20. sure

Tâhâ Suresi طه

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 8 konu
  1. Kur'an sıkıntı için indirilmedi; Rahmân Arş'a kuruldu 1–8 karşılaştır — Kur'an sıkıntı için indirilmedi; Rahmân Arş'a kuruldu
  2. Mûsâ'nın çağrılışı ve Firavun'a gönderilişi 9–48 karşılaştır — Mûsâ'nın çağrılışı ve Firavun'a gönderilişi
  3. Firavun'la konuşma ve sihirbazların iman edişi 49–76 karşılaştır — Firavun'la konuşma ve sihirbazların iman edişi
  4. Denizden geçiş ve İsrâiloğullarına hitap 77–82 karşılaştır — Denizden geçiş ve İsrâiloğullarına hitap
  5. Buzağı ve Sâmirî 83–98 karşılaştır — Buzağı ve Sâmirî
  6. Geçmişin haberleri, kıyamet sahnesi ve Arapça Kur'an 99–114 karşılaştır — Geçmişin haberleri, kıyamet sahnesi ve Arapça Kur'an
  7. Âdem ve İblîs; zikirden yüz çevirenler 115–127 karşılaştır — Âdem ve İblîs; zikirden yüz çevirenler
  8. Öncekilerden ibret; sabret ve namazı emret 128–135 karşılaştır — Öncekilerden ibret; sabret ve namazı emret

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Kur'an sıkıntı için indirilmedi; Rahmân Arş'a kuruldu 1–8

  1. Tâhâ suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 1. ayet. طه

    ṭâ-hâ.

    Şaban Britch

    Tâ Hâ,

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 1. ayet

  2. Tâhâ suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 2. ayet. مَآ أَنزَلْنَا عَلَيْكَ ٱلْقُرْءَانَ لِتَشْقَىٰٓ

    mâ enzelnâ `aleyke-lḳur'âne liteşḳâ.

    Şaban Britch

    Kur'an'ı sana sıkıntıya düşesin diye indirmedik.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 2. ayet

  3. Tâhâ suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 3. ayet. إِلَّا تَذْكِرَةً لِّمَن يَخْشَىٰ

    illâ teẕkiratel limey yaḫşâ.

    Şaban Britch

    Ancak, korkacak kimselere öğüt olsun diye.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 3. ayet

  4. Tâhâ suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 4. ayet. تَنزِيلًا مِّمَّنْ خَلَقَ ٱلْأَرْضَ وَٱلسَّمَٰوَٰتِ ٱلْعُلَى

    tenzîlem mimmen ḫaleḳa-l'arḍa vessemâvâti-l`ulâ.

    Şaban Britch

    Yeryüzünü ve yüksek gökleri yaratan tarafından indirmedir.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 4. ayet

  5. Tâhâ suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 5. ayet. ٱلرَّحْمَٰنُ عَلَى ٱلْعَرْشِ ٱسْتَوَىٰ

    erraḥmânü `ale-l`arşi-stevâ.

    Şaban Britch

    Rahman Arş'a istivâ etmiştir.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 5. ayet

  6. Tâhâ suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 6. ayet. لَهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَمَا تَحْتَ ٱلثَّرَىٰ

    lehû mâ fi-ssemâvâti vemâ fi-l'arḍi vemâ beynehümâ vemâ taḥte-ŝŝerâ.

    Şaban Britch

    Göklerde, yerde ve ikisinin arasında ve toprağın altında olan her şey O’nundur.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 6. ayet

  7. Tâhâ suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 7. ayet. وَإِن تَجْهَرْ بِٱلْقَوْلِ فَإِنَّهُۥ يَعْلَمُ ٱلسِّرَّ وَأَخْفَى

    vein techer bilḳavli feinnehû ya`lemü-ssirra veaḫfâ.

    Şaban Britch

    Sesini yükseltsen de (bilesin ki) O, gizliyi de, gizlinin gizlisini de bilir.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 7. ayet

  8. Tâhâ suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 8. ayet. ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ لَهُ ٱلْأَسْمَآءُ ٱلْحُسْنَىٰ

    allâhü lâ ilâhe illâ hû. lehü-l'esmâü-lḥusnâ.

    Şaban Britch

    Allah, O’ndan başka (hak) ilah yoktur. En güzel isimler de onundur.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 8. ayet

Mûsâ'nın çağrılışı ve Firavun'a gönderilişi 9–48

  1. Tâhâ suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 9. ayet. وَهَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ مُوسَىٰٓ

    vehel etâke ḥadîŝü mûsâ.

    Şaban Britch

    Musa’nın haberi sana geldi mi?

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 9. ayet

  2. Tâhâ suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 10. ayet. إِذْ رَءَا نَارًا فَقَالَ لِأَهْلِهِ ٱمْكُثُوٓا۟ إِنِّىٓ ءَانَسْتُ نَارًا لَّعَلِّىٓ ءَاتِيكُم مِّنْهَا بِقَبَسٍ أَوْ أَجِدُ عَلَى ٱلنَّارِ هُدًى

    iẕ raâ nâran feḳâle liehlihi-mküŝû innî ânestü nâral le`allî âtîküm minhâ biḳabesin ev ecidü `ale-nnâri hüdâ.

    Şaban Britch

    Hani bir ateş görmüştü de ailesine: Siz durun, ben bir ateş gördüm. Belki size ondan bir kor getiririm; veya ateşin yanında bir yol gösteren bulurum demişti.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 10. ayet

  3. Tâhâ suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 11. ayet. فَلَمَّآ أَتَىٰهَا نُودِىَ يَٰمُوسَىٰٓ

    felemmâ etâhâ nûdiye yâ mûsâ.

    Şaban Britch

    Ateşin yanına geldiği zaman: Ey Musa! diye seslenildi.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 11. ayet

  4. Tâhâ suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 12. ayet. إِنِّىٓ أَنَا۠ رَبُّكَ فَٱخْلَعْ نَعْلَيْكَ إِنَّكَ بِٱلْوَادِ ٱلْمُقَدَّسِ طُوًى

    innî ene rabbüke faḫla` na`leyk. inneke bilvâdi-lmüḳaddesi ṭuvâ.

    Şaban Britch

    Ben senin Rabbinim! Ayakkabılarını çıkar. Sen mukaddes Tûvâ vadisindesin.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 12. ayet

  5. Tâhâ suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 13. ayet. وَأَنَا ٱخْتَرْتُكَ فَٱسْتَمِعْ لِمَا يُوحَىٰٓ

    veene-ḫtertüke festemi` limâ yûḥâ.

    Şaban Britch

    Ben seni seçtim, sana vahyolunanı dinle.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 13. ayet

  6. Tâhâ suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 14. ayet. إِنَّنِىٓ أَنَا ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّآ أَنَا۠ فَٱعْبُدْنِى وَأَقِمِ ٱلصَّلَوٰةَ لِذِكْرِىٓ

    innenî ene-llâhü lâ ilâhe illâ ene fa`büdnî veeḳimi-ṣṣalâte liẕikrî.

    Şaban Britch

    Şüphesiz ben, Allah’ım. Benden başka (hak) ilah yok! Bana ibadet et, beni anmak için namazı ikame et.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 14. ayet

  7. Tâhâ suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 15. ayet. إِنَّ ٱلسَّاعَةَ ءَاتِيَةٌ أَكَادُ أُخْفِيهَا لِتُجْزَىٰ كُلُّ نَفْسٍۭ بِمَا تَسْعَىٰ

    inne-ssâ`ate âtiyetün ekâdü uḫfîhâ litüczâ küllü nefsim bimâ tes`â.

    Şaban Britch

    Kıyamet gelmektedir. Herkes kendi işlediğinin karşılığını alsın diye neredeyse onu (kendi nefsimden bile) gizleyeceğim.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 15. ayet

  8. Tâhâ suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 16. ayet. فَلَا يَصُدَّنَّكَ عَنْهَا مَن لَّا يُؤْمِنُ بِهَا وَٱتَّبَعَ هَوَىٰهُ فَتَرْدَىٰ

    felâ yeṣuddenneke `anhâ mel lâ yü'minü bihâ vettebe`a hevâhü feterdâ.

    Şaban Britch

    Ona inanmayıp, kendi arzularına uyan kimse sakın seni yolundan saptırmasın. Yoksa sen de helak olursun.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 16. ayet

  9. Tâhâ suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 17. ayet. وَمَا تِلْكَ بِيَمِينِكَ يَٰمُوسَىٰ

    vemâ tilke biyemînike yâ mûsâ.

    Şaban Britch

    Sağ elindeki nedir Ey Musa?

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 17. ayet

  10. Tâhâ suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 18. ayet. قَالَ هِىَ عَصَاىَ أَتَوَكَّؤُا۟ عَلَيْهَا وَأَهُشُّ بِهَا عَلَىٰ غَنَمِى وَلِىَ فِيهَا مَـَٔارِبُ أُخْرَىٰ

    ḳâle hiye `aṣây. etevekkeü `aleyhâ veehüşşü bihâ `alâ ganemî veliye fîhâ meâribü uḫrâ.

    Şaban Britch

    O benim asamdır, dedi. Ona dayanırım ve koyunlarıma onunla yaprak silkerim. Onun bana başka faydaları da var.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 18. ayet

  11. Tâhâ suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 19. ayet. قَالَ أَلْقِهَا يَٰمُوسَىٰ

    ḳâle elḳihâ yâ mûsâ.

    Şaban Britch

    Onu at, ey Musa! dedi.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 19. ayet

  12. Tâhâ suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 20. ayet. فَأَلْقَىٰهَا فَإِذَا هِىَ حَيَّةٌ تَسْعَىٰ

    feelḳâhâ feiẕâ hiye ḥayyetün tes`â.

