8. sure

Enfâl Suresi الأنفال

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 10 konu
  1. Ganimetler ve gerçek mü'minlerin vasıfları 1–4 karşılaştır — Ganimetler ve gerçek mü'minlerin vasıfları
  2. Bedir: meleklerle yardım ve savaş hükmü 5–19 karşılaştır — Bedir: meleklerle yardım ve savaş hükmü
  3. İtaat; "size hayat verecek şeye" çağrı; furkan 20–29 karşılaştır — İtaat; "size hayat verecek şeye" çağrı; furkan
  4. Mekkelilerin tuzağı ve Mescid-i Harâm 30–40 karşılaştır — Mekkelilerin tuzağı ve Mescid-i Harâm
  5. Ganimetin taksimi ve Bedir günü 41–44 karşılaştır — Ganimetin taksimi ve Bedir günü
  6. Savaşta sebat ve çekişmemek 45–48 karşılaştır — Savaşta sebat ve çekişmemek
  7. Münafıklar, Firavun ailesinin durumu ve ahdi bozanlar 49–58 karşılaştır — Münafıklar, Firavun ailesinin durumu ve ahdi bozanlar
  8. Kuvvet hazırlamak, barışa yanaşmak ve sabır 59–66 karşılaştır — Kuvvet hazırlamak, barışa yanaşmak ve sabır
  9. Esirler 67–71 karşılaştır — Esirler
  10. Muhacirler, ensar ve velâyet 72–75 karşılaştır — Muhacirler, ensar ve velâyet

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Ganimetler ve gerçek mü'minlerin vasıfları 1–4

  1. Enfâl suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 1. ayet. يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلْأَنفَالِ قُلِ ٱلْأَنفَالُ لِلَّهِ وَٱلرَّسُولِ فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَصْلِحُوا۟ ذَاتَ بَيْنِكُمْ وَأَطِيعُوا۟ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥٓ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ

    yes'elûneke `ani-l'enfâl. ḳuli-l'enfâlü lillâhi verrasûl. fetteḳu-llâhe veaṣliḥû ẕâte beyniküm. veeṭî`ü-llâhe verasûlehû in küntüm mü'minîn.

    Süleymaniye Vakfı

    Sana enfali dipnot 1 /savaş sonucu ele geçirilen kamu mallarını soruyorlar. De ki:"Enfal, bütünüyle Allah'ın ve resulünündür." Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının ve aranızı düzeltin. Eğer inanıp güveniyorsanız, Allah'a ve resulüne /elçisinin getirdiği Kur'an'a dipnot 2 gönülden boyun eğin.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Enfalin Allah ve resulüne ait olması, onun kamuya ait olduğunu gösterir. Savaş meydanında ele geçirilen esirler ve ganimetlerle ilgili hükümler ise bu surenin 41. ayetinde açıklanmıştır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Resul (رسول), "birine gönderilen söz" anlamına geldiği gibi "o sözü iletmek için gönderilen elçi" anlamına da gelir. (Müfredat). Allah'ın elçilerinin görevi, onun sözlerini insanlara ulaştırmaktır. Bu sebeple Kur'an'da geçen Allah'ın resulü (رسول اللّه ) ifadelerinde asıl vurgu ayetleredir. Muhammed aleyhisselam öldüğü için bizim muhatabımız olan resul, sadece Kur'an'dır (Al-i İmran 3/144). Resul kelimesi yerine "resulüne /elçisinin getirdiği Kur'an'a" ifadesi bunun için yazılmıştır (Maide 5/67, Nahl 16/35).

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 1. ayet

  2. Enfâl suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 2. ayet. إِنَّمَا ٱلْمُؤْمِنُونَ ٱلَّذِينَ إِذَا ذُكِرَ ٱللَّهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ وَإِذَا تُلِيَتْ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُهُۥ زَادَتْهُمْ إِيمَٰنًا وَعَلَىٰ رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ

    inneme-lmü'minûne-lleẕîne iẕâ ẕükira-llâhü vecilet ḳulûbühüm veiẕâ tüliyet `aleyhim âyâtühû zâdethüm îmânev ve`alâ rabbihim yetevekkelûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Müminler ancak Allah anılınca yürekleri titreyen kimselerdir dipnot 1 . Allah'ın ayetleri onlara bağlantılarıyla birlikte okununca bu ayetler onların güvenlerini arttırır. Onlar yalnızca Rablerine güvenip dayanan kimselerdir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 2. ayet

  3. Enfâl suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 3. ayet. ٱلَّذِينَ يُقِيمُونَ ٱلصَّلَوٰةَ وَمِمَّا رَزَقْنَٰهُمْ يُنفِقُونَ

    elleẕîne yüḳîmûne-ṣṣalâte vemimmâ razaḳnâhüm yünfiḳûn.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 3. ayet

  4. Enfâl suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 4. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُؤْمِنُونَ حَقًّا لَّهُمْ دَرَجَٰتٌ عِندَ رَبِّهِمْ وَمَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَرِيمٌ

    ülâike hümü-lmü'minûne ḥaḳḳâ. lehüm deracâtün `inde rabbihim vemagfiratüv verizḳun kerîm.

    Süleymaniye Vakfı

    İşte onlar gerçek müminlerdir. Onlar için Rableri katında dereceler, bağışlanma dipnot 1 ve değerli rızık vardır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İstiğfar, "söz ve davranışla mağfiret talep etmek"tir. Mağfiret ise, Allah'ın, kulunu azaptan korumasıdır (Müfredat). "Başı koruyan zırhlı başlık" anlamındaki "miğfer" kelimesi de aynı köktendir.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 4. ayet

Bedir: meleklerle yardım ve savaş hükmü 5–19

  1. Enfâl suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 5. ayet. كَمَآ أَخْرَجَكَ رَبُّكَ مِنۢ بَيْتِكَ بِٱلْحَقِّ وَإِنَّ فَرِيقًا مِّنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ لَكَٰرِهُونَ

    kemâ aḫraceke rabbüke mim beytike bilḥaḳḳ. veinne ferîḳam mine-lmü'minîne lekârihûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Nitekim (enfal konusunda olduğu gibi dipnot 1 ) Rabbin, gerçekleşen o şey sebebiyle dipnot 2 seni evinden çıkardığı sırada bile müminlerin bir kesimi tam bir hoşnutsuzluk içinde idiler.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Enfalin kendilerine verilmemesinden hoşlanmadıkları gibi
    2. metne dön, dipnot 2
      Müslümanlar Mekke'de iken Rum 30/2-6. ayetlerle verilen sevindirilme sözü.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 5. ayet

  2. Enfâl suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 6. ayet. يُجَٰدِلُونَكَ فِى ٱلْحَقِّ بَعْدَ مَا تَبَيَّنَ كَأَنَّمَا يُسَاقُونَ إِلَى ٱلْمَوْتِ وَهُمْ يَنظُرُونَ

    yücâdilûneke fi-lḥaḳḳi ba`de mâ tebeyyene keennemâ yüsâḳûne ile-lmevti vehüm yenżurûn.

    Süleymaniye Vakfı

    O gerçek dipnot 1 bütünüyle ortaya çıktığı halde seninle çekişiyorlardı. Sanki göz göre göre ölüme sürükleniyor gibiydiler.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Perslerle Romalıların savaştığı ve verilen zafer sözünün zamanının geldiği gerçeği.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 6. ayet

  3. Enfâl suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 7. ayet. وَإِذْ يَعِدُكُمُ ٱللَّهُ إِحْدَى ٱلطَّآئِفَتَيْنِ أَنَّهَا لَكُمْ وَتَوَدُّونَ أَنَّ غَيْرَ ذَاتِ ٱلشَّوْكَةِ تَكُونُ لَكُمْ وَيُرِيدُ ٱللَّهُ أَن يُحِقَّ ٱلْحَقَّ بِكَلِمَٰتِهِۦ وَيَقْطَعَ دَابِرَ ٱلْكَٰفِرِينَ

    veiẕ ye`idükümü-llâhü iḥde-ṭṭâifeteyni ennehâ leküm veteveddûne enne gayra ẕâti-şşevketi tekûnü leküm veyürîdü-llâhü ey yüḥiḳḳa-lḥaḳḳa bikelimâtihî veyaḳṭa`a dâbira-lkâfirîn.

    Süleymaniye Vakfı

    Oysa Allah söz vermişti, o iki topluluktan biri dipnot 1 kesin olarak sizin olacaktı. Siz silahsız olanı (kervanı dipnot 2 ) arzuluyordunuz. Allah ise, sözleriyle /ayetleriyle dipnot 3 yaptığı o gerçek vaadi tahakkuk ettirmek ve o kafirlerin ardını kesmek istiyordu.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Biri Mekke ordusu diğeri ise zayıf bir koruması olan Mekke ticaret kervanı.
    2. metne dön, dipnot 2
    3. metne dön, dipnot 3
      ""Allah'ın sözleriyle /ayetleriyle" diye meal verdiğimiz ( كَلِمَاتِهِ ) çoğul olduğu için bu konuda Allah'ın en az üç sözünün olması gerekir. Birincisi Romalılarla Perslerin karşılaşacağı gün Müslümanların sevindirileceğidir. İkincisi .İsra 17/76-77. ayetler gereği müşriklerin Mekke'den çıkarılması, üçüncüsü de Bakara 191. ayet gereği bu işi Müslümanların gerçekleştirmesidir.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 7. ayet

  4. Enfâl suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 8. ayet. لِيُحِقَّ ٱلْحَقَّ وَيُبْطِلَ ٱلْبَٰطِلَ وَلَوْ كَرِهَ ٱلْمُجْرِمُونَ

    liyüḥiḳḳa-lḥaḳḳa veyübṭile-lbâṭile velev kerihe-lmücrimûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Suçluların /Mekkeli müşriklerin hoşuna gitmese de Allah gerçek vaadini tahakkuk ettirmek ve onların batıl eylemlerini dipnot 1 boşa çıkarmak istiyordu.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Perslerle Romalıların savaştığı gün, Allah'ın müminlere zafer vereceğini, Mekke'de inen Rum 30/1-6. ayetlerden öğrenmelerine rağmen Allah'ın verdiği zafer sözünü boşa çıkarma gayretleri.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 8. ayet

  5. Enfâl suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 9. ayet. إِذْ تَسْتَغِيثُونَ رَبَّكُمْ فَٱسْتَجَابَ لَكُمْ أَنِّى مُمِدُّكُم بِأَلْفٍ مِّنَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةِ مُرْدِفِينَ

    iẕ testegîŝûne rabbeküm festecâbe leküm ennî mümiddüküm bielfim mine-lmelâiketi mürdifîn.

