Tâhâ suresi

Tâhâ suresi, 38. ayet

Tâhâ suresi, 38. ayet. إِذْ أَوْحَيْنَآ إِلَىٰٓ أُمِّكَ مَا يُوحَىٰٓ

iẕ evḥaynâ ilâ ümmike mâ yûḥâ.

Diyanet İşleri

"Hani annene ilham edilmesi gereken şeyleri ilham etmiştik:"

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tâhâ 35–41 · surenin 38. ayeti / 135

Konu Mûsâ'nın çağrılışı ve Firavun'a gönderilişi Tâhâ 9–48 3

  1. Tâhâ 35

    "Çünkü sen bizi hakkıyla görmektesin."

  2. Tâhâ 36

    Allah, şöyle dedi: "İstediğin sana verildi ey Musa!"

  3. Tâhâ 37

    "Andolsun, biz sana bir kere daha iyilikte bulunmuştuk."

  4. 38

    "Hani annene ilham edilmesi gereken şeyleri ilham etmiştik:"

  5. Tâhâ 39

    "Onu (bebek Musa'yı) sandığın içine koy ve denize (Nil'e) bırak ki, deniz onu kıyıya atsın da kendisini, hem bana düşman, hem de ona düşman olan birisi (Firavun) alsın. Sana da, ey Musa, sevilesin ve gözetimimizde yetiştirilesin diye tarafımızdan bir sevgi bırakmıştım."

  6. Tâhâ 40

    "Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve "size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?" diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin diye seni annene döndürdük. (Sana baktı, büyüdün) ve (kazara) bir cana kıydın da biz seni kederden kurtardık, seni sıkı bir denemeden geçirdik (ve kaçıp Medyen'e gittin). Medyen halkı içinde yıllarca kaldın, sonra (peygamber olman için) takdir edilmiş bir zamanda (Tur'a) geldin ey Musa!"

  7. Tâhâ 41

    "Ben seni kendim için seçtim."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 37–39. ayetler için yazılmıştır.

37-38. Yüce Allah, kulu ve rasûlü İmrân oğlu Mûsâ’ya din, vahiy, risalet ve dileklerini kabul etmek suretiyle ihsan ettiği lütuflarını söz konusu ettikten sonra onun yetişmesi ve hayatının çeşitli aşamalarındaki nimetlerini de zikrederek şöyle buyurmaktadır: “Andolsun ki sana başka bir sefer de” henüz süt emdiğin yaşlarda iken Firavun’dan korkan annene, seni sandığa koymasını ilham ettiğimizde de “lütufta bulunmuştuk.” Zira Firavun İsrailoğullarının çocuklarının boğazlanmasını emretmişti. Annesi de onu saklamış ve boğazlanacağından çok korkmuştu. Daha sonra onu sandığa bırakmış, bu sandığı da Mısır’daki Nil nehrine atmıştı. Yüce Allah, suya o sandığı kıyıya bırakmasını emretmişti. Allah’ın ve Mûsâ’nın en ileri derecedeki düşmanının onu almasını ve onun çocukları arasında beslenip büyümesini takdir edip şartlarını hazırlamıştı.

39. Ayrıca onu görenin gözdesi olmasını da sağlamıştı. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Üzerine tarafımdan bir sevgi/sevimlilik koydum.” O nedenle onu gören herkes mutlaka severdi. “Gözümün önünde yetiştirilesin diye…” Yani benim nezaretim, korumam ve himayem altında terbiye edilip büyütülesin diye. Son derece şefkat ve merhamet sahibi, kulunun menfaatlerini gerçekleştirmeye ve ona gelecek her türlü zararı def etmeye kadir olanın himayesinden daha üstün bir himaye ve daha mükemmel bir gözetim olabilir mi? Mûsâ, bir halden başka bir hale geçti mi mutlaka Yüce Allah, bu hali onun menfaatine yönlendirirmiştir. Yüce Allah’ın Mûsâ’nın işlerini, onun faydasına yönlendirmesinin güzel örneklerinden birisi de şudur:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Firavun tarafından kurulan hilelerinden Yüce Allah'ın seni nasıl koruyacağına dair annene ilham edilmesi gereken şeyleri ilham etmiştik.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِذْ iz hani
  2. أَوْحَيْنَآ evhayna vahyetmiştik kök: وحي
  3. إِلَىٰٓ ila
  4. أُمِّكَ ummike annene kök: امم
  5. مَا ma şeyi
  6. يُوحَىٰٓ yuha vahyedilen kök: وحي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: امم (118 geçiş)

    Musa'nın annesine, "Onu emzir, başına bir şey gelmesinden korktuğun zaman onu denize (Nil'e) bırak, korkma, üzülme. Çünkü biz onu sana döndüreceğiz…

  • Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy

    Biz onları on iki kabile halinde topluluklara ayırdık. (Tih sahrasında susuzluktan sıkılan) kavmi Musa'dan su istediğinde biz ona, "Asanı taşa vur"…

  • Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy

    (Ey Muhammed!) Böylece seni, kendilerinden önce nice ümmetlerin geçmiş olduğu bir ümmete gönderdik ki, onlar Rahman'ı inkar ederken sana…

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Musa, kavmine kızgın ve üzgün olarak döndüğünde, "Benden sonra arkamdan ne kötü işler yaptınız! Rabbinizin emrini beklemeyip acele mi ettiniz?" dedi.…

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    "Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve "size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?" diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin…

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Biz ise, istiyorduk ki yeryüzünde ezilmekte olanlara lütufta bulunalım, onları önderler yapalım ve onları varisler kılalım.

  • Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Bunların bir de ümmi takımı vardır; Kitab'ı (Tevrat'ı) bilmezler. Onların bütün bildikleri bir sürü kuruntulardır. Onlar sadece zanda bulunurlar.

  • Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Hani annene dipnot 1 vahyedilecek şeyi şöyle vahyetmiştik (bildirmiştik):

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Tevrat'a göre Hz. Musa'nın annesi, Levi kabilesinden Yokebed'dir (Kitab-ı Mukaddes, Çıkış: 2:1, 6:16-20, 7:7, 15:20;
    Sayılar, 26:59 — Eski Ahit, Çölde Sayım; alıntıyı aç

    Eski Ahit · Çölde Sayım 26:59

    Amramın karısı Mısırda doğan, Levi soyundan gelme Yokevetti. Amrama Harunu, Musayı ve kızkardeşleri Miryamı doğurdu.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ; I. Târihler, 23:12-14).

Mustafa İslamoğlu

Hani ilahi mesajı annene şöyle iletmiştik;

Muhammed Esed

hani, annene vahyi, buyruğu şöyle esinlemiştik:

Ahmed Hulusi

"Hani vahyolunanları annene vahyetmiştik:"

Ali Bulaç

"Hani, annene vahyolunan şeyi vahyetmiştik, (şöyle ki:)"

Ali Özek ve heyeti

Bir zaman, vahyedilecek şeyi annene (şöyle) vahyetmiştik:

Ali Rıza Safa

"Annene, bildirimi bildirdiğimizde!"

Bayraktar Bayraklı

"Bir zaman, vahyedilecek şeyi annene vahyetmiştik."

Edip Yüksel

"Hani annene şu vahyi vahiy etmiştik:"

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Hani annene şu vahyi vahyetmiştik:'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hani o vakit annene, verilen şu ilhamı vermiştik:

Elmalılı Hamdi Yazır

O vakıt ki anana verilen şu ilhamı verdik

Erhan Aktaş

"Hani annene vahyedilmesi gerekeni vahyetmiştik."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Hani annene vahyedilmesi gerekeni vahyetmiştik."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hani annene vahyedilmesi gerekeni vahyetmiştik.

Gültekin Onan

"Hani, annene vahyolunan şeyi vahyetmiştik (şöyle ki:)"

Hasan Basri Çantay

(37-38-39) "Andolsun ki biz sana diğer bir zamanda, anana vahyolunacak şey'i ilham etdiğimiz vakıtda da lutf etmiş ve (kendisine): — Onu tabuta koy da denize at ki deniz onu kıyıya bıraksın, onu benim de, kendisinin de düşmanı olan biri alacak diye (emreylemişdik). Sana karşı (Ey Musa) gözümün önünde yetişdirilmen için kendimden bir sevgi bırakmışdım.

İbni Kesir

Hani annene vahyedilmesi gerekeni vahyetmiştik.

Mehmet Alagaş

(9-41) Sana Musa anlatısı \ hadisesi ulaştı mı? Ateş gördüğü vakit, yakın çevresine dedi ki , siz durun ben bir ateş fark ettim. Belki ondan bir kor parçası getiririm yahut Ateş'in yanında bir yol gösterici bulurum . Ona ulaştığında, Ey Musa! diye seslenildi. Şüphesiz senin Rabbin benim, ayakkabılarını / nalınlarını çıkar, sen kutsal Tuva vadisindesin. Ben seni seçtim, sana vahyedileni dinle. Ben Allah'ım, benden başka ilah yoktur, bana ibadet et, beni hatırlamak için namaz kıl Muhakkak saate ulaşılacaktır, her nefsin yaptığıyla cezalandırılması için nerede / ne zaman ulaşılacağını gizledim. Ona inanmayan ve keyfine / hevasına tabi olan kişi, ona / saate inanmaktan seni alıkoymasın sonra helak olursun. Ey Musa! şu elindeki nedir? Dedi. O asamdır dedi ben ona dayanırım Davarlarıma onunla yaprak silkelerim. Onunla başka hacetlerimi de gideririm. Ey Musa! Onu Bırak dedi. Onu bıraktığında o hareketli bir yılan oldu. Korkma ve al onu dedi. Onu ilk durumuna geri döndüreceğiz. Elini koynuna sok bembeyaz kusursuz bir şekilde çıksın bu da diğer bir ayetimiz. Sana daha büyük ayetlerimizden göstermemiz için Firavuna git, o gerçekten azgınlaştı. Musa Rabbim göğsümü genişlet dedi. İşimi bana kolaylaştır. Dilimden düğümü çöz. Sözümü anlasınlar. Yakın çevremden bana sorumluluk alabilecek birini ver. Kardeşim Harun'u. Cesaretimi güçlendir. Onu İşime ortak eyle. Seni çok üstün tutalım. Seni çok hatırlayıp analım. Muhakkak ki sen bizi görmektesin. Sana istediğin verildi Ey Musa! dedi. Zaten sana bir kere daha minnette bulunmuştuk. Bir vakit annene, vahy edeceğimiz şeyleri şöyle vahy etmiştik. Onu / Musa’yı tabuta ve tabutu da deryaya koy, Derya onu sahile bıraksın. Onun ve benim düşmanım olan kişinin seni alması ve gözetimim de yetiştirilebilmen için, senin üzerine benden bir sev ecenlik te bıraktım. Ardından kız kardeşin yürüyerek gitmiş onlara size bu çocuğun bakımını üstlenecek birini göstereyim mi demişti. Böylece s eni annene geri döndürdük, ki annenin gözleri aydınlansın ve de hüzünlenmesin. Ve sen bir nefsi de / bir kişiyi de öldürdün. Seni gamdan / kederden kurtardık. Seni çeşitli sınamalarla sınadık. Medyen halkı içinde senelerce kaldın sonra kaderin üzere buraya / Tuva vadisine geldin. Ey Musa, seni kendime seçtim.

