48. sure

Fetih Suresi الفتح

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 6 konu
  1. Apaçık fetih ve kalplere inen huzur 1–7 karşılaştır — Apaçık fetih ve kalplere inen huzur
  2. Şahit, müjdeci ve uyarıcı; biat 8–10 karşılaştır — Şahit, müjdeci ve uyarıcı; biat
  3. Geri bırakılan bedevîler 11–17 karşılaştır — Geri bırakılan bedevîler
  4. Ağaç altındaki biat ve vaad edilen ganimetler 18–21 karşılaştır — Ağaç altındaki biat ve vaad edilen ganimetler
  5. Allah'ın değişmeyen kanunu ve Mekke'de olanlar 22–26 karşılaştır — Allah'ın değişmeyen kanunu ve Mekke'de olanlar
  6. Doğrulanan rüya ve Peygamberle beraber olanların vasfı 27–29 karşılaştır — Doğrulanan rüya ve Peygamberle beraber olanların vasfı

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Apaçık fetih ve kalplere inen huzur 1–7

  1. Fetih suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Fetih suresi, 1. ayet. إِنَّا فَتَحْنَا لَكَ فَتْحًا مُّبِينًا

    innâ fetaḥnâ leke fetḥam mübînâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Sana, her şeyin önünü açacak dipnot 1 bir fethin /Mekke'yi fethin dipnot 2 yolunu açtık.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu surenin 28. ayetinde İslam'ın bütün dinlere hakim olacağı bildirildiği için Hudeybiye antlaşmasıyla başlayan bu hakimiyet, Mekke'nin fethi ile güçlenecek ve devam edecektir (Tevbe 9/32-33, Saf 61/8-9).
    2. metne dön, dipnot 2
      Nebimiz, Mekke'den ayrılmak zorunda bırakıldığı sırada inen ayetlerde, ona baskı yapan müşriklerin Mekke'de fazla kalamayacakları bildirilmiş (İsra 17/76-77) ve Bedir savaşında Mekke'yi fethin şartları oluşturulmuştu (Enfal 8/5-8). Ancak bir sonraki ayette işaret edilen suçların işlenmesi sebebi ile Mekke'nin fethi gecikmişti.

    Ayet detayı — Fetih suresi, 1. ayet

  2. Fetih suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Fetih suresi, 2. ayet. لِّيَغْفِرَ لَكَ ٱللَّهُ مَا تَقَدَّمَ مِن ذَنۢبِكَ وَمَا تَأَخَّرَ وَيُتِمَّ نِعْمَتَهُۥ عَلَيْكَ وَيَهْدِيَكَ صِرَٰطًا مُّسْتَقِيمًا

    liyagfira leke-llâhü mâ teḳaddeme min ẕembike vemâ teeḫḫara veyütimme ni`metehû `aleyke veyehdiyeke ṣirâṭam müsteḳîmâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah bunu, (Bedir'de) işlediğin önceki ve sonraki günahını bağışlamak dipnot 1 , sana olan nimetini tamamlamak ve seni (hedefe götürecek) dosdoğru bir yola yöneltmek için yaptı.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah, savaş sırasında düşmanı etkisiz hale getirmeden esir almayı (Muhammed 47/4) ve savaşı bırakıp geri çekilmeyi yasaklamıştı (Enfal 8/15-16). Nebimiz Bedir savaşında bu emirlere aykırı davranıp esir almış ve savaşı bırakmıştı. Eğer Allah, Mekke'de Müslümanlara o gün için zafer sözü vermeseydi (Rum 30/1-6) büyük bir yenilgiye uğrayacaklardı (Enfal 8/67-68). Bu ayette, o suçların bağışlanmasının Mekke'nin fethiyle mümkün olacağı bildirilmiş, fetih gerçekleştikten sonra da Nebimize, bağışlanma talep etmesi emredilmiştir (Nasr 110/1-3). Böylece o, her konuda olduğu gibi tövbe ve istiğfar konusunda da bize örnek kılınmıştır.

    Ayet detayı — Fetih suresi, 2. ayet

  3. Fetih suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Fetih suresi, 3. ayet. وَيَنصُرَكَ ٱللَّهُ نَصْرًا عَزِيزًا

    veyenṣurake-llâhü naṣran `azîzâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Bir de Allah bunu, sana güçlü bir yardımda bulunmak için yaptı.

    Ayet detayı — Fetih suresi, 3. ayet

  4. Fetih suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Fetih suresi, 4. ayet. هُوَ ٱلَّذِىٓ أَنزَلَ ٱلسَّكِينَةَ فِى قُلُوبِ ٱلْمُؤْمِنِينَ لِيَزْدَادُوٓا۟ إِيمَٰنًا مَّعَ إِيمَٰنِهِمْ وَلِلَّهِ جُنُودُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلِيمًا حَكِيمًا

    hüve-lleẕî enzele-ssekînete fî ḳulûbi-lmü'minîne liyezdâdû îmânem me`a îmânihim. velillâhi cünûdü-ssemâvâti vel'arḍ. vekâne-llâhü `alîmen ḥakîmâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Müminlerin imanları kat kat artsın diye onların kalplerine iç huzuru vermiş olan odur. Göklerin ve yerin orduları Allah'ındır dipnot 1 . Allah daima bilen ve doğru kararlar verendir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Ayet detayı — Fetih suresi, 4. ayet

