İsrâ suresi

İsrâ suresi, 83. ayet

İsrâ suresi, 83. ayet. وَإِذَآ أَنْعَمْنَا عَلَى ٱلْإِنسَٰنِ أَعْرَضَ وَنَـَٔا بِجَانِبِهِۦ وَإِذَا مَسَّهُ ٱلشَّرُّ كَانَ يَـُٔوسًا

veiẕâ en`amnâ `ale-l'insâni a`raḍa veneâ bicânibih. veiẕâ messehü-şşerru kâne yeûsâ.

Diyanet İşleri

İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirip yan çizer. Kendisine şer dokununca da umutsuzluğa düşer.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

İsrâ 80–86 · surenin 83. ayeti / 111

Konu Kur'an şifadır; ruh sorusu ve meydan okuma İsrâ 82–89 3

  1. İsrâ 80

    De ki: "Rabbim! (Gireceğim yere) doğruluk ve esenlik içinde girmemi sağla. (Çıkacağım yerden de) beni doğruluk ve esenlik içinde çıkar. Katından bana yardımcı bir kuvvet ver."

  2. İsrâ 81

    De ki: "Hak geldi, batıl yok oldu. Şüphesiz batıl, yok olmaya mahkumdur."

  3. İsrâ 82

    Biz Kur'an'dan, mü'minler için şifa ve rahmet olacak şeyler indiriyoruz. Zalimlerin ise Kur'an, ancak zararını artırır.

  4. 83

    İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirip yan çizer. Kendisine şer dokununca da umutsuzluğa düşer.

  5. İsrâ 84

    De ki: "Herkes kendi yapısına uygun işler görür. Rabbiniz, en doğru yolda olanı daha iyi bilir."

  6. İsrâ 85

    Sana ruh hakkında soru soruyorlar. De ki: "Ruh, Rabbimin bileceği bir şeydir. Size pek az ilim verilmiştir."

  7. İsrâ 86

    Andolsun, dileseydik biz sana vahyettiğimizi tamamen ortadan kaldırırdık; sonra bu konuda bize karşı kendine hiçbir yardımcı da bulamazdın.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

83. Allah’ın kendisine hidâyet verdikleri müstesnâ insanın insan olması bakımından tabiatı budur. Şöyle ki Yüce Allah, insana bir nimet ihsan edecek olursa o, bu nimetlerden dolayı sevinir, hatta şımarır. Rabbine karşı gelir, yan çizer, O’na şükretmez ve O’nu anmaz. “Ona” hastalık ve benzeri bir “kötülük dokunduğu zaman da” hayırdan yana “büsbütün ümitsizliğe düşer.” Artık Rabbinden umudunu keser ve içinde bulunduğu halin ebediyen devam edeceğini zanneder. Yüce Allah’ın hidâyet verdiği kimselere gelince onlar, nimetlere erdiklerinde Rabbe itaatle boyun eğerler ve nimetlerine şükrederler. Darlık ve sıkıntı zamanlarında da Allah’a yalvarıp yakarırlar, O’ndan esenlik diler, içinde bulundukları durumun sona erdirilmesini umarlar. Böylelikle karşı karşıya kaldıkları bela ve musibet hafifler.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İnsana sağlık ve zenginlik nimeti verdiğimiz zaman kibirlenerek Allah'a şükretmekten, itaat etmekten yüzünü çevirir ve uzaklaşır. Onun başına bir hastalık veya fakirlik veya benzeri durumlar geldiğinde de Allah'ın rahmetinden şiddetli bir şekilde ümitsizliğe düşer.

