Diyanet İşleri
"Şüphesiz bize, azabın yalanlayan ve yüz çevirenlere olacağı vahyolundu."
Tâhâ suresi
Tâhâ suresi, 48. ayet. إِنَّا قَدْ أُوحِىَ إِلَيْنَآ أَنَّ ٱلْعَذَابَ عَلَىٰ مَن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ
innâ ḳad ûḥiye ileynâ enne-l`aẕâbe `alâ men keẕẕebe vetevellâ.
"Şüphesiz bize, azabın yalanlayan ve yüz çevirenlere olacağı vahyolundu."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ'nın çağrılışı ve Firavun'a gönderilişi Tâhâ 9–48 3
Musa ve Harun, şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Şüphesiz biz, onun bize karşı aşırı davranmasından yahut azmasından korkuyoruz."
Allah, şöyle dedi: "Korkmayın, çünkü ben sizinle beraberim. İşitirim ve görürüm."
"Ona gidin ve şöyle deyin: ‘Şüphesiz biz Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını (serbest bırak ve) bizimle gönder. Onlara işkence etme. Sana Rabbinin katından bir mucize getirdik. Selam, doğru yola uyanlara olsun.' "
"Şüphesiz bize, azabın yalanlayan ve yüz çevirenlere olacağı vahyolundu."
Firavun, "Sizin Rabbiniz kim, ey Musa?" dedi.
Musa, "Rabbimiz, her şeye hilkatini (yaratılış özelliklerini) veren, sonra onlara yol gösterendir" dedi.
Firavun, "Ya geçmiş nesillerin hali ne olacak?" dedi.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
48. “Zira bize: Azap, yalanlayanların ve yüz çevirenlerin üzerinedir, diye vahyedildi.” Yani Yüce Allah, bunu bize kendi nezdinden haber verdi, biz bunu kendiliğimizden söylemiyoruz. Allah’ın haberlerini ve peygamberlerin bildirdiklerini yalanlayarak onlara itaat etmekten ve tâbi olmaktan yüz çeviren kimselere azap vardır. Bu ifadelerde Firavun imana, tasdike ve onlara tâbi olmaya teşvik edilmekte, bunun aksini yapmaktan da korkutulmaktadır. Fakat bu öğütlerin ona hiçbir faydası olmadı. Rabbini inkâr edip kâfir oldu. Bu uğurda zulümle ve inatla mücadele etti.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
"Şüphesiz ki Allah, bize dünyada ve ahirette azabın, Allah'ın ayetlerini yalanlayan ve resullerinin getirdiklerinden yüz çevirenler için olacağını vahyetti."
Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Vahiy
Biz de Musa'ya, "Elindeki değneğini at" diye vahyettik. Bir de ne görsünler o, onların uydurduklarını yakalayıp yutuyor.
Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Vahiy
"Ben seni (peygamber olarak) seçtim. Şimdi vahyolunacak şeyleri dinle."
Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Vahiy
"Hani annene ilham edilmesi gereken şeyleri ilham etmiştik:"
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Azabın, (gerçeği) yalanlayıp yüz çevirenlere (uygulanacağı) elbette bize vahyolunmuştur."
Bir de unutmayın ki, (büyük) azabın hakikatı yalanlayan ve ondan yüz çevirenlerin üzerine olacağı bize vahyolunmuştur."
Çünkü, bakın, (öte dünyada) azabın, hakkı yalanlayıp (ona) sırt çevirenlerin başına çökeceği bize vahyedildi!"
"Bize azabın, yalanlayan ve yüz çeviren üzerine olacağı vahyolundu. "
"Gerçekten bize vahyolundu ki: Doğrusu azab, yalanlayan ve yüz çevirenlerin üstünedir."
Hakikaten bize vahyolundu ki: (Peygamberleri) yalanlayan ve yüz çevirenlere azap edilecektir.
"Kuşkusuz, yalanlayanların ve yüz çevirenlerin cezalandırılacağı bize bildirildi!"
"Doğrusu bize, yalanlayıp sırt çevirene azap edileceği vahyolundu."
"‘Bize vahiy edildi: Yalanlayıp yüz çevirenler cezalandırılacaktır.'" dipnot 1
' 'Bize vahyedildi: Yalanlayıp yüz çevirenler cezalandırılacaktır.' '
İnan ki, bize, azabın, kesinlikle yalanlayıp yüz çevirene olduğu vahyolundu."
İnan ki bize şöyle vahyolundu: her halde azab, tekzib edip yüz çevirenedir
"Bize, yalanlayıp aldırmayanların azaba uğrayacakları vahyolundu."
"Bize, yalanlayıp aldırmayanların azaba uğrayacakları vahyolundu."
Bize, yalanlayıp aldırmayanların azaba uğrayacakları vahyolundu.
"Gerçekten bize vahyolundu ki: Doğrusu azab, yalanlayan ve yüz çevirenlerin üstünedir."
"Bize şu hakıykat vahy olundu ki şübhesiz azab, (peygamberleri) tekzib edenlerin ve (Hakdan) yüz çevirenlerin tepesindedir".
Doğrusu bize vahyolundu ki; yalanlayıp sırt çevirene azab vardır.
