İsrâ suresi

İsrâ suresi, 103. ayet

İsrâ suresi, 103. ayet. فَأَرَادَ أَن يَسْتَفِزَّهُم مِّنَ ٱلْأَرْضِ فَأَغْرَقْنَٰهُ وَمَن مَّعَهُۥ جَمِيعًا

feerâde ey yestefizzehüm mine-l'arḍi feagraḳnâhü vemem me`ahû cemî`â.

Diyanet İşleri

Bunun üzerine Firavun (işkence etmek ve öldürmek suretiyle) o yerden onların kökünü kazımak istedi. Biz de onu ve beraberindekileri hep birden suda boğduk.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

İsrâ 100–106 · surenin 103. ayeti / 111

Konu Mûsâ'ya verilen dokuz mucize ve kapanış İsrâ 101–111 3

  1. İsrâ 100

    De ki: "Eğer siz Rabbimin rahmet hazinelerine sahip olsaydınız, o zaman da tükenir korkusuyla cimrilik ederdiniz. Zaten insan çok cimridir."

  2. İsrâ 101

    Andolsun, biz Musa'ya apaçık dokuz mucize verdik. İsrailoğullarına sor (sana anlatsınlar): Hani Musa onlara gelmiş ve Firavun da ona, "Ben senin kesinlikle büyülendiğini zannediyorum ey Musa!" demişti.

  3. İsrâ 102

    Musa ise, "İyi biliyorsun ki, bunları ancak, göklerin ve yerin Rabbi apaçık deliller olarak indirmiştir. Ey Firavun, ben de seni kesinlikle helak olmuş bir kişi olarak görüyorum" demişti.

  4. 103

    Bunun üzerine Firavun (işkence etmek ve öldürmek suretiyle) o yerden onların kökünü kazımak istedi. Biz de onu ve beraberindekileri hep birden suda boğduk.

  5. İsrâ 104

    Bunun ardından İsrailoğullarına şöyle dedik: "Bu topraklarda oturun, ahiret va'di (kıyamet) gelince hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz."

  6. İsrâ 105

    Biz onu (Kur'an'ı) hak olarak indirdik ve o da hak ile indi. Seni de ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.

  7. İsrâ 106

    Biz Kur'an'ı, insanlara dura dura okuyasın diye ayet ayet ayırdık ve onu peyderpey indirdik.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 103–104. ayetler için yazılmıştır.

103. “Bunun üzerine” Firavun “onları ülkeden sürüp çıkarmak” oradan uzaklaştırmak “istedi. Biz de onu ve beraberindekileri hep birlikte suda boğduk.” Ve onların topraklarını, yurtlarını İsrailoğullarına miras bıraktık. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

104. “Onun (helakinin) ardından İsrailoğullarına şöyle dedik: O ülkeye yerleşin. Ahiret vaadi gelince hepinizi” herkesin, amelinin karşılığını görmesi için “bir araya getireceğiz.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Firavun Musa -aleyhisselam- ve kavmini Mısır'dan çıkararak cezalandırmak istedi. Biz de onu ve onunla beraber olan askerlerin hepsini suda boğarak helak ettik.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَأَرَادَ feerade (Fir'avn) istedi kök: رود
  2. أَن en
  3. يَسْتَفِزَّهُم yestefizzehum onları sürüp çıkarmak kök: فزز
  4. مِّنَ mine
  5. ٱلْأَرْضِ l-erdi o ülkeden kök: ارض
  6. فَأَغْرَقْنَـٰهُ feegraknahu biz de onu boğduk kök: غرق
  7. وَمَن ve men kimselerle
  8. مَّعَهُۥ meahu yanındaki
  9. جَمِيعًۭا cemian toptan kök: جمع

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فزز (3 geçiş)

    "(Haydi) onlardan gücünün yettiğinin ayağını çağrınla kaydır. Atlıların ve yayalarınla onların üzerine yürü. Onların mallarına ve evlatlarına ortak…

  • Aynı kök: فزز (3 geçiş)

    Seni o yerden (Mekke'den) sürüp çıkarmak için neredeyse seni sıkıştıracaklardı. Bunu yapabilselerdi, senin ardından orada pek az kalırlardı.

  • Aynı kök: غرق (23 geçiş)

    Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.

  • Aynı kök: غرق (23 geçiş)

    Derken kavmi onu yalanladı. Biz de onu ve gemide onunla beraber bulunanları kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Çünkü onlar…

  • Aynı kök: غرق (23 geçiş)

    Bu yüzden onlardan intikam aldık. Ayetlerimizi yalanlamaları ve onları umursamamaları sebebiyle kendilerini denizde boğduk.