    Süleymaniye Vakfı

    Hani o gün (Bedir'de) Rabbinize yalvarıp yakarıyordunuz. O da "Ardı ardına gelen biner melek dipnot 1 (toplam üç bin melek) ile sizin imdadınıza yetişiyorum." diye cevap vermişti.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Al-i İmran 3/124. ayette, yardıma gelen meleklerin sayısının toplam üç bin olduğu belirtilmiştir. Bu ayetten de üç bin meleğin binerli gruplar halinde indirildiği anlaşılmaktadır.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 9. ayet

  6. Enfâl suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 10. ayet. وَمَا جَعَلَهُ ٱللَّهُ إِلَّا بُشْرَىٰ وَلِتَطْمَئِنَّ بِهِۦ قُلُوبُكُمْ وَمَا ٱلنَّصْرُ إِلَّا مِنْ عِندِ ٱللَّهِ إِنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

    vemâ ce`alehü-llâhü illâ büşrâ velitaṭmeinne bihî ḳulûbüküm. veme-nnaṣru illâ min `indi-llâh. inne-llâhe `azîzün ḥakîm.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah bunu, sırf size bir müjde olsun ve kalpleriniz yatışsın diye yapmıştı. Yoksa zafer sadece Allah katındandır dipnot 1 . Daima üstün olan ve bütün kararları doğru olan Allah'tır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 10. ayet

  7. Enfâl suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 11. ayet. إِذْ يُغَشِّيكُمُ ٱلنُّعَاسَ أَمَنَةً مِّنْهُ وَيُنَزِّلُ عَلَيْكُم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً لِّيُطَهِّرَكُم بِهِۦ وَيُذْهِبَ عَنكُمْ رِجْزَ ٱلشَّيْطَٰنِ وَلِيَرْبِطَ عَلَىٰ قُلُوبِكُمْ وَيُثَبِّتَ بِهِ ٱلْأَقْدَامَ

    iẕ yügaşşîkümü-nnü`âse emenetem minhü veyünezzilü `aleyküm mine-ssemâi mâel liyüṭahhiraküm bihî veyüẕhibe `anküm ricze-şşeyṭâni veliyerbiṭa `alâ ḳulûbiküm veyüŝebbite bihi-l'aḳdâm.

    Süleymaniye Vakfı

    Hani Allah, bir güven duygusu vermek için sizi tatlı bir uykuya daldırmıştı dipnot 1 . Sizi arındırmak, şeytanın yol açtığı çöküntüyü gidermek, kalplerinize metanet vermek ve ayaklarınızı sabit kılmak için gökten üzerinize yağmur da yağdırmıştı.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 11. ayet

  8. Enfâl suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 12. ayet. إِذْ يُوحِى رَبُّكَ إِلَى ٱلْمَلَٰٓئِكَةِ أَنِّى مَعَكُمْ فَثَبِّتُوا۟ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ سَأُلْقِى فِى قُلُوبِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ٱلرُّعْبَ فَٱضْرِبُوا۟ فَوْقَ ٱلْأَعْنَاقِ وَٱضْرِبُوا۟ مِنْهُمْ كُلَّ بَنَانٍ

    iẕ yûḥî rabbüke ile-lmelâiketi ennî me`aküm feŝebbitü-lleẕîne âmenû. seülḳî fî ḳulûbi-lleẕîne keferü-rru`be faḍribû fevḳa-l'a`nâḳi vaḍribû minhüm külle benân.

    Süleymaniye Vakfı

    Meleklere de şunu vahyediyordu: "Ben sizinle beraberim. Siz müminleri cesaretlendirin. Ben de kafirlerin yüreklerine korku salacağım." Öyleyse dipnot 1 (ey müminler) onların boyun köklerine ve parmak uçlarına vurun!

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu surenin 10. ayetine göre Allah Teala melekleri, kafirleri öldürsünler diye değil; müminler için müjde olsun ve kalpleri yatışsın diye göndermiştir. Bedir savaşında müşriklerin sayısı binden azdı. Gelen bin melek onların boyunlarına ve parmak uçlarına vursaydı, hiçbir müşrik ayakta kalamazdı. Sonradan gönderilen meleklere de gerek kalmazdı (Al-i İmran 3/123-125) . Bu sebeple ayetteki "boyunlarının üstüne ve parmak uçlarına vurun" emri meleklere değil, müminlere verilmiştir.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 12. ayet

  9. Enfâl suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 13. ayet. ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ شَآقُّوا۟ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ وَمَن يُشَاقِقِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ فَإِنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلْعِقَابِ

    ẕâlike biennehüm şâḳḳu-llâhe verasûleh. vemey yüşâḳiḳi-llâhe verasûlehû feinne-llâhe şedîdü-l`iḳâb.

    Süleymaniye Vakfı

    Çünkü bu kafirler, Allah'ın ve elçisinin karşısında yer aldılar. Kim Allah'ın ve elçisinin karşısında yer alırsa bilsin ki Allah'ın cezalandırması çetindir dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Çetin, ayetteki (شديد) şedid'in karşılığıdır. Şedid, 'güçlü bağla bağlı' anlamındadır. Allah, vereceği cezayı, kulunun suçuna bağlamıştır (En'am 6/160).

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 13. ayet

  10. Enfâl suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 14. ayet. ذَٰلِكُمْ فَذُوقُوهُ وَأَنَّ لِلْكَٰفِرِينَ عَذَابَ ٱلنَّارِ

    ẕâliküm feẕûḳûhü veenne lilkâfirîne `aẕâbe-nnâr.

    Süleymaniye Vakfı

    Haydi tadın o cezayı bakalım. O kafirler için bir de ateş azabı vardır.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 14. ayet

  11. Enfâl suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 15. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِذَا لَقِيتُمُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ زَحْفًا فَلَا تُوَلُّوهُمُ ٱلْأَدْبَارَ

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenû iẕâ leḳîtümü-lleẕîne keferû zaḥfen felâ tüvellûhümü-l'edbâr.

    Süleymaniye Vakfı

    Ey inanıp güvenenler! Toplu halde kafirlerle karşılaştığınızda sakın arkanızı dönmeyin.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 15. ayet

  12. Enfâl suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 16. ayet. وَمَن يُوَلِّهِمْ يَوْمَئِذٍ دُبُرَهُۥٓ إِلَّا مُتَحَرِّفًا لِّقِتَالٍ أَوْ مُتَحَيِّزًا إِلَىٰ فِئَةٍ فَقَدْ بَآءَ بِغَضَبٍ مِّنَ ٱللَّهِ وَمَأْوَىٰهُ جَهَنَّمُ وَبِئْسَ ٱلْمَصِيرُ

    vemey yüvellihim yevmeiẕin dübürahû illâ müteḥarrifel liḳitâlin ev müteḥayyizen ilâ fietin feḳad bâe bigaḍabim mine-llâhi veme'vâhü cehennem. vebi'se-lmeṣîr.

    Süleymaniye Vakfı

    Savaş taktiği olarak yer değiştirme ya da bir birliğin yanında yer alma dışında kim o gün onlara arkasını dönerse Allah'ın gazabına uğrar. Onun kalacağı yer cehennemdir. Ne kötü hale gelmektir o!

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 16. ayet

  13. Enfâl suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 17. ayet. فَلَمْ تَقْتُلُوهُمْ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ قَتَلَهُمْ وَمَا رَمَيْتَ إِذْ رَمَيْتَ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ رَمَىٰ وَلِيُبْلِىَ ٱلْمُؤْمِنِينَ مِنْهُ بَلَآءً حَسَنًا إِنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌ عَلِيمٌ

    felem taḳtülûhüm velâkinne-llâhe ḳatelehüm. vemâ rameyte iẕ rameyte velâkinne-llâhe ramâ. veliyübliye-lmü'minîne minhü belâen ḥasenâ. inne-llâhe semî`un `alîm.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 17. ayet

  14. Enfâl suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 18. ayet. ذَٰلِكُمْ وَأَنَّ ٱللَّهَ مُوهِنُ كَيْدِ ٱلْكَٰفِرِينَ

    ẕâliküm veenne-llâhe mûhinü keydi-lkâfirîn.

    Süleymaniye Vakfı

    Öyle oldu. Çünkü kafirlerin oyununu zayıf düşüren de Allah'tır.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 18. ayet

  15. Enfâl suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 19. ayet. إِن تَسْتَفْتِحُوا۟ فَقَدْ جَآءَكُمُ ٱلْفَتْحُ وَإِن تَنتَهُوا۟ فَهُوَ خَيْرٌ لَّكُمْ وَإِن تَعُودُوا۟ نَعُدْ وَلَن تُغْنِىَ عَنكُمْ فِئَتُكُمْ شَيْـًٔا وَلَوْ كَثُرَتْ وَأَنَّ ٱللَّهَ مَعَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

    in testeftiḥû feḳad câekümü-lfetḥ. vein tentehû fehüve ḫayrul leküm. vein te`ûdû ne`ud. velen tugniye `anküm fietüküm şey'ev velev keŝürat veenne-llâhe me`a-lmü'minîn.

