Diyanet İşleri
De ki: "Hak geldi, batıl yok oldu. Şüphesiz batıl, yok olmaya mahkumdur."
İsrâ suresi
İsrâ suresi, 81. ayet. وَقُلْ جَآءَ ٱلْحَقُّ وَزَهَقَ ٱلْبَٰطِلُ إِنَّ ٱلْبَٰطِلَ كَانَ زَهُوقًا
veḳul câe-lḥaḳḳu vezeheḳa-lbâṭil. inne-lbâṭile kâne zehûḳâ.
De ki: "Hak geldi, batıl yok oldu. Şüphesiz batıl, yok olmaya mahkumdur."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sebat verilmesi, namaz vakitleri ve "hak geldi" İsrâ 73–81 3
Güneşin zevalinden (öğle vaktinde Batı'ya kaymasından) gecenin karanlığına kadar (belli vakitlerde) namazı kıl. Bir de sabah namazını kıl. Çünkü sabah namazı şahitlidir.
Gecenin bir kısmında da uyanarak sana mahsus fazla bir ibadet olmak üzere teheccüd namazı kıl ki, Rabbin seni Makam-ı Mahmud'a ulaştırsın.
De ki: "Rabbim! (Gireceğim yere) doğruluk ve esenlik içinde girmemi sağla. (Çıkacağım yerden de) beni doğruluk ve esenlik içinde çıkar. Katından bana yardımcı bir kuvvet ver."
De ki: "Hak geldi, batıl yok oldu. Şüphesiz batıl, yok olmaya mahkumdur."
Biz Kur'an'dan, mü'minler için şifa ve rahmet olacak şeyler indiriyoruz. Zalimlerin ise Kur'an, ancak zararını artırır.
İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirip yan çizer. Kendisine şer dokununca da umutsuzluğa düşer.
De ki: "Herkes kendi yapısına uygun işler görür. Rabbiniz, en doğru yolda olanı daha iyi bilir."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
81. “De ki: Hak geldi, batıl yok olup gitti.” Hak, Yüce Allah’ın Rasûlü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e vahyettiği her şeydir. İşte alla ona şunu ilan etmesini emretmektedir: Artık karşısında hiçbir şeyin duramayacağı hak gelmiş, batıl ise yok olup gitmiş, sona ermiştir. “Çünkü batıl, yok olmaya mahkumdur.” Batılın sıfatı, niteliği budur. Fakat bazen hak, onun karşısına çıkmayınca batılın bir gücü olur ve o rağbet görür. Ancak hak geldi mi batıl yok olup gider ve onun kıpırdamaya bile mecali kalmaz. Bundan dolayı batıl, ancak Allah’ın âyet ve delillerinin bilinmediği zaman ve mekânlarda revaç bulur.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Resul!- Bu müşriklere de ki: İslam geldi ve Allah'ın vadettiği zaferi gerçekleşti, şirk ve küfür de yok oldu gitti. Zaten batıl yok olup dağılır ve hakkın karşısında da devamlı kalamaz.
Aynı kök: زهق (5 geçiş) · Aynı kök: بطل (36 geçiş)
Hayır, biz hakkı batılın üzerine atarız da beynini parçalar. Bir de bakarsın yok olup gitmiş. Allah'a karşı yakıştırdığınız nitelemelerden ötürü…
Aynı olay: Mekke'nin fethi
Andolsun, Allah, Peygamberinin rüyasını doğru çıkardı. Allah dilerse, siz güven içinde başlarınızı kazıtmış veya saçlarınızı kısaltmış olarak,…
Aynı olay: Mekke'nin fethi
(1-3) Allah'ın yardımı ve fetih (Mekke fethi) geldiğinde ve insanların bölük bölük Allah'ın dinine girdiğini gördüğünde, Rabbine hamd ederek tespihte…
Aynı olay: Mekke'nin fethi
(1-3) Allah'ın yardımı ve fetih (Mekke fethi) geldiğinde ve insanların bölük bölük Allah'ın dinine girdiğini gördüğünde, Rabbine hamd ederek tespihte…
Aynı kök: زهق (5 geçiş)
Onların malları ve çocukları seni imrendirmesin. Allah, bununla ancak onlara dünya hayatında azap etmeyi ve canlarının kafir olarak çıkmasını istiyor.
Aynı kök: زهق (5 geçiş)
Onların malları ve evlatları seni imrendirmesin. Allah, bunlarla ancak, dünyada kendilerine azap etmeyi ve canlarının kafir olarak çıkmasını istiyor.
Aynı kök: بطل (36 geçiş)
Hakkı batılla karıştırıp da bile bile hakkı gizlemeyin.
Aynı kök: بطل (36 geçiş)
Aranızda birbirinizin mallarını haksız yere yemeyin. İnsanların mallarından bir kısmını bile bile günaha girerek yemek için onları hakimlere (rüşvet…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
De ki: "Gerçek geldi; batıl yıkıldı. Şüphesiz ki batıl yıkılmaya mahkûmdur." dipnot 1
Yine de ki: "Hak geldi, batıl ise yıkılıp gitti; çünkü her batıl zaten yıkılıp gitmeye mahkumdur!"
Ve yine de ki: "Değişmeyen gerçek geldi, sahte ve tutarsız olan yıkılıp gitti; zaten sahte ve tutarsız olan er geç yıkılıp gitmek zorundadır!"
