İsrâ suresi

İsrâ suresi, 93. ayet

İsrâ suresi, 93. ayet. أَوْ يَكُونَ لَكَ بَيْتٌ مِّن زُخْرُفٍ أَوْ تَرْقَىٰ فِى ٱلسَّمَآءِ وَلَن نُّؤْمِنَ لِرُقِيِّكَ حَتَّىٰ تُنَزِّلَ عَلَيْنَا كِتَٰبًا نَّقْرَؤُهُۥ قُلْ سُبْحَانَ رَبِّى هَلْ كُنتُ إِلَّا بَشَرًا رَّسُولًا

ev yekûne leke beytüm min zuḫrufin ev terḳâ fi-ssemâ'. velen nü'mine liruḳiyyike ḥattâ tünezzile `aleynâ kitâben naḳraüh. ḳul sübḥâne rabbî hel küntü illâ beşerar rasûlâ.

Diyanet İşleri

(90-93) Dediler ki: "Yerden bize bir pınar fışkırtmadıkça; yahut senin hurmalardan, üzümlerden oluşan bir bahçen olup, aralarından şarıl şarıl ırmaklar akıtmadıkça; yahut iddia ettiğin gibi, gökyüzünü üzerimize parça parça düşürmedikçe; yahut Allah'ı ve melekleri karşımıza getirmedikçe; yahut altından bir evin olmadıkça; ya da göğe çıkmadıkça sana asla inanmayacağız. Bize gökten okuyacağımız bir kitap indirmedikçe göğe çıktığına da inanacak değiliz." De ki: "Rabbimi tenzih ederim. Ben ancak resul olarak gönderilen bir beşerim."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

İsrâ 90–96 · surenin 93. ayeti / 111

Konu İstenen mucizeler ve verilen cevap İsrâ 90–100 3

  1. 90–93

    (90-93) Dediler ki: "Yerden bize bir pınar fışkırtmadıkça; yahut senin hurmalardan, üzümlerden oluşan bir bahçen olup, aralarından şarıl şarıl ırmaklar akıtmadıkça; yahut iddia ettiğin gibi, gökyüzünü üzerimize parça parça düşürmedikçe; yahut Allah'ı ve melekleri karşımıza getirmedikçe; yahut altından bir evin olmadıkça; ya da göğe çıkmadıkça sana asla inanmayacağız. Bize gökten okuyacağımız bir kitap indirmedikçe göğe çıktığına da inanacak değiliz." De ki: "Rabbimi tenzih ederim. Ben ancak resul olarak gönderilen bir beşerim."

  2. İsrâ 94

    İnsanlara hidayet (Kur'an) geldikten sonra onların iman etmelerine ancak, "Allah, bir beşeri mi peygamber olarak gönderdi?" demeleri engel olmuştur.

  3. İsrâ 95

    De ki: "Eğer yeryüzünde, (insanlar yerine) yerleşip dolaşan melekler olsaydı, elbette onlara gökten bir melek peygamber indirirdik."

  4. İsrâ 96

    De ki: "Sizinle benim aramda şahit olarak Allah yeter. Çünkü O, kullarından hakkıyla haberdardır, onları hakkıyla görendir."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 89–93. ayetler için yazılmıştır.

89. “Andolsun biz, bu Kur’an’da insanlara her misalden türlü türlü açıklamalar yaptık.” Yani biz, bu Kur’an’da öğütleri ve misalleri çeşit çeşit anlattık. Kulların ihtiyaç duydukları anlamları da tekrar tekrar beyan ettik ki insanlar öğüt alsın ve sakınsınlar. Ancak Yüce Allah’ın kendilerini mutlu kimseler arasında takdir etmiş olduğu ve tevfiki ile kendilerine yardımını esirgemediği pek az kimse dışında öğüt ve ibret alan olmadı. İnsanların çoğunluğu ise bütün nimetlerin en büyüğü olan bu nimeti nankörlükle karşılamaktan başka bir şey yapmadı ve bu nimet karşısında zalim ve cahil nefislerinin arzu ettiği, Kur’an’ın âyetleri dışında birtakım mucizeler gösterilmesini teklif ettiler ve ona karşı inatlaşmaya koyuldular. Her türlü delil ve belgeyi ihtiva eden bu Kur’an’ı getiren Allah’ın Rasûlüne şöyle dediler:

