70. sure

Meâric Suresi المعارج

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 4 konu
  1. Soran birisi: azabı uzak görenler 1–7 karşılaştır — Soran birisi: azabı uzak görenler
  2. O günün dehşeti ve cehennemin çağrısı 8–18 karşılaştır — O günün dehşeti ve cehennemin çağrısı
  3. İnsanın hırsı ve namaz kılanların vasıfları 19–35 karşılaştır — İnsanın hırsı ve namaz kılanların vasıfları
  4. İnkâr edenlerin beklentisi ve çıkış günü 36–44 karşılaştır — İnkâr edenlerin beklentisi ve çıkış günü

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Soran birisi: azabı uzak görenler 1–7

  1. Meâric suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 1. ayet. سَأَلَ سَآئِلٌۢ بِعَذَابٍ وَاقِعٍ

    seele sâilüm bi`aẕâbiv vâḳi`.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 1. ayet

  2. Meâric suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 2. ayet. لِّلْكَٰفِرِينَ لَيْسَ لَهُۥ دَافِعٌ

    lilkâfirîne leyse lehû dâfi`.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 2. ayet

  3. Meâric suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 3. ayet. مِّنَ ٱللَّهِ ذِى ٱلْمَعَارِجِ

    mine-llâhi ẕi-lme`âric.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 3. ayet

  4. Meâric suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 4. ayet. تَعْرُجُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ وَٱلرُّوحُ إِلَيْهِ فِى يَوْمٍ كَانَ مِقْدَارُهُۥ خَمْسِينَ أَلْفَ سَنَةٍ

    ta`rucü-lmelâiketü verrûḥu ileyhi fî yevmin kâne miḳdâruhû ḫamsîne elfe seneh.

    Süleymaniye Vakfı

    Süresi elli bin yıl olan bir günde /zaman diliminde dipnot 1 melekler ruhlarla birlikte dipnot 2 ona yükselir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Gün kelimesi zaman dilimi anlamına da gelir (Müfredat) Kur'an'da kameri yıl esas alınır (Tevbe 9/36). Bir kameri yılın uzunluğu bazen 354 bazen de 355 gündür. Ortalaması 354,5 gün eder. Allah'a göre bir gün, bize göre bin yıl (Hac 22/47, Secde 32/5) olduğu için Allah'a göre bir yıl, bize göre 354.500 yıl eder. İlk insanın ölümü ile yeniden diriliş arası Allah'a göre elli bin yıl ettiğinden bunun bize göre uzunluğu, 50.000 X 354.500 =17.725.000000 (onyedi milyar yedi yüz yirmibeş milyon) yıl olur.
    2. metne dön, dipnot 2
      Ölen insanların ruhları göğe yükselecektir (Al-i İmran 3/55, En'am 6/61, A'raf 7/40, Zümer 39/42). İnsan, ruh ve bedenden oluşan bir varlıktır. Kur'an'da hem bedene hem de ruha "nefs (نفس)" denir. İnsanın vücut yapısının ana rahminde tamamlanmasından sonra, bilgisayara işletim sisteminin yüklenmesi gibi bedene yüklenen ruh (A'raf 7/179, Müminun 23/14, Secde 32/7-9), uyku ve ölüm sırasında vücuttan çıkar, uyanma (Zümer 39/42) ve yeniden dirilme sırasında gelip tekrar vücuda girer (Tekvir 81/7). Ruh kişiye, işitmenin yanında dinleme, bakmanın yanında basiret, kan pompalayan kalbin yanında gönül sahibi olma/karar verme yeteneği kazandırır. Böylece o, imtihan edilebilir bir varlık haline gelir. Bu yapı cinlerde de vardır (A'raf 7/179). Bu yüzden, sadece bu iki varlık imtihana tabidir (Zariyat 51/56). Kur'an'da ruh kelimesi, Allah'tan gelen bilgi anlamında da kullanılır (Nahl 16/2, Mümin 40/15, Şura 42/52). Allah'ın bilgisi, hayallerin ötesinde bir büyüklüğe sahiptir (Kehf 18/109, Lokman 31/27), ama o bilgiden insanlara verilen çok azdır. Allah'tan aldığı bilgileri onun nebilerine ulaştırmakla görevli olan Cebrail için de Allah, "Ruh'ul-emin" (Şuara 26/192-193), "Ruh'ül-kudüs" (Nahl 16/102), "ruhumuz" (Meryem 19/16-17) ifadelerini kullanmıştır. Adem aleyhisselam yaratılırken, her insan gibi, bedenine ruh üflenmişti. Daha sonra Allah Teala'nın ona öğrettiği varlıklar alemine dair bilgiler de Kur'an'da ruh olarak adlandırılmıştır (Hicr 15/29, Sad 38/72). Bu bilgiler İblis'i kıskandırıp isyan ettirmiştir (Bakara 2/30-34). İsa aleyhisselamı beşikteyken konuşturan, kendisine kitap ve nebilik verildiğini, namaz ve zekat görevi yüklendiğini, iyi bir evlat olacağını (Meryem 19/30-33) söyleten de ona, ana rahminde iken insana üflenen ruhtan ayrı olarak öğretilen özel bilgilerdir (Enbiya 21/91, Tahrim 66/12). Allah'ın, gayretli ve dürüst kişilere destek mahiyetinde ilham ettiği bilgiye de ruh denir (Mücadele 58/22).

