Tâhâ suresi

Tâhâ suresi, 12. ayet

Tâhâ suresi, 12. ayet. إِنِّىٓ أَنَا۠ رَبُّكَ فَٱخْلَعْ نَعْلَيْكَ إِنَّكَ بِٱلْوَادِ ٱلْمُقَدَّسِ طُوًى

innî ene rabbüke faḫla` na`leyk. inneke bilvâdi-lmüḳaddesi ṭuvâ.

Diyanet İşleri

"Şüphe yok ki, ben senin Rabbinim. Hemen ayakkabılarını çıkar. Çünkü sen mukaddes vadi Tuva'dasın."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tâhâ 9–15 · surenin 12. ayeti / 135

Konu Mûsâ'nın çağrılışı ve Firavun'a gönderilişi Tâhâ 9–48 3

  1. Tâhâ 9

    Musa'nın haberi sana ulaştı mı?

  2. Tâhâ 10

    Hani bir ateş görmüştü de ailesine, "Siz burada kalın, ben bir ateş gördüm (oraya gidiyorum). Umarım ondan size bir kor ateş getiririm, yahut ateşin başında, yol gösterecek birini bulurum" demişti.

  3. Tâhâ 11

    Ateşin yanına varınca, ona şöyle seslenildi: "Ey Musa!"

  4. 12

    "Şüphe yok ki, ben senin Rabbinim. Hemen ayakkabılarını çıkar. Çünkü sen mukaddes vadi Tuva'dasın."

  5. Tâhâ 13

    "Ben seni (peygamber olarak) seçtim. Şimdi vahyolunacak şeyleri dinle."

  6. Tâhâ 14

    "Şüphe yok ki ben Allah'ım. Benden başka hiçbir ilah yoktur. O halde bana ibadet et ve beni anmak için namaz kıl."

  7. Tâhâ 15

    "Kıyamet mutlaka gelecektir. Herkes işlediğinin karşılığını görsün diye, neredeyse onu gizleyecek (geleceğinden hiç söz etmeyecek)tim."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

12. “Gerçekten ben senin Rabbinim, hemen papuçlarını çıkar. Çünkü sen kutsal vadi Tuvâ’dasın.” O’na Rabbi olduğunu haber verdi ve münacat için gereken şekilde hazırlanarak buna önem vermesini, o nedenle de papuçlarını çıkartmasını emretti. Çünkü O, gerçekten mukaddes, tertemiz ve ta’zimi hak eden bir vadide idi. Eğer bu vadinin sadece Allah’ın Kelîmi Mûsâ’ya seslenmesi için seçtiği yer olmasının dışında bir kutsallığı olmasaydı bu, bile tek başına yeterdi. Müfessirlerin pek çoğu şöyle demişlerdir: “Yüce Allah’ın ona papuçlarını çıkartmasını emretmesinin sebebi, bunların eşek derisinden yapılmış olmalarıydı.” Doğrusunu en iyi bilen Allah’tır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

"Şüphesiz ki ben senin Rabbinim! Benimle münacat etmeye hazırlanman için ayakkabılarını çıkar. Çünkü sen tertemiz olan (Tuvâ) vadisindesin."

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنِّىٓ inni şüphesiz ben
  2. أَنَا۠ ena ben
  3. رَبُّكَ rabbuke senin Rabbinim kök: ربب
  4. فَٱخْلَعْ fehlea' çıkar kök: خلع
  5. نَعْلَيْكَ ۖ nea'leyke pabuçlarını kök: نعل
  6. إِنَّكَ inneke çünkü sen
  7. بِٱلْوَادِ bil-vadi vadide kök: ودي
  8. ٱلْمُقَدَّسِ l-mukaddesi kutsal kök: قدس
  9. طُوًۭى tuven Tuva'dasın kök: طوي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: طوي (5 geçiş) · Aynı kök: قدس (10 geçiş) · Aynı kök: ودي (12 geçiş)

    Hani, Rabbi ona mukaddes Tuva vadisinde şöyle seslenmişti:

  • Aynı kök: قدس (10 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    "Ey kavmim! Allah'ın size yazdığı kutsal toprağa girin. Sakın ardınıza dönmeyin. Yoksa ziyana uğrayanlar olursunuz."

