İsrâ suresi

İsrâ suresi, 7. ayet

İsrâ suresi, 7. ayet. إِنْ أَحْسَنتُمْ أَحْسَنتُمْ لِأَنفُسِكُمْ وَإِنْ أَسَأْتُمْ فَلَهَا فَإِذَا جَآءَ وَعْدُ ٱلْـَٔاخِرَةِ لِيَسُـۥٓـُٔوا۟ وُجُوهَكُمْ وَلِيَدْخُلُوا۟ ٱلْمَسْجِدَ كَمَا دَخَلُوهُ أَوَّلَ مَرَّةٍ وَلِيُتَبِّرُوا۟ مَا عَلَوْا۟ تَتْبِيرًا

in aḥsentüm aḥsentüm lienfüsiküm vein ese'tüm felehâ. feiẕâ câe va`dü-l'âḫirati liyesûû vucûheküm veliyedḫulü-lmescide kemâ deḫalûhü evvele merrativ veliyütebbirû mâ `alev tetbîrâ.

Diyanet İşleri

İyilik ederseniz kendinize iyilik etmiş olursunuz, kötülük yaparsanız yine kendinize yapmış olursunuz. İkinci bozgunculuğun zamanı gelince, yüzünüzü kara etsinler, daha önce girdikleri gibi yine mescide (Beyt-i Makdis'e) girsinler ve ellerine geçirdikleri her şeyi yerle bir etsinler diye (üzerinize yine düşmanlarınızı gönderdik.)

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

İsrâ 4–10 · surenin 7. ayeti / 111

Konu İsrâ ve İsrâiloğullarının iki bozgunculuğu İsrâ 1–8 3

  1. İsrâ 4

    Biz, Kitap'ta (Tevrat'ta) İsrailoğullarına, "Yeryüzünde muhakkak iki defa bozgunculuk yapacaksınız ve büyük bir kibre kapılarak böbürleneceksiniz" diye hükmettik.

  2. İsrâ 5

    Nihayet bu iki bozgunculuktan ilkinin zamanı gelince (sizi cezalandırmak için) üzerinize, pek güçlü olan birtakım kullarımızı gönderdik. Onlar evlerinizin arasına kadar sokuldular. Bu, herhalde yerine gelmesi gereken bir va'd idi.

  3. İsrâ 6

    Sonra onlara karşı size tekrar egemenlik verdik. Mallar ve çocuklarla sizi güçlendirdik; sayınızı daha da çoğalttık.

  4. 7

    İyilik ederseniz kendinize iyilik etmiş olursunuz, kötülük yaparsanız yine kendinize yapmış olursunuz. İkinci bozgunculuğun zamanı gelince, yüzünüzü kara etsinler, daha önce girdikleri gibi yine mescide (Beyt-i Makdis'e) girsinler ve ellerine geçirdikleri her şeyi yerle bir etsinler diye (üzerinize yine düşmanlarınızı gönderdik.)

  5. İsrâ 8

    Umulur ki Rabbiniz size merhamet eder. Eğer yine eski duruma dönerseniz, biz de (cezaya) döneriz. Biz cehennemi kafirlere bir zindan yapmışızdır.

  6. İsrâ 9–10

    (9-10) Gerçekten bu Kur'an en doğru olan yola götürür ve iyi işler yapan mü'minler için büyük bir mükafat olduğunu ve ahirete inanmayanlar için elem dolu bir azap hazırladığımızı müjdeler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

