Diyanet İşleri
Musa, onlara şöyle dedi: "Yazıklar olsun size! Allah'a karşı yalan uydurmayın, yoksa sizi azap ile yok eder. Allah'a karşı yalan uyduran mutlaka hüsrana uğramıştır."
Tâhâ suresi
Tâhâ suresi, 61. ayet. قَالَ لَهُم مُّوسَىٰ وَيْلَكُمْ لَا تَفْتَرُوا۟ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا فَيُسْحِتَكُم بِعَذَابٍ وَقَدْ خَابَ مَنِ ٱفْتَرَىٰ
ḳâle lehüm mûsâ veyleküm lâ tefterû `ale-llâhi keẕiben feyüsḥiteküm bi`aẕâb. veḳad ḫâbe meni-fterâ.
Musa, onlara şöyle dedi: "Yazıklar olsun size! Allah'a karşı yalan uydurmayın, yoksa sizi azap ile yok eder. Allah'a karşı yalan uyduran mutlaka hüsrana uğramıştır."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Firavun'la konuşma ve sihirbazların iman edişi Tâhâ 49–76 3
"Biz de mutlaka sana karşı onun gibi bir sihir yapacağız. Bunun için seninle bizim aramızda; uygun bir yerde, senin de, bizim de caymayacağımız bir buluşma vakti belirle."
Musa, "Buluşma vaktimiz, bayram günü, insanların toplandığı kuşluk vaktidir" dedi.
Bunun üzerine Firavun ayrılıp, hilesini kuracak sihirbazlarını topladı, sonra geldi.
Musa, onlara şöyle dedi: "Yazıklar olsun size! Allah'a karşı yalan uydurmayın, yoksa sizi azap ile yok eder. Allah'a karşı yalan uyduran mutlaka hüsrana uğramıştır."
Sihirbazlar, işlerini kendi aralarında tartıştılar ve gizli gizli konuştular.
Şöyle dediler: "Şüphesiz bu ikisi, sihirleri ile sizi yurdunuzdan çıkarmak ve en üstün olan dininizi ortadan kaldırmak isteyen birer sihirbazdırlar."
"Öyleyse, hilelerinizi toplayın (birbirinize destek olun) sonra sıra halinde gelin. Bu gün üstün gelen muhakkak başarıya ulaşmıştır."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
61. Bütün şehirlerden toplanıp bir araya gelen sihirbazlara Mûsâ aleyhisselam öğüt verdi, onlara karşı delilini ortaya koydu ve şöyle dedi: “Yazıklar olsun size! Yalan uydurup Allah’a iftira etmeyin. Sonra azap ile kökünüzü kazır.” Yaptığınız sihirle tutturmuş olduğunuz batıl yola yardımcı olup da hakkı yenik düşürmeye ve Allah’a iftira etmeye kalkışmayın. O zaman nezdinden göndereceği bir azap ile sizi kökten imha eder. Bütün çalışmalarınızı ve iftiralarınızı boşa çıkartır. Elde etmeyi arzuladığınız zaferi, Firavun ve onun ileri gelenleri nezdinde makam ve mevki sahibi olmayı elde edemez, Allah’ın azabından da kurtulamazsınız.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Musa, Firavun'un sihirbazlarına öğüt vererek şöyle dedi: "Bunu yapmaktan sakının. Sihir yapıp insanları aldatarak Allah adına yalan uydurmayın ki, katından bir azap gelip sizi yok etmesin. Allah adına yalan uyduranlar muhakkak hüsrana uğramışlardır."
Aynı kök: سحت (4 geçiş)
Onlar, yalanı çok dinleyen, haramı çok yiyenlerdir. Eğer sana gelirlerse, ister aralarında hüküm ver, ister onlardan yüz çevir. Onlardan yüz…
Aynı kök: سحت (4 geçiş)
Onlardan çoğunun günahta, düşmanlıkta, haram yemede birbirleriyle yarıştıklarını görürsün. Yapmakta oldukları şey ne kötüdür!
Aynı kök: سحت (4 geçiş)
Bunları, din adamları ve bilginler günah söz söylemekten ve haram yemekten sakındırsalardı ya! Yapmakta oldukları şey ne kötüdür!
Aynı kök: خيب (5 geçiş)
Bir de Allah bunu, inkar edenlerden bir kısmını helak etsin veya perişan etsin de umutsuz olarak dönüp gitsinler diye yaptı.
Aynı kök: خيب (5 geçiş)
Peygamberler, Allah'tan yardım istediler ve her inatçı zorba hüsrana uğradı.
