İsrâ suresi

İsrâ suresi, 89. ayet

İsrâ suresi, 89. ayet. وَلَقَدْ صَرَّفْنَا لِلنَّاسِ فِى هَٰذَا ٱلْقُرْءَانِ مِن كُلِّ مَثَلٍ فَأَبَىٰٓ أَكْثَرُ ٱلنَّاسِ إِلَّا كُفُورًا

veleḳad ṣarrafnâ linnâsi fî hâẕe-lḳur'âni min külli meŝel. feebâ ekŝeru-nnâsi illâ küfûrâ.

Diyanet İşleri

Andolsun, biz bu Kur'an'da insanlara her türlü misali değişik şekillerde açıkladık. Yine de insanların çoğu ancak inkarda direttiler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

İsrâ 86–92 · surenin 89. ayeti / 111

Konu Kur'an şifadır; ruh sorusu ve meydan okuma İsrâ 82–89 3

  1. İsrâ 86

    Andolsun, dileseydik biz sana vahyettiğimizi tamamen ortadan kaldırırdık; sonra bu konuda bize karşı kendine hiçbir yardımcı da bulamazdın.

  2. İsrâ 87

    Ancak Rabbin'den bir rahmet olarak böyle yapmadık. Çünkü O'nun sana olan lütfu büyüktür.

  3. İsrâ 88

    De ki: "Andolsun, insanlar ve cinler bu Kur'an'ın bir benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine de destek olsalar, yine onun benzerini getiremezler."

  4. 89

    Andolsun, biz bu Kur'an'da insanlara her türlü misali değişik şekillerde açıkladık. Yine de insanların çoğu ancak inkarda direttiler.

  5. İsrâ 90–92

    (90-93) Dediler ki: "Yerden bize bir pınar fışkırtmadıkça; yahut senin hurmalardan, üzümlerden oluşan bir bahçen olup, aralarından şarıl şarıl ırmaklar akıtmadıkça; yahut iddia ettiğin gibi, gökyüzünü üzerimize parça parça düşürmedikçe; yahut Allah'ı ve melekleri karşımıza getirmedikçe; yahut altından bir evin olmadıkça; ya da göğe çıkmadıkça sana asla inanmayacağız. Bize gökten okuyacağımız bir kitap indirmedikçe göğe çıktığına da inanacak değiliz." De ki: "Rabbimi tenzih ederim. Ben ancak resul olarak gönderilen bir beşerim."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 89–93. ayetler için yazılmıştır.

89. “Andolsun biz, bu Kur’an’da insanlara her misalden türlü türlü açıklamalar yaptık.” Yani biz, bu Kur’an’da öğütleri ve misalleri çeşit çeşit anlattık. Kulların ihtiyaç duydukları anlamları da tekrar tekrar beyan ettik ki insanlar öğüt alsın ve sakınsınlar. Ancak Yüce Allah’ın kendilerini mutlu kimseler arasında takdir etmiş olduğu ve tevfiki ile kendilerine yardımını esirgemediği pek az kimse dışında öğüt ve ibret alan olmadı. İnsanların çoğunluğu ise bütün nimetlerin en büyüğü olan bu nimeti nankörlükle karşılamaktan başka bir şey yapmadı ve bu nimet karşısında zalim ve cahil nefislerinin arzu ettiği, Kur’an’ın âyetleri dışında birtakım mucizeler gösterilmesini teklif ettiler ve ona karşı inatlaşmaya koyuldular. Her türlü delil ve belgeyi ihtiva eden bu Kur’an’ı getiren Allah’ın Rasûlüne şöyle dediler:

90-93. “Bize yeryüzünden bir pınar” akıp duran ırmaklar “fışkırtmadıkça asla sana inanmayacağız. Yahut senin hurmalıklardan ve asmalardan bir bahçen olmalı” tâ ki pazarlarda dolaşma, gidip gelmek ihtiyacından kurtulasın “ve aralarından şarıl şarıl ırmaklar akıtmalısın. Yahut iddia ettiğin gibi gökyüzünü üzerimize parça parça düşürmelisin” Gökten üzerimize azap getirmelisin. “Allah’ı ve melekleri topluca karşımıza getirmelisin.” Onları hep birlikte getir yahut da karşımıza göreceğimiz şekilde gelsinler ve senin getirdiklerinin lehine şahitlik etsinler. “Ya da altından” altın ve başka değerli şeylerle süslenmiş “bir evin olmalı veya göğe” görüp fark edeceğimiz bir şekilde “çıkmalısın” bununla birlikte “bize (gökten) okuyacağımız bir kitap indirmedikçe oraya çıktığına da inanmayız.” Bütün bunlar, işi yokuşa sürmek ve muhatabı zora sokmak maksadıyla ileri sürülmüş, insanların en akılsızlarının ve zalimlerinin hakkı reddetmeyi ve Allah’a karşı saygısızlığı içeren sözleri olduğu için Allah Rasûlü de bu âyetleri getiren elçi olduğundan dolayı Yüce Allah, ona kendi zatını tenzih etmesini emrederek: “Rabbimi tenzih ederim!” demesini emretmektedir. Yani benim Rabbim sizin söylediklerinizden pek yüce ve münezzehtir. O, hüküm ve mucizelerinin, onların bozuk heva ve sapık görüşlerine tabi olmasından münezzehtir. “Ben, ancak peygamber olarak gönderilmiş bir insanım!” Bu söylediğiniz hususlarda elimden hiçbir şey gelmez.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Biz, bu Kur'an'da iman etmelerini ümit ederek ders alınan öğütleri, ibretleri, emirleri, yasakları ve kıssaları çeşitlendirdik. Yine de insanların çoğu bu Kur'an'ı inkâr ederek ve reddederek iman etmediler.