    Ayet detayı — Meâric suresi, 4. ayet

  5. Meâric suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 5. ayet. فَٱصْبِرْ صَبْرًا جَمِيلًا

    faṣbir ṣabran cemîlâ.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 5. ayet

  6. Meâric suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 6. ayet. إِنَّهُمْ يَرَوْنَهُۥ بَعِيدًا

    innehüm yeravnehû be`îdâ.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 6. ayet

  7. Meâric suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 7. ayet. وَنَرَىٰهُ قَرِيبًا

    venerâhü ḳarîbâ.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 7. ayet

O günün dehşeti ve cehennemin çağrısı 8–18

  1. Meâric suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 8. ayet. يَوْمَ تَكُونُ ٱلسَّمَآءُ كَٱلْمُهْلِ

    yevme tekûnü-ssemâü kelmühl.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 8. ayet

  2. Meâric suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 9. ayet. وَتَكُونُ ٱلْجِبَالُ كَٱلْعِهْنِ

    vetekûnü-lcibâlü kel`ihn.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 9. ayet

  3. Meâric suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 10. ayet. وَلَا يَسْـَٔلُ حَمِيمٌ حَمِيمًا

    velâ yes'elü ḥamîmün ḥamîmâ.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 10. ayet

  4. Meâric suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 11. ayet. يُبَصَّرُونَهُمْ يَوَدُّ ٱلْمُجْرِمُ لَوْ يَفْتَدِى مِنْ عَذَابِ يَوْمِئِذٍۭ بِبَنِيهِ

    yübeṣṣarûnehüm. yeveddü-lmücrimü lev yeftedî min `aẕâbi yevmiiẕim bibenîh.

    Süleymaniye Vakfı

    halbuki birbirlerine de gösterilecekler. Suçlu kişi şunu çok arzu edecek: Keşke o günün azabına karşılık fidye olarak çocuklarını verebilse,

    Ayet detayı — Meâric suresi, 11. ayet

  5. Meâric suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 12. ayet. وَصَٰحِبَتِهِۦ وَأَخِيهِ

    veṣâḥibetihî veeḫîh.

    Süleymaniye Vakfı

    karısını, kardeşini,

    Ayet detayı — Meâric suresi, 12. ayet

  6. Meâric suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 13. ayet. وَفَصِيلَتِهِ ٱلَّتِى تُـْٔوِيهِ

    vefeṣîletihi-lletî tü'vîh.

    Süleymaniye Vakfı

    kendini koruyup kollayan grubunu

    Ayet detayı — Meâric suresi, 13. ayet

  7. Meâric suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 14. ayet. وَمَن فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًا ثُمَّ يُنجِيهِ

    vemen fi-l'arḍi cemî`an ŝümme yüncîh.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 14. ayet

  8. Meâric suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 15. ayet. كَلَّآ إِنَّهَا لَظَىٰ

    kellâ. innehâ leżâ.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 15. ayet

  9. Meâric suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 16. ayet. نَزَّاعَةً لِّلشَّوَىٰ

    nezzâ`atel lişşevâ.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 16. ayet

  10. Meâric suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 17. ayet. تَدْعُوا۟ مَنْ أَدْبَرَ وَتَوَلَّىٰ

    ted`û men edbera vetevellâ.