    Şaban Britch

    Musa da onu attı. O bir anda koşan bir yılan oluvermişti.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 20. ayet

  13. Tâhâ suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 21. ayet. قَالَ خُذْهَا وَلَا تَخَفْ سَنُعِيدُهَا سِيرَتَهَا ٱلْأُولَىٰ

    ḳâle ḫuẕhâ velâ teḫaf. senü`îdühâ sîratehe-l'ûlâ.

    Şaban Britch

    Onu al ve korkma, dedi. Onu ilk haline döndüreceğiz.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 21. ayet

  14. Tâhâ suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 22. ayet. وَٱضْمُمْ يَدَكَ إِلَىٰ جَنَاحِكَ تَخْرُجْ بَيْضَآءَ مِنْ غَيْرِ سُوٓءٍ ءَايَةً أُخْرَىٰ

    vaḍmüm yedeke ilâ cenâḥike taḫruc beyḍâe min gayri sûin âyeten uḫrâ.

    Şaban Britch

    Elini koltuğunun altına sok, bir başka mucize olarak kusursuz, bembeyaz çıksın.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 22. ayet

  15. Tâhâ suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 23. ayet. لِنُرِيَكَ مِنْ ءَايَٰتِنَا ٱلْكُبْرَى

    linüriyeke min âyâtine-lkübrâ.

    Şaban Britch

    Böylece sana büyük mucizelerimizden gösterelim.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 23. ayet

  16. Tâhâ suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 24. ayet. ٱذْهَبْ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ

    iẕheb ilâ fir`avne innehû ṭagâ.

    Şaban Britch

    Firavuna git, çünkü o azdı.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 24. ayet

  17. Tâhâ suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 25. ayet. قَالَ رَبِّ ٱشْرَحْ لِى صَدْرِى

    ḳâle rabbi-şraḥ lî ṣadrî.

    Şaban Britch

    Rabbim göğsümü aç, dedi.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 25. ayet

  18. Tâhâ suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 26. ayet. وَيَسِّرْ لِىٓ أَمْرِى

    veyessir lî emrî.

    Şaban Britch

    İşimi kolaylaştır.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 26. ayet

  19. Tâhâ suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 27. ayet. وَٱحْلُلْ عُقْدَةً مِّن لِّسَانِى

    vaḥlül `uḳdetem mil lisânî.

    Şaban Britch

    Dilimdeki düğümü çöz.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 27. ayet

  20. Tâhâ suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 28. ayet. يَفْقَهُوا۟ قَوْلِى

    yefḳahû ḳavlî.

    Şaban Britch

    Ki sözümü iyi anlasınlar.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 28. ayet

  21. Tâhâ suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 29. ayet. وَٱجْعَل لِّى وَزِيرًا مِّنْ أَهْلِى

    vec`al lî vezîram min ehlî.

    Şaban Britch

    Kendi ailemden bir yardımcı ver.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 29. ayet

  22. Tâhâ suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 30. ayet. هَٰرُونَ أَخِى

    hârûne eḫî.

    Şaban Britch

    Kardeşim Harun’u

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 30. ayet

  23. Tâhâ suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 31. ayet. ٱشْدُدْ بِهِۦٓ أَزْرِى

    üşdüd bihî ezrî.

    Şaban Britch

    Onunla arkamı güçlendir.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 31. ayet

  24. Tâhâ suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 32. ayet. وَأَشْرِكْهُ فِىٓ أَمْرِى

    veeşrikhü fî emrî.

    Şaban Britch

    Onu görevimde bana ortak et.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 32. ayet

  25. Tâhâ suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 33. ayet. كَىْ نُسَبِّحَكَ كَثِيرًا

    key nüsebbiḥake keŝîrâ.

    Şaban Britch

    Ki seni çokça tesbih edebilelim.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 33. ayet

  26. Tâhâ suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 34. ayet. وَنَذْكُرَكَ كَثِيرًا

    veneẕkürake keŝîrâ.

    Şaban Britch

    Ve seni çokça zikredelim.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 34. ayet

  27. Tâhâ suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 35. ayet. إِنَّكَ كُنتَ بِنَا بَصِيرًا

    inneke künte binâ beṣîrâ.

    Şaban Britch

    Şüphesiz sen bizi görmektesin.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 35. ayet

  28. Tâhâ suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 36. ayet. قَالَ قَدْ أُوتِيتَ سُؤْلَكَ يَٰمُوسَىٰ

    ḳâle ḳad ûtîte sü'leke yâ mûsâ.

    Şaban Britch

    Ey Musa! İstediklerin sana verilmiştir, dedi.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 36. ayet

  29. Tâhâ suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 37. ayet. وَلَقَدْ مَنَنَّا عَلَيْكَ مَرَّةً أُخْرَىٰٓ

    veleḳad menennâ `aleyke merraten uḫrâ.

    Şaban Britch

    Sana bir defa daha lütufta bulunmuştuk.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 37. ayet

  30. Tâhâ suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 38. ayet. إِذْ أَوْحَيْنَآ إِلَىٰٓ أُمِّكَ مَا يُوحَىٰٓ

    iẕ evḥaynâ ilâ ümmike mâ yûḥâ.

    Şaban Britch

    Hani annene ilham edilmesi gerekeni ilham etmiştik.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 38. ayet

  31. Tâhâ suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 39. ayet. أَنِ ٱقْذِفِيهِ فِى ٱلتَّابُوتِ فَٱقْذِفِيهِ فِى ٱلْيَمِّ فَلْيُلْقِهِ ٱلْيَمُّ بِٱلسَّاحِلِ يَأْخُذْهُ عَدُوٌّ لِّى وَعَدُوٌّ لَّهُۥ وَأَلْقَيْتُ عَلَيْكَ مَحَبَّةً مِّنِّى وَلِتُصْنَعَ عَلَىٰ عَيْنِىٓ

    eni-ḳẕifîhi fi-ttâbûti faḳẕifîhi fi-lyemmi felyülḳihi-lyemmü bissâḥili ye'ḫuẕhü `adüvvül lî ve`adüvvul leh. veelḳaytü `aleyke meḥabbetem minnî. velituṣne`a `alâ `aynî.

    Şaban Britch

    Musa’yı bir sandığa koy ve nehre (Nil'e) bırak. Nehir onu kıyıya atsın da, onu benim ve onun bir düşmanı alır. Gözümün önünde yetişesin diye üzerine muhabbet bıraktım.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 39. ayet

  32. Tâhâ suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 40. ayet. إِذْ تَمْشِىٓ أُخْتُكَ فَتَقُولُ هَلْ أَدُلُّكُمْ عَلَىٰ مَن يَكْفُلُهُۥ فَرَجَعْنَٰكَ إِلَىٰٓ أُمِّكَ كَىْ تَقَرَّ عَيْنُهَا وَلَا تَحْزَنَ وَقَتَلْتَ نَفْسًا فَنَجَّيْنَٰكَ مِنَ ٱلْغَمِّ وَفَتَنَّٰكَ فُتُونًا فَلَبِثْتَ سِنِينَ فِىٓ أَهْلِ مَدْيَنَ ثُمَّ جِئْتَ عَلَىٰ قَدَرٍ يَٰمُوسَىٰ

    iẕ temşî uḫtüke feteḳûlü hel edüllüküm `alâ mey yekfülüh. feraca`nâke ilâ ümmike key teḳarra `aynühâ velâ taḥzen. veḳatelte nefsen fenecceynâke mine-lgammi vefetennâke fütûnâ. felebiŝte sinîne fî ehli medyene ŝümme ci'te `alâ ḳaderiy yâ mûsâ.

    Şaban Britch

    Kızkardeşin gitmiş ve: O’na bakacak birini size göstereyim mi? demişti. Böylece seni, gözü aydın olsun ve üzülmesin diye annene geri vermişti. Sen bir adam öldürmüştün de seni yine üzüntüden kurtarmıştık. Bu şekilde seni (önceden de) imtihan etmiştik. Senelerce Medyen halkı arasında kalmıştın. Sonra da bir takdire göre geldin ey Musa!

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 40. ayet

  33. Tâhâ suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 41. ayet. وَٱصْطَنَعْتُكَ لِنَفْسِى

    vaṣṭana`tüke linefsî.

    Şaban Britch

    Ve seni kendim için seçtim.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 41. ayet

  34. Tâhâ suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 42. ayet. ٱذْهَبْ أَنتَ وَأَخُوكَ بِـَٔايَٰتِى وَلَا تَنِيَا فِى ذِكْرِى

    iẕheb ente veeḫûke biâyâtî velâ teniyâ fî ẕikrî.

    Şaban Britch

    Sen, kardeşinle birlikte ayetlerimle gidin, ikiniz de beni anmada gevşek davranmayın.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 42. ayet

  35. Tâhâ suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 43. ayet. ٱذْهَبَآ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ

    iẕhebâ ilâ fir`avne innehû ṭagâ.

    Şaban Britch

    Firavuna gidin, çünkü o azdı.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 43. ayet

  36. Tâhâ suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 44. ayet. فَقُولَا لَهُۥ قَوْلًا لَّيِّنًا لَّعَلَّهُۥ يَتَذَكَّرُ أَوْ يَخْشَىٰ

    feḳûlâ lehû ḳavlel leyyinel le`allehû yeteẕekkeru ev yaḫşâ.

    Şaban Britch

    Ona yumuşak söz söyleyin, umulur ki öğüt alır ve korkar.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 44. ayet

  37. Tâhâ suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 45. ayet. قَالَا رَبَّنَآ إِنَّنَا نَخَافُ أَن يَفْرُطَ عَلَيْنَآ أَوْ أَن يَطْغَىٰ

    ḳâlâ rabbenâ innenâ neḫâfü ey yefruṭa `aleynâ ev ey yaṭgâ.

