Tahrîm suresi

Tahrîm suresi, 2. ayet

Tahrîm suresi, 2. ayet. قَدْ فَرَضَ ٱللَّهُ لَكُمْ تَحِلَّةَ أَيْمَٰنِكُمْ وَٱللَّهُ مَوْلَىٰكُمْ وَهُوَ ٱلْعَلِيمُ ٱلْحَكِيمُ

ḳad feraḍa-llâhü leküm teḥillete eymâniküm. vellâhü mevlâküm. vehüve-l`alîmü-lḥakîm.

Diyanet İşleri

Allah (gerektiğinde) yeminlerinizi bozmayı (ve kefaret ödemeyi) size meşru kılmıştır. Allah, sizin yardımcınızdır. O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

25 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tahrîm 1–5 · surenin 2. ayeti / 12

Konu Helâli haram kılma ve peygamber eşleri Tahrîm 1–5 3

  1. Tahrîm 1

    Ey peygamber! Eşlerinin rızasını arayarak, Allah'ın sana helal kıldığı şeyi niçin sen kendine haram ediyorsun? Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  2. 2

    Allah (gerektiğinde) yeminlerinizi bozmayı (ve kefaret ödemeyi) size meşru kılmıştır. Allah, sizin yardımcınızdır. O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  3. Tahrîm 3

    Hani peygamber eşlerinden birine, gizli bir söz söylemişti. Fakat eşi o sözü (başkasına) haber verip Allah da bunu peygambere bildirince, peygamber bunun bir kısmını bildirmiş, bir kısmından da vazgeçmişti. Peygamber, bunu ona (sırrı açıklayan eşine) haber verince o, "Bunu sana kim bildirdi?" dedi. Peygamber, "Bunu bana, hakkıyla bilen ve hakkıyla haberdar olan Allah haber verdi" dedi.

  4. Tahrîm 4

    (Ey peygamber'in eşleri!) Eğer siz ikiniz Allah'a tövbe ederseniz, ne iyi. Çünkü kalpleriniz kaydı. Eğer Peygamber'e karşı birbirinize arka çıkarsanız bilin ki Allah onun yardımcısıdır, Cebrail de, salih mü'minler de. Bunlardan sonra melekler de ona arka çıkarlar.

  5. Tahrîm 5

    Eğer o sizi boşarsa, Rabbi ona, sizden daha hayırlı, müslüman, inanan, sebatla itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verebilir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

2. “Allah (gerektiğinde) yeminlerinizi bozmayı size meşru kılmıştır.” Bu, bütün mü’minlerin yeminleri hakkında geçerlidir. Yani Yüce Allah, sizlere yemininizi bozmadan önce ondan nasıl döneceğinizi ve yemininizi bozduktan sonra da nasıl keffârette bulunacağınızı belirleyip hükme bağlamıştır.

Bu da Yüce Allah’ın şu buyruğunda gösterdiği şekilde olur: “Ey iman edenler! Allah’ın size helâl kıldığı hoş ve temiz şeyleri haram kılmayın ve haddi aşmayın. Çünkü Allah haddi aşanları sevmez... Bu (yeminin) kefâreti, ailenize yedirdiğinizin orta yollusundan on fakiri doyurmak veya onları giydirmek yahut bir köle azat etmektir. Fakat kim bulamaz ise üç gün oruç tutsun. İşte yemin ettiğiniz takdirde (ondan dönecek olursanız) yeminlerinizin keffareti budur.” (el-Mâide, 5/87-89)

Buna göre ister yiyecek, ister içecek, ister cariye gibi Allah’ın helâl kıldığı bir şeyi kendisine haram kılan yahut da bir işi yapma veya terk etme konusunda Allah adına yemin eden bir kimse daha sonra yemini bozarsa veya bozmak isterse burada sözü geçen keffâreti yerine getirmelidir.

"Allah mevlânızdır.” Yani işlerinizi idare eden, din ve dünya ile ilgili hususlarda sizden kötülükleri giderecek şekilde en güzel yolla sizi görüp gözeten O’dur. Bundan dolayı O, sorumluluktan kurtulabilmeniz için gerektiğinde yeminlerinizden dönmeyi size meşru kılmış ve yolunu belirlemiştir.