    Süleymaniye Vakfı

    O ateş, (doğrulara) sırtını dönen ve yüz çeviren herkesi kendine çağırır;

    Ayet detayı — Meâric suresi, 17. ayet

  11. Meâric suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 18. ayet. وَجَمَعَ فَأَوْعَىٰٓ

    veceme`a feev`â.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 18. ayet

İnsanın hırsı ve namaz kılanların vasıfları 19–35

  1. Meâric suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 19. ayet. إِنَّ ٱلْإِنسَٰنَ خُلِقَ هَلُوعًا

    inne-l'insâne ḫuliḳa helû`â.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 19. ayet

  2. Meâric suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 20. ayet. إِذَا مَسَّهُ ٱلشَّرُّ جَزُوعًا

    iẕâ messehü-şşerru cezû`â.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 20. ayet

  3. Meâric suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 21. ayet. وَإِذَا مَسَّهُ ٱلْخَيْرُ مَنُوعًا

    veiẕâ messehü-lḫayru menû`â.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 21. ayet

  4. Meâric suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 22. ayet. إِلَّا ٱلْمُصَلِّينَ

    ille-lmüṣallîn.

    Süleymaniye Vakfı

    Fakat görevlerini aksatmayanlar dipnot 1 öyle değildir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetin metninde geçen "el-musallin (الْمُصَلِّينَ)"nin türediği "salat (صلَاة)" kelimesinin kök anlamı, bir şeyi bırakmamak ve sürekli arkasında olmaktır (Lisan'ul-Arab). Bunu yapan kişilere el-musallin denir. Burada, Allah'ın verdiği görevleri sürekli yapan kişiler anlatılmaktadır. Namaza salat denmesi, hiçbir şart altında terk edilemeyen ve her gün, belli vakitlerde yerine getirilmesi gereken tek ibadet olmasından dolayıdır.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 22. ayet

  5. Meâric suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 23. ayet. ٱلَّذِينَ هُمْ عَلَىٰ صَلَاتِهِمْ دَآئِمُونَ

    elleẕîne hüm `alâ ṣalâtihim dâimûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Onlar, namazlarını devamlı kılanlardır dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette kadın erkek ayrımı olmadığı için bu ayet, adetli ve lohusa kadınların da namaz kılmaları gerektiğinin delillerindendir. Aksi takdirde onlar, devamlı namaz kılanlardan olmazlar (Bakara 2/222, Mearic 70/34).

    Ayet detayı — Meâric suresi, 23. ayet

  6. Meâric suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 24. ayet. وَٱلَّذِينَ فِىٓ أَمْوَٰلِهِمْ حَقٌّ مَّعْلُومٌ

    velleẕîne fî emvâlihim ḥaḳḳum ma`lûm.

    Süleymaniye Vakfı

    Onlar kendi mallarında belli bir hak bulunduğunu kabul edenlerdir;

    Ayet detayı — Meâric suresi, 24. ayet

  7. Meâric suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 25. ayet. لِّلسَّآئِلِ وَٱلْمَحْرُومِ

    lissâili velmaḥrûm.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 25. ayet

  8. Meâric suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 26. ayet. وَٱلَّذِينَ يُصَدِّقُونَ بِيَوْمِ ٱلدِّينِ

    velleẕîne yüṣaddiḳûne biyevmi-ddîn.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 26. ayet

  9. Meâric suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 27. ayet. وَٱلَّذِينَ هُم مِّنْ عَذَابِ رَبِّهِم مُّشْفِقُونَ

    velleẕîne hüm min `aẕâbi rabbihim müşfiḳûn.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 27. ayet

  10. Meâric suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 28. ayet. إِنَّ عَذَابَ رَبِّهِمْ غَيْرُ مَأْمُونٍ

    inne `aẕâbe rabbihim gayru me'mûn.

    Süleymaniye Vakfı

    çünkü Rablerinin azabına karşı (hiç kimse için özel) bir güvence yoktur dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ın nebileri dahil herkes ancak iman ederek işlediği amellerinin karşılığında azaptan kurtulabilir. Bunun dışında kimseye ahiretteki azaptan korunma sözü verilmemiştir; çünkü her an yoldan çıkma olasılığı vardır. Yapılması gereken, son ana kadar Allah'a kulluk etmektir (Nisa 4/172, Hicr 15/99, Zümer 39/65-66, Ahkaf 46/9, Mülk 67/16-17). Nitekim Nebimiz, kızı Fatıma'ya şöyle demiştir: "Ey kızım Fatıma! Benim malımdan dilediğini iste; ama Allah'ın yanında sana faydam olmaz" (Buhari, Vesaya 11).

