17. sure

İsrâ Suresi الإسراء

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 11 konu
  1. İsrâ ve İsrâiloğullarının iki bozgunculuğu 1–8 karşılaştır — İsrâ ve İsrâiloğullarının iki bozgunculuğu
  2. Kur'an en doğru yola iletir; herkesin ameli boynundadır 9–22 karşılaştır — Kur'an en doğru yola iletir; herkesin ameli boynundadır
  3. Ana babaya iyilik ve sayılan ahlâk ilkeleri 23–39 karşılaştır — Ana babaya iyilik ve sayılan ahlâk ilkeleri
  4. Meleklere kız isnadı ve dirilişe itiraz 40–52 karşılaştır — Meleklere kız isnadı ve dirilişe itiraz
  5. "En güzel sözü söyleyin"; mucize göndermemenin sebebi 53–60 karşılaştır — "En güzel sözü söyleyin"; mucize göndermemenin sebebi
  6. İblîs ve Âdemoğulları 61–65 karşılaştır — İblîs ve Âdemoğulları
  7. Denizdeki kurtuluş; insanoğlunun şerefli kılınışı 66–72 karşılaştır — Denizdeki kurtuluş; insanoğlunun şerefli kılınışı
  8. Sebat verilmesi, namaz vakitleri ve "hak geldi" 73–81 karşılaştır — Sebat verilmesi, namaz vakitleri ve "hak geldi"
  9. Kur'an şifadır; ruh sorusu ve meydan okuma 82–89 karşılaştır — Kur'an şifadır; ruh sorusu ve meydan okuma
  10. İstenen mucizeler ve verilen cevap 90–100 karşılaştır — İstenen mucizeler ve verilen cevap
  11. Mûsâ'ya verilen dokuz mucize ve kapanış 101–111 karşılaştır — Mûsâ'ya verilen dokuz mucize ve kapanış

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

İsrâ ve İsrâiloğullarının iki bozgunculuğu 1–8

  1. İsrâ suresi, 1. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 1. ayet. سُبْحَٰنَ ٱلَّذِىٓ أَسْرَىٰ بِعَبْدِهِۦ لَيْلًا مِّنَ ٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ إِلَى ٱلْمَسْجِدِ ٱلْأَقْصَا ٱلَّذِى بَٰرَكْنَا حَوْلَهُۥ لِنُرِيَهُۥ مِنْ ءَايَٰتِنَآ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْبَصِيرُ

    sübḥâne-lleẕî esrâ bi`abdihî leylem mine-lmescidi-lḥarâmi ile-lmescidi-l'aḳṣe-lleẕî bâraknâ ḥavlehû linüriyehû min âyâtinâ. innehû hüve-ssemî`u-lbeṣîr.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O subhandır. dipnot 1 Kulunu, Mescid-i Haram'dan dipnot 2 çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya dipnot 3 bir gece yürüttü. Ona ayetlerimizi göstermek için. Kuşkusuz O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Gören'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bütün kusur ve eksikliklerden uzak.
    2. metne dön, dipnot 2
      Kabe.
    3. metne dön, dipnot 3
      Aksa sözcüğü, uzak, dışında, öbür ucunda, kenarında anlamına gelmektedir. Mescid-i Aksa, şehrin dışındaki, öbür ucundaki mescid demektir. (Örneğin: 8:42; 19:22; 28:20; 36:20.) Mescid-i Aksa, haram/dokunulmaz kılınan bölgenin mescidi olan Mescid-i Haram'ın, uzağında bulunan bir mescittir. Kudüs'teki Mescid ile bir ilgisi yoktur. Zira bu ayetin inişinden yaklaşık 50 yıl sonra Abdülmelik b. Mervan tarafından ismi Mescid-i Aksa olarak değiştirilen ve bugün Mescid-i Aksa olarak anılan mescidin o zamanki adı "Beytü'l-Makdis"ti. Bu ayetin, tamamen "uydurma" ve gerçek dışı olan "miraç" olayı denilen olayla hiçbir ilgisi yoktur.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 1. ayet

  2. İsrâ suresi, 2. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 2. ayet. وَءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَٰبَ وَجَعَلْنَٰهُ هُدًى لِّبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ أَلَّا تَتَّخِذُوا۟ مِن دُونِى وَكِيلًا

    veâteynâ mûse-lkitâbe vece`alnâhü hüdel libenî isrâîle ellâ tetteḫiẕû min dûnî vekîlâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Musa'ya, İsrailoğulları'na, Ben'den başka bir vekil dipnot 1 edinmeyin diye, doğru yola ileten o Kitap'ı verdik.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Her şeyi kontrol altında tutan, her şeyin koruyucusu, yöneticisi, dayanağı ve kefili olan; varlığı ayakta tutan, sürdüren, koruyan ve rızkını veren; "canlı cansız tüm varlıkları belirli bir programa göre ayarlayan ve bu programı koruyarak, destekleyerek uygulayan."

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 2. ayet

  3. İsrâ suresi, 3. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 3. ayet. ذُرِّيَّةَ مَنْ حَمَلْنَا مَعَ نُوحٍ إِنَّهُۥ كَانَ عَبْدًا شَكُورًا

    ẕürriyyete men ḥamelnâ me`a nûḥ. innehû kâne `abden şekûrâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ey Nuh ile birlikte taşıdığımız kimselerin soyundan olanlar! Gerçek şu ki, o çok şükreden bir kuldu.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 3. ayet

  4. İsrâ suresi, 4. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 4. ayet. وَقَضَيْنَآ إِلَىٰ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ فِى ٱلْكِتَٰبِ لَتُفْسِدُنَّ فِى ٱلْأَرْضِ مَرَّتَيْنِ وَلَتَعْلُنَّ عُلُوًّا كَبِيرًا

    veḳaḍaynâ ilâ benî isrâîle fi-lkitâbi letüfsidünne fi-l'arḍi merrateyni veleta`lünne `ulüvven kebîrâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İsrailoğulları'na Kitap'ta dipnot 1 yargıda bulunduk: "Siz kesinlikle iki kez yeryüzünde fesat çıkaracaksınız ve kibirlenip böbürleneceksiniz."

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Tevrat'ta.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 4. ayet

  5. İsrâ suresi, 5. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 5. ayet. فَإِذَا جَآءَ وَعْدُ أُولَىٰهُمَا بَعَثْنَا عَلَيْكُمْ عِبَادًا لَّنَآ أُو۟لِى بَأْسٍ شَدِيدٍ فَجَاسُوا۟ خِلَٰلَ ٱلدِّيَارِ وَكَانَ وَعْدًا مَّفْعُولًا

    feiẕâ câe va`dü ûlâhümâ be`aŝnâ `aleyküm `ibâdel lenâ ülî be'sin şedîdin fecâsû ḫilâle-ddiyâr. vekâne va`dem mef`ûlâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Birincisinin zamanı gelince çok güçlü kullarımızı üzerinize gönderdik. Yurtlarının içlerine kadar girdiler, işgal ettiler. Böylece yapılan uyarı gerçekleşmiş oldu.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 5. ayet

  6. İsrâ suresi, 6. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 6. ayet. ثُمَّ رَدَدْنَا لَكُمُ ٱلْكَرَّةَ عَلَيْهِمْ وَأَمْدَدْنَٰكُم بِأَمْوَٰلٍ وَبَنِينَ وَجَعَلْنَٰكُمْ أَكْثَرَ نَفِيرًا

    ŝümme radednâ lekümü-lkerrate `aleyhim veemdednâküm biemvâliv vebenîne vece`alnâküm ekŝera nefîrâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sonra sizi, onlara karşı tekrar üstün kıldık. Size mallarla ve evlatlarla yardım ettik. Ve sayınızı çokça artırdık.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 6. ayet

  7. İsrâ suresi, 7. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 7. ayet. إِنْ أَحْسَنتُمْ أَحْسَنتُمْ لِأَنفُسِكُمْ وَإِنْ أَسَأْتُمْ فَلَهَا فَإِذَا جَآءَ وَعْدُ ٱلْـَٔاخِرَةِ لِيَسُـۥٓـُٔوا۟ وُجُوهَكُمْ وَلِيَدْخُلُوا۟ ٱلْمَسْجِدَ كَمَا دَخَلُوهُ أَوَّلَ مَرَّةٍ وَلِيُتَبِّرُوا۟ مَا عَلَوْا۟ تَتْبِيرًا

    in aḥsentüm aḥsentüm lienfüsiküm vein ese'tüm felehâ. feiẕâ câe va`dü-l'âḫirati liyesûû vucûheküm veliyedḫulü-lmescide kemâ deḫalûhü evvele merrativ veliyütebbirû mâ `alev tetbîrâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Eğer iyilik yaparsanız, kendinize iyilik yapmış olursunuz. Eğer kötü olursanız, o da kendiniz içindir. Diğer bozgunculuğunuzun cezalandırma zamanı geldiğinde, sizi kötü duruma düşürmek için, ilk kez girdikleri gibi mescide dipnot 1 girsinler. Ve yücelttiğiniz şeyleri darmadağın edip mahvetsinler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kudüs'e. Kudüs'ün M.S. 70 yılında işgal edilmesi.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 7. ayet

  8. İsrâ suresi, 8. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 8. ayet. عَسَىٰ رَبُّكُمْ أَن يَرْحَمَكُمْ وَإِنْ عُدتُّمْ عُدْنَا وَجَعَلْنَا جَهَنَّمَ لِلْكَٰفِرِينَ حَصِيرًا

    `asâ rabbüküm ey yerḥameküm. vein `uttüm `udnâ. vece`alnâ cehenneme lilkâfirîne ḥaṣîrâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Umulur ki Rabb'iniz size merhamet eder. Eğer siz dönerseniz, Biz de döneriz. dipnot 1 Ve Biz Cehennem'i Kafirler dipnot 2 için kuşatıcı kıldık.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yine bozgunculuk yaparsanız, Biz de yine cezalandırırız.
    2. metne dön, dipnot 2
      Kafir: İnançsız, inanmayan, gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, nankör. Allah'ı ve vahyi reddeden. Küfr, İman'ın karşıtıdır.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 8. ayet

Kur'an en doğru yola iletir; herkesin ameli boynundadır 9–22

  1. İsrâ suresi, 9. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 9. ayet. إِنَّ هَٰذَا ٱلْقُرْءَانَ يَهْدِى لِلَّتِى هِىَ أَقْوَمُ وَيُبَشِّرُ ٱلْمُؤْمِنِينَ ٱلَّذِينَ يَعْمَلُونَ ٱلصَّٰلِحَٰتِ أَنَّ لَهُمْ أَجْرًا كَبِيرًا

    inne hâẕe-lḳur'âne yehdî lilletî hiye aḳvemü veyübeşşiru-lmü'minîne-lleẕîne ya`melûne-ṣṣâliḥâti enne lehüm ecran kebîrâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kuşkusuz bu Kur'an, en doğru yolu gösterir. Salihatı yapan dipnot 1 müminlere kesinlikle büyük bir ödül olduğunu müjdeler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Salihatı yapmak iyi işler yapmaktan farklı anlama sahiptir. Salihat, davranış yolu ile bütünüyle dışa yansıyan imandır. Bu sözcüğün karşıtı "seyyiat" yani kötülük sözcüğüdür. Salihat, kötülüğe karşı mücadele etmek, bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, yapıcı olmak, iyi olmak ve iyiye yönlendirmek demektir.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 9. ayet

  2. İsrâ suresi, 10. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 10. ayet. وَأَنَّ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ أَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابًا أَلِيمًا

    veenne-lleẕîne lâ yü'minûne bil'âḫirati a`tednâ lehüm `aẕâben elîmâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ahirete inanmayanlara can yakıcı bir azap hazırlandığını haber verir.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 10. ayet

  3. İsrâ suresi, 11. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 11. ayet. وَيَدْعُ ٱلْإِنسَٰنُ بِٱلشَّرِّ دُعَآءَهُۥ بِٱلْخَيْرِ وَكَانَ ٱلْإِنسَٰنُ عَجُولًا

    veyed`u-l'insânü bişşerri dü`âehû bilḫayr. vekâne-l'insânü `acûlâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İnsan hayra dua eder gibi, şerre dua ediyor. İnsan çok acelecidir.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 11. ayet

