İsrâ suresi

İsrâ suresi, 78. ayet

İsrâ suresi, 78. ayet. أَقِمِ ٱلصَّلَوٰةَ لِدُلُوكِ ٱلشَّمْسِ إِلَىٰ غَسَقِ ٱلَّيْلِ وَقُرْءَانَ ٱلْفَجْرِ إِنَّ قُرْءَانَ ٱلْفَجْرِ كَانَ مَشْهُودًا

eḳimi-ṣṣalâte lidülûki-şşemsi ilâ gaseḳi-lleyli veḳur'âne-lfecr. inne ḳur'âne-lfecri kâne meşhûdâ.

Diyanet İşleri

Güneşin zevalinden (öğle vaktinde Batı'ya kaymasından) gecenin karanlığına kadar (belli vakitlerde) namazı kıl. Bir de sabah namazını kıl. Çünkü sabah namazı şahitlidir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

İsrâ 75–81 · surenin 78. ayeti / 111

Konu Sebat verilmesi, namaz vakitleri ve "hak geldi" İsrâ 73–81 3

  1. İsrâ 75

    İşte o zaman sana, hayatın da, ölümün de katmerli acılarını tattırırdık. Sonra bize karşı kendine hiçbir yardımcı bulamazdın.

  2. İsrâ 76

    Seni o yerden (Mekke'den) sürüp çıkarmak için neredeyse seni sıkıştıracaklardı. Bunu yapabilselerdi, senin ardından orada pek az kalırlardı.

  3. İsrâ 77

    Senden önce gönderdiğimiz peygamberlerimiz hakkındaki kanun böyledir. Bizim kanunumuzda hiçbir değişme bulamazsın.

  4. 78

    Güneşin zevalinden (öğle vaktinde Batı'ya kaymasından) gecenin karanlığına kadar (belli vakitlerde) namazı kıl. Bir de sabah namazını kıl. Çünkü sabah namazı şahitlidir.

  5. İsrâ 79

    Gecenin bir kısmında da uyanarak sana mahsus fazla bir ibadet olmak üzere teheccüd namazı kıl ki, Rabbin seni Makam-ı Mahmud'a ulaştırsın.

  6. İsrâ 80

    De ki: "Rabbim! (Gireceğim yere) doğruluk ve esenlik içinde girmemi sağla. (Çıkacağım yerden de) beni doğruluk ve esenlik içinde çıkar. Katından bana yardımcı bir kuvvet ver."

  7. İsrâ 81

    De ki: "Hak geldi, batıl yok oldu. Şüphesiz batıl, yok olmaya mahkumdur."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

78. Yüce Allah, peygamberi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e şöyle emretmektedir: “Güneşin (batıya) kaymasından” yani tam tepeye gelmesinden sonra batıya doğru kaymasından... bunun kapsamına öğle ve ikindi namazları girer. “Gecenin kararmasına kadar” bunun da kapsamına akşam ve yatsı namazları girer “namazı dosdoğru kıl” zahiren ve batınen, vakitleri içerisinde, eksiksiz ve dosdoğru kıl. “Bir de sabah Kur’an’ını/namazını” yani sabah namazını, onun “Kur’an” diye adlandırılması, bu namazda diğerlerine göre daha uzun miktarda Kur’an okumanın meşru oluşu ve bu namazdaki kıraatin fazileti dolayısıyladır. Çünkü Yüce Allah, bu namazda gece ve gündüz meleklerini hazır bulundurur ve onlarda buna şahit olurlar. Bu âyet-i kerimede farz olan beş vakit namazın vakitleri söz konusu edildiği gibi bu vakitlerdeki namazların da farz olduklarını göstermektedir. Çünkü namazların özellikle bu vakitlerde kılınması emredilmiştir. Ayrıca vaktin, namazın sıhhati/kabulü için şart olduğu ve namazın farz olmasının sebebi olduğu anlaşılmaktadır. Çünkü Yüce Allah, bu vakitlerin girişi sebebiyle namazın kılınmasını emretmektedir. Aynı şekilde özür halinde öğle ile ikindi namazlarının, akşam ve yatsı namazlarının cem edileceğini (bir arada kılınacağını) da göstermektedir. Çünkü Yüce Allah, bu namazların vakitlerini bir arada zikretmiştir. Yine sabah namazının ve bu namazda uzunca Kur’an okumanın fazileti ayrıca namazda Kur’an kıraatinin bir rükün olduğu da bu ayetten anlaşılmaktadır. Çünkü bir ibadet, onun bölümlerinin birisinin adını alacak olursa bu, o bölümün farz olduğuna delildir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Namazı vaktinde tam olarak güneşin göğün ortasından döndüğü zaman (yani zeval vaktinden itibaren) kılarak eda et. Bu öğle ve ikindi, akşam ve yatsı namazlarını kapsamaktadır. Sabah namazını kıl ve onda kıraati uzun oku. Çünkü gece melekleriyle gündüz melekleri sabah namazında hazır bulunurlar.

