Diyanet İşleri
Yedi gök, yer ve bunların içinde bulunanlar Allah'ı tespih ederler. Her şey O'nu hamd ile tespih eder. Ancak, siz onların tespihlerini anlamazsınız. O, halim'dir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir), çok bağışlayandır.
İsrâ suresi
İsrâ suresi, 44. ayet. تُسَبِّحُ لَهُ ٱلسَّمَٰوَٰتُ ٱلسَّبْعُ وَٱلْأَرْضُ وَمَن فِيهِنَّ وَإِن مِّن شَىْءٍ إِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِۦ وَلَٰكِن لَّا تَفْقَهُونَ تَسْبِيحَهُمْ إِنَّهُۥ كَانَ حَلِيمًا غَفُورًا
tüsebbiḥu lehü-ssemâvâtü-sseb`u vel'arḍu vemen fîhinn. veim min şey'in illâ yüsebbiḥu biḥamdihî velâkil lâ tefḳahûne tesbîḥahüm. innehû kâne ḥalîmen gafûrâ.
Yedi gök, yer ve bunların içinde bulunanlar Allah'ı tespih ederler. Her şey O'nu hamd ile tespih eder. Ancak, siz onların tespihlerini anlamazsınız. O, halim'dir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir), çok bağışlayandır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Meleklere kız isnadı ve dirilişe itiraz İsrâ 40–52 3
Andolsun biz, onlar düşünüp öğüt alsınlar diye (gerçekleri) bu Kur'an'da değişik biçimlerde açıkladık. Fakat bu, onların ancak kaçışlarını artırıyor.
De ki: "Eğer onların iddia ettiği gibi, Allah'la beraber (başka) ilahlar olsaydı, o zaman o ilahlar da Arş'ın sahibine ulaşmak için elbette bir yol ararlardı.
Allah, her türlü eksiklikten uzaktır, onların söylediklerinin ötesindedir, yücedir.
Yedi gök, yer ve bunların içinde bulunanlar Allah'ı tespih ederler. Her şey O'nu hamd ile tespih eder. Ancak, siz onların tespihlerini anlamazsınız. O, halim'dir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir), çok bağışlayandır.
Kur'an okuduğunda, seninle ahirete inanmayanların arasına gizli bir perde çekeriz.
Kur'an'ı anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler, kulaklarına da ağırlık koyarız. Kur'an'da (ibadete layık ilah olarak) sadece Rabbini andığın zaman arkalarına dönüp kaçarlar.
Onlar seni dinlerlerken hangi maksatla dinlediklerini, kendi aralarında konuşurlarken de o zalimlerin, "Siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz" dediklerini çok iyi biliyoruz.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
44. “Yedi gök, yer ve bunların içindekiler” konuşan ve konuşmayan bütün canlılar, ağaçlar, bitkiler, cansız varlıklar, diri olan ve olmayan her bir şey “O’nu tesbih ederler. Hiçbir şey yoktur ki” gerek hal lisanı ile gerekse de konuşan dilleri ile “O’nu hamd ile tesbih etmesin. Fakat siz, onların tesbihlerini anlamazsınız.” Yani siz, sizin dilinizi konuşmayan diğer yaratıkların tesbihlerini anlamazsınız. Ama bütün gaybları en iyi bilen Yüce Allah, bunların hepsini kuşatmıştır. “Şüphesiz ki O” kendisi hakkında göklerin ve yerin adeta çatlayıp parçalanmalarına, dağların yıkılıp gitmelerine sebep olacak derece büyük sözleri söyleyenleri çabucak cezalandırmayan, aksine onlara mühlet veren, nimetini ihsan eden, afiyet ve rızık veren “Halîmdir.” Onları pek büyük mükâfaatlar verip günahlarını bağışlamak için ve bu büyük günahlarından tevbe etmeleri için kapısına çağıran “Ğafûrdur.” Eğer O’nun hilmi ve mağfiret ediciliği olmasaydı gökler, yer üzerine yıkılır ve Yüce Allah yeryüzünde canlı hiçbir varlık bırakmazdı.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Gökler Allah'ı tespih eder. Yer Allah'ı tespih eder. Göklerde ve yerde bulunan yaratılmışların hepsi yüce Allah'ı tespih ederler. Hiçbir varlık yoktur ki Allah'ı övgüyle beraber tenzih etmiş olmasın. Fakat siz onların tespihlerinin keyfiyetini anlayamazsınız. Şüphesiz sizler ancak sizin lisanınızla tespih edenin tespihini anlarsınız. Muhakkak ki Allah -Subhânehu ve Teâlâ- Halîm'dir. (Günahkârları) cezalandırmada acele etmez, kendisine tövbe edenleri çok bağışlayıcıdır.
Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Hamd
Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…
Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Hamd
Bunların oradaki duaları, "Seni eksikliklerden uzak tutarız Allah'ım!", aralarındaki esenlik dilekleri, "selam"; dualarının sonu ise, "Hamd alemlerin…
Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Hamd
Gök gürlemesi O'na hamd ederek tespih eder. Melekler de O'nun korkusundan tespih ederler. O, yıldırımlar gönderir de onlarla dilediğini çarpar. Onlar…
Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih
Melekler, "Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen,…
Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih
"Allah, çocuk edindi" dediler. O, bundan uzaktır. Hayır! Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah'ındır. Hepsi O'na boyun eğmiştir.
Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih
Zekeriya, "Rabbim! (çocuğum olacağına dair) bana bir alamet ver" dedi. Allah da şöyle dedi: "Senin için alamet, insanlarla üç gün konuşamaman, ancak…
Aynı kök: حلم (21 geçiş)
Allah, sizi kasıtsız yeminlerinizden dolayı sorumlu tutmaz, fakat sizi kalplerinizin kazandığı (bile bile yaptığınız) yeminlerden sorumlu tutar.…
Aynı kök: حلم (21 geçiş)
(Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara kendileri ile evlenmek istediğinizi üstü kapalı olarak anlatmanızda veya bu isteğinizi içinizde saklamanızda…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yedi (kat) gök, dipnot 1 yer ve bunlardaki herkes, O'nu (Allah'ı) tesbih eder (yüceltir). Hiçbir şey yoktur ki O'nu hamdiyle (övgüyle) tesbih ediyor (yüceltiyor) olmasın. dipnot 2 Ancak siz onların tesbihini (yüceltmesini) anlayamıyorsunuz. Şüphesiz ki O hoşgörülüdür, çok bağışlayandır.
Yedi gök ve yer ve onlarda yaşayan her bilinçli varlık O'nun sonsuz yüceliğini dillendirirler; daha da öte, (lisan-ı hal ile) onun ululuğunu övgüyle dile getirmeyen bir tek nesne dahi bulunmamaktadır; ve fakat siz onların ululayan dilini anlamamakta (ısrarcısınız); buna rağmen O sizi cezalandırmada hiç acele etmeyendir, eşsiz bir bağışlayıcıdır.
Yedi gök ile yer ve onların içinde yer alan her şey O'nun sınırsız kudret ve yüceliğini anmaktadır; O'nun yüceliğini, aşkınlığını övgüyle yankılamayan bir tek nesne yoktur: ne var ki siz onların yücelemelerini anlayamıyor, kavrayamıyorsunuz! Yine de, hem çok bağışlayıcı, hem de halim olan O'dur!
Yedi sema (yedi bilinç mertebesindeki tüm yaratılmışlar), arz (bedenler) ve onların içindekiler O'nu tespih eder (Esma'sının özelliklerini açığa çıkaran işlevleriyle her an halden hale dönüp dururlar)! Hiçbir şey yok ki, O'nun Hamdı olarak, tespih etmesin! Fakat siz onların işlevini anlamıyorsunuz! Muhakkak ki O, Haliym'dir, Ğafur'dur.
Yedi gök, yer ve bunların içindekiler O'nu tesbih eder; O'nu övgü ile tesbih etmeyen hiç bir şey yoktur, ancak siz onların tesbihlerini kavramıyorsunuz. Şüphesiz O, halim olandır, bağışlayandır.
Yedi gök, yer ve bunlarda bulunan herkes O'nu tesbih eder. O'nu övgü ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Ne var ki siz, onların tesbihini anlamazsınız. O, halîmdir, bağışlayıcıdır.
Yedi gök, yeryüzü ve onların içinde bulunanlar, yücelterek O'nu anarlar. Övgülerle yücelterek O'nu anmayan hiçbir şey yoktur. Fakat onların yücelterek anmasını siz anlayamazsınız. Kuşkusuz, O, Hoşgörülüdür; Sınırsız Bağışlayandır.
Yedi gök ile yer ve onların içinde yer alan herşey O'nun noksan sıfatlardan uzak olduğunu hatırlatmaktadır. Ayrıca kainatta olan her şey yüce Allah'ın övgüye layık olduğunu da hatırlatmaktadır. Ne var ki siz, onların tesbihini/ bu hatırlatmasını anlayamıyorsunuz. O, yumuşak davranandır; bağışlayıcıdır.