    Şaban Britch

    Rabbimiz, biz onun bize taşkınlık yapmasından veya azmasından korkuyoruz, dediler.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 45. ayet

  38. Tâhâ suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 46. ayet. قَالَ لَا تَخَافَآ إِنَّنِى مَعَكُمَآ أَسْمَعُ وَأَرَىٰ

    ḳâle lâ teḫâfâ innenî me`akümâ esme`u veerâ.

    Şaban Britch

    Korkmayın, dedi. Ben sizinle beraberim. İşitir, görürüm, dedi.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 46. ayet

  39. Tâhâ suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 47. ayet. فَأْتِيَاهُ فَقُولَآ إِنَّا رَسُولَا رَبِّكَ فَأَرْسِلْ مَعَنَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ وَلَا تُعَذِّبْهُمْ قَدْ جِئْنَٰكَ بِـَٔايَةٍ مِّن رَّبِّكَ وَٱلسَّلَٰمُ عَلَىٰ مَنِ ٱتَّبَعَ ٱلْهُدَىٰٓ

    fe'tiyâhü feḳûlâ innâ rasûlâ rabbike feersil me`anâ benî isrâîle velâ tü`aẕẕibhüm. ḳad ci'nâke biâyetim mir rabbik. vesselâmü `alâ meni-ttebe`a-lhüdâ.

    Şaban Britch

    Haydi gidin ona ve deyin ki: Biz, Rabbinin rasûlleriyiz. İsrailoğulları'nı bizimle gönder, onlara eziyet etme. Biz sana Rabbinden bir ayet getirdik. Selam hidayete uyanlarındır.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 47. ayet

  40. Tâhâ suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 48. ayet. إِنَّا قَدْ أُوحِىَ إِلَيْنَآ أَنَّ ٱلْعَذَابَ عَلَىٰ مَن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ

    innâ ḳad ûḥiye ileynâ enne-l`aẕâbe `alâ men keẕẕebe vetevellâ.

    Şaban Britch

    Bize vahyolundu ki, kim yalanlar ve yüz çevirirse ona azap vardır.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 48. ayet

Firavun'la konuşma ve sihirbazların iman edişi 49–76

  1. Tâhâ suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 49. ayet. قَالَ فَمَن رَّبُّكُمَا يَٰمُوسَىٰ

    ḳâle femer rabbükümâ yâ mûsâ.

    Şaban Britch

    Sizin Rabbiniz kim ey Musa? dedi.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 49. ayet

  2. Tâhâ suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 50. ayet. قَالَ رَبُّنَا ٱلَّذِىٓ أَعْطَىٰ كُلَّ شَىْءٍ خَلْقَهُۥ ثُمَّ هَدَىٰ

    ḳâle rabbüne-lleẕî a`ṭâ külle şey'in ḫalḳahû ŝümme hedâ.

    Şaban Britch

    Bizim Rabbimiz, her şeye yaratılışını veren ve yol gösterendir, dedi.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 50. ayet

  3. Tâhâ suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 51. ayet. قَالَ فَمَا بَالُ ٱلْقُرُونِ ٱلْأُولَىٰ

    ḳâle femâ bâlü-lḳurûni-l'ûlâ.

    Şaban Britch

    Önceki nesillerin durumu ne olacak? dedi.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 51. ayet

  4. Tâhâ suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 52. ayet. قَالَ عِلْمُهَا عِندَ رَبِّى فِى كِتَٰبٍ لَّا يَضِلُّ رَبِّى وَلَا يَنسَى

    ḳâle `ilmühâ `inde rabbî fî kitâb. lâ yeḍillü rabbî velâ yensâ.

    Şaban Britch

    Onlarla ilgili bilgi Rabbimin katında bir kitaptadır, dedi. Rabbim, şaşırmaz ve unutmaz.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 52. ayet

  5. Tâhâ suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 53. ayet. ٱلَّذِى جَعَلَ لَكُمُ ٱلْأَرْضَ مَهْدًا وَسَلَكَ لَكُمْ فِيهَا سُبُلًا وَأَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَأَخْرَجْنَا بِهِۦٓ أَزْوَٰجًا مِّن نَّبَاتٍ شَتَّىٰ

    elleẕî ce`ale lekümü-l'arḍa mehdev veseleke leküm fîhâ sübülev veenzele mine-ssemâi mââ. feaḫracnâ bihî ezvâcem min nebetin şettâ.

    Şaban Britch

    Allah, yeryüzünü sizin için beşik yaptı ve orada yine sizin için yollar açtı. Gökten su indirip, onunla çeşitli bitkilerden çifter çifter çıkardık.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 53. ayet

  6. Tâhâ suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 54. ayet. كُلُوا۟ وَٱرْعَوْا۟ أَنْعَٰمَكُمْ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّأُو۟لِى ٱلنُّهَىٰ

    külû ver`av en`âmeküm. inne fî ẕâlike leâyâtil liüli-nnühâ.

    Şaban Britch

    Hem siz yiyin; hem de hayvanlarınızı otlatın. Şüphesiz bunda sağduyu sahipleri için ayetler vardır.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 54. ayet

  7. Tâhâ suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 55. ayet. مِنْهَا خَلَقْنَٰكُمْ وَفِيهَا نُعِيدُكُمْ وَمِنْهَا نُخْرِجُكُمْ تَارَةً أُخْرَىٰ

    minhâ ḫalaḳnâküm vefîhâ nü`îdüküm veminhâ nuḫricüküm târaten uḫrâ.

    Şaban Britch

    Topraktan yarattık sizi, yine oraya döndürecek ve yine oradan bir kere daha çıkaracağız.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 55. ayet

  8. Tâhâ suresi, 56. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 56. ayet. وَلَقَدْ أَرَيْنَٰهُ ءَايَٰتِنَا كُلَّهَا فَكَذَّبَ وَأَبَىٰ

    veleḳad eraynâhü âyâtinâ küllehâ fekeẕẕebe veebâ.

    Şaban Britch

    Ona ayetlerimizin hepsini göstermiştik. Fakat o yalanladı ve kabul etmedi.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 56. ayet

  9. Tâhâ suresi, 57. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 57. ayet. قَالَ أَجِئْتَنَا لِتُخْرِجَنَا مِنْ أَرْضِنَا بِسِحْرِكَ يَٰمُوسَىٰ

    ḳâle eci'tenâ lituḫricenâ min arḍinâ bisiḥrike yâ mûsâ.

    Şaban Britch

    Ve dedi ki: Sihrinle bizi yurdumuzdan çıkarmaya mı geldin Ey Musa?

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 57. ayet

  10. Tâhâ suresi, 58. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 58. ayet. فَلَنَأْتِيَنَّكَ بِسِحْرٍ مِّثْلِهِۦ فَٱجْعَلْ بَيْنَنَا وَبَيْنَكَ مَوْعِدًا لَّا نُخْلِفُهُۥ نَحْنُ وَلَآ أَنتَ مَكَانًا سُوًى

    felene'tiyenneke bisiḥrim miŝlihî fec`al beynenâ vebeyneke mev`idel lâ nuḫlifühû naḥnü velâ ente mekânen süvâ.

    Şaban Britch

    Biz de sana, seninkine benzer bir sihir getireceğiz. Bizimle senin aranda bir buluşma vakti ve yeri belirle de bizim de senin de caymayacağımız denk bir yer olsun.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 58. ayet

  11. Tâhâ suresi, 59. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 59. ayet. قَالَ مَوْعِدُكُمْ يَوْمُ ٱلزِّينَةِ وَأَن يُحْشَرَ ٱلنَّاسُ ضُحًى

    ḳâle mev`idüküm yevmü-zzîneti veey yuḥşera-nnâsü ḍuḥâ.

    Şaban Britch

    Musa da: Buluşma zamanımız bayram günü ve insanların bir araya toplandığı kuşluk vaktidir, dedi.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 59. ayet

  12. Tâhâ suresi, 60. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 60. ayet. فَتَوَلَّىٰ فِرْعَوْنُ فَجَمَعَ كَيْدَهُۥ ثُمَّ أَتَىٰ

    fetevellâ fir`avnü feceme`a keydehû ŝümme etâ.

    Şaban Britch

    Firavun döndü ve bütün hilesini (sihirbazlarını) topladı, sonra geldi.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 60. ayet

  13. Tâhâ suresi, 61. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 61. ayet. قَالَ لَهُم مُّوسَىٰ وَيْلَكُمْ لَا تَفْتَرُوا۟ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا فَيُسْحِتَكُم بِعَذَابٍ وَقَدْ خَابَ مَنِ ٱفْتَرَىٰ

    ḳâle lehüm mûsâ veyleküm lâ tefterû `ale-llâhi keẕiben feyüsḥiteküm bi`aẕâb. veḳad ḫâbe meni-fterâ.

    Şaban Britch

    Musa onlara: Yazıklar olsun size! Allah’a karşı yalan uydurmayın. Sonra bir azapla sizi helak eder. Elbette yalan düzüp uyduran hüsrana uğrar.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 61. ayet

  14. Tâhâ suresi, 62. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 62. ayet. فَتَنَٰزَعُوٓا۟ أَمْرَهُم بَيْنَهُمْ وَأَسَرُّوا۟ ٱلنَّجْوَىٰ

    fetenâza`û emrahüm beynehüm veeserrü-nnecvâ.

