Diyanet İşleri
"Her kim de benim zikrimden (Kur'an'dan) yüz çevirirse, mutlaka ona dar bir geçim vardır. Bir de onu kıyamet gününde kör olarak haşrederiz."
Tâhâ suresi
Tâhâ suresi, 124. ayet. وَمَنْ أَعْرَضَ عَن ذِكْرِى فَإِنَّ لَهُۥ مَعِيشَةً ضَنكًا وَنَحْشُرُهُۥ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ أَعْمَىٰ
vemen a`raḍa `an ẕikrî feinne lehû me`îşeten ḍankev venaḥşüruhû yevme-lḳiyâmeti a`mâ.
"Her kim de benim zikrimden (Kur'an'dan) yüz çevirirse, mutlaka ona dar bir geçim vardır. Bir de onu kıyamet gününde kör olarak haşrederiz."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Âdem ve İblîs; zikirden yüz çevirenler Tâhâ 115–127 3
Bunun üzerine onlar (Adem ve eşi Havva) o ağacın meyvesinden yediler. Bu sebeple ayıp yerleri kendilerine göründü ve cennet yaprağından üzerlerine örtmeye başladılar. Adem, Rabbine isyan etti ve yolunu şaşırdı.
Sonra Rabbi onu seçti, tövbesini kabul etti ve ona doğru yolu gösterdi.
Allah, şöyle dedi: "Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan inin. Eğer tarafımdan size bir yol gösterici (kitap) gelir de, kim benim yol göstericime uyarsa artık o, ne (dünyada) sapar ne de (ahirette) sıkıntı çeker."
"Her kim de benim zikrimden (Kur'an'dan) yüz çevirirse, mutlaka ona dar bir geçim vardır. Bir de onu kıyamet gününde kör olarak haşrederiz."
O da şöyle der: "Rabbim! Dünyada gören bir kimse olduğum halde, niçin beni kör olarak haşrettin?"
Allah, "Evet, öyle. Ayetlerimiz sana geldi de sen onları unuttun. Aynı şekilde bugün de sen unutuluyorsun" der.
Haddi aşan ve Rabbi'nin ayetlerine inanmayanları işte böyle cezalandırırız. Şüphesiz ahiret azabı daha şiddetli ve daha kalıcıdır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
124. “Kim de Zikrimden” yani üstün isteklerin tümünün kendisi vasıtasıyla öğrenildiği Kitabımdan “yüz çevirirse” ve ondan yüz çevirmek maksadıyla onu terk ederse yahut bundan da daha ağırı olarak onu inkâr etmek ve onu reddetmek suretiyle ondan yüz çevirecek olursa “gerçekten onun için dar bir geçim vardır.” Onun cezası, bizim onun yaşayışını dar ve meşakkatli kılmamız olacaktır. Bu ise ancak azap olur. Buradaki “dar geçim” kabir azabı ve kişinin kabrinin daralması, orada sıkıştırılıp azap edilmesi olarak da tefsir edilmiştir. Bu ise Rabbinin Zikrinden yüz çevirmesinin cezasıdır. Buna göre bu ayet, kabir azabına delâlet eden âyet-i kerimelerden biridir. İkinci âyet-i kerime Yüce Allah’ın: “Sen zalimleri ölümün ızdırap verici sıkıntıları içinde meleklerin ellerini uzatarak... derken bir görsen” (el-En’am, 6/93) buyruğudur. Üçüncü âyet-i kerime: “Andolsun ki biz onlara en büyük azaptan önce yakın azaptan mutlaka tattıracağız” (es-Secde, 32/21) buyruğudur. Dördüncü âyet-i kerime ise Yüce Allah’ın Firavun hakkında: “Ateştir o, onlar sabah akşam ona arzulunurlar” (el-Mü’min, 40/46) buyruğudur. Seleften bazılarının, bu âyet-i kerimeyi sadece kabir azabı ile ilgili olarak tefsir etmeleri ve sadece bunun hakkında kabul etmelerinin sebebi, -doğrusunu en iyi Allah bilir ama- âyet-i kerimenin son bölümünde Yüce Allah’ın kıyamet günündeki azabı söz konusu etmesidir. Bazı müfessirler de buradaki “dar geçim”in dünya hayatında Rabbinin Zikrinden yüz çevirene isabet edecek olan peşin azap olduğu, yani gamlar, kederler, üzüntüler ve acılar ile berzah hayatındaki azapla âhiret hayatındaki azabı da kuşatan umumi bir buyruk olduğu kanaatindedir. Çünkü burada “dar geçim” mutlak olarak zikredilmiş ve onunla birlikte herhangi bir kayıt söz konusu edilmemiştir.