“O Alimdir” O’nun ilmi, sizin içinizde sakladıklarınızı da dışa vurduğunuzu da kuşatır. “Hakîmdir.” O, yarattıkları hakkında verdiği bütün hükümlerde hikmeti sonsuz olandır. Bundan dolayı maslahatlarınıza uygun, hallerinize münasip olduğunu bildiği hükümleri sizin için teşrî’ buyurmuştur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Eğer yeminlerinizi yerine getirmekten daha hayırlı bir şey bulduysanız Yüce Allah, yeminlerinizin kefaretle çözülmesini size meşru kılmıştır. Yüce Allah, sizin yardımcınızdır. O, sizin her halinizi ve neyin sizin için daha iyi olduğunu hakkıyla bilendir. O, şeriatinde ve takdir etmesinde hikmet sahibidir.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَدْ kad andolsun
  2. فَرَضَ ferade meşru' kılmıştır kök: فرض
  3. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  4. لَكُمْ lekum size
  5. تَحِلَّةَ tehillete çözmeyi kök: حلل
  6. أَيْمَـٰنِكُمْ ۚ eymanikum yeminlerinizi kök: يمن
  7. وَٱللَّهُ vallahu ve Allah kök: اله
  8. مَوْلَىٰكُمْ ۖ mevlakum sizin sahibinizdir kök: ولي
  9. وَهُوَ ve huve ve O
  10. ٱلْعَلِيمُ l-alimu bilendir kök: علم
  11. ٱلْحَكِيمُ l-hakimu hüküm ve hikmet sahibidir kök: حكم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فرض (18 geçiş) · Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Aynı kök: يمن (71 geçiş)

    (Savaş esiri olarak) sahip olduklarınız hariç, evli kadınlar (da size) haram kılındı. (Bunlar) üzerinize Allah'ın emri olarak yazılmıştır. Bunların…

  • Aynı kök: فرض (18 geçiş) · Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Aynı kök: يمن (71 geçiş)

    Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber…

  • Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    Bundan sonra, güzellikleri hoşuna gitse bile başka kadınlarla evlenmek, eşlerini boşayıp başka eşler almak sana helal değildir. Ancak sahip olduğun…

  • Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram · Ortak kavram: Hikmet

    Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi…

  • Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram · Ortak kavram: Hikmet

    Ey iman edenler! Akitlerinizi yerine getirin. İhramlı iken avlanmayı helal saymamanız kaydıyla, okunacak (bildirilecek) olanlardan başka hayvanlar,…

  • Aynı kök: فرض (18 geçiş) · Ortak kavram: Hikmet

    Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin…

  • Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil), size helal olan (başka)…

  • Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    Andolsun, Sebe' halkı için kendi yurtlarında bir ibret vardı: Biri sağda biri solda iki bahçe bulunuyordu. Onlara şöyle denilmişti: "Rabbinizin…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

52 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

25 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah (gerektiğinde) yeminlerinizi bozmanızı elbette size farz kılmıştır. dipnot 1 Sizin yardımcınız Allah'tır. O bilendir, doğru hüküm verendir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet Bakara 2:224 ile birlikte okunmalıdır.

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu Allah, (kendinizi gereksiz yere bağladığınız) yeminlerinizi bozup keffaretini verebileceğinizi size bildirir; zira Allah sizin efendinizdir: Ve O her şeyi bilendir, her hükmünde tam isabet edendir.

Muhammed Esed

(Ey müminler!) Allah, (doğru ve haklı bir gerekçesi olmayan) yeminlerinizi bozmayı ve keffaretini vermeyi (size) emretmiştir. Allah, sizin Yüce Efendinizdir ve yalnız O'dur her şeyi bilen, gerçek hikmet sahibi.

Ahmed Hulusi

Allah size, ettiğiniz yeminleri (kefaretini ödeyerek) çözmeyi farz kılmıştır! Allah sizin Mevla'nızdır. O, Aliym'dir, Hakiym'dir.

Ali Bulaç

Allah, yeminlerinizin (keffaretle) çözülmesini size farz (veya meşru) kıldı. Allah, sizin mevlanız (sahibiniz, yardımcınız)dır. O, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Ali Özek ve heyeti

Allah, (gerektiğinde) yeminlerinizi bozmanızı size meşru kılmıştır. Sizin yardımcınız Allah'tır. O, herşeyi hakkıyla bilendir, hikmet sahibidir.