  • Aynı kök: طوي (5 geçiş)

    Yazılı kağıt tomarlarının dürülmesi gibi göğü düreceğimiz günü düşün. Başlangıçta ilk yaratmayı nasıl yaptıysak, -üzerimize aldığımız bir vaad…

  • Aynı kök: طوي (5 geçiş)

    Allah'ın kadrini gereği gibi bilemediler. Yeryüzü kıyamet gününde bütünüyle O'nun elindedir. Gökler de O'nun kudretiyle dürülmüştür. O, onların ortak…

  • Aynı kök: قدس (10 geçiş)

    Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…

  • Aynı kök: قدس (10 geçiş)

    Andolsun, Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik. Ondan sonra ard arda peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya mucizeler verdik. Onu Ruhu'l-Kudüs…

  • Aynı kök: ودي (12 geçiş)

    Bir mü'minin bir mü'mini öldürmesi olacak şey değildir. Ancak yanlışlıkla olması başka. Kim bir mü'mini yanlışlıkla öldürürse, bir mü'min köleyi azad…

  • Aynı kök: ودي (12 geçiş)

    Allah yolunda küçük, büyük bir harcama yapmazlar ve bir vadiyi katetmezler ki (bunlar), Allah'ın, yaptıklarının daha güzeliyle kendilerini…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Keşfet — bu ayetin medyası

Gerçek belgeler2

Gerçek fotoğraf2
  • Sînâ çölü — ay yüzeyini andıran manzara

    Gerçek fotoğraf

    Sînâ çölü — ay yüzeyini andıran manzara

    Günümüz Sînâ coğrafyasının fotoğrafıdır. Mûsâ'nın yaşadığı dönemin görüntüsü değildir ve AI canlandırmasıyla karıştırılmamalıdır.

    Ayet: Tâhâ 9-12 · Naziât 15-16

    Kaynak
    Wikimedia Commons
    Yazar
    Vyacheslav Argenberg
    Tarih
    2007-06-09 12:39:43
    Lisans
    CC BY

    Vyacheslav Argenberg · Own work · CC BY 4.0

    Kaynağı görüntüle

  • Sînâ dağları arasındaki kanyon

    Gerçek fotoğraf

    Sînâ dağları arasındaki kanyon

    Günümüz Sînâ coğrafyasının fotoğrafıdır; tarihsel sahne değildir.

    Ayet: Tâhâ 9-12

    Kaynak
    Wikimedia Commons
    Yazar
    Vyacheslav Argenberg
    Tarih
    2007-06-09 14:21:00
    Lisans
    CC BY

    Vyacheslav Argenberg · Own work · CC BY 4.0

    Kaynağı görüntüle

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

"Ey Musa! Şüphesiz ki ben -evet ben- senin Rabbin'im! Hemen ayakkabılarını çıkar! Şüphesiz ki sen (iki kez) kutsanmış Tuvâ Vadi(si'n)desin! dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Nâzi‘ât 79:16'da da geçen bu ayetteki [tuvâ] kelimesi, "temizlenmiş, bereketli" anlamına geldiği gibi, Hz. Musa'nın bulunduğu o vadinin ismi de olabilir. Ayrıca bu kelimenin "iki kere mukaddes ve bereketli kılınmış olma" anlamına geldiği ve Yüce Allah'ın Hz. Musa'ya iki kere seslendiği de ifade edilmektedir.

Mustafa İslamoğlu

"Benim, Ben! Senin Rabbin! Şimdi ayakkabılarını çıkar! Çünkü sen iki kez kutsal kılınmış vadidesin!

Muhammed Esed

"Benim, Ben! Senin Rabbin! Öyleyse artık pabuçlarını çıkar! Ve bil ki, sen iki kez kutlu kılınmış vadidesin.

Ahmed Hulusi

"Kesinlikle ben, ben Rabbinim! Hemen iki nalınını (beden ve bilinç bağlarını terk et; şuur olarak kal) çıkar; gerçekten sen mukaddes vadin Tuva'dasın!"

Ali Bulaç

"Gerçekten Ben, Ben senin Rabbinim. Ayakkabılarını çıkar; çünkü sen, kutsal vadi olan Tuva'dasın."