7. “Eğer iyilik ederseniz kendi yararınıza iyilik etmiş olursunuz.” Çünkü bunun faydası sizedir. Hatta dünyada bile bu böyledir. Nitekim düşmanlarınıza karşı muzaffer oluşunuzda da bunu görmüş bulunuyorsunuz. “Kötülük ederseniz de kendi zararınıza etmiş olursunuz.” Bunun da zararı size aittir. Nitekim Yüce Allah düşmanlarınızı size musallat kılmak suretiyle bunu size göstermiştir. “Nihayet (iki fesattan) sonuncusunun” yeryüzünde fesat çıkartacağınız diğer fesadın “vakti gelince” yine düşmanlarınızı size musallat kıldık. Size karşı zafer kazanmaları ve sizi esir almaları sebebiyle “kederiniz yüzünüzden belli olsun, daha önce girdikleri gibi Mescide” yani Beytü’l-Makdis’e “tekrar girsinler ve üstünlük sağlayıp ele geçirdikleri her şeyi mahvetsinler” tahrip etsinler ve evlerinizi de mescidlerinizi de tarlalarınızı da yıkıp dağıtsınlar “diye” bunu yaptık.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey İsrailoğulları!- Eğer sizden istenilen şekilde iyi amel işlerseniz, bunun sevabı size döner. Sizin yapmış olduğunuz amellerinize yüce Allah'ın hiçbir ihtiyacı yoktur. Eğer kötü amel işlerseniz bunun sonucu size döner. İyi amellerinizin Allah Teâlâ'ya hiçbir faydası olmadığı gibi yaptığınız kötülüğün hiçbiri de O'na zarar veremez. İkinci fesat çıkarmanızın zamanı geldiğinde, sizi zelil etmeleri için tekrar düşmanlarınızı sizin üzerinize musallat ederiz. Size aşağılamanın çeşitlerinden tattırarak kötülük yapıp yüzlerinizi karartacaklardır. İlk geldiklerinde girip tahrip ettikleri gibi Beytu'l-Makdis'e girecekler ve tahrip edecekler ve memlekette ele geçirdikleri her yeri tamamen yıkıp, talan edeceklerdir.

Kelimeler

23 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنْ in eğer
  2. أَحْسَنتُمْ ehsentum iyilik ederseniz kök: حسن
  3. أَحْسَنتُمْ ehsentum iyilik etmiş olursunuz kök: حسن
  4. لِأَنفُسِكُمْ ۖ lienfusikum kendinize kök: نفس
  5. وَإِنْ ve in ve eğer
  6. أَسَأْتُمْ ese'tum kötülük ederseniz kök: سوا
  7. فَلَهَا ۚ feleha o da aleyhinizedir
  8. فَإِذَا feiza ne zaman ki
  9. جَآءَ ca'e gelince kök: جيا
  10. وَعْدُ vea'du zamanı kök: وعد
  11. ٱلْـَٔاخِرَةِ l-ahirati sonuncusunun kök: اخر
  12. لِيَسُـۥٓـُٔوا۟ liyesu'u kötü duruma soksunlar diye kök: سوا
  13. وُجُوهَكُمْ vucuhekum yüzlerinizi kök: وجه
  14. وَلِيَدْخُلُوا۟ veliyedhulu ve girsinler diye kök: دخل
  15. ٱلْمَسْجِدَ l-mescide Mescid'e (Kudüs'e) kök: سجد
  16. كَمَا kema gibi
  17. دَخَلُوهُ dehaluhu girdikleri kök: دخل
  18. أَوَّلَ evvele ilk kök: اول
  19. مَرَّةٍۢ merratin kez kök: مرر
  20. وَلِيُتَبِّرُوا۟ veliyutebbiru ve mahvetsinler diye kök: تبر
  21. مَا ma şeyleri
  22. عَلَوْا۟ alev ele geçirdikleri kök: علو
  23. تَتْبِيرًا tetbiran helak ederek kök: تبر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: تبر (6 geçiş) · Aynı kök: دخل (126 geçiş)

    "Rabbim! Beni, ana babamı, iman etmiş olarak evime girenleri, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla. Zalimlerin de ancak helakini…

  • Aynı kök: تبر (6 geçiş)

    Şüphesiz bunların (din diye) içinde bulundukları şey yok olmaya mahkumdur. Yapmakta olduklarının hepsi batıldır."

  • Aynı kök: تبر (6 geçiş)

    Bunların her birine misaller getirdik, (öğüt almadıkları için) hepsini kırıp geçirdik.