    Ayet detayı — Meâric suresi, 28. ayet

  11. Meâric suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 29. ayet. وَٱلَّذِينَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حَٰفِظُونَ

    velleẕîne hüm lifürûcihim ḥâfiżûn.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 29. ayet

  12. Meâric suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 30. ayet. إِلَّا عَلَىٰٓ أَزْوَٰجِهِمْ أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُهُمْ فَإِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُومِينَ

    illâ `alâ ezvâcihim ev mâ meleket eymânühüm feinnehüm gayru melûmîn.

    Süleymaniye Vakfı

    sadece (hür) eşlerine veya dipnot 1 hakimiyetleri altında olanlara / esir eşlerine açabilirler dipnot 2 . Onlar, bundan dolayı kınanmazlar.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetteki "veya" ifadesi, bir Müslümanın edep yerlerini hür ya da esir eşi dışında kimsenin yanında açamayacağını gösterir. Edep yerlerini bir esirin yanında açabilmek için onunla evli olmak şarttır (Nisa 4/3). Bir kadın sadece bir eş ile evli olabileceğinden (Nisa 3/24), edep yerlerini ancak hür veya esir eşinin yanında açabilir. Benzer durum, erkek için de geçerlidir. Erkek de aynı anda biri esir, diğeri hür olan iki kadınla evli olamaz. Çünkü esir kadınla evlenmenin olmazsa olmaz şartı, hür kadınla evlenecek güce sahip olmamaktır (Nisa 4/25). Bu sebeple erkek de tıpkı kadın gibi edep yerlerini ya hür ya da esir olan eşinin yanında açabilir. Ayette "veya" ifadesinin kullanılmış olmasının sebebi budur. Her şey gayet açık olduğu halde bütün mezhepler ve tefsir kitapları, ilgili ayetlerin (Nisa 4/3, Müminun 23/6, Nur 24/32-33) ya anlamını bozarak ya da onları görmezden gelerek bir erkeğin, sayı sınırı olmaksızın yanındaki cariyelerle nikahsız ilişkisini caiz göstermeye çalışmışlardır: Bu ayette ve Müminun 23/6'da bulunan "veya" anlamına gelen "ev = (أو)" kelimesine "ve" anlamı vererek ayete, edep yerlerinin, hem hür eşin yanında hem de, nikaha gerek olmaksızın, esir kadınların yanında açılabileceği anlamını yüklemişlerdir. Bir de ayetteki "hakimiyetleri altında olanlar (مَا مَلَكَتْ أَيْمَانُهُمْ)" ifadesinin kapsamına aslında erkek esirler de girdiği halde anlamı "cariyeler" olarak değiştirmişlerdir. Aksi takdirde verdikleri anlam, Müslüman kadınların da hakimiyetleri altında bulundurdukları erkek esirlerle nikahsız ilişkiye girebileceklerinin delili olurdu.
    2. metne dön, dipnot 2
      Hakimiyet altında olanlar sadece savaş esirleridir (Nisa 4/3, 24, 25, Müminun 23/6, Nur 24/32-33, Ahzab 33/50-52).

    Ayet detayı — Meâric suresi, 30. ayet

  13. Meâric suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 31. ayet. فَمَنِ ٱبْتَغَىٰ وَرَآءَ ذَٰلِكَ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْعَادُونَ

    femeni-btegâ verâe ẕâlike feülâike hümü-l`âdûn.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 31. ayet

  14. Meâric suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 32. ayet. وَٱلَّذِينَ هُمْ لِأَمَٰنَٰتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَٰعُونَ

    velleẕîne hüm liemânâtihim ve`ahdihim râ`ûn.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 32. ayet

  15. Meâric suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 33. ayet. وَٱلَّذِينَ هُم بِشَهَٰدَٰتِهِمْ قَآئِمُونَ

    velleẕîne hüm bişehâdetihim ḳâimûn.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 33. ayet

  16. Meâric suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 34. ayet. وَٱلَّذِينَ هُمْ عَلَىٰ صَلَاتِهِمْ يُحَافِظُونَ

    velleẕîne hüm `alâ ṣalâtihim yüḥâfiżûn.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 34. ayet

  17. Meâric suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 35. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ فِى جَنَّٰتٍ مُّكْرَمُونَ

    ülâike fî cennâtim mükramûn.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 35. ayet

İnkâr edenlerin beklentisi ve çıkış günü 36–44

  1. Meâric suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 36. ayet. فَمَالِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ قِبَلَكَ مُهْطِعِينَ

    femâ lilleẕîne keferû ḳibeleke mühti`în.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 36. ayet

  2. Meâric suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 37. ayet. عَنِ ٱلْيَمِينِ وَعَنِ ٱلشِّمَالِ عِزِينَ

    `ani-lyemîni ve`ani-şşimâli `izîn.