  5. Fetih suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Fetih suresi, 5. ayet. لِّيُدْخِلَ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا وَيُكَفِّرَ عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْ وَكَانَ ذَٰلِكَ عِندَ ٱللَّهِ فَوْزًا عَظِيمًا

    liyüdḫile-lmü'minîne velmü'minâti cennâtin tecrî min taḥtihe-l'enhâru ḫâlidîne fîhâ veyükeffira `anhüm seyyiâtihim. vekâne ẕâlike `inde-llâhi fevzen `ażîmâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah (bunları) mümin erkeklerle mümin kadınları, ölümsüz olarak kalmak üzere, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokmak ve onların kötü işlerini örtmek için dipnot 1 yaptı. Bu, Allah katında büyük bir başarıdır dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ifade, sahabenin de günah işlediğini göstermektedir. Nitekim onlar, Bedir'de Muhammed aleyhisselamın işlediği iki günaha ses çıkarmayarak onun günahına ortak olmuşlardı (Enfal 8/5-8, 67-68).
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Fetih suresi, 5. ayet

  6. Fetih suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Fetih suresi, 6. ayet. وَيُعَذِّبَ ٱلْمُنَٰفِقِينَ وَٱلْمُنَٰفِقَٰتِ وَٱلْمُشْرِكِينَ وَٱلْمُشْرِكَٰتِ ٱلظَّآنِّينَ بِٱللَّهِ ظَنَّ ٱلسَّوْءِ عَلَيْهِمْ دَآئِرَةُ ٱلسَّوْءِ وَغَضِبَ ٱللَّهُ عَلَيْهِمْ وَلَعَنَهُمْ وَأَعَدَّ لَهُمْ جَهَنَّمَ وَسَآءَتْ مَصِيرًا

    veyü`aẕẕibe-lmünâfiḳîne velmünâfiḳâti velmüşrikîne velmüşrikâti-żżânnîne billâhi żanne-ssev'. `aleyhim dâiratü-ssev'. vegaḍibe-llâhü `aleyhim vele`anehüm vee`adde lehüm cehennem. vesâet meṣîrâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Bunları bir de Allah hakkında kötü zanlar besleyen münafık erkeklerle münafık kadınlara ve müşrik erkeklerle müşrik kadınlara dipnot 1 azap etmek için yaptı. Besledikleri kötü zanlar dipnot 2 , dönüp dolaşıp başlarına gelsin! Allah onlara öfkelenmiş, onları lanetlemiş /dışlamış ve onlar için cehennemi hazırlamıştır. Orası ne kötü bir varış yeridir dipnot 3 !

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu münafıklar Hendek savaşında, savaş meydanından çekilmiş olanlardır (Ahzab 33/12-17, Fetih 48/16). Müşrikler ise o günkü Mekkelilerdir.
    2. metne dön, dipnot 2
    3. metne dön, dipnot 3

    Ayet detayı — Fetih suresi, 6. ayet

  7. Fetih suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Fetih suresi, 7. ayet. وَلِلَّهِ جُنُودُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَكَانَ ٱللَّهُ عَزِيزًا حَكِيمًا

    velillâhi cünûdü-ssemâvâti vel'arḍ. vekâne-llâhü `azîzen ḥakîmâ.

    Ayet detayı — Fetih suresi, 7. ayet

Şahit, müjdeci ve uyarıcı; biat 8–10

  1. Fetih suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Fetih suresi, 8. ayet. إِنَّآ أَرْسَلْنَٰكَ شَٰهِدًا وَمُبَشِّرًا وَنَذِيرًا

    innâ erselnâke şâhidev vemübeşşirav veneẕîrâ.

    Ayet detayı — Fetih suresi, 8. ayet

  2. Fetih suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Fetih suresi, 9. ayet. لِّتُؤْمِنُوا۟ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَتُعَزِّرُوهُ وَتُوَقِّرُوهُ وَتُسَبِّحُوهُ بُكْرَةً وَأَصِيلًا

    litü'minû billâhi verasûlihî vetü`azzirûhü vetüveḳḳirûh. vetüsebbiḥûhü bükratev veeṣîlâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Bunu, Allah'a ve resulüne /elçisinin getirdiğine dipnot 1 inanıp güvenesiniz, Allah'ın değerini bilesiniz, onu yüceltesiniz, kuşluk ile öğle vaktinde ve ikindide ona ibadet edesiniz diye yaptık dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Resul (رسول), "birine iletmek için üstlenilen söz" anlamına geldiği gibi "o sözü iletmeyi üstlenen kişi" anlamına da gelir (Müfredat). Bu sebeple Kur'an'da geçen resul (رسول) kelimesi, bazen tebliğ edilen sözü, bazen de o sözü getiren kişiyi ifade eder. Allah'ın resulleri, onun sözlerini tebliğ ile görevli oldukları için "Allah'ın resulü" kelimesinin geçtiği yerlerde vurgu Allah'ın kitabınadır (Maide 5/67, 99). Mealde "resul /elçinin getirdiği" ifadesi bu nedenle yazılmıştır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Buradaki tesbih emri kuşluk, öğle ve ikindide kılınan nafile namazlara işaret eder. Ayrıntı için bkz. A'raf 7/205 ve dipnotları, Taha 20/130, Ahzab 33/41-42, İnsan 76/25.

    Ayet detayı — Fetih suresi, 9. ayet

  3. Fetih suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Fetih suresi, 10. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ يُبَايِعُونَكَ إِنَّمَا يُبَايِعُونَ ٱللَّهَ يَدُ ٱللَّهِ فَوْقَ أَيْدِيهِمْ فَمَن نَّكَثَ فَإِنَّمَا يَنكُثُ عَلَىٰ نَفْسِهِۦ وَمَنْ أَوْفَىٰ بِمَا عَٰهَدَ عَلَيْهُ ٱللَّهَ فَسَيُؤْتِيهِ أَجْرًا عَظِيمًا

    inne-lleẕîne yübâyi`ûneke innemâ yübâyi`ûne-llâh. yedü-llâhi fevḳa eydîhim. femen nekeŝe feinnemâ yenküŝü `alâ nefsih. vemen evfâ bimâ `âhede `aleyhü-llâhe feseyü'tîhi ecran `ażîmâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Sana biat edenler /bağlılık sözleşmesi yapanlar aslında Allah'a biat etmiş olurlar. Allah'ın eli onların elleri üstündedir. Artık kim sözünden cayarsa sadece kendi aleyhine caymış olur. Kim de Allah'a karşı üstlendiği yükümlülüğü tam olarak yerine getirirse Allah ona büyük bir ödül verecektir dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Ayet detayı — Fetih suresi, 10. ayet