    Süleymaniye Vakfı

    Gerçeğin açığa çıkmasını istiyorsanız işte gerçek açığa çıktı dipnot 1 . Bu davranışa son verirseniz dipnot 2 hayrınıza olur. Aynı yanlışa dönerseniz size yardımı keseriz dipnot 3 . O zaman birliğiniz sayıca fazla olsa da size bir fayda sağlamaz. Çünkü Allah, inanıp güvenenlerle beraberdir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah nebimize, müminleri savaşa hazırlama emri vermişti (Enfal 8/65). Çünkü onlar daha Mekke'de iken Rum 1-6. ayetlerini indirmiş ve Rumlarla Perslerin karşılaşacağı gün müminlere zafer sözü vermişti. Bu sebeple o gün onları Mekke ordusu ile yüz yüze getirmişti. Allah, müminlerin savaşıp Mekke'yi ele geçirmelerini istiyordu (Enfal 8/7-8) ama onların bir bölümünün, Suriye'den gelen kervanı takipten bile korktuklarını görünce (Enfal 8/5-6) daha önce yüklediği, kendilerinin on katı düşmanla savaşma yükümlülüğünü (Enfal 7/65) iki katına indirdi (Enfal 8/66); ama Mekke ordusu onların iki katından fazlaydı. Onları nebimize rüyasında (Enfal 8/43), müminlere de savaş meydanında sayıca az (Enfal 8/44) yani kendilerinin iki katı kadar gösterdi (Al-i İmran 3/13). Müşriklere de müminleri az gösterdi ki savaştan kaçmasınlar (Enfal 8/44). Allah Teala müminlere ayrıca bin melekle moral desteği verdi (Enfal 8/9-14). Bütün bunlara rağmen müminler savaşa cesaret edemedikleri için melek sayısını üç bine çıkardı (Al-i İmran 3/123-127).
    2. metne dön, dipnot 2
      Bedir'de gösterilen güvensizlik ve disiplinsizlik hali.
    3. metne dön, dipnot 3

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 19. ayet

İtaat; "size hayat verecek şeye" çağrı; furkan 20–29

  1. Enfâl suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 20. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَطِيعُوا۟ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ وَلَا تَوَلَّوْا۟ عَنْهُ وَأَنتُمْ تَسْمَعُونَ

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenû eṭî`ü-llâhe verasûlehû velâ tevellev `anhü veentüm tesme`ûn.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 20. ayet

  2. Enfâl suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 21. ayet. وَلَا تَكُونُوا۟ كَٱلَّذِينَ قَالُوا۟ سَمِعْنَا وَهُمْ لَا يَسْمَعُونَ

    velâ tekûnû kelleẕîne ḳâlû semi`nâ vehüm lâ yesme`ûn.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 21. ayet

  3. Enfâl suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 22. ayet. إِنَّ شَرَّ ٱلدَّوَآبِّ عِندَ ٱللَّهِ ٱلصُّمُّ ٱلْبُكْمُ ٱلَّذِينَ لَا يَعْقِلُونَ

    inne şerra-ddevâbbi `inde-llâhi-ṣṣummü-lbükmü-lleẕîne lâ ya`ḳilûn.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 22. ayet

  4. Enfâl suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 23. ayet. وَلَوْ عَلِمَ ٱللَّهُ فِيهِمْ خَيْرًا لَّأَسْمَعَهُمْ وَلَوْ أَسْمَعَهُمْ لَتَوَلَّوا۟ وَّهُم مُّعْرِضُونَ

    velev `alime-llâhü fîhim ḫayral leesme`ahüm. velev esme`ahüm letevellev vehüm mü`riḍûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah, onlarda bir hayır olduğunu bilse elbette dinlemelerini sağlardı. Dinlemelerini sağlasaydı bile yine de yüz çevirerek sırtlarını dönerlerdi dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah, kişinin içinde ne olduğunu bildiği için onların yola gelmeme konusundaki kararlılıklarını da bilir.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 23. ayet

  5. Enfâl suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 24. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱسْتَجِيبُوا۟ لِلَّهِ وَلِلرَّسُولِ إِذَا دَعَاكُمْ لِمَا يُحْيِيكُمْ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ يَحُولُ بَيْنَ ٱلْمَرْءِ وَقَلْبِهِۦ وَأَنَّهُۥٓ إِلَيْهِ تُحْشَرُونَ

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenü-stecîbû lillâhi velirrasûli iẕâ de`âküm limâ yuḥyîküm. va`lemû enne-llâhe yeḥûlü beyne-lmer'i veḳalbihî veennehû ileyhi tuḥşerûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Ey inanıp güvenenler! Allah ve resulü sizi, size hayat verecek bir şeye çağırdığı zaman çağrısına uyun. Allah'ın, kişi ile kalbi arasına girdiğini dipnot 1 ve onun huzurunda toplanacağınızı bilin.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah her kişiye, davranışlarının iyi mi kötü mü olduğunu ilham eder (Şems 91/8-10).

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 24. ayet

  6. Enfâl suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 25. ayet. وَٱتَّقُوا۟ فِتْنَةً لَّا تُصِيبَنَّ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مِنكُمْ خَآصَّةً وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلْعِقَابِ

    vetteḳû fitnetel lâ tüṣîbenne-lleẕîne żalemû minküm ḫâṣṣah. va`lemû enne-llâhe şedîdü-l`iḳâb.

    Süleymaniye Vakfı

    İçinizden sadece yanlış yapanlara dokunmakla kalmayacak dipnot 1 (size de dokunacak) bir imtihan dipnot 2 konusunda yanlış yapmaktan sakının. Bilin ki Allah'ın cezalandırması çetindir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Çevrenizde olan yanlışlara duyarsız kalmayın, bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın diye düşünmeyin. Çatışma ve bozulma ortamı bir kere oluşmaya başladığı zaman sadece suçlulara değil herkese zarar verir.
    2. metne dön, dipnot 2
      "Fitne", altını içindeki yabancı maddelerden ayırmak için ateşe sokmaktır (Müfredat). Kur'an'da bu kelime imtihan (A'raf 7/155), aldatma (A'raf 7/27), cehennem azabı (Zariyat 51/10-14) ve savaş (Bakara 2/216) anlamlarında kullanılmıştır.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 25. ayet

  7. Enfâl suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 26. ayet. وَٱذْكُرُوٓا۟ إِذْ أَنتُمْ قَلِيلٌ مُّسْتَضْعَفُونَ فِى ٱلْأَرْضِ تَخَافُونَ أَن يَتَخَطَّفَكُمُ ٱلنَّاسُ فَـَٔاوَىٰكُمْ وَأَيَّدَكُم بِنَصْرِهِۦ وَرَزَقَكُم مِّنَ ٱلطَّيِّبَٰتِ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

    veẕkürû iẕ entüm ḳalîlüm müstaḍ`afûne fi-l'arḍi teḫâfûne ey yeteḫaṭṭafekümü-nnâsü feâvâküm veeyyedeküm binaṣrihî verazeḳaküm mine-ṭṭayyibâti le`alleküm teşkürûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Hatırlayın! Hani bir zamanlar yaşadığınız yerde siz, ezilen bir azınlıktınız; insanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz. Allah, size yer yurt verdi, yardımı ile sizi destekledi ve temiz rızıklarla rızıklandırdı ki görevlerinizi yerine getiresiniz.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 26. ayet

  8. Enfâl suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 27. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَخُونُوا۟ ٱللَّهَ وَٱلرَّسُولَ وَتَخُونُوٓا۟ أَمَٰنَٰتِكُمْ وَأَنتُمْ تَعْلَمُونَ

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenû lâ teḫûnü-llâhe verrasûle veteḫûnû emânâtiküm veentüm ta`lemûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Ey inanıp güvenenler! Allah'a ve resulüne /elçisinin getirdiğine dipnot 1 hainlik etmeyin. Size emanet edilenlere de bile bile hainlik etmeyin.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Resul için bkz. Enfal 8/1. ayetin dipnotu.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 27. ayet

  9. Enfâl suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 28. ayet. وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّمَآ أَمْوَٰلُكُمْ وَأَوْلَٰدُكُمْ فِتْنَةٌ وَأَنَّ ٱللَّهَ عِندَهُۥٓ أَجْرٌ عَظِيمٌ

    va`lemû ennemâ emvâlüküm veevlâdüküm fitnetüv veenne-llâhe `indehû ecrun `ażîm.

    Süleymaniye Vakfı

    Mallarınızın ve çocuklarınızın birer imtihan dipnot 1 sebebi olduğunu, Allah katında da büyük bir ödülün bulunduğunu bilin.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Fitne için bkz. Enfal 8/25. ayetin dipnotu

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 28. ayet

  10. Enfâl suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 29. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِن تَتَّقُوا۟ ٱللَّهَ يَجْعَل لَّكُمْ فُرْقَانًا وَيُكَفِّرْ عَنكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْ وَٱللَّهُ ذُو ٱلْفَضْلِ ٱلْعَظِيمِ

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenû in tetteḳu-llâhe yec`al leküm fürḳânev veyükeffir `anküm seyyiâtiküm veyagfir leküm. vellâhü ẕü-lfaḍli-l`ażîm.

    Süleymaniye Vakfı

    Ey inanıp güvenenler! Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakınırsanız O, sizde doğruyu yanlıştan ayırma yeteneği oluşturur, kötü işlerinizi örter ve sizi bağışlar. Allah büyük ikram sahibidir.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 29. ayet

Mekkelilerin tuzağı ve Mescid-i Harâm 30–40

  1. Enfâl suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 30. ayet. وَإِذْ يَمْكُرُ بِكَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِيُثْبِتُوكَ أَوْ يَقْتُلُوكَ أَوْ يُخْرِجُوكَ وَيَمْكُرُونَ وَيَمْكُرُ ٱللَّهُ وَٱللَّهُ خَيْرُ ٱلْمَٰكِرِينَ

    veiẕ yemküru bike-lleẕîne keferû liyüŝbitûke ev yaḳtülûke ev yuḫricûk. veyemkürûne veyemküru-llâh. vellâhü ḫayru-lmâkirîn.

    Süleymaniye Vakfı

    O kafirler, bir zamanlar seni tutuklamak, öldürmek ya da sürgün etmek için plan kuruyorlardı. Allah da plan kuruyordu. En iyi plan kuran Allah'tır.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 30. ayet

  2. Enfâl suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 31. ayet. وَإِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُنَا قَالُوا۟ قَدْ سَمِعْنَا لَوْ نَشَآءُ لَقُلْنَا مِثْلَ هَٰذَآ إِنْ هَٰذَآ إِلَّآ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ

    veiẕâ tütlâ `aleyhim âyâtünâ ḳâlû ḳad semi`nâ lev neşâü leḳulnâ miŝle hâẕâ in hâẕâ illâ esâṭîru-l'evvelîn.