Aynı kök: خيب (5 geçiş)
Bütün yüzler; diri, yaratıklarına hakim ve onları koruyup gözeten Allah'a boyun eğmiştir. Zulüm yüklenen, mutlaka hüsrana uğramıştır.
Aynı kök: فري (60 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Buzağıyı ilah edinenlere mutlaka (ahirette) Rablerinden bir gazab, dünya hayatında ise bir zillet erişecektir. İşte biz iftiracıları böyle…
Aynı kök: فري (60 geçiş)
Bunun sebebi, onların, "Bize, ateş sadece sayılı günlerde dokunacaktır." demeleridir. Uydurageldikleri şeyler dinleri konusunda kendilerini…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Musa onlara şöyle demişti: "Yazıklar olsun size! Allah'a iftira etmeyin! Yoksa O da bir azap ile kökünüzü kazır! (Allah'a) iftira edenler elbette kaybedenlerdir."
Musa onlara "Size yazıklar olsun!" diye çıkıştı; "Allah'a karşı yalan uydurmayın; böyle yaparsanız, O size kökünüzü kurutacak bir ceza verir: zaten O'na iftira eden daha baştan kaybetmiştir."
Musa onlara: "Yazıklar olsun size!" dedi, "Allah'a karşı (böyle) yalan uydurmayın; yoksa O müthiş bir azapla sizin kökünüzü kazır; zaten (böyle) bir yalan uyduran kimse baştan kaybetmiş demektir!"
Musa onlara dedi ki: "Yazıklar olsun size. . . Allah üzerine yalan uydurmayın! Bundan dolayı azap ile kökünüzü keser. . . İftira eden hakikaten kaybetmiştir. "
Musa onlara dedi ki: "Size yazıklar olsun, Allah'a karşı yalan düzüp uydurmayın, sonra bir azab ile kökünüzü kurutur. Yalan düzüp uyduran gerçekten yok olup gitmiştir."
Musa onlara: Yazık size! dedi, Allah hakkında yalan uydurmayın! Sonra O, bir azap ile kökünüzü keser! İftira eden, muhakkak perişan olur.
Musa, onlara, şöyle dedi: "Vay başınıza gelene! Allah hakkında yalanlar söyleyerek iftira etmeyin; bir cezayla kökünüzü kurutur. İftira edenler, acınacak durumlara düşerler!"
Musa büyücülere, "Size yazıklar olsun! Allah'a karşı yalan uydurmayınız. Çünkü Allah, sizi azapla helak eder. Şüphesiz kim Allah'a iftira etmişse kaybetmiştir" dedi.
Musa onlara dedi ki: "Size yazıklar olsun. ALLAH'a karşı yalan uydurmayın. Sonra sizi bir azap ile perişan eder. İftira edenler kuşkusuz kaybedecektir."
Musa onlara dedi ki: 'Size yazıklar olsun. ALLAH'a karşı yalan uydurmayın. Sonra sizi bir azap ile perişan eder. İftira edenler kuşkusuz kaybedecektir.'
Musa onlara: "Yazıklar olsun size, Allah'a yalan yere iftirada bulunmayın, sonra bir azap ile kökünüzü keser. Gerçekten iftira eden hüsrana uğramıştır." dedi.
Musa onlara veyl sizlere, dedi: Allaha yalanı iftira etmeyin sonra bir azab ile kökünüzü keser, filhakıka iftira eden haib oldu
Musa onlara: "Yazıklar olsun size! Yalanlarınızla Allah'a iftira etmeyin. Yoksa sizi azapla yok eder. İftira edenler, gerçekten yok olmuştur."
Musa onlara: "Yazıklar olsun size! Yalanlarınızla Allah'a iftira etmeyin. Yoksa sizi azapla yok eder. İftira edenler, gerçekten yok olmuştur."
Musa onlara: "Yazıklar olsun size! Yalanlarınızla Allah'a iftira etmeyin. Yoksa sizi azapla yok eder. İftira edenler, gerçekten yok olmuştur."
Musa onlara dedi ki: "Size yazıklar olsun, Tanrı'ya karşı yalan düzüp uydurmayın, sonra bir azab ile kökünüzü kurutur. Yalan düzüp uyduran gerçekten yok olup gitmiştir."
Musa onlara dedi: "Yazıklar olsun size. Allaha karşı yalan düzmeyin. Sonra azab ile sizin kökünüzü kurutur. Allaha karşı yalan uyduran (herkes) muhakkak hüsrana uğramışdır".