    Şaban Britch

    Sihirbazlar durumlarını aralarında tartışarak gizlice fısıldaştılar.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 62. ayet

  15. Tâhâ suresi, 63. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 63. ayet. قَالُوٓا۟ إِنْ هَٰذَٰنِ لَسَٰحِرَٰنِ يُرِيدَانِ أَن يُخْرِجَاكُم مِّنْ أَرْضِكُم بِسِحْرِهِمَا وَيَذْهَبَا بِطَرِيقَتِكُمُ ٱلْمُثْلَىٰ

    ḳâlû in hâẕâni lesâḥirâni yürîdâni ey yuḫricâküm min arḍiküm bisiḥrihimâ veyeẕhebâ biṭarîḳatikümü-lmüŝlâ.

    Şaban Britch

    Bu iki sihirbaz sihirleriyle sizi yurdunuzdan çıkarmak ve üstün olan (sihir) yolunuzu da yok etmek istiyor, dediler.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 63. ayet

  16. Tâhâ suresi, 64. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 64. ayet. فَأَجْمِعُوا۟ كَيْدَكُمْ ثُمَّ ٱئْتُوا۟ صَفًّا وَقَدْ أَفْلَحَ ٱلْيَوْمَ مَنِ ٱسْتَعْلَىٰ

    feecmi`û keydeküm ŝümme-'tû ṣaffâ. veḳad efleḥa-lyevme meni-sta`lâ.

    Şaban Britch

    Bu sebeple tuzaklarınızı bir araya getirin sonra da saf halinde gelin. Bu gün galip gelen zafere ermiştir.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 64. ayet

  17. Tâhâ suresi, 65. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 65. ayet. قَالُوا۟ يَٰمُوسَىٰٓ إِمَّآ أَن تُلْقِىَ وَإِمَّآ أَن نَّكُونَ أَوَّلَ مَنْ أَلْقَىٰ

    ḳâlû yâ mûsâ immâ en tülḳiye veimmâ en nekûne evvele men elḳâ.

    Şaban Britch

    Ey Musa, dediler, ya sen at, ya da ilk atan biz olalım.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 65. ayet

  18. Tâhâ suresi, 66. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 66. ayet. قَالَ بَلْ أَلْقُوا۟ فَإِذَا حِبَالُهُمْ وَعِصِيُّهُمْ يُخَيَّلُ إِلَيْهِ مِن سِحْرِهِمْ أَنَّهَا تَسْعَىٰ

    ḳâle bel elḳû. feiẕâ ḥibâlühüm ve`iṣiyyühüm yüḫayyelü ileyhi min siḥrihim ennehâ tes`â.

    Şaban Britch

    Hayır! Siz atın, dedi. Bunun üzerine ipleri ve değnekleri sihirleri sebebiyle ona sanki gerçekten yürüyorlarmış gibi göründü.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 66. ayet

  19. Tâhâ suresi, 67. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 67. ayet. فَأَوْجَسَ فِى نَفْسِهِۦ خِيفَةً مُّوسَىٰ

    feevcese fî nefsihî ḫîfetem mûsâ.

    Şaban Britch

    Bu yüzden Musa içinde bir korku hissetti.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 67. ayet

  20. Tâhâ suresi, 68. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 68. ayet. قُلْنَا لَا تَخَفْ إِنَّكَ أَنتَ ٱلْأَعْلَىٰ

    ḳulnâ lâ teḫaf inneke ente-l'a`lâ.

    Şaban Britch

    Korkma! Şüphesiz sen daha üstünsün, dedik.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 68. ayet

  21. Tâhâ suresi, 69. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 69. ayet. وَأَلْقِ مَا فِى يَمِينِكَ تَلْقَفْ مَا صَنَعُوٓا۟ إِنَّمَا صَنَعُوا۟ كَيْدُ سَٰحِرٍ وَلَا يُفْلِحُ ٱلسَّاحِرُ حَيْثُ أَتَىٰ

    veelḳi mâ fî yemînike telḳaf mâ ṣane`û. innemâ ṣane`û keydü sâḥir. velâ yüfliḥu-ssâḥiru ḥayŝü etâ.

    Şaban Britch

    Sağ elindekini at, onların yaptığını yutsun. Onların yaptıkları ancak sihirbaz hilesidir Sihirbaz nerede olursa olsun kesinlikle kurtuluşa eremez.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 69. ayet

  22. Tâhâ suresi, 70. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 70. ayet. فَأُلْقِىَ ٱلسَّحَرَةُ سُجَّدًا قَالُوٓا۟ ءَامَنَّا بِرَبِّ هَٰرُونَ وَمُوسَىٰ

    feülḳiye-sseḥaratü sücceden ḳâlû âmennâ birabbi hârûne vemûsâ.

    Şaban Britch

    Sonunda sihirbazlar secdeye kapanıp: Harun ve Musa’nın Rabbine iman ettik, dediler.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 70. ayet

  23. Tâhâ suresi, 71. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 71. ayet. قَالَ ءَامَنتُمْ لَهُۥ قَبْلَ أَنْ ءَاذَنَ لَكُمْ إِنَّهُۥ لَكَبِيرُكُمُ ٱلَّذِى عَلَّمَكُمُ ٱلسِّحْرَ فَلَأُقَطِّعَنَّ أَيْدِيَكُمْ وَأَرْجُلَكُم مِّنْ خِلَٰفٍ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمْ فِى جُذُوعِ ٱلنَّخْلِ وَلَتَعْلَمُنَّ أَيُّنَآ أَشَدُّ عَذَابًا وَأَبْقَىٰ

    ḳâle âmentüm lehû ḳable en âẕene leküm. innehû lekebîrukümü-lleẕî `allemekümü-ssiḥr. feleüḳaṭṭi`anne eydiyeküm veercüleküm min ḫilâfiv veleüṣallibenneküm fî cüẕû`i-nnaḫl. veleta`lemünne eyyünâ eşeddü `aẕâbev veebḳâ.

    Şaban Britch

    Ben size izin vermeden ona inandınız ha? Demek ki o sizi sihri öğreten büyüğünüzdür. Ben de sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim ve sizi hurma dalına asacağım! O zaman göreceksiniz hangimizin azabı daha şiddetli ve kalıcı imiş!

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 71. ayet

  24. Tâhâ suresi, 72. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 72. ayet. قَالُوا۟ لَن نُّؤْثِرَكَ عَلَىٰ مَا جَآءَنَا مِنَ ٱلْبَيِّنَٰتِ وَٱلَّذِى فَطَرَنَا فَٱقْضِ مَآ أَنتَ قَاضٍ إِنَّمَا تَقْضِى هَٰذِهِ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَآ

    ḳâlû len nü'ŝirake `alâ mâ câenâ mine-lbeyyinâti velleẕî feṭaranâ faḳḍi mâ ente ḳâḍ. innemâ taḳḍî hâẕihi-lḥayâte-ddünyâ.

    Şaban Britch

    Seni, bize gelen apaçık mucizelere ve bizi yaratana üstün tutmayacağız. Ne hüküm verirsen ver, sen ancak bu dünya hayatında hüküm verebilirsin, dediler.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 72. ayet

  25. Tâhâ suresi, 73. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 73. ayet. إِنَّآ ءَامَنَّا بِرَبِّنَا لِيَغْفِرَ لَنَا خَطَٰيَٰنَا وَمَآ أَكْرَهْتَنَا عَلَيْهِ مِنَ ٱلسِّحْرِ وَٱللَّهُ خَيْرٌ وَأَبْقَىٰٓ

    innâ âmennâ birabbinâ liyagfira lenâ ḫaṭâyânâ vemâ ekrahtenâ `aleyhi mine-ssiḥr. vellâhü ḫayruv veebḳâ.

    Şaban Britch

    Biz, Rabbimize iman ettik ki günahlarımızı ve senin bize zorla yaptırdığın sihri bağışlasın. Allah, en hayırlı ve en bâkidir.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 73. ayet

  26. Tâhâ suresi, 74. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 74. ayet. إِنَّهُۥ مَن يَأْتِ رَبَّهُۥ مُجْرِمًا فَإِنَّ لَهُۥ جَهَنَّمَ لَا يَمُوتُ فِيهَا وَلَا يَحْيَىٰ

    innehû mey ye'ti rabbehû mücrimen feinne lehû cehennem. lâ yemûtü fîhâ velâ yaḥyâ.

    Şaban Britch

    Kim Rabbine günahkâr olarak gelirse, onun için Cehennem vardır, orada ne ölür ne de yaşar.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 74. ayet

  27. Tâhâ suresi, 75. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 75. ayet. وَمَن يَأْتِهِۦ مُؤْمِنًا قَدْ عَمِلَ ٱلصَّٰلِحَٰتِ فَأُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمُ ٱلدَّرَجَٰتُ ٱلْعُلَىٰ

    vemey ye'tihî mü'minen ḳad `amile-ṣṣâliḥâti feülâike lehümü-dderacâtü-l`ulâ.

    Şaban Britch

    Kim de mümin ve doğruları yapmış olarak gelirse, işte onlar için de en yüksek dereceler vardır.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 75. ayet

  28. Tâhâ suresi, 76. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 76. ayet. جَنَّٰتُ عَدْنٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا وَذَٰلِكَ جَزَآءُ مَن تَزَكَّىٰ

    cennâtü `adnin tecrî min taḥtihe-l'enhâru ḫâlidîne fîhâ. veẕâlike cezâü men tezekkâ.

