İsrâ suresi

İsrâ suresi, 102. ayet

İsrâ suresi, 102. ayet. قَالَ لَقَدْ عَلِمْتَ مَآ أَنزَلَ هَٰٓؤُلَآءِ إِلَّا رَبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ بَصَآئِرَ وَإِنِّى لَأَظُنُّكَ يَٰفِرْعَوْنُ مَثْبُورًا

ḳâle leḳad `alimte mâ enzele hâülâi illâ rabbü-ssemâvâti vel'arḍi beṣâir. veinnî leeżunnüke yâ fir`avnü meŝbûrâ.

Diyanet İşleri

Musa ise, "İyi biliyorsun ki, bunları ancak, göklerin ve yerin Rabbi apaçık deliller olarak indirmiştir. Ey Firavun, ben de seni kesinlikle helak olmuş bir kişi olarak görüyorum" demişti.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

İsrâ 99–105 · surenin 102. ayeti / 111

Konu Mûsâ'ya verilen dokuz mucize ve kapanış İsrâ 101–111 3

  1. İsrâ 99

    Onlar, gökleri ve yeri yaratan Allah'ın kendileri gibilerini yaratmaya kadir olduğunu görmediler mi? Allah onlar için, hakkında hiçbir şüphe bulunmayan bir ecel belirlemiştir. Fakat zalimler ancak inkarda direttiler.

  2. İsrâ 100

    De ki: "Eğer siz Rabbimin rahmet hazinelerine sahip olsaydınız, o zaman da tükenir korkusuyla cimrilik ederdiniz. Zaten insan çok cimridir."

  3. İsrâ 101

    Andolsun, biz Musa'ya apaçık dokuz mucize verdik. İsrailoğullarına sor (sana anlatsınlar): Hani Musa onlara gelmiş ve Firavun da ona, "Ben senin kesinlikle büyülendiğini zannediyorum ey Musa!" demişti.

  4. 102

    Musa ise, "İyi biliyorsun ki, bunları ancak, göklerin ve yerin Rabbi apaçık deliller olarak indirmiştir. Ey Firavun, ben de seni kesinlikle helak olmuş bir kişi olarak görüyorum" demişti.

  5. İsrâ 103

    Bunun üzerine Firavun (işkence etmek ve öldürmek suretiyle) o yerden onların kökünü kazımak istedi. Biz de onu ve beraberindekileri hep birden suda boğduk.

  6. İsrâ 104

    Bunun ardından İsrailoğullarına şöyle dedik: "Bu topraklarda oturun, ahiret va'di (kıyamet) gelince hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz."

  7. İsrâ 105

    Biz onu (Kur'an'ı) hak olarak indirdik ve o da hak ile indi. Seni de ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

102. “O da” yani Mûsâ ona “demişti ki:” Ey Firavun! “Sen bunları” bu mucizeleri kendi katından kulları için “birer ibret olmak üzere, göklerin ve yerin Rabbinden başkasının indirmediğini gayet iyi biliyorsun.” Senin bu söylediğin sözler, gerçeği yansıtmıyor. Sen, bu sözleri ancak kavmine karşı bir propaganda olsun diye ve onları hafife alıp küçümsediğin için söylüyorsun. “Ey Firavun! Ben de senin gerçekten mahvolduğunu düşünüyorum.” İlahi gazaba uğramış ve azaba atılmış birisi olarak görüyorum. Yazıklar olsun sana! Sen bu halin dolayısıyla kınanmış ve lanete uğramış bir kişisin.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Musa Firavun'a cevap olarak şöyle dedi: -Ey Firavun!- Sen de muhakkak biliyorsun ki, bu ayetleri kudretine ve resulünün sadık olduğuna delil olarak, göklerin ve yerin Rabbinden başkası indirmemiştir. Fakat sen bunları reddedip yalanladın. -Ey Firavun!- Ben de kesinlikle senin helak olup hüsrana uğrayacağını biliyorum.