  4. İsrâ suresi, 12. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 12. ayet. وَجَعَلْنَا ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ ءَايَتَيْنِ فَمَحَوْنَآ ءَايَةَ ٱلَّيْلِ وَجَعَلْنَآ ءَايَةَ ٱلنَّهَارِ مُبْصِرَةً لِّتَبْتَغُوا۟ فَضْلًا مِّن رَّبِّكُمْ وَلِتَعْلَمُوا۟ عَدَدَ ٱلسِّنِينَ وَٱلْحِسَابَ وَكُلَّ شَىْءٍ فَصَّلْنَٰهُ تَفْصِيلًا

    vece`alne-lleyle vennehâra âyeteyni femeḥavnâ âyete-lleyli vece`alnâ âyete-nnehâri mübṣiratel litebtegû faḍlem mir rabbiküm velita`lemû `adede-ssinîne velḥisâb. vekülle şey'in feṣṣalnâhü tefṣîlâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Biz geceyi ve gündüzü iki ayet dipnot 1 yaptık. Sonra geceyi karanlık, gündüzü aydınlık yaptık ki Rabb'inizin bahşettiği nimetleri çalışıp kazanasınız ve yılların sayısını ve hesabını yapma imkanı bulasınız. Biz, her şeyi ayrıntılı olarak açıkladık.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Gösterge, işaret.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 12. ayet

  5. İsrâ suresi, 13. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 13. ayet. وَكُلَّ إِنسَٰنٍ أَلْزَمْنَٰهُ طَٰٓئِرَهُۥ فِى عُنُقِهِۦ وَنُخْرِجُ لَهُۥ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ كِتَٰبًا يَلْقَىٰهُ مَنشُورًا

    vekülle insânin elzemnâhü ṭâirahû fî `unüḳih. venuḫricü lehû yevme-lḳiyâmeti kitâbey yelḳâhü menşûrâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Her insanın kuşunu dipnot 1 kendi boynuna doladık. dipnot 1 Kıyamet günü, yaptıklarının tamamını gösteren kitabı önüne koyarız.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Cahiliye döneminde insanlar kuş uçurarak bir şeyin kendileri için iyi mi kötü mü olacağına karar veriyorlardı. Ayet, bir benzetme ile kişinin başına ne geleceğini bilmesi için kuşunun hangi yöne gittiğine bakmasına gerek olmadığını, zira herkesin kuşunun kendi boynuna asıldığını söylemektedir. Bu kuş, insanın çalışıp çabalamasından, yaptıklarından başka bir şey değildir.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 13. ayet

  6. İsrâ suresi, 14. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 14. ayet. ٱقْرَأْ كِتَٰبَكَ كَفَىٰ بِنَفْسِكَ ٱلْيَوْمَ عَلَيْكَ حَسِيبًا

    iḳra' kitâbek. kefâ binefsike-lyevme `aleyke ḥasîbâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kitabını dipnot 1 oku. Bugün hesap görücü olarak sen kendine yetersin.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İnsanın, yaptığı her şeyinin kayda alındığı kitap.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 14. ayet

  7. İsrâ suresi, 15. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 15. ayet. مَّنِ ٱهْتَدَىٰ فَإِنَّمَا يَهْتَدِى لِنَفْسِهِۦ وَمَن ضَلَّ فَإِنَّمَا يَضِلُّ عَلَيْهَا وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَىٰ وَمَا كُنَّا مُعَذِّبِينَ حَتَّىٰ نَبْعَثَ رَسُولًا

    meni-htedâ feinnemâ yehtedî linefsih. vemen ḍalle feinnemâ yeḍillü `aleyhâ. velâ teziru vâziratüv vizra uḫrâ. vemâ künnâ mü`aẕẕibîne ḥattâ neb`aŝe rasûlâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kim doğru yolda olursa, ancak kendi iyiliği için doğru yolda olur. Kim de saparsa ancak kendi kötülüğü için sapmış olur. Ve hiçbir yük taşıyıcı, başkasının yükünü yüklenmez. dipnot 1 Ve Biz, bir resul göndermedikçe azap edecek değiliz.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Her kim zerre miktarı bir hayır işlerse onu görecek, her kim zerre miktarı bir şer işlerse onu görecek (99:7:8).

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 15. ayet

  8. İsrâ suresi, 16. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 16. ayet. وَإِذَآ أَرَدْنَآ أَن نُّهْلِكَ قَرْيَةً أَمَرْنَا مُتْرَفِيهَا فَفَسَقُوا۟ فِيهَا فَحَقَّ عَلَيْهَا ٱلْقَوْلُ فَدَمَّرْنَٰهَا تَدْمِيرًا

    veiẕâ eradnâ en nühlike ḳaryeten emernâ mütrafîhâ fefeseḳû fîhâ feḥaḳḳa `aleyhe-lḳavlü fedemmernâhâ tedmîrâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Biz bir beldeyi yok etmek istersek, varlık ve güç sahibi ileri gelenlerine uyarımızı yaparız, buna rağmen bozgunculuk yaparlarsa böylece söz dipnot 1 hak olur. Ve onu helak ederek yok ederiz.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Cezalandırma.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 16. ayet

  9. İsrâ suresi, 17. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 17. ayet. وَكَمْ أَهْلَكْنَا مِنَ ٱلْقُرُونِ مِنۢ بَعْدِ نُوحٍ وَكَفَىٰ بِرَبِّكَ بِذُنُوبِ عِبَادِهِۦ خَبِيرًۢا بَصِيرًا

    vekem ehleknâ mine-lḳurûni mim ba`di nûḥ. vekefâ birabbike biẕünûbi `ibâdihî ḫabîram beṣîrâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Nuh'tan sonra böyle nice nesilleri yok ettik. Kullarının suçlarını görmede ve haberdar olmada tek başına Rabb'in yeter.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Geçici olan, çabuk biten dünyayı.
    2. metne dön, dipnot 2
      Literal olarak, dilediğimiz.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 17. ayet

  10. İsrâ suresi, 18. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 18. ayet. مَّن كَانَ يُرِيدُ ٱلْعَاجِلَةَ عَجَّلْنَا لَهُۥ فِيهَا مَا نَشَآءُ لِمَن نُّرِيدُ ثُمَّ جَعَلْنَا لَهُۥ جَهَنَّمَ يَصْلَىٰهَا مَذْمُومًا مَّدْحُورًا

    men kâne yürîdü-l`âcilete `accelnâ lehû fîhâ mâ neşâü limen nürîdü ŝümme ce`alnâ lehû cehennem. yaṣlâhâ meẕmûmem medḥûrâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kim aceleyi[1] isterse, hak eden[2] kimseye dilediğimiz şeyi çabuklaştırırız. Sonra onun için Cehennem'i mekan yaparız. Kınanmış ve kovulmuş olarak oraya girer.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 18. ayet

  11. İsrâ suresi, 19. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 19. ayet. وَمَنْ أَرَادَ ٱلْـَٔاخِرَةَ وَسَعَىٰ لَهَا سَعْيَهَا وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَأُو۟لَٰٓئِكَ كَانَ سَعْيُهُم مَّشْكُورًا

    vemen erâde-l'âḫirate vese`â lehâ sa`yehâ vehüve mü'minün feülâike kâne sa`yühüm meşkûrâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kim de ahireti isterse ve mümin olarak onun gerektirdiği şekilde çalışırsa, işte onların çalışmaları meşkurdur. dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şükredilendir. Çalışmalarının karşılığı verilendir. Ayetten de anlaşıldığı gibi şükretmek demek, karşılığını vermek demektir. Kim ki Allah'a şükretmek istiyorsa, Allah, kendisine her ne verdiyse onun karşılığını vermelidir. Sözle şükretmenin bir anlamı yoktur. Canın/hayatın şükrü Allah'a kulluk yapmaktır. Malın şükrü infaktır. Aklın şükrü teslim olmaktır vs.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 19. ayet

  12. İsrâ suresi, 20. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 20. ayet. كُلًّا نُّمِدُّ هَٰٓؤُلَآءِ وَهَٰٓؤُلَآءِ مِنْ عَطَآءِ رَبِّكَ وَمَا كَانَ عَطَآءُ رَبِّكَ مَحْظُورًا

    küllen nümiddü hâülâi vehâülâi min `aṭâi rabbik. vemâ kâne `aṭâü rabbike maḥżûrâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Biz, bu dünyayı isteyene de ahireti isteyene de veririz. Bu, Rabb'inin atalarındandır. dipnot 1 Rabb'inin ataları kısıtlanmış değildir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Nimetlerindendir, ihsanındandır.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 20. ayet

  13. İsrâ suresi, 21. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 21. ayet. ٱنظُرْ كَيْفَ فَضَّلْنَا بَعْضَهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ وَلَلْـَٔاخِرَةُ أَكْبَرُ دَرَجَٰتٍ وَأَكْبَرُ تَفْضِيلًا

    ünżur keyfe feḍḍalnâ ba`ḍahüm `alâ ba`ḍ. velel'âḫiratü ekberu deracâtiv veekberu tefḍîlâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Bak! Onların bir kısmını bir kısmından daha fazla imkan sahibi kıldık. Elbette ahiret, dereceler ve imkan bakımından da daha büyüktür.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 21. ayet

  14. İsrâ suresi, 22. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 22. ayet. لَّا تَجْعَلْ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَ فَتَقْعُدَ مَذْمُومًا مَّخْذُولًا

    lâ tec`al me`a-llâhi ilâhen âḫara fetaḳ`ude meẕmûmem maḫẕûlâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah ile birlikte başka bir ilah edinme. Yoksa kınanmış ve hor görülmüş olarak kalırsın.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 22. ayet

Ana babaya iyilik ve sayılan ahlâk ilkeleri 23–39

  1. İsrâ suresi, 23. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 23. ayet. وَقَضَىٰ رَبُّكَ أَلَّا تَعْبُدُوٓا۟ إِلَّآ إِيَّاهُ وَبِٱلْوَٰلِدَيْنِ إِحْسَٰنًا إِمَّا يَبْلُغَنَّ عِندَكَ ٱلْكِبَرَ أَحَدُهُمَآ أَوْ كِلَاهُمَا فَلَا تَقُل لَّهُمَآ أُفٍّ وَلَا تَنْهَرْهُمَا وَقُل لَّهُمَا قَوْلًا كَرِيمًا

    veḳaḍâ rabbüke ellâ ta`büdû illâ iyyâhü vebilvâlideyni iḥsânâ. immâ yeblüganne `indeke-lkibera eḥadühümâ ev kilâhümâ felâ teḳul lehümâ üffiv velâ tenherhümâ veḳul lehümâ ḳavlen kerîmâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Rabb'in, Kendisinden başkasına kul dipnot 1 olmamanızı, anne ve babaya iyi davranmanızı kaza dipnot 2 etti. Eğer ikisinden birisi veya her ikisi senin yanında yaşlanırlarsa sakın onlara "öf" deme, onlara kaba davranma. Ve ikisine de kerim dipnot 3 şekilde konuş.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kulluk, kaçınılmaz, zorunlu bir durumdur, seçim kul olup olmamakla ilgili bir şey olmayıp, kulluğun kime yapılacağı ile ilgilidir. Kulluk; ya Allah'a özgü olur ya da Allah'ın dışında başka şeylere olur. Kulluğun Allah'a özgü olması özgürlüktür, Allah'tan başkasına ki bu bir güce, dünya malına, insanın kendi hevasına, iktidara, düşünceye, kişiye vs. olması ise köleliktir. Kulluk seçiminde tevhid gerçekleştirilmezse inanca dair her şey anlamını ve önemini yitirir, yaşam ve inanç şirke dönüşür. İnsanın yaşamında kulluğun kapsamadığı hiçbir alan yoktur. Müslüman için kulluk insanın ruhen ve bedenen bütün varlığı ile Allah'a bilinçli bir bağlılık ve yönelmesidir. İbadet, kulluğun mastar formudur.
    2. metne dön, dipnot 2
      Hükmetti.
    3. metne dön, dipnot 3
      Onurlarını zedelemeden, saygılı, candan, tatlı dil ve güzel bir üslupla konuş.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 23. ayet

  2. İsrâ suresi, 24. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 24. ayet. وَٱخْفِضْ لَهُمَا جَنَاحَ ٱلذُّلِّ مِنَ ٱلرَّحْمَةِ وَقُل رَّبِّ ٱرْحَمْهُمَا كَمَا رَبَّيَانِى صَغِيرًا

    vaḫfiḍ lehümâ cenâḥa-ẕẕülli mine-rraḥmeti veḳur rabbi-rḥamhümâ kemâ rabbeyânî ṣagîrâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ve merhametle, alçakgönüllüce onlara kol kanat ger. Ve de ki: "Rabb'im, onların beni büyütürken gösterdikleri merhamet gibi, onlara merhamet et."

