20. sure

Tâhâ Suresi طه

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 8 konu
  1. Kur'an sıkıntı için indirilmedi; Rahmân Arş'a kuruldu 1–8 karşılaştır — Kur'an sıkıntı için indirilmedi; Rahmân Arş'a kuruldu
  2. Mûsâ'nın çağrılışı ve Firavun'a gönderilişi 9–48 karşılaştır — Mûsâ'nın çağrılışı ve Firavun'a gönderilişi
  3. Firavun'la konuşma ve sihirbazların iman edişi 49–76 karşılaştır — Firavun'la konuşma ve sihirbazların iman edişi
  4. Denizden geçiş ve İsrâiloğullarına hitap 77–82 karşılaştır — Denizden geçiş ve İsrâiloğullarına hitap
  5. Buzağı ve Sâmirî 83–98 karşılaştır — Buzağı ve Sâmirî
  6. Geçmişin haberleri, kıyamet sahnesi ve Arapça Kur'an 99–114 karşılaştır — Geçmişin haberleri, kıyamet sahnesi ve Arapça Kur'an
  7. Âdem ve İblîs; zikirden yüz çevirenler 115–127 karşılaştır — Âdem ve İblîs; zikirden yüz çevirenler
  8. Öncekilerden ibret; sabret ve namazı emret 128–135 karşılaştır — Öncekilerden ibret; sabret ve namazı emret

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Kur'an sıkıntı için indirilmedi; Rahmân Arş'a kuruldu 1–8

  1. Tâhâ suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 1. ayet. طه

    ṭâ-hâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ta, Ha.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 1. ayet

  2. Tâhâ suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 2. ayet. مَآ أَنزَلْنَا عَلَيْكَ ٱلْقُرْءَانَ لِتَشْقَىٰٓ

    mâ enzelnâ `aleyke-lḳur'âne liteşḳâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Biz bu Kur'an'ı sana, zahmet çekesin, bedbaht olasın diye indirmedik;

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 2. ayet

  3. Tâhâ suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 3. ayet. إِلَّا تَذْكِرَةً لِّمَن يَخْشَىٰ

    illâ teẕkiratel limey yaḫşâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Saygıyla ürperene bir hatırlatma/düşündürme/öğüt verme olsun diye indirdik.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 3. ayet

  4. Tâhâ suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 4. ayet. تَنزِيلًا مِّمَّنْ خَلَقَ ٱلْأَرْضَ وَٱلسَّمَٰوَٰتِ ٱلْعُلَى

    tenzîlem mimmen ḫaleḳa-l'arḍa vessemâvâti-l`ulâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yeri ve o yüce mi yüce gökleri yaratandan bir vahiy olarak indirdik.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 4. ayet

  5. Tâhâ suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 5. ayet. ٱلرَّحْمَٰنُ عَلَى ٱلْعَرْشِ ٱسْتَوَىٰ

    erraḥmânü `ale-l`arşi-stevâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    O Rahman, arş üzerine egemenlik kurmuştur.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 5. ayet

  6. Tâhâ suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 6. ayet. لَهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَمَا تَحْتَ ٱلثَّرَىٰ

    lehû mâ fi-ssemâvâti vemâ fi-l'arḍi vemâ beynehümâ vemâ taḥte-ŝŝerâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Göklerde, yerde, onların arasında, toprağın bağrında ne varsa O'nundur.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 6. ayet

  7. Tâhâ suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 7. ayet. وَإِن تَجْهَرْ بِٱلْقَوْلِ فَإِنَّهُۥ يَعْلَمُ ٱلسِّرَّ وَأَخْفَى

    vein techer bilḳavli feinnehû ya`lemü-ssirra veaḫfâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sen bu sözü açıkça duyuracaksan da O, gizliyi de bilir, gizliden daha gizliyi de...

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 7. ayet

  8. Tâhâ suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 8. ayet. ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ لَهُ ٱلْأَسْمَآءُ ٱلْحُسْنَىٰ

    allâhü lâ ilâhe illâ hû. lehü-l'esmâü-lḥusnâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah'tır O. İlah yok O'ndan başka. Esmaül Hüsna, en güzel isimler O'nundur.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 8. ayet

Mûsâ'nın çağrılışı ve Firavun'a gönderilişi 9–48

  1. Tâhâ suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 9. ayet. وَهَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ مُوسَىٰٓ

    vehel etâke ḥadîŝü mûsâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ulaştı mı sana Musa'nın haberi?

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 9. ayet

  2. Tâhâ suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 10. ayet. إِذْ رَءَا نَارًا فَقَالَ لِأَهْلِهِ ٱمْكُثُوٓا۟ إِنِّىٓ ءَانَسْتُ نَارًا لَّعَلِّىٓ ءَاتِيكُم مِّنْهَا بِقَبَسٍ أَوْ أَجِدُ عَلَى ٱلنَّارِ هُدًى

    iẕ raâ nâran feḳâle liehlihi-mküŝû innî ânestü nâral le`allî âtîküm minhâ biḳabesin ev ecidü `ale-nnâri hüdâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hani, bir ateş görmüştü de ailesine şöyle demişti: "Bekleyin! Gözüme bir ateş ilişti. Olabilir ki, ondan size bir kor parçası getiririm, yahut onun üzerinde bir kılavuz bulurum."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 10. ayet

  3. Tâhâ suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 11. ayet. فَلَمَّآ أَتَىٰهَا نُودِىَ يَٰمُوسَىٰٓ

    felemmâ etâhâ nûdiye yâ mûsâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Onun yanına geldiğinde kendisine "Musa!" diye seslenildi.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 11. ayet

  4. Tâhâ suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 12. ayet. إِنِّىٓ أَنَا۠ رَبُّكَ فَٱخْلَعْ نَعْلَيْكَ إِنَّكَ بِٱلْوَادِ ٱلْمُقَدَّسِ طُوًى

    innî ene rabbüke faḫla` na`leyk. inneke bilvâdi-lmüḳaddesi ṭuvâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Benim ben, senin Rabbin! Hadi, pabuçlarını çıkar; sen kutsal vadide, Tuva'dasın."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 12. ayet

  5. Tâhâ suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 13. ayet. وَأَنَا ٱخْتَرْتُكَ فَٱسْتَمِعْ لِمَا يُوحَىٰٓ

    veene-ḫtertüke festemi` limâ yûḥâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Ve ben seni seçtim; o halde vahyedilecek olanı dinle!"

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 13. ayet

  6. Tâhâ suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 14. ayet. إِنَّنِىٓ أَنَا ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّآ أَنَا۠ فَٱعْبُدْنِى وَأَقِمِ ٱلصَّلَوٰةَ لِذِكْرِىٓ

    innenî ene-llâhü lâ ilâhe illâ ene fa`büdnî veeḳimi-ṣṣalâte liẕikrî.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Hiç kuşkulanma ki ben Allah'ım. İlah yoktur benden başka. O halde bana kulluk/ibadet et ve namazını, beni hatırlayıp anmak için yerine getir."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 14. ayet

  7. Tâhâ suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 15. ayet. إِنَّ ٱلسَّاعَةَ ءَاتِيَةٌ أَكَادُ أُخْفِيهَا لِتُجْزَىٰ كُلُّ نَفْسٍۭ بِمَا تَسْعَىٰ

    inne-ssâ`ate âtiyetün ekâdü uḫfîhâ litüczâ küllü nefsim bimâ tes`â.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Kuşku duyma ki o saat gelecektir. Onu neredeyse gizleyeceğim ki, her benlik gayretinin karşılığını elde etsin."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 15. ayet

  8. Tâhâ suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 16. ayet. فَلَا يَصُدَّنَّكَ عَنْهَا مَن لَّا يُؤْمِنُ بِهَا وَٱتَّبَعَ هَوَىٰهُ فَتَرْدَىٰ

    felâ yeṣuddenneke `anhâ mel lâ yü'minü bihâ vettebe`a hevâhü feterdâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "O halde ona inanmayıp keyfi peşinde giden, seni ondan yüzgeri etmesin. Yoksa perişan olursun."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 16. ayet

  9. Tâhâ suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 17. ayet. وَمَا تِلْكَ بِيَمِينِكَ يَٰمُوسَىٰ

    vemâ tilke biyemînike yâ mûsâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Nedir o sağ elindeki ey Musa?"

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 17. ayet

  10. Tâhâ suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 18. ayet. قَالَ هِىَ عَصَاىَ أَتَوَكَّؤُا۟ عَلَيْهَا وَأَهُشُّ بِهَا عَلَىٰ غَنَمِى وَلِىَ فِيهَا مَـَٔارِبُ أُخْرَىٰ

    ḳâle hiye `aṣây. etevekkeü `aleyhâ veehüşşü bihâ `alâ ganemî veliye fîhâ meâribü uḫrâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Cevap verdi: "O, benim asamdır. Ona dayanırım, onunla koyunlarıma ağaçtan yaprak indiririm. Onda, işime yarayan başka özellikler de vardır."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 18. ayet

  11. Tâhâ suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 19. ayet. قَالَ أَلْقِهَا يَٰمُوسَىٰ

    ḳâle elḳihâ yâ mûsâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Buyurdu: "Yere at onu ey Musa!"

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 19. ayet

  12. Tâhâ suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 20. ayet. فَأَلْقَىٰهَا فَإِذَا هِىَ حَيَّةٌ تَسْعَىٰ

    feelḳâhâ feiẕâ hiye ḥayyetün tes`â.