    Süleymaniye Vakfı

    Onlara ayetlerimiz okununca "Tamam dinledik, istesek bunun benzerini biz de söyleriz. Bu, öncekilerin yazılarından dipnot 1 başka bir şey değildir." dediler.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette geçen esatir (أَسَاطِيرُ) kelimesi, "bir şeye hiza vermek, saf tutturmak" anlamına gelen satr (سطر) kökünden türemiş olan usture (اسطورة) kelimesinin çoğuludur (Müfredat). Satara (سَطَرَ) fiilinin "yazı yazmak" anlamına gelmesi, harflerin hizaya sokulması, anlamlı bir şekilde sıralanması sebebiyledir. Dokuz yerde geçen esatiru'l-evvelin (أَسَاطِيرُ الْأَوَّلِينَ) ifadesi, Kur'an'da anlatılanların yeni olmadığını, önceki ilahi kitaplarda, diğer kitaplarda, yazıtlarda ya da anlatılarda zaten var olduğunu belirtmek için ayetleri görmezden gelenler tarafından kullanılan alaycı bir ifadedir. Bunu söyleyerek Kur'an'ın önceki ilahi kitapları tasdik etmesini de istismar etmişlerdir (En'am 6/25, Nahl 16/24, Mü'minun 23/83, Furkan 25/5, Neml 27/68, Ahkaf 46/17, Kalem 68/15, Mutaffifin 83/13).

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 31. ayet

  3. Enfâl suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 32. ayet. وَإِذْ قَالُوا۟ ٱللَّهُمَّ إِن كَانَ هَٰذَا هُوَ ٱلْحَقَّ مِنْ عِندِكَ فَأَمْطِرْ عَلَيْنَا حِجَارَةً مِّنَ ٱلسَّمَآءِ أَوِ ٱئْتِنَا بِعَذَابٍ أَلِيمٍ

    veiẕ ḳâlü-llâhümme in kâne hâẕâ hüve-lḥaḳḳa min `indike feemṭir `aleynâ ḥicâratem mine-ssemâi evi-'tinâ bi`aẕâbin elîm.

    Süleymaniye Vakfı

    Bir keresinde de şöyle demişlerdi: "Allahım! Eğer bu Kur'an senin katından bir gerçekse gökten üstümüze taş yağdır ya da bizi acıklı bir azaba çarptır."

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 32. ayet

  4. Enfâl suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 33. ayet. وَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيُعَذِّبَهُمْ وَأَنتَ فِيهِمْ وَمَا كَانَ ٱللَّهُ مُعَذِّبَهُمْ وَهُمْ يَسْتَغْفِرُونَ

    vemâ kâne-llâhü liyü`aẕẕibehüm veente fîhim. vemâ kâne-llâhü mü`aẕẕibehüm vehüm yestagfirûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Halbuki sen aralarında iken Allah onlara azap edecek değildi. Onlar bağışlanma dilediklerinde de azap edecek değildir.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 33. ayet

  5. Enfâl suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 34. ayet. وَمَا لَهُمْ أَلَّا يُعَذِّبَهُمُ ٱللَّهُ وَهُمْ يَصُدُّونَ عَنِ ٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ وَمَا كَانُوٓا۟ أَوْلِيَآءَهُۥٓ إِنْ أَوْلِيَآؤُهُۥٓ إِلَّا ٱلْمُتَّقُونَ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

    vemâ lehüm ellâ yü`aẕẕibehümü-llâhü vehüm yeṣuddûne `ani-lmescidi-lḥarâmi vemâ kânû evliyâh. in evliyâühû ille-lmütteḳûne velâkinne ekŝerahüm lâ ya`lemûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Onlar sizi Mescid-i Haram'dan engelleyip dururlarken, ne ayrıcalıkları var ki Allah onlara azap etmesin? Üstelik orayı yönetmeye layık da değiller. Orayı yönetmeye layık olanlar Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakınanlardan başkası olamaz. Ama onların çoğu bunu bilmezler.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 34. ayet

  6. Enfâl suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 35. ayet. وَمَا كَانَ صَلَاتُهُمْ عِندَ ٱلْبَيْتِ إِلَّا مُكَآءً وَتَصْدِيَةً فَذُوقُوا۟ ٱلْعَذَابَ بِمَا كُنتُمْ تَكْفُرُونَ

    vemâ kâne ṣalâtühüm `inde-lbeyti illâ mükâev vetaṣdiyeh. feẕûḳu-l`aẕâbe bimâ küntüm tekfürûn.

    Süleymaniye Vakfı

    O Beyt'in /Kabe'nin yanında yapıp durdukları ibadet, ıslık çalmak ve el çırpmaktan ibarettir. Kafirlik etmenize karşılık dipnot 1 tadın bakalım bu azabı.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ın düzenlediği ve emrettiği ibadet şekillerini görmezlikten gelerek, kendi kurgularınıza göre ibadet şekilleri uydurmanıza karşılık. Bu kişilerin yaptıkları işin kafirlik olarak isimlendirilmesi, Kabe'de yapılacak ibadetin nasıl olması gerektiğini iyi bilmelerine rağmen, kendi kafalarına göre ibadet şekli uydurduklarını gösterir.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 35. ayet

  7. Enfâl suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 36. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ يُنفِقُونَ أَمْوَٰلَهُمْ لِيَصُدُّوا۟ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ فَسَيُنفِقُونَهَا ثُمَّ تَكُونُ عَلَيْهِمْ حَسْرَةً ثُمَّ يُغْلَبُونَ وَٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِلَىٰ جَهَنَّمَ يُحْشَرُونَ

    inne-lleẕîne keferû yünfiḳûne emvâlehüm liyeṣuddû `an sebîli-llâh. feseyünfiḳûnehâ ŝümme tekûnü `aleyhim ḥasraten ŝümme yuglebûn. velleẕîne keferû ilâ cehenneme yuḥşerûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Kafirlik edenler, mallarını Allah'ın yolundan engellemek için harcıyorlar ve harcamaya da devam edeceklerdir. Yaptıkları harcamalar, daha sonra içlerinde bir yürek acısına dönüşecek ve sonunda mağlup olacaklardır. Kafirlik edenler, cehenneme toplanacaklardır.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 36. ayet

  8. Enfâl suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 37. ayet. لِيَمِيزَ ٱللَّهُ ٱلْخَبِيثَ مِنَ ٱلطَّيِّبِ وَيَجْعَلَ ٱلْخَبِيثَ بَعْضَهُۥ عَلَىٰ بَعْضٍ فَيَرْكُمَهُۥ جَمِيعًا فَيَجْعَلَهُۥ فِى جَهَنَّمَ أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْخَٰسِرُونَ

    liyemîze-llâhü-lḫabîŝe mine-ṭṭayyibi veyec`ale-lḫabîŝe ba`ḍahû `alâ ba`ḍin feyerkümehû cemî`an feyec`alehû fî cehennem. ülâike hümü-lḫâsirûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah bunu, kötüleri iyilerden ayırmak, kötüleri tıkış tıkış bir araya getirip yığmak ve hepsini cehenneme atmak için yapar. Kaybedecek olanlar işte onlardır.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 37. ayet

  9. Enfâl suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 38. ayet. قُل لِّلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِن يَنتَهُوا۟ يُغْفَرْ لَهُم مَّا قَدْ سَلَفَ وَإِن يَعُودُوا۟ فَقَدْ مَضَتْ سُنَّتُ ٱلْأَوَّلِينَ

    ḳul lilleẕîne keferû iy yentehû yugfer lehüm mâ ḳad selef. veiy ye`ûdû feḳad meḍat sünnetü-l'evvelîn.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 38. ayet

  10. Enfâl suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 39. ayet. وَقَٰتِلُوهُمْ حَتَّىٰ لَا تَكُونَ فِتْنَةٌ وَيَكُونَ ٱلدِّينُ كُلُّهُۥ لِلَّهِ فَإِنِ ٱنتَهَوْا۟ فَإِنَّ ٱللَّهَ بِمَا يَعْمَلُونَ بَصِيرٌ

    veḳâtilûhüm ḥattâ lâ tekûne fitnetüv veyekûne-ddînü küllühû lillâh. feini-ntehev feinne-llâhe bimâ ya`melûne beṣîr.

    Süleymaniye Vakfı

    Sizinle savaşanlarla savaşın ki fitne (savaş ateşi) dipnot 1 yok olsun ve Allah'ın koyduğu düzen dipnot 2 tümüyle hakim olsun. Savaşmayı bırakırlarsa, şüphesiz Allah onların yapmakta olduklarını daima görür.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Fitne için bkz. Enfal 8/25. ayetin dipnotu.
    2. metne dön, dipnot 2
      Dinde zorlama olamayacağı için (Bakara 2/256) ayette söylenen şey, herkesin Müslüman olması değil (Yunus 10/99), Allah'ın düzeninin hakim olmasıdır (Fetih 48/28). O da herkesin hürriyet içinde yaşayacağı bir ortamdır (Kehf 18/29).

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 39. ayet

  11. Enfâl suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 40. ayet. وَإِن تَوَلَّوْا۟ فَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ مَوْلَىٰكُمْ نِعْمَ ٱلْمَوْلَىٰ وَنِعْمَ ٱلنَّصِيرُ

    vein tevellev fa`lemû enne-llâhe mevlâküm. ni`me-lmevlâ veni`me-nneṣîr.

    Süleymaniye Vakfı

    Savaşa dönerlerse bilin ki Allah sizin en yakınınızdır. O sizin en yakınınızdır. O ne güzel yakın ve ne güzel yardımcıdır!

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 40. ayet

Ganimetin taksimi ve Bedir günü 41–44

  1. Buradan itibaren cüz 10

    Enfâl suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 41. ayet. وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّمَا غَنِمْتُم مِّن شَىْءٍ فَأَنَّ لِلَّهِ خُمُسَهُۥ وَلِلرَّسُولِ وَلِذِى ٱلْقُرْبَىٰ وَٱلْيَتَٰمَىٰ وَٱلْمَسَٰكِينِ وَٱبْنِ ٱلسَّبِيلِ إِن كُنتُمْ ءَامَنتُم بِٱللَّهِ وَمَآ أَنزَلْنَا عَلَىٰ عَبْدِنَا يَوْمَ ٱلْفُرْقَانِ يَوْمَ ٱلْتَقَى ٱلْجَمْعَانِ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

    va`lemû ennemâ ganimtüm min şey'in feenne lillâhi ḫumüsehû velirrasûli veliẕi-lḳurbâ velyetâmâ velmesâkîni vebni-ssebîli in küntüm âmentüm billâhi vemâ enzelnâ `alâ `abdinâ yevme-lfürḳâni yevme-lteḳe-lcem`ân. vellâhü `alâ külli şey'in ḳadîr.