Kelimeler

14 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَقَدْ velekad ve andolsun
  2. صَرَّفْنَا sarrafna biz türlü biçimlerde anlattık kök: صرف
  3. لِلنَّاسِ linnasi insanlara kök: نوس
  4. فِى fi
  5. هَـٰذَا haza bu
  6. ٱلْقُرْءَانِ l-kurani Kur'an'da kök: قرا
  7. مِن min her
  8. كُلِّ kulli çeşit kök: كلل
  9. مَثَلٍۢ meselin misali kök: مثل
  10. فَأَبَىٰٓ feeba ama direttiler kök: ابي
  11. أَكْثَرُ ekseru çoğu kök: كثر
  12. ٱلنَّاسِ n-nasi insanlardan kök: نوس
  13. إِلَّا illa ancak
  14. كُفُورًۭا kufuran inkarda kök: كفر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: صرف (30 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Andolsun, biz bu Kur'an'da insanlar için her türlü misali değişik şekillerde açıkladık. Fakat insan tartışmaya her şeyden daha çok düşkündür.

  • Aynı kök: صرف (30 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Andolsun biz, onlar düşünüp öğüt alsınlar diye (gerçekleri) bu Kur'an'da değişik biçimlerde açıkladık. Fakat bu, onların ancak kaçışlarını artırıyor.

  • Aynı kök: صرف (30 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    İşte böylece biz onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar, yahut onlara bir uyarı versin diye onda tehditleri…

  • Aynı kök: ابي (13 geçiş) · Aynı kök: صرف (30 geçiş)

    Andolsun, biz bunu insanlar arasında, düşünüp ibret alsınlar diye tekrar tekrar açıkladık. Fakat insanların çoğu nankörlükte direttiler.

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi…

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    De ki: "Andolsun, insanlar ve cinler bu Kur'an'ın bir benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine de destek olsalar, yine onun benzerini…

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Andolsun, biz bu Kur'an'da insanlara her türlü misali verdik. Andolsun, eğer sen onlara bir ayet getirsen, inkar edenler mutlaka, "Siz ancak asılsız…

  • Aynı kök: ابي (13 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Onlar, gökleri ve yeri yaratan Allah'ın kendileri gibilerini yaratmaya kadir olduğunu görmediler mi? Allah onlar için, hakkında hiçbir şüphe…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu Biz bu Kur'an'da, (hakikati) insanlara her tür dolaylı anlatım tarzını kullanarak farklı açılardan açıklamışızdır. Buna rağmen insanların çoğunun yüz çevirmesi, kat be kat nankörlükten başka bir şey değildir.

Muhammed Esed

Çünkü, gerçekten de Biz bu Kuran'da her konuyu insanlığın (yararı için) değişik açılardan örneklerle açıklamış bulunuyoruz! Hal böyleyken, yine de insanların çoğu inkarcı bir tavırdan başkasını benimsemekten inatla kaçınmaktadır.

Ahmed Hulusi

Andolsun, insanlar için şu Kuran'da (Hakikati) her türlü MİSALLERLE açıkladık. İnsanların çoğunluğu (misalleri orijin gibi gerçek olarak {muhkem} kabul ederek) hakikati örttüler.

Ali Bulaç

Andolsun, bu Kur'an'da her örnekten insanlar için çeşitli açıklamalarda bulunduk. İnsanların çoğu ise ancak inkarda ayak direttiler.

Ali Özek ve heyeti

Muhakkak ki biz, bu Kur’an'da insanlara her türlü misali çeşitli şekillerde anlattık. Yine de insanların çoğu inkârcılıktan başkasını kabullenmediler.

