İsrâ suresi

İsrâ suresi, 58. ayet

İsrâ suresi, 58. ayet. وَإِن مِّن قَرْيَةٍ إِلَّا نَحْنُ مُهْلِكُوهَا قَبْلَ يَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ أَوْ مُعَذِّبُوهَا عَذَابًا شَدِيدًا كَانَ ذَٰلِكَ فِى ٱلْكِتَٰبِ مَسْطُورًا

veim min ḳaryetin illâ naḥnü mühlikûhâ ḳable yevmi-lḳiyâmeti ev mü`aẕẕibûhâ `aẕâben şedîdâ. kâne ẕâlike fi-lkitâbi mesṭûrâ.

Diyanet İşleri

Ne kadar memleket varsa hepsini kıyamet gününden önce ya helak edeceğiz, ya da şiddetli bir azapla cezalandıracağız. İşte bu, Kitap'ta (Levh-i Mahfuz'da) yazılmış bulunuyor.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

İsrâ 55–61 · surenin 58. ayeti / 111

Konu "En güzel sözü söyleyin"; mucize göndermemenin sebebi İsrâ 53–60 3

  1. İsrâ 55

    Hem Rabbin göklerde ve yerde kim varsa daha iyi bilir. Andolsun, peygamberlerin bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. Davud'a da Zebur'u verdik.

  2. İsrâ 56

    De ki: "Onu bırakıp da ilah diye ileri sürdüklerinizi çağırın. Onlar, başınızdaki sıkıntıyı ne kaldırabilirler ne de değiştirebilirler."

  3. İsrâ 57

    Onların yalvardıkları bu varlıklar, "hangimiz daha yakın olacağız" diye Rablerine vesile ararlar. O'nun rahmetini umarlar, azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı gerçekten korkunçtur.

  4. 58

    Ne kadar memleket varsa hepsini kıyamet gününden önce ya helak edeceğiz, ya da şiddetli bir azapla cezalandıracağız. İşte bu, Kitap'ta (Levh-i Mahfuz'da) yazılmış bulunuyor.

  5. İsrâ 59

    Bizi, (Kureyş'in istediği) mucizeleri göndermekten, ancak, öncekilerin onları yalanlamış olması alıkoydu. (Nitekim) Semud kavmine o dişi deveyi açık bir mucize olarak verdik de onlar bu yüzden zalim oldular. Oysa biz mucizeleri sırf korkutmak için göndeririz.

  6. İsrâ 60

    Hani sana, "Muhakkak Rabbin, insanları çepeçevre kuşatmıştır" demiştik. Sana gösterdiğimiz o rüyayı da, Kur'an'da lanetlenmiş bulunan o ağacı da sırf insanları sınamak için vesile yaptık. Biz onları korkutuyoruz. Fakat bu, sadece onların büyük azgınlıklarını (daha da) artırdı.

  7. İsrâ 61

    Hani meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik, onlar da saygı ile eğilmişlerdi. Yalnız İblis saygı ile eğilmemiş, "Hiç ben, çamur halinde yarattığın kimse için saygı ile eğilir miyim?" demişti.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

58. Yani peygamberleri yalanlayan her bir ülke ahalisini kıyamet gününden önce mutlaka ya helâk ederiz yahut da şiddetli bir azaba uğratırız. Bu, Yüce Allah’ın yazıp takdir ettiği ve kesin hükme bağladığı bir kaderidir. Onun gerçekleşmesi kaçınılmazdır. O halde yalanlayıcıların Yüce Allah’a dönmek ve peygamberlerini tasdik etmek için ellerini çabuk tutmaları, onlar hakkında azap sözü tamamlanmadan ve azapları gerçekleşmeden önce bunu yapmaları gerekir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ne kadar kâfirlerin yaşadığı köy veya şehir varsa dünya hayatındayken küfürleri sebebiyle hepsinin üzerine azap indireceğiz ve helak edeceğiz. Yine küfürleri sebebiyle onları öldürmek gibi kuvvetli bir cezalandırma ile veya başka bir şekilde imtihan edeceğiz. Bu helak etme ve azap, ilahi bir takdir olup Levh-i Mahfuz'da yazılıdır.

