Diyanet İşleri
Allah (gerektiğinde) yeminlerinizi bozmayı (ve kefaret ödemeyi) size meşru kılmıştır. Allah, sizin yardımcınızdır. O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Tahrîm suresi
Tahrîm suresi, 2. ayet. قَدْ فَرَضَ ٱللَّهُ لَكُمْ تَحِلَّةَ أَيْمَٰنِكُمْ وَٱللَّهُ مَوْلَىٰكُمْ وَهُوَ ٱلْعَلِيمُ ٱلْحَكِيمُ
ḳad feraḍa-llâhü leküm teḥillete eymâniküm. vellâhü mevlâküm. vehüve-l`alîmü-lḥakîm.
Allah (gerektiğinde) yeminlerinizi bozmayı (ve kefaret ödemeyi) size meşru kılmıştır. Allah, sizin yardımcınızdır. O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Helâli haram kılma ve peygamber eşleri Tahrîm 1–5 3
Ey peygamber! Eşlerinin rızasını arayarak, Allah'ın sana helal kıldığı şeyi niçin sen kendine haram ediyorsun? Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Allah (gerektiğinde) yeminlerinizi bozmayı (ve kefaret ödemeyi) size meşru kılmıştır. Allah, sizin yardımcınızdır. O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Hani peygamber eşlerinden birine, gizli bir söz söylemişti. Fakat eşi o sözü (başkasına) haber verip Allah da bunu peygambere bildirince, peygamber bunun bir kısmını bildirmiş, bir kısmından da vazgeçmişti. Peygamber, bunu ona (sırrı açıklayan eşine) haber verince o, "Bunu sana kim bildirdi?" dedi. Peygamber, "Bunu bana, hakkıyla bilen ve hakkıyla haberdar olan Allah haber verdi" dedi.
(Ey peygamber'in eşleri!) Eğer siz ikiniz Allah'a tövbe ederseniz, ne iyi. Çünkü kalpleriniz kaydı. Eğer Peygamber'e karşı birbirinize arka çıkarsanız bilin ki Allah onun yardımcısıdır, Cebrail de, salih mü'minler de. Bunlardan sonra melekler de ona arka çıkarlar.
Eğer o sizi boşarsa, Rabbi ona, sizden daha hayırlı, müslüman, inanan, sebatla itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verebilir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
2. “Allah (gerektiğinde) yeminlerinizi bozmayı size meşru kılmıştır.” Bu, bütün mü’minlerin yeminleri hakkında geçerlidir. Yani Yüce Allah, sizlere yemininizi bozmadan önce ondan nasıl döneceğinizi ve yemininizi bozduktan sonra da nasıl keffârette bulunacağınızı belirleyip hükme bağlamıştır.
Bu da Yüce Allah’ın şu buyruğunda gösterdiği şekilde olur: “Ey iman edenler! Allah’ın size helâl kıldığı hoş ve temiz şeyleri haram kılmayın ve haddi aşmayın. Çünkü Allah haddi aşanları sevmez... Bu (yeminin) kefâreti, ailenize yedirdiğinizin orta yollusundan on fakiri doyurmak veya onları giydirmek yahut bir köle azat etmektir. Fakat kim bulamaz ise üç gün oruç tutsun. İşte yemin ettiğiniz takdirde (ondan dönecek olursanız) yeminlerinizin keffareti budur.” (el-Mâide, 5/87-89)
Buna göre ister yiyecek, ister içecek, ister cariye gibi Allah’ın helâl kıldığı bir şeyi kendisine haram kılan yahut da bir işi yapma veya terk etme konusunda Allah adına yemin eden bir kimse daha sonra yemini bozarsa veya bozmak isterse burada sözü geçen keffâreti yerine getirmelidir.
"Allah mevlânızdır.” Yani işlerinizi idare eden, din ve dünya ile ilgili hususlarda sizden kötülükleri giderecek şekilde en güzel yolla sizi görüp gözeten O’dur. Bundan dolayı O, sorumluluktan kurtulabilmeniz için gerektiğinde yeminlerinizden dönmeyi size meşru kılmış ve yolunu belirlemiştir.
