Diyanet İşleri
Haddi aşan ve Rabbi'nin ayetlerine inanmayanları işte böyle cezalandırırız. Şüphesiz ahiret azabı daha şiddetli ve daha kalıcıdır.
Tâhâ suresi
Tâhâ suresi, 127. ayet. وَكَذَٰلِكَ نَجْزِى مَنْ أَسْرَفَ وَلَمْ يُؤْمِنۢ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِۦ وَلَعَذَابُ ٱلْـَٔاخِرَةِ أَشَدُّ وَأَبْقَىٰٓ
vekeẕâlike neczî men esrafe velem yü'mim biâyâti rabbih. vele`aẕâbü-l'âḫirati eşeddü veebḳâ.
Haddi aşan ve Rabbi'nin ayetlerine inanmayanları işte böyle cezalandırırız. Şüphesiz ahiret azabı daha şiddetli ve daha kalıcıdır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Âdem ve İblîs; zikirden yüz çevirenler Tâhâ 115–127 3
"Her kim de benim zikrimden (Kur'an'dan) yüz çevirirse, mutlaka ona dar bir geçim vardır. Bir de onu kıyamet gününde kör olarak haşrederiz."
O da şöyle der: "Rabbim! Dünyada gören bir kimse olduğum halde, niçin beni kör olarak haşrettin?"
Allah, "Evet, öyle. Ayetlerimiz sana geldi de sen onları unuttun. Aynı şekilde bugün de sen unutuluyorsun" der.
Haddi aşan ve Rabbi'nin ayetlerine inanmayanları işte böyle cezalandırırız. Şüphesiz ahiret azabı daha şiddetli ve daha kalıcıdır.
Yurtlarında dolaşıp durdukları, kendilerinden önceki nice nesilleri helak etmiş olmamız, onları doğru yola iletmedi mi? Şüphesiz bunda akıl sahipleri için ibretler vardır.
Rabbin tarafından daha önce söylenmiş bir hüküm ve belirlenmiş bir süre olmasaydı, onlar da hemen cezalandırılırlardı.
O halde, onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini hamd ile tespih et. Gece vakitlerinde ve gündüzün uçlarında da tespih et ki hoşnut olasın.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
127. Allah’ın çizdiği sınırları aşarak, haramları işleyerek ve kendisine müsaade edilen çerçevenin dışına çıkarak “haddi aşan ve Rabbinin” imanın gereği olan bütün hususlara açık ve seçik bir şekilde delâlet eden “âyetlerine iman etmeyenleri işte böylece” bu ceza ile “cezalandırırız.” Yüce Allah, böyle bir kimseye verdiği bu ceza ile zulmetmiş olmayacaktır. Layık olmayan kimseyi hak etmediği bir şekilde cezalandırmış olmayacaktır. Bu cezanın sebebi, o kimsenin haddi aşması ve iman etmeyişidir. “Âhiret azabı elbette” dünya azabına göre kat kat “daha şiddetli ve daha kalıcıdır.” Çünkü âhiret azabı, dünya azabının aksine kesintisizdir, bitmez. Dünya azabı ise sonludur, biter. O halde âhiret azabından korkmak ve çekinmek gerekir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Haram olan şehevi arzulara dalanları ve Rabbinin apaçık delillerinden yüz çevirenleri işte böyle cezalandırırız. Yüce Allah'ın ahiretteki azabı dünya ve berzah alemindeki sıkıntılı yaşantıdan daha korkunç, daha kuvvetli ve daha kalıcıdır.
Aynı kök: بقي (21 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Sizin yanınızdaki tükenir, Allah katında olan ise kalıcıdır. Elbette sabredenlere, yapmakta olduklarının en güzeliyle mükafatlarını vereceğiz.
Aynı kök: شدد (102 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…
Aynı kök: شدد (102 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden (Mekke'den) siz de onları çıkarın. Zulüm ve baskı, adam öldürmekten daha ağırdır.…
Aynı kök: شدد (102 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Olgunluk çağına erişince, ona hikmet ve ilim verdik. İşte biz, iyi davrananları böyle mükafatlandırırız.
Aynı kök: بقي (21 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)
Firavun, "Demek, ben size izin vermeden önce ona (Musa'ya) inandınız ha! Şüphe yok, o size sihiri öğreten büyüğünüzdür. Şimdi andolsun, sizin…
Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz.…
Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Kimsenin kimse namına bir şey ödemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı, kimseye şefaatin (aracılığın) yarar sağlamayacağı ve hiç kimsenin hiçbir…
Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
İşte onların cezası; Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların lanetinin üzerlerine olmasıdır.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Haddi aşanları dipnot 1 ve Rabbinin ayetlerine inanmamış olanları işte böyle cezalandıracağız. Ahiret azabı ise elbette daha şiddetlidir ve daha kalıcıdır.