90-93. “Bize yeryüzünden bir pınar” akıp duran ırmaklar “fışkırtmadıkça asla sana inanmayacağız. Yahut senin hurmalıklardan ve asmalardan bir bahçen olmalı” tâ ki pazarlarda dolaşma, gidip gelmek ihtiyacından kurtulasın “ve aralarından şarıl şarıl ırmaklar akıtmalısın. Yahut iddia ettiğin gibi gökyüzünü üzerimize parça parça düşürmelisin” Gökten üzerimize azap getirmelisin. “Allah’ı ve melekleri topluca karşımıza getirmelisin.” Onları hep birlikte getir yahut da karşımıza göreceğimiz şekilde gelsinler ve senin getirdiklerinin lehine şahitlik etsinler. “Ya da altından” altın ve başka değerli şeylerle süslenmiş “bir evin olmalı veya göğe” görüp fark edeceğimiz bir şekilde “çıkmalısın” bununla birlikte “bize (gökten) okuyacağımız bir kitap indirmedikçe oraya çıktığına da inanmayız.” Bütün bunlar, işi yokuşa sürmek ve muhatabı zora sokmak maksadıyla ileri sürülmüş, insanların en akılsızlarının ve zalimlerinin hakkı reddetmeyi ve Allah’a karşı saygısızlığı içeren sözleri olduğu için Allah Rasûlü de bu âyetleri getiren elçi olduğundan dolayı Yüce Allah, ona kendi zatını tenzih etmesini emrederek: “Rabbimi tenzih ederim!” demesini emretmektedir. Yani benim Rabbim sizin söylediklerinizden pek yüce ve münezzehtir. O, hüküm ve mucizelerinin, onların bozuk heva ve sapık görüşlerine tabi olmasından münezzehtir. “Ben, ancak peygamber olarak gönderilmiş bir insanım!” Bu söylediğiniz hususlarda elimden hiçbir şey gelmez.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yahut da altın ile veya başka bir ziynetle süslenip yaldızlanmış bir evin olmalı ya da göğe çıkmalısın. Göğe çıktığında Allah'ın göndermiş olduğu resulü olduğuna dair Allah katından bizim okuyacağımız yazılı bir kitap ile inmedikçe sana asla inanmayacağız. -Ey Resul!- Onlara de ki: Rabbimi tenzih ederim. Ben sadece diğer resuller gibi beşer bir resulüm, bir şey getirmeye gücüm yoktur. Sizin bana önerdiğiniz şeyi nasıl getirebilirim?

Kelimeler

26 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَوْ ev yahut
  2. يَكُونَ yekune olmalı kök: كون
  3. لَكَ leke senin
  4. بَيْتٌۭ beytun bir evin kök: بيت
  5. مِّن min
  6. زُخْرُفٍ zuhrufin altından kök: زخرف
  7. أَوْ ev ya da
  8. تَرْقَىٰ terka çıkmalısın kök: رقي
  9. فِى fi
  10. ٱلسَّمَآءِ s-semai göğe kök: سمو
  11. وَلَن velen ama asla
  12. نُّؤْمِنَ nu'mine inanmayız kök: امن
  13. لِرُقِيِّكَ lirukiyyike senin (göğe) çıkmana kök: رقي
  14. حَتَّىٰ hatta
  15. تُنَزِّلَ tunezzile indirmedikçe kök: نزل
  16. عَلَيْنَا aleyna üzerimize
  17. كِتَـٰبًۭا kitaben bir Kitap kök: كتب
  18. نَّقْرَؤُهُۥ ۗ nekra'uhu okuyacağımız kök: قرا
  19. قُلْ kul de ki kök: قول
  20. سُبْحَانَ subhane şanı yücedir kök: سبح
  21. رَبِّى rabbi Rabbimin kök: ربب
  22. هَلْ hel miyim?
  23. كُنتُ kuntu ben kök: كون
  24. إِلَّا illa başka bir şey
  25. بَشَرًۭا beşeran bir insan(dan) kök: بشر
  26. رَّسُولًۭا rasulen elçi ol(arak gönderil)en kök: رسل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Şüphesiz Allah, mü'minlerden canlarını ve mallarını, kendilerine vereceği cennet karşılığında satın almıştır. Artık, onlar Allah yolunda savaşırlar,…