Ali Rıza Safa

Allah, yeminlerinizi çözmenin yolunu açmıştır. Çünkü Sahibiniz Allah'tır. Ve O, Bilendir; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir.

Bayraktar Bayraklı

Allah, yeminlerinizi nasıl bozabileceğinizi size açıklamıştır. Allah sizin mevlanızdır. O her şeyi bilendir; hikmet sahibidir.

Edip Yüksel

ALLAH, yeminlerinizi helalleştirmenin yolunu bildirmiştir. Mevlanız (efendiniz) ALLAH'tır. O Bilendir, Bilgedir. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Allah müminlerin biricik mevlasıdır. * Bak 2:286.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH, yeminlerinizin helalleştirmenin yolunu bildirmiştir. Mevlanız (efendiniz) ALLAH'tır. O Bilendir, Bilgedir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah size yeminlerinizin çözümlüğünü (çözülmesini) farz kılmıştır ve Allah, sizin sahibinizdir. O herşeyi bilendir, hikmet sahibidir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Allah sizin için yeminlerinizin çözümlüğünü farz kılmıştır ve Allah sizin mevlanızdır, hem de alim hakim odur

Erhan Aktaş

Allah, yeminlerinizi, kefaretini ödeyerek çözmeyi size farz dipnot 1 kılmıştır. Allah, sizin mevlanızdır. dipnot 2 O; Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Zorunlu yükümlülük. Meşru.
  2. metne dön, dipnot 2
    Yakın olan, yardım eden, koruyan, yol gösteren, veli, efendi, yönetici. Mevla, yalnızca Allah'tır. Allah'tan başkasına Mevla, Mevlana demek şirktir. Veli kelimesinin eş anlamlısıdır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah, yeminlerinizi, kefaretini ödeyerek çözmeyi size farz dipnot 1 kılmıştır. Allah, sizin mevlanızdır. dipnot 2 O; Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Zorunlu yükümlülük. Meşru.
  2. metne dön, dipnot 2
    Yakın olan, yardım eden, koruyan, yol gösteren, veli, efendi, yönetici. Mevla, yalnızca Allah'tır. Allah'tan başkasına Mevla, Mevlana demek şirktir. Veli sözcüğünün eş anlamlısıdır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah, yeminlerinizi, kefaretini ödeyerek çözmeyi size farz dipnot 1 kılmıştır. Allah, sizin mevlanızdır. dipnot 2 O; Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Meşru.
  2. metne dön, dipnot 2
    Yakın olan, yardım eden, koruyan, yol gösteren. Mevla yalnızca Allah'tır. Allah'tan başkasına Mevla, Mevlana demek şirktir. Veli sözcüğünün eş anlamlısıdır.

Gültekin Onan

Tanrı, yeminlerinizin (keffaretle) çözülmesini size farz (veya meşru) kıldı. Tanrı, sizin mevlanız (sahibiniz, yardımcınız)dır. O bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Hasan Basri Çantay

Allah, yeminlerinizin (keffaretle) çözülmesini size farz kılmışdır. Allah, sizin yardımcınızdır ve O, hakkıyle bilendir, tam hukum ve hikmet saahibidir.

İbni Kesir

Allah; yeminlerinizin çözülmesini size meşru kılmıştır. Allah sizin mevlanızdır. Ve O; Alim'dir, Hakim'dir.