    Şaban Britch

    İçinde temelli kalacakları, alt kısmından ırmakların aktığı Adn cennetleri vardır. İşte bu arınanların mükâfatıdır.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 76. ayet

Denizden geçiş ve İsrâiloğullarına hitap 77–82

  1. Tâhâ suresi, 77. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 77. ayet. وَلَقَدْ أَوْحَيْنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنْ أَسْرِ بِعِبَادِى فَٱضْرِبْ لَهُمْ طَرِيقًا فِى ٱلْبَحْرِ يَبَسًا لَّا تَخَٰفُ دَرَكًا وَلَا تَخْشَىٰ

    veleḳad evḥaynâ ilâ mûsâ en esri bi`ibâdî faḍrib lehüm ṭarîḳan fi-lbaḥri yebesâ. lâ teḫâfü derakev velâ taḫşâ.

    Şaban Britch

    Şüphesiz Musa'ya, yetişilmesinden korkmadan ve (boğulmaktan) endişe duymaksızın kullarımı geceleyin yürüyüşe geçir ve onlara denizde kuru bir yol aç, diye vahyettik.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 77. ayet

  2. Tâhâ suresi, 78. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 78. ayet. فَأَتْبَعَهُمْ فِرْعَوْنُ بِجُنُودِهِۦ فَغَشِيَهُم مِّنَ ٱلْيَمِّ مَا غَشِيَهُمْ

    feetbe`ahüm fir`avnü bicünûdihî fegaşiyehüm mine-lyemmi mâ gaşiyehüm.

    Şaban Britch

    Firavun askerleriyle onları takip etti. Denizden onları kaplayacak olan su kaplayıverdi.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 78. ayet

  3. Tâhâ suresi, 79. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 79. ayet. وَأَضَلَّ فِرْعَوْنُ قَوْمَهُۥ وَمَا هَدَىٰ

    veeḍalle fir`avnü ḳavmehû vemâ hedâ.

    Şaban Britch

    Firavun, kavmini saptırmış doğru yolu göstermemişti.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 79. ayet

  4. Tâhâ suresi, 80. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 80. ayet. يَٰبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ قَدْ أَنجَيْنَٰكُم مِّنْ عَدُوِّكُمْ وَوَٰعَدْنَٰكُمْ جَانِبَ ٱلطُّورِ ٱلْأَيْمَنَ وَنَزَّلْنَا عَلَيْكُمُ ٱلْمَنَّ وَٱلسَّلْوَىٰ

    yâ benî isrâîle ḳad enceynâküm min `adüvviküm veve`adnâküm cânibe-ṭṭûri-l'eymene venezzelnâ `aleykümü-lmenne vesselvâ.

    Şaban Britch

    Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanlarınızdan kurtardık. Tûr’un sağ tarafını size vadettik. Size kudret helvası ve bıldırcın indirdik.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 80. ayet

  5. Tâhâ suresi, 81. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 81. ayet. كُلُوا۟ مِن طَيِّبَٰتِ مَا رَزَقْنَٰكُمْ وَلَا تَطْغَوْا۟ فِيهِ فَيَحِلَّ عَلَيْكُمْ غَضَبِى وَمَن يَحْلِلْ عَلَيْهِ غَضَبِى فَقَدْ هَوَىٰ

    külû min ṭayyibâti mâ razaḳnâküm velâ taṭgav fîhi feyeḥille `aleyküm gaḍabî. vemey yaḥlil `aleyhi gaḍabî feḳad hevâ.

    Şaban Britch

    Size rızık olarak verdiklerimizin temiz olanlarından yiyiniz, bu hususta taşkınlık ve nankörlük de etmeyiniz; sonra size gazabım iner. Gazabıma uğrayan yıkılıp yok olur gider.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 81. ayet

  6. Tâhâ suresi, 82. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 82. ayet. وَإِنِّى لَغَفَّارٌ لِّمَن تَابَ وَءَامَنَ وَعَمِلَ صَٰلِحًا ثُمَّ ٱهْتَدَىٰ

    veinnî legaffârul limen tâbe veâmene ve`amile ṣâliḥan ŝümme-htedâ.

    Şaban Britch

    Ben, elbette, tevbe edeni ve iman edip, salih amel yapanı sonra da hidayete erişen kimseyi bağışlarım.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 82. ayet

Buzağı ve Sâmirî 83–98

  1. Tâhâ suresi, 83. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 83. ayet. وَمَآ أَعْجَلَكَ عَن قَوْمِكَ يَٰمُوسَىٰ

    vemâ a`celeke `an ḳavmike yâ mûsâ.

    Şaban Britch

    Allah: Ey Musa! Kavminden (daha çabuk gelmek için) seni aceleye düşüren nedir?

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 83. ayet

  2. Tâhâ suresi, 84. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 84. ayet. قَالَ هُمْ أُو۟لَآءِ عَلَىٰٓ أَثَرِى وَعَجِلْتُ إِلَيْكَ رَبِّ لِتَرْضَىٰ

    ḳâle hüm ülâi `alâ eŝerî ve`aciltü ileyke rabbi literḍâ.

    Şaban Britch

    Musa: Onlar benim izimdeler, dedi. Rabbim, razı olman için acele ettim.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 84. ayet

  3. Tâhâ suresi, 85. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 85. ayet. قَالَ فَإِنَّا قَدْ فَتَنَّا قَوْمَكَ مِنۢ بَعْدِكَ وَأَضَلَّهُمُ ٱلسَّامِرِىُّ

    ḳâle feinnâ ḳad fetennâ ḳavmeke mim ba`dike veeḍallehümü-ssâmiriyy.

    Şaban Britch

    Biz, senden sonra kavmini imtihan ettik. Samiri onları saptırdı, dedi.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 85. ayet

  4. Tâhâ suresi, 86. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 86. ayet. فَرَجَعَ مُوسَىٰٓ إِلَىٰ قَوْمِهِۦ غَضْبَٰنَ أَسِفًا قَالَ يَٰقَوْمِ أَلَمْ يَعِدْكُمْ رَبُّكُمْ وَعْدًا حَسَنًا أَفَطَالَ عَلَيْكُمُ ٱلْعَهْدُ أَمْ أَرَدتُّمْ أَن يَحِلَّ عَلَيْكُمْ غَضَبٌ مِّن رَّبِّكُمْ فَأَخْلَفْتُم مَّوْعِدِى

    ferace`a mûsâ ilâ ḳavmihî gaḍbâne esifâ. ḳâle yâ ḳavmi elem ye`idküm rabbüküm va`den ḥasenâ. efeṭâle `aleykümü-l`ahdü em erattüm ey yeḥille `aleyküm gaḍabüm mir rabbiküm feaḫleftüm mev`idî.

    Şaban Britch

    Musa kavmine kızgın ve üzgün olarak döndü. Ey Kavmim, dedi, Rabbimiz size güzel bir vaatte bulunmadı mı? Aradan çok uzun bir zaman mı geçti; yoksa Rabbinizden üzerinize gazabın inmesini mi istediniz de bana verdiğiniz sözden döndünüz?

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 86. ayet

  5. Tâhâ suresi, 87. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 87. ayet. قَالُوا۟ مَآ أَخْلَفْنَا مَوْعِدَكَ بِمَلْكِنَا وَلَٰكِنَّا حُمِّلْنَآ أَوْزَارًا مِّن زِينَةِ ٱلْقَوْمِ فَقَذَفْنَٰهَا فَكَذَٰلِكَ أَلْقَى ٱلسَّامِرِىُّ

    ḳâlû mâ aḫlefnâ mev`ideke bimelkinâ velâkinnâ ḥummilnâ evzâram min zîneti-lḳavmi feḳaẕefnâhâ fekeẕâlike elḳa-ssâmiriyy.

    Şaban Britch

    Onlar da: Sana verdiğimiz sözden kendi kudret ve irademizle dönmedik. Fakat o kavmin süs eşyasından yük taşımıştık. Sonra Samiri'nin attığı gibi biz de (ateşe) attık, dediler.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 87. ayet

  6. Tâhâ suresi, 88. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 88. ayet. فَأَخْرَجَ لَهُمْ عِجْلًا جَسَدًا لَّهُۥ خُوَارٌ فَقَالُوا۟ هَٰذَآ إِلَٰهُكُمْ وَإِلَٰهُ مُوسَىٰ فَنَسِىَ

    feaḫrace lehüm `iclen cesedel lehû ḫuvârun feḳâlû hâẕâ ilâhüküm veilâhü mûsâ fenesî.

    Şaban Britch

    Böylece o, kendilerine böğüren bir buzağı heykeli çıkardı ve: Bu, sizin ilahınızdır, Musa’nın da ilahıdır. Fakat o unuttu, dediler.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 88. ayet

  7. Tâhâ suresi, 89. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 89. ayet. أَفَلَا يَرَوْنَ أَلَّا يَرْجِعُ إِلَيْهِمْ قَوْلًا وَلَا يَمْلِكُ لَهُمْ ضَرًّا وَلَا نَفْعًا

    efelâ yeravne ellâ yerci`u ileyhim ḳavlev velâ yemlikü lehüm ḍarrav velâ nef`â.

    Şaban Britch

    Onlar, heykelin kendileriyle konuşamadığını ve onlara bir zarar da fayda da vermeğe gücü olmadığını görmüyorlar mı?

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 89. ayet

  8. Tâhâ suresi, 90. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 90. ayet. وَلَقَدْ قَالَ لَهُمْ هَٰرُونُ مِن قَبْلُ يَٰقَوْمِ إِنَّمَا فُتِنتُم بِهِۦ وَإِنَّ رَبَّكُمُ ٱلرَّحْمَٰنُ فَٱتَّبِعُونِى وَأَطِيعُوٓا۟ أَمْرِى

    veleḳad ḳâle lehüm hârûnü min ḳablü yâ ḳavmi innemâ fütintüm bih. veinne rabbekümü-rraḥmânü fettebi`ûnî veeṭî`û emrî.