Kelimeler

14 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَقِمِ ekimi ayağa kaldır kök: قوم
  2. ٱلصَّلَوٰةَ s-salate salatı kök: صلو
  3. لِدُلُوكِ liduluki sarkmasından kök: دلك
  4. ٱلشَّمْسِ ş-şemsi güneşin kök: شمس
  5. إِلَىٰ ila kadar
  6. غَسَقِ gaseki kararmasına kök: غسق
  7. ٱلَّيْلِ l-leyli gecenin kök: ليل
  8. وَقُرْءَانَ ve kur'ane ve Kur'an'ını da (unutma) kök: قرا
  9. ٱلْفَجْرِ ۖ l-fecri sabahın kök: فجر
  10. إِنَّ inne çünkü
  11. قُرْءَانَ kur'ane Kur'an kök: قرا
  12. ٱلْفَجْرِ l-fecri sabah kök: فجر
  13. كَانَ kane kök: كون
  14. مَشْهُودًۭا meşhuden görülecek şeydir kök: شهد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Aynı kök: ليل (92 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş)

    (Ey Muhammed!) Şüphesiz Rabbin, senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, yarısını ve üçte birini ibadetle geçirdiğini biliyor. Beraberinde…

  • Aynı kök: فجر (24 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)

    Ey iman edenler! Ellerinizin altında bulunanlar (köleleriniz) ve sizden henüz buluğ çağına ermemiş olanlar, günde üç defa; sabah namazından önce,…

  • Aynı kök: غسق (4 geçiş)

    İşte (azap), onu tatsınlar: Bir kaynar su ve bir irin.

  • Aynı kök: غسق (4 geçiş)

    (25-26) Ancak, uygun bir ceza olarak kaynar su ve irin içecekler.

  • Aynı kök: غسق (4 geçiş)

    (1-5) De ki: "Yarattığı şeylerin kötülüğünden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin kötülüğünden, düğümlere üfleyenlerin kötülüğünden, haset ettiği zaman…

  • Aynı kök: ليل (92 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)

    (Ey Muhammed!) Gündüzün iki tarafında ve gecenin gündüze yakın vakitlerinde namaz kıl. Çünkü iyilikler kötülükleri giderir. Bu, öğüt alanlar için bir…

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma) · Ortak kavram: Şahitlik

    (O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın…

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma) · Ortak kavram: Şahitlik

    De ki: "Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür?" De ki: "Allah benimle sizin aranızda şahittir. İşte bu Kur'an bana, onunla sizi ve eriştiği…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

82 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Güneşin (batıya) yönelip gecenin karanlığı bastırıncaya kadar ve tan vaktinin (sabah ışıklarının) toplanması (vaktinde) namaz kıl! Şüphesiz ki tan vaktinin (sabah ışıklarının) toplanmasına şahit olunmaktadır. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette geçen [Kur'ane'l-fecri] tamlamaları, doğu tarafında [fecr] denen sabah ışıklarının toplanması demektir ki bu vakit "sabah"tır. Namaz vakitleriyle ilgili benzer mesajlar: Bakara 2:238; Hûd 11:114; Tâhâ 20:130; Rûm 30:17-18; Kâf 50:39.

Mustafa İslamoğlu

Güneşin zirveyi aşıp (batıya) ağmasından gecenin karanlığının iyice çökmesine kadar (geçen zaman dilimlerinde) namazı vererek kıl; ve bir de sabah (namazı) okuyuşunu: unutma ki sabah okuyuşu, oldu olası (insanı her tür manevi) algıya açık hale getirir.

Muhammed Esed

Güneşin doruğu aşmasından gecenin çöküşüne kadar(ki süre içinde) namazı(nı) gereği üzere yerine getir; sabah (namazı) okumasını da (tam bir dikkat ve duyarlık içinde gerçekleştir); çünkü sabah okuması(nda insan) gerçekten de (ulvi olan her şeye) açıktır.