Ali Özek ve heyeti

Muhakkak ki ben, evet ben senin Rabbinim! Hemen pabuçlarını çıkar! Çünkü sen kutsal vâdi Tuvâ'dasın!

Ali Rıza Safa

"Kuşkusuz, Ben, senin Efendinim!" "Şimdi, pabuçlarını çıkar! Kuşkusuz, Kutsal Vadi Tuva'dasın!" dipnot 245

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 245
    "Kutsal Vadi Tuva" tanımlaması, kimi çevirilerde, "İki kez kutlu kılınmış vadi" veya "İki kez temizlenmiş vadi" biçiminde çevrilmiştir. Bu terim, 79:16 ayetinde de bildirilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

"Şüphesiz, ben senin Rabbinim; ayağındaki pabuçları çıkar! Çünkü sen kutsal vadi Tuva'dasın!"

Edip Yüksel

"Ben, evet Ben senin Efendinim. Sandaletlerini çıkar. Çünkü sen kutsal vadide, Tuva'dasın."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Ben, evet Ben senin Rabbinim. Sandallarını çıkar. Çünkü sen kutsal vadide, Tuva'dasın.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Haberin olsun, Benim Ben, Rabbin, hemen pabuçlarını çıkar; çünkü sen mukaddes vadide, Tuva'dasın!

Elmalılı Hamdi Yazır

Ya Musa haberin olsun benim, ben rabbım, hemen papuşlarını çıkar çünkü sen mukaddes vadide tuvadasın

Erhan Aktaş

"Ben senin Rabb'inim. Şimdi ayakkabılarını çıkar. dipnot 1 Sen temizlenmiş vadide, Tuva'dasın. dipnot 2 "

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Nalınlarını çıkar." Bu alegorik bir anlatımdır: "Sana ayak bağı olan, seni yolundan alı koyan, sana yük olan şeylerden kurtul" kastedilmektedir. Zira Musa'nın Nebilik süreci başlamaktadır. Eşinden boşanmışlar için "nalınlarından kurtuldu" deyimi de ayak bağlarından, yükten kurtuldu anlamına gelmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Tertemiz bir yoldasın.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Ben senin Rabb'inim. Şimdi ayakkabılarını çıkar dipnot 1 . Sen temizlenmiş vadide, Tuva'dasın. dipnot 2 "

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Ayakkabılarını/nalınlarını çıkar" bir deyimdir. Ve bu deyim, sana ayak bağı olan, seni yolundan alı koyan, sana yük olan şeylerden kurtul anlamına gelmektedir. Zira Musa'nın nebilik süreci başlamaktadır. Eşinden boşanmışlar için "nalınlarından kurtuldu" deyimi de ayak bağlarından, yükten kurtuldu anlamına gelmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Tertemiz bir yoldasın.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ben senin Rabb'inim. Şimdi "ayakkabılarını çıkar" dipnot 1 . Sen temizlenmiş vadide, Tuvada'sın. dipnot 2

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Ayakkabılarını/nalınlarını çıkar" bir deyimdir. Ve bu deyim, sana ayak bağı olan, seni yolundan alı koyan, sana yük olan şeylerden kurtul anlamına gelmektedir. Zira Musa'nın nebilik süreci başlamaktadır. Eşinden boşanmışlar için "nalınlarından kurtuldu" deyimi de ayak bağlarından, yükten kurtuldu anlamına gelmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Tertemiz bir yoldasın.

Gültekin Onan

"Gerçekten ben, ben senin rabbinim. Ayakkabılarını çıkar; çünkü sen, kutsal vadi olan Tuva'dasın."

Hasan Basri Çantay

Şübhesiz ben im ben senin Rabbin. Haydi pabuşlarını çıkar. Çünkü sen mukaddes vadide, "Tuvaa" dasın.

İbni Kesir

Şüphesiz ki senin Rabbın Benim, Ben. Pabuçlarını çıkar. Zira sen mukaddes vadide, Tuva'dasın.