    Yaşar Nuri Öztürk

    O da onu attı. Bir de ne görsün, bir yılan olmuş o, koşuyor...

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 20. ayet

  13. Tâhâ suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 21. ayet. قَالَ خُذْهَا وَلَا تَخَفْ سَنُعِيدُهَا سِيرَتَهَا ٱلْأُولَىٰ

    ḳâle ḫuẕhâ velâ teḫaf. senü`îdühâ sîratehe-l'ûlâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Buyurdu: "Al onu, korkma! Biz onu ilk görünümüne döndüreceğiz."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 21. ayet

  14. Tâhâ suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 22. ayet. وَٱضْمُمْ يَدَكَ إِلَىٰ جَنَاحِكَ تَخْرُجْ بَيْضَآءَ مِنْ غَيْرِ سُوٓءٍ ءَايَةً أُخْرَىٰ

    vaḍmüm yedeke ilâ cenâḥike taḫruc beyḍâe min gayri sûin âyeten uḫrâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Bir de elini koynuna sok! Bir başka mucize olarak lekesiz, bembeyaz bir halde çıksın."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 22. ayet

  15. Tâhâ suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 23. ayet. لِنُرِيَكَ مِنْ ءَايَٰتِنَا ٱلْكُبْرَى

    linüriyeke min âyâtine-lkübrâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Böylece sana en büyük mucizelerimizden bazılarını göstereceğiz."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 23. ayet

  16. Tâhâ suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 24. ayet. ٱذْهَبْ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ

    iẕheb ilâ fir`avne innehû ṭagâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Firavun'a git; çünkü o, azdı."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 24. ayet

  17. Tâhâ suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 25. ayet. قَالَ رَبِّ ٱشْرَحْ لِى صَدْرِى

    ḳâle rabbi-şraḥ lî ṣadrî.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Musa dedi: "Rabbim, göğsümü açıp genişlet;

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 25. ayet

  18. Tâhâ suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 26. ayet. وَيَسِّرْ لِىٓ أَمْرِى

    veyessir lî emrî.

    Yaşar Nuri Öztürk

    İşimi bana kolaylaştır."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 26. ayet

  19. Tâhâ suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 27. ayet. وَٱحْلُلْ عُقْدَةً مِّن لِّسَانِى

    vaḥlül `uḳdetem mil lisânî.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Dilimden düğümü çöz,

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 27. ayet

  20. Tâhâ suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 28. ayet. يَفْقَهُوا۟ قَوْلِى

    yefḳahû ḳavlî.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ki sözümü iyi anlasınlar."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 28. ayet

  21. Tâhâ suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 29. ayet. وَٱجْعَل لِّى وَزِيرًا مِّنْ أَهْلِى

    vec`al lî vezîram min ehlî.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Bana ailemden bir yardımcı ver,

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 29. ayet

  22. Tâhâ suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 30. ayet. هَٰرُونَ أَخِى

    hârûne eḫî.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Kardeşim Harun'u."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 30. ayet

  23. Tâhâ suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 31. ayet. ٱشْدُدْ بِهِۦٓ أَزْرِى

    üşdüd bihî ezrî.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Onunla sırtımı kuvvetlendir."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 31. ayet

  24. Tâhâ suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 32. ayet. وَأَشْرِكْهُ فِىٓ أَمْرِى

    veeşrikhü fî emrî.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Onu işime ortak kıl."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 32. ayet

  25. Tâhâ suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 33. ayet. كَىْ نُسَبِّحَكَ كَثِيرًا

    key nüsebbiḥake keŝîrâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Taki seni çokça tespih edelim."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 33. ayet

  26. Tâhâ suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 34. ayet. وَنَذْكُرَكَ كَثِيرًا

    veneẕkürake keŝîrâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Seni çokça analım."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 34. ayet

  27. Tâhâ suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 35. ayet. إِنَّكَ كُنتَ بِنَا بَصِيرًا

    inneke künte binâ beṣîrâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Kuşkusuz sen, bizi görmektesin."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 35. ayet

  28. Tâhâ suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 36. ayet. قَالَ قَدْ أُوتِيتَ سُؤْلَكَ يَٰمُوسَىٰ

    ḳâle ḳad ûtîte sü'leke yâ mûsâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Buyurdu: "İstediğin sana verildi, ey Musa."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 36. ayet

  29. Tâhâ suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 37. ayet. وَلَقَدْ مَنَنَّا عَلَيْكَ مَرَّةً أُخْرَىٰٓ

    veleḳad menennâ `aleyke merraten uḫrâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Yemin olsun, sana bir kez daha lütufta bulunmuştuk."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 37. ayet

  30. Tâhâ suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 38. ayet. إِذْ أَوْحَيْنَآ إِلَىٰٓ أُمِّكَ مَا يُوحَىٰٓ

    iẕ evḥaynâ ilâ ümmike mâ yûḥâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hani, annene vahyedileni şöyle vahyetmiştik:

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 38. ayet

  31. Tâhâ suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 39. ayet. أَنِ ٱقْذِفِيهِ فِى ٱلتَّابُوتِ فَٱقْذِفِيهِ فِى ٱلْيَمِّ فَلْيُلْقِهِ ٱلْيَمُّ بِٱلسَّاحِلِ يَأْخُذْهُ عَدُوٌّ لِّى وَعَدُوٌّ لَّهُۥ وَأَلْقَيْتُ عَلَيْكَ مَحَبَّةً مِّنِّى وَلِتُصْنَعَ عَلَىٰ عَيْنِىٓ

    eni-ḳẕifîhi fi-ttâbûti faḳẕifîhi fi-lyemmi felyülḳihi-lyemmü bissâḥili ye'ḫuẕhü `adüvvül lî ve`adüvvul leh. veelḳaytü `aleyke meḥabbetem minnî. velituṣne`a `alâ `aynî.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Onu tabuta koyup ırmağa bırak! Irmak onu sahile götürsün ki, benim de düşmanım, onun da düşmanı olan biri onu alsın. Üzerine kendimden bir sevgi bıraktım ki, gözümün önünde yetiştirilesin."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 39. ayet

  32. Tâhâ suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 40. ayet. إِذْ تَمْشِىٓ أُخْتُكَ فَتَقُولُ هَلْ أَدُلُّكُمْ عَلَىٰ مَن يَكْفُلُهُۥ فَرَجَعْنَٰكَ إِلَىٰٓ أُمِّكَ كَىْ تَقَرَّ عَيْنُهَا وَلَا تَحْزَنَ وَقَتَلْتَ نَفْسًا فَنَجَّيْنَٰكَ مِنَ ٱلْغَمِّ وَفَتَنَّٰكَ فُتُونًا فَلَبِثْتَ سِنِينَ فِىٓ أَهْلِ مَدْيَنَ ثُمَّ جِئْتَ عَلَىٰ قَدَرٍ يَٰمُوسَىٰ

    iẕ temşî uḫtüke feteḳûlü hel edüllüküm `alâ mey yekfülüh. feraca`nâke ilâ ümmike key teḳarra `aynühâ velâ taḥzen. veḳatelte nefsen fenecceynâke mine-lgammi vefetennâke fütûnâ. felebiŝte sinîne fî ehli medyene ŝümme ci'te `alâ ḳaderiy yâ mûsâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Hani, kızkardeşin gidiyor, şöyle diyordu: 'Onun bakımını üstlenecek kişiyi size göstereyim mi?' Nihayet, seni annene geri döndürdük ki, gözü aydın olsun, tasalanmasın. Sen bir de adam öldürmüştün. O zaman seni gamdan kurtarmıştık. Seni iyice bir imtihana çekmiştik. Bunun ardından sen Medyen halkı arasında yıllarca kaldın. Sonra, belirlenen bir vakitte/bir kadere göre geliverdin, ey Musa!"

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 40. ayet

  33. Tâhâ suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 41. ayet. وَٱصْطَنَعْتُكَ لِنَفْسِى

    vaṣṭana`tüke linefsî.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Seni kendim için seçip yetiştirdim."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 41. ayet

  34. Tâhâ suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 42. ayet. ٱذْهَبْ أَنتَ وَأَخُوكَ بِـَٔايَٰتِى وَلَا تَنِيَا فِى ذِكْرِى

    iẕheb ente veeḫûke biâyâtî velâ teniyâ fî ẕikrî.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Sen ve kardeşin, ayetlerimi götürün; beni anmakta gevşeklik etmeyin."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 42. ayet

  35. Tâhâ suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 43. ayet. ٱذْهَبَآ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ

    iẕhebâ ilâ fir`avne innehû ṭagâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Firavun'a gidin, çünkü o azdı."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 43. ayet

  36. Tâhâ suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 44. ayet. فَقُولَا لَهُۥ قَوْلًا لَّيِّنًا لَّعَلَّهُۥ يَتَذَكَّرُ أَوْ يَخْشَىٰ

    feḳûlâ lehû ḳavlel leyyinel le`allehû yeteẕekkeru ev yaḫşâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Ona yumuşak ve tatlı bir sözle hitap edin; belki öğüt alır, yahut ürperir."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 44. ayet

  37. Tâhâ suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 45. ayet. قَالَا رَبَّنَآ إِنَّنَا نَخَافُ أَن يَفْرُطَ عَلَيْنَآ أَوْ أَن يَطْغَىٰ