Ali Rıza Safa

Üstelik gerçek şu ki, bu Kur'an'da, insanlar için her türlü örneği, değişik biçimlerde açıkladık. Yine de insanların çoğunluğu, yalnızca nankörlük etmekte direniyorlar.

Bayraktar Bayraklı

Muhakkak ki biz, bu Kur'an'da insanlara her türlü misali çeşitli şekillerde anlattık. Yine de insanların çoğu inkarcılıktan vazgeçmedi.

Edip Yüksel

Biz bu Kuran'da her türlü örneği verdik, ne var ki halkın çoğunluğu inkarda direniyor.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Biz bu Kuran'da her türlü örneği verdik, ne var ki halkın çoğunluğu inkarda direniyor.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki Biz bu Kur'an'da dillere destan olacak her manadan türlü türlü anlattık; ifadeler yaptık yine insanların çoğu gavurlukta ısrar ettiler;

Elmalılı Hamdi Yazır

Celalim hakkı için biz bu Kur'anda dillere dasitan olacak her ma'nada türlü türlü ifadeler yaptık, yine nasın ekserisi gavurlukta ısrar ettiler

Erhan Aktaş

Ant olsun Biz, bu Kur'an'da insanlara her türlü örneği verdik. Buna rağmen insanların çoğu yine de kafirlikte dipnot 1 diretti.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. 17:8. ayetin 2. dipnotu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun Biz, bu Kur'an'da insanlara her türlü örneği verdik. Buna rağmen insanların çoğu yine de Kafirlikte dipnot 1 diretti.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kafir: İnançsız, inanmayan, gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, nankör. Allah'ı ve vahyi reddeden. Küfr, İman'ın karşıtıdır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun Biz, bu Kur'an'da insanlara her türlü örneği verdik. Buna rağmen insanların çoğu yine de kafirlikte dipnot 1 diretti.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Nankörlükte.

Gültekin Onan

Andolsun, bu Kuran'da her örnekten insanlar için çeşitli açıklamalarda bulunduk. İnsanların çoğu ise ancak küfürde ayak direttiler.

Hasan Basri Çantay

Şanıma andolsun ki biz bu Kur'anda insanlar için her ma'nadan nice türlüsünü açıklamışızdır. İnsanlardan pek çoğu ise ille gavurlukda ayak dirediler.

İbni Kesir

Andolsun ki; Biz, bu Kur'an'da insanlar için her türlü örneği çeşitli şekillerde açıkladık. Yine de insanların çoğu pek nankör oldu.

Mehmet Alagaş

(82-89) Biz Kuranda Mü’minler için şifa ve rahmet olan şeyleri indirdik, zalimlerin ancak hasarlarını / hüsranlıklarını artırır. Biz insana nimet versek arkasını döner ve yan çizer / uzaklaşır, ona bir fenalık / bir şer dokunsa tasalanır / ye'se girer. Deki herkes şekline göre amel eder / iş yapar . Rabbin kimin yola sokulduğunu en iyi bilendir. Sana Ruhtan soruyorlar de ki Ruh, rabbinin emrindedir bana da az bir bilgi verilmiştir. Eğer ki istersek, sana vahyettiğimizi gideririz sonra da Allah’ın rahmet etmesi durumu hariç, bize karşı kendine bir vekil de bulamazsın. (Vekil senin adına işini halleden kimse) Onun senin üzerinde ki maddi manevi hazinesi / fazlı, çok büyüktür. De ki ins ve cin, bu Kuran’ın bir benzerini getirmek için biraraya gelse bile, bir benzerini asla getiremezler, velev ki bazısı bazısına görünür de olsa! Kesin olan şu ki biz bu Kur'an da insanlar için her örneği / her misali kullandık. İnsanların çoğu yok sayarak / örtbas ederek diklendi.

Rowwad Tercüme Merkezi

Andolsun Biz bu Kur’ân’da insanlara her örnekten türlü türlü açıklamalar yapmışızdır. Yine insanlardan pek çoğu küfürden başkasını kabul etmediler.

Süleyman Ateş

Andolsun biz bu Kur'an'da insanlara her çeşit misali türlü biçimlerde anlattık, ama insanlardan çoğu inkarda direttiler.

Süleymaniye Vakfı

Biz bu Kur'an'da insanlar için her örneği değişik biçimlerde verdik. dipnot 1 Ama insanların çoğu, kafirlik dışında her şeye direnç gösterir! dipnot 2

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    Kur'an'a ve Elçiye direnir, her türlü uydurmaya (batıl) ve Allah'a ortak oluşturmalara (şirk) gelince hemen ona uyarlar (İsra 17/99, Furkan 25/50, Zümer 39/45).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bu Kur'an'da insanlara her örneği değişik şekillerde vermişizdir. Ama insanların çoğu, nankörlük dışında her şeye direnir dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kur'an'a ve elçiye direnir, her türlü uydurmaya(batıl) ve Allah'a ortak oluşturmalara (şirk) gelince hemen uyarlar. Bakınız  Zümer 39/45.