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    (9-10) Gerçekten bu Kur'an en doğru olan yola götürür ve iyi işler yapan mü'minler için büyük bir mükafat olduğunu ve ahirete inanmayanlar için elem…

  • Aynı kök: رقي (4 geçiş)

    Yoksa göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin hükümranlığı onların mıdır? Öyle ise sebeplere yapışarak yükselsinler (bakalım!)

  • Aynı kök: رقي (4 geçiş)

    (26-30) Hayır, can boğaza dayandığı, "Kimdir (bunu) iyi edecek?" dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların…

  • Aynı kök: بيت (73 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih

    (36-37) Allah'ın, yüceltilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerde hiçbir ticaretin ve hiçbir alışverişin kendilerini, Allah'ı…

  • Aynı kök: زخرف (4 geçiş)

    İşte böylece biz her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Bunlar aldatmak için birbirlerine yaldızlı laflar fısıldarlar. Rabbin…

  • Aynı kök: زخرف (4 geçiş)

    Dünya hayatının hali, ancak gökten indirdiğimiz bir yağmurun hali gibidir ki, insanların ve hayvanların yedikleri yeryüzü bitkileri onunla yetişip…

  • Aynı kök: زخرف (4 geçiş)

    (34-35) Evlerine (gümüşten) kapılar ve üzerine yaslanacakları koltuklar ve altın süslemeler yapardık. Bütün bunlar, sadece dünya hayatının…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Veya altından bir evin (köşkün) oluncaya ya da göğe yükselinceye kadar (sana inanmayacağız)! Bize, okuyacağımız bir kitap indirinceye kadar (göğe) yükselmene de dipnot 1 asla inanmayacağız!" dipnot 2 De ki: "Rabbim yücedir. Ben insan bir elçiden başka neyim ki!"

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: En‘âm 6:7-8; Yûnus 10:15-16, 20; Hûd 11:12; Ra‘d 13:27; Hicr 15:7, 14-15; İsrâ 17:59, 90-93; Enbiyâ 21:5; Furkân 25:4-5, 7, 21; ‘Ankebût 29:50-51; Zuhruf 43:53.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: En‘âm 6:25, 109, 111; A‘râf 7:146; Yûnus 10:33, 96; Hicr 15:13-15; Şu‘arâ 26:199; Sebe' 34:31.

Mustafa İslamoğlu

Veyahut da senin altından bir köşkün olmalı ya da semaya çıkmalısın; fakat semaya çıkman durumunda (dahi) oradan bize okuyacağımız bir kitap indirmedikçe yine de sana inanmayacağız." De ki: "Kudret ve yüceliğinde sınır bulunmayan sadece Rabbimdir; ben, fani bir elçiden başka neyim ki?"

Muhammed Esed

yahut altından (yapılmış) bir evin olmadıkça; yahut göğe yükselmedikçe -kaldı ki göğe yükselmene dahi, bize (oradan, kendi gözlerimizle) okuyabileceğimiz bir kitap getirmedikçe- inanmayız ya!" (Ey peygamber) de ki: "Kudret ve yüceliğinde sınırsız olan Rabbimdir! Ben ölümlü bir elçiden başka biri miyim ki?"

Ahmed Hulusi

"Yahut senin altından bir evin olmalı ya da semada uçmalısın. . . (Ayrıca) senin göğe uçmana da biz asla iman etmeyiz; ta ki, kendisini okuyacağımız bir yazılı madde kitabı gökten bizim üzerimize indirinceye kadar!". . . De ki: "Subhan'dır Rabbim! Rasul bir beşerden başka neyim ki?"