İşte Biz de, haddi aşan ve Rabbinin ayetlerine güvenip inanmayan kimseleri böyle cezalandırırız; hele bir de ahiret azabı var ki, o çok daha şiddetli ve çok daha kalıcıdır.
Çünkü, kendi elindekileri boşa harcayan ve Rabbinin mesajlarına inanmayan kimseleri Biz işte böyle cezalandıracağız; ve (böylelerinin) ahirette (çekeceği) azap, gerçekten de, (azapların) en zorlusu olacaktır!
(Halifelik istidadını açığa çıkarıcı ömrünü) israf etmiş ve Rabbinin hakikatindeki delillerine iman etmemiş kimse, sonuçlarını böylece yaşar! Gelecek azabı ise daha şiddetli ve daha kalıcıdır.
İşte biz ölçüsüzce davrananları ve Rabbinin ayetlerine inanmayanları böyle cezalandırırız; ahiretin azabı ise gerçekten daha şiddetli ve daha süreklidir.
Doğru yoldan sapan ve Rabbinin âyetlerine inanmayanı işte böyle cezalandırırız. Ahiret azabı, elbette daha şiddetli ve daha süreklidir.
Ölçüsüz davrananları ve Efendisinin ayetlerine inanmayanları, işte böyle cezalandırırız. Sonsuz yaşam cezası ise kesinlikle daha yaman ve daha süreklidir.
İşte, yüz çevirenleri, Rabbinin ayetlerine inanmayanları böyle cezalandıracağız. Hem, ahiretin azabı daha çetin ve daha süreklidir.
Sınırı aşanları ve Efendisinin ayet ve mucizelerini onaylamayanları işte böyle cezalandırırız. Ahiretin cezası elbette daha çetin ve daha süreklidir.
Sınırı aşanları ve Rabbinin ayet ve mucizelerine inanmıyanları işte böyle cezalandırırız. Ahiretin cezası elbette daha çetin ve daha süreklidir.
Ve işte haddi aşıp Rabbinin ayetlerine inanmayanları Biz böyle cezalandırırız ve elbette o ahiret azabı daha çetin ve daha kalıcıdır.
Ve işte rabbının ayatına iyman etmeyip israf edeni biz böyle cezalandıracağız ve elbette o Ahıret azabı daha şiddetli ve daha bakalıdır
Haddi aşanları ve Rabb'inin ayetlerine iman etmeyenleri işte böyle cezalandırırız. Ve ahiret azabı daha şiddetli ve daha kalıcıdır.
Haddi aşanları ve Rabbinin ayetlerine inanmayanları işte böyle cezalandırırız. Ve ahiret azabı daha şiddetli ve daha kalıcıdır.
"Haddi aşanları ve Rabb'inin ayetlerine inanmayanları işte böyle cezalandırırız. Ve ahiret azabı daha şiddetli ve daha kalıcıdır.
İşte biz ölçüsüzce davrananları ve rabbinin ayetlerine inanmayanları böyle cezalandırırız; ahiretin azabı ise gerçekten daha şiddetli ve daha süreklidir.
İşte israfa sapan ve Rabbinin ayetlerine inanmayanları biz böyle cezalandırırız. Ahiretin azabı ise elbet daha çetin ve daha süreklidir.
İşte israf edenleri, Rabbının ayetlerine inanmayanları böylece cezalandıracağız. Hem ahiretin azabı daha çetin ve daha süreklidir.
(124-129) Kim benim hatırlatmamdan / zikrimden yüz çevirirse muhakkak ki ona dar / sıkışık bir geçim var ve de onu kıyamet günü kör olarak / gözünün akı çıkmış şekilde toparlayacağız / haşredeceğiz. Der ki niçin beni kör olarak / âmâ olarak toparladın / haşrettin. Halbuki ben görebilen biri idim. Bir şekilde sana ayetlerimiz geldi , sen de onu unuttun dedi Bugün de aynı şekilde sen unutulacaksın. Kim aşırılık eder / israf eder ve de Rabbinin ayetlerine iman etmez ise bu şekilde cezalandırırız. Ahiretteki işkence / sonraki azap daha şiddetli ve süreklidir. Onlardan önceki memleketlerden nicelerini ki onlar da meskenlerinde gezip dolaşıyorlardı helak etmemiz onları yola iletmedi mi / hidayete erdirmedi mi? Kesinlikle bunda merak edenler için ayetler vardır (nehimün meraklı demek) Rabbinin daha önceden söylenmiş belli bir süre verileceğine dair sözü olmasa onlara gereken yapılırdı.
Haddi aşıp, Rabbinin ayetlerine iman etmeyenleri de böylece cezalandırırız. Ahiret azabı ise elbette daha şiddetli ve daha kalıcıdır.
İşte israf eden ve Rabbinin ayetlerine inanmayanları böyle cezalandırırız. Elbette ahiretin azabı daha çetin ve daha süreklidir.