    Süleymaniye Vakfı

    Eğer Allah'a ve furkan gününde (doğru ile yanlışın ayrıldığı gün dipnot 1 ), o iki ordunun çarpıştığı gün, kulumuza indirdiğimize inanıyorsanız bilin ki aldığınız her ganimetin beşte biri Allah'ın, elçisinin, elçinin en yakınlarının, yetimlerin, çaresizlerin ve yolcularındır (beşte dördü de askerindir). Allah, her şeye bir ölçü koyar.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Furkan, doğru ile yanlışı ayırmaktır. Allah'ın kitapları hak ile batılı ayırdığı için her biri birer furkan'dır. Kadir gecesi her bir meleğe ayrı ayrı görev verildiği için o günün tamamı furkan günüdür (Duhan 44/4). Bedir savaşı da o gün yapılmış, Kur'an o günün gecesinde indirilmeye başlanmıştır (Bakara 2/185).

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 41. ayet

  2. Enfâl suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 42. ayet. إِذْ أَنتُم بِٱلْعُدْوَةِ ٱلدُّنْيَا وَهُم بِٱلْعُدْوَةِ ٱلْقُصْوَىٰ وَٱلرَّكْبُ أَسْفَلَ مِنكُمْ وَلَوْ تَوَاعَدتُّمْ لَٱخْتَلَفْتُمْ فِى ٱلْمِيعَٰدِ وَلَٰكِن لِّيَقْضِىَ ٱللَّهُ أَمْرًا كَانَ مَفْعُولًا لِّيَهْلِكَ مَنْ هَلَكَ عَنۢ بَيِّنَةٍ وَيَحْيَىٰ مَنْ حَىَّ عَنۢ بَيِّنَةٍ وَإِنَّ ٱللَّهَ لَسَمِيعٌ عَلِيمٌ

    iẕ entüm bil`udveti-ddünyâ vehüm bil`udveti-lḳuṣvâ verrakbü esfele minküm. velev tevâ`attüm laḫteleftüm fi-lmî`âdi velâkil liyaḳdiye-llâhü emran kâne mef`ûlel liyehlike men heleke `am beyyinetiv veyaḥyâ men ḥayye `am beyyineh. veinne-llâhe lesemî`un `alîm.

    Süleymaniye Vakfı

    Siz vadinin (Medine'ye) en yakın yamacında, onlar vadinin en uzak yamacında, kervan ise sizin alt tarafınızdaydı. Sözleşseydiniz böyle denk getiremezdiniz. Ama Allah, kararlaştırılan bir işi dipnot 1 gerçekleştirsin; ölen gerçeği görerek ölsün, yaşayan da gerçeği görerek yaşasın dipnot 2 diye böyle yaptı. Elbette daima dinleyen ve bilen Allah'tır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Önceden vadedilenin doğru olduğunu iki taraf da görsün.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 42. ayet

  3. Enfâl suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 43. ayet. إِذْ يُرِيكَهُمُ ٱللَّهُ فِى مَنَامِكَ قَلِيلًا وَلَوْ أَرَىٰكَهُمْ كَثِيرًا لَّفَشِلْتُمْ وَلَتَنَٰزَعْتُمْ فِى ٱلْأَمْرِ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ سَلَّمَ إِنَّهُۥ عَلِيمٌۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ

    iẕ yürîkehümü-llâhü fî menâmike ḳalîlâ. velev erâkehüm keŝîral lefeşiltüm veletenâza`tüm fi-l'emri velâkinne-llâhe sellem. innehû `alîmüm biẕâti-ṣṣudûr.

    Süleymaniye Vakfı

    (Ey Muhammed!) Allah onları rüyanda sana az gösterdi. Eğer çok gösterseydi kesinlikle dağılır ve savaşma konusunda kesinlikle anlaşmazlığa düşerdiniz Ama Allah, sizi bu hale düşmekten kurtardı. Çünkü O, içinizde olanları bilir.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 43. ayet

  4. Enfâl suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 44. ayet. وَإِذْ يُرِيكُمُوهُمْ إِذِ ٱلْتَقَيْتُمْ فِىٓ أَعْيُنِكُمْ قَلِيلًا وَيُقَلِّلُكُمْ فِىٓ أَعْيُنِهِمْ لِيَقْضِىَ ٱللَّهُ أَمْرًا كَانَ مَفْعُولًا وَإِلَى ٱللَّهِ تُرْجَعُ ٱلْأُمُورُ

    veiẕ yürîkümûhüm iẕi-tteḳaytüm fî a`yüniküm ḳalîlev veyüḳallilüküm fî a`yünihim liyaḳdiye-llâhü emran kâne mef`ûlâ. veile-llâhi türce`u-l'ümûr.

    Süleymaniye Vakfı

    Onlarla (Mekke ordusuyla) karşılaştığınızda da Allah, sizin gözünüzde onları az göstermiş, onların gözünde de sizi az göstermişti dipnot 1 . Allah, kararlaştırılan bir işi gerçekleştirsin diye böyle yapmıştı. Bütün işler Allah'a arz edilir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 44. ayet

Savaşta sebat ve çekişmemek 45–48

  1. Enfâl suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 45. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِذَا لَقِيتُمْ فِئَةً فَٱثْبُتُوا۟ وَٱذْكُرُوا۟ ٱللَّهَ كَثِيرًا لَّعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenû iẕâ leḳîtüm fieten feŝbütû veẕkürü-llâhe keŝîral le`alleküm tüfliḥûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Ey inanıp güvenenler, bir birlikle karşı karşıya gelince sıkı durun ve Allah'ı (onun sözlerini) hep aklınızda tutun dipnot 1 ki hedefinize ulaşasınız.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Zikir, bağlantılarıyla birlikte düşünülüp öğrenilen doğru bilgi, o bilgiyi kullanıma hazır tutmak, akla veya dile getirmektir (Müfredat ذكر md.). Doğru bilginin kaynağı Allah'ın ayetleridir. Bunlar, yaratılan ayetler ve indirilen ayetler olmak üzere iki türlüdür. Her birinden elde edilen doğru bilgi zikirdir (Enbiya 21/24,En'am 6/80). İnsanı, sadece bu bilgi tatmin eder (Ra'd 13/28). Allah'ı zikretmek; onu, kitabını ve yarattığı ayetleri dikkate almak, akıldan çıkarmamak ve onların üzerine düşünmektir. İnsan bunlardan bildiği kadarıyla sorumludur (Bakara 2/209).

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 45. ayet

  2. Enfâl suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 46. ayet. وَأَطِيعُوا۟ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ وَلَا تَنَٰزَعُوا۟ فَتَفْشَلُوا۟ وَتَذْهَبَ رِيحُكُمْ وَٱصْبِرُوٓا۟ إِنَّ ٱللَّهَ مَعَ ٱلصَّٰبِرِينَ

    veeṭî`ü-llâhe verasûlehû velâ tenâza`û fetefşelû veteẕhebe rîḥuküm vaṣbirû. inne-llâhe me`a-ṣṣâbirîn.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah'a ve resulüne /elçisinin getirdiğine dipnot 1 gönülden boyun eğin. Birbirinizle çekişmeyin yoksa dağılırsınız ve gücünüz gider. Siz sabırlı olun /duruşunuzu bozmayın. Allah sabredenlerle beraberdir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. Enfal 8/1. ayetin dipnotu, Asr 103/3

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 46. ayet

  3. Enfâl suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 47. ayet. وَلَا تَكُونُوا۟ كَٱلَّذِينَ خَرَجُوا۟ مِن دِيَٰرِهِم بَطَرًا وَرِئَآءَ ٱلنَّاسِ وَيَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱللَّهُ بِمَا يَعْمَلُونَ مُحِيطٌ

    velâ tekûnû kelleẕîne ḫaracû min diyârihim beṭarav veriâe-nnâsi veyeṣuddûne `an sebîli-llâh. vellâhü bimâ ya`melûne müḥîṭ.

    Süleymaniye Vakfı

    Çalım satmak ve insanlara gösteriş yapmak için yurtlarından çıkan dipnot 1 ve Allah'ın yolundan engelleyenler gibi olmayın. Allah, onların yapmakta olduklarını çepeçevre kuşatır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Müslümanlara karşı zafer elde edeceklerine emin bir şekilde Mekke'den çıkış yapan ordunun tavrı. Önceki ayette "savaşa çıkarken korku ve telaşa kapılmayın", bu ayette ise "kesin üstün geleceğinizi düşünerek abartılı ve aşırı özgüvenli davranmayın" buyrulmuştur. Her iki ayet birlikte değerlendirildiğinde böyle bir tavır, ancak erdemli bir milletin (ümmetin) ulaşabileceği bir seviyedir ki gerektiğinde korkusuzca kendini savunacak sabır ve cesareti gösterebilen, üstün konumda olduğu takdirde ise zulüm ve aşırılıklara kapılmayacak bir millete tüm insanlar saygı duyar.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 47. ayet

  4. Enfâl suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 48. ayet. وَإِذْ زَيَّنَ لَهُمُ ٱلشَّيْطَٰنُ أَعْمَٰلَهُمْ وَقَالَ لَا غَالِبَ لَكُمُ ٱلْيَوْمَ مِنَ ٱلنَّاسِ وَإِنِّى جَارٌ لَّكُمْ فَلَمَّا تَرَآءَتِ ٱلْفِئَتَانِ نَكَصَ عَلَىٰ عَقِبَيْهِ وَقَالَ إِنِّى بَرِىٓءٌ مِّنكُمْ إِنِّىٓ أَرَىٰ مَا لَا تَرَوْنَ إِنِّىٓ أَخَافُ ٱللَّهَ وَٱللَّهُ شَدِيدُ ٱلْعِقَابِ

    veiẕ zeyyene lehümü-şşeyṭânü a`mâlehüm veḳâle lâ gâlibe lekümü-lyevme mine-nnâsi veinnî cârul leküm. felemmâ terâeti-lfietâni nekeṣa `alâ `aḳibeyhi veḳâle innî berîüm minküm innî erâ mâ lâ teravne innî eḫâfü-llâh. vellâhü şedîdü-l`iḳâb.