“O Alimdir” O’nun ilmi, sizin içinizde sakladıklarınızı da dışa vurduğunuzu da kuşatır. “Hakîmdir.” O, yarattıkları hakkında verdiği bütün hükümlerde hikmeti sonsuz olandır. Bundan dolayı maslahatlarınıza uygun, hallerinize münasip olduğunu bildiği hükümleri sizin için teşrî’ buyurmuştur.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Eğer yeminlerinizi yerine getirmekten daha hayırlı bir şey bulduysanız Yüce Allah, yeminlerinizin kefaretle çözülmesini size meşru kılmıştır. Yüce Allah, sizin yardımcınızdır. O, sizin her halinizi ve neyin sizin için daha iyi olduğunu hakkıyla bilendir. O, şeriatinde ve takdir etmesinde hikmet sahibidir.
Aynı kök: فرض (18 geçiş) · Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Aynı kök: يمن (71 geçiş)
(Savaş esiri olarak) sahip olduklarınız hariç, evli kadınlar (da size) haram kılındı. (Bunlar) üzerinize Allah'ın emri olarak yazılmıştır. Bunların…
Aynı kök: فرض (18 geçiş) · Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Aynı kök: يمن (71 geçiş)
Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber…
Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram
Bundan sonra, güzellikleri hoşuna gitse bile başka kadınlarla evlenmek, eşlerini boşayıp başka eşler almak sana helal değildir. Ancak sahip olduğun…
Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram · Ortak kavram: Hikmet
Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi…
Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram · Ortak kavram: Hikmet
Ey iman edenler! Akitlerinizi yerine getirin. İhramlı iken avlanmayı helal saymamanız kaydıyla, okunacak (bildirilecek) olanlardan başka hayvanlar,…
Aynı kök: فرض (18 geçiş) · Ortak kavram: Hikmet
Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin…
Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram
Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil), size helal olan (başka)…
Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram
Andolsun, Sebe' halkı için kendi yurtlarında bir ibret vardı: Biri sağda biri solda iki bahçe bulunuyordu. Onlara şöyle denilmişti: "Rabbinizin…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Allah (gerektiğinde) yeminlerinizi bozmanızı elbette size farz kılmıştır. dipnot 1 Sizin yardımcınız Allah'tır. O bilendir, doğru hüküm verendir.
Doğrusu Allah, (kendinizi gereksiz yere bağladığınız) yeminlerinizi bozup keffaretini verebileceğinizi size bildirir; zira Allah sizin efendinizdir: Ve O her şeyi bilendir, her hükmünde tam isabet edendir.
(Ey müminler!) Allah, (doğru ve haklı bir gerekçesi olmayan) yeminlerinizi bozmayı ve keffaretini vermeyi (size) emretmiştir. Allah, sizin Yüce Efendinizdir ve yalnız O'dur her şeyi bilen, gerçek hikmet sahibi.
Allah size, ettiğiniz yeminleri (kefaretini ödeyerek) çözmeyi farz kılmıştır! Allah sizin Mevla'nızdır. O, Aliym'dir, Hakiym'dir.
Allah, yeminlerinizin (keffaretle) çözülmesini size farz (veya meşru) kıldı. Allah, sizin mevlanız (sahibiniz, yardımcınız)dır. O, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Allah, (gerektiğinde) yeminlerinizi bozmanızı size meşru kılmıştır. Sizin yardımcınız Allah'tır. O, herşeyi hakkıyla bilendir, hikmet sahibidir.
Allah, yeminlerinizi çözmenin yolunu açmıştır. Çünkü Sahibiniz Allah'tır. Ve O, Bilendir; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir.
Allah, yeminlerinizi nasıl bozabileceğinizi size açıklamıştır. Allah sizin mevlanızdır. O her şeyi bilendir; hikmet sahibidir.