Geri bırakılan bedevîler 11–17

  1. Fetih suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Fetih suresi, 11. ayet. سَيَقُولُ لَكَ ٱلْمُخَلَّفُونَ مِنَ ٱلْأَعْرَابِ شَغَلَتْنَآ أَمْوَٰلُنَا وَأَهْلُونَا فَٱسْتَغْفِرْ لَنَا يَقُولُونَ بِأَلْسِنَتِهِم مَّا لَيْسَ فِى قُلُوبِهِمْ قُلْ فَمَن يَمْلِكُ لَكُم مِّنَ ٱللَّهِ شَيْـًٔا إِنْ أَرَادَ بِكُمْ ضَرًّا أَوْ أَرَادَ بِكُمْ نَفْعًۢا بَلْ كَانَ ٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرًۢا

    seyeḳûlü leke-lmüḫallefûne mine-l'a`râbi şegaletnâ emvâlünâ veehlûnâ festagfir lenâ. yeḳûlûne bielsinetihim mâ leyse fî ḳulûbihim. ḳul femey yemlikü leküm mine-llâhi şey'en in erâde biküm ḍarran ev erâde biküm nef`â. bel kâne-llâhü bimâ ta`melûne ḫabîrâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Taşralı Araplardan geride kalanlar dipnot 1 : "Bizi, mallarımız ve ailelerimiz meşgul etti; o yüzden bizim için Allah'tan bağışlanma dile dipnot 2 !" diyeceklerdir. Onlar kalplerinde olmayan şeyi dilleriyle söylüyorlar. De ki: "Peki, Allah size bir zarar vermek isterse ya da size bir fayda sağlamak isterse ona karşı sizin için kim ne yapabilir dipnot 3 ?" Hayır; Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Geride kalan" anlamı verilen kelime, ismi meful kalıbında olan ve "geride bırakılan" anlamına gelen "muhallef"tir. Bu münafıkları geride bırakan şey, Allah'a olan güvensizlikleri ve Müslümanlarla ilgili kötü düşünceleriydi (Fetih 48/12). Zaten bunlar, onlarla birlikte gitselerdi fitne çıkararak sıkıntıya sebep olurlardı (Tevbe 9/47, 90-101).
    2. metne dön, dipnot 2
    3. metne dön, dipnot 3

    Ayet detayı — Fetih suresi, 11. ayet

  2. Fetih suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Fetih suresi, 12. ayet. بَلْ ظَنَنتُمْ أَن لَّن يَنقَلِبَ ٱلرَّسُولُ وَٱلْمُؤْمِنُونَ إِلَىٰٓ أَهْلِيهِمْ أَبَدًا وَزُيِّنَ ذَٰلِكَ فِى قُلُوبِكُمْ وَظَنَنتُمْ ظَنَّ ٱلسَّوْءِ وَكُنتُمْ قَوْمًۢا بُورًا

    bel żanentüm el ley yenḳalibe-rrasûlü velmü'minûne ilâ ehlîhim ebedev vezüyyine ẕâlike fî ḳulûbiküm veżanentüm żanne-ssev'. veküntüm ḳavmem bûrâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Aslında siz, Allah'ın elçisinin ve müminlerin ailelerine asla dönemeyeceklerini zannetmiştiniz dipnot 1 . Bu, kalplerinize süslü gösterildi. Kötü zanda bulundunuz ve kaybetmiş bir topluluk haline geldiniz.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bunların bu kötü zanları, Allah'ın müminleri korumayacağı şeklindeydi (Fetih 48/6).

    Ayet detayı — Fetih suresi, 12. ayet

  3. Fetih suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Fetih suresi, 13. ayet. وَمَن لَّمْ يُؤْمِنۢ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ فَإِنَّآ أَعْتَدْنَا لِلْكَٰفِرِينَ سَعِيرًا

    vemel lem yü'mim billâhi verasûlihî feinnâ a`tednâ lilkâfirîne se`îrâ.

    Ayet detayı — Fetih suresi, 13. ayet

  4. Fetih suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Fetih suresi, 14. ayet. وَلِلَّهِ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ يَغْفِرُ لِمَن يَشَآءُ وَيُعَذِّبُ مَن يَشَآءُ وَكَانَ ٱللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًا

    velillâhi mülkü-ssemâvâti vel'arḍ. yagfiru limey yeşâü veyü`aẕẕibü mey yeşâ'. vekâne-llâhü gafûrar raḥîmâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Göklerde ve yerde tüm yetkiler Allah'ındır dipnot 1 . O, bağışlanmayı hak edeni bağışlar, azabı hak edene de azap eder dipnot 2 . Allah, bağışlayan ve ikramı bol olandır dipnot 3 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Şae (شاء) fiili, "bir şey yapmak" anlamındaki şey (شيء) mastarından türemiştir. Allah'ın yapması o şeyi var etmesi, insanın yapması da o şey için gereken çabayı göstermesidir (Müfredat). Allah, her şeyi bir ölçüye göre var eder (Kamer 54/49, Ra'd 13/8). İmtihanla ilgili şeyleri iyi ve kötü diye ikiye ayırmıştır (Enbiya 21/35). Allah, herkesin doğru yolda olmasını ister (Nisa 4/26) ama sadece doğru şeyler yapanı doğru yolda sayar (Nur 24/46). Yaptığının doğru veya yanlış olduğunu da kişiye ilham eder. Onun için doğru davrananın içi rahat, yanlış davrananın içi de sıkıntılı olur (Şems 91/7-10). Buna göre şae (شاء) fiilinin öznesi Allah olursa "gerekeni yaptı veya yarattı", insan olursa "gerekeni yaptı" anlamında olur. Allah insanlara, tercihlerine göre davranma hürriyeti vermeseydi hiç kimse yanlış bir şey yapamaz ve imtihan diye bir şey de olmazdı (Nahl 16/93). Yanlış kader anlayışını imanın bir esası gibi İslam'a yerleştirmek isteyenler, büyük bir çarpıtma yaparak şae (شاء) fiiline irade yani isteme ve dileme anlamı vermiş; bunu, tefsirlere hatta sözlüklere bile yerleştirerek birçok ayetin mealini bozmuşlardır. Bkz: https://www.suleymaniyevakfi.org/akaid-arastirmalari/kuranda-sey-mesiet-irade-ve-fitrat.html
    3. metne dön, dipnot 3