Kelimeler

15 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale (Musa) dedi ki kök: قول
  2. لَقَدْ lekad andolsun
  3. عَلِمْتَ alimte sen biliyorsun ki kök: علم
  4. مَآ ma
  5. أَنزَلَ enzele indirmez kök: نزل
  6. هَـٰٓؤُلَآءِ ha'ula'i bunları
  7. إِلَّا illa başkası
  8. رَبُّ rabbu Rabbinden kök: ربب
  9. ٱلسَّمَـٰوَٰتِ s-semavati göklerin kök: سمو
  10. وَٱلْأَرْضِ vel'erdi ve yerin kök: ارض
  11. بَصَآئِرَ besaira kanıtlar olarak kök: بصر
  12. وَإِنِّى ve inni şüphesiz ben de
  13. لَأَظُنُّكَ leezunnuke seni görüyorum kök: ظنن
  14. يَـٰفِرْعَوْنُ ya fir'avnu Fir'avn
  15. مَثْبُورًۭا mesburan mahvolmuş kök: ثبر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ثبر (5 geçiş)

    Elleri boyunlarına bağlanmış, çatılmış olarak cehennemin daracık bir yerine atıldıkları zaman orada, yok olup gitmeyi isterler

  • Aynı kök: ثبر (5 geçiş)

    (Kendilerine) "Bugün bir kere yok olmayı istemeyin, birçok kere yok olmayı isteyin!" (denir.)

  • Aynı kök: ثبر (5 geçiş)

    (11-12) "Helak!" diye bağıracak ve alevli ateşe girecektir.

  • Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Ortak kavram: Zan

    Onlar, Rablerine kavuşacaklarını ve gerçekten O'na döneceklerini çok iyi bilirler.

  • Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Ortak kavram: Zan

    Bunların bir de ümmi takımı vardır; Kitab'ı (Tevrat'ı) bilmezler. Onların bütün bildikleri bir sürü kuruntulardır. Onlar sadece zanda bulunurlar.

  • Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Ortak kavram: Zan

    Eğer erkek karısını (üçüncü defa) boşarsa, kadın, onun dışında bir başka kocayla nikahlanmadıkça ona helal olmaz. (Bu koca da) onu boşadığı takdirde,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Musa da) "Bunları (mucizeleri) öngörüler olarak, göklerin ve yerin Rabbinden başkasının indirmediğini gayet iyi biliyorsun. Ey Firavun! Doğrusu ben senin mahvolacağını sanıyorum." demişti.

Mustafa İslamoğlu

(Musa) dedi ki: "Doğrusu (muhatabına) basiret kazandıran bu (vahyi), göklerin ve yerin Rabbi dışında kimsenin indiremeyeceğini sen de çok iyi biliyorsun; ve ben de ey Firavun, senin artık iyice tükenip bittiğini düşünüyorum!"

Muhammed Esed

(Musa) da ona: "Bu (mucizevi olguları, sana) uyarıcı, aydınlatıcı belirtiler olarak göklerin ve yerin (gerçek) sahibinden başkasının indiremeyeceğini pekala biliyorsun!" diye karşılık verdi, "Ve ey Firavun, (onları doğru değerlendirme yolunu seçmediğin için) ben de senin bütünüyle ziyan içinde olduğunu düşünüyorum!"

Ahmed Hulusi

(Musa da Firavun'a) dedi ki: "Andolsun ki, bunları, doğruluğumu sana gösteren kanıtlar olarak semaların ve arzın Rabbinden başkasının inzal etmediğini pekala bilirsin. . . Muhakkak ki ben de senin hüsrana uğramış olduğunu zannediyorum, ey Firavun!"

Ali Bulaç

O da: "Andolsun, bunları görülecek belgeler olarak göklerin ve yerin Rabbinden başkasının indirmediğini sen de bilmişsin; gerçekten ben de seni yıkılmış, harab olmuş sanıyorum" demişti.