Kelimeler

18 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِن ve in yoktur ki
  2. مِّن min hiçbir
  3. قَرْيَةٍ karyetin kent kök: قري
  4. إِلَّا illa ancak
  5. نَحْنُ nehnu biz
  6. مُهْلِكُوهَا muhlikuha onu yok ederiz kök: هلك
  7. قَبْلَ kable önce kök: قبل
  8. يَوْمِ yevmi gününden kök: يوم
  9. ٱلْقِيَـٰمَةِ l-kiyameti kıyamet kök: قوم
  10. أَوْ ev yahut
  11. مُعَذِّبُوهَا muazzibuha ona azab ederiz kök: عذب
  12. عَذَابًۭا azaben azap ile kök: عذب
  13. شَدِيدًۭا ۚ şediden şiddetli bir kök: شدد
  14. كَانَ kane kök: كون
  15. ذَٰلِكَ zalike Bu
  16. فِى fi
  17. ٱلْكِتَـٰبِ l-kitabi Kitapta kök: كتب
  18. مَسْطُورًۭا mesturan yazılmıştır kök: سطر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)

    (Ey Muhammed!) Seni çıkaran kendi memleket halkından daha güçlü nice memleket halkları vardı ki, biz onları helak ettik. Onların hiçbir yardımcısı da…

  • Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    Bu (peygamberlerin gönderilmesi), Allah'ın, halkları habersizken ülkeleri haksız yere helak etmeyeceği içindir.

  • Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    Nice memleketleri helak ettik. Onlara azabımız gece uykusuna dalmışken, yahut gündüz istirahat halinde iken gelmişti.

  • Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    Hani onlardan bir topluluk demişti ki: "Siz, Allah'ın helak edeceği veya şiddetli bir azaba uğratacağı bir kavme ne diye (boş yere) öğüt…

  • Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    Karun, "Bunlar bana bendeki bilgi ve beceriden dolayı verilmiştir" dedi. O, Allah'ın kendinden önceki nesillerden, ondan daha kuvvetli ve daha çok…

  • Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    Biz, onlardan daha çetinlerini de helak ettik. Öncekilerin örneği geçti!

  • Aynı kök: سطر (16 geçiş)

    İçlerinden, (Kur'an okurken) seni dinleyenler de var. Onu anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler (gereriz), kulaklarına ağırlık koyarız. Her…

  • Aynı kök: سطر (16 geçiş)

    Onlara karşı ayetlerimiz okunduğu zaman, "Duyduk, istesek biz de bunun benzerini elbette söyleriz. Bu, eskilerin masallarından başka bir şey…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

78 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Halkı günaha saplanmış) ne kadar şehir varsa hepsini kıyamet gününden önce ya helak eder ya da şiddetli bir azaba uğratırız. Bu (uygulamamız), Kitapta yazılı bir (hükmümüz)dür.

Mustafa İslamoğlu

Ve (yoldan çıkmış) hiçbir toplum yoktur ki, Biz onun helakını Kıyamet Günü'nden önce kararlaştırmamış, ya da şiddetli bir azap ile cezalandırmamış olalım: Bu daha baştan kayıt altına alınmış ilahi yasa gereğidir.

Muhammed Esed

Ve (unutmayın ki), Kıyamet Günü'nden önce ortadan kaldırmayacağımız ya da (günahkarca gidişinden ötürü) zorlu bir azapla azaplandırmayacağımız bir toplum yoktur; bu (olacakların) hepsi kitabımızda yazılıdır.

Ahmed Hulusi

Hiçbir ülke yoktur ki, kıyamet sürecinden önce, biz onun yok edicileri yahut da şiddetli bir azap ile azap edicileri olmayalım! İşte bu, Kitap'ta (İLİM mertebesinde - Sünnetullah'ta - levhi mahfuz'da) detaylarıyla yazılmıştır.

Ali Bulaç

Hiç bir ülke (veya şehir) olmasın ki, kıyamet gününden önce biz onu (ya) bir yıkıma uğratacağız veya onu şiddetli bir azabla azablandıracağız; bu (muhakkak) o kitapta yazılıdır.

Ali Özek ve heyeti

Ne kadar ülke varsa hepsini kıyamet gününden önce ya helâk edecek veya en çetin bir şekilde azaplandıracağız. Bu, Kitap'ta (levhi mahfuzda) yazılıdır.