Yedi gök, yer ve onların içindekiler O'nu yücelterek anarlar. Hiçbir şey yoktur ki O'nu överek ve yücelterek anmasın; ama siz onların anışlarını anlamazsınız. O Şefkatlidir, Bağışlayandır.
Yedi gök, ve onların içindekiler O'nu yücelterek anarlar. Hiç bir şey yoktur ki O'nu överek ve yücelterek anmasın; ama siz onların anışlarını anlamazsınız. O Şefkatlidir, Bağışlayandır
O'nu, yedi gök ile yer ve bunlarda bulunan akıllılar tesbih eder. Hatta hiçbir şey yoktur ki, O'nu överek tesbih etmesin, ancak siz onların tesbihlerini iyi anlamazsınız. O, gerçekten halim ve çok bağışlayandır.
Onu yedi Sema ile Arz ve bütün bunlardaki zevil'ukul tesbih eder ve hatta hiç bir şey yoktur ki onu hamdiyle tesbih etmesin ve lakin siz onların tesbihlerini iyi anlamazsınız, o, cidden halim gafur bulunuyor
Yedi gök, yeryüzü ve içindekiler, O'nu tesbih dipnot 1 ederler. Onu hamd dipnot 2 ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Fakat siz, onların tesbihlerini kavrayamazsınız. Kuşkusuz O, Çok Hoşgörülü'dür, Çok Bağışlayıcı'dır.
Yedi gök, yeryüzü ve içindekiler, O'nu tesbih dipnot 1 ederler. Onu hamd dipnot 2 ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Fakat siz, onların tesbihlerini kavrayamazsınız. Kuşkusuz O, Çok Hoşgörülü'dür, Çok Bağışlayıcı'dır.
Yedi gök, yeryüzü ve içindekiler, O'nu tesbih dipnot 1 ederler. Onu hamd dipnot 2 ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Fakat siz, onların tesbihlerini kavrayamazsınız. Kuşkusuz O, Çok Hoşgörülü'dür, Çok Bağışlayıcı'dır.
Yedi gök, yer ve bunların içindekiler O'nu tesbih eder; O'nu övgü ile tesbih etmeyen hiç bir şey yoktur, ancak siz onların tesbihlerini kavramıyorsunuz. Şüphesiz O halim olandır, bağışlayandır.
Yedi gökle yer ve bunların içinde bulunan (melekler, cinler, insan) lar onu tesbih (ve tenzih) eder (ler). Hiç bir şey haaric değil, hepsi Ona hamd ile tesbih eder. Fakat siz, onların tesbihini iyi anlamazsınız. O, hakıykaten halimdir, gerçekden yarlığayıcıdır.
Yedi gök, yeryüzü ve içinde bulunanlar; O'nu tesbih ederler. O'nu hamd ile tesbih etmeyen hiç bir şey yoktur. Ama siz, onların tesbihlerini anlamazsınız. Muhakkak ki O; Halim, Gafur olandır.
(22-44) Allah ile beraber ilahlar edinme, sonra kınanmış / mezmum halde kendi başına terkedilmiş / mahzul halde kalırsın. Allah ondan başkasına kulluk etmemeyi anne babaya güzel davranışı gerekli kıldı. İkisinden biri yahut her ikisi yanında ihtiyarlığa erişirse asla o ikisine de uf dahi deme, o ikisini azarlama, her ikisine de ikram edici söz söyle , rahmetle ve tevazu kanatları ile onları muhafaza et ve de ki rabbim her ikisine de tıpkı küçükken ki beni terbiyeleri gibi merhamet eyle. Rabbiniz kendinizde olanı / n efsinizde olanı en iyi bilir, eğer ki salihlerden olursanız, kesinlikle O, kendisine yönelenleri bağışlayandır. Yakın olana / Akraba olana , çalışma gücü olmayana / miskine yolda kalmışa / yol çocuğuna hakkını ver, saçıp savurma , savuranlar kesinlikle şeytanların kardeşleridirler ve şeytan da Rabbini yok saymaktadır. Rabbinden umduğun rahmeti beklemek amacıyla eğer ki (bir şey veremediğinden dolayı) onlardan yüz çevirmen gerekirse onlara gönül alıcı sözler söyle, elini de boynuna bağlama, dağıtılacakların hepsini dağıtma, kendini kınar ve çaresizce oturur kalırsın. Muhakkak ki Rabbin rızkı dilediğine ge nişletir dilediğine ölçüyle takdir eder , Muhakkak ki O, kullarından haberdardır, görendir. Evlatlarınızı fukaralık korkusu ile öldürmeyin , bizler onları ve dahi sizleri rızıklandırıyoruz, onları öldürmek büyük bir suçtur. Zinaya