Ahmed Hulusi

Güneş'in, batıda gözden kaybolmasından gecenin kararmasına kadar ki süreçte salatı ikame et. FECİR KURAN'ını da (sabah salatını da). . . Muhakkak FECİR KUR'AN OKUMAsı şahitlendirilmiştir.

Ali Bulaç

Güneşin sarkmasından gecenin kararmasına kadar namazı kıl, fecir vakti (namazda okunan) Kur'an'ı, işte o, şahid olunandır.

Ali Özek ve heyeti

Gündüzün güneş dönüp gecenin karanlığı bastırıncaya kadar (belli vakitlerde) namaz kıl; bir de sabah namazını. Çünkü sabah namazı şahitlidir.

Ali Rıza Safa

Güneşin kaymasından, gecenin kararmasına dek namazı kıl. Ve tan zamanında Kur'an. Kuşkusuz, tan zamanında, Kur'an'ın tanıkları vardır. dipnot 217

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 217
    Bu ayet, "Kur'ane el fecri" tümcesiyle, açık bir biçimde "Tan zamanında Kur'an" olarak bildirilmesine karşın, kimi Kur'an çevirilerinde, "Sabah namazına, melekler şahit olur." veya "Sabah namazında, gece ve gündüz melekleri hazır bulunur." veya "Fecr zamanında namazda okunan Kur'an" biçiminde değişik yorumlarla çevrilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Güneşin sarkmasından gecenin kararmasına kadar namaz kıl ve sabahın Kur'an'ını da unutma. Çünkü sabahın Kur'an'ı görülecek şeydir.

Edip Yüksel

Güneşin kaymasından gecenin kararmasına kadar salatı gözet. Sabah okumasını da (Kuran) da gözet. Sabahleyin okunan (Kuran) tanık olunur. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Güneşin ufukta kaymasından gecenin kararmasına kadar geçen süre akşam salatının vaktidir. Kuran salat hakkında detaylı bilgi içermektedir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Güneşin kaymasından gecenin kararmasına kadar namazı gözet. Sabah Kuran'ını da gözet. Sabahleyin Kuran (okuması) tanık olunur

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Güneşin kaymasından, gecenin kararmasına kadar namazı güzel kıl; bir de kıraatıyle seçkin olan sabah namazını; çünkü sabah Kur'an'ı gerçekten şahitlidir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Güneşin kaymasından gecenin kararmasına kadar namazı güzel kıl, bir de kıraetiyle mümtaz olan sabah namazını, zira sabah Kur'anı hakıkaten meşhuddur (şühuda mazhardır)