De ki: "Hak geldi, batıl yok oldu gitti! (Hakikat bildirildi, asılsız boş görüşler geçerliliğini yitirdi) Muhakkak ki batıl yok olmak zorundadır. "
De ki: "Hak geldi, batıl yok oldu. Hiç şüphesiz batıl yok olucudur."
Yine de ki: Hak geldi; bâtıl yıkılıp gitti. Zaten bâtıl yıkılmaya mahkumdur.
Ayrıca, şunu söyle: "Gerçek geldi; gerçeğe aykırı olan yok oldu. Gerçeğe aykırı olan, kesinlikle yok olacaktır!" dipnot 219
De ki: "Hak geldi, batıl gitti; zaten batıl yok olup gitmeye mahkumdur."
Ve şunu bildir ki: "Gerçek gelmiş, yanlış ise ortadan kalkmıştır. Zaten yanlış, yok olmaya mahkûmdur."
Ve şunu bildir ki: 'Gerçek gelmiş, yanlış ise ortadan kalkmıştır. Zaten yanlış, yok olmağa mahkumdur.'
Ve de ki: "Hak geldi, batıl yok oldu; gerçekten batıl pek zavallıdır!"
Ve de ki: hak geldi batıl zevale erdi hakıkaten batıl pek zavallıdır
De ki: "Hakk geldi, Batıl yok oldu." Kuşkusuz ki Batıl yok olmaya mahkumdur.
De ki: "Hakk geldi, Batıl yok oldu." Kuşkusuz ki Batıl yok olmaya mahkumdur.
De ki: " Hakk geldi, Batıl yok oldu. Kuşkusuz ki Batıl yok olmaya mahkumdur.
De ki: "Hak geldi, batıl yok oldu. Hiç şüphesiz batıl yok olucudur."
De ki: "Hak geldi, baatıl zeval buldu. Şübhesiz ki baatıl daim zeval bulucudur".
De ki: Hak geldi, batıl yıkıldı. Muhakkak batıl zaten yıkılacaktı.
De ki: ''Hak geldi, batıl zail oldu. Zaten batıl zail olandır.''
De ki: "Hak geldi, batıl gitti; zaten batıl yok olmağa mahkumdur."
De ki: "Hak geldi, batıl /asılsız şeyler yok oldu. Zaten asılsız şeyler yok olmaya mahkumdur." dipnot 1
De ki "Gerçek (hak) geldi, uydurma (batıl) yok oldu. Çünkü uydurma olan yok olup gider."
Deki, “Hak geldi, batıl zail oldu. Zaten batıl zail olandır.”
Deki, "Hak geldi, batıl yıkıldı. Zaten batıl yıkılmaya mahkumdur."
Ve de ki: "Hak geldi batıl yıkılıp gitti. Batıl, yok olmaya zaten mahkumdu."
And say: "Truth has now prevailed and falsehood has eventually perished, for falsehood is always apt to perish in the wreck of time".
And say, ‘The truth has come, and falsehood has passed away: falsehood is bound to pass away.’
And say: "Truth has (now) arrived, and Falsehood perished: for Falsehood is (by its nature) bound to perish."
And proclaim: "The Truth has come, and falsehood has vanished. Surely falsehood is ever bound to vanish."101
Say: ‘Truth has come and falsehood has vanished. Falsehood is always bound to vanish.’
And say: "Truth (i.e. Islâmic Monotheism or this Qur’ân or Jihâd against polytheists) has come and Bâtil (falsehood, i.e. Satan or polytheism) has vanished. Surely Bâtil is ever bound to vanish."
And say, ‘The truth has come, and falsehood has vanished. Indeed falsehood is bound to vanish.’
And say, `Truth has come and falsehood has vanished away. ' Falsehood is indeed ever bound to vanish away.
And say: 'The truth has come, and falsehood has vanished away; surely falsehood is ever certain to vanish. '
Declare: "The truth is revealed and the falsehood is put to shame. The falsehood was destined to be vanished."
And say, 'Truth has come, and falsehood has vanished! verily, falsehood is transient. '
Say, "The truth has come and falsehood has perished. Falsehood is always bound to perish!"
And say, truth is come, and falsehood is vanished: For falsehood is of short continuance.
And say, "Truth has come, and falsehood has vanished! Verily, falsehood is ever bound to vanish. "
And say, "The Truth has come and untruth has expired; surely the untruth has been certain to expire. " (Literally: ever-expiring)
And say: Truth hath come and falsehood hath vanished away. Lo! falsehood is ever bound to vanish.
And say: "Truth has come and falsehood nullified. " Verily falsehood is perishable.
And say: "The truth has now come [to light], and falsehood has withered away: for, behold, all falsehood is bound to wither away!"
And declare, "The truth has come and falsehood has vanished. Indeed, falsehood is bound to vanish."
And Say: "The truth has come and falsehood has perished. Falsehood is always bound to perish!"
Proclaim, "The truth has prevailed, and falsehood has vanished; falsehood will inevitably vanish."
And say, "Truth has come, and falsehood has departed. Indeed is falsehood, [by nature], ever bound to depart."
And say thou: “Truth has come, and vanity has passed away; vanity is to pass away.”
(Time has come for you to) say, "The Truth has come to light, and falsehood has withered away. For, behold, all falsehood is bound to wither away."
And say: "Truth has (now) come through and lies are dead: Surely, lies (by their nature) are bound to die. "
And say, "Truth has come and falsehood has vanished. Falsehood is surely bound to vanish."
And say: "The truth has come and falsehood has perished. Falsehood is always bound to perish!"