Ali Rıza Safa

Yeniden Yaratılış Günü'nden önce yıkıma uğratmayacağımız veya yaman bir cezayla cezalandırmayacağımız hiçbir kent yoktur. İşte bu, Kitap'ta kayıtlıdır.

Bayraktar Bayraklı

Ne kadar ülke varsa hepsini kıyamet gününden önce toplumsal bozulmadan dolayı ya helak edecek veya en çetin bir şekilde onlara azap edeceğiz. Bu, kitapta yazılıdır.

Edip Yüksel

Hiçbir ülke yok ki diriliş gününden önce onu yok edecek veya şiddetli bir biçimde cezalandıracak olmayalım. Bu, kitapta yazılmış bulunuyor.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Hiç bir ülke yok ki diriliş gününden önce onu yok edecek veya şiddetli bir biçimde cezalandıracak olmayalım. Bu, kitapta yazılmış bulunuyor.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hiçbir memleket yoktur ki, Biz onu kıyamet gününden önce helak etmeyelim veya şiddetli bir azap ile cezalandırmayalım; Kitab' da bu yazılı bulunuyor.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hiç bir memleket de yoktur ki biz onu Kıyamet gününden evvel helak edecek veya şiddetli bir azab ile ta'zib eyliyecek olmıyalım, kitabda bu mestur bulunuyor

Gültekin Onan

Hiç bir ülke (veya şehir) olmasın ki, kıyamet gününden önce biz onu (ya) bir yıkıma uğratacağız veya onu şiddetli bir azabla azablandıracağız; bu (muhakkak) o kitapta yazılıdır.

Hasan Basri Çantay

Hiçbir memleket haaric olmamak üzere biz onları kıyamet günündün evvel ya helak edeceyiz, yahud şiddetli bir azab ile azablandıracağız. Bu, o kitabda (böylece) yazılıdır.

İbni Kesir

Hiç bir kasaba yoktur ki; kıyamet gününden önce Biz, onu helak edecek veya şiddetli bir azabla azablandıracak olmayalım. Bu, Kitab'da yazılmıştır.

Mehmet Alagaş

(56-60) Hiçbir memleket / karye yoktur ki biz onu kıyamet gününden önce helak etmeyelim yahut şedit bir azap ile azap etmeyelim. Bu kitapta yazılı / satırlı idi. Bizlere, ayet göndermekten men eden şey evvelkilerin onları yalanlamasıdır. Semud kavmine görebildikleri deveyi verdik onlar da ona zulmettiler, biz ayetlerimizi ancak korkutmak için göndeririz, Vaktin birinde biz sana Rabbin insanları kuşatmıştır demiştik. Sana gösterdiğimiz rüyayı ve kuranda ki lanetli ağacı insanlar için sınama yaptık, biz onları korkuttukça bu onların sadece taşkınlıklarını büyük bir şekilde artırıyor.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bizim kıyamet gününden önce helak etmeyeceğimiz veya şiddetli bir azabla azaplandırmayacağımız hiç bir ülke (memleket) yoktur. İşte bu, kitapta (Levh-i Mahfuz’da) yazılıdır.

Süleyman Ateş

Hiçbir kent yoktur ki biz, kıyamet gününden önce onu yok edecek, yahut ona şiddetli bir şekilde azabedecek olmayalım. Bu, Kitapta yazılmıştır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Mezardan) kalkış gününden önce etkisizleştirmeyeceğimiz ya da çetin bir azaba uğratmayacağımız kent yoktur. Bunlar, o Kitapta dipnot 1 yazılıdır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Levh-i mahfuz'da

Şaban Britch

Hiçbir memleket olmasın, ki hepsini kıyamet gününden önce ya helâk veya en çetin bir şekilde azap edeceğiz. Bu Kitapta yazılıdır.

Şaban Piriş

Kıyamet gününden önce helak etmeyeceğimiz veya şiddetli bir azapla cezalandırmayacağımız bir ülke yoktur. Kitapta yazılı olan işte budur.

Yaşar Nuri Öztürk

Hiçbir kent/medeniyet dışta kalmamak üzere, kıyamet gününden önce hepsini ya helak edeceğiz yahut da şiddetli bir azapla azaplandıracağız. İşte bu, Kitap'ta satır satır yazılmış bulunuyor.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

There is not one single town but shall suffer destruction before The Day of Judgement or We make them suffer the torment We lay upon the damned, an ordinance that has been decreed and entered in the archetypal Book.