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 24. ayet

  3. İsrâ suresi, 25. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 25. ayet. رَّبُّكُمْ أَعْلَمُ بِمَا فِى نُفُوسِكُمْ إِن تَكُونُوا۟ صَٰلِحِينَ فَإِنَّهُۥ كَانَ لِلْأَوَّٰبِينَ غَفُورًا

    rabbüküm a`lemü bimâ fî nüfûsiküm. in tekûnû ṣâliḥîne feinnehû kâne lil'evvâbîne gafûrâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Rabb'iniz niyetinizi çok iyi bilir dipnot 1 . Eğer salihler dipnot 2 olursanız, o zaman kuşkusuz O, Kendisine yönelenleri bağışlayıcıdır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Anne ve babanıza karşı ne düşündüğünüzü.
    2. metne dön, dipnot 2
      Kötülüğe karşı mücadele eden, bozuk olan şeyi düzelten, iyileştiren, yapıcı olan, iyiye yönlendiren, samimi, dürüst ve seçkin.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 25. ayet

  4. İsrâ suresi, 26. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 26. ayet. وَءَاتِ ذَا ٱلْقُرْبَىٰ حَقَّهُۥ وَٱلْمِسْكِينَ وَٱبْنَ ٱلسَّبِيلِ وَلَا تُبَذِّرْ تَبْذِيرًا

    veâti ẕe-lḳurbâ ḥaḳḳahû velmiskîne vebne-ssebîli velâ tübeẕẕir tebẕîrâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yakınlık sahibine dipnot 1 , düşkünlere ve yol oğluna dipnot 2 yardım yap! Savurganlık yaparak saçıp savurma.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Himaye ettiklerine, yanında yer alanlara, yakınlık gösterenlere, akrabaya.
    2. metne dön, dipnot 2
      "İbnu's-sebili, " deyim olarak "yol oğlu" demektir. Bu deyime, "yolda kalanlar" anlamı verilmesi doğru değildir. Zira sebil, karayolu anlamında "yol" demek değildir. Sebil, bir konuda seçim yapmak anlamında "iki yol" dan birini seçmek yani "tercih edilen yol" demektir. Hakk veya Batıl yoldan birini tercih etmektir. Bu deyimin anlamı "yolda kalanlar" değil, kendisini Allah'ın yoluna adamış olanlardır. Ayrıca yaptığı şey imkansızlık nedeni ile yarım kalan kimselere de denmektedir.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 26. ayet

  5. İsrâ suresi, 27. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 27. ayet. إِنَّ ٱلْمُبَذِّرِينَ كَانُوٓا۟ إِخْوَٰنَ ٱلشَّيَٰطِينِ وَكَانَ ٱلشَّيْطَٰنُ لِرَبِّهِۦ كَفُورًا

    inne-lmübeẕẕirîne kânû iḫvâne-şşeyâṭîn. vekâne-şşeyṭânü lirabbihî kefûrâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Saçıp savuranlar, şeytanların kardeşleridir. Şeytan ise Rabb'ine karşı çok nankördür.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 27. ayet

  6. İsrâ suresi, 28. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 28. ayet. وَإِمَّا تُعْرِضَنَّ عَنْهُمُ ٱبْتِغَآءَ رَحْمَةٍ مِّن رَّبِّكَ تَرْجُوهَا فَقُل لَّهُمْ قَوْلًا مَّيْسُورًا

    veimmâ tü`riḍanne `anhümü-btigâe raḥmetim mir rabbike tercûhâ feḳul lehüm ḳavlem meysûrâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Rabb'inden, ümit ettiğin rahmeti isterken, onlardan yüz çevirirsen dipnot 1 bari yumuşak davranarak gönüllerini al.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İmkanın olmadığı için onlara yardım edemezsen.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 28. ayet

  7. İsrâ suresi, 29. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 29. ayet. وَلَا تَجْعَلْ يَدَكَ مَغْلُولَةً إِلَىٰ عُنُقِكَ وَلَا تَبْسُطْهَا كُلَّ ٱلْبَسْطِ فَتَقْعُدَ مَلُومًا مَّحْسُورًا

    velâ tec`al yedeke maglûleten ilâ `unüḳike velâ tebsuṭhâ külle-lbesṭi fetaḳ`ude melûmem maḥsûrâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Elini bağlayıp boynuna asma. Onu büsbütün de açma. dipnot 1 Aksi halde kınanırsın ve yaptığına pişman olur kalırsın. dipnot 2

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Cimri olma, savurganlık da yapma.
    2. metne dön, dipnot 2
      Cimrilik edersen kınanırsın, savurganlık yaparsan pişman olursun.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 29. ayet

  8. İsrâ suresi, 30. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 30. ayet. إِنَّ رَبَّكَ يَبْسُطُ ٱلرِّزْقَ لِمَن يَشَآءُ وَيَقْدِرُ إِنَّهُۥ كَانَ بِعِبَادِهِۦ خَبِيرًۢا بَصِيرًا

    inne rabbeke yebsüṭu-rrizḳa limey yeşâü veyaḳdir. innehû kâne bi`ibâdihî ḫabîram beṣîrâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Rabb'in, dilediği kimsenin rızkını genişletir ve bir ölçüye göre verir. O, kullarından Haberdar Olan'dır, Her Şeyi Gören'dir.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 30. ayet

  9. İsrâ suresi, 31. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 31. ayet. وَلَا تَقْتُلُوٓا۟ أَوْلَٰدَكُمْ خَشْيَةَ إِمْلَٰقٍ نَّحْنُ نَرْزُقُهُمْ وَإِيَّاكُمْ إِنَّ قَتْلَهُمْ كَانَ خِطْـًٔا كَبِيرًا

    velâ taḳtülû evlâdeküm ḫaşyete imlâḳ. naḥnü nerzüḳuhüm veiyyâküm. inne ḳatlehüm kâne ḫiṭ'en kebîrâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yoksulluk endişesi ile çocuklarınızı öldürmeyin. Onları ve sizi sadece Biz rızıklandırırız. Onların öldürülmesi büyük bir yanlıştır.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 31. ayet

  10. İsrâ suresi, 32. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 32. ayet. وَلَا تَقْرَبُوا۟ ٱلزِّنَىٰٓ إِنَّهُۥ كَانَ فَٰحِشَةً وَسَآءَ سَبِيلًا

    velâ taḳrabü-zzinâ innehû kâne fâḥişeten. vesâe sebîlâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 32. ayet

  11. İsrâ suresi, 33. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 33. ayet. وَلَا تَقْتُلُوا۟ ٱلنَّفْسَ ٱلَّتِى حَرَّمَ ٱللَّهُ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَمَن قُتِلَ مَظْلُومًا فَقَدْ جَعَلْنَا لِوَلِيِّهِۦ سُلْطَٰنًا فَلَا يُسْرِف فِّى ٱلْقَتْلِ إِنَّهُۥ كَانَ مَنصُورًا

    velâ taḳtülü-nnefse-lletî ḥarrame-llâhü illâ bilḥaḳḳ. vemen ḳutile mażlûmen feḳad ce`alnâ liveliyyihî sülṭânen felâ yüsrif fi-lḳatl. innehû kâne menṣûrâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 33. ayet

  12. İsrâ suresi, 34. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 34. ayet. وَلَا تَقْرَبُوا۟ مَالَ ٱلْيَتِيمِ إِلَّا بِٱلَّتِى هِىَ أَحْسَنُ حَتَّىٰ يَبْلُغَ أَشُدَّهُۥ وَأَوْفُوا۟ بِٱلْعَهْدِ إِنَّ ٱلْعَهْدَ كَانَ مَسْـُٔولًا

    velâ taḳrabû mâle-lyetîmi illâ billetî hiye aḥsenü ḥattâ yeblüga eşüddeh. veevfû bil`ahd. inne-l`ahde kâne mes'ûlâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Olgunluk çağına erişinceye kadar, iyiliği için olmadıkça yetimin malına dokunmayın. Ve verdiğiniz sözleri dipnot 1 yerine getirin. Verilen söz insanı sorumlu yapar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Haklarını koruyacağınıza dair verdiğiniz sözleri.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 34. ayet

  13. İsrâ suresi, 35. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 35. ayet. وَأَوْفُوا۟ ٱلْكَيْلَ إِذَا كِلْتُمْ وَزِنُوا۟ بِٱلْقِسْطَاسِ ٱلْمُسْتَقِيمِ ذَٰلِكَ خَيْرٌ وَأَحْسَنُ تَأْوِيلًا

    veevfü-lkeyle iẕâ kiltüm vezinû bilḳisṭâsi-lmüsteḳîm. ẕâlike ḫayruv veaḥsenü te'vîlâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ölçtüğünüz zaman tam ölçün ve doğru terazi ile tartın. Hayırlı ve iyi olan budur.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 35. ayet

  14. İsrâ suresi, 36. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 36. ayet. وَلَا تَقْفُ مَا لَيْسَ لَكَ بِهِۦ عِلْمٌ إِنَّ ٱلسَّمْعَ وَٱلْبَصَرَ وَٱلْفُؤَادَ كُلُّ أُو۟لَٰٓئِكَ كَانَ عَنْهُ مَسْـُٔولًا

    velâ taḳfü mâ leyse leke bihî `ilm. inne-ssem`a velbeṣara velfüâde küllü ülâike kâne `anhü mes'ûlâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hakkında bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme! Kuşkusuz kulak, göz ve fuad dipnot 1 bunların hepsi ondan sorumludur.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kavramanın, idrak etmenin, düşünmenin, akletmenin merkezi. Ayrıca gönül, yararlı olmak, bir şeye ilgi duymak ve sorumlu olmak gibi anlamlara da gelmektedir.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 36. ayet

  15. İsrâ suresi, 37. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 37. ayet. وَلَا تَمْشِ فِى ٱلْأَرْضِ مَرَحًا إِنَّكَ لَن تَخْرِقَ ٱلْأَرْضَ وَلَن تَبْلُغَ ٱلْجِبَالَ طُولًا

    velâ temşi fi-l'arḍi meraḥâ. inneke len taḫriḳa-l'arḍa velen teblüga-lcibâle ṭûlâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yeryüzünde büyüklenerek yürüme! Sen asla yeri yaramazsın ve boyca dağlara erişemezsin.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 37. ayet

  16. İsrâ suresi, 38. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 38. ayet. كُلُّ ذَٰلِكَ كَانَ سَيِّئُهُۥ عِندَ رَبِّكَ مَكْرُوهًا

    küllü ẕâlike kâne seyyiühû `inde rabbike mekrûhâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Bütün bunlar, Rabb'inin yanında hoş görülmeyen kötü şeylerdir.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 38. ayet

  17. İsrâ suresi, 39. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 39. ayet. ذَٰلِكَ مِمَّآ أَوْحَىٰٓ إِلَيْكَ رَبُّكَ مِنَ ٱلْحِكْمَةِ وَلَا تَجْعَلْ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَ فَتُلْقَىٰ فِى جَهَنَّمَ مَلُومًا مَّدْحُورًا

    ẕâlike mimmâ evḥâ ileyke rabbüke mine-lḥikmeh. velâ tec`al me`a-llâhi ilâhen âḫara fetülḳâ fî cehenneme melûmem medḥûrâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İşte bunlar, senin Rabb'inin, sana hikmetten dipnot 1 vahyettiği şeylerdendir. Allah ile birlikte başka ilah edinme. Yoksa kınanmış ve kovulmuş olarak Cehennem'e atılırsın.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hikmet, Kur'an'ın niteliklerinden birisidir. Tıpkı Kur'an ve Zikir, Kur'an ve Furkan gibi. Kur'an'ın toplumu güçlendirmek, sağlamlaştırmak, baskı, zulüm ve fesadı engellemek için konulan yasa, kural ve ilkeler ile ilgili alanını öne çıkaran bir nitelemedir. Hikmet sözcüğüne sünnet anlamı verilmesi doğru değildir. Hikmet, sözcük anlamı olarak engel olmak demektir.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 39. ayet

Meleklere kız isnadı ve dirilişe itiraz 40–52

  1. İsrâ suresi, 40. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 40. ayet. أَفَأَصْفَىٰكُمْ رَبُّكُم بِٱلْبَنِينَ وَٱتَّخَذَ مِنَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةِ إِنَٰثًا إِنَّكُمْ لَتَقُولُونَ قَوْلًا عَظِيمًا

    efeaṣfâküm rabbüküm bilbenîne vetteḫaẕe mine-lmelâiketi inâŝâ. inneküm leteḳûlûne ḳavlen `ażîmâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Rabb'iniz, oğulları size ayırdı da kendisi meleklerden kızlar mı edindi? Siz gerçekten çok büyük laf ediyorsunuz. dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Söylediklerinizle haddinizi aşıyorsunuz.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 40. ayet

  2. İsrâ suresi, 41. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 41. ayet. وَلَقَدْ صَرَّفْنَا فِى هَٰذَا ٱلْقُرْءَانِ لِيَذَّكَّرُوا۟ وَمَا يَزِيدُهُمْ إِلَّا نُفُورًا

    veleḳad ṣarrafnâ fî hâẕe-lḳur'âni liyeẕẕekkerû. vemâ yezîdühüm illâ nüfûrâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ant olsun ki Biz, bu Kur'an'da öğüt alsınlar diye her türlü açıklamayı yaptık. Oysaki bu onların yalnızca nefretlerini arttırdı.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 41. ayet

  3. İsrâ suresi, 42. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 42. ayet. قُل لَّوْ كَانَ مَعَهُۥٓ ءَالِهَةٌ كَمَا يَقُولُونَ إِذًا لَّٱبْتَغَوْا۟ إِلَىٰ ذِى ٱلْعَرْشِ سَبِيلًا

    ḳul lev kâne me`ahû âlihetün kemâ yeḳûlûne iẕel lebtegav ilâ ẕi-l`arşi sebîlâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    De ki: "Eğer dedikleri gibi, O'nunla beraber başka ilahlar olsaydı, o zaman onlar da mutlaka arşın sahibine bir yol dipnot 1 ararlardı."