  • Aynı kök: وجه (78 geçiş) · Aynı kök: سجد (92 geçiş) · Ortak kavram: Vaad

    Muhammed, Allah'ın Resulüdür. Onunla beraber olanlar, inkarcılara karşı çetin, birbirlerine karşı da merhametlidirler. Onların, rüku ve secde…

  • Aynı kök: سجد (92 geçiş) · Aynı kök: دخل (126 geçiş) · Ortak kavram: İhsan

    Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki,…

  • Aynı kök: سجد (92 geçiş) · Aynı kök: دخل (126 geçiş) · Ortak kavram: İhsan

    O zaman onlara denilmişti ki: "Şu memlekete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi yiyin ve 'Hıtta (Ya Rabbi, bizi affet)' deyin. Kentin kapısından…

  • Aynı kök: مرر (35 geçiş) · Aynı kök: علو (70 geçiş)

    Biz, Kitap'ta (Tevrat'ta) İsrailoğullarına, "Yeryüzünde muhakkak iki defa bozgunculuk yapacaksınız ve büyük bir kibre kapılarak böbürleneceksiniz"…

  • Aynı kök: علو (70 geçiş) · Aynı kök: وجه (78 geçiş)

    (19-20) O, hiç kimseye karşılık bekleyerek iyilik yapmaz. (Yaptığı iyiliği) ancak yüce Rabbinin rızasını istediği için (yapar).

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Size şöyle demiştik): "İyilik yaparsanız kendiniz için iyilik yapmış olursunuz; kötülük yaparsanız yine kendinize yapmış olursunuz. Artık sonuncu (ikinci cezalandırma) zamanı gelince, yüzlerinizi kapkara edecek, daha önce girdikleri gibi yine Mescide (Süleyman Mabedi'ne) girecek ve üstün gelip her şeyi tahrip edecek (ordular size musallat olur)."

Mustafa İslamoğlu

"Eğer iyilik ederseniz yalnızca kendisinize iyilik yapmış olursunuz, yok eğer kötülük ederseniz bunun da sonucuna katlanırsınız." Derken, sonuncu uyarının da vakti gelip çattığında (yeni düşmanlar gönderdik / göndereceğiz); kiz sizler için yüzkarası olan öncekilerin girişi gibi, Mabed'e (destursuz) girip ele geçirecekleri her şeyi paramparça edip mahvetsinler.

Muhammed Esed

(Ve dedik ki:) "Eğer iyilikte sebat ederseniz, iyiliği yalnızca kendiniz için yapmış olursunuz; eğer kötülük yapmaya kalkışırsanız bunu da kendiniz için yapmış olursunuz". Ve böylece, ön uyarılardan diğeri(nin günü) gelip çattığında, onurunuzu bütünüyle alaşağı eden, önceki(ler) gibi Mabed'e (davetsiz) giren ve ele geçirdikleri her yeri yerle bir eden (başka düşmanlar gönderdik üzerinize).

Ahmed Hulusi

(Bildirdik ki) eğer iyilik ederseniz, kendi nefsinize iyilik etmiş olursunuz; eğer kötülük yaparsanız, o da kendinizedir! Sonrakinin süresi geldiğinde, yüzlerinizi karartsınlar, ilkinde oraya girdikleri gibi tekrar Mescid'e girsinler ve üstünlük sağladıkları şeyleri yerle bir etsinler diye (kullarımızı tekrar gönderdik). . .

Ali Bulaç

Eğer iyilik ederseniz kendinize iyilik etmiş olursunuz ve eğer kötülük ederseniz o da (kendi) aleyhinizedir. Sonunda vaad geldiği zaman, (yine öyle kullar göndeririz ki) yüzlerinizi 'kötü duruma soksunlar', birincisinde ona girdikleri gibi mescid (Kudüs)e girsinler ve ele geçirdiklerini 'darmadağın edip mahvetsinler.'

Ali Özek ve heyeti

Eğer iyilik ederseniz kendinize etmiş, kötülük ederseniz yine kendinize etmiş olursunuz. Artık diğer cezalandırma zamanı gelince, yüzünüzü kara etsinler, daha önce girdikleri gibi yine Mescid'e (Süleyman Mâbedi'ne) girsinler ve ellerine geçirdikleri her şeyi büsbütün tahrip etsinler (diye, başınıza yine düşmanlarınızı musallat kıldık).

Ali Rıza Safa

"Güzel davranırsanız, kendiniz için güzel davranmış olursunuz. Kötülük yaparsanız, onu da kendiniz için yapmış olursunuz!" Sonrakinin zamanı geldiğinde, yüzünüzü karartsınlar, en başında girdikleri gibi yine yakarış yerine girsinler ve ellerine geçirdikleri her şeyi yerle bir etsinler diye.