Ali Bulaç

"Yahut altından bir evin olmalı veya gökyüzüne yükselmelisin. Üzerimize bizim okuyabileceğimiz bir kitap indirinceye kadar senin yükselişine de inanmayız." De ki: "Rabbimi yüceltirim; ben, elçi olan bir beşerden başkası mıyım?"

Ali Özek ve heyeti

yahut altından bir evin olmadıkça veya göğe yükselmedikçe ve oradan, okuyacağımız bir kitabı bize indirmedikçe, sana asla inanmayacağız". (Ey Muhammed! Onlara de ki: "Rabbimi tenzih ederim. Ben, sadece elçi olan bir insanım."

Ali Rıza Safa

Veya "Altından yapılmış bir evin olmalı!" veya "Gökyüzüne yükselmelisin; okuyacağımız bir kitap indirmedikçe yükselmene de inanmayız!" De ki: "Benim Efendim, tüm yakıştırmalardan ayrıktır. Ben, elçi olan bir insanoğlundan başka bir şey miyim?"

Bayraktar Bayraklı

"Ya da altından bir evin olmalı veya göğe çıkmalısın. Bize, okuyacağımız bir kitap indirmediğin sürece göğe çıktığına da asla inanmayız." De ki: "Rabbimi tenzih ederim. Ben, sadece beşer bir peygamberim."

Edip Yüksel

"Ya da altın bir evin olmalı veya göğe yükselmelisin. Yükselsen bile okuyacağımız bir kitabı üzerimize indirmedikçe onu onaylamayız." De ki: "Efendim yücedir. Ben elçi olan bir insandan başka bir şey miyim ki!"

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Ya da altın bir evin olmalı, veya göğe yükselmelisin. Yükselsen bile okuyacağımız bir kitabı üzerimize indirmedikçe ona inanmayız.' De ki: 'Rabbim yücedir. Ben elçi olan bir insandan başka bir şey miyim ki.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

veyahut altından bir evin olsun ya da gökyüzüne çıkasın; ona çıktığına da asla inanmayız; ta ki bize okuyacağımız bir mektup indiresin!" De ki: "Rabbimin şanı yücedir, ben sadece beşer olan bir peygamberim."

Elmalılı Hamdi Yazır

Yahud senin altından bir evin olsun, Yahud Semaya çıkasın, ona çıktığına da asla inanmayız ta ki üzerimize okuyacağımız bir mektub indiresin, de ki: sübhanallah ben ancak beşer bir Resulüm

Erhan Aktaş

"Veya altından bir evin olmalı, ya da göğe yükselmelisin. Çıksan dahi, bize oradan okuyacağımız bir kitap indirmedikçe senin yükselişine asla inanmayız. De ki: "Benim Rabb'im noksanlıklardan arıdır. Ben, bir beşer ve resulden başka bir şey miyim ki?"

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Veya altından bir evin olmalı, ya da göğe yükselmelisin. Çıksan dahi, bize oradan okuyacağımız bir kitap indirmedikçe senin yükselişine asla inanmayız. De ki: "Benim Rabb'im noksanlıklardan arıdır. Ben, bir beşer ve resulden başka bir şey miyim ki?"

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Veya altından bir evin olmalı, ya da göğe yükselmelisin. Çıksan dahi, bize oradan okuyacağımız bir kitap indirmedikçe senin yükselişine asla inanmayız. De ki: "Benim Rabb'im noksanlıklardan arıdır. Ben, bir beşer ve rasulden başka bir şey miyim ki?"

Gültekin Onan

"Yahut altından bir evin olmalı veya gökyüzüne yükselmelisin. Üzerimize bizim okuyabileceğimiz bir kitap indirinceye kadar senin yükselişine de inanmayız" De ki: "Rabbimi yüceltirim; ben elçi olan bir beşerden başkası mıyım?"

Hasan Basri Çantay

"Yahud altından bir evin olsun, yahud semaya çıkasın. Ona çıkdığına da asla inanmayız a! Taki üstümüze okuyacağımız bir kitab indiresin"! (Şöyle) de: "Rabbimin şaanı yücedir. Ben (Allahın) resul (ü) bir beşerden başkası mıyım ki"?