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      O'nunla baş etmek, O'nu yenmek, O'na karşı koymak için bir şeyler yaparlardı.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 42. ayet

  4. İsrâ suresi, 43. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 43. ayet. سُبْحَٰنَهُۥ وَتَعَٰلَىٰ عَمَّا يَقُولُونَ عُلُوًّا كَبِيرًا

    sübḥânehû vete`âlâ `ammâ yeḳûlûne `ulüvven kebîrâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah, onların iddialarından Münezzeh'tir dipnot 1 ve Yüceler Yücesidir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Her türlü eksiklikten ve kusurdan uzaktır.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 43. ayet

  5. İsrâ suresi, 44. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 44. ayet. تُسَبِّحُ لَهُ ٱلسَّمَٰوَٰتُ ٱلسَّبْعُ وَٱلْأَرْضُ وَمَن فِيهِنَّ وَإِن مِّن شَىْءٍ إِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِۦ وَلَٰكِن لَّا تَفْقَهُونَ تَسْبِيحَهُمْ إِنَّهُۥ كَانَ حَلِيمًا غَفُورًا

    tüsebbiḥu lehü-ssemâvâtü-sseb`u vel'arḍu vemen fîhinn. veim min şey'in illâ yüsebbiḥu biḥamdihî velâkil lâ tefḳahûne tesbîḥahüm. innehû kâne ḥalîmen gafûrâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yedi gök, yeryüzü ve içindekiler, O'nu tesbih dipnot 1 ederler. Onu hamd dipnot 2 ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Fakat siz, onların tesbihlerini kavrayamazsınız. Kuşkusuz O, Çok Hoşgörülü'dür, Çok Bağışlayıcı'dır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Evrendeki canlı cansız varlığın tamamı; Allah'ın varlığına ve gücüne tanıklık etmekte ve onun yüceliğini ifade etmektedir. Allah'ın koyduğu yasaların işleyişindeki kusursuzluk ve düzen, Allah'ın tesbih edilmesidir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Övgüye ve teşekküre layık yegane varlık. Bir nimetin ve güzelliğin kaynağı ve sahibi olan gücü, övgü ve yüceltme sözleriyle anmaktır. Bu anlamıyla "hamd", verilen bir nimetten yararlanma veya yapılan bir yardımla feraha çıkma karşılığı olmaktan çok, o nimeti veren yaratıcının sonsuz güç ve kuvvetine duyulan hayranlık sebebiyle dile getirilen bir övgüdür. Hamid: Övgüye ve teşekküre layık yegane varlık.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 44. ayet

  6. İsrâ suresi, 45. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 45. ayet. وَإِذَا قَرَأْتَ ٱلْقُرْءَانَ جَعَلْنَا بَيْنَكَ وَبَيْنَ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ حِجَابًا مَّسْتُورًا

    veiẕâ ḳara'te-lḳur'âne ce`alnâ beyneke vebeyne-lleẕîne lâ yü'minûne bil'âḫirati ḥicâbem mestûrâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kur'an okuduğun dipnot 1 zaman, seninle ahirete inanmayanlar arasına görünmez bir perde çekeriz.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Duyurduğun, ilettiğin.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 45. ayet

  7. İsrâ suresi, 46. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 46. ayet. وَجَعَلْنَا عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ أَكِنَّةً أَن يَفْقَهُوهُ وَفِىٓ ءَاذَانِهِمْ وَقْرًا وَإِذَا ذَكَرْتَ رَبَّكَ فِى ٱلْقُرْءَانِ وَحْدَهُۥ وَلَّوْا۟ عَلَىٰٓ أَدْبَٰرِهِمْ نُفُورًا

    vece`alnâ `alâ ḳulûbihim ekinneten ey yefḳahûhü vefî âẕânihim vaḳrâ. veiẕâ ẕekerte rabbeke fi-lḳur'âni vaḥdehû vellev `alâ edbârihim nüfûrâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kur'an'ı anlamalarına engel olsun diye, kalplerine dipnot 1 perde, kulaklarına bir ağırlık koyduk. Sen, Kur'an'da Rabb'inin tekliğini andığın zaman, nefretle arkalarını dönüp kaçarlar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İlahi cevher. İdrak etmenin, düşüncenin merkezi. Kur'an'da kalp, düşünme, akletme, anlama, kavrama, şeylerin hakikatini bilme melekesi/yetisi anlamında kullanılmaktadır. Kur'an'da akletme/düşünme fiili kalbe ait olarak görülmüş; düşünmenin ve anlamanın kalbin bir işlevi olduğu belirtilmiştir. Kalp, bu özelliklerinden dolayı ilahi hitaba muhataptır, yükümlü ve sorumludur. Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar; kalbin beyinle çok geniş bir iletişim sistemine sahip olduğunu ve düşünceleri, duyguları ve aklı düzenleyen ve tüm beyin fonksiyonlarını etkileme gücüne sahip bir organ olduğunu göstermektedir."

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 46. ayet

  8. İsrâ suresi, 47. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 47. ayet. نَّحْنُ أَعْلَمُ بِمَا يَسْتَمِعُونَ بِهِۦٓ إِذْ يَسْتَمِعُونَ إِلَيْكَ وَإِذْ هُمْ نَجْوَىٰٓ إِذْ يَقُولُ ٱلظَّٰلِمُونَ إِن تَتَّبِعُونَ إِلَّا رَجُلًا مَّسْحُورًا

    naḥnü a`lemü bimâ yestemi`ûne bihî iẕ yestemi`ûne ileyke veiẕ hüm necvâ iẕ yeḳûlu-żżâlimûne in tettebi`ûne illâ racülem mesḥûrâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Biz onların seni ne amaçla dinlediklerini ve kendi aralarında fısıldaştıklarında da, o zalimlerin: "Siz büyülenmiş bir adamdan başkasına uymuyorsunuz." dediklerini çok iyi biliyoruz.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 47. ayet

  9. İsrâ suresi, 48. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 48. ayet. ٱنظُرْ كَيْفَ ضَرَبُوا۟ لَكَ ٱلْأَمْثَالَ فَضَلُّوا۟ فَلَا يَسْتَطِيعُونَ سَبِيلًا

    ünżur keyfe ḍarabû leke-l'emŝâle feḍallû felâ yesteṭî`ûne sebîlâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Seni neye benzettiklerine dipnot 1 bir bak! Bu yüzden sapkınlaştılar. Artık, bir daha doğru yolu bulamazlar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Mecnun, kahin, sihirbaz, şair vs.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 48. ayet

  10. İsrâ suresi, 49. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 49. ayet. وَقَالُوٓا۟ أَءِذَا كُنَّا عِظَٰمًا وَرُفَٰتًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ خَلْقًا جَدِيدًا

    veḳâlû eiẕâ künnâ `iżâmev verufâten einnâ lemeb`ûŝûne ḫalḳan cedîdâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Biz kemik yığını ve toz toprak olduktan sonra, gerçekten de yeni bir yaratılışla mı diriltileceğiz?" dediler.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 49. ayet

  11. İsrâ suresi, 50. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 50. ayet. قُلْ كُونُوا۟ حِجَارَةً أَوْ حَدِيدًا

    ḳul kûnû ḥicâraten ev ḥadîdâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    De ki: "İster taş ister demir olun;"

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 50. ayet

  12. İsrâ suresi, 51. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 51. ayet. أَوْ خَلْقًا مِّمَّا يَكْبُرُ فِى صُدُورِكُمْ فَسَيَقُولُونَ مَن يُعِيدُنَا قُلِ ٱلَّذِى فَطَرَكُمْ أَوَّلَ مَرَّةٍ فَسَيُنْغِضُونَ إِلَيْكَ رُءُوسَهُمْ وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هُوَ قُلْ عَسَىٰٓ أَن يَكُونَ قَرِيبًا

    ev ḫalḳam mimmâ yekbüru fî ṣudûriküm. feseyeḳûlûne mey yü`îdünâ. ḳuli-lleẕî feṭaraküm evvele merrah. feseyüngiḍûne ileyke ruûsehüm veyeḳûlûne metâ hû. ḳul `asâ ey yekûne ḳarîbâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Veya göğüslerinizde büyüyen dipnot 1 herhangi bir varlık." Sonra da, "Bizi kim geri çevirecek? dipnot 2 " diyecekler. De ki: "Size ilk defa fıtrat dipnot 3 belirlemiş olan." Alaylı alaylı başlarını sallayarak: "Ne zamandır o?" diyecekler. De ki: "Belki de pek yakın bir zamanda."

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüreğinizde büyüttüğünüz, ölümünü imkansız gördüğünüz, çok güçlü olarak hayal ettiğiniz bir şey olun.
    2. metne dön, dipnot 2
      Yeniden diriltecek.
    3. metne dön, dipnot 3
      Yaradılış ve varoluş yasalarınızı.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 51. ayet

  13. İsrâ suresi, 52. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 52. ayet. يَوْمَ يَدْعُوكُمْ فَتَسْتَجِيبُونَ بِحَمْدِهِۦ وَتَظُنُّونَ إِن لَّبِثْتُمْ إِلَّا قَلِيلًا

    yevme yed`ûküm fetestecîbûne biḥamdihî veteżunnûne il lebiŝtüm illâ ḳalîlâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Sizi çağıracağı dipnot 1 gün, O'nu överek çağrıya uyacaksınız ve dünyada çok kısa bir süre kaldığınızı sanacaksınız."

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Diriltileceğiniz gün.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 52. ayet

"En güzel sözü söyleyin"; mucize göndermemenin sebebi 53–60

  1. İsrâ suresi, 53. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 53. ayet. وَقُل لِّعِبَادِى يَقُولُوا۟ ٱلَّتِى هِىَ أَحْسَنُ إِنَّ ٱلشَّيْطَٰنَ يَنزَغُ بَيْنَهُمْ إِنَّ ٱلشَّيْطَٰنَ كَانَ لِلْإِنسَٰنِ عَدُوًّا مُّبِينًا

    veḳul li`ibâdî yeḳûlü-lletî hiye aḥsen. inne-şşeyṭâne yenzegu beynehüm. inne-şşeyṭâne kâne lil'insâni `adüvvem mübînâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kullarıma de ki: "Sözün en iyi olanını söylesinler!" Şeytan, onların aralarını bozar. Şeytan, insan için apaçık bir düşmandır.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 53. ayet

  2. İsrâ suresi, 54. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 54. ayet. رَّبُّكُمْ أَعْلَمُ بِكُمْ إِن يَشَأْ يَرْحَمْكُمْ أَوْ إِن يَشَأْ يُعَذِّبْكُمْ وَمَآ أَرْسَلْنَٰكَ عَلَيْهِمْ وَكِيلًا

    rabbüküm a`lemü biküm. iy yeşe' yerḥamküm ev iy yeşe' yü`aẕẕibküm. vemâ erselnâke `aleyhim vekîlâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Rabb'iniz sizi daha iyi bilir. Hak edene merhamet eder veya hak edene azap eder dipnot 1 . Seni onlara vekil dipnot 2 olarak göndermedik.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Literal olarak dilerse: Dilediğini demek; hak edeni demektir. Merhameti gerektiren bir şey yaparsanız size merhamet eder, azabı gerektiren bir şey yaptıysanız size azap eder. Buna hiçbir güç engel olamaz.
    2. metne dön, dipnot 2
      Her şeyi kontrol altında tutan, her şeyin koruyucusu, yöneticisi, dayanağı ve kefili olan.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 54. ayet

  3. İsrâ suresi, 55. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 55. ayet. وَرَبُّكَ أَعْلَمُ بِمَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَلَقَدْ فَضَّلْنَا بَعْضَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ عَلَىٰ بَعْضٍ وَءَاتَيْنَا دَاوُۥدَ زَبُورًا

    verabbüke a`lemü bimen fi-ssemâvâti vel'arḍ. veleḳad feḍḍalnâ ba`ḍa-nnebiyyîne `alâ ba`ḍiv veâteynâ dâvûde zebûrâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Göklerde ve yeryüzünde kimlerin olduğunu Rabb'in daha iyi bilir. Ant olsun ki Biz nebilerin kimini kiminden, kimi nitelikleriyle üstün kıldık. Davud'a Zebur'u verdik.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 55. ayet