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِذَآ ve iza ne zaman
  2. أَنْعَمْنَا en'amna ni'met versek kök: نعم
  3. عَلَى ala
  4. ٱلْإِنسَـٰنِ l-insani insana kök: انس
  5. أَعْرَضَ ea'rade yüz çevirip kök: عرض
  6. وَنَـَٔا ve nea döner kök: ناي
  7. بِجَانِبِهِۦ ۖ bicanibihi yanını kök: جنب
  8. وَإِذَا ve iza ve ne zaman ki
  9. مَسَّهُ messehu ona dokunsa kök: مسس
  10. ٱلشَّرُّ ş-şerru bir zarar kök: شرر
  11. كَانَ kane kök: كون
  12. يَـُٔوسًۭا yeusen umutsuzluğa düşer kök: ياس

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ناي (3 geçiş) · Aynı kök: شرر (31 geçiş) · Aynı kök: جنب (33 geçiş)

    İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirir ve yan çizer. Başına bir kötülük gelince de yalvarmaya koyulur.

  • Aynı kök: ياس (13 geçiş) · Aynı kök: شرر (31 geçiş) · Aynı kök: مسس (61 geçiş)

    İnsan, hayır (mal, mülk, genişlik) istemekten usanmaz. Fakat başına bir kötülük gelince umutsuzluğa düşer, yıkılır.

  • Aynı kök: شرر (31 geçiş) · Aynı kök: مسس (61 geçiş) · Ortak kavram: Şer

    Kendisine kötülük dokunduğu zaman sızlanır.

  • Aynı kök: جنب (33 geçiş) · Aynı kök: مسس (61 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş)

    İnsana bir sıkıntı dokundu mu, gerek yan üstü yatarken, gerek otururken, gerekse ayakta iken (her halinde bu sıkıntıdan kurtulmak için) bize dua…

  • Aynı kök: شرر (31 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş) · Ortak kavram: Şer

    İnsan hayra dua eder gibi şerre dua eder. İnsan çok acelecidir.

  • Aynı kök: ناي (3 geçiş)

    Onlar başkalarını ondan (Kur'an'dan) alıkoyarlar, hem de kendileri ondan uzak kalırlar. Onlar farkına varmaksızın, ancak kendilerini helak ediyorlar.

  • Aynı kök: مسس (61 geçiş) · Aynı kök: عرض (79 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş)

    Denizde size bir sıkıntı dokunduğunda bütün taptıklarınız (sizi yüzüstü bırakıp) kaybolur, yalnız Allah kalır. Fakat sizi kurtarıp karaya çıkarınca…

  • Aynı kök: ياس (13 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş)

    Eğer insana tarafımızdan bir rahmet (nimet) tattırır da, sonra bunu ondan çekip alırsak, şüphesiz o ümitsiz ve nankör oluverir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

80 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Biz o (nankör) insana nimet verdiğimizde yüz çevirip yan çizer. Kendisine bir sıkıntı dokununca da iyice karamsarlığa düşer.

Mustafa İslamoğlu

Zira ne zaman Biz insana nimet ihsan etmişsek, mesafe koydu ve (sorumluluklarından) yan çizdi; ne zaman da başına bir ziyan gelse, tuttu umutsuzluğa kapıldı.

Muhammed Esed

çünkü, Biz insana ne zaman nimet bahşetsek yüz çevirir, (Bizi düşünmekten) küstahça yan çizer; ve kendisine bir kötülük, bir darlık dokunsa hemen mutsuzluğa düşer.

Ahmed Hulusi

İnsana in'amda bulunduğumuz vakit yüz çevirir ve yan çizer! Kendisine hoşlanmadığı şey isabet ettiğinde de umutsuzluğa düşer.

Ali Bulaç

İnsana bir nimet verdiğimizde sırt çevirir ve yan çizer; ona bir şer dokunduğu zaman da umutsuzluğa kapılır.

Ali Özek ve heyeti

İnsana nimet verdiğimiz zaman, (itaatımızdan) yüz çevirip uzaklaşır. Başına bir kötülük gelince de ümitsizliğe düşer.

Ali Rıza Safa

İnsana nimet verdiğimizde, yüz çevirir ve yan çizer. Ona bir kötülük dokunduğunda ise tüm umutlarını yitirir.