    Şaban Britch

    Daha önce Harun onlara: Ey Kavmim, siz ancak onunla sınanıyorsunuz. Sizin Rabbiniz Rahman’dır. Bana tabi olun ve emrime itaat edin, demişti.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 90. ayet

  9. Tâhâ suresi, 91. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 91. ayet. قَالُوا۟ لَن نَّبْرَحَ عَلَيْهِ عَٰكِفِينَ حَتَّىٰ يَرْجِعَ إِلَيْنَا مُوسَىٰ

    ḳâlû len nebraḥa `aleyhi `âkifîne ḥattâ yerci`a ileynâ mûsâ.

    Şaban Britch

    Onlar ise: Musa bize geri dönünceye kadar buna ibadet etmeye devam edeceğiz, demişlerdi.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 91. ayet

  10. Tâhâ suresi, 92. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 92. ayet. قَالَ يَٰهَٰرُونُ مَا مَنَعَكَ إِذْ رَأَيْتَهُمْ ضَلُّوٓا۟

    ḳâle yâ hârûnü mâ mene`ake iẕ raeytehüm ḍallû.

    Şaban Britch

    Ey Harun, dedi. Onların saptıklarını gördüğün zaman sana engel olan neydi?

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 92. ayet

  11. Tâhâ suresi, 93. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 93. ayet. أَلَّا تَتَّبِعَنِ أَفَعَصَيْتَ أَمْرِى

    ellâ tettebi`an. efe`aṣayte emrî.

    Şaban Britch

    Bana tabi olmadın mı? Emrime karşı mı geldin?

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 93. ayet

  12. Tâhâ suresi, 94. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 94. ayet. قَالَ يَبْنَؤُمَّ لَا تَأْخُذْ بِلِحْيَتِى وَلَا بِرَأْسِىٓ إِنِّى خَشِيتُ أَن تَقُولَ فَرَّقْتَ بَيْنَ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ وَلَمْ تَرْقُبْ قَوْلِى

    ḳâle yebneümme lâ te'ḫuẕ biliḥyetî velâ bira'sî. innî ḫaşîtü en teḳûle ferraḳte beyne benî isrâîle velem terḳub ḳavlî.

    Şaban Britch

    Harun ise: Ey anamın oğlu! dedi. Sakalımı ve başımı tutma! Ben senin, “İsrailoğulları'nın arasına ayrılık düşürdün sözümü tutmadın” demenden korktum.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 94. ayet

  13. Tâhâ suresi, 95. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 95. ayet. قَالَ فَمَا خَطْبُكَ يَٰسَٰمِرِىُّ

    ḳâle femâ ḫaṭbüke yâ sâmiriyy.

    Şaban Britch

    Ya senin zorun neydi ey Samiri? dedi.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 95. ayet

  14. Tâhâ suresi, 96. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 96. ayet. قَالَ بَصُرْتُ بِمَا لَمْ يَبْصُرُوا۟ بِهِۦ فَقَبَضْتُ قَبْضَةً مِّنْ أَثَرِ ٱلرَّسُولِ فَنَبَذْتُهَا وَكَذَٰلِكَ سَوَّلَتْ لِى نَفْسِى

    ḳâle beṣurtü bimâ lem yebṣurû bihî feḳabaḍtü ḳabḍatem min eŝeri-rrasûli fenebeẕtühâ vekeẕâlike sevvelet lî nefsî.

    Şaban Britch

    O da: Onların görmedikleri bir şey gördüm ve elçinin izinden bir avuç (toprak) avuçladım ve onu (erimiş mücevheratın içine) attım. İşte nefsim bunu bana hoş gösterdi, dedi.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 96. ayet

  15. Tâhâ suresi, 97. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 97. ayet. قَالَ فَٱذْهَبْ فَإِنَّ لَكَ فِى ٱلْحَيَوٰةِ أَن تَقُولَ لَا مِسَاسَ وَإِنَّ لَكَ مَوْعِدًا لَّن تُخْلَفَهُۥ وَٱنظُرْ إِلَىٰٓ إِلَٰهِكَ ٱلَّذِى ظَلْتَ عَلَيْهِ عَاكِفًا لَّنُحَرِّقَنَّهُۥ ثُمَّ لَنَنسِفَنَّهُۥ فِى ٱلْيَمِّ نَسْفًا

    ḳâle feẕheb feinne leke fi-lḥayâti en teḳûle lâ misâs. veinne leke mev`idel len tuḫlefeh. venżur ilâ ilâhike-lleẕî żalte `aleyhi `âkifâ. lenüḥarriḳannehû ŝümme lenensifennehû fi-lyemmi nesfâ.

    Şaban Britch

    Musa: Haydi, git. Artık (ceza olarak) hayatın boyunca bana dokunmayın diyeceksin. Bir de senin için hiç kaçamayacağın bir azap günü var. Üzerine sarılıp ibadet ettiğin ilahına bir bak, şimdi onu yakacağız sonra parça parça edip denize savuracağız, dedi.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 97. ayet

  16. Tâhâ suresi, 98. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 98. ayet. إِنَّمَآ إِلَٰهُكُمُ ٱللَّهُ ٱلَّذِى لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ وَسِعَ كُلَّ شَىْءٍ عِلْمًا

    innemâ ilâhükümü-llâhü-lleẕî lâ ilâhe illâ hû. vesi`a külle şey'in `ilmâ.

    Şaban Britch

    Sizin ilahınız ancak, kendisinden başka (hak) ilah olmayan Allah’tır. O her şeyi ilmiyle kuşatmıştır.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 98. ayet

Geçmişin haberleri, kıyamet sahnesi ve Arapça Kur'an 99–114

  1. Tâhâ suresi, 99. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 99. ayet. كَذَٰلِكَ نَقُصُّ عَلَيْكَ مِنْ أَنۢبَآءِ مَا قَدْ سَبَقَ وَقَدْ ءَاتَيْنَٰكَ مِن لَّدُنَّا ذِكْرًا

    keẕâlike neḳuṣṣu `aleyke min embâi mâ ḳad sebeḳ. veḳad âteynâke mil ledünnâ ẕikrâ.

    Şaban Britch

    İşte böylece sana geçmiştekilerin haberlerinden bir kısmını anlatıyoruz. Şüphesiz ki, tarafımızdan sana bir zikir verdik.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 99. ayet

  2. Tâhâ suresi, 100. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 100. ayet. مَّنْ أَعْرَضَ عَنْهُ فَإِنَّهُۥ يَحْمِلُ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ وِزْرًا

    men a`raḍa `anhü feinnehû yaḥmilü yevme-lḳiyâmeti vizrâ.

    Şaban Britch

    Kim ondan yüz çevirirse, kıyamet günü o bir günah yüklenir.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 100. ayet

  3. Tâhâ suresi, 101. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 101. ayet. خَٰلِدِينَ فِيهِ وَسَآءَ لَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ حِمْلًا

    ḫâlidîne fîh. vesâe lehüm yevme-lḳiyâmeti ḥimlâ.

    Şaban Britch

    Bu kimseler, onda ebedi kalırlar. Bu kıyamet günü onlar için ne kötü bir yüktür.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 101. ayet

  4. Tâhâ suresi, 102. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 102. ayet. يَوْمَ يُنفَخُ فِى ٱلصُّورِ وَنَحْشُرُ ٱلْمُجْرِمِينَ يَوْمَئِذٍ زُرْقًا

    yevme yünfeḫu fi-ṣṣûri venaḥşüru-lmücrimîne yevmeiẕin zürḳâ.

    Şaban Britch

    Sur’a üflendiği gün, işte o gün, suçluların gözleri (korkudan) mavi olur ve bu şekilde haşrederiz.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 102. ayet

  5. Tâhâ suresi, 103. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 103. ayet. يَتَخَٰفَتُونَ بَيْنَهُمْ إِن لَّبِثْتُمْ إِلَّا عَشْرًا

    yeteḫâfetûne beynehüm il lebiŝtüm illâ `aşrâ.

    Şaban Britch

    Aralarında: On günden fazla kalmadınız, diye gizli gizli söyleşirler.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 103. ayet

  6. Tâhâ suresi, 104. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 104. ayet. نَّحْنُ أَعْلَمُ بِمَا يَقُولُونَ إِذْ يَقُولُ أَمْثَلُهُمْ طَرِيقَةً إِن لَّبِثْتُمْ إِلَّا يَوْمًا

    naḥnü a`lemü bimâ yeḳûlûne iẕ yeḳûlü emŝelühüm ṭarîḳaten il lebiŝtüm illâ yevmâ.

    Şaban Britch

    Biz, onların söylediklerini daha iyi biliriz. en olgun ve akıllı olanı “sadece bir gün kaldınız der”.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 104. ayet

  7. Tâhâ suresi, 105. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 105. ayet. وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلْجِبَالِ فَقُلْ يَنسِفُهَا رَبِّى نَسْفًا

    veyes'elûneke `ani-lcibâli feḳul yensifühâ rabbî nesfâ.

    Şaban Britch

    Sana dağlardan soruyorlar de ki: Rabbim onları un ufak edecektir.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 105. ayet

  8. Tâhâ suresi, 106. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 106. ayet. فَيَذَرُهَا قَاعًا صَفْصَفًا

    feyeẕeruhâ ḳâ`an ṣafṣafâ.

    Şaban Britch

    Yerlerini de dümdüz, bomboş bırakacak.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 106. ayet

  9. Tâhâ suresi, 107. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 107. ayet. لَّا تَرَىٰ فِيهَا عِوَجًا وَلَآ أَمْتًا

    lâ terâ fîhâ `ivecev velâ emtâ.

    Şaban Britch

    Artık orada ne bir çukur ne de bir tümsek görebilirsin?