    Ayet detayı — Fetih suresi, 14. ayet

  5. Fetih suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Fetih suresi, 15. ayet. سَيَقُولُ ٱلْمُخَلَّفُونَ إِذَا ٱنطَلَقْتُمْ إِلَىٰ مَغَانِمَ لِتَأْخُذُوهَا ذَرُونَا نَتَّبِعْكُمْ يُرِيدُونَ أَن يُبَدِّلُوا۟ كَلَٰمَ ٱللَّهِ قُل لَّن تَتَّبِعُونَا كَذَٰلِكُمْ قَالَ ٱللَّهُ مِن قَبْلُ فَسَيَقُولُونَ بَلْ تَحْسُدُونَنَا بَلْ كَانُوا۟ لَا يَفْقَهُونَ إِلَّا قَلِيلًا

    seyeḳûlü-lmüḫallefûne iẕe-nṭalaḳtüm ilâ megânime lite'ḫuẕûhâ ẕerûnâ nettebi`küm. yürîdûne ey yübeddilû kelâme-llâh. ḳul len tettebi`ûnâ keẕâliküm ḳâle-llâhü min ḳabl. feseyeḳûlûne bel taḥsüdûnenâ. bel kânû lâ yefḳahûne illâ ḳalîlâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Geride kalanlar, ganimetleri dipnot 1 almak için yola çıktığınız zaman "Bırakın bizi de size tabi olalım." diyeceklerdir. Onlar Allah'ın sözünü değiştirmek istiyorlar. Sen de ki: "Asla bize tabi olamayacaksınız. (Çünkü) Daha önce Allah'ın böyle bir sözü vardır dipnot 2 ." Onlar ise: "Hayır, siz bizi kıskanıyorsunuz." diyeceklerdir. Aslında onlar söylenenlerin sadece pek azını kavrarlar.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hudeybiye antlaşması sonucu Mekkelilerin desteğini yitiren Hayber Yahudileri, büsbütün korumasız kalmışlardı. Onlarla yapılacak savaşın kazananı belli olduğu için bu ganimetler, onlardan alınacak ganimetlerdi.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bunlar, münafıklıklarından dolayı Allah'ın geride bıraktığı kimselerdir. Allah Nebimize, asıl düşmanın onlar olduğunu bildirmiş ve onlardan uzak durmasını emretmiştir (Münafikun 63/4).

    Ayet detayı — Fetih suresi, 15. ayet

  6. Fetih suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Fetih suresi, 16. ayet. قُل لِّلْمُخَلَّفِينَ مِنَ ٱلْأَعْرَابِ سَتُدْعَوْنَ إِلَىٰ قَوْمٍ أُو۟لِى بَأْسٍ شَدِيدٍ تُقَٰتِلُونَهُمْ أَوْ يُسْلِمُونَ فَإِن تُطِيعُوا۟ يُؤْتِكُمُ ٱللَّهُ أَجْرًا حَسَنًا وَإِن تَتَوَلَّوْا۟ كَمَا تَوَلَّيْتُم مِّن قَبْلُ يُعَذِّبْكُمْ عَذَابًا أَلِيمًا

    ḳul lilmüḫallefîne mine-l'a`râbi setüd`avne ilâ ḳavmin ülî be'sin şedîdin tüḳâtilûnehüm ev yüslimûn. fein tüṭî`û yü'tikümü-llâhü ecran ḥasenâ. vein tetevellev kemâ tevelleytüm min ḳablü yü`aẕẕibküm `aẕâben elîmâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Taşralı Araplardan geride kalanlara de ki: "Siz yakında savaş gücü yüksek bir topluluğa karşı çağrılacaksınız. Ya onlarla savaşırsınız ya da onlar barış girişiminde bulunurlar dipnot 1 . Bu çağrıya içten boyun eğerseniz Allah size güzel bir ödül verir. Daha önce yüz çevirdiğiniz gibi dipnot 2 yine yüz çevirirseniz sizi acıklı bir azaba uğratır dipnot 3 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu münafıklar Hendek savaşında, savaş meydanından çekilmiş ve müşriklerin önünü açmışlardı (Ahzab 33/12-17).
    3. metne dön, dipnot 3

    Ayet detayı — Fetih suresi, 16. ayet

  7. Fetih suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Fetih suresi, 17. ayet. لَّيْسَ عَلَى ٱلْأَعْمَىٰ حَرَجٌ وَلَا عَلَى ٱلْأَعْرَجِ حَرَجٌ وَلَا عَلَى ٱلْمَرِيضِ حَرَجٌ وَمَن يُطِعِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ يُدْخِلْهُ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ وَمَن يَتَوَلَّ يُعَذِّبْهُ عَذَابًا أَلِيمًا

    leyse `ale-l'a`mâ ḥaracüv velâ `ale-l'a`raci ḥaracüv velâ `ale-lmerîḍi ḥarac. vemey yüṭi`i-llâhe verasûlehû yüdḫilhü cennâtin tecrî min taḥtihe-l'enhâr. vemey yetevelle yü`aẕẕibhü `aẕâben elîmâ.

