlara dair soru sorarsanız size…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

68 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Biz onu (Kur'an'ı), insanlara yavaş yavaş okuyasın diye (bölümlere) ayırdık ve onu bu şekilde indirdik. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayette Kur'an'ın topluca değil de peyderpey indirilmesinin gerekçesinin, hayata okunması ve hayata dokunması olduğuna dikkat çekilmektedir. Benzer mesaj: Furkân 25:32.

Mustafa İslamoğlu

Ayrıca onu sürekli okunan bir Kur'an kılmak için bölüm bölüm açıkladık (ki), üzerinde dura dura onu insanlara okuyasın; çünkü biz de onu, (hayata geçirsinler) diye dura dura, parça parça indirmiştik.

Muhammed Esed

ve ayrıca onu, insanlara yavaş yavaş okuyasın diye bir Kuran, temel bir okuma metni olarak bölüm bölüm açıkladık, ayet ayet indirdik.

Ahmed Hulusi

Kuran'ı birbirinin tamamlayıcısı bölümlere ayırdık ki, insanlara, Onu hazmetmelerine imkan tanıyarak, zaman içinde yavaş yavaş okuyasın. . . Biz Onu kısım kısım indirdik.

Ali Bulaç

Onu bir Kur'an olarak, insanlara dura dura okuman için (bölüm bölüm) ayırdık ve onu safha safha bir indirme ile indirdik.

Ali Özek ve heyeti

Biz onu, Kur'an olarak, insanlara dura dura okuyasın diye (âyet âyet, sûre sûre) ayırdık ve onu peyderpey indirdik.

Ali Rıza Safa

İnsanlara yavaş bir biçimde okuman için, Kur'an'ı, bölümlere ayırdık. Ve Onu, parçalar biçiminde bir indirişle indirdik. dipnot 222

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 222
    Kur'an'ın bölümlere ayrılarak indirilmiş olması, İslamiyet'in tek yasası olan Kur'an'daki bilgilere hızlı erişim sağlanması yönünden çok önemlidir. "Parçalar biçiminde bir indirişle indirdik." tümcesi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Ağır ağır indirdik." veya "Azar azar indirdik." veya "Ayet ayet indirdik." biçiminde çevrilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Biz onu Kur'an olarak, insanlara ağır ağır okuman için, bölüm bölüm ayırdık ve peyderpey indirdik.

Edip Yüksel

Uzun bir zaman dilimi içerisinde halka okuman için ayırdığımız bir Kuran'dır. Onu topluca indirmiştik.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Uzun bir zaman dilimi içerisinde halka okuman için ayırdığımız bir Kuran'dır. Onu topluca indirmiştik

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hem onu bir Kur'an olarak ayet ayet ayırdık ki, insanlara dura dura okuyasın, hem de gerektikçe parça parça indirdik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem onu bir Kur'an olmak üzere ayet ayet ayırdık ki nasa dura dura okuyasın hem de tenzil suretiyle ceste ceste indirdik

Erhan Aktaş

Kur'an'ı; onu, zamana yayarak insanlara duyurman dipnot 1 için bölümler halinde birbiri ardınca indirdik.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Takrae" kelimesinin bu ayetteki anlamı okumak değil, bu kelimenin anlamlarından biri olan "duyurmak"tır. Kur'an, okunsun diye değil; insanlara duyurulsun, iletilsin diye gönderilen bir hitaptır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kur'an'ı; onu, zamana yayarak insanlara duyurman dipnot 1 için bölümler halinde birbiri ardınca indirdik.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Takrae" sözcüğünün bu ayetteki anlamı okumak değil, bu sözcüğün anlamlarından bir olan "duyurmak"tır. Kur'an, okunsun diye değil; insanlara duyurulsun, iletilsin diye gönderilen bir hitaptır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kur'an'ı; onu, zamana yayarak insanlara duyurman dipnot 1 için bölümler halinde birbiri ardınca indirdik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Takrae" sözcüğünün bu ayetteki anlamı okumak değil, "duyurmak"tır. Kur'an, okunsun diye değil; insanlara duyurulsun, iletilsin diye gönderilen bir hitaptır.

Gültekin Onan

Onu bir Kuran olarak, insanlara dura dura okuman için (bölüm bölüm) ayırdık ve onu safha safha bir indirme ile indirdik.

Hasan Basri Çantay

Biz onu bir Kur'an olmak üzere (ayet ayet) ayırdık ki insanlara karşı, dura dura (ağır ağır, dane dane) okuyasın. Biz onu tedricen indirdik.

İbni Kesir

Bir de Kur'an'ı insanlara ağır ağır okuman için, bölüm bölüm ve gerektikçe indirdik.