  4. İsrâ suresi, 56. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 56. ayet. قُلِ ٱدْعُوا۟ ٱلَّذِينَ زَعَمْتُم مِّن دُونِهِۦ فَلَا يَمْلِكُونَ كَشْفَ ٱلضُّرِّ عَنكُمْ وَلَا تَحْوِيلًا

    ḳuli-d`ü-lleẕîne za`amtüm min dûnihî felâ yemlikûne keşfe-ḍḍurri `anküm velâ taḥvîlâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    De ki: "O'nun yanı sıra, zanda bulunduklarınızı dipnot 1 çağırın." Oysa onlar, sizden bir sıkıntıyı yok etme veya onu değiştirmeye güç yetiremezler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İlah sandıklarınızı.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 56. ayet

  5. İsrâ suresi, 57. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 57. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ يَدْعُونَ يَبْتَغُونَ إِلَىٰ رَبِّهِمُ ٱلْوَسِيلَةَ أَيُّهُمْ أَقْرَبُ وَيَرْجُونَ رَحْمَتَهُۥ وَيَخَافُونَ عَذَابَهُۥٓ إِنَّ عَذَابَ رَبِّكَ كَانَ مَحْذُورًا

    ülâike-lleẕîne yed`ûne yebtegûne ilâ rabbihimü-lvesîlete eyyühüm aḳrabü veyercûne raḥmetehû veyeḫâfûne `aẕâbeh. inne `aẕâbe rabbike kâne maḥẕûrâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İşte onların, o yöneldikleri de dipnot 1 Rabb'lerine daha yakın olmak için vesile arayan, O'nun rahmetini uman ve O'nun azabından korkan kimselerdir. Gerçekten Rabb'inin azabı korkunçtur.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yöneldikleri varlıklar, melekler, cinler, ilahlar, vs.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 57. ayet

  6. İsrâ suresi, 58. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 58. ayet. وَإِن مِّن قَرْيَةٍ إِلَّا نَحْنُ مُهْلِكُوهَا قَبْلَ يَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ أَوْ مُعَذِّبُوهَا عَذَابًا شَدِيدًا كَانَ ذَٰلِكَ فِى ٱلْكِتَٰبِ مَسْطُورًا

    veim min ḳaryetin illâ naḥnü mühlikûhâ ḳable yevmi-lḳiyâmeti ev mü`aẕẕibûhâ `aẕâben şedîdâ. kâne ẕâlike fi-lkitâbi mesṭûrâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 58. ayet

  7. İsrâ suresi, 59. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 59. ayet. وَمَا مَنَعَنَآ أَن نُّرْسِلَ بِٱلْـَٔايَٰتِ إِلَّآ أَن كَذَّبَ بِهَا ٱلْأَوَّلُونَ وَءَاتَيْنَا ثَمُودَ ٱلنَّاقَةَ مُبْصِرَةً فَظَلَمُوا۟ بِهَا وَمَا نُرْسِلُ بِٱلْـَٔايَٰتِ إِلَّا تَخْوِيفًا

    vemâ mene`anâ en nürsile bil'âyâti illâ en keẕẕebe bihe-l'evvelûn. veâteynâ ŝemûde-nnâḳate mübṣiraten feżalemû bihâ. vemâ nürsilü bil'âyâti illâ taḫvîfâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Bizi ayet dipnot 1 göndermekten alıkoyan şey, öncekilerin onu dipnot 2 yalanlamış olmalarıdır. Semud halkına göz göre göre o dişi deveyi verdik. Onunla kendilerine zulmettiler. dipnot 3 Ve Biz, ayetleri dipnot 4 uyarmaktan başka bir şey için göndermeyiz.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Mucize.
    2. metne dön, dipnot 2
      Gönderdiğimiz mucizeleri.
    3. metne dön, dipnot 3
      Onu öldürmekle. (Bak 11:65).
    4. metne dön, dipnot 4
      Mucizeleri.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 59. ayet

  8. İsrâ suresi, 60. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 60. ayet. وَإِذْ قُلْنَا لَكَ إِنَّ رَبَّكَ أَحَاطَ بِٱلنَّاسِ وَمَا جَعَلْنَا ٱلرُّءْيَا ٱلَّتِىٓ أَرَيْنَٰكَ إِلَّا فِتْنَةً لِّلنَّاسِ وَٱلشَّجَرَةَ ٱلْمَلْعُونَةَ فِى ٱلْقُرْءَانِ وَنُخَوِّفُهُمْ فَمَا يَزِيدُهُمْ إِلَّا طُغْيَٰنًا كَبِيرًا

    veiẕ ḳulnâ leke inne rabbeke eḥâṭa binnâs. vemâ ce`alne-rru'ye-lletî eraynâke illâ fitnetel linnâsi veşşecerate-lmel`ûnete fi-lḳur'ân. venüḫavvifühüm femâ yezîdühüm illâ ṭugyânen kebîrâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hani bir zaman sana: "Rabb'in insanları kuşatmıştır." demiştik. Sana gösterdiğimiz o rüyeti dipnot 1 ve Kur'an'da lanet edilen ağacı dipnot 2 , sadece insanlar için fitne dipnot 3 kıldık. Biz onları uyarıyoruz. Fakat bu onların aşırı azgınlıklarını daha da artırmaktan başka bir şeye yaramıyor.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Rüyayı/Açık görüntüyü. Bu görüntünün, bu surenin birinci ayetinde yer alan görüntü olduğu hususunda ittifak derecesinde görüş birliği bulunmaktadır.
    2. metne dön, dipnot 2
      "Eş'şecere" sözcüğü ağaç demektir. Ancak bu sözcük mecaz olarak Kur'an'ın kimi ayetlerinde dünya nimetlerine gereğinden fazla yönelme, yaradılışı bozacak düzeyde dünyaya tutkuyla bağlanma, kargaşa çıkarma anlamlarında kullanılmıştır. (4:65; 7:19.) Bu ayette de ağaç ile kast edilen şey mal mülk biriktirme tutkusudur. Zira ağaç gücün ve çokluğun simgesidir. Yoksa Kur'an'ın bilinen anlamıyla herhangi bir ağacı lanetlemiş olması düşünülemez.
    3. metne dön, dipnot 3
      Sınav.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 60. ayet

İblîs ve Âdemoğulları 61–65

  1. İsrâ suresi, 61. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 61. ayet. وَإِذْ قُلْنَا لِلْمَلَٰٓئِكَةِ ٱسْجُدُوا۟ لِـَٔادَمَ فَسَجَدُوٓا۟ إِلَّآ إِبْلِيسَ قَالَ ءَأَسْجُدُ لِمَنْ خَلَقْتَ طِينًا

    veiẕ ḳulnâ lilmelâiketi-scüdû liâdeme fesecedû illâ iblîs. ḳâle eescüdü limen ḫalaḳte ṭînâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hani Biz meleklere, "Âdem'e secde edin. dipnot 1 " dediğimiz zaman, iblis hariç hepsi secde etti. İblis, "Ben, çamurdan yarattığın kimseye mi secde edeceğim?" dedi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Secde; itaat etmek, emrine amade olmak, değerini takdir etmek, üstünlüğünü kabul etmek ve saygı göstermek. İçtenlikle boyun eğmek. Allah'ın evrene koyduğu işleyiş yasalarına tabi olmak.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 61. ayet

  2. İsrâ suresi, 62. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 62. ayet. قَالَ أَرَءَيْتَكَ هَٰذَا ٱلَّذِى كَرَّمْتَ عَلَىَّ لَئِنْ أَخَّرْتَنِ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ لَأَحْتَنِكَنَّ ذُرِّيَّتَهُۥٓ إِلَّا قَلِيلًا

    ḳâle era'eyteke hâẕe-lleẕî kerramte `aleyy. lein eḫḫarteni ilâ yevmi-lḳiyâmeti leaḥtenikenne ẕürriyyetehû illâ ḳalîlâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Dedi ki: "Bu mu benden mükerrem dipnot 1 kıldığın varlık? Eğer bana Kıyamet Günü'ne kadar müsaade edersen, pek azı hariç, onun soyunu kesinlikle buyruğum altına alacağım."

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şerefli, değerli.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 62. ayet

  3. İsrâ suresi, 63. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 63. ayet. قَالَ ٱذْهَبْ فَمَن تَبِعَكَ مِنْهُمْ فَإِنَّ جَهَنَّمَ جَزَآؤُكُمْ جَزَآءً مَّوْفُورًا

    ḳâle-ẕheb femen tebi`ake minhüm feinne cehenneme cezâüküm cezâem mevfûrâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah, "Git! Onlardan kim sana uyarsa, bilin ki bunun karşılığı tam bir karşılık olarak Cehennem'dir." dedi.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 63. ayet

  4. İsrâ suresi, 64. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 64. ayet. وَٱسْتَفْزِزْ مَنِ ٱسْتَطَعْتَ مِنْهُم بِصَوْتِكَ وَأَجْلِبْ عَلَيْهِم بِخَيْلِكَ وَرَجِلِكَ وَشَارِكْهُمْ فِى ٱلْأَمْوَٰلِ وَٱلْأَوْلَٰدِ وَعِدْهُمْ وَمَا يَعِدُهُمُ ٱلشَّيْطَٰنُ إِلَّا غُرُورًا

    vestefziz meni-steṭa`te minhüm biṣavtike veeclib `aleyhim biḫaylike veraclike veşârikhüm fi-l'emvâli vel'evlâdi ve`idhüm. vemâ ye`idühümü-şşeyṭânü illâ gurûrâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Onlardan, gücünün yettiğini sesinle dipnot 1 ayart. Atlıların ve yayalarınla dipnot 2 onları yaygara ile yönlendir. Mallarında ve çocuklarında onlara ortak ol dipnot 3 . Ve onlara vaatlerde bulun. Şeytanın vadettikleri gururdan dipnot 4 başka bir şey değildir."

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Söyleyeceklerinle/vereceğin vesvese ile.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bütün gücünü kullanarak.
    3. metne dön, dipnot 3
      Mallarını ve evlatlarını kullanarak onlara kötülük yaptır, günah işlet.
    4. metne dön, dipnot 4
      Aldanmaktan.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 64. ayet

  5. İsrâ suresi, 65. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 65. ayet. إِنَّ عِبَادِى لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَٰنٌ وَكَفَىٰ بِرَبِّكَ وَكِيلًا

    inne `ibâdî leyse leke `aleyhim sülṭân. vekefâ birabbike vekîlâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Bana yönelmiş kullarım üzerinde, senin bir sultanın dipnot 1 yoktur. Vekil dipnot 2 olarak Rabb'in yeter."

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yaptırım gücün.
    2. metne dön, dipnot 2
      Her şeyi kontrol altında tutan, her şeyin koruyucusu, yöneticisi, dayanağı ve kefili olan; varlığı ayakta tutan, sürdüren, koruyan ve rızkını veren; "canlı cansız tüm varlıkları belirli bir programa göre ayarlayan ve bu programı koruyarak, destekleyerek uygulayan."

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 65. ayet

Denizdeki kurtuluş; insanoğlunun şerefli kılınışı 66–72

  1. İsrâ suresi, 66. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 66. ayet. رَّبُّكُمُ ٱلَّذِى يُزْجِى لَكُمُ ٱلْفُلْكَ فِى ٱلْبَحْرِ لِتَبْتَغُوا۟ مِن فَضْلِهِۦٓ إِنَّهُۥ كَانَ بِكُمْ رَحِيمًا

    rabbükümü-lleẕî yüzcî lekümü-lfülke fi-lbaḥri litebtegû min faḍlih. innehû kâne biküm raḥîmâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Rabb'iniz, lütfundan arayasınız dipnot 1 diye sizin için denizde gemileri yürütendir. O'nun size olan rahmeti kesintisizdir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Rızık aramak, ticaret yapmak ve seyahat etmek için.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 66. ayet

  2. İsrâ suresi, 67. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 67. ayet. وَإِذَا مَسَّكُمُ ٱلضُّرُّ فِى ٱلْبَحْرِ ضَلَّ مَن تَدْعُونَ إِلَّآ إِيَّاهُ فَلَمَّا نَجَّىٰكُمْ إِلَى ٱلْبَرِّ أَعْرَضْتُمْ وَكَانَ ٱلْإِنسَٰنُ كَفُورًا

    veiẕâ messekümu-ḍḍurru fi-lbaḥri ḍalle men ted`ûne illâ iyyâh. felemmâ neccâküm ile-lberri a`raḍtüm. vekâne-l'insânü kefûrâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Denizde bir sıkıntı size dokunduğu zaman, O'ndan başka yalvardıklarınız kaybolup gider. Fakat sizi karaya çıkarınca, yüz çevirirsiniz. İnsan çok nankördür. dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette, nankörlükle itham edilen "insan, " insanların tamamı değil; yapılan iyiliğin, yardımın değerini takdir etmeyenlerdir. Keza bu surenin
    2. metne dön, dipnot 2
      ayetinde insanoğlunun kerem sahibi kılındığının söylenmesi, bunu yeterince açıklamaktadır.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 67. ayet