Bayraktar Bayraklı

İyi davranırsanız, kendinize iyi davranmış olursunuz; eğer kötü davranırsanız kendinize kötü davranmış olursunuz. Artık diğer cezalandırma zamanı geldiğinde, yüzünüzü kara etsinler, daha önce girdikleri gibi yine mescide girsinler; ele geçirdiklerini yerle bir edecek kimselerin tekrar gelmesi olağandır.

Edip Yüksel

"İyi davranırsanız, kendiniz için iyi davranmış olursunuz. Kötü davranırsanız yine kendiniz içindir. Sonuncusunun zamanı gelince, sizi kedere boğacaklar ve ilk defa girdikleri gibi mescide girecekler. Ele geçirdiklerini yerle bir edecekler."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'İyi davranırsanız, kendiniz için iyi davranmış olursunuz. Kötü davranırsanız yine kendiniz içindir. Sonuncusunun zamanı gelince, sizi kedere boğacaklar ve ilk defa girdikleri gibi mescide girecekler. Ele geçirdiklerini yerle bir edecekler.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Eğer güzellik yaparsanız, kendinize güzellik etmiş olursunuz; eğer kötülük yaparsanız yine kendinizedir. Artık sonraki fesadınızın vakti geldimi, yüzünüzü kötületsinler, ilk defa girdikleri gibi yine Mescidi Aksa' ya girsinler ve bütün ele geçirdiklerini temelinden yıksınlar diye.

Elmalılı Hamdi Yazır

Eğer güzellik yaparsanız kendinize güzellik etmiş olursunuz, yok eğer kötülük yaparsanız o da ona, derken sonrakinin va'desi geliverdi mi! Yüzlerinizi kötületsinler için, evvelki defa girdikleri gibi yine Mescide girsinler için ve her istila ettiklerini mahvetsinler de etsinler için

Erhan Aktaş

Eğer iyilik yaparsanız, kendinize iyilik yapmış olursunuz. Eğer kötü olursanız, o da kendiniz içindir. Diğer bozgunculuğunuzun cezalandırma zamanı geldiğinde, sizi kötü duruma düşürmek için, ilk kez girdikleri gibi mescide dipnot 1 girsinler. Ve yücelttiğiniz şeyleri darmadağın edip mahvetsinler.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kudüs'e. Kudüs'ün M.S. 70 yılında işgal edilmesi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer iyilik yaparsanız, kendinize iyilik yapmış olursunuz. Eğer kötü olursanız, o da kendiniz içindir. Diğer bozgunculuğunuzun cezalandırma zamanı geldiğinde, sizi kötü duruma düşürmek için, ilk kez girdikleri gibi mescide dipnot 1 girsinler. Ve yücelttiğiniz şeyleri darmadağın edip mahvetsinler.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kudüs'e. Kudüs'ün M.S. 70 yılında işgal edilmesi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer iyilik yaparsanız, kendinize iyilik yapmış olursunuz. Eğer kötü olursanız, o da kendiniz içindir. Diğer bozgunculuğunuzun cezalandırma zamanı geldiğinde, sizi kötü duruma düşürmek için, ilk kez girdikleri gibi mescide dipnot 1 girsinler. Ve yücelttiğiniz şeyleri darmadağın edip mahvetsinler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kudüs'e. Kudüs'ün M.S. 70 yılında işgal edilmesi.

Gültekin Onan

Eğer iyilik ederseniz kendinize iyilik etmiş olursunuz ve eğer kötülük ederseniz o da (kendi) aleyhinizedir. Sonunda vaad geldiği zaman, (yine öyle kullar göndeririz ki) yüzlerinizi 'kötü duruma soksunlar', birincisinde ona girdikleri gibi mescid (Kudüs)e girsinler ve ele geçirdiklerini 'darmadağın edip mahvetsinler'.