Mehmet Alagaş

(9-41) Sana Musa anlatısı \ hadisesi ulaştı mı? Ateş gördüğü vakit, yakın çevresine dedi ki , siz durun ben bir ateş fark ettim. Belki ondan bir kor parçası getiririm yahut Ateş'in yanında bir yol gösterici bulurum . Ona ulaştığında, Ey Musa! diye seslenildi. Şüphesiz senin Rabbin benim, ayakkabılarını / nalınlarını çıkar, sen kutsal Tuva vadisindesin. Ben seni seçtim, sana vahyedileni dinle. Ben Allah'ım, benden başka ilah yoktur, bana ibadet et, beni hatırlamak için namaz kıl Muhakkak saate ulaşılacaktır, her nefsin yaptığıyla cezalandırılması için nerede / ne zaman ulaşılacağını gizledim. Ona inanmayan ve keyfine / hevasına tabi olan kişi, ona / saate inanmaktan seni alıkoymasın sonra helak olursun. Ey Musa! şu elindeki nedir? Dedi. O asamdır dedi ben ona dayanırım Davarlarıma onunla yaprak silkelerim. Onunla başka hacetlerimi de gideririm. Ey Musa! Onu Bırak dedi. Onu bıraktığında o hareketli bir yılan oldu. Korkma ve al onu dedi. Onu ilk durumuna geri döndüreceğiz. Elini koynuna sok bembeyaz kusursuz bir şekilde çıksın bu da diğer bir ayetimiz. Sana daha büyük ayetlerimizden göstermemiz için Firavuna git, o gerçekten azgınlaştı. Musa Rabbim göğsümü genişlet dedi. İşimi bana kolaylaştır. Dilimden düğümü çöz. Sözümü anlasınlar. Yakın çevremden bana sorumluluk alabilecek birini ver. Kardeşim Harun'u. Cesaretimi güçlendir. Onu İşime ortak eyle. Seni çok üstün tutalım. Seni çok hatırlayıp analım. Muhakkak ki sen bizi görmektesin. Sana istediğin verildi Ey Musa! dedi. Zaten sana bir kere daha minnette bulunmuştuk. Bir vakit annene, vahy edeceğimiz şeyleri şöyle vahy etmiştik. Onu / Musa’yı tabuta ve tabutu da deryaya koy, Derya onu sahile bıraksın. Onun ve benim düşmanım olan kişinin seni alması ve gözetimim de yetiştirilebilmen için, senin üzerine benden bir sev ecenlik te bıraktım. Ardından kız kardeşin yürüyerek gitmiş onlara size bu çocuğun bakımını üstlenecek birini göstereyim mi demişti. Böylece s eni annene geri döndürdük, ki annenin gözleri aydınlansın ve de hüzünlenmesin. Ve sen bir nefsi de / bir kişiyi de öldürdün. Seni gamdan / kederden kurtardık. Seni çeşitli sınamalarla sınadık. Medyen halkı içinde senelerce kaldın sonra kaderin üzere buraya / Tuva vadisine geldin. Ey Musa, seni kendime seçtim.

Rowwad Tercüme Merkezi

"Ben senin Rabbinim! Ayakkabılarını çıkar. Sen mukaddes Tûvâ Vadisi'ndesin."

Süleyman Ateş

"Ben, (evet) ben senin Rabbinim! Pabuçlarını çıkar. Çünkü sen, kutsal vadide, Tuva'dasın."

Süleymaniye Vakfı

Ben senin Rabbinim /Sahibinim. Ayakkabılarını çıkar! Çünkü sen, kutsal Tuva Vadisi'ndesin dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Naziat 79/16. Bu olay. Tevrat'ın Mısır'dan Çıkış 3:5 pasajında da anlatılmaktadır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Ben, evet ben! Senin Rabbinim dipnot 1 . Ayakkabılarını çıkar. Çünkü sen, kutsal Tuva vadisindesin.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sahibinim

Şaban Britch

Ben senin Rabbinim! Ayakkabılarını çıkar. Sen mukaddes Tûvâ vadisindesin.

Şaban Piriş

Ben, senin Rabbinim! Ayakkabılarını çıkar. Sen mukaddes Tuva vadisindesin.

Yaşar Nuri Öztürk

"Benim ben, senin Rabbin! Hadi, pabuçlarını çıkar; sen kutsal vadide, Tuva'dasın."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"I am Allah, your Creator; you are in My Presence, therefore, take off your shoes, you are in The Sacred Valley, Tuwa*

Abdul Haleem

I am your Lord. Take off your shoes: you are in the sacred valley of Tuwa.