Mehmet Alagaş

(105-110) Biz Onu / Kuran’ı gerçek olarak indirdik ve de o hak bir iniştir, biz seni müjdeleyici ve uyarıcı olarak indirdik, Kur'an onu insanlara belli aralıklarla dura dura okuman için kısım kısım yaptık , Onu belli bir indirilişle indirdik de ki Ona inanın! yahut inanmayın! muhakkak ki ondan önce kendisine ilim verilenler, üzerlerine okunduğu vakit çeneleri üzeri secdeye kapanıyorlardı ve diyorlardı ki; Rabbimiz seni üstün tutarız, Rabbimizin vaadi hep yerine getirilmiştir / ifa edilmiştir. Ağlayarak çeneleri üzre kapanıyorlar ve bu onların huşularını artıyor. Deki Allah ya da Rahman diye dua da bulunun, hangisi ile onu çağırsanız çağırın, güzel isimler onundur. Namazında sesini çok yükseltme ve çok ta alçaltma bu ikisi arası bir yolu tut. Çocuk edinmeyen egemenliğinde / mülkiyetinde ortağı olmayan zillete düşüp te dost / veli aramayan Allaha hamdolsun de ve onu belli bir büyükleme ile büyükle.

Rowwad Tercüme Merkezi

Kuran'ı, insanlara ağır ağır okuman için, bölüm bölüm indirdik ve onu peyderpey indirdik.

Süleyman Ateş

Onu, insanlara ağır ağır okuman için, okuma parçalarına ayırdık ve onu azar azar indirdik.

Süleymaniye Vakfı

Biz onu, kur'anlar dipnot 1 /anlam kümeleri şeklinde ayırdık ki onu (anlam kümesinin tamamlanmasını) bekleyerek dipnot 1 insanlara öğretesin. Onu parça parça indirdik.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kur'an, karaa (قرأ) fiilinin mastarı olan kur' (القُرْء) veya kar' (القَرْء)'dan türetilmiştir; anlamı, toplama ve birleştirmedir. Mastar olarak kullanıldığı gibi bütünlük ve küme anlamında isim olarak da kullanılır. Allah'ın kitabına Kur'an denmesi, bütün sureleri toplayıp bir araya getirmesi sebebiyledir (Lisanu'l-Arab). Arapçada kur'an (قُرْآنً)'ın çoğulu olmadığından tekil için de çoğul için de kullanılır. Bu sebeple kur'an (قُرْآن) kelimesine kur'anlar diye de anlam verilebilir.
  2. metne dön, dipnot 2
    "Bekleyerek" diye meal verdiğimiz müks (مُكْث), "durup bekleme" anlamındadır (Müfredat). Demek ki Resulullah zamanında, bir ayet inince onu açıklayan ayetin inmesi bekleniyordu. Bu da kümeleri oluşturan ayetlerin aynı anda indirilmediğini gösterir. Buna göre, bir konu ile ilgili ayetlerin tamamı aynı anda inmeyebilir. Bundan dolayı Nebimiz, kendisine sorulan bazı sorulara hemen cevap vermemiş, ilgili ayet kümesinin tamamlanmasını beklemiştir (Taha 20/113-114).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Biz onu Kur'anlar dipnot 1 (kümeler) halinde ayırdık ki insanlar beklenti dipnot 2 halinde iken onu onlara öğretesin. Onu parça parça indirdik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kur'an, kök anlamı "toplama" olan karaa قرأ ‘nın mastarı, kur' القُرْء veya kar' القَرْء'dan türemiştir. Mastar olarak kullanıldığı gibi makru' (مقروء) = bütünlük ve küme anlamında isim olarak da kullanılır. (Lisan'ul-arab) Arapçada Kur'an قُرْآنً'ın çoğulu yoktur; tekil için de çoğul için de kullanılır. Bu sebeple kur'an = قُرْآن kelimesine kur'anlar diye de anlam verilebilir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Beklenti diye meal verdiğimiz müks = مُكْث, "durup bekleme" anlamındadır. (Müfredat) Demek ki Resulullah zamanında, bir ayet inince onu açıklayan ayetin inmesi bekleniyordu. Bu da kümeleri oluşturan ayetlerin aynı anda indirilmediğini gösterir. Şu ayetler; müks konusuna açıklık getirmektedir: Böylece onu, Arapça kur'anlar halinde indirdik. Çekinip korunsunlar ya da yeni bilgi edinsinler diye içine tehditleri, değişik şekillerde yerleştirdik. Gerçek yetki elinde olan Allah pek yücedir. Vahyi tamamlanmadan o kur'anlar ile hüküm vermekte acele etme; "Rabbim ilmimi artır" de. (Taha 20/113-114)

Şaban Britch

Kur’an’ı, insanlara ağır ağır okuyasın diye (hak ile batılı) ayırt edici olarak indirdik. O’nu kısım kısım indirdik.