  3. İsrâ suresi, 68. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 68. ayet. أَفَأَمِنتُمْ أَن يَخْسِفَ بِكُمْ جَانِبَ ٱلْبَرِّ أَوْ يُرْسِلَ عَلَيْكُمْ حَاصِبًا ثُمَّ لَا تَجِدُوا۟ لَكُمْ وَكِيلًا

    efeemintüm ey yaḫsife biküm cânibe-lberri ev yürsile `aleyküm ḥâṣiben ŝümme lâ tecidû leküm vekîlâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Peki, sizi karada yerin dibine geçirmesinden veya üzerinize bir kasırga göndermesinden güvende misiniz? Sonra kendinize bir vekil dipnot 1 de bulamazsınız.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Koruyucu.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 68. ayet

  4. İsrâ suresi, 69. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 69. ayet. أَمْ أَمِنتُمْ أَن يُعِيدَكُمْ فِيهِ تَارَةً أُخْرَىٰ فَيُرْسِلَ عَلَيْكُمْ قَاصِفًا مِّنَ ٱلرِّيحِ فَيُغْرِقَكُم بِمَا كَفَرْتُمْ ثُمَّ لَا تَجِدُوا۟ لَكُمْ عَلَيْنَا بِهِۦ تَبِيعًا

    em emintüm ey yü`îdeküm fîhi târaten uḫrâ feyürsile `aleyküm ḳâṣifem mine-rrîḥi feyugriḳaküm bimâ kefertüm ŝümme lâ tecidû leküm `aleynâ bihî tebî`â.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ya da sizi tekrar oraya dipnot 1 döndürüp de böylece üzerinize kasırgalar göndermeyeceğinden ve ettiğiniz nankörlük nedeniyle sizi boğmayacağından emin mi oldunuz? Sonra bu yaptığınızdan dolayı Bize karşı size yardım edecek birini bulamazsınız.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İhtiyacınızdan dolayı tekrar denize gittiğinizde.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 69. ayet

  5. İsrâ suresi, 70. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 70. ayet. وَلَقَدْ كَرَّمْنَا بَنِىٓ ءَادَمَ وَحَمَلْنَٰهُمْ فِى ٱلْبَرِّ وَٱلْبَحْرِ وَرَزَقْنَٰهُم مِّنَ ٱلطَّيِّبَٰتِ وَفَضَّلْنَٰهُمْ عَلَىٰ كَثِيرٍ مِّمَّنْ خَلَقْنَا تَفْضِيلًا

    veleḳad kerramnâ benî âdeme veḥamelnâhüm fi-lberri velbaḥri verazaḳnâhüm mine-ṭṭayyibâti vefeḍḍalnâhüm `alâ keŝîrim mimmen ḫalaḳnâ tefḍîlâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ant olsun ki insanoğlunu kerem dipnot 1 sahibi kıldık. Onları karada ve denizde taşıdık. Ve onları temiz şeylerle rızıklandırdık. Onları, yarattıklarımızın birçoğuna üstün kıldık.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şeref/onur, itibar sahibi kıldık.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 70. ayet

  6. İsrâ suresi, 71. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 71. ayet. يَوْمَ نَدْعُوا۟ كُلَّ أُنَاسٍۭ بِإِمَٰمِهِمْ فَمَنْ أُوتِىَ كِتَٰبَهُۥ بِيَمِينِهِۦ فَأُو۟لَٰٓئِكَ يَقْرَءُونَ كِتَٰبَهُمْ وَلَا يُظْلَمُونَ فَتِيلًا

    yevme ned`û külle ünâsim biimâmihim. femen ûtiye kitâbehû biyemînihî feülâike yaḳraûne kitâbehüm velâ yużlemûne fetîlâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O gün, bütün insanları imamlarıyla dipnot 1 çağırırız. O gün kimin kitabı dipnot 2 sağından dipnot 3 verilirse, işte onlar kendi kitaplarını okurlar dipnot 4 ve kıl kadar haksızlığa uğratılmazlar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Amellerini bildiren defterleri ile. İmam sözcüğü önder anlamının yanı sıra kayıt defteri anlamına da gelmektedir. Veya içinde yer aldıkları, birlikte oldukları, ortak hareket ettikleriyle, taraftarlar birliği ile peşi sıra gittikleri kimse ile kişisel veya toplumsal önderliklerle.
    2. metne dön, dipnot 2
      Yaptıklarının yazılı olduğu kitap, amel defteri.
    3. metne dön, dipnot 3
      Bu bir deyimdir. Araplarda sağ taraf deyimi "uğur, mutluluk, sağlamlık ve kurtuluşu" ifade etmektedir.
    4. metne dön, dipnot 4
      Yalnızca kendi yaptıklarından sorumlu olurlar.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 71. ayet

  7. İsrâ suresi, 72. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 72. ayet. وَمَن كَانَ فِى هَٰذِهِۦٓ أَعْمَىٰ فَهُوَ فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ أَعْمَىٰ وَأَضَلُّ سَبِيلًا

    vemen kâne fî hâẕihî a`mâ fehüve fi-l'âḫirati a`mâ veeḍallü sebîlâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Bu dünyada kör olan, ahirette de kör olacaktır dipnot 1 . Yol bulma bakımından körden daha şaşkın olacaktır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu dünyada gerçeği görmeyen, doğru yolu bulmayan, ahirette de bulamayacaktır.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 72. ayet

Sebat verilmesi, namaz vakitleri ve "hak geldi" 73–81

  1. İsrâ suresi, 73. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 73. ayet. وَإِن كَادُوا۟ لَيَفْتِنُونَكَ عَنِ ٱلَّذِىٓ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ لِتَفْتَرِىَ عَلَيْنَا غَيْرَهُۥ وَإِذًا لَّٱتَّخَذُوكَ خَلِيلًا

    vein kâdû leyeftinûneke `ani-lleẕî evḥaynâ ileyke litefteriye `aleynâ gayrah. veiẕel letteḫaẕûke ḫalîlâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onlar, fitneyle dipnot 1 neredeyse seni, sana vahyettiğimizden ayırarak, ondan başkasını Bize karşı uyduran bir iftiracı konumuna düşüreceklerdi. dipnot 2 O zaman seni halil dipnot 3 edinirlerdi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Tutarlı ve ilkeli olma sınavını kaybetmeni sağlayacak şeylerle.
    2. metne dön, dipnot 2
      Müşrikleri kazanmak adına kimi ilkeleri yumuşatarak, vahyin özü ile bağdaşmayan onları hoşnut edecek, onlara birtakım ayrıcalıklar sağlayacak ödünler verecektin.
    3. metne dön, dipnot 3
      Samimi dost, arkadaş, yoldaş, iz bırakan önder, sevgili.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 73. ayet

  2. İsrâ suresi, 74. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 74. ayet. وَلَوْلَآ أَن ثَبَّتْنَٰكَ لَقَدْ كِدتَّ تَرْكَنُ إِلَيْهِمْ شَيْـًٔا قَلِيلًا

    velevlâ en ŝebbetnâke leḳad kitte terkenü ileyhim şey'en ḳalîlâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Seni dirençli kılmasaydık, ant olsun ki sen, neredeyse az da olsa onlara eğilim gösterecektin.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 74. ayet

  3. İsrâ suresi, 75. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 75. ayet. إِذًا لَّأَذَقْنَٰكَ ضِعْفَ ٱلْحَيَوٰةِ وَضِعْفَ ٱلْمَمَاتِ ثُمَّ لَا تَجِدُ لَكَ عَلَيْنَا نَصِيرًا

    iẕel leeẕaḳnâke ḍi`fe-lḥayâti veḍi`fe-lmemâti ŝümme lâ tecidü leke `aleynâ neṣîrâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O durumda sana, hayatın da ölümün de azabını tattırırdık. Sonra Bize karşı bir yardımcı da bulamazdın.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 75. ayet

  4. İsrâ suresi, 76. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 76. ayet. وَإِن كَادُوا۟ لَيَسْتَفِزُّونَكَ مِنَ ٱلْأَرْضِ لِيُخْرِجُوكَ مِنْهَا وَإِذًا لَّا يَلْبَثُونَ خِلَٰفَكَ إِلَّا قَلِيلًا

    vein kâdû leyestefizzûneke mine-l'arḍi liyuḫricûke minhâ veiẕel lâ yelbeŝûne ḫilâfeke illâ ḳalîlâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Neredeyse seni bulunduğun yerden çıkman için tedirgin etmeyi başaracaklardı. Eğer öyle olsaydı, onlar da senin ardından ancak az bir süre kalabilirlerdi.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 76. ayet

  5. İsrâ suresi, 77. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 77. ayet. سُنَّةَ مَن قَدْ أَرْسَلْنَا قَبْلَكَ مِن رُّسُلِنَا وَلَا تَجِدُ لِسُنَّتِنَا تَحْوِيلًا

    sünnete men ḳad erselnâ ḳableke mir rusülinâ velâ tecidü lisünnetinâ taḥvîlâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Senden önce de gönderdiğimiz resullerimize uyguladığımız sünnetimiz budur. Bizim sünnetimizde dipnot 1 bir değişiklik bulamazsın.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sunnetullah: Allah'ın yasası.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 77. ayet

  6. İsrâ suresi, 78. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 78. ayet. أَقِمِ ٱلصَّلَوٰةَ لِدُلُوكِ ٱلشَّمْسِ إِلَىٰ غَسَقِ ٱلَّيْلِ وَقُرْءَانَ ٱلْفَجْرِ إِنَّ قُرْءَانَ ٱلْفَجْرِ كَانَ مَشْهُودًا

    eḳimi-ṣṣalâte lidülûki-şşemsi ilâ gaseḳi-lleyli veḳur'âne-lfecr. inne ḳur'âne-lfecri kâne meşhûdâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Güneş'in batmasından dipnot 1 gecenin karanlığı bastırıncaya kadar salatı ikame et. dipnot 2 Ve fecrin kuranı; dipnot 3 kuşkusuz fecrin kuranı dipnot 4 tanıklıdır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette geçen ve "Güneşin dönmesi (zeval vakti)" olarak anlam verilen "duluk" sözcüğü, "batmak" demektir. "Duluku'ş-şems" deyimi ise Güneşin batması demektir. Yani, "Güneşin batma anı" anlamına gelmektedir. Dolayısı ile bu ayet, öğlenden akşama kadar geçen bir zaman dilimini değil, akşam salatının/namazının vaktini; yani akşam salatının/namazının başlangıç ve bitim zamanını belirlemektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Namaz kıl.
    3. metne dön, dipnot 3
      "Kur'ane'l-Fecri, " tamlamasındaki kur'an sözcüğü fecrin, yani sabah şafağının iyice "yoğunlaşıp toplanması" anlamındadır. Zira kur'an, sözcük anlamı olarak toplamak, bir araya getirmek, içinde tutmak demektir.
    4. metne dön, dipnot 4
      Fecrin, yani sabah şafağının iyice yoğunlaştığı zaman sabah namazının kılınacağını söylemektedir. Şafağın yoğunlaşmasının görülen bir şey olduğu ifade edilmektedir.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 78. ayet

  7. İsrâ suresi, 79. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 79. ayet. وَمِنَ ٱلَّيْلِ فَتَهَجَّدْ بِهِۦ نَافِلَةً لَّكَ عَسَىٰٓ أَن يَبْعَثَكَ رَبُّكَ مَقَامًا مَّحْمُودًا

    vemine-lleyli fetehecced bihî nâfiletel lek. `asâ ey yeb`aŝeke rabbüke meḳâmem maḥmûdâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sana özgü nafile dipnot 1 olarak gecenin bir kısmında onunla dipnot 2 fetehecced et dipnot 3 . Umulur ki Rabb'in seni makamı mahmuda dipnot 4 ulaştırır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İlave, fazladan.
    2. metne dön, dipnot 2
      Kur'an ile.
    3. metne dön, dipnot 3
      Uyan. "Teheccüd namazı kılmak" olarak çevirisi yapılan "Fetehecced" sözcüğü uykudan uyanmak demektir. Teheccüd sözcüğünün kökü olan (hcd) sözcüğü, zıt anlamlı bir sözcük olup hem uyumak hem uyanmak anlamına gelmektedir. Ayette namaz konu edilmemektedir.
    4. metne dön, dipnot 4
      Övgüye değer bir makama.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 79. ayet

  8. İsrâ suresi, 80. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 80. ayet. وَقُل رَّبِّ أَدْخِلْنِى مُدْخَلَ صِدْقٍ وَأَخْرِجْنِى مُخْرَجَ صِدْقٍ وَٱجْعَل لِّى مِن لَّدُنكَ سُلْطَٰنًا نَّصِيرًا

    veḳur rabbi edḫilnî müdḫale ṣidḳiv veaḫricnî muḫrace ṣidḳiv vec`al lî mil ledünke sülṭânen neṣîrâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    De ki: "Rabb'im! Beni doğru bir girişle girdir ve beni doğru bir çıkış ile çıkar. Ve bana katından bir sultan dipnot 1 ver."

