Tâhâ suresi

Tâhâ suresi, 118. ayet

Tâhâ suresi, 118. ayet. إِنَّ لَكَ أَلَّا تَجُوعَ فِيهَا وَلَا تَعْرَىٰ

inne leke ellâ tecû`a fîhâ velâ ta`râ.

Diyanet İşleri

"Şüphesiz senin için orada aç kalmak, çıplak kalmak yoktur."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tâhâ 115–121 · surenin 118. ayeti / 135

Konu Âdem ve İblîs; zikirden yüz çevirenler Tâhâ 115–127 3

  1. Tâhâ 115

    Andolsun, bundan önce biz Adem'e (cennetteki ağacın meyvesinden yeme, diye) emrettik. O ise bunu unutuverdi. Biz onda bir kararlılık bulmadık.

  2. Tâhâ 116

    Hani meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik de, İblis'ten başka melekler hemen saygı ile eğilmişler; İblis bundan kaçınmıştı.

  3. Tâhâ 117

    Biz de şöyle dedik: "Ey Âdem! Şüphesiz bu (İblis), sen ve eşin için bir düşmandır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın; sonra mutsuz olursun."

  4. 118

    "Şüphesiz senin için orada aç kalmak, çıplak kalmak yoktur."

  5. Tâhâ 119

    "Orada ne susuzluk çekersin, ne de güneş altında kalırsın."

  6. Tâhâ 120

    Nihayet şeytan ona vesvese verip şöyle dedi: "Ey Adem! Sana ebedilik ağacını ve yok olmayan bir saltanatı göstereyim mi?"

  7. Tâhâ 121

    Bunun üzerine onlar (Adem ve eşi Havva) o ağacın meyvesinden yediler. Bu sebeple ayıp yerleri kendilerine göründü ve cennet yaprağından üzerlerine örtmeye başladılar. Adem, Rabbine isyan etti ve yolunu şaşırdı.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 117–119. ayetler için yazılmıştır.

117. İşte o vakit İblis’in Âdem’e ve onun eşine olan aşırı düşmanlığı da açığa çıkmış oldu. Onun bu düşmanlığının asıl sebebi ise Allah’a düşman oluşudur. Bu olay, düşmanlığına sebep teşkil eden kıskançlığını da ortaya koymuş oluyordu. Yüce Allah, Âdem’i ve onun eşini İblis’e karşı uyarıp sakındırarak: “Sakın sizi cennetten çıkarmasın.” Şayet sen oradan çıkacak olursan “sıkıntıya uğrarsın.” dedi. Çünkü senin için cennette huzur ve afiyetle elde edeceğin bir rızık ve tam bir rahat vardır.

118-119. “Çünkü cennette sen aç da kalmazsın, çıplak da. Orada susuzluk da çekmezsin, güneşin sıcağını da.” Böylelikle Yüce Allah, Âdem’e orada yiyecek, içecek, giyecek, su ve yorulmama garantisini vermiş oluyordu. Ancak Yüce Allah, ona belli bir ağacın meyvesinden yemesini yasaklamış ve şöyle demişti: “Yalnız bu ağaca yaklaşmayın, yoksa ikiniz de zulmedenlerden olursunuz.” (el-Bakara, 2/35)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şüphesiz Yüce Allah, cennette seni doyurmakta ve orada aç kalmamaktasın. Seni giydirmekte bu yüzden çıplak da değilsin.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّ inne şüphesiz
  2. لَكَ leke senin için
  3. أَلَّا ella yoktur
  4. تَجُوعَ tecua acıkmak kök: جوع
  5. فِيهَا fiha burada
  6. وَلَا ve la ve yoktur
  7. تَعْرَىٰ tea'ra çıplak kalmak kök: عري

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عري (3 geçiş)

    Derken biz onu hasta bir halde sahile attık.

  • Aynı kök: عري (3 geçiş)

    Şayet Rabbinden ona bir nimet yetişmemiş olsaydı, o mutlaka kınanmış bir halde ıssız bir yere atılacaktı.

  • Aynı kök: جوع (5 geçiş)

    Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.

  • Aynı kök: جوع (5 geçiş)

    Allah, şöyle bir kenti misal verdi: Orası güven ve huzur içinde idi. Oraya her taraftan bolca rızık gelirdi. Fakat Allah'ın nimetlerine nankörlük…

  • Aynı kök: جوع (5 geçiş)

    O, ne besler ne de açlıktan kurtarır.

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem

    Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem

    Allah, Adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini…

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem

    Melekler, "Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

68 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Orada (cennette) acıkmayacak ve çıplak kalmayacaksın.

Mustafa İslamoğlu

Zira aklından çıkarma ki burada aç değilsin, açık değilsin;

Muhammed Esed

(O hasbahçe ki,) orada acıkmaman ve kendini çıplak hissetmemen sağlanmıştır;

Ahmed Hulusi

"Oysa senin için onda (biyolojik - hayvansı - madde beden olmadığı için) ne acıkma (hissi) var ne de çıplak kalma!"

Ali Bulaç

Şüphesiz ki, senin acıkmaman ve çıplak kalmaman orda (cennette kalmana bağlı)dır."

Ali Özek ve heyeti

Şimdi burada senin için ne acıkmak vardır, ne de çıplak kalmak.

Ali Rıza Safa

"Kuşkusuz, orada, ne aç kalırsın ne de çıplak kalırsın!"

Bayraktar Bayraklı

- "Ey Adem! Doğrusu bu, senin ve eşinin düşmanıdır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın, yoksa mutsuz olursun. Zira cennette ne acıkırsın ne de çıplak kalırsın; orada ne susarsın, ne de güneşin sıcağında kalırsın" dedik.