Mehmet Alagaş

(1-5) Ey Nebi, Allah’ın sana helal ettiğini, zevcelerinin hoşnutluğunu sağlamak için niçin haram ediyorsun? Allah bağışlayandır esirgeyendir. Allah kesinlikle size yeminlerinizin çözülmesini / halledilmesini zorunlu etti / farz etti, Allah sizin dostunuzdur, O b ilendir gerekçeli son kararı verendir. Nebi zevcelerinden birine gizli bir şeyi anlatmıştı , ne zaman ki onu birine anlattı / haber verdi, Allah da onu Resulüne açık etti. (Gizli şeyi haber verdi diye ifşa etti) bir kısmını bildirdi bir kısmını da bildirmekten vazgeçti, zevcesine onu (gizli şeyi paylaşmış olmasını) haber verince de kadın dedi ki sana bunu kim haber verdi? Bunu bana alim olan ve haberi olan haber verdi dedi. Eğer ikiniz de (her iki hanımda) Allah’a tövbe ederseniz ki ikinizin de kalbi kesinlikle kaymıştı, şayet onun aleyhine destekleşirseniz / yardımlaşırsanız, muhakkak ki Allah, Cibril, Salih müminler onun dostudurlar ve Meleklerde onun destekçisidirler. Belki Onun Rabbi siz kadınları boşadığında daha hayırlı zevceler ile sizleri yer değiştir ir, Müslüman kadınlarla, iman eden kadınlarla, itaat eden kadınlarla, tövbe eden kadınlarla, kulluk eden kadınlarla, oruç tutan kadınlarla, dul ve de bekar kadınlarla yer değiştirir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah, yeminlerinizin (kefaretle) çözülmesini size meşru kılmıştır. Allah, sizin mevlanızdır. O; Alîm'dir, Hakîm'dir.

Süleyman Ateş

Allah size, yeminlerinizi (keffaretle) çözmeyi meşru' kılmıştır. Allah sizin sahibinizdir. O bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah, bu tür yeminlerinizi bozmayı size farz kılmıştır dipnot 1 . Allah sizin en yakınınızdır. Her şeyi bilen ve kararları doğru olan O'dur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah Teala şöyle demiştir: Yaptığınız yeminlerde, Allah'ı, iyilik yapmanıza, takvanıza (kendinizi korumanıza) ve insanların arasını düzeltmenize engel yapmayın. Her şeyi dinleyen ve bilen Allah'tır. Allah, boş bulunarak yaptığınız yeminlerden dolayı sizi sorumlu tutmaz, ama bilinçli olarak yaptıklarınızdan sorumlu tutar. Çokça bağışlayan ve yumuşak davranan Allah'tır. (Bakara 2/224-225) Nebimiz şöyle demiştir:"Günaha yemin edenin yemini, yemin değildir. Akraba ile ilişkiyi kesmeye yemin edenin yemini de yemin değildir." (Ebu Davud, Talak 7, Hadis No 2191) "Bir konuda yemin eder, sonra başkasını hayırlı görürsen, yeminini boz, kefaretini ver ve hayırlı gördüğüne yönel." (Buhari, Eyman, 1)

Şaban Britch

Allah, yeminlerinizin (kefaretle) çözülmesini size meşru kılmıştır. Allah, sizin mevlanızdır. O, Alim'dir, Hakim'dir.

Şaban Piriş

Allah yeminlerinizi keffaretle çözmeyi size farz kılmıştır. Allah, sizin mevlanızdır. O, alimdir, hakimdir.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah size, yeminlerinizi çözmeyi farz kılmıştır. Ve Allah, sizin Mevla'nızdır. Alim'dir O, her şeyi bilir; Hakim'dir O, hikmetleri sonsuzdur.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Allah has ordained for you the path to tread in cases when it is mandatory to make atonement in expiation of your oaths. Allah is your Creator and your tutelary guardian; He is AL-Alim (the Omniscient) and AL-Hakim (the Wise).

Abdul Haleem

He has ordained a way for you [believers] to release you from [such] oaths––God is your helper: He is the All Knowing, the Wise.

Abdullah Yusuf Ali

Allah has already ordained for you, (O men), the dissolution of your oaths (in some cases): and Allah is your Protector, and He is Full of Knowledge and Wisdom.

Abul A'la Maududi

Allah has prescribed for you a way for the absolution of your oaths. dipnot 1 Allah is your Guardian. He is All-Knowing, Most Wise. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    It means: Act according to the method Allah has prescribed for absolution from oaths by expiation in( Surah Al-Maidah, Ayat 89 )and break your promise that you have made to forbid yourself of a lawful thing. Here, an important legal question arises and it is this: Is this command applicable to the case when a person has forbidden upon himself a lawful thing on oath, or is forbidding oneself a lawful thing by itself tantamount to swearing an oath, whether the words of the oath have been used or not. The jurists in this regard have expressed different opinions:
  2. metne dön, dipnot 2
    One section of them says that mere forbidding oneself of a lawful thing is not an oath. If a person without swearing an oath has forbidden upon himself a wife, or some other lawful thing, it is an absurd thing which does not entail any expiation, but he can resume without any expiation the use of the thing that he had forbidden for himself. This is the opinion of Masruq, Shabi, Rabiah and Abu Salamah; and the same view is held by Ibn Jarir and all the Zahiris. According to them forbidding oneself of something would be an oath only in case express words of oath are used when forbidding it for oneself. In this regard, their reasoning is that since the Prophet (peace be upon him) while forbidding himself a lawful thing had also sworn an oath, as has been reported in several traditions, Allah told him to act according to the method that had been appointed for absolving oneself from oaths.