“Ve onu” Rabbinin zikrinden yüz çeviren o kimseyi “kıyamet günü kör olarak” sahih kabul edilen görüşe göre gözleri görmez bir halde haşrederiz. Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “Biz onları Kıyamet günü körler, dilsizler ve sağırlar olarak yüzükoyun haşredeceğiz.” (el-İsra, 17/97)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Kim zikrimden yüz çevirip onu kabul etmez ve ona icabet etmezse, dünyada ve kabirde onun için sıkıntılı bir yaşantı vardır. Kıyamet günü de onun gözlerini, bilgi ve tecrübesini kaybetmiş bir şekilde mahşer alanına götürüp, haşrederiz.
Aynı kök: عمي (33 geçiş) · Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş
Allah, kimi doğru yola iletirse işte o, doğru yolu bulmuştur. Kimi de saptırırsa, böyleleri için O'nun dışında dostlar bulamazsın. Onları kıyamet…
Aynı kök: عمي (33 geçiş) · Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş
O da şöyle der: "Rabbim! Dünyada gören bir kimse olduğum halde, niçin beni kör olarak haşrettin?"
Aynı kök: عيش (8 geçiş)
Andolsun, size yeryüzünde imkan ve iktidar verdik. Sizin için orada birçok geçim imkanları da yarattık. Ama siz ne kadar az şükrediyorsunuz!
Aynı kök: عيش (8 geçiş)
Orada hem sizin için, hem de sizin rızık vermediğiniz kimseler için geçimlikler meydana getirdik.
Aynı kök: عيش (8 geçiş)
Biz nimetler içinde şımaran nice memleket halkını helak etmişizdir. İşte kendilerinden sonra içlerinde pek az oturulmuş yurtları! (O yurtlara) biz…
Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş
Sayılı günlerde Allah'ı anın (telbiye ve tekbir getirin). Kim iki gün içinde acele edip (Mina'dan Mekke'ye) dönerse, ona günah yoktur. Kim geri…
Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş
İnkar edenlere de ki: "Siz mutlaka yenilgiye uğrayacak ve toplanıp cehenneme doldurulacaksınız. Orası ne fena yataktır!"
Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş
Andolsun, ölseniz de öldürülseniz de, Allah'ın huzurunda toplanacaksınız.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Kim de benim zikrimden (Kur'an'dan) yüz çevirirse, şüphesiz ki onun için sıkıntılı bir hayat olacak ve biz onu, kıyamet günü kör olarak dirilteceğiz." dipnot 1
Fakat, kim de benim uyarıcı mesajlarımdan yüz çevirirse, iyi bilsin ki onun hayat alanı daraldıkça daralacak ve Kıyamet Günü Biz o kimseyi kör olarak kaldıracağız.
Ama kim ki Beni anmaktan yüz çevirirse, bilsin ki, onun dar bir hayat alanı olacaktır; ve Kıyamet Günü onu kör olarak kaldıracağız".
"Kim zikrimden (hatırlattığım hakikatinden) yüz çevirir ise, muhakkak ki onun için (beden - bilinç kayıtlarıyla) çok sınırlı yaşam alanı vardır ve onu kıyamet sürecinde kör olarak haşrederiz. "
"Kim de benim zikrimden yüz çevirirse, artık onun için sıkıntılı bir geçim vardır ve biz onu kıyamet günü kör olarak haşredeceğiz."
Kim de beni anmaktan yüz çevirirse, onun için dar bir geçim vardır. Kıyâmet günü de onu kör olarak haşrederiz.