Ali Özek ve heyeti

(Musa Firavuna:) «Pekâlâ biliyorsun ki, dedi, bunları, birer ibret olmak üzere, ancak, göklerin ve yerin Rabbi indirdi. Ey Firavun! Ben de senin hakikaten mahvolduğunu sanıyorum!»

Ali Rıza Safa

Dedi ki: "Gerçek şu ki, bunları, aydınlanma kaynağı olarak, Göklerin ve Yeryüzünün Efendisinden başkasının indirmediğini biliyorsun!" "Ey Firavun! Aslında, senin tükenmiş olduğunu görüyorum!"

Bayraktar Bayraklı

Musa da,"Andolsun, göklerin ve yerin Rabbinin göz açıcı belgeleri olarak bunları indirdiğini biliyorsundur. Doğrusu, Ey Firavun! Senin yok olacağını sanıyorum" dedi.

Edip Yüksel

"Göklerin ve yerin Efendisinden başkasının bu delilleri indirmediğini iyi biliyorsun. Firavun, seni mahvolmuş biri olarak görüyorum!"

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Göklerin ve yerin Rabbi'nden başkasının bu delilleri indirmediğini iyi biliyorsun. Firavun, seni mahvolmuş biri olarak görüyorum!'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Musa da: "Pekala bilirsin ki, bunları, göklerin ve yerin Rabbi ancak birer ibret olmak üzere indirdi. Mutlaka ben de seni, ey Firavun helak olmuş sanıyorum!"

Elmalılı Hamdi Yazır

Alimallah dedi: pek ala bilirsin ki bunları o Göklerin Yerin rabbı, sırf birer basiret olmak üzere indirdi, her halde ben de seni ya Fir'avn! Helak olmuş zannediyorum

Erhan Aktaş

Musa: "Bunları uyarıcı, aydınlatıcı olarak göklerin ve yerin Rabb'inden başkasının indirmediğini sen bildin. Ey Firavun! Ben de senin mahvolduğunu görüyorum". dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Musa: "Bunları uyarıcı, aydınlatıcı olarak göklerin ve yerin Rabb'inden başkasının indirmediğini sen bildin. Ey Firavun! Ben de senin mahvolduğunu görüyorum". dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Musa: "Bunları uyarıcı, aydınlatıcı olarak göklerin ve yerin Rabb'inden başkasının indirmediğini sen bildin. Ey Firavun! Ben de kesinlikle senin mahvolduğunu sanıyorum". dedi.

Gültekin Onan

O da: "Andolsun, bunları görülecek belgeler olarak göklerin ve yerin rabbinden başkasının indirmediğini sen de bilmişsin; gerçekten ben de seni yıkılmış, harab olmuş sanıyorum" demişti.

Hasan Basri Çantay

O da: "Andolsun, dedi, bunları (her biri basıyretle görülecek) birer ibret olmak üzere göklerin ve yerin Rabbinden başkasının indirmediğini bilmişsindir. Ben de, Fir'avn, seni herhalde helak edilmiş sanıyorum".

İbni Kesir

O da demişti ki: Andolsun ki sen; bunları göklerin ve yerin Rabbının, açık deliller olarak indirmiş olduğunu biliyorsun. Ben, doğrusu ey Firavun, senin mahvolacağını sanıyorum.

Mehmet Alagaş

(101-104) Biz Musa ’ya dokuz apaçık ayet verdik, İsrail oğullarına da sor, onlara geldiğinde Firav un ona; ey Musa ben seni sihirlenmiş / etkilenmiş sanıyorum dedi, d edi ki kesin olarak sen de biliyorsun ki; bunları semaların ve arzın Rabbi görebilmek için / basiret için indirdi ve kesinlikle ben de ey firavun seni helak olmuş sanıyorum. Onları yerlerinden kışkırtıp çıkarmayı murat etti ve biz de onu ve beraberindekileri hepsini birden boğduk., ardından İsrail oğullarına dedik ki arzda yerleşin / iskân edin sonraki vaadimiz geldiği zaman size daha kalabalık geleceğiz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Mûsâ ise, “İyi biliyorsun ki, bunları ancak, göklerin ve yerin Rabbi apaçık deliller olarak indirmiştir. Ey Firavun! Ben de seni kesinlikle helâk olmuş bir kişi olarak görüyorum." demişti.