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yaptırım gücü, yol gösterici.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 80. ayet

  9. İsrâ suresi, 81. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 81. ayet. وَقُلْ جَآءَ ٱلْحَقُّ وَزَهَقَ ٱلْبَٰطِلُ إِنَّ ٱلْبَٰطِلَ كَانَ زَهُوقًا

    veḳul câe-lḥaḳḳu vezeheḳa-lbâṭil. inne-lbâṭile kâne zehûḳâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    De ki: "Hakk geldi, Batıl yok oldu." Kuşkusuz ki Batıl yok olmaya mahkumdur.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 81. ayet

Kur'an şifadır; ruh sorusu ve meydan okuma 82–89

  1. İsrâ suresi, 82. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 82. ayet. وَنُنَزِّلُ مِنَ ٱلْقُرْءَانِ مَا هُوَ شِفَآءٌ وَرَحْمَةٌ لِّلْمُؤْمِنِينَ وَلَا يَزِيدُ ٱلظَّٰلِمِينَ إِلَّا خَسَارًا

    venünezzilü mine-lḳur'âni mâ hüve şifâüv veraḥmetül lilmü'minîne velâ yezîdu-żżâlimîne illâ ḫasârâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kur'an'dan indirdiğimiz şeyler, mü'minler için şifadır, rahmettir. Zalimlerin ise yalnızca hüsranını arttırır.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 82. ayet

  2. İsrâ suresi, 83. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 83. ayet. وَإِذَآ أَنْعَمْنَا عَلَى ٱلْإِنسَٰنِ أَعْرَضَ وَنَـَٔا بِجَانِبِهِۦ وَإِذَا مَسَّهُ ٱلشَّرُّ كَانَ يَـُٔوسًا

    veiẕâ en`amnâ `ale-l'insâni a`raḍa veneâ bicânibih. veiẕâ messehü-şşerru kâne yeûsâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ve kimi insana nimet verdiğimiz zaman, yüz çevirerek uzaklaşır. Ve ona bir kötülük dokunduğunda umutsuzluğa düşer.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 83. ayet

  3. İsrâ suresi, 84. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 84. ayet. قُلْ كُلٌّ يَعْمَلُ عَلَىٰ شَاكِلَتِهِۦ فَرَبُّكُمْ أَعْلَمُ بِمَنْ هُوَ أَهْدَىٰ سَبِيلًا

    ḳul küllüy ya`melü `alâ şâkiletih. ferabbüküm a`lemü bimen hüve ehdâ sebîlâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    De ki: "Herkes kendi karakterine göre davranır. Rabb'in, kimin doğru yolu seçtiğini iyi bilir."

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 84. ayet

  4. İsrâ suresi, 85. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 85. ayet. وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلرُّوحِ قُلِ ٱلرُّوحُ مِنْ أَمْرِ رَبِّى وَمَآ أُوتِيتُم مِّنَ ٱلْعِلْمِ إِلَّا قَلِيلًا

    veyes'elûneke `ani-rrûḥ. ḳuli-rrûḥu min emri rabbî vemâ ûtîtüm mine-l`ilmi illâ ḳalîlâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sana ruhtan dipnot 1 soruyorlar. De ki: "Ruh, Rabb'imin işindendir dipnot 2 . Ve size ilimden çok az verilmiştir."

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ruh; insanı yaşatan "can", "vahiy" ve "vahyin kaynağı" anlamlarına sahip bir sözcüktür. Bu ayetteki "ruh" sözcüğü, vahyin kaynağı, diğer bir deyimle "vahiy" demektir. Bir sonraki ayete bakıldığında da ruhun vahiy anlamına geldiği görülmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Rabb'imin emrindendir; O'nun bileceği bir şeydir.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 85. ayet

  5. İsrâ suresi, 86. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 86. ayet. وَلَئِن شِئْنَا لَنَذْهَبَنَّ بِٱلَّذِىٓ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ ثُمَّ لَا تَجِدُ لَكَ بِهِۦ عَلَيْنَا وَكِيلًا

    velein şi'nâ leneẕhebenne billeẕî evḥaynâ ileyke ŝümme lâ tecidü leke bihî `aleynâ vekîlâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Eğer dilersek, sana vahyettiklerimizi ortadan kaldırırız; sonra Bize karşı kendine bir vekil dipnot 1 bulamazsın.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Koruyucu, dayanak.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 86. ayet

  6. İsrâ suresi, 87. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 87. ayet. إِلَّا رَحْمَةً مِّن رَّبِّكَ إِنَّ فَضْلَهُۥ كَانَ عَلَيْكَ كَبِيرًا

    illâ raḥmetem mir rabbik. inne faḍlehû kâne `aleyke kebîrâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ancak bu, Rabb'inden bir rahmettir. O'nun, senin üzerindeki lütfu çok büyüktür.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 87. ayet

  7. İsrâ suresi, 88. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 88. ayet. قُل لَّئِنِ ٱجْتَمَعَتِ ٱلْإِنسُ وَٱلْجِنُّ عَلَىٰٓ أَن يَأْتُوا۟ بِمِثْلِ هَٰذَا ٱلْقُرْءَانِ لَا يَأْتُونَ بِمِثْلِهِۦ وَلَوْ كَانَ بَعْضُهُمْ لِبَعْضٍ ظَهِيرًا

    ḳul leini-cteme`ati-l'insü velcinnü `alâ ey ye'tû bimiŝli hâẕe-lḳur'âni lâ ye'tûne bimiŝlihî velev kâne ba`ḍuhüm liba`ḍin żahîrâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    De ki: "Eğer ins dipnot 1 ve cinn dipnot 1 bu Kur'an'ın benzerini getirmek için bir araya gelseler ve birbirlerine yardımcı olsalar yine de onun benzerini ortaya koyamazlar."

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "İns ve cinn", Kur'an'da birleşik bir ifade olarak kalıp şeklinde kullanılmaktadır. Bu terkibe, "insanlar ve cinler" şeklinde anlam verilmesi doğru değildir. İns ve Cinn terkip olarak: Yerli- yabancı, tanıdık- tanımadık, bilinen- bilinmeyen kimseler; diğer bir ifade ile her kes, her kim varsa demektir. "Ne var, ne yok" her şeyi içine alan bir anlama sahiptir. Bu terkipteki cinn sözcüğü, "görünmez olan, dumansız ateşten yaratılmış varlık" anlamındaki cinn değildir.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 88. ayet

  8. İsrâ suresi, 89. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 89. ayet. وَلَقَدْ صَرَّفْنَا لِلنَّاسِ فِى هَٰذَا ٱلْقُرْءَانِ مِن كُلِّ مَثَلٍ فَأَبَىٰٓ أَكْثَرُ ٱلنَّاسِ إِلَّا كُفُورًا

    veleḳad ṣarrafnâ linnâsi fî hâẕe-lḳur'âni min külli meŝel. feebâ ekŝeru-nnâsi illâ küfûrâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ant olsun Biz, bu Kur'an'da insanlara her türlü örneği verdik. Buna rağmen insanların çoğu yine de Kafirlikte dipnot 1 diretti.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kafir: İnançsız, inanmayan, gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, nankör. Allah'ı ve vahyi reddeden. Küfr, İman'ın karşıtıdır.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 89. ayet

İstenen mucizeler ve verilen cevap 90–100

  1. İsrâ suresi, 90. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 90. ayet. وَقَالُوا۟ لَن نُّؤْمِنَ لَكَ حَتَّىٰ تَفْجُرَ لَنَا مِنَ ٱلْأَرْضِ يَنۢبُوعًا

    veḳâlû len nü'mine leke ḥattâ tefcüra lenâ mine-l'arḍi yembû`â.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Yerden bizim için bir pınar fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız." dediler.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 90. ayet

  2. İsrâ suresi, 91. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 91. ayet. أَوْ تَكُونَ لَكَ جَنَّةٌ مِّن نَّخِيلٍ وَعِنَبٍ فَتُفَجِّرَ ٱلْأَنْهَٰرَ خِلَٰلَهَا تَفْجِيرًا

    ev tekûne leke cennetüm min neḫîliv ve`inebin fetüfeccira-l'enhâra ḫilâlehâ tefcîrâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Veya senin hurma ve üzüm bağlarından bir bahçen olmalı ve aralarından gürül gürül nehirler akıtmalısın."

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 91. ayet

  3. İsrâ suresi, 92. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 92. ayet. أَوْ تُسْقِطَ ٱلسَّمَآءَ كَمَا زَعَمْتَ عَلَيْنَا كِسَفًا أَوْ تَأْتِىَ بِٱللَّهِ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةِ قَبِيلًا

    ev tüsḳiṭa-ssemâe kemâ za`amte `aleynâ kisefen ev te'tiye billâhi velmelâiketi ḳabîlâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Veya iddia ettiğin gibi, göğü paramparça edip üzerimize yıkmalısın. Veya Allah'ı ve melekleri karşımıza çıkarmalısın."

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 92. ayet

  4. İsrâ suresi, 93. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 93. ayet. أَوْ يَكُونَ لَكَ بَيْتٌ مِّن زُخْرُفٍ أَوْ تَرْقَىٰ فِى ٱلسَّمَآءِ وَلَن نُّؤْمِنَ لِرُقِيِّكَ حَتَّىٰ تُنَزِّلَ عَلَيْنَا كِتَٰبًا نَّقْرَؤُهُۥ قُلْ سُبْحَانَ رَبِّى هَلْ كُنتُ إِلَّا بَشَرًا رَّسُولًا

    ev yekûne leke beytüm min zuḫrufin ev terḳâ fi-ssemâ'. velen nü'mine liruḳiyyike ḥattâ tünezzile `aleynâ kitâben naḳraüh. ḳul sübḥâne rabbî hel küntü illâ beşerar rasûlâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Veya altından bir evin olmalı, ya da göğe yükselmelisin. Çıksan dahi, bize oradan okuyacağımız bir kitap indirmedikçe senin yükselişine asla inanmayız. De ki: "Benim Rabb'im noksanlıklardan arıdır. Ben, bir beşer ve resulden başka bir şey miyim ki?"

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 93. ayet

  5. İsrâ suresi, 94. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 94. ayet. وَمَا مَنَعَ ٱلنَّاسَ أَن يُؤْمِنُوٓا۟ إِذْ جَآءَهُمُ ٱلْهُدَىٰٓ إِلَّآ أَن قَالُوٓا۟ أَبَعَثَ ٱللَّهُ بَشَرًا رَّسُولًا

    vemâ mene`a-nnâse ey yü'minû iẕ câehümü-lhüdâ illâ en ḳâlû ebe`aŝe-llâhü beşerar rasûlâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İnsanlara, doğru yola ileten rehber gelince, onları iman etmekten alıkoyan şey, "Allah, ölümlü bir beşeri mi resul gönderdi?" şeklindeki anlayışlarıdır.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 94. ayet

  6. İsrâ suresi, 95. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 95. ayet. قُل لَّوْ كَانَ فِى ٱلْأَرْضِ مَلَٰٓئِكَةٌ يَمْشُونَ مُطْمَئِنِّينَ لَنَزَّلْنَا عَلَيْهِم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ مَلَكًا رَّسُولًا

    ḳul lev kâne fi-l'arḍi melâiketüy yemşûne muṭmeinnîne lenezzelnâ `aleyhim mine-ssemâi meleker rasûlâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    De ki: "Eğer yeryüzünün sakinleri melekler olsaydı, elbette onlara gökten resul olarak bir melek gönderirdik."