"Benim Öğretimden de kim yüz çevirirse, onun geçimliği daraltılır. Üstelik Yeniden Yaratılış Günü'nde, onu kör olarak getiririz!"
Benim kitabımdan yüz çevirenin dar bir geçimi olur ve kıyamet günü de onu kör olarak haşrederiz.
"Kim mesajımdan yüz çevirirse sıkıntılarla dolu bir hayata mahkûm olur. Diriliş günü de onu kör olarak meydana çıkarırız."
'Kim mesajımdan yüz çevirirse sıkıntılarla dolu bir hayata mahkum olur. Diriliş günü de onu kör olarak meydana çıkarırız.'
Her kim de zikrimden yüz çevirirse, ona dar bir geçim vardır ve onu kıyamet günü kör olarak haşrederiz."
Her kim de zikrimden yüz çevirirse ona dar bir maışet vardır ve onu Kıyamet günü kör olarak haşrederiz
Kim Ben'im zikrimden dipnot 1 yüz çevirirse, bilmelidir ki onun için bunalımlı bir yaşam vardır. Kıyamet Günü de onu kör olarak haşrederiz. dipnot 2
Kim Ben'im zikrimden dipnot 1 yüz çevirirse, bilmelidir ki onun için bunalımlı bir yaşam vardır. Kıyamet Günü de onu kör olarak haşrederiz. dipnot 2
Kim Ben'im zikrimden dipnot 1 yüz çevirirse, bilmelidir ki onun için bunalımlı bir yaşam vardır. Kıyamet Günü de onu kör olarak haşrederiz. dipnot 2
"Kim de benim zikrimden yüz çevirirse, artık onun için sıkıntılı bir geçim vardır ve biz onu kıyamet günü kör olarak haşredeceğiz."
Kim benim zikrimden yüz çevirirse onun hakkı da dar bir geçimdir ve biz onu kıyamet gününde kör olarak hasrederiz.
Kim de benim zikrimden yüz çevirirse bilsin ki; onun dar bir geçimi olur ve kıyamet gününde Biz onu kör olarak haşrederiz.
(124-129) Kim benim hatırlatmamdan / zikrimden yüz çevirirse muhakkak ki ona dar / sıkışık bir geçim var ve de onu kıyamet günü kör olarak / gözünün akı çıkmış şekilde toparlayacağız / haşredeceğiz. Der ki niçin beni kör olarak / âmâ olarak toparladın / haşrettin. Halbuki ben görebilen biri idim. Bir şekilde sana ayetlerimiz geldi , sen de onu unuttun dedi Bugün de aynı şekilde sen unutulacaksın. Kim aşırılık eder / israf eder ve de Rabbinin ayetlerine iman etmez ise bu şekilde cezalandırırız. Ahiretteki işkence / sonraki azap daha şiddetli ve süreklidir. Onlardan önceki memleketlerden nicelerini ki onlar da meskenlerinde gezip dolaşıyorlardı helak etmemiz onları yola iletmedi mi / hidayete erdirmedi mi? Kesinlikle bunda merak edenler için ayetler vardır (nehimün meraklı demek) Rabbinin daha önceden söylenmiş belli bir süre verileceğine dair sözü olmasa onlara gereken yapılırdı.
Kim de benim zikrimden yüz çevirirse, gerçekten onun için dar,sıkıntılı bir hayat vardır ve biz onu kıyamet günü kör olarak haşredeceğiz.
"Ama kim beni anmaktan yüz çevirirse, onun için de dar bir geçim var. Kıyamet günü onu kör olarak (yüce Divana) süreriz."
Kim de zikrimden dipnot 1 /Kitabımdan yüz çevirirse sıkıntılı bir hayatı olur. Onu kıyamet /mezardan kalkış günü mahşer yerine kör olarak getiririz."
Kim de kitabımdan yüz çevirirse onun sıkıntılı bir hayatı olur. (Mezardan) kalkış günü mahşer yerine kör olarak getiririz."