Erhan Aktaş

Güneş'in batmasından dipnot 1 gecenin karanlığı bastırıncaya kadar salatı ikame et. dipnot 2 Ve fecrin kuranı; dipnot 3 kuşkusuz fecrin kuranı dipnot 4 tanıklıdır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette geçen ve "Güneş'in dönmesi (zeval vakti)" olarak anlam verilen "duluk" kelimesi, "batmak" demektir. "Duluku'ş-şems" deyimi ise Güneşi'n batması demektir. Yani, "Güneş'in batma anı" anlamına gelmektedir. Dolayısı ile bu ayet, öğlenden akşama kadar geçen bir zaman dilimini değil, akşam salatının/namazının vaktini; yani akşam salatının/namazının başlangıç ve bitim zamanını belirlemektedir. Buna göre Güneş'in batmasından itibaren yaklaşık 45 dakikalık zaman dilimi, akşam namazının vaktidir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Namaz kıl.
  3. metne dön, dipnot 3
    "Kur'ane'l-Fecri," tamlamasındaki kur'an kelimesi fecrin, yani sabah şafağının iyice "yoğunlaşıp toplanması" anlamındadır. Zira kur'anın kelime anlamlarından biri de "toplamak, bir araya getirmek, içinde tutmak"tır.
  4. metne dön, dipnot 4
    Fecrin, yani sabah şafağının iyice yoğunlaştığı zaman, sabah namazının vaktidir. Şafağın yoğunlaşmasının görülen bir şey olduğu ifade edilmektedir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Güneş'in batmasından dipnot 1 gecenin karanlığı bastırıncaya kadar salatı ikame et. dipnot 2 Ve fecrin kuranı; dipnot 3 kuşkusuz fecrin kuranı dipnot 4 tanıklıdır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette geçen ve "Güneşin dönmesi (zeval vakti)" olarak anlam verilen "duluk" sözcüğü, "batmak" demektir. "Duluku'ş-şems" deyimi ise Güneşin batması demektir. Yani, "Güneşin batma anı" anlamına gelmektedir. Dolayısı ile bu ayet, öğlenden akşama kadar geçen bir zaman dilimini değil, akşam salatının/namazının vaktini; yani akşam salatının/namazının başlangıç ve bitim zamanını belirlemektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Namaz kıl.
  3. metne dön, dipnot 3
    "Kur'ane'l-Fecri, " tamlamasındaki kur'an sözcüğü fecrin, yani sabah şafağının iyice "yoğunlaşıp toplanması" anlamındadır. Zira kur'an, sözcük anlamı olarak toplamak, bir araya getirmek, içinde tutmak demektir.
  4. metne dön, dipnot 4
    Fecrin, yani sabah şafağının iyice yoğunlaştığı zaman sabah namazının kılınacağını söylemektedir. Şafağın yoğunlaşmasının görülen bir şey olduğu ifade edilmektedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Güneş'in batmasından dipnot 1 gecenin karanlığı bastırıncaya kadar salatı ikame et. dipnot 2 Ve fecrin kur'anı; dipnot 3 kuşkusuz fecrin kur'anı dipnot 4 tanıklıdır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette geçen ve "Güneşin dönmesi(zeval vakti)" olarak anlam verilen "duluk" sözcüğü, "batmak" demektir. "Duluku'ş-şems" deyimi ise Güneşin batması demektir. Yani, "Güneşin batma anı" anlamına gelmektedir. Dolayısı ile bu ayet, öğlenden akşama kadar geçen bir zaman dilimini değil, akşam namazının vaktini belirlemektedir. Diğer bir ifade ile akşam salatının/namazının başlangıç ve bitimini belirlemektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Namaz kıl.
  3. metne dön, dipnot 3
    "Kur'ane'l-Fecri," tamlamasındaki kuran sözcüğü fecrin, yani sabah şafağının iyice yoğunlaşıp toplanması anlamındadır. Kur'an'ın sözcük anlamı toplamak, bir araya getirmek, içinde tutmak vb. dir."
  4. metne dön, dipnot 4
    "Fecrin, yani sabah şafağınını iyice yoğunlaştığı zaman sabah namazının kılınacağını söylemektedir. Şafağın yoğunlaşmasının görülen bir şey olduğu ifade edilmektedir.

Gültekin Onan

Güneşin sarkmasından gecenin kararmasına kadar namazı kıl ve fecir (vakti) Kuran'ı (sabah namazını) da (unutma); işte o, fecir (vakti) Kuran'ı şahid olunandır. (Çeşitli çeviriler...)

Hasan Basri Çantay

Güneşin (zeval vakfında) kayması anından gecenin kararmasına kadar güzelce namaz kıl. Sabah namazını da (öylece eda et). Çünkü sabah namazı şahidlidir.

İbni Kesir

Güneşin batıya yönelmesinden gecenin kararmasına kadar namaz kıl. Sabah vakti de. Zira sabah vakti görülmesi gerekli bir ibadettir.

Mehmet Alagaş

(71-80) O gün her bir insan topluluğunu önderiyle imamıyla çağıracağız, kimin kitabı sağından verilirse işte onlar , kitaplarını okuyacaklar, kıl kadar zulmedilmeyecekler. Burada kim kör ise öte tarafta da / diğer hayatta da kördür, yoldan sapmıştır. Neredeyse seni, sana vahyettiğmiz dışında bize karşı bir iftirada bulunasın diye sınamaya / fitneye düşüreceklerdi, işte o zaman da seni dost / halil edineceklerdi. Eğer ki seni sabitlemeseydik az bir şey de olsa neredeyse onlara eğilimin vardı. Öyle olsa sana dünya nın ve ölüm ün acılarını k at kat tattırırdık sonra bize karşı yardımcı da bulamazdın, neredeyse yerinden seni çıkarmak amacıyla seni provoke etmekte / kışkırtmakta başarılı olacaklardı, işte o zamanda, senin ardından orada az bir şey kalacaklardı. Sünnettir! kesinlikle senden önce gönderilenlerden her kim gönderildi ise, sünnetimizde bir değişim / tahvil bulamazsın. Namazı, güneşin doğuşundan gece alacakaranlığa kadar kıl ve fecir kuranı, muhakkak ki şafak / fecr kuranı şahittir, g eceleyin, sana has nafile gece namazı / teheccüd kıl, böylelikle belki Rabbin seni övgü konumuna / makamı mahmuda ulaştırır. Rabbim beni doğru bir giriş ile girdir ve beni doğru bir çıkış ile çıkar ve bana katından bir yardımcı bir sultan / dayanak ver. De ki gerçek / hak geldi sahte / batıl yok oldu. Muhakkak ki sahte / batıl / geçersiz, yok olur.