Hasan Basri Çantay

Eğer iyilik ederseniz kendinize iyilik etmiş olursunuz. Eğer kötülük ederseniz (yine) kendinize kötülük (etmiş olursunuz). Artık diğer (cezanın) vade (si) gelince yüzlerinizi kötülesinler, mescid (iniz) e birinci defa girdikleri gibi gir (ib tahrib et) sinler, galebe ve istila etdiklerini mahv etdikce etsinler diye (başınıza yine düşmanları musallat etdik).

İbni Kesir

Eğer ihsan ederseniz; kendiniz için ihsan etmiş olursunuz. Kötülük ederseniz; o da kendinizedir. Diğerinin vakti gelince; yüzünüzü karartsınlar, mescide ilk defa girdikleri gibi girsinler ve ele geçirdikleri yeri harab etsinler diye onları tekrar göndeririz.

Mehmet Alagaş

(1-10) Kulunu geceleyin ayetlerimizi göstermek için mescidi haramdan çevresini mübarek kıldığımız mescidi aksaya götüren üstündür / süphandır, Muhakkak ki O işitendir, görendir. Biz Musa’ya Kitabı verdik, Onu İsrailoğullarına, benden başka vekil edinmesinler diye hidayet rehberi yaptık, O Nuh ile beraber taşıdıklarımızın soy undandır / zürriyetindendir, muhakkak ki O / Nuh, teşekkür eden bir kul idi. İsrail oğullarına kitapta , yeryüzünde iki kez / iki defa bozgunculuk / fesatlık yapacaklarını ve büyük bir üstünlük elde edeceklerini belirtmiştik. O, vadettiklerimizden birincisi geldiğinde, yaratacağımız kuvvetli ve şiddetli kullarımız yurtların aralarında sizi ara yacaklar/ araştıracaklar, bu yapılacak / gerçekleştirilecek bir vaattir, sonrasında ise sizlere bir kere daha fırsat vereceğiz ve size, mallarla oğullarla destek vereceğiz, sizlerin savaşanlarınızı / neferlerinizi çoğaltacağız. Güzel davranırsanız kendinize güzel davranmış olursunuz, kötülük ederseniz de kendinize etmiş olursunuz, yüzleriniz kötüleşsin diye, neyi mahvedecekseniz onu mahvedebilin diye mescide (Süleyman mescidine) ilk defa ki gir diğinizdeki gibi girebilin diye, sonraki vaadin zamanı da gelecektir, umulur ki rabbiniz size acır / merhamet eder , e ğer siz vazgeçerseniz biz de vazgeçer döneriz, cehennemi kafirlere zindan yaptık, İşte bu Kuran tam kıvama gelmeye rehberlik eder ve salih amel işleyen Müminlere , kesinlikle onlara büyük bir mükafat olduğunu, ahirete inanmayanlara da acıtıcı / elim bir azap hazırladığımızı müjdeler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Eğer iyilik ederseniz kendinize, kötülük ederseniz yine kendinize etmiş olursunuz. İkincinin zamanı geldiğinde de yüzünüzü kötü bir duruma soksunlar, birincisinde mescide girsinler ve ellerine geçirdikleri her şeyi büsbütün tahrip etsinler (diye düşmanlar gönderdik).

Süleyman Ateş

İyilik ederseniz, kendinize iyilik etmiş olursunuz. Kötülük ederseniz, o da kendi aleyhinizedir. Son taşkınlığınızın zamanı gelince (yine öyle kullar göndeririz) ki, yüzlerinizi kötü duruma soksunlar (üzüntüden suratlarınızın asılmasına sebeb olsunlar) ve ilk kez girdikleri gibi yine Mescid'e (Kudüs'e) girsinler ve ele geçirdiklerini mahvetsinler.