Edip Yüksel

"Burda ne acıkırsın, ne de açıkta kalırsın."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Burda ne acıkırsın, ne de açıkta kalırsın.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Çünkü senin acıkmaman ve çıplak kalmaman oradadır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Çünkü senin acıkmaman, çıplak kalmaman oradadır

Erhan Aktaş

"Senin için orada acıkmak ve açıkta kalmak yoktur."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Senin için orada acıkmak ve açıkta kalmak yoktur."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Senin için orada acıkmak ve açıkta kalmak yoktur.

Gültekin Onan

Şüphesiz ki, senin acıkmaman ve çıplak kalmaman orda (cennette kalmana bağlı)dır."

Hasan Basri Çantay

"Çünkü senin acıkmaman, çıplak kalmaman hep oradadır".

İbni Kesir

Zira cennette ne acıkırsın, ne de çıplak kalırsın.

Mehmet Alagaş

(115-123) Önceden Adem'den bir söz almıştık, unuttu. (Şeytanı dost edinmeyecekti) Onu Azimli bulmadık. Meleklere Adem'e secde edin dediğimiz vakit, İblis hariç secde ettiler, di klendi. Biz de dedik ki Ey Âdem muhakkak ki işte bu, senin ve zevcenin düşmanıdır. Her ikinizi isyan ettirip de cennetten çıkarmasın . Orada acıkmayacaksın, çıplak kalmayacaksın, susamayacak ve de güneşten dolayı yanmayacaksın. Şeytan ona vesvese verdi ve dedi ki Ey Âdem sana ebedilik ağacını ve yok olmayacak saltanatı ispat edeyim mi? İkisi de ondan yedi ve ikisine de avret yerleri belirdi , her ikisi de cennet yapraklarından üzerlerine yamamaya başladılar, Âdem Rabbine asi oldu ve azdı. Yine de Rabbi onu seçti ve de tövbesini kabul etti, onu doğru yola yönlendirdi. Şimdi hep birlikte / topluca oradan birbirinize düşman olarak inin dedi. Eğer ki sizlere benden bir yönlendirme / rehberlik gelir de sizden kim de bu yönlendirmeye tabi olursa artık sapmaz ve isyan etmez.

Rowwad Tercüme Merkezi

Oysa Cennet'te ne acıkırsın, ne de açık/çıplak kalırsın.

Süleyman Ateş

"Şimdi burada acıkmayacaksın, çıplak kalmayacaksın."

Süleymaniye Vakfı

Burada ne açlık çekersin ne de çıplak kalırsın.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Burada ne açlık çekersin ne de çıplak kalırsın.

Şaban Britch

Oysa cennette ne acıkırsın ne de açık kalırsın.

Şaban Piriş

Oysa cennette ne acıkırsın ne de açık kalırsın.

Yaşar Nuri Öztürk

"Senin burada ne acıkman söz konusudur ne de çıplak kalman."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"You may rest assured He, Allah added, "that herein never shall you suffer hunger nor go naked".

Abdul Haleem

In the garden you will never go hungry, feel naked,

Abdullah Yusuf Ali

"There is therein (enough provision) for thee not to go hungry nor to go naked,

Abul A'la Maududi

(for in Paradise) neither are you hungry nor naked,

Aisha Bewley

You will not go hungry in it or suffer from nakedness.

Al-Hilali & Khan

Verily, you have (a promise from Us) that you will never be hungry therein nor naked.

Ali Quli Qarai

Indeed you will neither be hungry in it nor naked.

Amatul Rahman Omar

`It is (provided) for you that here you shall not feel hunger, nor shall you go naked,

Arthur John Arberry

It is assuredly given to thee neither to hunger therein, nor to go naked,

Bijan Moeinian

"Here you will never suffer from nor without cloths. "

E. Henry Palmer

Verily, thou hast not to be hungry there, nor naked!

Edip-Layth

"There you will not go hungry nor need clothes."

George Sale

Verily we have made a provision for thee, that thou shalt not hunger therein, neither shalt thou be naked:

Hamid S. Aziz

And We said, "O Adam! Verily, this is a foe to you and to your wife; never then let him drive you twain forth from the garden or you will be wretched.

Mahmoud Ghali

Surely it is (given) to you neither to hunger therein, nor to go naked,

Marmaduke Pickthall

It is (vouchsafed) unto thee that thou hungerest not therein nor art naked,

Mohamed Ahmed - Samira

Verily you will have no hunger or nakedness there,

Muhammad Asad

Behold, it is provided for thee that thou shalt not hunger here or feel naked,

Mustafa Khattab

Here it is guaranteed that you will never go hungry or unclothed,

Progressive Muslims

"You will have in it that you will not go hungry nor need clothes. "

Rashad Khalifa

"You are guaranteed never to hunger therein, nor go unsheltered.

Sahih International

Indeed, it is [promised] for you not to be hungry therein or be unclothed.

Sam Gerrans

“It is for thee to be neither hungry nor naked therein,

Shabbir Ahmed

"Behold, you are living the life of Paradise (on this very earth) where you are guaranteed never to go hungry and never to walk improperly clothed. "

Syed Vickar Ahamed

"In there, there are (enough things) for you not to go hungry nor to go naked,

Taqi Usmani

Here you have the privilege that you will not be hungry nor will you be unclad,

The Monotheist Group

"You will have in it that you will not go hungry nor need clothes."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 118. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 118. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 118. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