    Süleymaniye Vakfı

    Şeytan, yaptıklarını güzel göstermiş ve şöyle demişti: "Bugün insanlardan sizi yenebilecek biri yoktur; ben sizin yanınızdayım." İki birlik (karşı karşıya gelip) birbirini görünce de geri çekildi ve şöyle dedi: "Ben sizden uzağım. Ben sizin göremediğinizi (melekleri) görüyorum. Ben Allah'tan korkarım dipnot 1 . Allah'ın cezalandırması çetindir."

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 48. ayet

Münafıklar, Firavun ailesinin durumu ve ahdi bozanlar 49–58

  1. Enfâl suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 49. ayet. إِذْ يَقُولُ ٱلْمُنَٰفِقُونَ وَٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ غَرَّ هَٰٓؤُلَآءِ دِينُهُمْ وَمَن يَتَوَكَّلْ عَلَى ٱللَّهِ فَإِنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

    iẕ yeḳûlü-lmünâfiḳûne velleẕîne fî ḳulûbihim meraḍun garra hâülâi dînühüm. vemey yetevekkel `ale-llâhi feinne-llâhe `azîzün ḥakîm.

    Süleymaniye Vakfı

    Hani (Mekke ordusuna katılan) münafıklar dipnot 1 ile kalplerinde hastalık olanlar dipnot 2 da "Bunları dinleri aldatmış!" diyorlardı. Halbuki kim Allah'a güvenip dayanırsa (bilsin ki) Allah daima üstün ve bütün kararları doğru olandır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bunlar, Mekke'den gelen ordunun içinde yer alan münafıklardır. Müslümanları öldürmek için fırsat kollayan bu münafıklara karşı gösterilmesi gereken davranışlar Nisa 4/88-91. ayetlerde açıklanmıştır. Bkz. Taberi, Enfal 49. ayetin tefsiri.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bunlar Mekkeli kafirlerdir. Her kafir müşrik olduğu (Al-i İmran 3/151) için Mekkeli müşrikler de denebilir. Bunların kalplerinde kafirliklerinden dolayı bir hastalık vardır. Münafık, müslüman gözüken kafir olduğu için onlarda bir yalancılık hastalığı oluşur (Bakara 2/10). Bunlar kafirlik ve yalancılıklarının cezasını, asıl ahirette çekeceklerdir (Tevbe 9/101).

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 49. ayet

  2. Enfâl suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 50. ayet. وَلَوْ تَرَىٰٓ إِذْ يَتَوَفَّى ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ يَضْرِبُونَ وُجُوهَهُمْ وَأَدْبَٰرَهُمْ وَذُوقُوا۟ عَذَابَ ٱلْحَرِيقِ

    velev terâ iẕ yeteveffe-lleẕîne keferü-lmelâiketü yaḍribûne vucûhehüm veedbârahüm. veẕûḳû `aẕâbe-lḥarîḳ.

    Süleymaniye Vakfı

    Melekler, yüzlerine ve sırtlarına vura vura vefat dipnot 1 ettirirken o kafirleri bir görsen! Onlara: "Yangın azabını tadın bakalım!" derler dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Zümer 39/42'ye göre insan, biri beden diğeri ruh olmak üzere iki nefisten oluşur. Ruhun çoğunlukla can ile aynı şey olduğu zannedilir. Oysa ana rahminde canlılık döllenmeyle başlarken, ruhun üflenmesi bütün organların tamamlanmasından sonra olur. Ruh bedenle birleştiğinde insan, dinleyen, basiret ve gönül sahibi olan bir canlı türü haline gelir (Mü'minun 23/12-14, Secde 32/7-9). Beden bir bilgisayarın donanımına; can, donanıma güç veren elektriğe benzer. Ruh ise bilgisayarın işletim sistemi gibidir. İşletim sistemi nasıl bütün bilgileri koruyorsa ruh da öyledir. Ruhun bedenden çekilip alınmasına "vefat ettirme" denir. Allah insanı iki şekilde vefat ettirir: biri uyuyunca, diğeri de ölünce olur. Allah, hem uyuyan hem de ölen bedenin ruhunu tutar. Ruh ve canın farklı şeyler olduğu, uyuyan insanın canlılığını korumasından da anlaşılır. Uyuyan insanın ruhu, uyandığında; ölen kişinin ruhu ise ahirette bedenler yeniden diriltildiğinde geri döner (Mü'minun 23/100, Tekvir 81/7).
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 50. ayet

  3. Enfâl suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 51. ayet. ذَٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ أَيْدِيكُمْ وَأَنَّ ٱللَّهَ لَيْسَ بِظَلَّٰمٍ لِّلْعَبِيدِ

    ẕâlike bimâ ḳaddemet eydîküm veenne-llâhe leyse biżallâmil lil`abîd.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 51. ayet

  4. Enfâl suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 52. ayet. كَدَأْبِ ءَالِ فِرْعَوْنَ وَٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ فَأَخَذَهُمُ ٱللَّهُ بِذُنُوبِهِمْ إِنَّ ٱللَّهَ قَوِىٌّ شَدِيدُ ٱلْعِقَابِ

    kede'bi âli fir`avne velleẕîne min ḳablihim. keferû biâyâti-llâhi feeḫaẕehümü-llâhü biẕünûbihim. inne-llâhe ḳaviyyün şedîdü-l`iḳâb.

    Süleymaniye Vakfı

    Bunların hali, tıpkı Firavun hanedanının ve onlardan öncekilerin hali gibidir. Allah'ın ayetlerini görmezlikte direndiler, Allah da onları günahları sebebiyle yakaladı dipnot 1 . Allah güçlüdür, cezalandırması çetindir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 52. ayet

  5. Enfâl suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 53. ayet. ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱللَّهَ لَمْ يَكُ مُغَيِّرًا نِّعْمَةً أَنْعَمَهَا عَلَىٰ قَوْمٍ حَتَّىٰ يُغَيِّرُوا۟ مَا بِأَنفُسِهِمْ وَأَنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌ عَلِيمٌ

    ẕâlike bienne-llâhe lem yekü mügayyiran ni`meten en`amehâ `alâ ḳavmin ḥattâ yügayyirû mâ bienfüsihim veenne-llâhe semî`un `alîm.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 53. ayet

  6. Enfâl suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 54. ayet. كَدَأْبِ ءَالِ فِرْعَوْنَ وَٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِمْ فَأَهْلَكْنَٰهُم بِذُنُوبِهِمْ وَأَغْرَقْنَآ ءَالَ فِرْعَوْنَ وَكُلٌّ كَانُوا۟ ظَٰلِمِينَ

    kede'bi âli fir`avne velleẕîne min ḳablihim. keẕẕebû biâyâti rabbihim. feehleknâhüm biẕünûbihim veagraḳnâ âle fir`avn. veküllün kânû żâlimîn.

    Süleymaniye Vakfı

    Evet! Bunların hali tıpkı Firavun hanedanının ve onlardan öncekilerin hali gibidir. Onlar, Rablerinin ayetleri karşısında yalana sarıldılar. Rableri de onları günahları sebebiyle yok etti. Firavun hanedanını da suda boğdu dipnot 1 . Hepsi de yanlış yoldaydı.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İltifat, bkz Enfal 8/2. ayetin dipnotu.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 54. ayet

  7. Enfâl suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 55. ayet. إِنَّ شَرَّ ٱلدَّوَآبِّ عِندَ ٱللَّهِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ

    inne şerra-ddevâbbi `inde-llâhi-lleẕîne keferû fehüm lâ yü'minûn.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 55. ayet

  8. Enfâl suresi, 56. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 56. ayet. ٱلَّذِينَ عَٰهَدتَّ مِنْهُمْ ثُمَّ يَنقُضُونَ عَهْدَهُمْ فِى كُلِّ مَرَّةٍ وَهُمْ لَا يَتَّقُونَ

    elleẕîne `âhette minhüm ŝümme yenḳuḍûne `ahdehüm fî külli merrativ vehüm lâ yetteḳûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Onlar, kendileriyle antlaşma yaptığın ve antlaşmalarını her seferinde bozan kimselerdir. Onlar yanlış yapmaktan sakınmazlar.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 56. ayet

  9. Enfâl suresi, 57. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 57. ayet. فَإِمَّا تَثْقَفَنَّهُمْ فِى ٱلْحَرْبِ فَشَرِّدْ بِهِم مَّنْ خَلْفَهُمْ لَعَلَّهُمْ يَذَّكَّرُونَ

    feimmâ teŝḳafennehüm fi-lḥarbi feşerrid bihim men ḫalfehüm le`allehüm yeẕẕekkerûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Savaşta yakalarsan onları öyle bir dağıt ki arkalarındakiler de dağılsınlar. Belki akıllarını başlarına alırlar.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 57. ayet

  10. Enfâl suresi, 58. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 58. ayet. وَإِمَّا تَخَافَنَّ مِن قَوْمٍ خِيَانَةً فَٱنۢبِذْ إِلَيْهِمْ عَلَىٰ سَوَآءٍ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُحِبُّ ٱلْخَآئِنِينَ

    veimmâ teḫâfenne min ḳavmin ḫiyâneten fembiẕ ileyhim `alâ sevâ'. inne-llâhe lâ yüḥibbü-lḫâinîn.