    ḳâlâ rabbenâ innenâ neḫâfü ey yefruṭa `aleynâ ev ey yaṭgâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Dediler ki: "Rabbimiz, onun aleyhimizde bir taşkınlık yapmasından yahut yine azmasından korkuyoruz."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 45. ayet

  38. Tâhâ suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 46. ayet. قَالَ لَا تَخَافَآ إِنَّنِى مَعَكُمَآ أَسْمَعُ وَأَرَىٰ

    ḳâle lâ teḫâfâ innenî me`akümâ esme`u veerâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Buyurdu: "Korkmayın! Ben sizinle beraberim; işitiyorum, görüyorum."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 46. ayet

  39. Tâhâ suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 47. ayet. فَأْتِيَاهُ فَقُولَآ إِنَّا رَسُولَا رَبِّكَ فَأَرْسِلْ مَعَنَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ وَلَا تُعَذِّبْهُمْ قَدْ جِئْنَٰكَ بِـَٔايَةٍ مِّن رَّبِّكَ وَٱلسَّلَٰمُ عَلَىٰ مَنِ ٱتَّبَعَ ٱلْهُدَىٰٓ

    fe'tiyâhü feḳûlâ innâ rasûlâ rabbike feersil me`anâ benî isrâîle velâ tü`aẕẕibhüm. ḳad ci'nâke biâyetim mir rabbik. vesselâmü `alâ meni-ttebe`a-lhüdâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Hadi gidin ona! Deyin ki; "Biz senin Rabbinin iki resulüyüz. İsrailoğullarını bizimle gönder, onlara işkence etme! Rabbinden sana bir mucize getirdik. Selam, hidayete uyanlaradır."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 47. ayet

  40. Tâhâ suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 48. ayet. إِنَّا قَدْ أُوحِىَ إِلَيْنَآ أَنَّ ٱلْعَذَابَ عَلَىٰ مَن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ

    innâ ḳad ûḥiye ileynâ enne-l`aẕâbe `alâ men keẕẕebe vetevellâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Azabın, yalanlayıp yüz çevirenler üzerine olacağı bize vahyedildi."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 48. ayet

Firavun'la konuşma ve sihirbazların iman edişi 49–76

  1. Tâhâ suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 49. ayet. قَالَ فَمَن رَّبُّكُمَا يَٰمُوسَىٰ

    ḳâle femer rabbükümâ yâ mûsâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Firavun dedi: "Sizin Rabbiniz kim, ey Musa?"

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 49. ayet

  2. Tâhâ suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 50. ayet. قَالَ رَبُّنَا ٱلَّذِىٓ أَعْطَىٰ كُلَّ شَىْءٍ خَلْقَهُۥ ثُمَّ هَدَىٰ

    ḳâle rabbüne-lleẕî a`ṭâ külle şey'in ḫalḳahû ŝümme hedâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Musa dedi: "Rabbimiz, herşeye yaratılışını lütfeden, sonra da yol yordam gösteren kudrettir."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 50. ayet

  3. Tâhâ suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 51. ayet. قَالَ فَمَا بَالُ ٱلْقُرُونِ ٱلْأُولَىٰ

    ḳâle femâ bâlü-lḳurûni-l'ûlâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Dedi: "Peki, ilk nesillerin hali ne olacak?"

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 51. ayet

  4. Tâhâ suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 52. ayet. قَالَ عِلْمُهَا عِندَ رَبِّى فِى كِتَٰبٍ لَّا يَضِلُّ رَبِّى وَلَا يَنسَى

    ḳâle `ilmühâ `inde rabbî fî kitâb. lâ yeḍillü rabbî velâ yensâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Onlara ilişkin bilgi, Rabbim katında bir Kitap'tadır. Rabbim ne şaşırır ne de unutur."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 52. ayet

  5. Tâhâ suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 53. ayet. ٱلَّذِى جَعَلَ لَكُمُ ٱلْأَرْضَ مَهْدًا وَسَلَكَ لَكُمْ فِيهَا سُبُلًا وَأَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَأَخْرَجْنَا بِهِۦٓ أَزْوَٰجًا مِّن نَّبَاتٍ شَتَّىٰ

    elleẕî ce`ale lekümü-l'arḍa mehdev veseleke leküm fîhâ sübülev veenzele mine-ssemâi mââ. feaḫracnâ bihî ezvâcem min nebetin şettâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yeryüzünü size beşik yapan, onda sizin için yollar açan, gökten su indiren O'dur. Biz o suyla çeşitli bitkilerden çiftler çıkardık.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 53. ayet

  6. Tâhâ suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 54. ayet. كُلُوا۟ وَٱرْعَوْا۟ أَنْعَٰمَكُمْ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّأُو۟لِى ٱلنُّهَىٰ

    külû ver`av en`âmeküm. inne fî ẕâlike leâyâtil liüli-nnühâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yiyin, hayvanlarınızı yayıp otlatın. Kuşkusuz bunda, aklı başında insanlar için ibretler vardır.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 54. ayet

  7. Tâhâ suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 55. ayet. مِنْهَا خَلَقْنَٰكُمْ وَفِيهَا نُعِيدُكُمْ وَمِنْهَا نُخْرِجُكُمْ تَارَةً أُخْرَىٰ

    minhâ ḫalaḳnâküm vefîhâ nü`îdüküm veminhâ nuḫricüküm târaten uḫrâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sizi yerden yarattık. Tekrar oraya göndereceğiz. Ve oradan sizi bir kez daha çıkaracağız.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 55. ayet

  8. Tâhâ suresi, 56. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 56. ayet. وَلَقَدْ أَرَيْنَٰهُ ءَايَٰتِنَا كُلَّهَا فَكَذَّبَ وَأَبَىٰ

    veleḳad eraynâhü âyâtinâ küllehâ fekeẕẕebe veebâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yemin olsun, o Firavun'a ayetlerimizin tamamını gösterdik ama yalanlayıp inadını sürdürdü.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 56. ayet

  9. Tâhâ suresi, 57. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 57. ayet. قَالَ أَجِئْتَنَا لِتُخْرِجَنَا مِنْ أَرْضِنَا بِسِحْرِكَ يَٰمُوسَىٰ

    ḳâle eci'tenâ lituḫricenâ min arḍinâ bisiḥrike yâ mûsâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Şöyle dedi: "Büyünle bizi, toprağımızdan çıkarasın diye mi geldin, ey Musa!"

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 57. ayet

  10. Tâhâ suresi, 58. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 58. ayet. فَلَنَأْتِيَنَّكَ بِسِحْرٍ مِّثْلِهِۦ فَٱجْعَلْ بَيْنَنَا وَبَيْنَكَ مَوْعِدًا لَّا نُخْلِفُهُۥ نَحْنُ وَلَآ أَنتَ مَكَانًا سُوًى

    felene'tiyenneke bisiḥrim miŝlihî fec`al beynenâ vebeyneke mev`idel lâ nuḫlifühû naḥnü velâ ente mekânen süvâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Seninki gibi bir büyü, biz de mutlaka sana getireceğiz. Seninle bizim aramızda öyle bir buluşma yeri ve zamanı belirle ki, ne biz cayalım ne de sen. Herkese uygun bir yer olsun."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 58. ayet

  11. Tâhâ suresi, 59. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 59. ayet. قَالَ مَوْعِدُكُمْ يَوْمُ ٱلزِّينَةِ وَأَن يُحْشَرَ ٱلنَّاسُ ضُحًى

    ḳâle mev`idüküm yevmü-zzîneti veey yuḥşera-nnâsü ḍuḥâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Musa dedi: "Bizimle buluşacağınız zaman, süs günü olsun. İnsanlar kuşluk vakti bir araya getirilsin."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 59. ayet

  12. Tâhâ suresi, 60. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 60. ayet. فَتَوَلَّىٰ فِرْعَوْنُ فَجَمَعَ كَيْدَهُۥ ثُمَّ أَتَىٰ

    fetevellâ fir`avnü feceme`a keydehû ŝümme etâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Bunun üzerine Firavun oradan ayrıldı, tüm kurnazlığını topladı, sonra geldi.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 60. ayet

  13. Tâhâ suresi, 61. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 61. ayet. قَالَ لَهُم مُّوسَىٰ وَيْلَكُمْ لَا تَفْتَرُوا۟ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا فَيُسْحِتَكُم بِعَذَابٍ وَقَدْ خَابَ مَنِ ٱفْتَرَىٰ

    ḳâle lehüm mûsâ veyleküm lâ tefterû `ale-llâhi keẕiben feyüsḥiteküm bi`aẕâb. veḳad ḫâbe meni-fterâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Musa onlara dedi ki: "Yazıklar olsun size, yalan düzerek Allah'a iftira etmeyin! Yoksa bir azap ile kökünüzü kurutur. İftira eden, perişan olmuştur."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 61. ayet

  14. Tâhâ suresi, 62. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 62. ayet. فَتَنَٰزَعُوٓا۟ أَمْرَهُم بَيْنَهُمْ وَأَسَرُّوا۟ ٱلنَّجْوَىٰ

    fetenâza`û emrahüm beynehüm veeserrü-nnecvâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Bunun üzerine işlerini aralarında tartıştılar, fısıltıyı koyulaştırdılar.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 62. ayet

  15. Tâhâ suresi, 63. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 63. ayet. قَالُوٓا۟ إِنْ هَٰذَٰنِ لَسَٰحِرَٰنِ يُرِيدَانِ أَن يُخْرِجَاكُم مِّنْ أَرْضِكُم بِسِحْرِهِمَا وَيَذْهَبَا بِطَرِيقَتِكُمُ ٱلْمُثْلَىٰ