Süleyman Ateş

Musa dedi ki: "Bunları, ancak göklerin ve yerin Rabbinin, (benim doğruluğumu belgeleyen) kanıtlar olarak indirdiğini pekala bildin. Ey Fir'avn, ben de seni mahvolmuş görüyorum."

Süleymaniye Vakfı

Musa dedi ki: "Artık sen de gayet iyi biliyorsun ki bunları birer gösterge olarak indirmiş olan, göklerin ve yerin Rabbinden başkası değildir. dipnot 1 Ey Firavun! Ben de gerçekten senin sonunun geldiğini düşünüyorum."

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Musa dedi ki "Çok iyi bilirsin ki bunları birer gösterge olarak indiren göklerin ve yerin Rabbinden başkası değildir. Bak Firavun, bana göre sen davanı kaybetmişsin."

Şaban Britch

Musa da ona: “İyi biliyorsun ki, bunları ancak göklerin ve yerin Rabbi apaçık deliller olarak indirmiştir. Ben de kesinlikle senin helak olacağını görüyorum ey Firavun!" dedi.

Şaban Piriş

Musa da ona: -Elbette bunları deliller olarak göklerin ve yerin Rabbinden başkasının indirmediğini bilirsin. Ben de kesinlikle senin mahvolacağını zannediyorum ey Firavun! dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Musa dedi: "Yemin olsun, sen bilmektesin ki, bunları, basiretle görülebilecek ibretler halinde/basiretler olarak o, göklerin ve yerin Rabbinden başkası indirmedi. Vallahi ben de seni mahvolmuş görüyorum, ey Firavun!"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"But you know", said Mussa, "That no one could have sent down these divine and evident signs but the Omnipotent Who is the Creator of the heavens and the earth; He made them clear to the understanding and judgement" "In effect I think that you Pharaoh are obstinate and unyielding to the truth and with unerring doom you shall see what is to come".

Abdul Haleem

He said, ‘You know very well that only the Lord of the heavens and earth could have sent these signs as clear proof. I think that you, Pharaoh, are doomed.’

Abdullah Yusuf Ali

Moses said, "Thou knowest well that these things have been sent down by none but the Lord of the heavens and the earth as eye-opening evidence: and I consider thee indeed, O Pharaoh, to be one doomed to destruction!"

Abul A'la Maududi

Moses replied: "You know well that no one but the Lord of the heavens and the earth has sent these as eye-opening proofs. dipnot 1 I truly think, O Pharaoh, that you are indeed doomed." dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, I am not a bewitched man but you are indeed a doomed person. As you have been persistent in your disbelief even after seeing such obvious divine signs, you are surety doomed to destruction.
  2. metne dön, dipnot 2
    This part of the story of Pharaoh has been related here because it applied exactly to the mushriks of Makkah who were doing their best to uproot the Prophet (peace be upon him) and the believers from the land of Arabia. This story, so to say, tells them: Pharaoh resolved to uproot Moses (peace be upon him) and the Israelites but was himself completely annihilated along with his followers. But Moses (peace be upon him) and his followers settled down in the land. Likewise, if you persist on the same way, you will surely meet with the same end.

Aisha Bewley

He said, ‘You know that no one sent these down but the Lord of the heavens and earth to be clear proofs. Pharaoh, I think you are destroyed.’

Al-Hilali & Khan

[Mûsâ (Moses)] said: "Verily, you know that these signs have been sent down by none but the Lord of the heavens and the earth (as clear evidence i.e. proofs of Allâh’s Oneness and His Omnipotence.). And I think you are, indeed, O Fir‘aun (Pharaoh) doomed to destruction (away from all good)!"