Şaban Britch

Andolsun, biz bu Kur'an'da insanlara her türlü misali çeşitli şekillerde anlattık. Fakat, insanların çoğu küfürde direndi.

Şaban Piriş

Bu Kur'an'da insanlar için her türlü örneği açıkladık, fakat, insanların çoğu küfürde direndi.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, biz bu Kur'an'da, insanlar için her örnekten nicelerini sıraladık. Ama insanların çoğu inkardan başka bir şeyde diretmediler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We have expounded and oriented Our revelations in the Quran to circumstances and requirements and We quoted every typical instance forming a particular case of a principle, yet most people simply refuse to acknowledge the truth and will not express esteem nor gratitude.

Abdul Haleem

In this Quran, We have set out all kinds of examples for people, yet most of them persist in disbelieving.

Abdullah Yusuf Ali

And We have explained to man, in this Qur'an, every kind of similitude: yet the greater part of men refuse (to receive it) except with ingratitude!

Abul A'la Maududi

We have explained things for people in this Qur'an in diverse ways to make them understand the Message, yet most people obstinately persist in unbelief.

Aisha Bewley

We have variegated throughout this Qur’an all kinds of examples for people, but most people spurn anything but kufr.

Al-Hilali & Khan

And indeed We have fully explained to mankind, in this Qur’ân, every kind of similitude, but most of mankind refuse (the truth and accept nothing) but disbelief.

Ali Quli Qarai

We have certainly interspersed for the people this Qur’ān with every [kind of] parable, but most people are only intent on ingratitude.

Amatul Rahman Omar

And in this Qur'ân We have explained in various ways and forms every kind of rare things of exquisite beauty to mankind but most people choose to reject everything except (following the way of) disbelief.

Arthur John Arberry

We have indeed turned about for men in this Koran every manner of similitude; yet most men refuse all but unbelief.

Bijan Moeinian

I have cited all kinds of examples in this Qur’an for the people. Yet most people insist in its denial.

E. Henry Palmer

We have turned about for men in this Qur'an every parable; but most men refuse to accept it, save ungratefully.

Edip-Layth

In this Quran We have cited every example for the people; but most of the people refuse to be anything but ingrates!

George Sale

And We have variously propounded unto men in this Koran, every kind of figurative argument; but the greater part of men refuse to receive it, merely out of infidelity.

Hamid S. Aziz

We have displayed for mankind in this Quran all kinds of similitudes; but most of mankind refuse anything but disbelief.

Mahmoud Ghali

And indeed We have already propounded for mankind in this Qur'an every type of similitude; yet most of mankind have refused (all) except constant disbelief.

Marmaduke Pickthall

And verily We have displayed for mankind in this Qur'an all kind of similitudes, but most of mankind refuse aught save disbelief.

Mohamed Ahmed - Samira

We have given examples of every kind to men in this Qur'an in various ways, and even then most men disdain everything but unbelief,

Muhammad Asad

For, indeed, many facets have We given in this Qur'an to every kind of lesson [designed] for [the benefit of] mankind! However, most men are unwilling to accept anything but blasphemy

Mustafa Khattab

And We have truly set forth every ˹kind of˺ lesson for humanity in this Quran, yet most people persist in disbelief.

Progressive Muslims

And We have cited to mankind in this Quran of every example, but most of mankind refuse to be anything but a rejecter!

Rashad Khalifa

We have cited for the people in this Quran all kinds of examples, but most people insist upon disbelieving.

Sahih International

And We have certainly diversified for the people in this Qur'an from every [kind] of example, but most of the people refused [anything] except disbelief.

Sam Gerrans

And We have expounded for men in this Qur’an every similitude, but most men refuse save denial.

Shabbir Ahmed

We have used TASREEF to explain The Qur'an in many facets for mankind. However, most people (due to arrogance, prejudice or blind following) remain ungrateful by rejecting such Clear Guidance. (17:41).

Syed Vickar Ahamed

And in this Quran, We have explained to man, every kind of similitude yet the larger part of them refuse (to be guided) even a little and that with thanklessness!

Taqi Usmani

Indeed We explained every subject in this Qur’ān in various ways for the benefit of mankind. Still, most of the people refused to do anything but reject.

The Monotheist Group

And We have dispatched to the people in this Qur'an from every example, but most of the people refuse to be anything but rejecters!

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 89. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 89. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 89. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