Diyanet İşleri
Peki, karada sizi yere geçirmesinden, yahut üzerinize taşlar savuran kasırga göndermesinden, sonra da kendinize bir vekil bulamamaktan güvende misiniz?
İsrâ suresi
İsrâ suresi, 68. ayet. أَفَأَمِنتُمْ أَن يَخْسِفَ بِكُمْ جَانِبَ ٱلْبَرِّ أَوْ يُرْسِلَ عَلَيْكُمْ حَاصِبًا ثُمَّ لَا تَجِدُوا۟ لَكُمْ وَكِيلًا
efeemintüm ey yaḫsife biküm cânibe-lberri ev yürsile `aleyküm ḥâṣiben ŝümme lâ tecidû leküm vekîlâ.
Peki, karada sizi yere geçirmesinden, yahut üzerinize taşlar savuran kasırga göndermesinden, sonra da kendinize bir vekil bulamamaktan güvende misiniz?
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Denizdeki kurtuluş; insanoğlunun şerefli kılınışı İsrâ 66–72 3
"Şüphesiz, (gerçek) kullarım üzerinde senin hiçbir hakimiyetin olmayacaktır. Vekil olarak Rabbin yeter!"
Rabbiniz, lütfundan nasip arayasınız diye sizin için denizde gemiler yürütendir. Şüphesiz O, size karşı çok merhametlidir.
Denizde size bir sıkıntı dokunduğunda bütün taptıklarınız (sizi yüzüstü bırakıp) kaybolur, yalnız Allah kalır. Fakat sizi kurtarıp karaya çıkarınca yüz çevirirsiniz. Zaten insan çok nankördür.
Peki, karada sizi yere geçirmesinden, yahut üzerinize taşlar savuran kasırga göndermesinden, sonra da kendinize bir vekil bulamamaktan güvende misiniz?
Yahut sizi tekrar denize döndürüp üstünüze, kasıp kavuran bir fırtına yollayarak nankörlüğünüz sebebiyle sizi boğmasından, sonra da bize karşı kendiniz için arka çıkacak bir yardımcı bulamama (durumun)dan güvende misiniz?
Andolsun, biz insanoğlunu şerefli kıldık. Onları karada ve denizde taşıdık. Kendilerini en güzel ve temiz şeylerden rızıklandırdık ve onları yarattıklarımızın birçoğundan üstün kıldık.
Bütün insanları kendi önderleriyle birlikte çağıracağımız günü hatırla. (O gün) her kime kitabı sağından verilirse, işte onlar kitaplarını okurlar ve kıl kadar haksızlığa uğratılmazlar.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 68–69. ayetler için yazılmıştır.
68-69. “Yoksa siz, Allah'ın sizi karada yere geçirmeyeceğinden yahut da üzerinize taş yağdıran bir kasırga göndermeyeceğinden emin mi oldunuz?” Yani O, herşeye gücü yetendir. Dilerse altınızdan kara parçasını yere geçirmek suretiyle yahut da üst tarafınızdan beraberinde çakıl taşları getiren bir fırtına göndermek suretiyle üzerinize azap indirebilir ve çakıl taşı yağdıran bu azab ile sizi helâk edebilir. Zannetmeyin ki helak yalnızca denizdedir! Eğer böyle düşünüyorsanız da o zaman “sizi tekrar o (denize) döndürüp de üstünüze kırıp geçiren bir fırtına göndermeyeceğinden” yani önüne gelen her bir şeyi kırıp parçalayan oldukça şiddetli bir rüzgar göndermeyeceğinden “ve küfrünüz/nankörlüğünüz yüzünden sizi boğmayacağından emin mi oldunuz? Sonra bize karşı bunun öcünü alacak kimse de bulamazsınız.” Yani bundan dolayı herhangi bir hak talebinde bulunamazsınız. Çünkü Yüce Allah, bu yaptığında sizlere zerre ağırlığı kadar dahi zulmetmemiştir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey müşrikler!- Sizi kara tarafına doğru kurtardığında (sizi karaya çıkardığında) sizi yerin dibine batırmayacağından yahut gökten Lût kavmine yaptığı gibi başlarınızın üzerine taş yağdırmasından emin misiniz? Sonra sizi bu felakette helak olmaktan koruyacak bir koruyucu ve de yardım edecek bir yardımcı da bulamazsınız.