yaklaşmayın! o, iğrenç ve de kötü bir yoldur. Allah’ın haram kıldığı birini hakkınız olan hariç öldürmeyin. Her kim ki zulme uğrayarak / mazlum bir şekilde öldürülürse velisine bir yetki vardır ancak öldürmekte israfa gitmesin / haddi aşmasın, muhakkak ki o yardım görendir. Yetim malına, o, kuvvetli / güçlü hâle erinceye kadar güzellikle ol anlar hariç yaklaşmayın , verdiğiniz sözü / ahdi yerine getirin / ifa edin , muhakkak ki ahitte / söz vermekte sorumluluk / mesuliyet vardır. Ölçtüğünüz zaman Ölçümü tam yapınız , kıstaslara uygun olarak düzgün tartın / veznedin, bu daha hayırlıdır ve ilerde oluşacak sonuçlar bakımından daha güzeldir. İlmin olmayan şeyin ardından gitme , m uhakkak kulak, göz ve gönül, bunların hepsi ondan sorumludur / mesuldür. Yeryüzünde kibirlenerek yürüme, yeryüzünü delip yaramazsın, dağlara boyca da uzanamazsın , bunların hepsi Rabbin yanında istenmeyen / kerih görülen kötülüklerdendir . İşte bunlar Rabbinin hikmetlerinden sana vahyettikleridir. Allah’la beraber başkaca ilahlar edinme, azarlanmış ve kovulmuş olarak cehenneme bırakılırsın.
Yedi gök, yer ve onların içinde kim varsa O’nu tesbih eder. O’na hamt ederek, tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Fakat, siz onların tesbihini anlayamazsınız. Şüphesiz O, Halim'dir, çokça mağfiret edendir.
Yedi gök, arz ve bunların içinde bulunanlar, O'nu tesbih ederler. O'nu övgü ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur, ama siz onların tesbihlerini anlamazsınız. O, halimdir, çok bağışlayandır.
Yedi gök, yeryüzü ve bunların içindeki her şey Allah'ı tesbih eder /ona boyun eğer. Her şeyi mükemmel yapması sebebiyle ona boyun eğmeyen tek bir şey dahi yoktur; ama siz onların boyun eğişlerini kavrayamazsınız. dipnot 1 Allah pek yumuşak davranan ve çok bağışlayandır.
Yedi gök, yeryüzü ve bunların içindeki herkes Allah'a ibadet eder. Her şeyi güzel yapmasına karşılık O'na ibadet etmeyen tek varlık yoktur ama onların bu ibadetlerini siz kavrayamazsınız dipnot 1 . O yumuşak davranır dipnot 2 ve çok bağışlar.
Yedi gök, yer ve onların içinde kim varsa O’nu tesbih eder. O’na hamd ederek, tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Fakat, siz onların tesbihini anlayamazsınız. Şüphesiz O, Halim'dir, çokça mağfiret edendir.
Yedi gök, yer ve onların içinde kim varsa O'nu tesbih eder. O'na hamd ederek, tesbih etmeyen hiç bir şey yoktur. Fakat, siz onların tesbihini anlayamazsınız. Şüphesiz O, yumuşak davranan ve bağışlayandır.
Yedi gök, yerküre ve bunların içindekiler O'nu tespih ederler. Hiçbir şey yoktur ki, O'nu överek tespih etmesin; fakat siz onların tespihlerini fark edemezsiniz. O Halim'dir, Gafur'dur.
The seven heavens and the earth and all animate and inanimate beings therein praise His glory and extoll His glorious attributes. There is not one single creature but displays outward and visible signs of an inward and spiritual grace reflecting Allah's Omnipotence and Exclusive Authority, but you -infidels- do not apprehend their way of ascribing His glory. Indeed, He has always been Halimun (Forbearing) and Ghafurun (Forgiving).
The seven heavens and the earth and everyone in them glorify Him. There is not a single thing that does not celebrate His praise, though you do not understand their praise: He is most forbearing, most forgiving.
The seven heavens and the earth, and all beings therein, declare His glory: there is not a thing but celebrates His praise; And yet ye understand not how they declare His glory! Verily He is Oft-Forbear, Most Forgiving!