ALLAH, yeminlerinizi helalleştirmenin yolunu bildirmiştir. Mevlanız (efendiniz) ALLAH'tır. O Bilendir, Bilgedir. dipnot 1
ALLAH, yeminlerinizin helalleştirmenin yolunu bildirmiştir. Mevlanız (efendiniz) ALLAH'tır. O Bilendir, Bilgedir.
Allah size yeminlerinizin çözümlüğünü (çözülmesini) farz kılmıştır ve Allah, sizin sahibinizdir. O herşeyi bilendir, hikmet sahibidir.
Allah sizin için yeminlerinizin çözümlüğünü farz kılmıştır ve Allah sizin mevlanızdır, hem de alim hakim odur
Allah, yeminlerinizi, kefaretini ödeyerek çözmeyi size farz dipnot 1 kılmıştır. Allah, sizin mevlanızdır. dipnot 2 O; Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.
Allah, yeminlerinizi, kefaretini ödeyerek çözmeyi size farz dipnot 1 kılmıştır. Allah, sizin mevlanızdır. dipnot 2 O; Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.
Allah, yeminlerinizi, kefaretini ödeyerek çözmeyi size farz dipnot 1 kılmıştır. Allah, sizin mevlanızdır. dipnot 2 O; Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.
Tanrı, yeminlerinizin (keffaretle) çözülmesini size farz (veya meşru) kıldı. Tanrı, sizin mevlanız (sahibiniz, yardımcınız)dır. O bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Allah, yeminlerinizin (keffaretle) çözülmesini size farz kılmışdır. Allah, sizin yardımcınızdır ve O, hakkıyle bilendir, tam hukum ve hikmet saahibidir.
Allah; yeminlerinizin çözülmesini size meşru kılmıştır. Allah sizin mevlanızdır. Ve O; Alim'dir, Hakim'dir.
(1-5) Ey Nebi, Allah’ın sana helal ettiğini, zevcelerinin hoşnutluğunu sağlamak için niçin haram ediyorsun? Allah bağışlayandır esirgeyendir. Allah kesinlikle size yeminlerinizin çözülmesini / halledilmesini zorunlu etti / farz etti, Allah sizin dostunuzdur, O b ilendir gerekçeli son kararı verendir. Nebi zevcelerinden birine gizli bir şeyi anlatmıştı , ne zaman ki onu birine anlattı / haber verdi, Allah da onu Resulüne açık etti. (Gizli şeyi haber verdi diye ifşa etti) bir kısmını bildirdi bir kısmını da bildirmekten vazgeçti, zevcesine onu (gizli şeyi paylaşmış olmasını) haber verince de kadın dedi ki sana bunu kim haber verdi? Bunu bana alim olan ve haberi olan haber verdi dedi. Eğer ikiniz de (her iki hanımda) Allah’a tövbe ederseniz ki ikinizin de kalbi kesinlikle kaymıştı, şayet onun aleyhine destekleşirseniz / yardımlaşırsanız, muhakkak ki Allah, Cibril, Salih müminler onun dostudurlar ve Meleklerde onun destekçisidirler. Belki Onun Rabbi siz kadınları boşadığında daha hayırlı zevceler ile sizleri yer değiştir ir, Müslüman kadınlarla, iman eden kadınlarla, itaat eden kadınlarla, tövbe eden kadınlarla, kulluk eden kadınlarla, oruç tutan kadınlarla, dul ve de bekar kadınlarla yer değiştirir.
Allah, yeminlerinizin (kefaretle) çözülmesini size meşru kılmıştır. Allah, sizin mevlanızdır. O; Alîm'dir, Hakîm'dir.
Allah size, yeminlerinizi (keffaretle) çözmeyi meşru' kılmıştır. Allah sizin sahibinizdir. O bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Allah, bu tür yeminlerinizi bozmayı size farz kılmıştır dipnot 1 . Allah sizin en yakınınızdır. Her şeyi bilen ve kararları doğru olan O'dur.
Allah, yeminlerinizin (kefaretle) çözülmesini size meşru kılmıştır. Allah, sizin mevlanızdır. O, Alim'dir, Hakim'dir.