Abdul Haleem

there is no community We shall not destroy, or punish severely, before the Day of Resurrection- this is written in the Book.

Abdullah Yusuf Ali

There is not a population but We shall destroy it before the Day of Judgment or punish it with a dreadful Penalty: that is written in the (eternal) Record.

Abul A'la Maududi

There is not a town but We shall destroy it or upon which We shall inflict severe chastisement dipnot 1 before the Day of Resurrection. This is written down in the Eternal Book (of Allah).

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is to remove the delusion of the disbelievers that their habitations were immune from danger or chastisement. This verse warns that every habitation will be destroyed as a matter of course or by Allah’s chastisement.

Aisha Bewley

There is no city We will not destroy before the Day of Rising, or punish with a terrible punishment. That is inscribed in the Book.

Al-Hilali & Khan

And there is not a town (population) but We shall destroy it before the Day of Resurrection, or punish it with a severe torment. That is written in the Book (of Our Decrees)[1]

Ali Quli Qarai

There is not a town but We will destroy it before the Day of Resurrection, or punish it with a severe punishment. That has been written in the Book.

Amatul Rahman Omar

And there is no township but We shall destroy it or We shall subject it to a severe chastisement before the Day of Resurrection. That is written down in the book (- in the knowledge of God).

Arthur John Arberry

No city is there, but We shall destroy it before the Day of Resurrection, or We shall chastise it with a terrible chastisement; that is in the Book inscribed.

Bijan Moeinian

It is written in the Book of the Lord’s decrees that: "Every habitation shall either be destroyed or severely punished before the Day of the Resurrection. "

E. Henry Palmer

There is no city but we will destroy it before the day of judgment, or torment it with keen torment;- that is in the Book inscribed.

Edip-Layth

There is not a town before the day of Resurrection that We will not destroy it, or punish it a severe punishment. This has been written in the record.

George Sale

There is no city but We will destroy the same before the day of resurrection, or We will punish it with a grievous punishment. This is written in the book of our eternal decrees.

Hamid S. Aziz

There is no community but We will destroy it before the Day of Judgment, or punish it with dire penalty. That is inscribed in the Eternal Book.

Mahmoud Ghali

And decidedly not a city is there excepting that We will be causing it to perish before the Day of the Resurrection, or We will be tormenting it with a strict torment. That has been in the Book inscribed.

Marmaduke Pickthall

There is not a township but We shall destroy it ere the Day of Resurrection, or punish it with dire punishment. That is set forth in the Book (of Our decrees).

Mohamed Ahmed - Samira

There is not a habitation We shall not destroy before the Day of Resurrection, or not inflict severe punishment upon it. This is in accordance with the law (of God).

Muhammad Asad

And [bear in mind:] there is no community which We will not destroy before the Day of Resurrection, or chastise [even earlier, if it proves sinful,] with suffering severe: all this is laid down in Our decree.

Mustafa Khattab

There is not a ˹wicked˺ society that We will not destroy or punish with a severe torment before the Day of Judgment. That is written in the Record.

Progressive Muslims

And there is not a town before the Day of Resurrection that We will not destroy it, or punish it a severe punishment. This has been written in the record.

Rashad Khalifa

There is not a community that we will not annihilate before the Day of Resurrection, or inflict severe retribution upon them. This is already written down in the book.

Sahih International

And there is no city but that We will destroy it before the Day of Resurrection or punish it with a severe punishment. That has ever been in the Register inscribed.

Sam Gerrans

And there is no city save We will destroy it before the Day of Resurrection, or punish it with severe punishment; that is in the Writ inscribed.

Shabbir Ahmed

There is no nation that upholds a wrong system, and yet survives the Law of Requital. This Law will be effective until the Day of Resurrection, and is well-recorded in the Divine Database.

Syed Vickar Ahamed

There is not a community that We shall not destroy it before the Day of Judgment or punish it with a terrible penalty: That was indeed written in the (eternal) Record.

Taqi Usmani

There is no town but We are to destroy it before the Doomsday, or punish it with severe punishment. That is what stands written in the Book.

The Monotheist Group

And there is not a town before the Day of Resurrection that We will not destroy it, or punish it with a severe punishment. This has been written in the record.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 58. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 58. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 58. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