    Süleymaniye Vakfı

    Bir topluluğun hainlik yapacağından, bilgiye dayalı olarak korkarsan dipnot 1 sen de aynı şekilde onlarla ilişkiyi kes. Allah hainleri sevmez.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayet metninde geçen havf (خوف) kelimesi, kesin veya kesine yakın bir bilgiye dayalı olan korkudur (Müfredat). Ayet, "Allah hainleri sevmez" şeklinde bittiği için buradaki korkunun, sağlam bir gerekçeye dayalı olması gerekir.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 58. ayet

Kuvvet hazırlamak, barışa yanaşmak ve sabır 59–66

  1. Enfâl suresi, 59. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 59. ayet. وَلَا يَحْسَبَنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ سَبَقُوٓا۟ إِنَّهُمْ لَا يُعْجِزُونَ

    velâ yaḥsebenne-lleẕîne keferû sebeḳû. innehüm lâ yü`cizûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Kafirlik edenler, kaçıp kurtulabileceklerini sanmasınlar; onlar sizi çaresiz bırakamazlar.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 59. ayet

  2. Enfâl suresi, 60. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 60. ayet. وَأَعِدُّوا۟ لَهُم مَّا ٱسْتَطَعْتُم مِّن قُوَّةٍ وَمِن رِّبَاطِ ٱلْخَيْلِ تُرْهِبُونَ بِهِۦ عَدُوَّ ٱللَّهِ وَعَدُوَّكُمْ وَءَاخَرِينَ مِن دُونِهِمْ لَا تَعْلَمُونَهُمُ ٱللَّهُ يَعْلَمُهُمْ وَمَا تُنفِقُوا۟ مِن شَىْءٍ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ يُوَفَّ إِلَيْكُمْ وَأَنتُمْ لَا تُظْلَمُونَ

    vee`iddû lehüm me-steṭa`tüm min ḳuvvetiv vemir ribâṭi-lḫayli türhibûne bihî `adüvve-llâhi ve`adüvveküm veâḫarîne min dûnihim. lâ ta`lemûnehüm. allâhü ya`lemühüm. vemâ tünfiḳû min şey'in fî sebîli-llâhi yüveffe ileyküm veentüm lâ tużlemûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Onlara karşı gücünüzün yettiği kadar kuvvet ve bağlanıp beslenen atlar dipnot 1 hazırlayın. Onlar ile Allah'ın düşmanını, kendi düşmanınızı ve ayrıca sizin bilmeyip de Allah'ın bildiği öbür düşmanları korkutursunuz. Allah yolunda ne harcarsanız, size tam olarak ödenir, haksızlığa uğratılmazsınız.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Atlar, insanlarla kurdukları bağ, sahip oldukları güç ve zor şartlara uyum sağlayıp dayanıklılık göstermeleri bakımından savaş ve çatışma ortamlarının vazgeçilmezleri arasında yer alırlar. Ne kadar modern olursa olsun günümüz kara araçları her şeyden önce yakıta ihtiyaç duyar. Bu araçların işlevsiz kaldıkları durumlarda atlar tek alternatif olacaktır. Çünkü atlar doğada buldukları hemen her türden otu yer, en ucuz ve yaygın tahıllarla beslenerek en sarp arazilerde bile zorlanmadan ilerleyebilirler. Üstelik insanla yakın bir bağ kurduklarından binicisini tanır ve zor durumlarda yardımcısı ve koruyucusu olurlar. Bu sebeple Arapçada at anlamına gelen bir diğer kelime de (حصان) hisan" dır. Binicisini kale gibi koruduğu için kale anlamına gelen (حصن) hısn" kelimesinden türetilmiştir. Ayette at beslenmesinin emredilmesi ayetin tarihsel olduğunu değil, savaş ve benzeri durumlar için at beslemenin tüm zamanlarda yapılması gereken evrensel bir görev olduğunu gösterir. Nitekim bu ayetin indirilmesinden yaklaşık 1300 yıl sonra gerçekleşmiş olan ve tank, top, uçak, roket gibi silahların belirleyici olduğu 2. Dünya Savaşı'nda Alman ordusunda 2,75 milyon, Sovyet ordusunda 3,5 milyon at kullanılmıştır. Günümüzde birçok ülke özellikle engebeli arazide belirli devriye ve keşif görevleri için atlı askeri birlikleri tercih etmektedir. Ayrıca toplumsal olaylara müdahalelerde atlı birlikler gelişmiş ülkeler tarafından etkin biçimde kullanılmaktadır.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 60. ayet

  3. Enfâl suresi, 61. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 61. ayet. وَإِن جَنَحُوا۟ لِلسَّلْمِ فَٱجْنَحْ لَهَا وَتَوَكَّلْ عَلَى ٱللَّهِ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ

    vein ceneḥû lisselmi fecnaḥ lehâ vetevekkel `ale-llâh. innehû hüve-ssemî`u-l`alîm.

    Süleymaniye Vakfı

    Eğer barış için geri çekilirlerse aynı şekilde sen de çekil ve Allah'a güvenip dayan. O, her şeyi dinleyen ve bilendir.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 61. ayet

  4. Enfâl suresi, 62. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 62. ayet. وَإِن يُرِيدُوٓا۟ أَن يَخْدَعُوكَ فَإِنَّ حَسْبَكَ ٱللَّهُ هُوَ ٱلَّذِىٓ أَيَّدَكَ بِنَصْرِهِۦ وَبِٱلْمُؤْمِنِينَ

    veiy yürîdû ey yaḫde`ûke feinne ḥasbeke-llâh. hüve-lleẕî eyyedeke binaṣrihî vebilmü'minîn.

    Süleymaniye Vakfı

    Sana oyun kurmak isterlerse Allah sana yeter. Seni, kendi yardımıyla ve müminlerle destekleyen odur.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 62. ayet

  5. Enfâl suresi, 63. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 63. ayet. وَأَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِهِمْ لَوْ أَنفَقْتَ مَا فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًا مَّآ أَلَّفْتَ بَيْنَ قُلُوبِهِمْ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ أَلَّفَ بَيْنَهُمْ إِنَّهُۥ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

    veellefe beyne ḳulûbihim. lev enfaḳte mâ fi-l'arḍi cemî`am mâ ellefte beyne ḳulûbihim velâkinne-llâhe ellefe beynehüm. innehû `azîzün ḥakîm.

    Süleymaniye Vakfı

    Müminlerin kalplerini birbirine o ısındırdı. Dünya kadar mal harcasaydın kalplerini ısındıramazdın. Ama onların aralarını Allah kaynaştırdı. Daima üstün olan ve bütün kararları doğru olan odur.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 63. ayet

  6. Enfâl suresi, 64. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 64. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ حَسْبُكَ ٱللَّهُ وَمَنِ ٱتَّبَعَكَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

    yâ eyyühe-nnebiyyü ḥasbüke-llâhü vemeni-ttebe`ake mine-lmü'minîn.

    Süleymaniye Vakfı

    Ey Nebi! Sana da sana uyan müminlere de Allah yeter.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 64. ayet

  7. Enfâl suresi, 65. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 65. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ حَرِّضِ ٱلْمُؤْمِنِينَ عَلَى ٱلْقِتَالِ إِن يَكُن مِّنكُمْ عِشْرُونَ صَٰبِرُونَ يَغْلِبُوا۟ مِا۟ئَتَيْنِ وَإِن يَكُن مِّنكُم مِّا۟ئَةٌ يَغْلِبُوٓا۟ أَلْفًا مِّنَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِأَنَّهُمْ قَوْمٌ لَّا يَفْقَهُونَ

    yâ eyyühe-nnebiyyü ḥarriḍi-lmü'minîne `ale-lḳitâl. iy yeküm minküm `işrûne ṣâbirûne yaglibû mieteyn. veiy yeküm minküm mietüy yaglibû elfem mine-lleẕîne keferû biennehüm ḳavmül lâ yefḳahûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Ey Nebi! Müminleri savaşa teşvik et. Sizden sabırlı /duruşunu bozmayan yirmi kişi olursa, iki yüz kişiyi yener; içinizden yüz kişi olursa onlar da kafirlik edenlerden bin kişiyi yener. Çünkü onlar (direnç göstermenin önemini) kavrayamayan bir topluluktur.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 65. ayet

  8. Enfâl suresi, 66. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 66. ayet. ٱلْـَٰٔنَ خَفَّفَ ٱللَّهُ عَنكُمْ وَعَلِمَ أَنَّ فِيكُمْ ضَعْفًا فَإِن يَكُن مِّنكُم مِّا۟ئَةٌ صَابِرَةٌ يَغْلِبُوا۟ مِا۟ئَتَيْنِ وَإِن يَكُن مِّنكُمْ أَلْفٌ يَغْلِبُوٓا۟ أَلْفَيْنِ بِإِذْنِ ٱللَّهِ وَٱللَّهُ مَعَ ٱلصَّٰبِرِينَ

    el'âne ḫaffefe-llâhü `anküm ve`alime enne fîküm ḍa`fâ. feiy yeküm minküm mietün ṣâbiratüy yaglibû mieteyn. veiy yeküm minküm elfüy yaglibû elfeyni biiẕni-llâh. vellâhü me`a-ṣṣâbirîn.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah, sizde bir zayıflık olduğunu bildi ve şimdi yükümlülüğünüzü hafifletti. Sizden dirençli yüz kişi olursa iki yüz kişiyi yener; sizden bin kişi olursa Allah'ın izniyle, iki bin kişiyi yener. Allah direnç gösterenlerle beraberdir.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 66. ayet

Esirler 67–71

  1. Enfâl suresi, 67. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 67. ayet. مَا كَانَ لِنَبِىٍّ أَن يَكُونَ لَهُۥٓ أَسْرَىٰ حَتَّىٰ يُثْخِنَ فِى ٱلْأَرْضِ تُرِيدُونَ عَرَضَ ٱلدُّنْيَا وَٱللَّهُ يُرِيدُ ٱلْـَٔاخِرَةَ وَٱللَّهُ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

    mâ kâne linebiyyin ey yekûne lehû esrâ ḥattâ yüŝḫine fi-l'arḍ. türîdûne `araḍa-ddünyâ. vellâhü yürîdü-l'âḫirah. vellâhü `azîzün ḥakîm.

    Süleymaniye Vakfı

    Hiçbir nebi, dipnot 1 savaş alanında dipnot 2 düşmanı etkisiz hale getirmeden esir alma hakkına sahip değildir! dipnot 3 . Siz, hemen elinize geçecek şeyler istiyorsunuz. Allah ise sonrasını dipnot 4 istiyor. Daima üstün olan ve bütün kararları doğru olan Allah'tır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet nebilerde ismet sıfatının olmadığının delillerindendir (Nisa 4/105-107, Tevbe 9/43, Hud 11/12, İsra 17/73-75, Neml 27/10-11, Tahrim 66/1-2). Yani nebiler günahlardan korunmuş değillerdir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Ayette geçen "el-ard = (الارض)" kelimesi, "o yer", anlamındadır. Burada savaşın yapıldığı yer anlamındadır.
    3. metne dön, dipnot 3
    4. metne dön, dipnot 4
      Savaş meydanında galip gelip düşman üzerinde tam hakimiyet kurmanızı istiyor.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 67. ayet

  2. Enfâl suresi, 68. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 68. ayet. لَّوْلَا كِتَٰبٌ مِّنَ ٱللَّهِ سَبَقَ لَمَسَّكُمْ فِيمَآ أَخَذْتُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ

    levlâ kitâbüm mine-llâhi sebeḳa lemesseküm fîmâ eḫaẕtüm `aẕâbün `ażîm.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah'ın daha önce kayda geçmiş dipnot 1 bir kararı dipnot 2 olmasaydı, aldığınız şeyden dolayı size kesinlikle büyük bir azap çarpardı.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Kayda geçmiş karar" meali verdiğimiz kelime kitaptır (كتاب). Kök anlamı, bir şeyi bir şeye eklemektir (Mekayis). Arapçada kelimeleri ekleyerek yazılan yazıya da sözleri ekleyerek yapılan konuşmaya da kitap denir (Müfredat).
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 68. ayet

  3. Enfâl suresi, 69. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 69. ayet. فَكُلُوا۟ مِمَّا غَنِمْتُمْ حَلَٰلًا طَيِّبًا وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

    fekülû mimmâ ganimtüm ḥalâlen ṭayyibâ. vetteḳu-llâh. inne-llâhe gafûrur raḥîm.