İbni Kesir

Yahut da altundan bir evin olsun veya göğe yükselesin. Oradan bize okuyacağımız bir kitab indirilinceye kadar, senin yükselmene de inanmayacağız. De ki: Tenzih ederim Rabbımı. Ben, peygamber olarak gönderilmiş bir beşerden başkası değilim.

Mehmet Alagaş

(90-96) Dediler ki arzdan kaynak / memba fışkırtmadıkça sana inanmayız , ayrıca hurmadan ve üzümden bir bahçen olsun , aralarından da nehirler fışkırdıkça fışkırsın , v eya iddia ettiği n üzere semayı üzerimizde paramparça e dip üzerimize dökmelisin, veya Allah ve melekleri karşımıza getirsin, yahut senin altından bir evin olsun veya göğe ilerleyesin / terakki edesin, senin İlerlemene de inanmayız ta ki üzerimize okuyacağımız bir kitap da indiresin, deki Rabbimi tenzih ederim, ben beşer bir R esul değil miyim? Rehberlik / Hidayet geldikten sonra insanların inanmalarına engel olan şey / mâni olan şey Allah ancak bir beşer Resul mü yarattı demeleridir. De ki arzda memnun olarak / tatmin olmuş olarak yürüyen melekler olsaydı biz de semadan melek Resul indirirdik. Deki benimle siz arasında şahit olarak Allah yeterlidir. Muhakkak ki O, kullarından haberdardır, görendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Yahut da altından bir evin olsun veya göğe yükselesin. Oradan bize okuyacağımız bir kitap indirmediğin sürece, senin (göğe) yükselmene de inanmayacağız. De ki: Rabbimi tenzih ederim. Ben, peygamber olarak gönderilmiş bir beşerden başkası değilim.

Süleyman Ateş

"Yahut altundan bir evin olmalı, ya da göğe çıkmalısın. Ama, sen üzerimize, okuyacağımız bir Kitap indirmedikçe senin sadece göğe çıkmana da inanmayız!" De ki: "Rabbimin şanı yücedir. (Böyle şeyleri yapmak benim işim değildir). Ben, sadece elçi ol(arak gönderil)en bir insan değil miyim?"

Süleymaniye Vakfı

Yahut altınlarla bezenmiş bir evin olmalı veyahut gökyüzüne çıkmalısın. Oradan bize okuyacağımız bir belge dipnot 1 indirmedikçe çıktığına da asla inanmayız!" Sen de de ki: "Fesübhanallah! Ben elçi olarak gönderilmiş beşerden başka bir şey değilim dipnot 2 (bu dediklerinizi nasıl yapabilirim!)" dipnot 3

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Muhammed aleyhisselamın Allah'ın elçisi olduğunu gösteren birer belge talep etmektedirler (En'am 6/7, Müddessir 74/52).
  2. metne dön, dipnot 2
  3. metne dön, dipnot 3

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Altından yapılmış bir evin olsa yahut gökyüzüne çıksan? Bize okuyacağımız bir kitap indirmedikçe çıktığına da inanacak değiliz ya." De ki "Rabbime boyun eğerim; ben elçi olan bir beşerden başka neyim ki?

Şaban Britch

Veya altından bir evin olmalı ya da göğe yükselmelisin. Bize, okuyacağımız bir kitap indirmediğin sürece (göğe) çıktığına asla iman etmeyeceğiz. De ki: Rabbimi tenzih ederim, Ben, sadece beşer bir rasûlüm.

Şaban Piriş

-Veya altından bir evin olmalı ya da göğe yükselmelisin oradan bize okuyacağımız bir kitap getirmedikçe yine de sana inanmayacağız. De ki: -Rabbimi tenzih ederim, ben elçi olan bir insandan başka bir şey miyim?

Yaşar Nuri Öztürk

"Yahut altından bir evin olmalı, yahut göğe yükselmelisin. Ancak senin göğe çıktığına, okuyacağımız bir kitabı bize indireceğin zamana kadar, asla inanmayız!" De ki: "Rabbimin şanı yücedir. Ben, insan bir resulden başka neyim ki?"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"Or until we have seen you residing in a house adorned with gold, or until we have seen you climbing a ladder heavenward, nor will we believe in your ascent until you have brought down a book that we could read". Say to them: "Praise be to Allah and extolled are His glorious attributes; am I in any respect but a human Messenger!"