Kim de benim zikrimden yüz çevirirse, onun da dar bir geçimliği olur ve onu kıyamet günü kör olarak haşrederiz.
Kim de benim zikrimden/kitabımdan yüz çevirirse, onun da dar bir geçimliği olur ve onu kıyamet günü kör olarak haşrederiz.
Kim benim zikrimden/Kur'anımdan yüz çevirirse onun için zor, sıkıcı bir hayat şekli/dar bir geçim vardır; kıyamet günü de onu kör olarak haşrederiz.
And he who turns his back upon My spirit of truth that guides into all truth and does not keep Me in mind shall live a life of misery and hardness of fate and circumstances and We throng him in Day of Judgement as blind, lacking in intellectual, moral and spiritual perception as he was in life.
but whoever turns away from it will have a life of great hardship. We shall bring him blind to the Assembly on the Day of Resurrection
"But whosoever turns away from My Message, verily for him is a life narrowed down, and We shall raise him up blind on the Day of Judgment."
But whosoever turns away from this Admonition from Me shall have a straitened life; dipnot 1 We shall raise him blind on the Day of Resurrection," dipnot 2
But if anyone turns away from My reminder, his life will be a dark and narrow one and on the Day of Rising We will gather him blind. ’
"But whosoever turns away from My Reminder (i.e. neither believes in this Qur’ân nor acts on its teachings.) verily, for him is a life of hardship, and We shall raise him up blind on the Day of Resurrection."
But whoever disregards My remembrance, his shall be a wretched life, and on the Day of Resurrection We shall raise him blind. ’
`But he who turns away from My remembrance, he shall surely lead a straitened life. And (what is more,) We shall raise him up blind on the Day of Resurrection.'
but whosoever turns away from My remembrance, his shall be a life of narrowness, and on the Resurrection Day We shall raise him blind. '
"As for the one who refuses to worship me, he will have a miserable life and will be raised blind on the Day of Resurrection. "
But he who turns away from my reminder, verily, for him shall be a straitened livelihood; and we will gather him on the resurrection day blind!'
"Whoever turns away from My remembrance, then he will have a miserable life, and We will raise him blind on the day of Resurrection."
but whosoever shall turn aside from my admonition, verily he shall lead a miserable life, and we will cause him to appear before us on the day of resurrection, blind.
Said he, "Go down, you twain, there from altogether, some of you foes to the other. And if there should come to you from Me a guidance; then whoever follows My guidance shall neither err nor come to grief.
And whoever veers away from My Remembrance, then surely he will have a cramped subsistence and We will muster him blind on the Day of the Resurrection. "
But he who turneth away from remembrance of Me, his will be a narrow life, and I shall bring him blind to the assembly on the Day of Resurrection.
But he who fails to heed My warning will have his means restricted; and on the Day of Resurrection We shall raise him blind. "
But as for him who shall turn away from remembering Me - his shall be a life of narrow scope and on the Day of Resurrection We shall raise him up blind. "
But whoever turns away from My Reminder will certainly have a miserable life,[1] then We will raise them up blind on the Day of Judgment."
"And whoever turns away from My remembrance, then he will have a miserable life, and We will raise him blind on the Day of Resurrection. "
"As for the one who disregards My message, he will have a miserable life, and we resurrect him, on the Day of Resurrection, blind."
And whoever turns away from My remembrance - indeed, he will have a depressed life, and We will gather him on the Day of Resurrection blind. "
“But whoso turns away from My remembrance: he will have a straitened life, and We will gather him blind on the Day of Resurrection.”
But whoever will turn away from My remembrance, thus ignoring My Commands, his will be a narrow life. (Such individuals and nations will live in economic and moral poverty). And I shall bring such of them blind to the Assembly on the Day of Resurrection. (17:72), (20:102).
"But whosoever turns away from My Message, surely for him is a life narrowed down, and We shall raise him up blind on the Day of Judgment. "
As for the one who turns away from My message, he shall have a straitened life, and We shall raise him blind on the Day of Judgment."
"And whoever turns away from My remembrance, then he will have a miserable life, and We will raise him blind on the Day of Resurrection."