Süleymaniye Vakfı

İyi davranırsanız iyiliği kendinize yapmış olursunuz. Kötü davranırsanız o da kendinize olur. Ama (yeryüzünde fesat çıkarmanızdan dolayı) son tehdidin zamanı gelince sizi üzüntüye boğsunlar, o Mescid'e (Beyt-i Makdis'e) ilk girenler gibi girsinler ve hakimiyet kurdukları her şeyi yakıp yıksınlar diye (tekrar kullarımızı üzerinize salacağız.) dipnot 1

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    MS. 70 yılında Romalı kumandan Titus Kudüs'ü kuşatmış, Beyt-i Makdis başta olmak üzere neredeyse bütün şehri yakmıştı. Bu sırada İsrailoğulları, Roma hakimiyeti altında oldukları için onlara karşı koyacak bir askeri güçleri yoktu (DİA, Kudüs). Bu sebeple o yenilgi, bu ayette anlatılan yenilgi değildir. Zaten öyle olsaydı Allah, onun da gerçekleştiğini söylerdi. Kendilerine haram kılınmasına rağmen faizli kredi vermeyi bırakmayan İsrailoğulları (Nisa 4/161), 18. asırdan itibaren dünyaya hakim olan bankacılık ve kaydi para sistemini iyi kullanarak paraya, silah sanayisine ve ekonominin her sahasına hakim oldular. Bu hakimiyet öyle bir noktaya ulaştı ki Gazze'yi ele geçirmek için 7 Ekim 2023'te başlatılan savaşta, hak ve hukuk tanımamalarına rağmen dünyanın en büyük devleti olan Amerika'nın başkanı Joe Biden, İsrail'i kayıtsız şartsız desteklediğini açıkladı ve bir çok büyük devlet de Amerika gibi davrandı. Böylece, askeri açıdan en üstün konuma geldiklerini bütün dünya gördü. Hak hukuk tanımamaları sebebiyle artık ikinci tehdidin zamanı geldi. Allah'ın görevlendireceği kulları, en yakın zamanda, onlara hakim olacak ve her şeylerini, yerle bir edeceklerdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İyi davranırsanız faydasını görürsünüz. Kötü davranırsanız zararı size dokunur (dedik). İkincisinin sonu gelince (kullarımızı tekrar üzerinize saldık ki) yüzünüzü yere sürtsünler, o Mescide (Beyt-i Makdis'e) ilk girenler gibi girsinler ve üstüne çıktıkları her şeyi yakıp yıksınlar dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu sadece İsrailoğulları değil, bütün toplumlar için geçerli kural gereğidir. Bkz. İsra 17/16 ayet 70 yılında bu defa da Romalı kumandan Titus şehri kuşatmış, bu sırada mabed ve hemen hemen bütün şehir yanmıştır. Titus, Batı duvarındaki bir bölüm ve üç kule hariç duvarları yıktırmıştır

Şaban Britch

Eğer iyilik ederseniz kendinize, kötülük ederseniz yine kendinize etmiş olursunuz. İkincinin zamanı geldiğinde de yüzünüzü kötü bir duruma soksunlar, birincisinde Mescid’e girsinler ve ellerine geçirdikleri her şeyi büsbütün tahrip etsinler (diye düşmanlar gönderdik).

Şaban Piriş

Eğer iyilik ederseniz kendinize, kötülük ederseniz yine kendinize etmiş olursunuz. İkincinin zamanı geldiğinde de yüzünüzü karartsınlar, birincisinde Mescid'i yıktıkları gibi yine yıksınlar ve ele geçirdikleri her şeyi mahvetsinler.

Yaşar Nuri Öztürk

Eğer güzel davranırsanız, kendi benlikleriniz için güzellik sergilemiş olursunuz. Ve eğer kötülük yaparsanız o da benlikleriniz aleyhine olur. Bu sırada, yüzlerinizi çirkinleştirsinler, ilk kez girdikleri gibi mabede girsinler ve egemenlik altına aldıklarını yerle bir etsinler diye ikinci vaat geldi.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

There, you can see that if you imprint your deeds with wisdom and piety and conduct yourselves with prudence, you advantage yourselves of good behavior. But if you should bode ill, misbehave or commit yourselves to an evil line of conduct you will have harmed your own souls. Then, when in due time the second occasion* came to pass you were overpowered and vanquished that your countenances spoke a different language. Your eyes shriveled into darkness in your heads and you fell into the darkness of dismay and they -the enemies- broke into you Temple as they did once before and reduced to ruins all that they acquired.

Abdul Haleem

whether you do good or evil it is to your own souls––and when the second warning was fulfilled [We sent them] to shame your faces and enter the place of worship as they did the first time, and utterly destroy whatever fell into their power.