Rowwad Tercüme Merkezi

Güneşin zevalinden/batıya yönelmesinden, gecenin karanlığına kadar namaz kıl, bir de sabah namazını da (kıl). Zira sabah namazı (meleklerce) şahit olunandır.

Süleyman Ateş

Güneşin sarkmasından (aşağı kaymasından) gecenin kararmasına (yatsı vaktine) kadar namaz kıl ve sabahın Kur'an'ın(ı, uzunca Kur'an okunan sabah namazını) da (unutma). Çünkü sabah Kur'an (okuması) görülecek şeydir.

Süleymaniye Vakfı

Namazı, güneşin tepe noktasını geçmesinden dipnot 1 gecenin karanlığının /soğuğunun bastırmasına dipnot 2 kadar düzgün ve sürekli kıl! Bir de doğu ufku boyunca dağılmış ışıkların bir araya toplandığı vakitte dipnot 3 kıl! Doğu ufku boyunca dağılmış ışıkların bir araya toplanması gözle görülür. dipnot 4

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Düluk, "kayma" demektir. Hud 11/114. ayete göre gündüz kılınan sadece iki farz namaz, öğle ve ikindi namazları vardır. Bu ayette ise "güneşin dülukundan gecenin ğasakına kadar namaz kıl" emri verildiği için güneşin düluku, "öğlen gökyüzünde en tepeye çıktığı noktadan batıya kayması" anlamına gelir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Gecenin ğasakı, "gecenin karanlığı" anlamına geldiği gibi "gecenin soğuk vakti" anlamına da gelir (Lisan'ul-Arab). Bulunduğumuz yerden Güneş ışınlarının tamamen çekilmesi, günün en serin vaktinin başlaması demektir. Bu sırada Güneşin ufka uzaklığı en az 18 derece olur ve zayıf ışıklı yıldızlar da gözükmeye başlar. Güneşin batmadığı yerlerde ğasaku'l-leyl, gece serinliğinin iyice hissedildiği vakittir. Abdullah b. Ömer'e Şafak sorulunca "beyazlığın gitmesi"; ğasak yani karanlığın bastırması sorulunca da, "kızıllığın gitmesi"dir, demiş (Ebu Davud,Salat 6). Bu, yerinde bir tespittir. Çünkü batı ufkunda oluşan kızıl ve beyaz ışık kuşaklarından beyaz kuşak kızıla karışınca yatsı vakti girer. Bu ince tabaka, başlangıçta bir kubbe gibi olur sonra tamamen kaybolur. Ufuktan Güneş ışınları çekilip en zayıf yıldızlar ortaya çıkınca yatsı vakti çıkmış, gecenin ortası diye de tanımlanan ğasak başlamış olur.
  3. metne dön, dipnot 3
    Kur'an, karae (قرأ) fiilinin mastarı olan kur' (القُرْء) veya kar' (القَرْء)'dan türetilmiştir; anlamı, toplama ve birleştirmedir. Mastar olarak kullanıldığı gibi bütünlük ve küme anlamında isim olarak da kullanılır. Allah'ın kitabına Kur'an demesi, bütün sureleri toplayıp bir araya getirmesi sebebiyledir (Lisanu'l-Arab). Kur'an el-fecr (قُرْاٰنَ الْفَجْر) doğuda, seher vakti aydınlığı ile Güneş'in doğması arasında, ufkun üst tarafında oluşan beyaz kuşağın, ufkun alt tarafındaki siyah kuşağın ve bu ikisini -ışınların atmosferde kat ettiği yola göre değişen bir gökkuşağı rengiyle- ayıran ince çizginin bir araya gelmesidir (Bakara 2/187). Bu ayete göre namaz vakitlerinin üç değişmez özelliği vardır: 1) Güneşin düluku yani tepe noktasından batıya kayması: Bu, dünyanın her yerinde ve her mevsimde kolaylıkla tespit edilebilir. Bu sırada öğlen namazının vakti girer. 2) Gecenin ğasakı: Güneş ışınları tamamen çekilince hem hava kararır hem de günün en soğuk vakti başlar. Beyaz gecelerin yaşandığı yerlerde karanlık olmaz ama havadaki soğuma kendini iyice hissettirir. 3) Yukarıda açıklanan Kur'an el-fecr. Bu üç değişmez özellik, her mevsimde ve dünyanın her yerinde gözlemlenebildiği için Svalbard'da, Güneş ufkun bir hayli üstünde iken bile gözlenebilmiştir. Ayette Güneş'in sadece meridyen geçişinden söz edilmiştir. Eğer Güneş'in doğuşu, batışı ve gecenin karanlığı ifadeleri kullanılsaydı kutup bölgesinde namaz ve oruç vakitlerini tespit imkansızlaşırdı.