The seven heavens, the earth, and all that is within them dipnot 1 give glory to Him. There is nothing but gives glory to Him with His praise, dipnot 2 though you do not understand their hymns of praise. He is Most Forbearing, Exceedingly Forgiving." dipnot 3
The seven heavens and the earth and everyone in them glorify Him. There is nothing which does not glorify Him with praise but you do not understand their glorification. He is All-Forbearing, Ever-Forgiving.
The seven heavens and the earth and all that is therein, glorify Him and there is not a thing but glorifies His Praise. But you understand not their glorification. Truly, He is Ever Forbearing, Oft-Forgiving.
The seven heavens glorify Him, and the earth [too], and whoever is in them. There is not a thing but celebrates His praise, but you do not understand their glorification. Indeed He is all-forbearing, all-forgiving.
The seven heavens, the earth and all those inhabiting them extol His glory. Infact, there is not even a single thing but glorifies Him with His true and perfect praise, but you do not understand their glorification. Verily, Most Forbearing is He, Great Protector.
The seven heavens and the earth, and whosoever in them is, extol Him; nothing is, that does not proclaim His praise, but you do not understand their extolling. Surely He is All-clement, All-forgiving.
The seven universes, the earth, and whatever there is between, testify for the Lord’s Glory. There is nothing that does not glorify Him; yet you do not understand it (as you do not have the scientific knowledge to see their submission to the will of God, i.e., the laws of the nature set by the Lord.) The Lord is the Most Patient, the Most Forgiving.
The seven heavens and the earth celebrate His praises, and all who therein are; nor is there aught, but what celebrates His praise: but ye cannot understand their celebration;- verily, He is clement and forgiving.
He is glorified by the seven heavens and the earth and who is in them, and there is not a thing but it glorifies His praise, but you do not understand their glorification. He is Compassionate, Forgiving.
The seven heavens praise Him, and the earth, and all who are therein: Neither is there any thing which doth not celebrate his praise; but ye understand not their celebration thereof: He is gracious and merciful.
The seven heavens and the earth, and all that is therein praises Him (declares His Glory), and there is naught but hymns (celebrates, expresses) His praise: but you understand not their praise. Verily, He is Clement and Forgiving.
The seven heavens and the earth and whoever is in them extol to Him, and decidedly not a thing (is) except that it extols His praise, but you do not comprehend their Extolment. Surely He has been Ever-Forbearing, Ever-Forgiving.
The seven heavens and the earth and all that is therein praise Him, and there is not a thing but hymneth His praise; but ye understand not their praise. Lo! He is ever Clement, Forgiving.
The seven skies, the earth, and all that lies within them, sing hallelujas to Him. There is nothing that does not chant His praises, but you do not understand their hymns of praise. He is verily clement and forgiving.
The seven heavens extol His limitless glory, and the earth, and all that they contain; and there is not a single thing but extols His limitless glory and praise: but you [O men] fail to grasp the manner of their glorifying Him! Verily, He is forbearing, much-forgiving!
The seven heavens, the earth, and all those in them glorify Him. There is not a single thing that does not glorify His praises—but you ˹simply˺ cannot comprehend their glorification. He is indeed Most Forbearing, All-Forgiving.
He is glorified by the seven universes and the Earth and who is in them, and there is not a thing but it glorifies His praise, but you do not comprehend their glorification. He is Compassionate, Forgiving.
Glorifying Him are the seven universes, the earth, and everyone in them. There is nothing that does not glorify Him, but you do not understand their glorification. He is Clement, Forgiver.
The seven heavens and the earth and whatever is in them exalt Him. And there is not a thing except that it exalts [ Allah ] by His praise, but you do not understand their [way of] exalting. Indeed, He is ever Forbearing and Forgiving.
The seven heavens and the earth and whoso is in them glorify Him; nothing is save that gives glory with His praise, but you understand not their glorification; He is clement and forgiving.
All the seven Highs and their Lows, and all beings in them are working His Plan, displaying that He is Praiseworthy. All creatures are playing their role in the Universe. In your present state of knowledge, you do not understand their exact modes of action. Allah, the Clement, the Absolver of imperfections, sustains and maintains them in Order.
The seven heavens and the earth, and all beings in there, speak His Glory: There is not a thing which does not celebrates His Praise; And yet you do not understand how they declare His Glory! Surely, He is Often-Forbearing (Haleem), Most Forgiving (Ghafoor)!
All the seven skies and the earth and all those therein extol His purity. And there is not a single thing that does not extol His purity along with His praise, but you do not understand their extolling. Surely He is Forbearing, Most-Forgiving.
He is glorified by the seven heavens and the earth and that which is in them, and there is not a thing except it glorifies His praise, but you do not comprehend their glorification. He is Compassionate, Forgiving.