    Ayet detayı — Fetih suresi, 17. ayet

Ağaç altındaki biat ve vaad edilen ganimetler 18–21

  1. Fetih suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Fetih suresi, 18. ayet. لَّقَدْ رَضِىَ ٱللَّهُ عَنِ ٱلْمُؤْمِنِينَ إِذْ يُبَايِعُونَكَ تَحْتَ ٱلشَّجَرَةِ فَعَلِمَ مَا فِى قُلُوبِهِمْ فَأَنزَلَ ٱلسَّكِينَةَ عَلَيْهِمْ وَأَثَٰبَهُمْ فَتْحًا قَرِيبًا

    leḳad raḍiye-llâhü `ani-lmü'minîne iẕ yübâyi`ûneke taḥte-şşecerati fe`alime mâ fî ḳulûbihim feenzele-ssekînete `aleyhim veeŝâbehüm fetḥan ḳarîbâ.

    Süleymaniye Vakfı

    O ağacın altında sana biat ettiklerinde /bağlılık sözleşmesi yaptıklarında, Allah o müminlerden razı oldu. Onların kalplerinde olanı bildi de onlara iç huzuru verdi ve onları yakın bir fetih ile ödüllendirdi dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet, Resulüllah ile bey'at eden müminlerin, sözlerine bağlı kaldıklarının delilidir (Fetih 48/10).

    Ayet detayı — Fetih suresi, 18. ayet

  2. Fetih suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Fetih suresi, 19. ayet. وَمَغَانِمَ كَثِيرَةً يَأْخُذُونَهَا وَكَانَ ٱللَّهُ عَزِيزًا حَكِيمًا

    vemegânime keŝîratey ye'ḫuẕûnehâ. vekâne-llâhü `azîzen ḥakîmâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Alacakları çok miktarda ganimetlerle de... dipnot 1 Allah, daima üstün olan ve doğru kararlar verendir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      18. ayette geçen fetih, Hayber'in fethi, buradaki ganimetler de Hayber ganimetleridir. Çünkü 15. ayete göre bütün bunlar, Hudeybiye'ye gelmeyenlere yasaklanmıştır.

    Ayet detayı — Fetih suresi, 19. ayet

  3. Fetih suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Fetih suresi, 20. ayet. وَعَدَكُمُ ٱللَّهُ مَغَانِمَ كَثِيرَةً تَأْخُذُونَهَا فَعَجَّلَ لَكُمْ هَٰذِهِۦ وَكَفَّ أَيْدِىَ ٱلنَّاسِ عَنكُمْ وَلِتَكُونَ ءَايَةً لِّلْمُؤْمِنِينَ وَيَهْدِيَكُمْ صِرَٰطًا مُّسْتَقِيمًا

    ve`adekümü-llâhü megânime keŝîraten te'ḫuẕûnehâ fe`accele leküm hâẕihî vekeffe eydiye-nnâsi `anküm. velitekûne âyetel lilmü'minîne veyehdiyeküm ṣirâṭam müsteḳîmâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah size alacağınız birçok ganimeti daha vaad etti dipnot 1 ama bunu (Hayber zaferini) sizin için önceledi de o insanların (Mekkelilerin) elini üzerinizden çekti dipnot 2 ki inanıp güvenenler için bir ayet /bir gösterge olsun ve sizi (hedefe götürecek) dosdoğru bir yola yönlendirsin.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hudeybiye antlaşmasından sonra müminlerin önü açıldı, önce Hayber sonra Mekke, Taif ve Suriye'ye kadar bir çok yer fethedildi ve müslümanlar büyük ganimetler elde ettiler.
    2. metne dön, dipnot 2
      Hudeybiye antlaşması, Hendek savaşında, Yahudilerle tam bir ittifak içinde olan Mekkelilerin, çıkabilecek bir müslüman-yahudi savaşında tarafsız kalmalarını sağlamıştı. Bundan dolayı Mekkeliler, Hayber'in fethi sırasında Yahudilere destek veremediler.

    Ayet detayı — Fetih suresi, 20. ayet

  4. Fetih suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Fetih suresi, 21. ayet. وَأُخْرَىٰ لَمْ تَقْدِرُوا۟ عَلَيْهَا قَدْ أَحَاطَ ٱللَّهُ بِهَا وَكَانَ ٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرًا

    veuḫrâ lem taḳdirû `aleyhâ ḳad eḥâṭa-llâhü bihâ. vekâne-llâhü `alâ külli şey'in ḳadîrâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Hesaplamadığınız daha niceleri (fetih ve ganimetler) de var dipnot 1 . Allah onları kuşatma altına almıştır. Allah her şeye bir ölçü koyandır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Ayet detayı — Fetih suresi, 21. ayet

Allah'ın değişmeyen kanunu ve Mekke'de olanlar 22–26

  1. Fetih suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Fetih suresi, 22. ayet. وَلَوْ قَٰتَلَكُمُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَوَلَّوُا۟ ٱلْأَدْبَٰرَ ثُمَّ لَا يَجِدُونَ وَلِيًّا وَلَا نَصِيرًا

    velev ḳâtelekümü-lleẕîne keferû levellevu-l'edbâra ŝümme lâ yecidûne veliyyev velâ neṣîrâ.

    Ayet detayı — Fetih suresi, 22. ayet

  2. Fetih suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Fetih suresi, 23. ayet. سُنَّةَ ٱللَّهِ ٱلَّتِى قَدْ خَلَتْ مِن قَبْلُ وَلَن تَجِدَ لِسُنَّةِ ٱللَّهِ تَبْدِيلًا

    sünnete-llâhi-lletî ḳad ḫalet min ḳabl. velen tecide lisünneti-llâhi tebdîlâ.