  4. metne dön, dipnot 4
    Bu vaktin çıplak gözle görüldüğü, Bakara 2/187. ayette ifade edilmiştir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Namazı, güneşin zevalinden dipnot 1 gecenin ğasakına dipnot 2 kadar, bir de şafak ışıklarının kümeleştiği sırada dipnot 3 sürekli ve tam kıl. Şafak ışıklardaki kümeleşme gözle görülür.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    batı tarafına yönelmesinden
  2. metne dön, dipnot 2
    [2* ] Gecenin ğasakı, gecenin karanlığı anlamına geldiği gibi soğuk vakti anlamına da gelir. (Lisan'ul-arab). Bulunduğumuz yerden Güneş ışınlarının tamamen çekilmesi, günün en serin vaktinin başlaması demektir. Beyaz gecelerin yaşanmadığı yerlerde Güneşin ufka uzaklığı en az 18 derece olur ve ufukta herhangi bir aydınlık kalmaz. Beyaz gecelerin yaşandığı yerlerde de, Güneş ortada olmasına rağmen gece serinliği iyice hissedilmeye başlar. Abdullah b. Ömer'e Şafak sorulunca "beyazlığın gitmesi"; ğasak sorulunca da, "kızıllığın gitmesi"dir, demiş (Ebu Davud,Salat 6). Bu, yerinde bir tespittir. Çünkü batı ufkunda oluşan kızıl ve beyaz ışık kuşaklarından beyaz kuşak kızıla karışınca yatsı vakti girer. Bu ince tabaka, başlangıçta bir kubbe gibi olur sonra tamamen kaybolur. Ufuktan Güneş ışınları çekilip en zayıf yıldızlar ortay çıkınca yatsı vakti çıkmış, gecenin ortası diye de tanımlanan ğasak başlamış olur.
  3. metne dön, dipnot 3
    Kur'an, karaa قرأ fiilinin mastarı olan kur' القُرْء veya kar' القَرْء'dan türetilmiştir; kök anlamı toplamadır
  4. metne dön, dipnot 4
    [Lisanu'l-Arab, قَرْء mad]. Mastar olarak kullanıldığı gibi makru' (مقروء) = bütünlük ve küme anlamında isim olarak da kullanılır. Kuran el fecri (قُرْاٰنَ الْفَجْر) doğuda, seher vakti aydınlığı ile Güneşin doğması arasında kümeleşen şafak ışıklar demektir. Yoğunlaşma görüntüsünü açıklayan ayet şudur: "(Ramazan'da) Fecrin (şafağın) olduğu tarafta, ak çizgi kara çizgiden size göre tam seçilinceye kadar yiyin, için." (Bakara 2/187)   Bu ayete göre namaz vakitlerinin üç değişmez özelliği vardır: Güneşin zevali yani tepe noktasından batıya kaymasıdır. Bu, dünyanın her yerinde ve her mevsimde kolaylıkla tespit edilebilir. Bu sırada öğlen namazının vakti girer. Gecenin ğasakı: Güneş ışınları tamamen çekilince hem hava kararır hem de günün en soğuk vakti başlar. Beyaz gecelerin yaşandığı yerlerde karanlık olmaz ama havadaki soğuma kendini iyice hissedilmeye başlar. Kuran el fecr. Bu üç değişmez özellik, her mevsimde ve dünyanın her yerinde gözlemlenebildiği için Sıvalbard'da, Güneş ufkun bir hayli üstünde iken bile gözlenebilmiştir. Ayette Güneşin sadece meridyen geçişinden söz edilmiştir. Eğer Güneşin doğuşu, batışı ve gecenin karanlığı ifadeleri kullanılsaydı kutup bölgesinde namaz ve oruç vakitlerini tespit imkansızlaşırdı.