(42-55) Sen ve kardeşin ayetlerimizle gidin. Beni hatırlamakta gevşeklik göstermeyin. İkiniz de firavuna gidin O muhakkak ki taşkınlık etti. İkiniz de ona yumuşak şekilde söz söyleyin, böylelikle belki hatırlayıp anar veyahut ürperir. Rabbimiz, bize karşı aşırılığından yahut taşkınlık yapmasından dedi. İkiniz de k orkmayın, mutlaka ben sizinle beraberim, işitirim ve görürüm dedi. Ona gidin ve deyin ki muhakkak ki Rabbinin elçileriyiz, beraberimizde İsrail oğullarını gönder ve onlara azap etme. Bizler Rabbinden ayetl erle sana geldik. Kılavuzluğa / Hidayete tabi olan her kişiye esenlik olsun / selam olsun. Bize vahy olmuştur ki yalanlayana ve yüz çevirene azap vardır. Firavun dedi ki ikinizin de Rabbi kimdir Ey Musa? Rabbimiz her şeye yaratılışını veren sonrada yarattığını yola iletendir dedi. Peki önceki memleketlerin durumu nedir? dedi. Onun bilgisi Rabbimin yanında bir kitaptadır. Rabbim şaşırmaz ve unutmaz dedi. Öyle ki arzı size beşik yapmıştır, onda sizlere yollar açmıştır , s uyu gökten indirmiştir, saçılmış bitkil erden çiftleri, on unla çıkarmıştır. Yiyiniz ve hayvanlarınızı otlatınız, muhakkak ki bunda aklı başında olanlar için göstergeler / ayetler vardır. Orada / arzda sizi yarattık, sizi oraya iade edeceğiz, başka bir kere daha sizi oradan tekrar çıkaracağız.
"Bize vahyolundu ki, kim yalanlar ve yüz çevirirse ona azap vardır."
"Bize, yalanlayıp yüz çevirenin, azaba uğrayacağı vahyolundu."
Bize şu vahyedildi: Azap, yalana sarılan ve (doğrulara) sırt çevirenleredir."
Bize şöyle vahyedildi: ‘Kim yalana sarılır, sırt çevirirse azaba uğrar.'"
Bize vahyolundu ki, kim yalanlar ve yüz çevirirse ona azap vardır.
Bize vahyolundu ki kim yalanlar ve yüz çevirirse ona azap vardır.
"Azabın, yalanlayıp yüz çevirenler üzerine olacağı bize vahyedildi."
"We have been inspired and prompted by Allah", they continued, " to indicate that punishment shall befall whoever suspects Allah's Messengers of falsehood and turns his back upon Allah's message".
it has been revealed to us that punishment falls on whoever rejects the truth and turns his back on it."’
"'Verily it has been revealed to us that the Penalty (awaits) those who reject and turn away.'"
It has been revealed to us that chastisement awaits those who called the lie to the truth and turned away from it.' " dipnot 1
Eski Ahit · Mısır'dan Çıkış 3:11
Musa, “Ben kimim ki firavuna gidip İsraillileri Mısırdan çıkarayım?” diye karşılık verdi. Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin
Eski Ahit · Mısır'dan Çıkış 4:13
Musa, “Aman, ya Rab!” dedi, “Ne olur, benim yerime başkasını gönder.” Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin
It has been revealed to us that punishment is for him who denies the truth and turns away. "’
"Truly, it has been revealed to us that the torment will be for him who denies [believes not in the Oneness of Allâh, and in His Messengers.], and turns away (from the truth and obedience of Allâh)."
Indeed it has been revealed to us that the punishment shall befall those who deny and turn their backs [on us]. ’’ ’
"It has been revealed to us that the punishment comes upon him who cries lies to (His Messages) and turns away". '
It has been revealed to us that chastisement shall light upon him who cries lies and turns his back. "
"It has been revealed to us that the punishment awaits the one who chooses the disbelief and turns his back to the truth. "
'"Verily, we are inspired that the torment will surely come upon him who calls us liars and turns his back. "'
"It has been inspired to us that the retribution will be upon he who denies and turns away."
Verily it hath been revealed unto us, that a punishment shall be inflicted on him who shall charge us with imposture, and shall turn back. And when they had delivered their message,
"So go you to him and say, 'Verily, we are the messengers of your Lord; Let the children of Israel go with us, and torment them not. We bring you a sign from your Lord, and peace will be upon him who follows the right guidance.
Surely it has already been revealed to us that the torment shall be for him who cries lies and turns away. "
Lo! it hath been revealed unto us that the doom will be for him who denieth and turneth away.
It has been revealed to us that punishment will befall him who denies and turns away.
for, behold, it has been revealed to us that [in the life to come] suffering shall befall all who give the lie to the truth and turn away [from it]!"'
It has indeed been revealed to us that the punishment will be upon whoever denies ˹the truth˺ and turns away.’"
"It has been inspired to us that the retribution will be upon he who denies and turns away. "
"'We have been inspired that the retribution will inevitably afflict those who disbelieve and turn away.' "
Indeed, it has been revealed to us that the punishment will be upon whoever denies and turns away. ' "
“‘It has been revealed to us that the punishment is upon him who denies and turns away.’”
Verily, it has been revealed to us that doom will be for him who is bent upon denial and turns away. "
" ‘Surely it has been revealed to us that the punishment (of Allah waits for) those who reject and turn away. ’ "
Verily, it has been revealed to us that the punishment is for the one who denies and turns away.’"
"It has been inspired to us that the retribution will be upon he who denies and turns away."