    Ayet detayı — Fetih suresi, 23. ayet

  3. Fetih suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Fetih suresi, 24. ayet. وَهُوَ ٱلَّذِى كَفَّ أَيْدِيَهُمْ عَنكُمْ وَأَيْدِيَكُمْ عَنْهُم بِبَطْنِ مَكَّةَ مِنۢ بَعْدِ أَنْ أَظْفَرَكُمْ عَلَيْهِمْ وَكَانَ ٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرًا

    vehüve-lleẕî keffe eydiyehüm `anküm veeydiyeküm `anhüm bibaṭni mekkete mim ba`di en ażferaküm `aleyhim. vekâne-llâhü bimâ ta`melûne beṣîrâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Mekke'nin yanı başında sizi onlara üstün kıldıktan sonra onların elini sizden, sizin elinizi de onlardan çektiren odur dipnot 1 . Allah ne yaptığınızı daima görendir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hudeybiye'de müslümanların galip geleceği bir savaş ortamı doğmuşken Allah, savaşa izin vermedi.

    Ayet detayı — Fetih suresi, 24. ayet

  4. Fetih suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Fetih suresi, 25. ayet. هُمُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَصَدُّوكُمْ عَنِ ٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ وَٱلْهَدْىَ مَعْكُوفًا أَن يَبْلُغَ مَحِلَّهُۥ وَلَوْلَا رِجَالٌ مُّؤْمِنُونَ وَنِسَآءٌ مُّؤْمِنَٰتٌ لَّمْ تَعْلَمُوهُمْ أَن تَطَـُٔوهُمْ فَتُصِيبَكُم مِّنْهُم مَّعَرَّةٌۢ بِغَيْرِ عِلْمٍ لِّيُدْخِلَ ٱللَّهُ فِى رَحْمَتِهِۦ مَن يَشَآءُ لَوْ تَزَيَّلُوا۟ لَعَذَّبْنَا ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِنْهُمْ عَذَابًا أَلِيمًا

    hümü-lleẕîne keferû veṣaddûküm `ani-lmescidi-lḥarâmi velhedye ma`kûfen ey yeblüga meḥilleh. velevlâ ricâlüm mü'minûne venisâüm mü'minâtül lem ta`lemûhüm en teṭaûhüm fetüṣîbeküm minhüm me`arratüm bigayri `ilmin. liyüdḫile-llâhü fî raḥmetihî mey yeşâ'. lev tezeyyelû le`aẕẕebne-lleẕîne keferû minhüm `aẕâben elîmâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Kafirlik eden, Mescid-i Haram'a girmenizi ve bekletilen kurbanların varacağı yere ulaşmasını dipnot 1 engelleyen onlardır. Bilmediğiniz mümin erkeklerle mümin kadınları, bilmeden ezip geçecek ve bundan dolayı zor duruma düşecek olmasaydınız (Allah size Mekke'yi fethettirirdi). Ama Allah, tercih ettiğine ikramda bulunmak için böyle yaptı. Eğer (müminlerle kafirler) birbirlerinden ayrılmış olsalardı onlardan kafirlik edenleri kesinlikle acıklı bir azaba uğratırdık.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Ayet detayı — Fetih suresi, 25. ayet

  5. Fetih suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Fetih suresi, 26. ayet. إِذْ جَعَلَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فِى قُلُوبِهِمُ ٱلْحَمِيَّةَ حَمِيَّةَ ٱلْجَٰهِلِيَّةِ فَأَنزَلَ ٱللَّهُ سَكِينَتَهُۥ عَلَىٰ رَسُولِهِۦ وَعَلَى ٱلْمُؤْمِنِينَ وَأَلْزَمَهُمْ كَلِمَةَ ٱلتَّقْوَىٰ وَكَانُوٓا۟ أَحَقَّ بِهَا وَأَهْلَهَا وَكَانَ ٱللَّهُ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمًا

    iẕ ce`ale-lleẕîne keferû fî ḳulûbihimü-lḥamiyyete ḥamiyyete-lcâhiliyyeti feenzele-llâhü sekînetehû `alâ rasûlihî ve`ale-lmü'minîne veelzemehüm kelimete-ttaḳvâ vekânû eḥaḳḳa bihâ veehlehâ. vekâne-llâhü bikülli şey'in `alîmâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Kafirlik edenler kalplerindeki taassubu; cahiliye taassubunu harekete geçirdikleri sırada Allah, elçisine ve müminlere, tarafından bir iç huzuru verdi dipnot 1 ve takva sözüne /yanlışlardan sakınma sözüne onların sıkıca bağlı kalmalarını sağladı. Onlar, buna pek layık ve ehildiler. Allah her şeyi bilendir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Ayet detayı — Fetih suresi, 26. ayet

Doğrulanan rüya ve Peygamberle beraber olanların vasfı 27–29

  1. Fetih suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Fetih suresi, 27. ayet. لَّقَدْ صَدَقَ ٱللَّهُ رَسُولَهُ ٱلرُّءْيَا بِٱلْحَقِّ لَتَدْخُلُنَّ ٱلْمَسْجِدَ ٱلْحَرَامَ إِن شَآءَ ٱللَّهُ ءَامِنِينَ مُحَلِّقِينَ رُءُوسَكُمْ وَمُقَصِّرِينَ لَا تَخَافُونَ فَعَلِمَ مَا لَمْ تَعْلَمُوا۟ فَجَعَلَ مِن دُونِ ذَٰلِكَ فَتْحًا قَرِيبًا