Musa onlara dedi ki: Yazıklar olsun size, Allah'a karşı yalan uydurmayın Sonra azabla sizi yok eder. Doğrusu Allah'a iftira eden, hüsrana uğramıştır.
(56-76) Kesinlikle ona / firavuna ayetlerimizin hepsini gösterdik yalanladı ve di klendi. Ey Musa! Sihrinle bizi arzımızdan çıkarmaya mı geldin? dedi. Senin sihrinin benzerini biz de getireceğiz. Bizimle sen, aramızda ihtilaf etmeyeceğimiz uygun bir mekânda randevulaşalım. Buluşma günümüz / randevu günümüz insanların toplandığı süs gününün / ziynet gününün kuşluk vakti olsun dedi ve f iravun sırtını döndü gitti , sonrasında tuzak kurgusunu toparlayıp randevuya geldi. Musa onlara dedi ki yazıklar olsun / veyl olsun size, yalanı Alla h'a iftira etmeyin azapla kökünüzü kurutur, kim iftira ederse asla umduğuna ulaşamaz. Aralarında işleri ile ilgili tartıştılar gizli gizli fısıldaştılar. Dediler ki her hâlükârda bu iki sihirbaz, sihirleri ile sizi yerinizden çıkarmak, örnek aldığınız yolunuzu gidermek istiyorlar. Kurduğunuz tuzakları toparlayın sonra saf haline gelin, bugün yüce olan başarıya ulaşır. Dediler ki ey Musa ya sen bırak veya ilk bırakan biz olalım. Tamam siz bırakın dedi. İplerine ve asaları na, sihirleriyle, onlara doğru koştukları hayalini verdi rdiler. Musa kendisinde bir korku hissetti. Biz de ona korkma dedik , sen yücesin. Bırak elindekini, onların tüm ürettiklerini yutacaktır. Onların ürettikleri sadece büyücülerin kurgusal bir tuzağıdır. S ihirbazlar hangi tarafa ulaşırlarsa ulaşsınlar, hiçbir şekilde iflah olmazlar. Sihirbazlar kendilerini secdeye bıraktılar, Harun ve Musa'nın Rabbine iman ettik dediler. Firavun s ize izin vermeden önce iman mı ettiniz dedi ? Kesinlikle o size sihri öğreten büyüğünüzdür. Ellerinizi ve ayaklarınızı çapraz olarak keseceğim hurma direklerinde sizi asarak idam edeceğim. Hangimizin azabı şiddetlidir ve kalıcıdır bileceksiniz. Dediler ki açıklamaların bize gelmesi üzerine, artık seni asla tercih etmeyeceğiz ki O bizi yarattı, neyi gerçekleştireceksen gerçekleştir artık. Muhakkak ki sen bu dünya hayatındakileri gerçekleştirebilirsin. Günahlarımızdan ve bizi zorladığın sihirle alakalı şeylerden dolayı, bizleri bağışlaması amacıyla Rabbimize güvendik / O’na iman ettik, Allah hayırlıdır ve baki olandır. Muhakkak ki suç işlemiş olarak Rabbine gelen kim ise kesinlikle onun için cehennem vardır, içerisinde ne ölür ne de diri kalır. Kim de mümin olarak ve salih amel işlemiş olarak gelirse işte onlara yüce dereceler vardır. Altlarından n ehirler akan ebedi kalınan adn cennetleri , işte bu, arınanların karşılığıdır / cezasıdır.
Mûsâ onlara: "Yazıklar olsun size! Allah’a karşı yalan uydurmayın. Sonra bir azapla sizi helâk eder. Allah’a karşı yalan uyduran mutlaka hüsrana uğramıştır." dedi.
Musa onlara: "Yazık size, dedi, Allah'a yalan uydurmayın, sonra (O), bir azab ile kökünüzü keser, doğrusu iftira eden perişan olmuştur!"
Musa onlara dedi ki: "Yazık size! Sakın bir yalanı Allah'a mal etmeyin; yoksa Allah, azabı ile kökünüzü kazır. Allah'a iftira edenlerin hayalleri boşa çıkar."
Musa onlara dedi ki "Yazık size! Sakın bir yalanı Allah'a atfetmeyin yoksa Allah, azabı ile sizi rezil eder. Yalanlarını Allah'a atfeden kaybeder."
Musa onlara: Yazıklar olsun size! Allah’a karşı yalan uydurmayın. Sonra bir azapla sizi helak eder. Elbette yalan düzüp uyduran hüsrana uğrar.