Aşırı giden ve Rabbinin ayetlerine güvenmeyenleri işte böyle cezalandırırız dipnot 1 . Şüphesiz ki ahiretteki azap en çetin dipnot 2 ve en kalıcı olandır.
Rabbinin ayetlerine inanmayarak aşırı gidenleri işte böyle cezalandırırız. Ahiretteki azab ise daha ağır ve daha süreklidir
İşte biz (günahlarla) haddi aşan ve Rabbinin ayetlerine inanmayanları böyle cezalandırırız. Ahiret azabı, daha şiddetli ve daha devamlıdır.
İşte, aldatılanları ve Rabbinin ayetlerini tasdik etmeyenleri böyle cezalandırırız. Ahiret azabı, daha şiddetli ve daha devamlıdır.
İsraf eden/haddi aşan ve Rabbinin ayetlerine inanmayan kimseleri biz böyle cezalandırırız. Ve ahiretin azabı çok daha şiddetli, çok daha kalıcıdır.
Thus do We requite him who has exceeded his limitations and carried things to excess and did not acknowledge Allah's revelations and authoritative signs, and the punishment Hereafter is indeed more severe and more lasting.
This is how We reward those who go too far, and who do not believe in their Lord’s revelations. The greatest and most enduring punishment is in the Hereafter.
And thus do We recompense him who transgresses beyond bounds and believes not in the Signs of his Lord: and the Penalty of the Hereafter is far more grievous and more enduring.
Thus do We requite him who transgresses and does not believe in the signs of your Lord dipnot 1 (during the life of the world); and surely the punishment of the Hereafter is even more terrible and more enduring.
That is how We repay anyone who is profligate and does not have iman in the Signs of his Lord. And the punishment of the Next World is much harsher and longer lasting.
And thus do We requite him who transgresses beyond bounds [i.e. commits the great sins and disobeys his Lord (Allâh) and believes not in His Messengers, and His revealed Books, like this Qur’an], and believes not in the Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) of his Lord; and the torment of the Hereafter is far more severe and more lasting.
Thus do We requite him who is a profligate and does not believe in the signs of his Lord. And the punishment of the Hereafter is severer and more lasting.
That is how We recompense him who transgresses and does not believe in the Messages of his Lord. Indeed, the punishment of the Hereafter is extremely terrible and even more enduring.
So We recompense him who is prodigal and believes not in the signs of his Lord; and the chastisement of the world to come is more terrible and more enduring.
Thus I punish the one who dares to go beyond the boundaries set by the Lord. Know that the one who does not choose to believe in the revelation of God will get an everlasting punishment in Hereafter, which is far worse (than any torture in the world.)"
Thus do we recompense him who is extravagant and believes not in the signs of his Lord; and the torment of the hereafter is keener and more lasting!
It is such that We recompense he who transgresses, and did not acknowledge His Lord's signs. The retribution of the Hereafter is more severe and lasting.
And thus will we reward him who shall be negligent, and shall not believe in the signs of his Lord: And the punishment of the life to come shall be more severe, and more lasting, than the punishment of this life.
He shall say, "Our revelations came to you, and you did forget them; In like manner are you forgotten this Day!"
And thus We recompense him who exceeds all bounds and does not believe in the signs of his Lord; and indeed the torment of the Hereafter is more strict and more enduring.
Thus do We reward him who is prodigal and believeth not the revelations of his Lord; and verily the doom of the Hereafter will be sterner and more lasting.
And that is how We requite him who is extravagant and does not believe the signs of his Lord; and surely the punishment of the Hereafter is far more severe and persistent.
For, thus shall We recompense him who wastes his own self and does not believe in his Sustainer's messages: and, indeed, the suffering [of such sinners] in the life to come shall be most severe and most enduring!
This is how We reward whoever transgresses and does not believe in the revelations of their Lord. And the punishment of the Hereafter is far more severe and more lasting.
And it is such that We recompense he who transgresses, and did not believe in His Lord's revelations. And the retribution of the Hereafter is more severe and lasting.
We thus requite those who transgress and refuse to believe in the revelations of their Lord. The retribution in the Hereafter is far worse and everlasting.
And thus do We recompense he who transgressed and did not believe in the signs of his Lord. And the punishment of the Hereafter is more severe and more enduring.
And thus do We reward him who commits excess, and believes not in the proofs of his Lord; and the punishment of the Hereafter is more severe and more enduring.
Thus do We reward him who wastes his own "Self" and believes not in the Messages of his Sustainer. Indeed, the suffering for them in the life to come shall be severe and enduring!
And like this, We will repay him who exceeds beyond the limits and does not believe in the Signs of his Lord: And the Penalty of the Hereafter is far more painful and more lasting.
Thus We recompense him who exceeds the limits and does not believe in the signs of his Lord. Certainly the punishment of the Hereafter is more severe and more lasting.
And it is such that We recompense he who transgresses, and did not believe in the revelations of his Lord. And the retribution of the Hereafter is more severe and more lasting.