    Süleymaniye Vakfı

    sağından ve solundan başlarını uzatan öbek öbek kafirlere!

    Ayet detayı — Meâric suresi, 37. ayet

  3. Meâric suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 38. ayet. أَيَطْمَعُ كُلُّ ٱمْرِئٍ مِّنْهُمْ أَن يُدْخَلَ جَنَّةَ نَعِيمٍ

    eyaṭme`u küllü-mriim minhüm ey yüdḫale cennete ne`îm.

    Süleymaniye Vakfı

    Yoksa onlardan her biri nimetlerle dolu Cennet'e yerleştirilmeyi mi umuyor?

    Ayet detayı — Meâric suresi, 38. ayet

  4. Meâric suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 39. ayet. كَلَّآ إِنَّا خَلَقْنَٰهُم مِّمَّا يَعْلَمُونَ

    kellâ. innâ ḫalaḳnâhüm mimmâ ya`lemûn.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 39. ayet

  5. Meâric suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 40. ayet. فَلَآ أُقْسِمُ بِرَبِّ ٱلْمَشَٰرِقِ وَٱلْمَغَٰرِبِ إِنَّا لَقَٰدِرُونَ

    felâ uḳsimü birabbi-lmeşâriḳi velmegâribi innâ leḳâdirûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Hayır, (Güneşin) doğuş noktalarının ve batış noktalarının dipnot 1 Rabbi olan zatıma yemin ederim ki biz elbette ölçü koymuş olanız;

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Güneş, yıl boyunca her gün farklı noktalardan doğar ve batar. 21 Aralık'tan 21 Haziran'a kadar doğuş ve batış noktaları sürekli kuzeye kayar. 20 Haziran'da kuzeydeki en uç doğuş ve batış noktalarına ulaşır, 21 Haziran'da geri dönmeye başlar ve 21 Aralık'a kadar sürekli güneye kayar. 20 Aralık'ta güneydeki en uç doğuş ve batış noktalarına ulaşır ve 21 Aralık'ta geri dönmeye başlar. Bu yüzden 21 Haziran ve 21 Aralık tarihlerine "gündönümü" denir. Bu iki gündönümü noktası Kur'an'da iki doğu ve iki batı şeklinde ifade edilmiştir (Rahman 55/17). 20 Aralık'ta kuzey yarımkürede en kısa gün ve en uzun gece yaşanırken güney yarımkürede en uzun gün ve en kısa gece yaşanır. 20 Haziran'da tam tersi olur. 20 Mart ve 22 Eylül günlerinde Güneş tam doğu noktasına geldiği için bu günlerde bütün dünyada gece gündüz eşit olur (Şuara 26/28, Saffat 37/5, Rahman 55/17, Müzzemmil 73/9).

    Ayet detayı — Meâric suresi, 40. ayet

  6. Meâric suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 41. ayet. عَلَىٰٓ أَن نُّبَدِّلَ خَيْرًا مِّنْهُمْ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوقِينَ

    `alâ en nübeddile ḫayram minhüm vemâ naḥnü bimesbûḳîn.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 41. ayet

  7. Meâric suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 42. ayet. فَذَرْهُمْ يَخُوضُوا۟ وَيَلْعَبُوا۟ حَتَّىٰ يُلَٰقُوا۟ يَوْمَهُمُ ٱلَّذِى يُوعَدُونَ

    feẕerhüm yeḫûḍû veyel`abû ḥattâ yülâḳû yevmehümü-lleẕî yû`adûn.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 42. ayet

  8. Meâric suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 43. ayet. يَوْمَ يَخْرُجُونَ مِنَ ٱلْأَجْدَاثِ سِرَاعًا كَأَنَّهُمْ إِلَىٰ نُصُبٍ يُوفِضُونَ

    yevme yaḫrucûne mine-l'ecdâŝi sirâ`an keennehüm ilâ nüṣubiy yûfiḍûn.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 43. ayet

  9. Meâric suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 44. ayet. خَٰشِعَةً أَبْصَٰرُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌ ذَٰلِكَ ٱلْيَوْمُ ٱلَّذِى كَانُوا۟ يُوعَدُونَ

    ḫâşi`aten ebṣâruhüm terheḳuhüm ẕilleh. ẕâlike-lyevmü-lleẕî kânû yû`adûn.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 44. ayet