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 107. ayet

  10. Tâhâ suresi, 108. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 108. ayet. يَوْمَئِذٍ يَتَّبِعُونَ ٱلدَّاعِىَ لَا عِوَجَ لَهُۥ وَخَشَعَتِ ٱلْأَصْوَاتُ لِلرَّحْمَٰنِ فَلَا تَسْمَعُ إِلَّا هَمْسًا

    yevmeiẕiy yettebi`ûne-ddâ`iye lâ `ivece leh. veḫaşe`ati-l'aṣvâtü lirraḥmâni felâ tesme`u illâ hemsâ.

    Şaban Britch

    O gün hiç sapmadan çağırana uyarlar, Rahman’ın karşısında sesler kısılmıştır. Fısıltıdan başka bir şey işitemezsin.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 108. ayet

  11. Tâhâ suresi, 109. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 109. ayet. يَوْمَئِذٍ لَّا تَنفَعُ ٱلشَّفَٰعَةُ إِلَّا مَنْ أَذِنَ لَهُ ٱلرَّحْمَٰنُ وَرَضِىَ لَهُۥ قَوْلًا

    yevmeiẕil lâ tenfe`u-şşefâ`atü illâ men eẕine lehü-rraḥmânü veraḍiye lehû ḳavlâ.

    Şaban Britch

    O gün, Rahman’ın izin verdiği ve sözünden razı olduğu kimselerden başkasına şefaat fayda vermez.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 109. ayet

  12. Tâhâ suresi, 110. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 110. ayet. يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلَا يُحِيطُونَ بِهِۦ عِلْمًا

    ya`lemü mâ beyne eydîhim vemâ ḫalfehüm velâ yüḥîṭûne bihî `ilmâ.

    Şaban Britch

    Allah, önlerindekini de; arkalarındakini de bilir. Onların hiçbirinin ilmi ise O'nu kuşatamaz.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 110. ayet

  13. Tâhâ suresi, 111. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 111. ayet. وَعَنَتِ ٱلْوُجُوهُ لِلْحَىِّ ٱلْقَيُّومِ وَقَدْ خَابَ مَنْ حَمَلَ ظُلْمًا

    ve`aneti-lvucûhü lilḥayyi-lḳayyûm. veḳad ḫâbe men ḥamele żulmâ.

    Şaban Britch

    Ve yüzler Hayy ve Kayyum olan Allah için eğilip boyun bükmüştür. Zulüm yüklenen hüsrana uğramıştır.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 111. ayet

  14. Tâhâ suresi, 112. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 112. ayet. وَمَن يَعْمَلْ مِنَ ٱلصَّٰلِحَٰتِ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَلَا يَخَافُ ظُلْمًا وَلَا هَضْمًا

    vemey ya`mel mine-ṣṣâliḥâti vehüve mü'minün felâ yeḫâfü żulmev velâ haḍmâ.

    Şaban Britch

    Mümin olarak salih ameller yapan ise zulümden ve hakkının eksiltilmesinden korkmaz.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 112. ayet

  15. Tâhâ suresi, 113. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 113. ayet. وَكَذَٰلِكَ أَنزَلْنَٰهُ قُرْءَانًا عَرَبِيًّا وَصَرَّفْنَا فِيهِ مِنَ ٱلْوَعِيدِ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ أَوْ يُحْدِثُ لَهُمْ ذِكْرًا

    vekeẕâlike enzelnâhü ḳur'ânen `arabiyyev veṣarrafnâ fîhi mine-lve`îdi le`allehüm yetteḳûne ev yuḥdiŝü lehüm ẕikrâ.

    Şaban Britch

    Biz onu işte böyle Arapça Kur’an olarak indirdik. Belki sakınırlar veya onlara ibret olur diye tehditleri o kitapta türlü türlü açıkladık.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 113. ayet

  16. Tâhâ suresi, 114. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 114. ayet. فَتَعَٰلَى ٱللَّهُ ٱلْمَلِكُ ٱلْحَقُّ وَلَا تَعْجَلْ بِٱلْقُرْءَانِ مِن قَبْلِ أَن يُقْضَىٰٓ إِلَيْكَ وَحْيُهُۥ وَقُل رَّبِّ زِدْنِى عِلْمًا

    fete`âle-llâhü-lmelikü-lḥaḳḳ. velâ ta`cel bilḳur'âni min ḳabli ey yuḳḍâ ileyke vaḥyüh. veḳur rabbi zidnî `ilmâ.

    Şaban Britch

    Gerçek Melik/Hükümran olan Allah, üstündür. Vahyi sana tamamlamadan önce Kur’an’a/okumaya acele etme ve “Rabbim ilmimi artır!” de.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 114. ayet

Âdem ve İblîs; zikirden yüz çevirenler 115–127

  1. Tâhâ suresi, 115. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 115. ayet. وَلَقَدْ عَهِدْنَآ إِلَىٰٓ ءَادَمَ مِن قَبْلُ فَنَسِىَ وَلَمْ نَجِدْ لَهُۥ عَزْمًا

    veleḳad `ahidnâ ilâ âdeme min ḳablü fenesiye velem necid lehû `azmâ.

    Şaban Britch

    Daha önceleri biz, Adem’e ahit/emir vermiştik. Fakat onu unuttu. Onu azimli de bulmadık.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 115. ayet

  2. Tâhâ suresi, 116. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 116. ayet. وَإِذْ قُلْنَا لِلْمَلَٰٓئِكَةِ ٱسْجُدُوا۟ لِـَٔادَمَ فَسَجَدُوٓا۟ إِلَّآ إِبْلِيسَ أَبَىٰ

    veiẕ ḳulnâ lilmelâiketi-scüdû liâdeme fesecedû illâ iblîs. ebâ.

    Şaban Britch

    Hani meleklere: Adem'e secde edin demiştik de hemen secde ettiler. İblis ise kaçındı.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 116. ayet

  3. Tâhâ suresi, 117. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 117. ayet. فَقُلْنَا يَٰٓـَٔادَمُ إِنَّ هَٰذَا عَدُوٌّ لَّكَ وَلِزَوْجِكَ فَلَا يُخْرِجَنَّكُمَا مِنَ ٱلْجَنَّةِ فَتَشْقَىٰٓ

    feḳulnâ yâ âdemü inne hâẕâ `adüvvül leke velizevcike felâ yuḫricennekümâ mine-lcenneti feteşḳâ.

    Şaban Britch

    Ey Adem, bu senin ve eşinin düşmanıdır. sakın sizi cennetten çıkarmasın, yoksa sıkıntı çekersin, dedik.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 117. ayet

  4. Tâhâ suresi, 118. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 118. ayet. إِنَّ لَكَ أَلَّا تَجُوعَ فِيهَا وَلَا تَعْرَىٰ

    inne leke ellâ tecû`a fîhâ velâ ta`râ.

    Şaban Britch

    Oysa cennette ne acıkırsın ne de açık kalırsın.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 118. ayet

  5. Tâhâ suresi, 119. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 119. ayet. وَأَنَّكَ لَا تَظْمَؤُا۟ فِيهَا وَلَا تَضْحَىٰ

    veenneke lâ tażmeü fîhâ velâ taḍḥâ.

    Şaban Britch

    Ne susuzluk hissedersin, ne de güneşin sıcağında kalırsın

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 119. ayet

  6. Tâhâ suresi, 120. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 120. ayet. فَوَسْوَسَ إِلَيْهِ ٱلشَّيْطَٰنُ قَالَ يَٰٓـَٔادَمُ هَلْ أَدُلُّكَ عَلَىٰ شَجَرَةِ ٱلْخُلْدِ وَمُلْكٍ لَّا يَبْلَىٰ

    fevesvese ileyhi-şşeyṭânü ḳâle yâ âdemü hel edüllüke `alâ şecerati-lḫuldi vemülkil lâ yeblâ.

    Şaban Britch

    Sonunda Şeytan ona vesvese verdi: Ey Adem! dedi, sana ebedilik/sonsuzluk ağacını ve yok olmayacak bir saltanat göstereyim mi?

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 120. ayet

  7. Tâhâ suresi, 121. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 121. ayet. فَأَكَلَا مِنْهَا فَبَدَتْ لَهُمَا سَوْءَٰتُهُمَا وَطَفِقَا يَخْصِفَانِ عَلَيْهِمَا مِن وَرَقِ ٱلْجَنَّةِ وَعَصَىٰٓ ءَادَمُ رَبَّهُۥ فَغَوَىٰ

    feekelâ minhâ febedet lehümâ sev'âtühümâ veṭafiḳâ yaḫṣifâni `aleyhimâ miv veraḳi-lcenneh. ve`aṣâ âdemü rabbehû fegavâ.

    Şaban Britch

    İkisi de ondan yediler, hemen avret yerleri açıldı. Üzerlerine cennet yapraklarıyla kapatmaya çalıştılar. Adem Rabbine asi oldu ve şaştı.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 121. ayet

  8. Tâhâ suresi, 122. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 122. ayet. ثُمَّ ٱجْتَبَٰهُ رَبُّهُۥ فَتَابَ عَلَيْهِ وَهَدَىٰ

    ŝümme-ctebâhü rabbühû fetâbe `aleyhi vehedâ.

    Şaban Britch

    Sonra Rabbi, onu seçti, tevbesini kabul etti ve hidayete erdirdi.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 122. ayet

  9. Tâhâ suresi, 123. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 123. ayet. قَالَ ٱهْبِطَا مِنْهَا جَمِيعًۢا بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّ فَإِمَّا يَأْتِيَنَّكُم مِّنِّى هُدًى فَمَنِ ٱتَّبَعَ هُدَاىَ فَلَا يَضِلُّ وَلَا يَشْقَىٰ

    ḳâle-hbiṭâ minhâ cemî`am ba`ḍuküm liba`ḍin `adüvv. feimmâ ye'tiyenneküm minnî hüden femeni-ttebe`a hüdâye felâ yeḍillü velâ yeşḳâ.