Allah yeminlerinizi keffaretle çözmeyi size farz kılmıştır. Allah, sizin mevlanızdır. O, alimdir, hakimdir.
Allah size, yeminlerinizi çözmeyi farz kılmıştır. Ve Allah, sizin Mevla'nızdır. Alim'dir O, her şeyi bilir; Hakim'dir O, hikmetleri sonsuzdur.
Allah has ordained for you the path to tread in cases when it is mandatory to make atonement in expiation of your oaths. Allah is your Creator and your tutelary guardian; He is AL-Alim (the Omniscient) and AL-Hakim (the Wise).
He has ordained a way for you [believers] to release you from [such] oaths––God is your helper: He is the All Knowing, the Wise.
Allah has already ordained for you, (O men), the dissolution of your oaths (in some cases): and Allah is your Protector, and He is Full of Knowledge and Wisdom.
Allah has prescribed for you a way for the absolution of your oaths. dipnot 1 Allah is your Guardian. He is All-Knowing, Most Wise. dipnot 2
Allah has made the expiation of your oaths obligatory for you. Allah is your Master – He is the All-Knowing, the All-Wise.
Allâh has already ordained for you (O men) the absolution from your oaths. And Allâh is your Maulâ (Lord, or Master, or Protector) and He is the All-Knower, the All-Wise.
Allah has certainly made lawful for you the dissolution of your oaths, and Allah is your master and He is the All-knowing, the All-wise.
Allâh has indeed sanctioned to you (- the Muslims) the expiation of your (expiable) oaths. And Allâh is your Patron and He is the All-Knowing, the All-Wise.
God has ordained for you the absolution of your oaths. God is your Protector, and He is the All-knowing, the All-wise.
God has already made lawful for you to break your oath of such a kind through expiation as God is your Protector. Indeed God knows everything and is the Most Wise.
God has allowed you to expiate your oaths; for God is your sovereign, and He is the knowing, the wise!
God has already given the law, regarding the cancellation of oaths. God is your Lord, and He is the Knowledgeable, the Wise.
God hath allowed you the dissolution of your oaths: And God is your master; and He is knowing and wise.
Allah has ordained for you the dissolution of your oaths (under certain circumstances) and Allah is your Protector, and He is the Knowing the Wise.
Allah has already ordained for you (The believers) the lawful absolution of your oaths; and Allah is your Patronizer, and He is The Ever-Knowing, The Ever-Wise.
Allah hath made lawful for you (Muslims) absolution from your oaths (of such a kind), and Allah is your Protector. He is the Knower, the Wise.
Surely God has sanctioned the dissolution of your vows. God is your Lord: He is all-knowing, and all-wise.
God has already enjoined upon you [O believers] the breaking and expiation of [such of] your oaths [as may run counter to what is right and just]: for, God is your Lord Supreme, and He alone is all-knowing, truly wise.
Allah has already ordained for you ˹believers˺ the way to absolve yourselves from your oaths.[1] For Allah is your Guardian. And He is the All-Knowing, All-Wise.
God has already given the law, regarding the cancellation of oaths. And God is your Lord, and He is the Knowledgeable, the Wise.
GOD has decreed for you the laws dealing with your oaths. GOD is your Lord, and He is the Omniscient, Most Wise.
Allah has already ordained for you [Muslims] the dissolution of your oaths. And Allah is your protector, and He is the Knowing, the Wise.
God has ordained for you the absolution of your oaths. And God is your protector, and He is the Knowing, the Wise.
Allah has already decreed for you believers the procedure for dealing with your oaths. (2:225), (5:89). Allah is your Master, and He is the Knower, the Wise.
Allah has already made possible for you, (O men), to absolve your oaths (in some cases): And Allah is your Protector, and He is All Knowing (Aleem), All Wise (Hakeem).
Allah has prescribed (the way of) absolution from your oaths. And Allah is your protector, and He is the All- Knowing, the All-Wise.
God has already given the law, regarding the cancellation of oaths. And God is your Lord, and He is the Knowledgeable, the Wise.