Aynı kök: حصب (5 geçiş) · Aynı kök: خسف (8 geçiş)
Bunların her birini kendi günahları yüzünden yakaladık. Onlardan taş yağmuruna tuttuklarımız var. Onlardan o korkunç sesin yakaladığı kimseler var.…
Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Aynı kök: وجد (107 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül
Andolsun, dileseydik biz sana vahyettiğimizi tamamen ortadan kaldırırdık; sonra bu konuda bize karşı kendine hiçbir yardımcı da bulamazdın.
Aynı kök: حصب (5 geçiş)
Hiç şüphesiz siz ve Allah'tan başka kulluk ettikleriniz cehennem odunusunuz. Siz oraya varacaksınız.
Aynı kök: حصب (5 geçiş)
(34-35) Şüphesiz biz de üzerlerine taşlar savuran bir rüzgar gönderdik. Yalnız Lut'un ailesi başka. Katımızdan bir nimet olarak bir seher vakti…
Aynı kök: برر (32 geçiş) · Ortak kavram: Birr (İyilik)
Siz Kitab'ı (Tevrat'ı) okuyup durduğunuz halde, kendinizi unutup başkalarına iyiliği mi emrediyorsunuz? (Yaptığınızın çirkinliğini) anlamıyor musunuz?
Aynı kök: برر (32 geçiş) · Ortak kavram: Birr (İyilik)
İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…
Aynı kök: برر (32 geçiş) · Ortak kavram: Birr (İyilik)
Sana, hilalleri soruyorlar. De ki: "Onlar, insanlar ve hac için vakit ölçüleridir. İyilik, evlere arkalarından girmeniz değildir. Ama iyi davranış,…
Aynı kök: جنب (33 geçiş) · Aynı kök: وجد (107 geçiş)
Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar, bir de -yolcu olmanız durumu müstesna- cünüp iken yıkanıncaya kadar namaza…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Allah'ın), sizi kara tarafında yerin dibine geçirmesinden veya üzerinize taş yağdırmasından güvende misiniz? Sonra kendiniz için hiçbir koruyucu da bulamazsınız.
Şimdi, O'nun sizi (bulunduğunuz) kara parçasının bir kısmıyla birlikte yerin dibine geçirmesine, yahut, taşı toprağı üzerinize uçuran bir kasırga göndermesine dair kesin bir güvenceniz mi var? Sonunda, (bu halinizle) kendinize hiçbir koruyucu otorite bulamayacaksınız.
Peki, O'nun sizi yerin dibine geçirmeyeceğinden yahut üzerinize taşı toprağı kaldıran can alıcı bir rüzgar göndermeyeceğinden çok mu eminsiniz? (Hayır, o zaman) kendinize asla bir koruyucu bulamazsınız.
Sizde yerin dibini (bedenselliğin en beterini) yaşatmayacağından yahut üzerinize bir hortum (yaşamınızı allak bullak eden olaylar) göndermeyeceğinden emin mi oldunuz? Sonra kendinize bir vekil de bulamazsınız.
Kara tarafında sizi yerin dibine geçirmeyeceğinden veya üzerinize taş yığınları yüklü bir kasırga göndermeyeceğinden emin misiniz? Sonra kendinize bir vekil bulamazsınız.
O'nun, sizi kara tarafında yerin dibine geçirmeyeceğinden, yahut başınıza taş yağdırmayacağından emin misiniz? Sonra kendinize bir koruyucu da bulamazsınız.
Sonunda, sizi karada yerin dibine geçirmeyeceğine veya taş savuran bir kasırgayı üzerinize göndermeyeceğine ilişkin güvenceniz mi var? Sonra, kendiniz için bir koruyucu bulamazsınız.
O'nun karada da sizi yere batırmasından veya başınıza taş yağdırmayacağından güvende misiniz? Sonra kendinize bir koruyucu da bulamazsınız.
Kıyıyı üstünüze çevirip sizi yutmasından, yahut üzerinize şiddetli bir kasırga yollamasından emin misiniz? Sonra hiçbir koruyucu da bulamazsınız.