Musa onlara: -Yazıklar olsun size! Allah'a karşı yalan uydurmayın. Sonra bir azapla sizi yok eder. Elbette safsatacı iftira eden, hüsrana uğrar.
Musa onlara dedi ki: "Yazıklar olsun size, yalan düzerek Allah'a iftira etmeyin! Yoksa bir azap ile kökünüzü kurutur. İftira eden, perişan olmuştur."
"Woe betide you", said Mussa to the magicians, "do not devise falsehood against Allah lest He should uproot you by a torment He lays upon the damned. The hopes of those who devise falsehood are doomed to disappointment".
Moses said to them, ‘Beware, do not invent lies against God or He will destroy you with His punishment. Whoever invents lies will fail.’
Moses said to him: Woe to you! Forge not ye a lie against Allah, lest He destroy you (at once) utterly by chastisement: the forger must suffer frustration!"
(At the time of the encounter) Moses said to them: dipnot 1 "Woe to you! Do not invent falsehoods against Allah dipnot 2 lest He destroy you with a scourge. Surely those who invent lies shall come to grief."
Musa said to them, ‘Woe to you! Do not fabricate lies against Allah or He will annihilate you with His punishment. Fabricators of lies are bound to fail.’
Mûsâ (Moses) said to them: "Woe unto you! Invent not a lie against Allâh, lest He should destroy you completely by a torment. And surely, he who invents a lie (against Allâh) will fail miserably."
Moses said to them, ‘Woe to you! Do not fabricate a lie against Allah, lest He should annihilate you with a punishment. Whoever fabricates lies certainly fails.’
Moses said to them, `Woe to you, forge no lies in the name of Allâh or He shall destroy you utterly by some calamity and surely he who forges a lie in the name of Allâh has ever been unsuccessful. '
and Moses said to them, 'O beware! Forge not a lie against God, lest He destroy you with a chastisement. Whoso forges has ever failed.'
Moses said: "I warn you, do not come up with fabricated lies meant to deny the Lord; He may destroy you painfully. Know that the one who tries to distort the truth about God will fail miserably.
Said Moses to them, 'Woe to you! do not forge against God a lie; lest He destroy you by torment; for disappointed has ever been he who has forged. '
Moses said to them: "Woe to you, do not invent lies about God; else the retribution will take you, and miserable is the one who invents."
Moses said unto them, woe be unto you! Do not devise a lie against God, lest he utterly destroy you by some judgment: For he shall not prosper who deviseth lies.
Then Pharaoh gathered his strength (being disconcerted), and returned (having formed a plot).
Mûsa said to them, "Woe to you! Do not fabricate a lie against Allah (or) then He will eradicate you with a torment; and whoever fabricates (a lie) is readily disappointed. "
Moses said unto them: Woe unto you! Invent not a lie against Allah, lest He extirpate you by some punishment. He who lieth faileth miserably.
Moses said to them: "Woe betide you. Do not fabricate a lie against God, or He will destroy you with some affliction. For he who fabricates lies is doomed to failure."
Said Moses to them: "Woe unto you! Do not invent lies against God, lest He afflict you with most grievous suffering: for He who contrives [such] a lie is already undone!"
Moses warned the magicians, "Woe to you! Do not fabricate a lie against Allah,[1] or He will wipe you out with a torment. Whoever fabricates ˹lies˺ is bound to fail."
Moses said to them: "Woe to you, do not invent lies about God, else the retribution will take you, and miserable is the one who invents. "
Moses said to them, "Woe to you. Do you fabricate lies to fight GOD and thus incur His retribution? Such fabricators will surely fail."
Moses said to the magicians summoned by Pharaoh, "Woe to you! Do not invent a lie against Allah or He will exterminate you with a punishment; and he has failed who invents [such falsehood]. "
Moses said to them: “Woe to you! Invent not a lie against God lest He utterly destroy you with a punishment; and he has failed who invents.”
Moses warned Pharaoh's debaters, "Woe unto you! Invent not a lie against God, lest He afflict you with suffering, for whoever invents such a lie is already undone!"
Musa (Moses) said to them: "Misery upon you! You do not make up a lie against Allah, else He completely destroy (all of) you (at once) with (severe) punishment: Surely, he who makes up lies (against Allah) fails totally!"
Mūsā said to them, "Pity on you, do not fabricate a lie against Allah, lest He should destroy you with a punishment. And loser is he who fabricates a lie."
Moses said to them: "Woe to you, do not invent lies about God, else the retribution will take you, and miserable is the one who invents."