  • Aynı kök: رود (148 geçiş)

    Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu…

  • Aynı kök: رود (148 geçiş)

    Yoksa daha önce Musa'nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim imanı küfre değişirse, o artık doğru…

  • Aynı kök: رود (148 geçiş)

    (O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Firavun) onları o yerden (o ülkeden) çıkarmak istemişti. Bu yüzden biz de onu ve beraberindekileri (denizde) boğmuştuk.

Mustafa İslamoğlu

Nihayet (Firavun), onların kökünü yeryüzünden kazımaya karar verdi. Bunun üzerine Biz de onu ve onunla birlikte olan herkesi boğup attık.

Muhammed Esed

Ve sonunda Firavun onları yeryüzünden söküp atmaya karar verdi; bunun üzerine Biz de onu ve onunla beraber olan herkesi (denizde) boğduk.

Ahmed Hulusi

(Firavun) onları arzdan sürüp çıkarmayı irade etti. . . Biz de onu ve onunla beraber olan kimseleri toptan, suda boğduk!

Ali Bulaç

Böylelikle, onları o yerden sürüp sarsıntıya uğratmayı istedi, biz de onu ve beraberindekileri hep birlikte boğuverdik.

Ali Özek ve heyeti

Bundan sonra, Firavun, onları ülkeden çıkarmak istemiş, biz de onu ve onunla beraber olanları toptan suda boğuvermiştik.

Ali Rıza Safa

Sonunda, o topraktan, onları sürüp çıkarmak istedi. Bunun üzerine, onu ve onunla birlikte olanların tümünü boğduk.

Bayraktar Bayraklı

Firavun onları ülkeden çıkarmak istedi. Biz de onu ve beraberindekilerin hepsini suda boğduk.

Edip Yüksel

Onları yeryüzünden kaldırmak isteyince de onu ve beraberindekileri topluca suda boğduk.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onları ülkeden çıkarmak isteyince de onu ve beraberindekileri topluca suda boğduk

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(103-104) Derken Firavun onları o yerden belinletmek (sürüp çıkarmak) istedi, Biz de hem kendisini, hem de beraberindekilerin tümünü birden boğuverdik; arkasından da İsrailoğullarına dedik ki: "Haydi, yeryüzünde yerleşin; sonra ahiret va'di geldiği vakit hepinizi dürüp bükerek (bir araya) getireceğiz."

Elmalılı Hamdi Yazır

Derken onları Arzdan belinletmek istedi, biz de hem kendisini ve hem maıyyetindekileri hepsini birden garkediverdik

Erhan Aktaş

Bunun üzerine yeryüzünü onlara dar etti. dipnot 1 Biz, onu ve beraberinde olanların tamamını suda boğduk.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette geçen "yestefizze" kelimesi, anlam olarak sürgün etmek değil, tedirgin etmek demektir. Bu nedenle "onları bulundukları yerden sürmek" şeklindeki çeviriler doğru değildir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bunun üzerine yeryüzünü onlara dar etti. dipnot 1 Biz, onu ve beraberinde olanların tamamını suda boğduk.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette geçen "yestefizze" sözcüğü, anlam olarak sürgün etme değil, tedirgin etme demektir. Bu nedenle "onları bulundukları yerden sürmek" şeklindeki çeviriler doğru değildir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bunun üzerine yeryüzünü onlara dar etti. dipnot 1 Biz, onu ve beraberinde olanların tamamını suda boğduk.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette geçen "yestefizze" sözcüğü, anlam olarak sürgün etme değil, tedirgin etme demektir. Bu nedenle "onları bulundukları yerden sürmek" şeklindeki çeviriler doğru değildir.

Gültekin Onan

Böylelikle, onları o yerden sürüp sarsıntıya uğratmayı istedi, biz de onu ve beraberindekileri hep birlikte boğuverdik.

Hasan Basri Çantay

Derken onları o yerden sürüb çıkarmak istedi. Biz de hem kendisini, hem maiyyetindekileri, topdan suda boğuverdik.

İbni Kesir

Bunun üzerine onları memleketten sürmek istedi. Biz de onu ve beraberindekileri bütünüyle suda boğduk.

