Tâhâ suresi

Tâhâ suresi, 102. ayet

Tâhâ suresi, 102. ayet. يَوْمَ يُنفَخُ فِى ٱلصُّورِ وَنَحْشُرُ ٱلْمُجْرِمِينَ يَوْمَئِذٍ زُرْقًا

yevme yünfeḫu fi-ṣṣûri venaḥşüru-lmücrimîne yevmeiẕin zürḳâ.

Diyanet İşleri

O gün günahkarları, (gözleri korkudan donup) gömgök kesilmiş olarak haşredeceğiz.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tâhâ 99–105 · surenin 102. ayeti / 135

Konu Geçmişin haberleri, kıyamet sahnesi ve Arapça Kur'an Tâhâ 99–114 3

  1. Tâhâ 99

    (Ey Muhammed!) Sana geçmişin haberlerinden bir kısmını böylece anlatıyoruz. Şüphe yok ki sana katımızdan bir zikir (Kur'an) verdik.

  2. Tâhâ 100

    Kim ondan yüz çevirirse şüphesiz ki o, kıyamet gününde ağır bir günah yükü yüklenecektir.

  3. Tâhâ 101

    Onlar o günahın cezası içinde ebediyen kalacaklardır. Sura üfürüleceği gün, bu ağır yük onlar için ne kötü bir yüktür!

  4. 102

    O gün günahkarları, (gözleri korkudan donup) gömgök kesilmiş olarak haşredeceğiz.

  5. Tâhâ 103–104

    (103-104) Aralarında birbirlerine "(Dünya'da) sadece on (gün) kaldınız" diye gizli gizli konuşacaklar. -Onların, hakkında konuşacakları şeyi biz daha iyi biliriz.- O vakit içlerinden en aklı başında olanları, "Siz sadece bir gün kaldınız" diyecektir.

  6. Tâhâ 105

    (Ey Muhammed!) Sana dağların (kıyamet günündeki) halini soruyorlar. De ki: "Rabbim onları toz edip savuracak."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 102–104. ayetler için yazılmıştır.

102-104. Yani Sûra üfürülüp da insanlar kabirlerinden çıkacakları vakit herkes kendi durumuna uygun bir halde olacaktır: Takvâ sahipleri, Rahmân olan Allah’ın huzuruna konuk heyetler halinde toplanacaklardır. Günahkârlar ise korkudan, tedirginlikten ve susuzluktan renkleri mor, gözleri mavi olarak haşrolacaklardır. Kendi aralarında gizlice fısıldaşarak dünyadaki hayat sürelerinin kısalığını, âhiretin çabucak gelişini söz konusu edeceklerdir. Onlardan kimisi: “Siz (dünyada) ancak on gün kaldınız” diyecekler, kimisi başka şeyler söyleyecekler. Yüce Allah, onların gizlice konuşmalarını çok iyi bilir ve neler söylediklerini işitir. “Onların görüşçe en iyi olanları” yani bu süreyi değerlendirme konusunda doğruya en çok yaklaşanları “der ki: Siz ancak bir gün kaldınız.” Bu ifadelerle o kısacak zamanı nasıl boşa harcadıklarına, gaflet içinde oyalanarak kendilerine fayda veren şeylerden yüz çevirip zarar verecek şeylere yönelerek o günleri nasıl zayi ettiklerine dair duyacakları pişmanlığı dile getireceklerdir. Artık amellerin karşılığının görüleceği vakit gelmiş ve vaad olunan günün hak olduğu ortaya çıkmıştır. Pişmanlık duymaktan, ah vah edip ölüm gelsin diye dua etmekten başka bir şey kalmamıştır. Nitekim Yüce Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Siz yeryüzünde kaç yıl kaldınız? diyecek, onlar: Bir gün yahut bir günün bir bölümü kadar kaldık. Onu sayanlara sor, diyecekler. Buyuracak ki: Siz, ancak çok az bir süre kaldınız. Keşke bilmiş olsaydınız…” (el-Mü’minun 23/112-114)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Meleğin Sûr'a yeniden diriliş için ikinci kez üfürdüğü gün, işte o gün kâfirlerin gözleri ve bedenlerini, ahiretin dehşetinin şiddetinden mosmor olarak haşrederiz.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَوْمَ yevme o gün kök: يوم
  2. يُنفَخُ yunfehu üflenir kök: نفخ
  3. فِى fi
  4. ٱلصُّورِ ۚ s-suri Sur'a kök: صور
  5. وَنَحْشُرُ ve nehşuru ve toplarız kök: حشر
  6. ٱلْمُجْرِمِينَ l-mucrimine suçluları kök: جرم
  7. يَوْمَئِذٍۢ yevmeizin o gün kök: يوم
  8. زُرْقًۭا zurkan kör bir durumda kök: زرق