    ḳâlû in hâẕâni lesâḥirâni yürîdâni ey yuḫricâküm min arḍiküm bisiḥrihimâ veyeẕhebâ biṭarîḳatikümü-lmüŝlâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Dediler ki: "Şunlar, iki büyücüden başka birşey değillerdir. Büyüleriyle sizi toprağınızdan çıkarmak ve sizin örnek yolunuzu silip yok etmek istiyorlar."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 63. ayet

  16. Tâhâ suresi, 64. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 64. ayet. فَأَجْمِعُوا۟ كَيْدَكُمْ ثُمَّ ٱئْتُوا۟ صَفًّا وَقَدْ أَفْلَحَ ٱلْيَوْمَ مَنِ ٱسْتَعْلَىٰ

    feecmi`û keydeküm ŝümme-'tû ṣaffâ. veḳad efleḥa-lyevme meni-sta`lâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Hemen hünerlerinizi birleştirin; sonra saf bağlamış olarak gelin! Bugün, üstün gelen kurtulmuş olacaktır."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 64. ayet

  17. Tâhâ suresi, 65. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 65. ayet. قَالُوا۟ يَٰمُوسَىٰٓ إِمَّآ أَن تُلْقِىَ وَإِمَّآ أَن نَّكُونَ أَوَّلَ مَنْ أَلْقَىٰ

    ḳâlû yâ mûsâ immâ en tülḳiye veimmâ en nekûne evvele men elḳâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Dediler: "Ey Musa, ya hünerini ortaya at yahut da ilk hüner sergileyen biz olacağız."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 65. ayet

  18. Tâhâ suresi, 66. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 66. ayet. قَالَ بَلْ أَلْقُوا۟ فَإِذَا حِبَالُهُمْ وَعِصِيُّهُمْ يُخَيَّلُ إِلَيْهِ مِن سِحْرِهِمْ أَنَّهَا تَسْعَىٰ

    ḳâle bel elḳû. feiẕâ ḥibâlühüm ve`iṣiyyühüm yüḫayyelü ileyhi min siḥrihim ennehâ tes`â.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Musa dedi: "Hayır, siz atın!" Bir de ne görsün! Onların ipleri, sopaları, yaptıkları büyüler yüzünden, kendisine gerçekten koşuyorlarmış hayalini verdi.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 66. ayet

  19. Tâhâ suresi, 67. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 67. ayet. فَأَوْجَسَ فِى نَفْسِهِۦ خِيفَةً مُّوسَىٰ

    feevcese fî nefsihî ḫîfetem mûsâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Musa birdenbire içinde bir korku duydu.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 67. ayet

  20. Tâhâ suresi, 68. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 68. ayet. قُلْنَا لَا تَخَفْ إِنَّكَ أَنتَ ٱلْأَعْلَىٰ

    ḳulnâ lâ teḫaf inneke ente-l'a`lâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Şöyle dedik: "Korkma, üstün gelecek olan sensin!"

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 68. ayet

  21. Tâhâ suresi, 69. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 69. ayet. وَأَلْقِ مَا فِى يَمِينِكَ تَلْقَفْ مَا صَنَعُوٓا۟ إِنَّمَا صَنَعُوا۟ كَيْدُ سَٰحِرٍ وَلَا يُفْلِحُ ٱلسَّاحِرُ حَيْثُ أَتَىٰ

    veelḳi mâ fî yemînike telḳaf mâ ṣane`û. innemâ ṣane`û keydü sâḥir. velâ yüfliḥu-ssâḥiru ḥayŝü etâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Sağ elindekini yere bırak! Onların, sanayi olarak ortaya çıkardıklarını yalayıp yutsun. Onların sanayi olarak ürettikleri sadece bir büyücünün hilesidir. Büyücü ise nereye gitse iflah etmez."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 69. ayet

  22. Tâhâ suresi, 70. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 70. ayet. فَأُلْقِىَ ٱلسَّحَرَةُ سُجَّدًا قَالُوٓا۟ ءَامَنَّا بِرَبِّ هَٰرُونَ وَمُوسَىٰ

    feülḳiye-sseḥaratü sücceden ḳâlû âmennâ birabbi hârûne vemûsâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Bunun üzerine büyücüler secdelere kapanıp şöyle seslendiler: "Harun'un ve Musa'nın Rabbine inandık!"

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 70. ayet

  23. Tâhâ suresi, 71. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 71. ayet. قَالَ ءَامَنتُمْ لَهُۥ قَبْلَ أَنْ ءَاذَنَ لَكُمْ إِنَّهُۥ لَكَبِيرُكُمُ ٱلَّذِى عَلَّمَكُمُ ٱلسِّحْرَ فَلَأُقَطِّعَنَّ أَيْدِيَكُمْ وَأَرْجُلَكُم مِّنْ خِلَٰفٍ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمْ فِى جُذُوعِ ٱلنَّخْلِ وَلَتَعْلَمُنَّ أَيُّنَآ أَشَدُّ عَذَابًا وَأَبْقَىٰ

    ḳâle âmentüm lehû ḳable en âẕene leküm. innehû lekebîrukümü-lleẕî `allemekümü-ssiḥr. feleüḳaṭṭi`anne eydiyeküm veercüleküm min ḫilâfiv veleüṣallibenneküm fî cüẕû`i-nnaḫl. veleta`lemünne eyyünâ eşeddü `aẕâbev veebḳâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Firavun dedi: "Ben izin vermeden ona inandınız öyle mi? O size, büyüyü öğreten büyüğünüzdür. Yemin olsun, ellerinizi, ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve yemin olsun sizi hurma ağaçlarına asacağım. O zaman iyice bileceksiniz, hangimizin azabı daha şiddetli ve sürekli."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 71. ayet

  24. Tâhâ suresi, 72. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 72. ayet. قَالُوا۟ لَن نُّؤْثِرَكَ عَلَىٰ مَا جَآءَنَا مِنَ ٱلْبَيِّنَٰتِ وَٱلَّذِى فَطَرَنَا فَٱقْضِ مَآ أَنتَ قَاضٍ إِنَّمَا تَقْضِى هَٰذِهِ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَآ

    ḳâlû len nü'ŝirake `alâ mâ câenâ mine-lbeyyinâti velleẕî feṭaranâ faḳḍi mâ ente ḳâḍ. innemâ taḳḍî hâẕihi-lḥayâte-ddünyâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Dediler: "Biz seni, bize gelen açık seçik kanıtlara ve bizi yaratmış olana asla tercih etmeyeceğiz. Verdiğin hükmü uygula. Senin hükmün olsa olsa bu dünya hayatında geçer."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 72. ayet

  25. Tâhâ suresi, 73. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 73. ayet. إِنَّآ ءَامَنَّا بِرَبِّنَا لِيَغْفِرَ لَنَا خَطَٰيَٰنَا وَمَآ أَكْرَهْتَنَا عَلَيْهِ مِنَ ٱلسِّحْرِ وَٱللَّهُ خَيْرٌ وَأَبْقَىٰٓ

    innâ âmennâ birabbinâ liyagfira lenâ ḫaṭâyânâ vemâ ekrahtenâ `aleyhi mine-ssiḥr. vellâhü ḫayruv veebḳâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Biz Rabbimize inandık ki, günahlarımızı ve senin bizi zorladığın büyüyü affetsin. Allah daha hayırlı, daha süreklidir."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 73. ayet

  26. Tâhâ suresi, 74. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 74. ayet. إِنَّهُۥ مَن يَأْتِ رَبَّهُۥ مُجْرِمًا فَإِنَّ لَهُۥ جَهَنَّمَ لَا يَمُوتُ فِيهَا وَلَا يَحْيَىٰ

    innehû mey ye'ti rabbehû mücrimen feinne lehû cehennem. lâ yemûtü fîhâ velâ yaḥyâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Şu bir gerçek ki, Rabbinin huzuruna suçlu olarak gelen için cehennem vardır. Orada ne ölür ne de hayat bulur.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 74. ayet

  27. Tâhâ suresi, 75. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 75. ayet. وَمَن يَأْتِهِۦ مُؤْمِنًا قَدْ عَمِلَ ٱلصَّٰلِحَٰتِ فَأُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمُ ٱلدَّرَجَٰتُ ٱلْعُلَىٰ

    vemey ye'tihî mü'minen ḳad `amile-ṣṣâliḥâti feülâike lehümü-dderacâtü-l`ulâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    O'nun huzuruna, hayra ve barışa yönelik iyilikler üretmiş bir mümin olarak varana gelince, işte böyleleri için çok yüksek dereceler öngörülmüştür.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 75. ayet

  28. Tâhâ suresi, 76. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 76. ayet. جَنَّٰتُ عَدْنٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا وَذَٰلِكَ جَزَآءُ مَن تَزَكَّىٰ

    cennâtü `adnin tecrî min taḥtihe-l'enhâru ḫâlidîne fîhâ. veẕâlike cezâü men tezekkâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Adn cennetleri ki, altlarından ırmaklar akar; sürekli kalacaklar içlerinde. Arınıp temizlenenlerin ödülü işte budur.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 76. ayet

Denizden geçiş ve İsrâiloğullarına hitap 77–82

  1. Tâhâ suresi, 77. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 77. ayet. وَلَقَدْ أَوْحَيْنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنْ أَسْرِ بِعِبَادِى فَٱضْرِبْ لَهُمْ طَرِيقًا فِى ٱلْبَحْرِ يَبَسًا لَّا تَخَٰفُ دَرَكًا وَلَا تَخْشَىٰ

    veleḳad evḥaynâ ilâ mûsâ en esri bi`ibâdî faḍrib lehüm ṭarîḳan fi-lbaḥri yebesâ. lâ teḫâfü derakev velâ taḫşâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yemin olsun, Musa'ya şöyle vahyetmiştik: "Kullarımı geceleyin yürüt! Denizde onlar için kuru bir yol aç! Size yetişecekler diye korkma, endişelenme.!"