Kıyıyı üstünüze çevirip sizi yutmasından, yahut üzerinize şiddetli bir kasırga yollamasından emin misiniz? Sonra hiç bir koruyucu da bulamazsınız
(Karaya) çıktığınızda, sizi tarafından yere geçirmeyeceğinden veya üzerinize çakıllı bir rüzgar salıvermesinden sonra da kendinize hiç vekil bulamamanızdan güvencede misiniz?
Ya çıktığınızda kara tarafında sizi yere geçirivermesinden veya üzerinize çakıllı bir rüzgar salıvermesinden sonra da kendinize hiç vekil bulamamanızdan emniyyete mi erdiniz?
Peki, sizi karada yerin dibine geçirmesinden veya üzerinize bir kasırga göndermesinden güvende misiniz? Sonra kendinize bir vekil dipnot 1 de bulamazsınız.
Peki, sizi karada yerin dibine geçirmesinden veya üzerinize bir kasırga göndermesinden güvende misiniz? Sonra kendinize bir vekil dipnot 1 de bulamazsınız.
Peki, sizi karada yerin dibine geçirmesinden veya üzerinize bir kasırga göndermesinden güvende misiniz? Sonra kendinize bir vekil dipnot 1 de bulamazsınız.
Kara tarafında sizi yerin dibine geçirmeyeceğinden veya üzerinize taş yığınları yüklü bir kasırga göndermeyeceğinden güvencede (emin) misiniz? Sonra kendinize bir vekil bulamazsınız.
Onun kara tarafında sizi yere geçirmesinden, yahud üzerinize çakıllı bir (kasırga) göndermesinden (selametinize) emin mi oldunuz? (Olmayın). Sonra kendinize hiç bir vekil bulamazsınız.
Kara tarafında sizi yere batırmasından veya başınıza taş yağdırmasından emin mi oldunuz? Sonra kendiniz için bir vekil de bulamazsınız.
(66-70) Rabbiniz denizde sizin için gemileri, hazinesinden / fazlından aramanız amacıyla savurandır / sevk edendir. Muhakkak ki O, size çok merhametlidir, size denizde bir zarar dokunduğunda O hariç, diğer çağırdıklarınız sapar gider. Ne zaman ki sizi karaya kurtarır, arkanızı dönesiniz, insan yok sayandı r / kafirdir. Emin misiniz? sizi kara tarafında da yerle bir etmeyeceğinden / batırmayacağından ? yahut size hortum / çakıllı kasırga göndermeyeceğinden ? Sonra size vekilde bulamazsınız. Emin misiniz? bir kez daha o denize geri gittiğinizde üzerinize rüzgâr olarak fırtına göndermesinden, yok saymış haldeyken / kafirken sizi boğmasından, sonra bize karşı bir taraftarda bulamazsınız. Kesin olan şu ki biz âdem oğullarına verdik / ikramda bulunduk, onları karada ve denizde taşıdık, onları hoş olan şeylerle rızıklandırdık, Üstün yarattıklarımızın çoğundan / ekserisinden üstün kıldık.
Karada sizi yerin dibine geçirmeyeceğinden veya başınıza taş yağdırmasından güvende misiniz? O zaman bir koruyucu da bulamazsınız.
(Allah'ın) Karayı ters çevirip sizi batırmayacağından, yahut üzerinize taşlar savuran bir kasırga göndermeyeceğinden emin misiniz? (Ki bunlar olduktan) Sonra kendinize bir koruyucu bulamazsınız!
Peki, karada bir yerdeyken Allah'ın sizi yere batırmasına ya da üzerinize taş toprak savuran bir kasırga göndermesine karşı güvende misiniz? dipnot 1 Sonra kendinize bir vekil /dayanak bulamazsınız.
O'nun sizi sahil tarafında batırmasına ya da üzerinize bir kasırga göndermesine karşı tedbiriniz var mı? Sonra kendinize bir vekil de bulamazsınız.
Kara da sizi yerin dibine geçirmeyeceğinden veya başınıza taş yağdırmasından güvende misiniz? O zaman bir koruyucu da bulamazsınız.
Kara tarafında da sizi batırmayacağından veya üzerinize taşlar yağdıran bir kasırga göndermeyeceğinden güvende misiniz? O zaman bir koruyucu da bulamazsınız.