Abdullah Yusuf Ali

"Verily I am thy Lord! therefore (in My presence) put off thy shoes: thou art in the sacred valley Tuwa.

Abul A'la Maududi

Verily I am your Lord! Take off your shoes. dipnot 1 You are in the sacred valley, Tuwa! dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Probably, it is because of this that the Jews do not say their prayers with their shoes on. The Prophet (peace be upon him), however, removed this misunderstanding, saying: Act in contrast to the practice of the Jews who do not say their prayers with their shoes or leather socks on. (Abu Daud). It does not, however, mean that one must say his prayers with the shoes on, but it is merely to make it lawful to say prayers with shoes on. This is confirmed by another tradition, related by Abu Daud from Amar bin Aas, that he had seen the Prophet (peace be upon him) saying his prayer both with and without the shoes. There are other traditions also to this effect but it should also be kept in mind that there were no carpets, mats, etc. in the mosques in those days, not even in the Prophet’s (peace be upon him) Mosque. Therefore it would be improper to go with shoes on into the mosques of today which have carpets, mats, etc. However, one may say his prayer on grassy plots or open ground with shoes on.
  2. metne dön, dipnot 2
    In general, the commentators are of the opinion that Tuwa was the name of the valley, but according to some, it is the valley that had been made sacred for the time being.

Aisha Bewley

I am your Lord. Take off your sandals. You are in the holy valley of Tuwa.

Al-Hilali & Khan

"Verily I am your Lord! So take off your shoes; you are in the sacred valley, Tuwa.

Ali Quli Qarai

Indeed I am your Lord! So take off your sandals. You are indeed in the sacred valley of ±uwā.

Amatul Rahman Omar

`Verily, I alone am your Lord. So take off your shoes (and stay, and make your heart free from every care), for you are in the sacred Valley of Tuwâ.

Arthur John Arberry

I am thy Lord; put off thy shoes; thou art in the holy valley, Towa.

Bijan Moeinian

"I am your Lord. Take off your sandals. You are in the sacred valley of Tuwa"

E. Henry Palmer

verily, I am thy Lord, so take off thy sandals; verily, thou art in the holy valley Tuva,

Edip-Layth

"I am your Lord, so take off your slippers, you are in the holy valley Tawa."

George Sale

Verily I am thy Lord: Wherefore put off thy shoes; for thou art in the sacred valley Towa.

Hamid S. Aziz

And when he came to it he was addressed, "O Moses!

Mahmoud Ghali

Surely I, Ever I, am your Lord. So take off your shoes, surely you are in the holy valley, Tuwa.

Marmaduke Pickthall

Lo! I, even I, am thy Lord, So take off thy shoes, for lo! thou art in the holy valley of Tuwa.

Mohamed Ahmed - Samira

"O Moses, I am verily your Lord, so take off your shoes, for you are in the holy plain of Towa.

Muhammad Asad

Verily, I am thy Sustainer! Take off, then, thy sandals! Behold, thou art in the twice hallowed valley,

Mustafa Khattab

It is truly I. I am your Lord! So take off your sandals, for you are in the sacred valley of Ṭuwa.

Progressive Muslims

"I am your Lord, so take off your slippers, you are in the holy valley Tawa. "

Rashad Khalifa

"I am your Lord; remove your sandals. You are in the sacred valley, Tuwaa.

Sahih International

Indeed, I am your Lord, so remove your sandals. Indeed, you are in the sacred valley of Tuwa.

Sam Gerrans

“I am thy Lord; so remove thou thy sandals; thou art in the sacred valley of Ṭuwa.

Shabbir Ahmed

Verily, I am your Lord! Take off your sandals, verily, you are in the sacred valley of Tuwa. " (Your quest for the Truth is over. So lighten the burdens of your search. Now you are in the Sacred Valley of Revelation).

Syed Vickar Ahamed

"Surely I am your Lord! Therefore (in My presence) remove your shoes: You are in the sacred valley Tuwa:

Taqi Usmani

it is Me, your Lord, so remove your shoes; you are in the sacred valley of Tuwā.

The Monotheist Group

"I am your Lord, so take off your slippers; you are in the holy valley Tuwa."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 12. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 12. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 12. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