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 77. ayet

  2. Tâhâ suresi, 78. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 78. ayet. فَأَتْبَعَهُمْ فِرْعَوْنُ بِجُنُودِهِۦ فَغَشِيَهُم مِّنَ ٱلْيَمِّ مَا غَشِيَهُمْ

    feetbe`ahüm fir`avnü bicünûdihî fegaşiyehüm mine-lyemmi mâ gaşiyehüm.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Derken, Firavun, ordusuyla birlikte onların arkasına düştü. Ama denizden onları sarıp kuşatan, sarıp kuşattı.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 78. ayet

  3. Tâhâ suresi, 79. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 79. ayet. وَأَضَلَّ فِرْعَوْنُ قَوْمَهُۥ وَمَا هَدَىٰ

    veeḍalle fir`avnü ḳavmehû vemâ hedâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Firavun kendi toplumunu saptırmıştı; kılavuzluk edemedi.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 79. ayet

  4. Tâhâ suresi, 80. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 80. ayet. يَٰبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ قَدْ أَنجَيْنَٰكُم مِّنْ عَدُوِّكُمْ وَوَٰعَدْنَٰكُمْ جَانِبَ ٱلطُّورِ ٱلْأَيْمَنَ وَنَزَّلْنَا عَلَيْكُمُ ٱلْمَنَّ وَٱلسَّلْوَىٰ

    yâ benî isrâîle ḳad enceynâküm min `adüvviküm veve`adnâküm cânibe-ṭṭûri-l'eymene venezzelnâ `aleykümü-lmenne vesselvâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ey İsrailoğulları, şu bir gerçek ki, biz sizi düşmanınızdan kurtardık. Tur'un sağ yanında size vaatte bulunduk. Ve üstünüze kudret helvasıyla bıldırcın indirdik.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 80. ayet

  5. Tâhâ suresi, 81. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 81. ayet. كُلُوا۟ مِن طَيِّبَٰتِ مَا رَزَقْنَٰكُمْ وَلَا تَطْغَوْا۟ فِيهِ فَيَحِلَّ عَلَيْكُمْ غَضَبِى وَمَن يَحْلِلْ عَلَيْهِ غَضَبِى فَقَدْ هَوَىٰ

    külû min ṭayyibâti mâ razaḳnâküm velâ taṭgav fîhi feyeḥille `aleyküm gaḍabî. vemey yaḥlil `aleyhi gaḍabî feḳad hevâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Size verdiğimiz rızkın temizlerinden yiyin! Bu konuda azgınlık etmeyin! Yoksa öfkem üzerinize çöker. Ve kimin üstüne öfkem inerse o uçuruma gider.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 81. ayet

  6. Tâhâ suresi, 82. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 82. ayet. وَإِنِّى لَغَفَّارٌ لِّمَن تَابَ وَءَامَنَ وَعَمِلَ صَٰلِحًا ثُمَّ ٱهْتَدَىٰ

    veinnî legaffârul limen tâbe veâmene ve`amile ṣâliḥan ŝümme-htedâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ve ben, tövbe eden, inanan, hayra ve barışa yönelik iş yapıp sonra da düzgün bir biçimde yol alan kimseye karşı, gerçekten çok affediciyim, Gaffar'ım.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 82. ayet

Buzağı ve Sâmirî 83–98

  1. Tâhâ suresi, 83. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 83. ayet. وَمَآ أَعْجَلَكَ عَن قَوْمِكَ يَٰمُوسَىٰ

    vemâ a`celeke `an ḳavmike yâ mûsâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Seni toplumundan çabucak uzaklaştıran neydi, ey Musa?

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 83. ayet

  2. Tâhâ suresi, 84. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 84. ayet. قَالَ هُمْ أُو۟لَآءِ عَلَىٰٓ أَثَرِى وَعَجِلْتُ إِلَيْكَ رَبِّ لِتَرْضَىٰ

    ḳâle hüm ülâi `alâ eŝerî ve`aciltü ileyke rabbi literḍâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Dedi: "Onlar, benim eserim üzerindeler. Ben sana gelmede acele davrandım ki, benden hoşnut olasın, ey Rabbim!"

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 84. ayet

  3. Tâhâ suresi, 85. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 85. ayet. قَالَ فَإِنَّا قَدْ فَتَنَّا قَوْمَكَ مِنۢ بَعْدِكَ وَأَضَلَّهُمُ ٱلسَّامِرِىُّ

    ḳâle feinnâ ḳad fetennâ ḳavmeke mim ba`dike veeḍallehümü-ssâmiriyy.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Buyurdu: "Biz senden sonra toplumunu tam bir biçimde imtihan ettik. Samiri onları saptırdı."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 85. ayet

  4. Tâhâ suresi, 86. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 86. ayet. فَرَجَعَ مُوسَىٰٓ إِلَىٰ قَوْمِهِۦ غَضْبَٰنَ أَسِفًا قَالَ يَٰقَوْمِ أَلَمْ يَعِدْكُمْ رَبُّكُمْ وَعْدًا حَسَنًا أَفَطَالَ عَلَيْكُمُ ٱلْعَهْدُ أَمْ أَرَدتُّمْ أَن يَحِلَّ عَلَيْكُمْ غَضَبٌ مِّن رَّبِّكُمْ فَأَخْلَفْتُم مَّوْعِدِى

    ferace`a mûsâ ilâ ḳavmihî gaḍbâne esifâ. ḳâle yâ ḳavmi elem ye`idküm rabbüküm va`den ḥasenâ. efeṭâle `aleykümü-l`ahdü em erattüm ey yeḥille `aleyküm gaḍabüm mir rabbiküm feaḫleftüm mev`idî.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Bunun üzerine Musa, öfkeli ve ümidi kırık bir halde kavmine döndü. Dedi: "Ey toplumum! Rabbiniz size güzel bir vaatte bulunmadı mı? Süre mi size uzun geldi yoksa Rabbinizden üzerinize bir gazabın inmesini mi istediniz de bana verdiğiniz söze ters davrandınız?"

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 86. ayet

  5. Tâhâ suresi, 87. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 87. ayet. قَالُوا۟ مَآ أَخْلَفْنَا مَوْعِدَكَ بِمَلْكِنَا وَلَٰكِنَّا حُمِّلْنَآ أَوْزَارًا مِّن زِينَةِ ٱلْقَوْمِ فَقَذَفْنَٰهَا فَكَذَٰلِكَ أَلْقَى ٱلسَّامِرِىُّ

    ḳâlû mâ aḫlefnâ mev`ideke bimelkinâ velâkinnâ ḥummilnâ evzâram min zîneti-lḳavmi feḳaẕefnâhâ fekeẕâlike elḳa-ssâmiriyy.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Dediler ki: "Biz sana kendi irademizle/malımızla karşı çıkmadık. Olay şu: Bize o topluluğun süs eşyalarından bazıları yükletilmişti, onları kaldırıp attık; aynı şekilde Samiri de attı."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 87. ayet

  6. Tâhâ suresi, 88. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 88. ayet. فَأَخْرَجَ لَهُمْ عِجْلًا جَسَدًا لَّهُۥ خُوَارٌ فَقَالُوا۟ هَٰذَآ إِلَٰهُكُمْ وَإِلَٰهُ مُوسَىٰ فَنَسِىَ

    feaḫrace lehüm `iclen cesedel lehû ḫuvârun feḳâlû hâẕâ ilâhüküm veilâhü mûsâ fenesî.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Samiri onlar için, böğürmesi olan bir buzağı heykeli çıkardı. Dediler ki: "Bu, hem sizin hem de Musa'nın tanrısıdır. Ama Musa unuttu."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 88. ayet

  7. Tâhâ suresi, 89. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 89. ayet. أَفَلَا يَرَوْنَ أَلَّا يَرْجِعُ إِلَيْهِمْ قَوْلًا وَلَا يَمْلِكُ لَهُمْ ضَرًّا وَلَا نَفْعًا

    efelâ yeravne ellâ yerci`u ileyhim ḳavlev velâ yemlikü lehüm ḍarrav velâ nef`â.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Görmüyorlar mı ki; o buzağı onlara bir sözü geri çeviremiyor; kendilerine bir zarar veremiyor, bir yarar sağlayamıyor.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 89. ayet

  8. Tâhâ suresi, 90. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 90. ayet. وَلَقَدْ قَالَ لَهُمْ هَٰرُونُ مِن قَبْلُ يَٰقَوْمِ إِنَّمَا فُتِنتُم بِهِۦ وَإِنَّ رَبَّكُمُ ٱلرَّحْمَٰنُ فَٱتَّبِعُونِى وَأَطِيعُوٓا۟ أَمْرِى

    veleḳad ḳâle lehüm hârûnü min ḳablü yâ ḳavmi innemâ fütintüm bih. veinne rabbekümü-rraḥmânü fettebi`ûnî veeṭî`û emrî.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yemin olsun, Harun daha önce onlara şunu söylemişti: "Ey kavmim, siz bununla imtihan edildiniz. Sizin Rabbiniz o Rahman'dır. Artık bana uyun, emrime itaat edin!"