Aisha Bewley

Allah has made the expiation of your oaths obligatory for you. Allah is your Master – He is the All-Knowing, the All-Wise.

Al-Hilali & Khan

Allâh has already ordained for you (O men) the absolution from your oaths. And Allâh is your Maulâ (Lord, or Master, or Protector) and He is the All-Knower, the All-Wise.

Ali Quli Qarai

Allah has certainly made lawful for you the dissolution of your oaths, and Allah is your master and He is the All-knowing, the All-wise.

Amatul Rahman Omar

Allâh has indeed sanctioned to you (- the Muslims) the expiation of your (expiable) oaths. And Allâh is your Patron and He is the All-Knowing, the All-Wise.

Arthur John Arberry

God has ordained for you the absolution of your oaths. God is your Protector, and He is the All-knowing, the All-wise.

Bijan Moeinian

God has already made lawful for you to break your oath of such a kind through expiation as God is your Protector. Indeed God knows everything and is the Most Wise.

E. Henry Palmer

God has allowed you to expiate your oaths; for God is your sovereign, and He is the knowing, the wise!

Edip-Layth

God has already given the law, regarding the cancellation of oaths. God is your Lord, and He is the Knowledgeable, the Wise.

George Sale

God hath allowed you the dissolution of your oaths: And God is your master; and He is knowing and wise.

Hamid S. Aziz

Allah has ordained for you the dissolution of your oaths (under certain circumstances) and Allah is your Protector, and He is the Knowing the Wise.

Mahmoud Ghali

Allah has already ordained for you (The believers) the lawful absolution of your oaths; and Allah is your Patronizer, and He is The Ever-Knowing, The Ever-Wise.

Marmaduke Pickthall

Allah hath made lawful for you (Muslims) absolution from your oaths (of such a kind), and Allah is your Protector. He is the Knower, the Wise.

Mohamed Ahmed - Samira

Surely God has sanctioned the dissolution of your vows. God is your Lord: He is all-knowing, and all-wise.

Muhammad Asad

God has already enjoined upon you [O believers] the breaking and expiation of [such of] your oaths [as may run counter to what is right and just]: for, God is your Lord Supreme, and He alone is all-knowing, truly wise.

Mustafa Khattab

Allah has already ordained for you ˹believers˺ the way to absolve yourselves from your oaths.[1] For Allah is your Guardian. And He is the All-Knowing, All-Wise.

Progressive Muslims

God has already given the law, regarding the cancellation of oaths. And God is your Lord, and He is the Knowledgeable, the Wise.

Rashad Khalifa

GOD has decreed for you the laws dealing with your oaths. GOD is your Lord, and He is the Omniscient, Most Wise.

Sahih International

Allah has already ordained for you [Muslims] the dissolution of your oaths. And Allah is your protector, and He is the Knowing, the Wise.

Sam Gerrans

God has ordained for you the absolution of your oaths. And God is your protector, and He is the Knowing, the Wise.

Shabbir Ahmed

Allah has already decreed for you believers the procedure for dealing with your oaths. (2:225), (5:89). Allah is your Master, and He is the Knower, the Wise.

Syed Vickar Ahamed

Allah has already made possible for you, (O men), to absolve your oaths (in some cases): And Allah is your Protector, and He is All Knowing (Aleem), All Wise (Hakeem).

Taqi Usmani

Allah has prescribed (the way of) absolution from your oaths. And Allah is your protector, and He is the All- Knowing, the All-Wise.

The Monotheist Group

God has already given the law, regarding the cancellation of oaths. And God is your Lord, and He is the Knowledgeable, the Wise.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tahrîm suresi, 2. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tahrîm suresi, 2. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tahrîm suresi, 2. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