Abdullah Yusuf Ali

If ye did well, ye did well for yourselves; if ye did evil, (ye did it) against yourselves. So when the second of the warnings came to pass, (We permitted your enemies) to disfigure your faces, and to enter your Temple as they had entered it before, and to visit with destruction all that fell into their power.

Abul A'la Maududi

Whenever you did good, it was to your own advantage; and whenever you committed evil, it was to your own disadvantage. So, when the time of the fulfilment of the second promise arrived, (We raised other enemies that would) disfigure your faces and enter the Temple (of Jerusalem) as they had entered the first time, and destroy whatever they could lay their hands on. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The historical background of the second degeneration and its chastisement is as follows: The moral and religious fervor with which the Maccabees had started their movement gradually cooled down and was replaced by love of the world and empty external form. A split appeared among them and they themselves invited the Roman General, Pompey, to come to Palestine. Pompey turned his attention to this land in 63 B.C. By taking Jerusalem he put an end to the political freedom of the Jews. But the Roman conquerors preferred to rule their dominions through the agency of the local chiefs rather than by direct control. Therefore, a local government was set up in Palestine which eventually passed into the hand of Herod, a clever Jew, in 40 B.C. This ruler is well known as Herod the Great. He ruled over the entire Palestine and Jordan from 40 to 4 B.C. On the one hand, Herod patronized the religious leaders to please the Jews, and on the other, he propagated the Roman culture and won the goodwill of Caesar by showing his loyalty and faithfulness to the Roman Empire. During, his reign, the Jews degenerated and fell to the lowest ebb of moral and religious life.

Aisha Bewley

If you do good, you do it to yourselves. If you do evil, you do it to your detriment. When the next promised time arrived, it was so that they could injure you and enter the Temple as they had entered it the first time, and in order to completely destroy what they had conquered.

Al-Hilali & Khan

(And We said): "If you do good, you do good for your ownselves, and if you do evil (you do it) against yourselves." Then, when the second promise came to pass, (We permitted your enemies) to disgrace your faces and to enter the mosque (of Jerusalem) as they had entered it before, and to destroy with utter destruction all that fell in their hands.

Ali Quli Qarai

[saying, ] ‘If you do good, you will do good to your [own] souls, and if you do evil, it will be [evil] for them. ’ So when the occasion for the other [prophecy] comes, they will make your faces wretched, and enter the Temple just as they entered it the first time, and utterly destroy whatever they come upon.

Amatul Rahman Omar

(We said, ) `If you did good, you did it for your ownselves, and if you did evil it was only to the same end. ' So when (the time for carrying out) the latter warning came (We raised certain other people - Romans under Titus in 70 A.D., against you to destroy your glory), so that they might do evil to (you and) your leading men and invade and enter the Mosque (at Jerusalem) in the same way as others (of your enemies) had invaded and entered it the first time, and so that they might destroy utterly all that they had conquered.

Arthur John Arberry

'If you do good, it is your own souls you do good to, and if you do evil it is to them likewise. ' Then, when the promise of the second came to pass, We sent against you Our servants to discountenance you, and to enter the Temple, as they entered it the first time, and to destroy utterly that which they ascended to.

Bijan Moeinian

If you choose to be righteous, you are doing a favor to yourself. If you choose to be evil, your evil acts will come back to haunt you. Thus, when it came to the fulfillment of the second warning, you were subjected to the other people’s tyranny. They brought you to grief and entered into your Temple the same way that they defeated you the first time. What a terrible defeat you were subjected to.

E. Henry Palmer

'If ye do well, ye will do well to your own souls; and if ye do ill, it is against them! 'And when the threat for the last came - to harm your faces and to enter the mosque as they entered it the first time, and to destroy what they had got the upper-hand over with utter destruction. '

Edip-Layth

If you do good, then it will be good for you, and if you do bad, then so be it. But when the promise of the second time comes, they will make your faces filled with sorrow and they will enter the Temple as they did the first time, and they will strike down all that was raised up.

George Sale

if ye do well, ye will do well to your own souls; and if ye do evil, ye will do it unto the same. And when the punishment threatened for your latter transgression came to be executed, We sent enemies against you to afflict you, and to enter the temple, as they entered it the first time, and utterly to destroy that which they had conquered.