    leḳad ṣadeḳa-llâhü rasûlehü-rru'yâ bilḥaḳḳ. letedḫulünne-lmescide-lḥarâme in şâe-llâhü âminîne müḥalliḳîne ruûseküm vemüḳaṣṣirîne lâ teḫâfûn. fe`alime mâ lem ta`lemû fece`ale min dûni ẕâlike fetḥan ḳarîbâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah, elçisini, onun rüyasının dipnot 1 gerçekliğini kesinlikle onayladı. Allah gerekli desteği verirse dipnot 2 güven içinde, kiminiz saçlarını kazıtmış, kiminiz de kısaltmış olarak dipnot 3 ve korkmadan Mescid-i Haram'a mutlaka gireceksiniz. Ama Allah sizin bilmediğinizi bildiğinden dipnot 4 , rüyanın gerçekleşmesinin öncesinde, yakın bir fethe /Mekke'nin fethine imkan verecektir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Rüya" kelimesi, "resul" kelimesinin bedel-i ba'z'ı sayılarak ayete meal verilmiştir. Burada Muhammed a.s. için nebi değil resul yani elçi kelimesinin kullanılması, bu rüyanın Allah'ın bir mesajı olduğunu gösterir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Şae = شاء fiili ile ilgili detaylı bilgi için bkz. Fetih 48/14. ayetin dipnotu.
    3. metne dön, dipnot 3
      Buradaki saçı kısaltma veya kazıtma işi, hac ibadetinde Arafat'tan inip büyük şeytan taşlandıktan sonra olur ve daha sonra farz tavaf için Ka'be'ye gidilir. Umrede ise Ka'be tavaf edilip sa'y yapıldıktan sonra saçlar kesilir veya kısaltılır. Dolayısıyla bu ayet, Müslümanların Hudeybiye'ye, umre için değil hac için gittiklerinin açık delilidir.
    4. metne dön, dipnot 4
      Bu bilgi, Mekkelilerin Hudeybiye antlaşmasını bozacakları bilgisidir (Tevbe 9/1-4).

    Ayet detayı — Fetih suresi, 27. ayet

  2. Fetih suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Fetih suresi, 28. ayet. هُوَ ٱلَّذِىٓ أَرْسَلَ رَسُولَهُۥ بِٱلْهُدَىٰ وَدِينِ ٱلْحَقِّ لِيُظْهِرَهُۥ عَلَى ٱلدِّينِ كُلِّهِۦ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ شَهِيدًا

    hüve-lleẕî ersele rasûlehû bilhüdâ vedîni-lḥaḳḳi liyużhirahû `ale-ddîni küllih. vekefâ billâhi şehîdâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Dinini, bütün dinlere hakim kılmak için dipnot 1 Elçisini bu rehber (Kur'an) ve hak din dipnot 2 ile gönderen Allah'tır. Şahit olarak Allah yeter.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Her insan kendini dindar saydığı için (A'raf 7/30) herkesin bir dini vardır. Bu sebeple hak din, insanların yaşadığı her yere hakim olacaktır. (Fetih 48/28, Saf 61/9) Nebimizin şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Gece ve gündüzün ulaştığı her yere bu din ulaşacak; İster kentlerde, isterse kırsalda olsun, Allah, bu dini ulaştırmadığı hiçbir ev bırakmayacaktır. Bu (kimi için) öyle bir izzet (kimi için de) öyle bir zillet olacaktır ki! Bu şekilde Allah, İslam'ı güçlü ve şerefli kılacak, küfrü ise zelil ve hakir edecektir." (Ahmed b. Hanbel, c. 4, s. 103)
    2. metne dön, dipnot 2
      Mevsuf, sıfatına izafe edilmiştir, ed-din'ul-hak (الدين الحق) demektir. Hak din, Allah'ın kitaplarında beyan ettiği tek din olan İslam dinidir (Al-i İmran 3/19, Zümer 39/2-3). Bunun dışında kalanlar batıl dinlerdir (Al-i İmran 3/85).

    Ayet detayı — Fetih suresi, 28. ayet

  3. Fetih suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Fetih suresi, 29. ayet. مُّحَمَّدٌ رَّسُولُ ٱللَّهِ وَٱلَّذِينَ مَعَهُۥٓ أَشِدَّآءُ عَلَى ٱلْكُفَّارِ رُحَمَآءُ بَيْنَهُمْ تَرَىٰهُمْ رُكَّعًا سُجَّدًا يَبْتَغُونَ فَضْلًا مِّنَ ٱللَّهِ وَرِضْوَٰنًا سِيمَاهُمْ فِى وُجُوهِهِم مِّنْ أَثَرِ ٱلسُّجُودِ ذَٰلِكَ مَثَلُهُمْ فِى ٱلتَّوْرَىٰةِ وَمَثَلُهُمْ فِى ٱلْإِنجِيلِ كَزَرْعٍ أَخْرَجَ شَطْـَٔهُۥ فَـَٔازَرَهُۥ فَٱسْتَغْلَظَ فَٱسْتَوَىٰ عَلَىٰ سُوقِهِۦ يُعْجِبُ ٱلزُّرَّاعَ لِيَغِيظَ بِهِمُ ٱلْكُفَّارَ وَعَدَ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ مِنْهُم مَّغْفِرَةً وَأَجْرًا عَظِيمًۢا