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 95. ayet

  7. İsrâ suresi, 96. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 96. ayet. قُلْ كَفَىٰ بِٱللَّهِ شَهِيدًۢا بَيْنِى وَبَيْنَكُمْ إِنَّهُۥ كَانَ بِعِبَادِهِۦ خَبِيرًۢا بَصِيرًا

    ḳul kefâ billâhi şehîdem beynî vebeyneküm. innehû kâne bi`ibâdihî ḫabîram beṣîrâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter." Kuşkusuz O, kulları için Her Şeyden Haberdar Olan'dır, Her Şeyi Gören'dir.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 96. ayet

  8. İsrâ suresi, 97. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 97. ayet. وَمَن يَهْدِ ٱللَّهُ فَهُوَ ٱلْمُهْتَدِ وَمَن يُضْلِلْ فَلَن تَجِدَ لَهُمْ أَوْلِيَآءَ مِن دُونِهِۦ وَنَحْشُرُهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ عَلَىٰ وُجُوهِهِمْ عُمْيًا وَبُكْمًا وَصُمًّا مَّأْوَىٰهُمْ جَهَنَّمُ كُلَّمَا خَبَتْ زِدْنَٰهُمْ سَعِيرًا

    vemey yehdi-llâhü fehüve-lmühted. vemey yuḍlil felen tecide lehüm evliyâe min dûnih. venaḥşüruhüm yevme-lḳiyâmeti `alâ vucûhihim `umyev vebükmev veṣummâ. me'vâhüm cehennem. küllemâ ḫabet zidnâhüm se`îrâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah, kime hidayet etmişse dipnot 1 , işte o doğru yolu bulmuştur. Kimi de saptırırsa dipnot 1 , onun için, O'ndan başka veliler bulamazsın. Kıyamet Günü, onları; kör, sağır ve dilsiz olarak yüzüstü sürünür durumda mahşer yerine toplarız. Onların varacakları yer Cehennem'dir. O ne zaman dinse, onlara ateşi artırırız.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah, sapkınlığı hak edeni, sapkınlığı gerektiren şeyleri yapanı saptırır; doğru yola iletilmeyi hak edeni, doğru yola iltilmeyi gerektiren şeyleri yapanı da doğru yola iletir, demektir. Kimin neyi hak ettiğine kararı Allah verir.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 97. ayet

  9. İsrâ suresi, 98. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 98. ayet. ذَٰلِكَ جَزَآؤُهُم بِأَنَّهُمْ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا وَقَالُوٓا۟ أَءِذَا كُنَّا عِظَٰمًا وَرُفَٰتًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ خَلْقًا جَدِيدًا

    ẕâlike cezâühüm biennehüm keferû biâyâtinâ veḳâlû eiẕâ künnâ `iżâmev verufâten einnâ lemeb`ûŝûne ḫalḳan cedîdâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onların, cezalandırılmalarının nedeni, ayetlerimizi inkar etmelerinden ve "Biz bir yığın kemik ve ufalanmış toz haline geldikten sonra mı yeni bir yaratılışla diriltilecekmişiz?" diye alay etmeleridir.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 98. ayet

  10. İsrâ suresi, 99. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 99. ayet. أَوَلَمْ يَرَوْا۟ أَنَّ ٱللَّهَ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ قَادِرٌ عَلَىٰٓ أَن يَخْلُقَ مِثْلَهُمْ وَجَعَلَ لَهُمْ أَجَلًا لَّا رَيْبَ فِيهِ فَأَبَى ٱلظَّٰلِمُونَ إِلَّا كُفُورًا

    evelem yerav enne-llâhe-lleẕî ḫaleḳa-ssemâvâti vel'arḍa ḳâdirun `alâ ey yaḫlüḳa miŝlehüm vece`ale lehüm ecelel lâ raybe fîh. feebe-żżâlimûne illâ küfûrâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Gökleri ve yeri yaratan Allah'ın, tıpkı bunlar gibi, yeni yaratmalara da gücünün yeteceğini görmüyorlar mı? Kendileri için bir gün sona ereceği kesin olan bir süre tayin etmiştir. Zalimlerin yaptıkları Küfr'den dipnot 1 başka bir şey değildir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İnançsız, inanmayan, gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, nankör. Allah'ı ve vahyi reddeden. Küfr, İman'ın karşıtıdır.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 99. ayet

  11. İsrâ suresi, 100. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 100. ayet. قُل لَّوْ أَنتُمْ تَمْلِكُونَ خَزَآئِنَ رَحْمَةِ رَبِّىٓ إِذًا لَّأَمْسَكْتُمْ خَشْيَةَ ٱلْإِنفَاقِ وَكَانَ ٱلْإِنسَٰنُ قَتُورًا

    ḳul lev entüm temlikûne ḫazâine raḥmeti rabbî iẕel leemsektüm ḫaşyete-l'infâḳ. vekâne-l'insânü ḳatûrâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    De ki: "Eğer siz, Rabb'imin rahmet hazinelerine sahip olsaydınız, tükenir endişesi ile kimseye bir şey vermezdiniz. Kimi insan çok cimridir. dipnot 1 "

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İnsanın, cimri olanı olduğu gibi, cömert olanı da vardır; savurgan olanı da. Bu niteleme insanların tamamı için yapılan bir niteleme değil, cimrilik yapanlarla ilgili bir nitelemedir. Zira ayette "el insan" denmektedir. Yani bildik insanlardan söz edilmektedir. Bu bildik olan insanlar önceki ayetlerde söz edilen kafirlerdir.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 100. ayet

Mûsâ'ya verilen dokuz mucize ve kapanış 101–111

  1. İsrâ suresi, 101. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 101. ayet. وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَىٰ تِسْعَ ءَايَٰتٍۭ بَيِّنَٰتٍ فَسْـَٔلْ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ إِذْ جَآءَهُمْ فَقَالَ لَهُۥ فِرْعَوْنُ إِنِّى لَأَظُنُّكَ يَٰمُوسَىٰ مَسْحُورًا

    veleḳad âteynâ mûsâ tis`a âyâtim beyyinâtin fes'el benî isrâîle iẕ câehüm feḳâle lehû fir`avnü innî leeżunnüke yâ mûsâ mesḥûrâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ant olsun ki Biz Musa'ya apaçık dokuz ayet dipnot 1 verdik. İsrailoğulları'na sor. Onlara geldiğinde, Firavun ona, "Ey Musa! Ben kesinlikle büyülenmiş olduğunu görüyorum." demişti.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Mucize, kanıt.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 101. ayet

  2. İsrâ suresi, 102. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 102. ayet. قَالَ لَقَدْ عَلِمْتَ مَآ أَنزَلَ هَٰٓؤُلَآءِ إِلَّا رَبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ بَصَآئِرَ وَإِنِّى لَأَظُنُّكَ يَٰفِرْعَوْنُ مَثْبُورًا

    ḳâle leḳad `alimte mâ enzele hâülâi illâ rabbü-ssemâvâti vel'arḍi beṣâir. veinnî leeżunnüke yâ fir`avnü meŝbûrâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Musa: "Bunları uyarıcı, aydınlatıcı olarak göklerin ve yerin Rabb'inden başkasının indirmediğini sen bildin. Ey Firavun! Ben de senin mahvolduğunu görüyorum". dedi.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 102. ayet

  3. İsrâ suresi, 103. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 103. ayet. فَأَرَادَ أَن يَسْتَفِزَّهُم مِّنَ ٱلْأَرْضِ فَأَغْرَقْنَٰهُ وَمَن مَّعَهُۥ جَمِيعًا

    feerâde ey yestefizzehüm mine-l'arḍi feagraḳnâhü vemem me`ahû cemî`â.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Bunun üzerine yeryüzünü onlara dar etti. dipnot 1 Biz, onu ve beraberinde olanların tamamını suda boğduk.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette geçen "yestefizze" sözcüğü, anlam olarak sürgün etme değil, tedirgin etme demektir. Bu nedenle "onları bulundukları yerden sürmek" şeklindeki çeviriler doğru değildir.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 103. ayet

  4. İsrâ suresi, 104. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 104. ayet. وَقُلْنَا مِنۢ بَعْدِهِۦ لِبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ ٱسْكُنُوا۟ ٱلْأَرْضَ فَإِذَا جَآءَ وَعْدُ ٱلْـَٔاخِرَةِ جِئْنَا بِكُمْ لَفِيفًا

    veḳulnâ mim ba`dihî libenî isrâîle-skünü-l'arḍa feiẕâ câe va`dü-l'âḫirati ci'nâ biküm lefîfâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Arkasından İsrailoğulları'na, "güven içinde o yerde yerleşin! Sonra ahiret için verilen süre dolunca hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz." dedik.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 104. ayet

  5. İsrâ suresi, 105. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 105. ayet. وَبِٱلْحَقِّ أَنزَلْنَٰهُ وَبِٱلْحَقِّ نَزَلَ وَمَآ أَرْسَلْنَٰكَ إِلَّا مُبَشِّرًا وَنَذِيرًا

    vebilḥaḳḳi enzelnâhü vebilḥaḳḳi nezel. vemâ erselnâke illâ mübeşşirav veneẕîrâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onu hakk ile indirdik. Ve hakk dipnot 1 ile indi. Seni, haber verici ve uyarıcı olmandan başka bir şey için göndermedik.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Değişmeksizin, gönderdiğimiz şekliyle.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 105. ayet

  6. İsrâ suresi, 106. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 106. ayet. وَقُرْءَانًا فَرَقْنَٰهُ لِتَقْرَأَهُۥ عَلَى ٱلنَّاسِ عَلَىٰ مُكْثٍ وَنَزَّلْنَٰهُ تَنزِيلًا

    veḳur'ânen feraḳnâhü litaḳraehû `ale-nnâsi `alâ mükŝiv venezzelnâhü tenzîlâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kur'an'ı; onu, zamana yayarak insanlara duyurman dipnot 1 için bölümler halinde birbiri ardınca indirdik.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Takrae" sözcüğünün bu ayetteki anlamı okumak değil, bu sözcüğün anlamlarından bir olan "duyurmak"tır. Kur'an, okunsun diye değil; insanlara duyurulsun, iletilsin diye gönderilen bir hitaptır.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 106. ayet

  7. İsrâ suresi, 107. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 107. ayet. قُلْ ءَامِنُوا۟ بِهِۦٓ أَوْ لَا تُؤْمِنُوٓا۟ إِنَّ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ مِن قَبْلِهِۦٓ إِذَا يُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ يَخِرُّونَ لِلْأَذْقَانِ سُجَّدًا

    ḳul âminû bihî ev lâ tü'minû. inne-lleẕîne ûtü-l`ilme min ḳablihî iẕâ yütlâ `aleyhim yeḫirrûne lil'eẕḳâni süccedâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    De ki: "Ona ister inanın ister inanmayın; daha önce kendilerine ilim verilenler dipnot 1 , o, onlara okunduğu zamanlar, çeneleri üzerine secdeye dipnot 2 kapanırlar."

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Vahiy aracılığı ile bilgi sahibi olanlar. Daha önce kendilerine kitap verilenler. Ayetteki ilim sözcüğünden kasıt vahiydir. Kur'an, ilim sözcüğünü daha çok "vahiy" anlamında kullanmaktadır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Tam bir teslimiyet.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 107. ayet

  8. İsrâ suresi, 108. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 108. ayet. وَيَقُولُونَ سُبْحَٰنَ رَبِّنَآ إِن كَانَ وَعْدُ رَبِّنَا لَمَفْعُولًا

    veyeḳûlûne sübḥâne rabbinâ in kâne va`dü rabbinâ lemef`ûlâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ve derler ki: "Rabb'imiz her şeyden yücedir. Rabb'imizin uyarısı kesinlikle gerçekleşecektir.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 108. ayet

  9. İsrâ suresi, 109. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 109. ayet. وَيَخِرُّونَ لِلْأَذْقَانِ يَبْكُونَ وَيَزِيدُهُمْ خُشُوعًا secde ayeti

    veyeḫirrûne lil'eẕḳâni yebkûne veyezîdühüm ḫuşû`â.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 109. ayet

  10. İsrâ suresi, 110. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 110. ayet. قُلِ ٱدْعُوا۟ ٱللَّهَ أَوِ ٱدْعُوا۟ ٱلرَّحْمَٰنَ أَيًّا مَّا تَدْعُوا۟ فَلَهُ ٱلْأَسْمَآءُ ٱلْحُسْنَىٰ وَلَا تَجْهَرْ بِصَلَاتِكَ وَلَا تُخَافِتْ بِهَا وَٱبْتَغِ بَيْنَ ذَٰلِكَ سَبِيلًا

    ḳuli-d`ü-llâhe evi-d`ü-rraḥmân. eyyem mâ ted`û felehü-l'esmâü-lḥusnâ. velâ techer biṣalâtike velâ tüḫâfit bihâ vebtegi beyne ẕâlike sebîlâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    De ki: "İster Allah diye çağırın ister Rahman diye çağırın. Hangisiyle çağırırsanız çağırın en iyi isimler O'nundur." Salatında dipnot 1 ne fazla yükselt ne de fazla kıs. dipnot 2 Bu ikisi arasında bir yol tut.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Duanda, Allah'tan yardım isteyişinde.
    2. metne dön, dipnot 2
      Sesini

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 110. ayet

  11. İsrâ suresi, 111. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 111. ayet. وَقُلِ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ ٱلَّذِى لَمْ يَتَّخِذْ وَلَدًا وَلَمْ يَكُن لَّهُۥ شَرِيكٌ فِى ٱلْمُلْكِ وَلَمْ يَكُن لَّهُۥ وَلِىٌّ مِّنَ ٱلذُّلِّ وَكَبِّرْهُ تَكْبِيرًۢا

    veḳuli-lḥamdü lillâhi-lleẕî lem yetteḫiẕ veledev velem yekül lehû şerîkün fi-lmülki velem yekül lehû veliyyüm mine-ẕẕülli vekebbirhü tekbîrâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 111. ayet