Şaban Britch

Güneşin zevalinden/batıya yönelmesinden, gecenin karanlığına kadar namaz kıl, bir de sabah namazını da (kıl). Zira sabah namazı (meleklerce) şahit olunandır.

Şaban Piriş

Güneşin batıya yönelmesinden, gece karanlığı bastırıncaya kadar namazı ve fecr okumasını da yerine getir. Çünkü fecir Kur'an'ının şahitleri vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Güneşin kaymasından/aşağı sarkmasından, gecenin kararmasına kadar namazı kıl. Sabah Kur'an'ını da gözet. Çünkü sabah Kur'an'ı tanıklarca izlenmektedir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

You just engage in the act of worship and hold intimate mental and spiritual intercourse with Allah at the point of time of the sun's declination or deviation from the Meridian or the zenith of the sky as it begins to sink toward setting and onward to the time when the darkness of the night prevails* And noteworthy is the Quran when recited at dawn. Indeed recital of the Quran at dawn is of great moment and a goodly loan. It inspires piety to the heart and makes the soul sensible of the presence of Allah; it is attended by the angels who witness its perusal.

Abdul Haleem

So perform the regular prayers in the period from the time the sun is past its zenith till the darkness of the night, and [recite] the Quran at dawn- dawn recitation is always witnessed––

Abdullah Yusuf Ali

Establish regular prayers - at the sun's decline till the darkness of the night, and the morning prayer and reading: for the prayer and reading in the morning carry their testimony.

Abul A'la Maududi

Establish Prayer dipnot 1 from the declining of the sun dipnot 2 to the darkness of the night; dipnot 3 and hold fast to the recitation of the Qur'an at dawn, dipnot 4 for the recitation of the Qur'an at dawn is witnessed. dipnot 5

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The Muslims have been commanded to establish Salat immediately after the mention of obstacles and adversities. This implies that the perseverance required to face adverse circumstances is obtained by the establishment of Salat.
  2. metne dön, dipnot 2
    We have translated the words of the Arabic text into "the declining of the sun." Though some of the companions and their followers are of the opinion that it means “the sunset”, the majority of them are of the opinion that it means “the declining of the sun from its zenith.” Umar, Ibn Umar, Anas bin Malik, Abu Barza-tal-Aslami, Hasan Basri, Shaabi, Ata, Mujahid and, according to a tradition, Ibn Abbas (May Allah be pleased with them all) are of this opinion and Imam Muhammad Baqir and Imam Jaafar Sadiq also are of the same opinion. Besides this, there are some traditions from the Prophet (peace be upon him) to the same effect, though they are not so authentic.
  3. metne dön, dipnot 3
    According to some, the original words of the Arabic text mean "darkness of the night", while others take it to mean “midnight”. If the first opinion is accepted, it will imply “the beginning of the time of the salatul-isha, the isha prayer” and according to the other it will mean “the last limit of the time of salatul-isha.”
  4. metne dön, dipnot 4
    The literal meaning of the word fajr is dawn, that is, "the beginning of the morning after the darkness of night."
  5. metne dön, dipnot 5
    Here the "recital of the Quran in the morning" stands for the salatul-fajr, the morning prayer. At some places the Quran has used the word salat for prayer and at other places a particular part of salat for prayer as a whole, e.g. tasbih, hamd, zikr, qayam, ruku, sajud etc. Likewise, here “recital of the Quran at dawn” does not mean the mere recital of the Quran but its recital during the salatul-fajr. Thus, the Quran has also incidentally referred to the different parts of which salat is composed and these guided the Prophet (peace be upon him) to prescribe the definite form of salat in which it is performed by the Muslims.

Aisha Bewley

Establish salat from the time the sun declines until the darkening of the night, and also the recitation at dawn. The dawn recitation is certainly witnessed.