Abdul Haleem

or have a house made of gold; or ascend into the sky- even then, we will not believe in your ascension until you send a real book down for us to read.’ Say, ‘Glory be to my Lord! Am I anything but a mortal, a messenger?’

Abdullah Yusuf Ali

"Or thou have a house adorned with gold, or thou mount a ladder right into the skies. No, we shall not even believe in thy mounting until thou send down to us a book that we could read." Say: "Glory to my Lord! Am I aught but a man,- a messenger?"

Abul A'la Maududi

or that there come to be for you a house of gold, or that you ascend to the sky - though we shall not believe in your ascension (to the sky) - until you bring down a book for us that we can read." Say to them, (O Muhammad): "Holy is my Lord! Am I anything else than a human being, who bears a Message dipnot 1 (from Allah)?"

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is the second answer to the demand of the disbelievers for a miracle. The first answer is contained in (Ayat 59). The eloquence of this concise answer is above praise: You demand from me that I should cause a spring to gush forth, or in the twinkling of an eye should bring into being a garden in full bloom with canals flowing in it: or I should cause the heaven to fall into pieces on those of you who are rejecting the message: or I should cause to build a furnished palace of gold: or I should call Allah and the angels to stand before you and testify to this effect: We Ourselves have sent down Muhammad as Our Messenger: or I should go up to the sky in your presence and bring down, addressed to you, the letter of authority of my appointment duly signed by Allah so that you may touch it with your hands and read it with your own eyes. The concise answer to these big demands was this: My Lord be glorified! Have I ever claimed to be anything more than a human Messenger? It may be expanded like this: O people, have I claimed to be God that you are demanding such things from me? Did I ever say that I am all powerful and am ruling over the earth and the Heavens? From the very first day my claim has been that I am a human being who is bringing the Message from God. Therefore, if you want to judge the authenticity of my claim, you may judge it from my message. If you are convinced that it is based on the truth and is absolutely rational, then you should believe in it without making foolish demands. On the other hand, if you find any defect in it, you may reject it. If you want to test whether my claim is based on truth, you should judge it by the standard of my conduct and morals as a human being and my mission. Is it not a folly that, instead of this, you are demanding from me to cleave the earth and cause the sky to fall? Is there any connection whatsoever of Prophethood with things like that.

Aisha Bewley

or possess a house built out of gleaming gold; or ascend up into heaven – and even then we will not believe in your ascent unless you bring us down a book to read!’ Say: ‘Glory be to my Lord! Am I anything but a human messenger?’

Al-Hilali & Khan

"Or you have a house of Zukhruf (like silver and pure gold), or you ascend up into the sky, and even then we will put no faith in your ascension until you bring down for us a Book that we would read." Say (O Muhammad صلى الله عليه و سلم): "Glorified (and Exalted) be my Lord [(Allâh) above all that evil they (polytheists) associate with Him]! Am I anything but a man, sent as a Messenger?"

Ali Quli Qarai

Or until you have a house of gold, or you ascend into the sky. And we will not believe your ascension until you bring down for us a book that we may read.’ Say, ‘Immaculate is my Lord! Am I anything but a human, an apostle?!’

Amatul Rahman Omar

`Or, there be a house made of gold for you, or you ascend into the heaven; but we will not believe in your ascending till you bring down to us a book that we can read. ' (Say), `Glory be to my Lord! I am not but a human being (sent as) a Messenger.'

Arthur John Arberry

or till thou possessest a house of gold ornament, or till thou goest up into heaven; and we will not believe thy going up till thou bringest down on us a book that we may read. Say: 'Glory be to my Lord. Am I aught but a mortal, a Messenger?'

Bijan Moeinian

You own a palace made of precious metals and stones or you ascend up into the sky. Even then we will not believe in you unless you come back from the sky with a book so that we can read it." Respond: "Glory to the Lord; have I ever claimed that I am more than an ordinary person chosen to convey the Lord’s Message?”