Hamid S. Aziz

If you do well, you do well to your own souls; and if you do evil, you do it against your own souls. And when the second warning came, We permitted your enemies to disfigure your faces and to enter your Temple as they had entered it the first time, and to destroy all that fell into their hands."

Mahmoud Ghali

In case you do fair (deeds), you do (fair deeds) for yourselves; and in case you do odious deeds, they are against yourselves. Then, when the promise of the Hereafter comes, (Some consider all of these to be past events) (other bondmen of Ours) are to deface (Literally: to vex your faces, i.e. to do odious deeds to you) you and to enter the Mosque, as they entered it the first time, and to annihilate utterly (Literally: with "an utter) whatever they got exalted over.

Marmaduke Pickthall

(Saying): If ye do good, ye do good for your own souls, and if ye do evil, it is for them (in like manner). So, when the time for the second (of the judgments) came (We roused against you others of Our slaves) to ravage you, and to enter the Temple even as they entered it the first time, and to lay waste all that they conquered with an utter wasting.

Mohamed Ahmed - Samira

"If you do good, you will do so for your own good; if you do ill, you will do it for your own loss. " So, when the time of the second prediction comes, (We shall rouse another people) to shame you, and enter the Temple as they had done the first time, and to destroy what they conquered utterly.

Muhammad Asad

[And We said:] "If you persevere in doing good, you will but be doing good to yourselves; and if you do evil, it will be [done] to yourselves. " And so, when the prediction of the second [period of your iniquity] came true, [We raised new enemies against you, and allowed them] to disgrace you utterly, and to enter the Temple as [their forerunners] had entered it once before, and to destroy with utter destruction all that they had conquered.

Mustafa Khattab

If you act rightly, it is for your own good, but if you do wrong, it is to your own loss. "And when the second warning would come to pass, your enemies would ˹be left to˺ totally disgrace you and enter that place of worship as they entered it the first time, and utterly destroy whatever would fall into their hands.

Progressive Muslims

If you do good, then it will be good for you, and if you do bad, then so be it. But when the promise of the second time comes, they will make your faces filled with sorrow and they will enter the Temple as they did the first time, and they will strike down all that was raised up.

Rashad Khalifa

"If you work righteousness, you work righteousness for your own good, but if you commit evil you do so to your own detriment. Thus, when the second time comes to pass, they will defeat you and enter the masjid, just as they did the first time. They will wipe out all the gains you had accomplished."

Sahih International

[And said], "If you do good, you do good for yourselves; and if you do evil, [you do it] to yourselves. " Then when the final promise came, [We sent your enemies] to sadden your faces and to enter the temple in Jerusalem, as they entered it the first time, and to destroy what they had taken over with [total] destruction.

Sam Gerrans

If you do good, you do good to your souls; and if you do evil, it is to them. Then when the promise of the latter came[...], that they should disgrace your faces, and enter the place of worship as they entered it the first time, and destroy all that they overcame with destruction.

Shabbir Ahmed

We made it clear, "If you (keep the Commandments and) do collective good, you will be doing good to yourselves. And if you do evil, you will hurt yourselves. (You did not heed these warnings), and then the second warning came to pass. (The Roman General Titus invaded Jerusalem in 70 C.E.). His armies entered the Temple and destroyed everything they conquered completely, just as the Babylonians had done before.

Syed Vickar Ahamed

(And We said:) "If you do well, you do well for yourselves; If you do evil, (you do it) against yourselves. " So, when the second warnings came true, (We let your enemies) disfigure your faces, and enter your mosque (in Jerusalem) like they had entered it before, and bring destruction to all that fell into their power.

Taqi Usmani

(saying) ‘If you do good, you will do it for your own benefit, and if you do evil, it will be against yourselves’. Later, when came the time appointed for the second, (We sent others,) so that they spoil your faces, and so that they enter into the Mosque as the former ones entered it the first time, and utterly destroy whatever they prevail upon.

The Monotheist Group

If you do good, then it will be good for you, and if you do bad, then so be it. But when the promise of the second time comes, they will make your faces filled with sorrow and they will enter the Temple as they did the first time, and they will strike down all that was raised up.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 7. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 7. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 7. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