Mehmet Alagaş

(101-104) Biz Musa ’ya dokuz apaçık ayet verdik, İsrail oğullarına da sor, onlara geldiğinde Firav un ona; ey Musa ben seni sihirlenmiş / etkilenmiş sanıyorum dedi, d edi ki kesin olarak sen de biliyorsun ki; bunları semaların ve arzın Rabbi görebilmek için / basiret için indirdi ve kesinlikle ben de ey firavun seni helak olmuş sanıyorum. Onları yerlerinden kışkırtıp çıkarmayı murat etti ve biz de onu ve beraberindekileri hepsini birden boğduk., ardından İsrail oğullarına dedik ki arzda yerleşin / iskân edin sonraki vaadimiz geldiği zaman size daha kalabalık geleceğiz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bunun üzerine onları o yerden çıkarmak istedi. Biz de onu beraberindekilerle birlikte suda boğuverdik.

Süleyman Ateş

Fir'avn onları o ülkeden sürüp çıkarmak istedi, biz de onu, yanındakilerle birlikte toptan boğduk.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Firavun hemen onları oradan çıkarmak istedi. Biz de onu ve beraberindekilerin hepsini suda boğduk.

Şaban Britch

Firavun onları ülkeden çıkarmak istedi. Biz de onu yanındakilerin hepsini suda boğduk.

Şaban Piriş

Firavun onları ülkeden çıkarmak istedi. Biz de onu yanındakilerin hepsini suda boğduk.

Yaşar Nuri Öztürk

Firavun onları o topraktan sürüp çıkarmak istedi de biz onu ve yanındakilerin tümünü boğduk.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Pharaoh decided on what he thought would be the best course of action, namely, to rid the land of them, but We drowned him together with all those who followed him.

Abdul Haleem

So he wanted to wipe them off the [face of the] earth, but We drowned him and those with him.

Abdullah Yusuf Ali

So he resolved to remove them from the face of the earth: but We did drown him and all who were with him.

Abul A'la Maududi

At last Pharaoh decided to uproot Moses and the Children of Israel from the land, but We drowned him together with all who were with him;

Aisha Bewley

He wanted to scare them from the land but We drowned him and every one of those with him.

Al-Hilali & Khan

So he resolved to turn them out of the land (of Egypt). But We drowned him and all who were with him.

Ali Quli Qarai

He desired to exterminate them from the land, so We drowned him and all those who were with him.

Amatul Rahman Omar

So he resolved to weaken them by humiliating them in and thus scare them out of the country; but We drowned him and those with him, one and all.

Arthur John Arberry

He desired to startle them from the land; and We drowned him and those with him, all together.

Bijan Moeinian

When Pharaoh finally decided to erase them from the face of the earth, I drowned him and all those who were supporting him.

E. Henry Palmer

And he desired to drive them out of the land; but we drowned him and those with him, one and all.

Edip-Layth

So he wanted to entice them out of the land. But We drowned him and all those with him.

George Sale

Wherefore Pharaoh sought to drive them out of the land; but We drowned him, and all those who were with him.

Hamid S. Aziz

And he desired to drive them out of the land; but We drowned him and those with him, one and all.

Mahmoud Ghali

So he would (have) startled them from the land; so We drowned him and the ones with him, altogether.

Marmaduke Pickthall

And he wished to scare them from the land, but We drowned him and those with him, all together.

Mohamed Ahmed - Samira

Then he sought to turn them out of the land, but We drowned him and all his followers.

Muhammad Asad

And then Pharaoh resolved to wipe them off [the face of] the earth - whereupon We caused him and all who were with him to drown [in the sea].

Mustafa Khattab

So Pharaoh wanted to scare the Israelites out of the land ˹of Egypt˺, but We drowned him and all of those with him.

Progressive Muslims

So he wanted to entice them out of the land. But We drowned him and all those with him.

Rashad Khalifa

When he pursued them, as he chased them out of the land, we drowned him, together with those who sided with him, all of them.

Sahih International

So he intended to drive them from the land, but We drowned him and those with him all together.

Sam Gerrans

And he wished to turn them out of the land; and We drowned him and those with him all together.

Shabbir Ahmed

Pharaoh resolved to wipe off Moses and his followers from the face of the earth. But We drowned him and those with him, all together.

Syed Vickar Ahamed

So he (Firon) decided to remove them from the face of the earth: But We did drown him and all who were with him.

Taqi Usmani

Then he (Pharaoh) tried to harass them to drive them out of the land, so We drowned him and those with him altogether,

The Monotheist Group

So he wanted to entice them out of the land. But We drowned him and all those with him.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 103. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 103. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 103. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