    müḥammedür rasûlü-llâh. velleẕîne me`ahû eşiddâü `ale-lküffâri ruḥamâü beynehüm terâhüm rukke`an süccedey yebtegûne faḍlem mine-llâhi veriḍvânâ. sîmâhüm fî vucûhihim min eŝeri-ssücûd. ẕâlike meŝelühüm fi-ttevrâh. vemeŝelühüm fi-l'incîl. kezer`in aḫrace şaṭ'ehû feâzerahû festagleża festevâ `alâ sûḳihî yü`cibü-zzürrâ`a liyegîża bihimü-lküffâr. ve`ade-llâhü-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti minhüm magfiratev veecran `ażîmâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Muhammed, Allah'ın elçisidir dipnot 1 . Onunla beraber olanlar, kafirler karşısında sarsılmaz dipnot 2 , kendi aralarında ise pek merhametlidirler dipnot 3 . Onları, rüku ve secde ederek /emirlerine boyun eğerek Allah'ın lütfunu ve rızasını ararlarken görürsün. Onları tanıtan belirtiler, Allah'a boyun eğmelerinin etkisinden dolayı yüzlerindedir. Bu, onların Tevrat'taki örneğidir dipnot 4 . İncil'deki örnekleri ise filizini çıkarıp güçlendiren, kalınlaşıp sapları üzerinde dik duran ve çiftçileri hayran bırakan bir ekin benzetmesidir dipnot 5 . Bu tanımlamalar, Allah'ın, müminler sebebiyle kafirleri sinirlendirmesi içindir. Allah inanıp güvenen ve iyi işler yapan bu kimselere, bağışlanma ve büyük bir ödül vaat etmiştir dipnot 6 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Ayette, sarsılmaz diye anlam verdiğimiz eşidda' şedid'in (شديد)'in çoğuludur. Şedid, 'güçlü bağla bağlı' anlamındadır (Müfredat). Müslümanlar, kafirlere karşı herhangi bir haksızlığa meyl etmeden tavizsiz bir duruş sergilemelidirler (Bakara 2/190). Birçok mealde bu kavrama verilen "sert ve şiddetli" gibi anlamlar, kafirlere karşı aşırı davranışlara yol açmaktadır. Sarsılmaz bir davranış göstermemiz gerekenler, bizimle savaşan, bizi ülkemizden çıkarmaya çalışan ve çıkaranlara destek verenlerdir (Mümtahine 60/8-9).
    3. metne dön, dipnot 3
    4. metne dön, dipnot 4
      Kur'an'a göre, "Muhammed'le beraber olanlar", Allah'a inanıp güvenen, Allah'tan korkan, kendilerine gönderilen nebiye destek veren kimselerdir. "Bu kimselerin örneği" demekle yalnızca sahabenin veya Muhammed (a.s.) zamanındaki inananların özellikleri değil, mü'min olarak tanımlanan insanların her dönemdeki özellikleri kastedilmektedir. İncil'de geçen açık örnek de Tevrat'ta geçen örnek de böyledir. Tevrat'ta mü'minlerin yüzlerindeki belirtiyi anlatan örnek, Mısır'dan Çıkış 20 babındadır. Musa aleyhisselam on emri almak için Sina Dağı'na çağrılmıştı. Bu sırada bir boru sesi duyulmakta, gök gürlemekte, şimşekler çakmaktaydı: "Boru sesi gitgide yükselince, Musa konuştu ve Tanrı gök gürlemeleriyle onu yanıtladı. RAB Sina Dağı'nın üzerine indi, Musa'yı dağın tepesine çağırdı. Musa tepeye çıktı." (Mısır'dan Çıkış 19:19-20) Bu sırada dağın tepesini bulutlar kaplamıştı ve aşağıdan gök gürültüleri duyuluyordu. Dağın eteğinde toplanmış olan İsrailoğulları bu manzara karşısında çok korkmuştu: "Halk gök gürlemelerini, boru sesini duyup şimşekleri ve dağın başındaki dumanı görünce korkudan titremeye başladı. Uzakta durarak Musa'ya, "Bizimle sen konuş, dinleyelim" dediler, "Ama Tanrı konuşmasın, yoksa ölürüz." Musa, "Korkmayın!" diye karşılık verdi, "Tanrı sizi denemek için geldi; Tanrı korkusu üzerinizde olsun, günah işlemeyesiniz diye"" (Mısır'dan Çıkış 20:18-20). Bu pasajlardan 20:20'de "Tanrı korkusu üzerinizde olsun" şeklinde tercüme edilen kısmın İbranicesi araştırıldığında, "üzerinizde" anlamı verilen "al- pə·nê·ḵem (עַל־ פְּנֵיכֶ֖ם)" ifadesinin asıl anlamının Tevrat'ta
      Malachi 2:3 — Eski Ahit, Malaki; alıntıyı aç

      Eski Ahit · Malaki 2:3

      “Soyunuzu paylayacağım. Bayramlarınızda kurban ettiğiniz hayvanların gübresini yüzünüze saçacağım. Sizi önümden atacağım.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      pasajında olduğu gibi "yüzlerinizde" olduğu ve tıpkı Arapçadaki "vech (وجه)" yani "yüz" kelimesi gibi, yüzü söyleyerek kişiyi kastettiği ortaya çıkar. Pasaja göre Allah bu manzarayı İsrailoğullarına, kendisinden korkan insanların yüzünde bunu gösteren bir belirti bulunması için yaşatmıştır. Bu olayın ardından Musa (a.s.) dağdan iner ve İsrailoğullarına on emri iletir. Onlar da bu emir ve yasakları dinleyeceklerine dair antlaşma yaparlar (Mısır'dan Çıkış 24:3). Allah'ın onlardan aldığı bu söz, Bakara Suresi 2/40. ayetinde Allah'tan korkma emriyle birlikte hatırlatılır. Özetle, bu ayetteki "Onları tanıtan belirtiler, Allah'a boyun eğmelerinin etkisinden dolayı yüzlerindedir." ifadesiyle, Allah korkusu taşıdığı için ona boyun eğen ve yüzünden bu korkunun anlaşıldığı mümin kimseler tanıtılmaktadır.
    5. metne dön, dipnot 5
      Matta 13:1-23 — Yeni Ahit, Matta; alıntıyı aç

      Yeni Ahit · Matta 13:1

      Aynı gün İsa evden çıktı, gidip göl kıyısında oturdu.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      ,
      Luka 8:4-15 — Yeni Ahit, Luka; alıntıyı aç

      Yeni Ahit · Luka 8:4

      Büyük bir kalabalığın toplandığı, insanların her kentten kendisine akın akın geldiği bir sırada İsa şu benzetmeyi anlattı: “Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı. Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına…

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. Alıntı 200 karakterde kesilmiştir. tam metin

      .
    6. metne dön, dipnot 6

    Ayet detayı — Fetih suresi, 29. ayet