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 90. ayet

  9. Tâhâ suresi, 91. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 91. ayet. قَالُوا۟ لَن نَّبْرَحَ عَلَيْهِ عَٰكِفِينَ حَتَّىٰ يَرْجِعَ إِلَيْنَا مُوسَىٰ

    ḳâlû len nebraḥa `aleyhi `âkifîne ḥattâ yerci`a ileynâ mûsâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Onlar şöyle demişlerdi: "Musa bize dönünceye kadar ona tapıcılar olmakta devam edeceğiz."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 91. ayet

  10. Tâhâ suresi, 92. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 92. ayet. قَالَ يَٰهَٰرُونُ مَا مَنَعَكَ إِذْ رَأَيْتَهُمْ ضَلُّوٓا۟

    ḳâle yâ hârûnü mâ mene`ake iẕ raeytehüm ḍallû.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Musa dedi: "Ey Harun, onların saptıklarını gördüğün zaman seni ne engelledi de,

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 92. ayet

  11. Tâhâ suresi, 93. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 93. ayet. أَلَّا تَتَّبِعَنِ أَفَعَصَيْتَ أَمْرِى

    ellâ tettebi`an. efe`aṣayte emrî.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Benim ardım sıra gelmedin. Emrime isyan mı ettin?"

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 93. ayet

  12. Tâhâ suresi, 94. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 94. ayet. قَالَ يَبْنَؤُمَّ لَا تَأْخُذْ بِلِحْيَتِى وَلَا بِرَأْسِىٓ إِنِّى خَشِيتُ أَن تَقُولَ فَرَّقْتَ بَيْنَ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ وَلَمْ تَرْقُبْ قَوْلِى

    ḳâle yebneümme lâ te'ḫuẕ biliḥyetî velâ bira'sî. innî ḫaşîtü en teḳûle ferraḳte beyne benî isrâîle velem terḳub ḳavlî.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Harun dedi: "Ey annemin oğlu! Sakalımı, başımı tutma. Ben senin şöyle diyeceğinden korkmuştum: 'Beniisrail arasına ayrılık soktun, sözüme bağlı kalmadın!"

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 94. ayet

  13. Tâhâ suresi, 95. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 95. ayet. قَالَ فَمَا خَطْبُكَ يَٰسَٰمِرِىُّ

    ḳâle femâ ḫaṭbüke yâ sâmiriyy.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Musa dedi: "Senin derdin neydi, ey Samiri?"

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 95. ayet

  14. Tâhâ suresi, 96. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 96. ayet. قَالَ بَصُرْتُ بِمَا لَمْ يَبْصُرُوا۟ بِهِۦ فَقَبَضْتُ قَبْضَةً مِّنْ أَثَرِ ٱلرَّسُولِ فَنَبَذْتُهَا وَكَذَٰلِكَ سَوَّلَتْ لِى نَفْسِى

    ḳâle beṣurtü bimâ lem yebṣurû bihî feḳabaḍtü ḳabḍatem min eŝeri-rrasûli fenebeẕtühâ vekeẕâlike sevvelet lî nefsî.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Samiri dedi: "Onların görmediklerini gördüm. Resulün izinden bir avuç avuçladım da onu attım. Nefsim bana böylesini hoş gösterdi."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 96. ayet

  15. Tâhâ suresi, 97. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 97. ayet. قَالَ فَٱذْهَبْ فَإِنَّ لَكَ فِى ٱلْحَيَوٰةِ أَن تَقُولَ لَا مِسَاسَ وَإِنَّ لَكَ مَوْعِدًا لَّن تُخْلَفَهُۥ وَٱنظُرْ إِلَىٰٓ إِلَٰهِكَ ٱلَّذِى ظَلْتَ عَلَيْهِ عَاكِفًا لَّنُحَرِّقَنَّهُۥ ثُمَّ لَنَنسِفَنَّهُۥ فِى ٱلْيَمِّ نَسْفًا

    ḳâle feẕheb feinne leke fi-lḥayâti en teḳûle lâ misâs. veinne leke mev`idel len tuḫlefeh. venżur ilâ ilâhike-lleẕî żalte `aleyhi `âkifâ. lenüḥarriḳannehû ŝümme lenensifennehû fi-lyemmi nesfâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Musa dedi: "Defol, çünkü sen, hayatın boyunca "bana dokunmayın" diyeceksin! Ve senin için asla kaytaramayacağın bir hesap zamanı da var. O başını bekleyip durduğun tanrına bir bak! Onu kesinlikle yakacağız, sonra da un ufak edip denize dökeceğiz."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 97. ayet

  16. Tâhâ suresi, 98. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 98. ayet. إِنَّمَآ إِلَٰهُكُمُ ٱللَّهُ ٱلَّذِى لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ وَسِعَ كُلَّ شَىْءٍ عِلْمًا

    innemâ ilâhükümü-llâhü-lleẕî lâ ilâhe illâ hû. vesi`a külle şey'in `ilmâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Gerçek olan şu ki, sizin ilahınız kendisinden başka hiçbir tanrı olmayan Allah'tır. O, ilim bakımından herşeyi çepeçevre kuşatmıştır.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 98. ayet

Geçmişin haberleri, kıyamet sahnesi ve Arapça Kur'an 99–114

  1. Tâhâ suresi, 99. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 99. ayet. كَذَٰلِكَ نَقُصُّ عَلَيْكَ مِنْ أَنۢبَآءِ مَا قَدْ سَبَقَ وَقَدْ ءَاتَيْنَٰكَ مِن لَّدُنَّا ذِكْرًا

    keẕâlike neḳuṣṣu `aleyke min embâi mâ ḳad sebeḳ. veḳad âteynâke mil ledünnâ ẕikrâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    İşte böylece, geçip gitmişlerin haberlerinden bir kısmını sana anlatıyoruz. Biz sana katımızdan da bir zikir vermişizdir.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 99. ayet

  2. Tâhâ suresi, 100. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 100. ayet. مَّنْ أَعْرَضَ عَنْهُ فَإِنَّهُۥ يَحْمِلُ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ وِزْرًا

    men a`raḍa `anhü feinnehû yaḥmilü yevme-lḳiyâmeti vizrâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Kim ondan yüz çevirirse, kıyamet günü bir günah yüklenecektir.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 100. ayet

  3. Tâhâ suresi, 101. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 101. ayet. خَٰلِدِينَ فِيهِ وَسَآءَ لَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ حِمْلًا

    ḫâlidîne fîh. vesâe lehüm yevme-lḳiyâmeti ḥimlâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sürekli olarak o yükün altındadır; kıyamet gününde bu onlar için ne kötü yüktür!

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 101. ayet

  4. Tâhâ suresi, 102. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 102. ayet. يَوْمَ يُنفَخُ فِى ٱلصُّورِ وَنَحْشُرُ ٱلْمُجْرِمِينَ يَوْمَئِذٍ زُرْقًا

    yevme yünfeḫu fi-ṣṣûri venaḥşüru-lmücrimîne yevmeiẕin zürḳâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    O gün sura üfrülür ve günahkarları o gün gözleri gömgök bir halde haşrederiz.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 102. ayet

  5. Tâhâ suresi, 103. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 103. ayet. يَتَخَٰفَتُونَ بَيْنَهُمْ إِن لَّبِثْتُمْ إِلَّا عَشْرًا

    yeteḫâfetûne beynehüm il lebiŝtüm illâ `aşrâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Aralarında fısıldaşır gibi konuşurlar: "Ancak on gün filan kaldınız."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 103. ayet

  6. Tâhâ suresi, 104. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 104. ayet. نَّحْنُ أَعْلَمُ بِمَا يَقُولُونَ إِذْ يَقُولُ أَمْثَلُهُمْ طَرِيقَةً إِن لَّبِثْتُمْ إِلَّا يَوْمًا

    naḥnü a`lemü bimâ yeḳûlûne iẕ yeḳûlü emŝelühüm ṭarîḳaten il lebiŝtüm illâ yevmâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Onların söylemekte olduklarını biz daha iyi biliriz. Yolca en seçkinleri olan şöyle diyordu: "Eni sonu, bir gün kaldınız."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 104. ayet

  7. Tâhâ suresi, 105. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 105. ayet. وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلْجِبَالِ فَقُلْ يَنسِفُهَا رَبِّى نَسْفًا

    veyes'elûneke `ani-lcibâli feḳul yensifühâ rabbî nesfâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sana dağlardan soruyorlar. De ki: "Rabbim onları un ufak edecektir."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 105. ayet

  8. Tâhâ suresi, 106. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 106. ayet. فَيَذَرُهَا قَاعًا صَفْصَفًا

    feyeẕeruhâ ḳâ`an ṣafṣafâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Yerlerini bomboş, dümdüz bırakacaktır."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 106. ayet

  9. Tâhâ suresi, 107. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 107. ayet. لَّا تَرَىٰ فِيهَا عِوَجًا وَلَآ أَمْتًا

    lâ terâ fîhâ `ivecev velâ emtâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Yerlerinde bir eğrilik de bir yumruluk da görmeyeceksin."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 107. ayet

  10. Tâhâ suresi, 108. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 108. ayet. يَوْمَئِذٍ يَتَّبِعُونَ ٱلدَّاعِىَ لَا عِوَجَ لَهُۥ وَخَشَعَتِ ٱلْأَصْوَاتُ لِلرَّحْمَٰنِ فَلَا تَسْمَعُ إِلَّا هَمْسًا

    yevmeiẕiy yettebi`ûne-ddâ`iye lâ `ivece leh. veḫaşe`ati-l'aṣvâtü lirraḥmâni felâ tesme`u illâ hemsâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    O gün, eğip bükmesi olmayan davetçiye uyarlar. Rahman'ın huzurunda sesler kısılır, artık bir hışıltıdan başka bir şey işitmezsiniz.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 108. ayet

  11. Tâhâ suresi, 109. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 109. ayet. يَوْمَئِذٍ لَّا تَنفَعُ ٱلشَّفَٰعَةُ إِلَّا مَنْ أَذِنَ لَهُ ٱلرَّحْمَٰنُ وَرَضِىَ لَهُۥ قَوْلًا

    yevmeiẕil lâ tenfe`u-şşefâ`atü illâ men eẕine lehü-rraḥmânü veraḍiye lehû ḳavlâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    O gün şefaat yarar sağlamaz. Ancak Rahman'ın izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimse müstesna...