    Şaban Britch

    Hepiniz, oradan aşağıya inin, birbirinize düşman olarak. Benden size bir hidayet gelir de kim benim hidayetime uyarsa o sapmaz ve bedbaht da olmaz.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 123. ayet

  10. Tâhâ suresi, 124. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 124. ayet. وَمَنْ أَعْرَضَ عَن ذِكْرِى فَإِنَّ لَهُۥ مَعِيشَةً ضَنكًا وَنَحْشُرُهُۥ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ أَعْمَىٰ

    vemen a`raḍa `an ẕikrî feinne lehû me`îşeten ḍankev venaḥşüruhû yevme-lḳiyâmeti a`mâ.

    Şaban Britch

    Kim de benim zikrimden yüz çevirirse, onun da dar bir geçimliği olur ve onu kıyamet günü kör olarak haşrederiz.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 124. ayet

  11. Tâhâ suresi, 125. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 125. ayet. قَالَ رَبِّ لِمَ حَشَرْتَنِىٓ أَعْمَىٰ وَقَدْ كُنتُ بَصِيرًا

    ḳâle rabbi lime ḥaşertenî a`mâ veḳad küntü beṣîrâ.

    Şaban Britch

    Der ki: Rabbim beni niçin kör olarak haşrettin? Ben, gören birisiydim.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 125. ayet

  12. Tâhâ suresi, 126. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 126. ayet. قَالَ كَذَٰلِكَ أَتَتْكَ ءَايَٰتُنَا فَنَسِيتَهَا وَكَذَٰلِكَ ٱلْيَوْمَ تُنسَىٰ

    ḳâle keẕâlike etetke âyâtünâ fenesîtehâ. vekeẕâlike-lyevme tünsâ.

    Şaban Britch

    İşte böyle, sana ayetlerimiz gelmişti de sen onları unutmuş idin. Bugün sende unutulacaksın, der.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 126. ayet

  13. Tâhâ suresi, 127. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 127. ayet. وَكَذَٰلِكَ نَجْزِى مَنْ أَسْرَفَ وَلَمْ يُؤْمِنۢ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِۦ وَلَعَذَابُ ٱلْـَٔاخِرَةِ أَشَدُّ وَأَبْقَىٰٓ

    vekeẕâlike neczî men esrafe velem yü'mim biâyâti rabbih. vele`aẕâbü-l'âḫirati eşeddü veebḳâ.

    Şaban Britch

    İşte biz (günahlarla) haddi aşan ve Rabbinin ayetlerine inanmayanları böyle cezalandırırız. Ahiret azabı, daha şiddetli ve daha devamlıdır.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 127. ayet

Öncekilerden ibret; sabret ve namazı emret 128–135

  1. Tâhâ suresi, 128. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 128. ayet. أَفَلَمْ يَهْدِ لَهُمْ كَمْ أَهْلَكْنَا قَبْلَهُم مِّنَ ٱلْقُرُونِ يَمْشُونَ فِى مَسَٰكِنِهِمْ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّأُو۟لِى ٱلنُّهَىٰ

    efelem yehdi lehüm kem ehleknâ ḳablehüm mine-lḳurûni yemşûne fî mesâkinihim. inne fî ẕâlike leâyâtil liüli-nnühâ.

    Şaban Britch

    Kendilerinden önce nice nesiller helak etmemiz onları doğru yola sevketmedi mi? Üstelik onların yerleşim yerlerinde geziniyorlar. Şüphesiz bunda akıl sahipleri için ayetler vardır.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 128. ayet

  2. Tâhâ suresi, 129. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 129. ayet. وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِن رَّبِّكَ لَكَانَ لِزَامًا وَأَجَلٌ مُّسَمًّى

    velevlâ kelimetün sebeḳat mir rabbike lekâne lizâmev veecelüm müsemmâ.

    Şaban Britch

    Eğer Rabbinden geçmiş bir söz ve belirlenmiş bir süre/ecel olmasaydı, kuşkusuz (azab) kaçınılmaz olurdu.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 129. ayet

  3. Tâhâ suresi, 130. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 130. ayet. فَٱصْبِرْ عَلَىٰ مَا يَقُولُونَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ قَبْلَ طُلُوعِ ٱلشَّمْسِ وَقَبْلَ غُرُوبِهَا وَمِنْ ءَانَآئِ ٱلَّيْلِ فَسَبِّحْ وَأَطْرَافَ ٱلنَّهَارِ لَعَلَّكَ تَرْضَىٰ

    faṣbir `alâ mâ yeḳûlûne vesebbiḥ biḥamdi rabbike ḳable ṭulû`i-şşemsi veḳable gurûbihâ. vemin ânâi-lleyli fesebbiḥ veaṭrâfe-nnehâri le`alleke terḍâ.

    Şaban Britch

    Söylediklerine sabret, güneş doğmadan önce ve batmadan önce ve gece saatlerinde de Rabbini hamd ederek tesbit et. Gün boyunca da tesbih et ki hoşnutluğa eresin.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 130. ayet

  4. Tâhâ suresi, 131. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 131. ayet. وَلَا تَمُدَّنَّ عَيْنَيْكَ إِلَىٰ مَا مَتَّعْنَا بِهِۦٓ أَزْوَٰجًا مِّنْهُمْ زَهْرَةَ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا لِنَفْتِنَهُمْ فِيهِ وَرِزْقُ رَبِّكَ خَيْرٌ وَأَبْقَىٰ

    velâ temüddenne `ayneyke ilâ mâ metta`nâ bihî ezvâcem minhüm zehrate-lḥayâti-ddünyâ lineftinehüm fîh. verizḳu rabbike ḫayruv veebḳâ.

    Şaban Britch

    Onlardan bazılarına imtihân etmek için kendilerini onunla faydalandırdığımız dünya hayâtının süsüne de, sakın gözlerini dikme; Rabbinin rızkı çok hayırlıdır ve çok kalıcıdır.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 131. ayet

  5. Tâhâ suresi, 132. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 132. ayet. وَأْمُرْ أَهْلَكَ بِٱلصَّلَوٰةِ وَٱصْطَبِرْ عَلَيْهَا لَا نَسْـَٔلُكَ رِزْقًا نَّحْنُ نَرْزُقُكَ وَٱلْعَٰقِبَةُ لِلتَّقْوَىٰ

    ve'mür ehleke biṣṣalâti vaṣṭabir `aleyhâ. lâ nes'elüke rizḳâ. naḥnü nerzüḳuk. vel`âḳibetü littaḳvâ.

    Şaban Britch

    Ailene namazı emret. Sen de onun üzerine sabret. Senden rızık istemiyoruz. Biz seni rızıklandırıyoruz. Akibet takvanındır.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 132. ayet

  6. Tâhâ suresi, 133. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 133. ayet. وَقَالُوا۟ لَوْلَا يَأْتِينَا بِـَٔايَةٍ مِّن رَّبِّهِۦٓ أَوَلَمْ تَأْتِهِم بَيِّنَةُ مَا فِى ٱلصُّحُفِ ٱلْأُولَىٰ

    veḳâlû levlâ ye'tînâ biâyetim mir rabbih. evelem te'tihim beyyinetü mâ fi-ṣṣuḥufi-l'ûlâ.

    Şaban Britch

    Bize, Rabbin’den bir mucize getirmeli değil miydi? dediler. Önceki kitaplarda olanların apaçık delili (olan Kur’an) onlara gelmedi mi?

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 133. ayet

  7. Tâhâ suresi, 134. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 134. ayet. وَلَوْ أَنَّآ أَهْلَكْنَٰهُم بِعَذَابٍ مِّن قَبْلِهِۦ لَقَالُوا۟ رَبَّنَا لَوْلَآ أَرْسَلْتَ إِلَيْنَا رَسُولًا فَنَتَّبِعَ ءَايَٰتِكَ مِن قَبْلِ أَن نَّذِلَّ وَنَخْزَىٰ

    velev ennâ ehleknâhüm bi`aẕâbim min ḳablihî leḳâlû rabbenâ levlâ erselte ileynâ rasûlen fenettebi`a âyâtike min ḳabli en neẕille venaḫzâ.

    Şaban Britch

    Eğer biz, bundan (Kur'an ve Rasül'den) önce onları bir azapla helak etseydik, muhakkak ki şöyle diyeceklerdi: Ya Rabbi! Bize bir elçi gönderseydin de, zelil ve rezil olmadan önce ayetlerine tabi olsaydık

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 134. ayet

  8. Tâhâ suresi, 135. ayet — tek başına aç

    Tâhâ suresi, 135. ayet. قُلْ كُلٌّ مُّتَرَبِّصٌ فَتَرَبَّصُوا۟ فَسَتَعْلَمُونَ مَنْ أَصْحَٰبُ ٱلصِّرَٰطِ ٱلسَّوِىِّ وَمَنِ ٱهْتَدَىٰ

    ḳul küllüm müterabbiṣun feterabbeṣû. feseta`lemûne men aṣḥâbu-ṣṣirâṭi-sseviyyi vemeni-htedâ.

    Şaban Britch

    De ki: Herkes beklemektedir. Siz de bekleye durun. Yakında kimin doğru yolun sahipleri ve kimin doğru yolu bulmuş olduğunu göreceksiniz.

    Ayet detayı — Tâhâ suresi, 135. ayet