Al-Hilali & Khan

Perform As-Salât (Iqamât-as-Salât)[1] from mid-day till the darkness of the night (i.e. the Zuhr, ‘Asr, Maghrib and ‘Ishâ’ prayers), and recite the Qur’ân in the early dawn (i.e. the morning prayer). Verily, the recitation of the Qur’ân in the early dawn is ever witnessed (attended by the angels in charge of mankind of the day and the night)[2].

Ali Quli Qarai

Maintain the prayer from the sun’s decline till the darkness of the night, and [observe particularly] the dawn recital. Indeed the dawn recital is attended [by angels].

Amatul Rahman Omar

Observe Prayer at the declining and paling of the sun, on to the complete darkness (in diverse hours) of the night, and recite the Qur'ân at dawn. Verily, the regular recital (of the Qur'ân) at dawn is (specially) acceptable (to God) and witnessed (by the angels).

Arthur John Arberry

Perform the prayer at the sinking of the sun to the darkening of the night and the recital of dawn; surely the recital of dawn is witnessed.

Bijan Moeinian

Worship the Lord from the moment that sun declines until the night casts its darkness. Also, read Qur’an in the early dawn. This will be credited to your account.

E. Henry Palmer

Be thou steadfast in prayer from the declining of the sun until the dusk of the night, and the reading of the dawn; verily, the reading of the dawn is ever testified to.

Edip-Layth

You shall hold the contact prayer at the setting of the sun, until the darkness of the night; and the Quran at dawn. The Quran at dawn has been witnessed.

George Sale

Regularly perform thy prayer at the declension of the sun, at the first darkness of the night, and the prayer of day-break; for the prayer of day-break is born witness unto by the angels.

Hamid S. Aziz

Be you steadfast in prayer from the declining of the sun until the dark of the night, and the recital of the Quran at dawn; verily, the recital of the dawn is especially witnessed (or effective).

Mahmoud Ghali

Keep up the prayer at the sinking of the sun to the dusk of the night and (the reading) of the Qur'an at dawn; surely the reading of the Qur'an at dawn has been witnessed.

Marmaduke Pickthall

Establish worship at the going down of the sun until the dark of night, and (the recital of) the Qur'an at dawn. Lo! (the recital of) the Qur'an at dawn is ever witnessed.

Mohamed Ahmed - Samira

Observe the service of prayer from the sun's declining from the meridian to the darkening of the night, and the recitation at dawn. Indeed the Recitation at dawn is palpably evident.

Muhammad Asad

BE CONSTANT in [thy] prayer from the time when the sun has passed its zenith till the darkness of night, and [be ever mindful of its] recitation at dawn: for, behold, the recitation [of prayer] at dawn is indeed witnessed [by all that is holy].

Mustafa Khattab

Observe the prayer from the decline of the sun until the darkness of the night and the dawn prayer, for certainly the dawn prayer is witnessed ˹by angels˺.[1]

Progressive Muslims

Thou shall hold the contact-method until the dipping of the sun; until the darkness of the night; and the Quran at dawn, the Quran at dawn has been witnessed.

Rashad Khalifa

You shall observe the Contact Prayer (Salat) when the sun declines from its highest point at noon, as it moves towards sunset. You shall also observe (the recitation of) the Quran at dawn. (Reciting) the Quran at dawn is witnessed.

Sahih International

Establish prayer at the decline of the sun [from its meridian] until the darkness of the night and [also] the Qur'an of dawn. Indeed, the recitation of dawn is ever witnessed.

Sam Gerrans

Uphold thou the duty at the merging of the sun until the dark of night, and the recitation of dawn — the recitation of dawn is witnessed —

Shabbir Ahmed

You shall strive in the Divine Cause from morning to night. The Qur'an upsprings the Light for you to witness your objective and your way. Its likeness is the Dawn that brings light after a dark night. (42:38).

Syed Vickar Ahamed

Establish regular prayers— from the middle of the day, till the darkness of the night, and recite the Quran in the early dawn: Surely, the reading (and morning prayer) of the early dawn is witnessed (by special angels).

Taqi Usmani

(O Prophet,) establish Salāh between the decline of the sun and the darkness of the night, and (establish) the recital at dawn. Surely, the recital at dawn is well attended.

The Monotheist Group

Hold the contact prayer till the setting of the sun; to the murkiness of the night; and the Qur'an at dawn - the Qur'an at dawn is witnessed.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 78. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 78. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 78. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