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 109. ayet

  12. Tâhâ suresi, 110. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 110. ayet. يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلَا يُحِيطُونَ بِهِۦ عِلْمًا

    ya`lemü mâ beyne eydîhim vemâ ḫalfehüm velâ yüḥîṭûne bihî `ilmâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Onların önden gönderdiklerini de arkada bıraktıklarını da bilir, ama onlar O'nu ilimle kuşatamazlar.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 110. ayet

  13. Tâhâ suresi, 111. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 111. ayet. وَعَنَتِ ٱلْوُجُوهُ لِلْحَىِّ ٱلْقَيُّومِ وَقَدْ خَابَ مَنْ حَمَلَ ظُلْمًا

    ve`aneti-lvucûhü lilḥayyi-lḳayyûm. veḳad ḫâbe men ḥamele żulmâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Bütün yüzler o Hayy ve Kayyum önünde yere inmiştir. Zulüm taşıyan perişan olup gitmiştir.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 111. ayet

  14. Tâhâ suresi, 112. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 112. ayet. وَمَن يَعْمَلْ مِنَ ٱلصَّٰلِحَٰتِ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَلَا يَخَافُ ظُلْمًا وَلَا هَضْمًا

    vemey ya`mel mine-ṣṣâliḥâti vehüve mü'minün felâ yeḫâfü żulmev velâ haḍmâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Mümin olarak hayra ve barışa yönelik iyilikler yapan ise ne haksızlığa uğratılmaktan korkar ne de ezilip horlanmaktan.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 112. ayet

  15. Tâhâ suresi, 113. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 113. ayet. وَكَذَٰلِكَ أَنزَلْنَٰهُ قُرْءَانًا عَرَبِيًّا وَصَرَّفْنَا فِيهِ مِنَ ٱلْوَعِيدِ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ أَوْ يُحْدِثُ لَهُمْ ذِكْرًا

    vekeẕâlike enzelnâhü ḳur'ânen `arabiyyev veṣarrafnâ fîhi mine-lve`îdi le`allehüm yetteḳûne ev yuḥdiŝü lehüm ẕikrâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Biz onu işte böyle, Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve onun içinde tehditleri türlü ifadelerle sıraladık ki sakınabilsinler, yahut da Kur'an onlara yeni bir hatırlatıcı/hatırlatma sunsun.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 113. ayet

  16. Tâhâ suresi, 114. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 114. ayet. فَتَعَٰلَى ٱللَّهُ ٱلْمَلِكُ ٱلْحَقُّ وَلَا تَعْجَلْ بِٱلْقُرْءَانِ مِن قَبْلِ أَن يُقْضَىٰٓ إِلَيْكَ وَحْيُهُۥ وَقُل رَّبِّ زِدْنِى عِلْمًا

    fete`âle-llâhü-lmelikü-lḥaḳḳ. velâ ta`cel bilḳur'âni min ḳabli ey yuḳḍâ ileyke vaḥyüh. veḳur rabbi zidnî `ilmâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    O Melik/o hak hükümdar olan Allah, yüceler yücesidir. Sana vahyi tamamlanmadan önce, Kur'an hakkında aceleci olma. Şöyle de:"Rabbim, ilmimi artır!"

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 114. ayet

Âdem ve İblîs; zikirden yüz çevirenler 115–127

  1. Tâhâ suresi, 115. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 115. ayet. وَلَقَدْ عَهِدْنَآ إِلَىٰٓ ءَادَمَ مِن قَبْلُ فَنَسِىَ وَلَمْ نَجِدْ لَهُۥ عَزْمًا

    veleḳad `ahidnâ ilâ âdeme min ḳablü fenesiye velem necid lehû `azmâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yemin olsun, biz daha önce Adem'e ahit verdik de unuttu; biz onda bir kararlılık bulamadık.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 115. ayet

  2. Tâhâ suresi, 116. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 116. ayet. وَإِذْ قُلْنَا لِلْمَلَٰٓئِكَةِ ٱسْجُدُوا۟ لِـَٔادَمَ فَسَجَدُوٓا۟ إِلَّآ إِبْلِيسَ أَبَىٰ

    veiẕ ḳulnâ lilmelâiketi-scüdû liâdeme fesecedû illâ iblîs. ebâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hani meleklere "Adem'e secde edin" demiştik de İblis müstesna hepsi secde etmişti. İblis dayatmıştı.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 116. ayet

  3. Tâhâ suresi, 117. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 117. ayet. فَقُلْنَا يَٰٓـَٔادَمُ إِنَّ هَٰذَا عَدُوٌّ لَّكَ وَلِزَوْجِكَ فَلَا يُخْرِجَنَّكُمَا مِنَ ٱلْجَنَّةِ فَتَشْقَىٰٓ

    feḳulnâ yâ âdemü inne hâẕâ `adüvvül leke velizevcike felâ yuḫricennekümâ mine-lcenneti feteşḳâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Bunun üzerine biz şöyle demiştik: "Ey Adem! Şu, senin de eşinin de düşmanıdır, dikkat et de sizi cennetten çıkarmasın; sonra bedbaht olursun."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 117. ayet

  4. Tâhâ suresi, 118. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 118. ayet. إِنَّ لَكَ أَلَّا تَجُوعَ فِيهَا وَلَا تَعْرَىٰ

    inne leke ellâ tecû`a fîhâ velâ ta`râ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Senin burada ne acıkman söz konusudur ne de çıplak kalman."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 118. ayet

  5. Tâhâ suresi, 119. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 119. ayet. وَأَنَّكَ لَا تَظْمَؤُا۟ فِيهَا وَلَا تَضْحَىٰ

    veenneke lâ tażmeü fîhâ velâ taḍḥâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Ve sen burada ne susayacaksın ne de güneşten yanacaksın."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 119. ayet

  6. Tâhâ suresi, 120. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 120. ayet. فَوَسْوَسَ إِلَيْهِ ٱلشَّيْطَٰنُ قَالَ يَٰٓـَٔادَمُ هَلْ أَدُلُّكَ عَلَىٰ شَجَرَةِ ٱلْخُلْدِ وَمُلْكٍ لَّا يَبْلَىٰ

    fevesvese ileyhi-şşeyṭânü ḳâle yâ âdemü hel edüllüke `alâ şecerati-lḫuldi vemülkil lâ yeblâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Derken, şeytan ona şöyle diyerek vesvese verdi: "Ey Adem! Sana, sonsuzluk ağacıyla eskimez, çökmez mülk ve saltanatı göstereyim mi?"

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 120. ayet

  7. Tâhâ suresi, 121. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 121. ayet. فَأَكَلَا مِنْهَا فَبَدَتْ لَهُمَا سَوْءَٰتُهُمَا وَطَفِقَا يَخْصِفَانِ عَلَيْهِمَا مِن وَرَقِ ٱلْجَنَّةِ وَعَصَىٰٓ ءَادَمُ رَبَّهُۥ فَغَوَىٰ

    feekelâ minhâ febedet lehümâ sev'âtühümâ veṭafiḳâ yaḫṣifâni `aleyhimâ miv veraḳi-lcenneh. ve`aṣâ âdemü rabbehû fegavâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Nihayet, ikisi de ondan yediler. Bunun üzerine, çirkin yerleri kendilerine açıldı; üzerlerine cennet yapraklarından örtmeye başladılar. Adem, Rabbine isyan etmiş, azmış, ziyana uğramıştı.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 121. ayet

  8. Tâhâ suresi, 122. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 122. ayet. ثُمَّ ٱجْتَبَٰهُ رَبُّهُۥ فَتَابَ عَلَيْهِ وَهَدَىٰ

    ŝümme-ctebâhü rabbühû fetâbe `aleyhi vehedâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sonra, Rabbi onu arıtıp temizledi, onun tövbesini kabul edip kendisini iyiye ve doğruya kılavuzladı.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 122. ayet

  9. Tâhâ suresi, 123. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 123. ayet. قَالَ ٱهْبِطَا مِنْهَا جَمِيعًۢا بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّ فَإِمَّا يَأْتِيَنَّكُم مِّنِّى هُدًى فَمَنِ ٱتَّبَعَ هُدَاىَ فَلَا يَضِلُّ وَلَا يَشْقَىٰ