Şaban Piriş

Kur'an'ı, insanlara dura dura okuyasın diye kısım kısım indirdik. O'nu yavaş yavaş indirdik.

Yaşar Nuri Öztürk

Onu, bir Kur'an olarak, insanlara dura dura okuyasın diye kısımlara ayırıp ağır ağır indirdik.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

A Quran that has been revealed in partible division at intervals so that you may recite it O Muhammad to the people slowly and deliberately. We revealed it in succeeding stages and each part with the others makes up the whole.

Abdul Haleem

it is a recitation that We have revealed in parts, so that you can recite it to people at intervals; We have sent it down little by little.

Abdullah Yusuf Ali

(It is) a Qur'an which We have divided (into parts from time to time), in order that thou mightest recite it to men at intervals: We have revealed it by stages.

Abul A'la Maududi

We have revealed the Qur'an in parts that you may recite it to people slowly and with deliberation; and (for that reason) We have revealed it gradually dipnot 1 (to suit particular occasions).

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is an answer to this objection: Why has not Allah sent down His message as a whole? Why is He sending it piecemeal? Has Allah any need to think deliberately what to send down? As the answer to this objection has been given in(Surah An-Nahal, Ayats 101-102) and in the Explanatory Notes 104-106 added to them.

Aisha Bewley

We have divided up the Qur’an, so you can recite it to mankind at intervals, and We have sent it down little by little.

Al-Hilali & Khan

And (it is) a Qur’ân which We have divided (into parts), in order that you might recite it to men at intervals. And We have revealed it by stages (in 23 years).

Ali Quli Qarai

We have sent the Qur’ān in [discrete] parts so that you may read it to the people a little at a time, and We have sent it down piecemeal.

Amatul Rahman Omar

We have divided this Qur'ân into distinct chapters and have revealed it in stages that you may recite it to mankind at intervals and (that is why) We have revealed it piece by piece, and in stages.

Arthur John Arberry

and a Koran We have divided, for thee to recite it to mankind at intervals, and We have sent it down successively.

Bijan Moeinian

This Qur’an is divided into different parts and revealed gradually so that you may recite to people piece by piece.

E. Henry Palmer

'And a Qur'an which we have divided, that thou mayst read it to mankind leisurely, and we sent it down, sending it down. '

Edip-Layth

A Quran/Recitation that We have separated, so that you may relate it to the people over time; and We have brought it down gradually.

George Sale

And We have divided the Koran, revealing it by parcels, that thou mightest read it unto men with deliberation; and We have sent it down, causing it to descend as occasion required.

Hamid S. Aziz

And it is a Quran which We have divided, that you may read it to mankind at intervals, and We have revealed it by successive revelations. "

Mahmoud Ghali

And (this is) a Qur'an; We have distinctly separated (its verses) that you may read it to man-kind staidly, (Or: at intervals) and We have been sending it down successively (i. e., by successive revelation on different occasions).

Marmaduke Pickthall

And (it is) a Qur'an that We have divided, that thou mayst recite it unto mankind at intervals, and We have revealed it by (successive) revelation.

Mohamed Ahmed - Samira

We have divided the Qur'an into parts that you may recite it to men slowly, with deliberation. That is why We sent it down by degrees.

Muhammad Asad

[bearing] a discourse which We have gradually unfolded, so that thou might read it out to mankind by stages, seeing that We have bestowed it from on high step by step, as [one] revelation.

Mustafa Khattab

˹It is˺ a Quran We have revealed in stages so that you may recite it to people at a deliberate pace. And We have sent it down in successive revelations.

Progressive Muslims

And a Quran that We have separated, so that you may relate it to the people over time; and We have brought it down gradually.

Rashad Khalifa

A Quran that we have released slowly, in order for you to read it to the people over a long period, although we sent it down all at once.

Sahih International

And [it is] a Qur'an which We have separated [by intervals] that you might recite it to the people over a prolonged period. And We have sent it down progressively.

Sam Gerrans

And as a recitation We divided, that thou recite it to men in stages; and We have sent it down as a successive revelation.

Shabbir Ahmed

With the Qur'an which We have gradually unfolded, so that you might convey it to mankind by stages. Behold, We have sent it down step by step, as one Revelation.

Syed Vickar Ahamed

And (it is) a Quran that We have divided (into parts from time to time), so that you may recite it to men at intervals: We have revealed it (to you) by stages.

Taqi Usmani

We have divided the Qur’ān in portions, so that you may recite it to the people gradually, and We have revealed it little by little.

The Monotheist Group

And a revelation that We have separated, so that you may read it to the people over time; and We have brought it down gradually.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 106. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 106. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 106. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