Peki, kara tarafında sizi yere geçirivermesinden yahut üstünüze çakıl savuran bir kasırga göndermesinden emin misiniz? Sonra kendinize hiçbir vekil bulamazsınız.
Do you -infidels- feel really secure and in your minds you are sure that He who is in heaven's realm will not cause that shore bordering on the sea where you disembark to sink down below your feet and you disappear utterly in its depth! Or that He will not make you suffer the disastrous consequences of a whirlwind and a sand dune and no one will you find then to afford you protection or to render void Our decree!
Can you be sure that God will not have you swallowed up into the earth when you are back on land, or that He will not send a sandstorm against you? Then you will find no one to protect you.
Do ye then feel secure that He will not cause you to be swallowed up beneath the earth when ye are on land, or that He will not send against you a violent tornado (with showers of stones) so that ye shall find no one to carry out your affairs for you?
Do you, then, feel secure against His causing you to be swallowed up by a tract of the earth, or letting loose a deadly whirlwind charged with stones towards you, and there you will find none to protect you?
Do you feel secure against Him causing the shore to swallow you up or sending against you a sudden squall of stones? Then you will find no one to be your guardian.
Do you then feel secure that He will not cause a side of the land to swallow you up, or that He will not send against you a violent sand-storm? Then, you shall find no Wakîl (guardian - one to guard you from the torment).
Do you feel secure that He will not make the coastland swallow you, or He will not unleash upon you a rain of stones? Then you will not find any defender for yourselves.
Do you then feel secure that He will not humiliate you in the side of the land and make you sink (in the earth on the side of) the shore, or send against you a violent squall of pebbles. For (if He does) you shall find none responsible to protect and help you.
Do you feel secure that He will not cause the shore to swallow you up, or loose against you a squall of pebbles, then you will find no guardian for you?
What makes you so sure that He will not order the land to swallow you or send a strong wind to harm you? Whom will you turn to as protector then?
Are ye sure that He will not cleave with you the side of the shore, or send against you a heavy sand-storm? then ye will find no guardian for yourselves.
Are you confident that He will not cause this side of the land to swallow you up, or that He would not send a violent storm against you? Then you will find no caretaker for yourselves.
Are ye therefore secure that He will not cause the dry land to swallow you up, or that He will not send against you a whirlwind driving the sands to overwhelm you? Then shall ye find none to protect you.
Are ye, then sure (do you feel secure) that He will not cause a slope of the land to swallow you, or set upon you a heavy sand-storm, and then you will find no protector?
Do you then (feel) secure that He will not cause a side of the land to cave you in, or send against you a squall of gravel? Thereafter you will find no constant trustee for you.
Feel ye then secure that He will not cause a slope of the land to engulf you, or send a sand-storm upon you, and then ye will find that ye have no protector?
Have you then become so sure that He will not cleave the earth and sink you in it by the shore, or send a gale against you, when you will not find any protector.
Can you, then, ever feel sure that He will not cause a tract of dry land to swallow you up, or let loose upon you a deadly storm-wind, whereupon you would find none to be your protector?
Do you feel secure that He will not cause the land to swallow you up, or unleash upon you a storm of stones? Then you will find none to protect you.
Are you confident that He will not cause this side of the land to swallow you up, or that He would not send a violent storm against you Then you will find no caretaker for yourselves.
Have you guaranteed that He will not cause the land, on shore, to swallow you? Or, that He will not send upon you a tempest, then you find no protector?
Then do you feel secure that [instead] He will not cause a part of the land to swallow you or send against you a storm of stones? Then you would not find for yourselves an advocate.
Do you feel secure that He will not cause a portion of the land to swallow you, or send against you a storm of stones? Then would you not find for you a guardian.
(You forget that His Laws apply to land as they do to the entire Universe. ) Can you then, ever feel sure that He will not cause the dry land to engulf you, or let loose upon you a deadly storm, whereupon you find none to be your protector?
Do you then feel secure that He will not cause a side of the land to swallow you (even when you are on land), or that He will not send a strong storm against you (with shower of stones) so that you will have no one as a guardian for you?
Do you, then, feel secure from that He makes a part of the land sink down along with you, or that He sends down a rain of stones on you, whereupon you will find no one to protect you?
Are you confident that He will not cause this side of the land to swallow you up, or that He would not send a violent storm against you? Then you will find no caretaker for yourselves.