    ḳâle-hbiṭâ minhâ cemî`am ba`ḍuküm liba`ḍin `adüvv. feimmâ ye'tiyenneküm minnî hüden femeni-ttebe`a hüdâye felâ yeḍillü velâ yeşḳâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah dedi: "İkiniz birlikte inin oradan! Birbirinize düşmansınız. Benden size bir hidayet geldiğinde, benim o hidayetime uyan artık ne sapar ne de bedbaht olur."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 123. ayet

  10. Tâhâ suresi, 124. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 124. ayet. وَمَنْ أَعْرَضَ عَن ذِكْرِى فَإِنَّ لَهُۥ مَعِيشَةً ضَنكًا وَنَحْشُرُهُۥ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ أَعْمَىٰ

    vemen a`raḍa `an ẕikrî feinne lehû me`îşeten ḍankev venaḥşüruhû yevme-lḳiyâmeti a`mâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Kim benim zikrimden/Kur'anımdan yüz çevirirse onun için zor, sıkıcı bir hayat şekli/dar bir geçim vardır; kıyamet günü de onu kör olarak haşrederiz.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 124. ayet

  11. Tâhâ suresi, 125. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 125. ayet. قَالَ رَبِّ لِمَ حَشَرْتَنِىٓ أَعْمَىٰ وَقَدْ كُنتُ بَصِيرًا

    ḳâle rabbi lime ḥaşertenî a`mâ veḳad küntü beṣîrâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    O der ki: "Rabbim, beni neden kör haşrettin, ben gören biri idim?"

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 125. ayet

  12. Tâhâ suresi, 126. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 126. ayet. قَالَ كَذَٰلِكَ أَتَتْكَ ءَايَٰتُنَا فَنَسِيتَهَا وَكَذَٰلِكَ ٱلْيَوْمَ تُنسَىٰ

    ḳâle keẕâlike etetke âyâtünâ fenesîtehâ. vekeẕâlike-lyevme tünsâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah buyurur: "Ayetlerimiz sana geldiğinde sen böyle unutmuştun; bugün de sen aynı şekilde unutuluyorsun."

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 126. ayet

  13. Tâhâ suresi, 127. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 127. ayet. وَكَذَٰلِكَ نَجْزِى مَنْ أَسْرَفَ وَلَمْ يُؤْمِنۢ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِۦ وَلَعَذَابُ ٱلْـَٔاخِرَةِ أَشَدُّ وَأَبْقَىٰٓ

    vekeẕâlike neczî men esrafe velem yü'mim biâyâti rabbih. vele`aẕâbü-l'âḫirati eşeddü veebḳâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    İsraf eden/haddi aşan ve Rabbinin ayetlerine inanmayan kimseleri biz böyle cezalandırırız. Ve ahiretin azabı çok daha şiddetli, çok daha kalıcıdır.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 127. ayet

Öncekilerden ibret; sabret ve namazı emret 128–135

  1. Tâhâ suresi, 128. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 128. ayet. أَفَلَمْ يَهْدِ لَهُمْ كَمْ أَهْلَكْنَا قَبْلَهُم مِّنَ ٱلْقُرُونِ يَمْشُونَ فِى مَسَٰكِنِهِمْ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّأُو۟لِى ٱلنُّهَىٰ

    efelem yehdi lehüm kem ehleknâ ḳablehüm mine-lḳurûni yemşûne fî mesâkinihim. inne fî ẕâlike leâyâtil liüli-nnühâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Kendilerinden önceki nesillerden nicelerini helak etmemiz onları yola getirmedi mi? Onların yurtlarında/barınaklarında dolaşıp duruyorlar. Akıl sahipleri için bunda elbette ibretler vardır!

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 128. ayet

  2. Tâhâ suresi, 129. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 129. ayet. وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِن رَّبِّكَ لَكَانَ لِزَامًا وَأَجَلٌ مُّسَمًّى

    velevlâ kelimetün sebeḳat mir rabbike lekâne lizâmev veecelüm müsemmâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Eğer Rabbin tarafından daha önce söylenmiş bir söz, belirlenmiş bir süre olmasaydı, bunlar için de helak kaçınılmaz olurdu.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 129. ayet

  3. Tâhâ suresi, 130. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 130. ayet. فَٱصْبِرْ عَلَىٰ مَا يَقُولُونَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ قَبْلَ طُلُوعِ ٱلشَّمْسِ وَقَبْلَ غُرُوبِهَا وَمِنْ ءَانَآئِ ٱلَّيْلِ فَسَبِّحْ وَأَطْرَافَ ٱلنَّهَارِ لَعَلَّكَ تَرْضَىٰ

    faṣbir `alâ mâ yeḳûlûne vesebbiḥ biḥamdi rabbike ḳable ṭulû`i-şşemsi veḳable gurûbihâ. vemin ânâi-lleyli fesebbiḥ veaṭrâfe-nnehâri le`alleke terḍâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Artık, onların söylediklerine sabret; Güneş'in doğuşundan önce de batışından önce de Rabbini överek tespih et! Gecenin bazı saatleriyle gündüzün iki ucunda da tespih et ki, hoşnutluğa erebilesin.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 130. ayet

  4. Tâhâ suresi, 131. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 131. ayet. وَلَا تَمُدَّنَّ عَيْنَيْكَ إِلَىٰ مَا مَتَّعْنَا بِهِۦٓ أَزْوَٰجًا مِّنْهُمْ زَهْرَةَ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا لِنَفْتِنَهُمْ فِيهِ وَرِزْقُ رَبِّكَ خَيْرٌ وَأَبْقَىٰ

    velâ temüddenne `ayneyke ilâ mâ metta`nâ bihî ezvâcem minhüm zehrate-lḥayâti-ddünyâ lineftinehüm fîh. verizḳu rabbike ḫayruv veebḳâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Onlardan bazı çiftlere, kendilerini imtihan etmek için iğreti hayatın süsü olarak verdiğimiz nimetlere gözlerini dikme! Rabbinin rızkı hem daha hayırlı hem daha süreklidir.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 131. ayet

  5. Tâhâ suresi, 132. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 132. ayet. وَأْمُرْ أَهْلَكَ بِٱلصَّلَوٰةِ وَٱصْطَبِرْ عَلَيْهَا لَا نَسْـَٔلُكَ رِزْقًا نَّحْنُ نَرْزُقُكَ وَٱلْعَٰقِبَةُ لِلتَّقْوَىٰ

    ve'mür ehleke biṣṣalâti vaṣṭabir `aleyhâ. lâ nes'elüke rizḳâ. naḥnü nerzüḳuk. vel`âḳibetü littaḳvâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ailene namazı emret, kendin de ona sabırla devam et! Biz senden rızık istemiyoruz. Seni biz rızıklandırıyoruz. Sonuç takvanındır!

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 132. ayet

  6. Tâhâ suresi, 133. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 133. ayet. وَقَالُوا۟ لَوْلَا يَأْتِينَا بِـَٔايَةٍ مِّن رَّبِّهِۦٓ أَوَلَمْ تَأْتِهِم بَيِّنَةُ مَا فِى ٱلصُّحُفِ ٱلْأُولَىٰ

    veḳâlû levlâ ye'tînâ biâyetim mir rabbih. evelem te'tihim beyyinetü mâ fi-ṣṣuḥufi-l'ûlâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Dediler ki: "Rabbinden bize bir mucize getirseydi ya!" Peki, önceki sayfalardaki açık kanıt onlara gelmedi mi?

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 133. ayet

  7. Tâhâ suresi, 134. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 134. ayet. وَلَوْ أَنَّآ أَهْلَكْنَٰهُم بِعَذَابٍ مِّن قَبْلِهِۦ لَقَالُوا۟ رَبَّنَا لَوْلَآ أَرْسَلْتَ إِلَيْنَا رَسُولًا فَنَتَّبِعَ ءَايَٰتِكَ مِن قَبْلِ أَن نَّذِلَّ وَنَخْزَىٰ

    velev ennâ ehleknâhüm bi`aẕâbim min ḳablihî leḳâlû rabbenâ levlâ erselte ileynâ rasûlen fenettebi`a âyâtike min ḳabli en neẕille venaḫzâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Eğer biz onları, ondan önce bir azapla helak etseydik mutlaka şöyle diyeceklerdi: "Rabbimiz, ne olurdu bize bir resul gönderseydin de zelil ve rezil olmadan önce senin ayetlerine uysaydık!"

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 134. ayet

  8. Tâhâ suresi, 135. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 135. ayet. قُلْ كُلٌّ مُّتَرَبِّصٌ فَتَرَبَّصُوا۟ فَسَتَعْلَمُونَ مَنْ أَصْحَٰبُ ٱلصِّرَٰطِ ٱلسَّوِىِّ وَمَنِ ٱهْتَدَىٰ

    ḳul küllüm müterabbiṣun feterabbeṣû. feseta`lemûne men aṣḥâbu-ṣṣirâṭi-sseviyyi vemeni-htedâ.

    Yaşar Nuri Öztürk

    De ki: "Herkes bekleyip gözetlemede; hadi siz de bekleyip gözetleyin! Yakında bileceksiniz dosdoğru yolu izleyenler kimlermiş, hidayete eren kimmiş!"

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 135. ayet