Rowwad Tercüme Merkezi

"Bir zaman, annene ilham edilmesi gerekeni şeyi ilham etmiştik."

Süleyman Ateş

"(Sen doğduğun zaman,) Annene vahyedileni vahyetmiştik:"

Süleymaniye Vakfı

Bir gün annene şunları vahyetmiştik dipnot 1 :

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kasas 28/7. Bu ayette, Musa (a.s.)'ın annesine vahyedildiği bildirilmektedir. Buradaki vahiyle kastedilen, Allah'ın insanlarla konuşma yollarından biri olan ilhamdır (Şura 42/51). Muhatabın algı ve yorumuyla ilgisi sebebiyle ilham, muhatapları için kesinlik taşımaz. Başkaları için bağlayıcı da değildir. Musa (a.s.)'ın annesinin yaşadığı tereddütler bunu göstermektedir. Kendisine gelen ilham ile çocuğunu emziren ve suya bırakan anne (Kasas 28/7), daha sonra yaptığının doğru olup olmadığı hususunda şüpheler yaşamıştır. Yaptığını açık etmekten son anda yine kalbine doğan bir ilhamla kurtulmuştur (Kasas 28/10). Çocuğu suya bırakmakla ilgili ilhamın doğruluğunu çocuk kendisine döndükten sonra anlamıştır (Kasas 28/12-13). Detaylı açıklama için Nahl 16/68. ayetin dipnotuna bakınız.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bir gün annenin gönlüne şunları ilham etmiştik:

Şaban Britch

Hani annene ilham edilmesi gerekeni ilham etmiştik.

Şaban Piriş

Hani annene ilham edilmesi gerekeni ilham etmiştik.

Yaşar Nuri Öztürk

Hani, annene vahyedileni şöyle vahyetmiştik:

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"When We inspired a course of action to your mother and actuated her with what she would do to save your life".

Abdul Haleem

We inspired your mother, saying,

Abdullah Yusuf Ali

"Behold! We sent to thy mother, by inspiration, the message:

Abul A'la Maududi

Recall, when We indicated to your mother through inspiration:

Aisha Bewley

when We revealed to your mother:

Al-Hilali & Khan

"When We inspired your mother with that which We inspired.

Ali Quli Qarai

when We revealed to your mother whatever was revealed:

Amatul Rahman Omar

`When We revealed to your mother that, which was an important revelation (saying),

Arthur John Arberry

when We revealed what was revealed unto thy mother:

Bijan Moeinian

"When you were a baby (and Pharaoh of the time was killing all new born Jews, ) I inspired your mother. "

E. Henry Palmer

When we inspired thy mother with what we inspired her,

Edip-Layth

"When We inspired to your mother what was inspired."

George Sale

another time; when we revealed unto thy mother that which was revealed unto her, saying,

Hamid S. Aziz

"And We have already shown favours unto you at another time.

Mahmoud Ghali

As We revealed what was revealed to your mother:

Marmaduke Pickthall

When we inspired in thy mother that which is inspired,

Mohamed Ahmed - Samira

When We told your mother what We relate:

Muhammad Asad

when We inspired thy mother with this inspiration:

Mustafa Khattab

when We inspired your mother with this:

Progressive Muslims

"When We inspired to your mother what was inspired. "

Rashad Khalifa

"When we revealed to your mother what we revealed.

Sahih International

When We inspired to your mother what We inspired,

Sam Gerrans

“When We instructed thy mother with what was instructed:

Shabbir Ahmed

When We inspired your mother with this inspiration.

Syed Vickar Ahamed

"When We sent by inspiration to your mother, the message

Taqi Usmani

when We revealed to your mother what was to be revealed,

The Monotheist Group

"When We inspired to your mother what was inspired."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 38. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 38. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 38. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