    Süleymaniye Vakfı

    Artık ganimet olarak aldıklarınızdan helal ve temiz olanları yiyin dipnot 1 . Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının. Şüphesiz Allah, çok bağışlayan ve ikramı bol olandır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah, Bedir'de yanlış yapan müslümanlara zafer verdiğini bildirdikten sonra aldıkları ganimetleri yemelerini de helal kılmıştır. Ganimet olan esirler değil, onlardan alınacak fidyeler (Muhammed 47/4) ve düşmandan alınan diğer mallardır (Enfal 8/41).

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 69. ayet

  4. Enfâl suresi, 70. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 70. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ قُل لِّمَن فِىٓ أَيْدِيكُم مِّنَ ٱلْأَسْرَىٰٓ إِن يَعْلَمِ ٱللَّهُ فِى قُلُوبِكُمْ خَيْرًا يُؤْتِكُمْ خَيْرًا مِّمَّآ أُخِذَ مِنكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْ وَٱللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

    yâ eyyühe-nnebiyyü ḳul limen fî eydîküm mine-l'esrâ iy ya`lemi-llâhü fî ḳulûbiküm ḫayray yü'tiküm ḫayram mimmâ üḫiẕe minküm veyagfir leküm. vellâhü gafûrur raḥîm.

    Süleymaniye Vakfı

    Ey Nebi! Elinizdeki esirlere de ki "Allah kalplerinizde bir hayır olduğunu görürse, sizden alınandan daha iyisini verir ve sizi bağışlar. Allah, çok bağışlayan ve ikramı bol olandır."

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 70. ayet

  5. Enfâl suresi, 71. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 71. ayet. وَإِن يُرِيدُوا۟ خِيَانَتَكَ فَقَدْ خَانُوا۟ ٱللَّهَ مِن قَبْلُ فَأَمْكَنَ مِنْهُمْ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ

    veiy yürîdû ḫiyâneteke feḳad ḫânü-llâhe min ḳablü feemkene minhüm. vellâhü `alîmün ḥakîm.

    Süleymaniye Vakfı

    Sana hainlik etmek isterlerse (bil ki,) bunlar daha önce Allah'a da hainlik ettiler dipnot 1 . Bu yüzden Allah onlara karşı size fırsat verdi. Allah, daima bilen ve kararları doğru olandır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Onların Allah'a hainlik etmeleri, ona ortaklar koşup verdiği nimetlere karşı nankörlük etmeleridir.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 71. ayet

Muhacirler, ensar ve velâyet 72–75

  1. Enfâl suresi, 72. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 72. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَهَاجَرُوا۟ وَجَٰهَدُوا۟ بِأَمْوَٰلِهِمْ وَأَنفُسِهِمْ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱلَّذِينَ ءَاوَوا۟ وَّنَصَرُوٓا۟ أُو۟لَٰٓئِكَ بَعْضُهُمْ أَوْلِيَآءُ بَعْضٍ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَلَمْ يُهَاجِرُوا۟ مَا لَكُم مِّن وَلَٰيَتِهِم مِّن شَىْءٍ حَتَّىٰ يُهَاجِرُوا۟ وَإِنِ ٱسْتَنصَرُوكُمْ فِى ٱلدِّينِ فَعَلَيْكُمُ ٱلنَّصْرُ إِلَّا عَلَىٰ قَوْمٍۭ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُم مِّيثَٰقٌ وَٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ

    inne-lleẕîne âmenû vehâcerû vecâhedû biemvâlihim veenfüsihim fî sebîli-llâhi velleẕîne evev veneṣarû ülâike ba`ḍuhüm evliyâü ba`ḍ. velleẕîne âmenû velem yühâcirû mâ leküm miv velâyetihim min şey'in ḥattâ yühâcirû. veini-stenṣarûküm fi-ddîni fe`aleykümü-nnaṣru illâ `alâ ḳavmim beyneküm vebeynehüm mîŝâḳun. vellâhü bimâ ta`melûne beṣîr.

    Süleymaniye Vakfı

    İnanıp güvenen, hicret eden, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenler /ellerinden geleni yapanlar dipnot 1 ile onları barındırıp yardım edenlerden her biri diğerinin koruyup kollayıcısıdır dipnot 2 . İnanıp güvenenlerden hicret etmeyenlere gelince, göç edinceye kadar hiçbirinizin, hiçbir konuda onları koruyup kollama göreviniz yoktur. Ama sizden dini konularda yardım isterlerse, aranızda anlaşma bulunan bir topluluğun aleyhine olmamak kaydıyla yardım etmek üzerinize borçtur. Allah, yapmakta olduğunuz her şeyi daima görür.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Cihad (جهاد), düşmanın, şeytanın veya arzuların baskısına karşı Allah'ın emrine uymak için verilen her türlü mücadeledir (Müfredat). Allah yolunda savaş, cihadın çok önemli bir parçasıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu ayetteki velilik karşılıklı sorumluluk anlamındadır. Mekke'den göç edenler ile Medine'de onları barındıran ensarın birbirlerine karşı sorumlulukları olduğu özellikle belirtilmiştir. Ayet Bedir Savaşından sonra Müslümanların Mekkeliler üzerinde açık bir üstünlük sağladığı askeri ve siyasi bir ortamda inmiştir. Bu esnada diğer müslümanlarla birlikte göç etmemiş, halen Mekke'de ikamet etmekte olan müslümanlar da vardı. Allah Teala onlar da göç edene kadar, bunlara karşı diğer müslümanların bir sorumluluğunun bulunmadığını bildirmektedir. Bu ayet, din konusundaki yardım sorumluluğumuzu bile aramızda anlaşma bulunan topluluklara karşı olmama şartına bağlamıştır. Enfal 73. ayette, bu emri yerine getirmediğimiz takdirde kafirlerin, kendi yönetimlerinde olan müslüman azınlığa karşı çatışma ve fesat ortaya çıkaracakları belirtilmiştir.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 72. ayet

  2. Enfâl suresi, 73. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 73. ayet. وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بَعْضُهُمْ أَوْلِيَآءُ بَعْضٍ إِلَّا تَفْعَلُوهُ تَكُن فِتْنَةٌ فِى ٱلْأَرْضِ وَفَسَادٌ كَبِيرٌ

    velleẕîne keferû ba`ḍuhüm evliyâü ba`ḍ. illâ tef`alûhü tekün fitnetün fi-l'arḍi vefesâdün kebîr.

    Süleymaniye Vakfı

    Kafirlik edenlerden her biri de diğerinin koruyup kollayıcısıdır. Eğer bunu (birbirinizi koruyup kollama görevini bu şekilde) yapmazsanız orada dipnot 1 fitne / çatışma dipnot 2 ve büyük bir fesat ortaya çıkar dipnot 3 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Müslümanların yaşadığı o yerde.
    2. metne dön, dipnot 2
      Çatışma diye tercüme ettiğimiz "fitne" için bkz Enfal 8/25. ayetin dipnotu.
    3. metne dön, dipnot 3
      Mekke'deki müslümanlara yönelik yapacağınız ve anlaşma koşullarınızın dışında kalacak her türlü girişim, oradaki müslümanlara karşı olumlu değil olumsuz sonuçlar meydana getirir. Çatışma ve bozulma ortamı oluşur ve müslümanların katline neden olur.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 73. ayet

  3. Enfâl suresi, 74. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 74. ayet. وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَهَاجَرُوا۟ وَجَٰهَدُوا۟ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱلَّذِينَ ءَاوَوا۟ وَّنَصَرُوٓا۟ أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُؤْمِنُونَ حَقًّا لَّهُم مَّغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَرِيمٌ

    velleẕîne âmenû vehâcerû vecâhedû fî sebîli-llâhi velleẕîne evev veneṣarû ülâike hümü-lmü'minûne ḥaḳḳâ. lehüm magfiratüv verizḳun kerîm.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 74. ayet

  4. Enfâl suresi, 75. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 75. ayet. وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مِنۢ بَعْدُ وَهَاجَرُوا۟ وَجَٰهَدُوا۟ مَعَكُمْ فَأُو۟لَٰٓئِكَ مِنكُمْ وَأُو۟لُوا۟ ٱلْأَرْحَامِ بَعْضُهُمْ أَوْلَىٰ بِبَعْضٍ فِى كِتَٰبِ ٱللَّهِ إِنَّ ٱللَّهَ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌۢ

    velleẕîne âmenû mim ba`dü vehâcerû vecâhedû me`aküm feülâike minküm. veülü-l'erḥâmi ba`ḍuhüm evlâ biba`ḍin fî kitâbi-llâh. inne-llâhe bikülli şey'in `alîm.

    Süleymaniye Vakfı

    Sonradan inanıp güvenen, göç eden ve sizinle beraber olup cihad edenler /ellerinden geleni yapanlar… dipnot 1 İşte onlar da sizdendir. Ama kan bağı ile akraba olanlar, olmayanlara göre Allah'ın kitabında önceliklidirler dipnot 2 . Allah, her şeyi bilir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Cihad için bkz. Enfal 8/72'nin dipnotu.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bütün müminler birbirinin yakınıdır. Bu yakınlık miras açısından değildir. Mümin olmasalar bile miras soy yakınlığına göre paylaştırılır (Ahzab 33/6, Nisa 4/7,11, 33 ve 176.)

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 75. ayet