Ali Quli Qarai

He said, ‘You certainly know that no one has sent these [signs] except the Lord of the heavens and the earth as eye-openers, and I, O Pharaoh, indeed think you are doomed. ’

Amatul Rahman Omar

He said, `You know fully well that none other but the Lord of the heavens and the earth has revealed these signs as (means of) enlightenment. Surely, I believe you, O Pharaoh! to be doomed to perish.'

Arthur John Arberry

He said, 'Indeed thou knowest that none sent these down, except the Lord of the heavens and earth, as clear proofs; and, Pharaoh, I think thou art accursed. '

Bijan Moeinian

Moses replied: "You know very well that none but the Lord of the heavens and the earth is capable of presenting such miracles. I am afraid that you, Pharaoh, are doomed [in account of your denial.]"

E. Henry Palmer

He said, 'Well didst thou know that none sent down these save the Lord of the heavens and the earth as visible signs; and, verily, I think thee, O Pharaoh! ruined. '

Edip-Layth

He said, "You know that no one has sent these down except for the Lord of the heavens and the earth as visible proofs. I think that you Pharaoh are doomed!"

George Sale

Moses answered, thou well knowest that none hath sent down these evident signs except the Lord of heaven and earth; and I surely esteem thee, O Pharaoh, a lost man.

Hamid S. Aziz

He said, "In truth you know well that none sent down these signs save the Lord of the heavens and the earth as proofs; and, verily, O Pharaoh! I think you are doomed to ruin. "

Mahmoud Ghali

He said, "Indeed you already know (that) in no way did anyone send these down except Allah) The Lord of the heavens and the earth, as supreme demonstrations. And surely I indeed surmise, O Firaawn, you are detrimented."

Marmaduke Pickthall

He said: In truth thou knowest that none sent down these (portents) save the Lord of the heavens and the earth as proofs, and lo! (for my part) I deem thee lost, O Pharaoh.

Mohamed Ahmed - Samira

He replied: "You know that none but the Lord of the heavens and the earth has sent these (signs) as cogent proof. I truly think, O Pharaoh, your days are done."

Muhammad Asad

Answered [Moses]: "Thou knowest well that none but the Sustainer of the heavens and the earth has bestowed these [miraculous signs] from on high, as a means of insight [for thee]; and, verily, O Pharaoh, [since thou hast chosen to reject them;] I think that thou art utterly lost!"

Mustafa Khattab

Moses replied, "You know well that none has sent these ˹signs˺ down except the Lord of the heavens and the earth as insights. And I really think that you, O  Pharaoh, are doomed."

Progressive Muslims

He said: "You know that no one has sent these down except for the Lord of the heavens and the Earth as visible proofs. And I think that you Pharaoh are doomed!"

Rashad Khalifa

He said, "You know full well that no one can manifest these except, obviously, the Lord of the heavens and the earth. I think that you, Pharaoh, are doomed."

Sahih International

[Moses] said, "You have already known that none has sent down these [signs] except the Lord of the heavens and the earth as evidence, and indeed I think, O Pharaoh, that you are destroyed. "

Sam Gerrans

He said: “Thou hast known that there sends these down only the Lord of the Heavens and the Earth as a means of insight; and I consider thee, O Pharaoh, destroyed.”

Shabbir Ahmed

Answered Moses, "You know well that no one but the Lord of the heavens and the earth has revealed these eye-opening Messages and, verily, O Pharaoh! I think that you are utterly lost. "

Syed Vickar Ahamed

[Musa (Moses)] said: "Verily, you know well that these things have been sent down by no one but the Lord of the heavens and the earth as eye-opening evidence: And I consider you truly, O Firon (Pharaoh), to be one ill-fated to destruction!"

Taqi Usmani

He (Mūsā) said, "You know well that these (signs) are sent down by none but by the Lord of the heavens and the earth as eye-openers. And, I am afraid O Pharaoh, you are going to be destroyed."

The Monotheist Group

He said: "You know that no one has sent these down except for the Lord of the heavens and the earth as visible proofs. And I think that you Pharaoh are doomed!"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 102. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 102. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 102. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