Bayraktar Bayraklı

İnsana nimet verdiğimiz zaman yüz çevirip yan çizer; ona bir zarar ziyan dokunacak olsa iyice karamsarlığa düşer.

Edip Yüksel

İnsana nimet verdiğimiz zaman, yüz çevirip yan çizer. Kendisine kötülük dokununca da umutsuzluğa düşer.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnsana nimet verdiğimiz zaman, yüz çevirip yan çizer. Kendisine kötülük dokununca da umutsuzluğa düşer

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Öyledir, Biz insana nimet verdiğimiz zaman aldırmaz, yan büker; kendisine kötülük dokunduğu zaman da pek umutsuz olur.

Elmalılı Hamdi Yazır

Öyleya biz insana ni'met verdiğimiz zaman aldırmaz, yan büker, kendisine şer dokunduğu zaman da pek me'yus olur

Erhan Aktaş

Ve kimi insana nimet verdiğimiz zaman, yüz çevirerek uzaklaşır. Ve ona bir kötülük dokunduğunda umutsuzluğa düşer.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve kimi insana nimet verdiğimiz zaman, yüz çevirerek uzaklaşır. Ve ona bir kötülük dokunduğunda umutsuzluğa düşer.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve insana nimet verdiğimiz zaman, yüz çevirerek uzaklaşır. Ve ona bir kötülük dokunduğunda umutsuzluğa düşer.

Gültekin Onan

İnsana bir nimet verdiğimizde sırt çevirir ve yan çizer, ona bir şer dokunduğu zaman da umutsuzluğa kapılır.

Hasan Basri Çantay

İnsana ni'met verdiğimiz zaman (zikrullahdan) yüz çevirip yan çizer. Ona şer dokununca da pek ümidsiz olur.

İbni Kesir

İnsana nimet verdiğimiz vakit; yüz çevirir ve yan çizer. Başına bir kötülük gelince de ümitsiz olur.

Mehmet Alagaş

(82-89) Biz Kuranda Mü’minler için şifa ve rahmet olan şeyleri indirdik, zalimlerin ancak hasarlarını / hüsranlıklarını artırır. Biz insana nimet versek arkasını döner ve yan çizer / uzaklaşır, ona bir fenalık / bir şer dokunsa tasalanır / ye'se girer. Deki herkes şekline göre amel eder / iş yapar . Rabbin kimin yola sokulduğunu en iyi bilendir. Sana Ruhtan soruyorlar de ki Ruh, rabbinin emrindedir bana da az bir bilgi verilmiştir. Eğer ki istersek, sana vahyettiğimizi gideririz sonra da Allah’ın rahmet etmesi durumu hariç, bize karşı kendine bir vekil de bulamazsın. (Vekil senin adına işini halleden kimse) Onun senin üzerinde ki maddi manevi hazinesi / fazlı, çok büyüktür. De ki ins ve cin, bu Kuran’ın bir benzerini getirmek için biraraya gelse bile, bir benzerini asla getiremezler, velev ki bazısı bazısına görünür de olsa! Kesin olan şu ki biz bu Kur'an da insanlar için her örneği / her misali kullandık. İnsanların çoğu yok sayarak / örtbas ederek diklendi.

Rowwad Tercüme Merkezi

İnsana bir nimet verdiğimiz zaman yüz çevirir ve uzaklaşır. Başına bir bela gelince de ümitsiz olur.

Süleyman Ateş

İnsana ni'met verdiğimiz zaman, yüz çevirip yan çizer. Ona bir zarar dokununca da umutsuzluğa düşer.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İnsana ne zaman nimet versek yüz çevirir ve yan çizer. Başına bir kötülük gelince de umutsuzluğa kapılır.

Şaban Britch

İnsana bir nimet verdiğimiz zaman yüz çevirir ve uzaklaşır. Başına bir bela gelince de ümitsiz olur.

Şaban Piriş

İnsana bir nimet verdiğimiz zaman yüzçevirir ve yan çizer. Başına bir bela gelince de ümitsizliğe düşer.