E. Henry Palmer

or there be made for thee a house of gold; or thou climb up into the heaven; and even then we will not believe in thy climbing there, until thou send down on us a book that we may read!' Say, 'Celebrated be the praises of my Lord! was I aught but a mortal apostle?'

Edip-Layth

"Or that you have a luxurious mansion, or that you can ascend into the heavens. We will not acknowledge your ascension unless you bring for us a book that we can study." Say, "Glory be to my Lord. Am I anything other than a human messenger!"

George Sale

or thou have a house of gold; or thou ascend by a ladder to heaven: Neither will we believe thy ascending thither alone, until thou cause a book to descend unto us, bearing witness of thee, which we may read. Answer, my Lord be praised! Am I other than a man, sent as an apostle?

Hamid S. Aziz

Or there be made for you a house of gold; or you climb up into the heaven; and even then We will not believe in your climbing there, until you send down on us a book that we may read!" Say, "Glory to my Lord! Am I aught but a mortal, a Messenger?"

Mahmoud Ghali

Or you have a home of wonderful decoration, or you ascend into the heaven, and we will never believe your ascent till you keep sending down on us a book that we (can) read. " Say, All Extolment be to my Lord! Have I been anything except a mortal, as Messenger?"

Marmaduke Pickthall

Or thou have a house of gold; or thou ascend up into heaven, and even then we will put no faith in thine ascension till thou bring down for us a book that we can read. Say (O Muhammad): My Lord be Glorified! Am I aught save a mortal messenger?

Mohamed Ahmed - Samira

Or, you come to possess a house of gold; or ascend to the skies, though we shall not believe in your having ascended till you bring down a book for us which we could read. " Say: "Glory to my Lord. I am only man and a messenger."

Muhammad Asad

or thou have a house [made] of gold, or thou ascend to heaven - but nay, we would not [even] believe in thy ascension unless thou bring down to us [from heaven] a writing which we [ourselves] could read! Say thou, [O Prophet:] "Limitless in His glory is my Sustainer! Am I, then, aught but a mortal man, an apostle?"

Mustafa Khattab

or until you have a house of gold, or you ascend into heaven—and even then we will not believe in your ascension until you bring down to us a book that we can read." Say, "Glory be to my Lord! Am I not only a human messenger?”

Progressive Muslims

"Or that you have a luxurious mansion, or that you can ascend into the heavens. And we will not believe in your ascension unless you bring for us a record that we can study." Say: "Glory be to my Lord. Am I anything other than a human messenger!"

Rashad Khalifa

"Or unless you own a luxurious mansion, or unless you climb into the sky. Even if you do climb, we will not believe unless you bring a book that we can read." Say, "Glory be to my Lord. Am I any more than a human messenger?",

Sahih International

Or you have a house of gold or you ascend into the sky. And [even then], we will not believe in your ascension until you bring down to us a book we may read." Say, "Exalted is my Lord! Was I ever but a human messenger?"

Sam Gerrans

“Or thou have a house of finery, or thou ascend into the sky; and we will not believe thy ascension until thou bring down upon us a writ we may read.” Say thou: “Glory be to my Lord! Am I anything save a mortal messenger!”

Shabbir Ahmed

"Or you should have a house of gold. Or you ascend to the sky. But, nay, we will not believe your ascension unless you bring a written book that we can read." Tell them, "Glory be to my Lord! Am I more than a mortal man, a Messenger?"

Syed Vickar Ahamed

"Or you have a house decorated with gold, or you climb a ladder right into the skies; No, we shall not even believe in your ascent unless you send down to us a book that we can read. " Say: "Glory be to my Lord! Am I anyone except only a man— A messenger (of Allah)?"

Taqi Usmani

Or you have a house made of gold. Or you ascend to the sky, and we will not believe in your ascension unless you send down to us a book we may read." Say, "I proclaim the Purity of my Lord. I am nothing but human, a messenger.”

The Monotheist Group

"Or that you have a luxurious home, or that you can ascend into the heavens. And we will not believe in your ascension unless you bring for us a book that we can read." Say: "Glory be to my Lord. Am I anything other than a human messenger!"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 93. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 93. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 93. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