Yaşar Nuri Öztürk

İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirip yan çizer. Kendisine şer dokununca da hemen ümitsiz oluverir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

When We mercifully bring man in Our grace and show it in Our munificence, he feels impelled to move away and more distant from what Allah inclines him to propound, and when he is befallen with a misfortune or wedded to a calamity he nurses despair.

Abdul Haleem

When We favour man he turns arrogantly to one side, but when harm touches him, he falls into despair.

Abdullah Yusuf Ali

Yet when We bestow Our favours on man, he turns away and becomes remote on his side (instead of coming to Us), and when evil seizes him he gives himself up to despair!

Abul A'la Maududi

Whenever We bestow favours upon man, he arrogantly turns away and draws aside; and whenever evil visits him, he is in utter despair.

Aisha Bewley

When We bless man, he turns away and draws aside. When evil touches him, he despairs.

Al-Hilali & Khan

And when We bestow Our Grace on man (the disbeliever), he turns away and becomes arrogant (far away from the Right Path). And when evil touches him, he is in great despair.

Ali Quli Qarai

When We bless man, he is disregardful and turns aside; but when an ill befalls him, he is despondent.

Amatul Rahman Omar

And when We bestow favours on a human being, he turns away and withdraws himself aside, but when evil overtakes him he is given to despair.

Arthur John Arberry

And when We bless man, he turns away, and withdraws aside; but when evil visits him, he is in despair.

Bijan Moeinian

Man (is not consistent in his behavior. He) becomes proud of himself, when I shower him with my blessings (thinking he has "earned it himself), and becomes depressed in bad times (thus confessing with his behavior that his talents are good for nothing, if they are not backed by God.)

E. Henry Palmer

And when we favour man he turns away and retires aside, but when evil touches him he is ever in despair.

Edip-Layth

When We bless the human being, he turns away and turns his side. But when adversity touches him, he is ever in despair!

George Sale

When We bestow favours on man, he retireth and withdraweth himself ungratefully from Us: But when evil toucheth him, he despaireth of our mercy.

Hamid S. Aziz

And when We favour man he turns away and is averse, but when evil touches him he is in despair.

Mahmoud Ghali

And when We (confer) favors upon man, he veers away and retires aside; and when evil touches him, he has been constantly despairing.

Marmaduke Pickthall

And when We make life pleasant unto man, he turneth away and is averse; and when ill toucheth him he is in despair.

Mohamed Ahmed - Samira

When We are gracious to man he turns away and moves aside; yet when evil befalls him he begins to despair.

Muhammad Asad

for [it often happens that] when We bestow Our blessings upon man, he turns away and arrogantly keeps aloof [from any thought of Us]; and when evil fortune touches him, he abandons all hope.

Mustafa Khattab

When We grant people Our favours, they turn away, acting arrogantly. But when touched with evil, they lose all hope.

Progressive Muslims

And if We bless mankind, he turns away and turns his side. But when adversity touches him, he is ever in despair!

Rashad Khalifa

When we bless the human being, he becomes preoccupied and heedless. But when adversity strikes him, he turns despondent.

Sahih International

And when We bestow favor upon the disbeliever, he turns away and distances himself; and when evil touches him, he is ever despairing.

Sam Gerrans

And when We favour a man, he turns away and distances himself; and when evil touches him, he is without hope.

Shabbir Ahmed

People without higher objectives easily exult and turn away when Our Laws make life pleasant for them. And they quickly despair when a hardship touches them. (41:51).

Syed Vickar Ahamed

And when We grant Our gifts to man, he turns away and becomes far on his (own) side (instead of turning to Us), and when evil touches him, he gives himself up to sorrow!

Taqi Usmani

When We bestow Our favor upon man, he avoids (to recognize it) and keeps himself far aside (from obedience), and when some evil touches him, he is in total despair.

The Monotheist Group

And if We bless man, he turns away and turns his side. But when adversity touches him, he is despairing!

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 83. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 83. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 83. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