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: صور (19 geçiş) · Aynı kök: نفخ (20 geçiş)

    O, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak yaratandır. Allah'ın "ol" deyip de her şeyin oluvereceği günü hatırla. O'nun sözü gerçektir. Sur'a…

  • Aynı kök: صور (19 geçiş) · Aynı kök: نفخ (20 geçiş)

    O gün biz onları bırakırız, dalga dalga birbirlerine karışırlar. Sonra sura üfürülür de onları toptan bir araya getiririz.

  • Aynı kök: صور (19 geçiş) · Aynı kök: نفخ (20 geçiş)

    Sur'a üfürüldüğü zaman, (işte) o gün ne aralarında soy sop yakınlığı kalacak, ne de birbirlerini arayıp soracaklardır.

  • Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç) · Ortak kavram: Diriliş

    Sonra bunların ardından Firavun ile ileri gelenlerine de Musa ve Harun'u mucizelerimizle gönderdik. Ama büyüklük tasladılar ve suçlu bir toplum…

  • Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Sayılı günlerde Allah'ı anın (telbiye ve tekbir getirin). Kim iki gün içinde acele edip (Mina'dan Mekke'ye) dönerse, ona günah yoktur. Kim geri…

  • Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    İnkar edenlere de ki: "Siz mutlaka yenilgiye uğrayacak ve toplanıp cehenneme doldurulacaksınız. Orası ne fena yataktır!"

  • Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Andolsun, ölseniz de öldürülseniz de, Allah'ın huzurunda toplanacaksınız.

  • Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)

    Ey iman edenler! Allah'ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab'lerinden bol nimet…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

O gün sura üflenecek; ve Biz de o gün günahı hayat tarzı haline getirmiş olanları, (korku ve dehşetten) morarmış olarak bir araya toplayacağız;

Muhammed Esed

O Gün ki, sura üflenir; o Gün ki, suçlu olanları, gözleri (korku ve şaşkınlıktan) donuklaşmış olarak bir araya toplayacağız;

Ahmed Hulusi

O süreçte Sur'a nefholunur! O gün suçluları gözleri dönmüş bir halde haşrederiz.

Ali Bulaç

Sur'a üfürüleceği gün, biz suçlu günahkarları o gün, (yüzleri kara, gözleri) gömgök (kaskatı ve kör) olarak toplayacağız.

Ali Özek ve heyeti

O günde Sûr’a üflenir ve biz o zaman günahkârları, gözleri (korkudan) gömgök bir halde mahşerde toplarız .

Ali Rıza Safa

O gün, boruya üflenmiştir. Suçluları da gözleri donuklaşmış olarak, o gün toplayacağız.

Bayraktar Bayraklı

Sur'a üflenildiği gün, işte o gün, suçluları gözleri korkudan göğermiş bir halde toplarız.

Edip Yüksel

Boruya üfürüldüğü gün, suçluları o gün mavi (kederden yüzleri morarmış) olarak toplarız.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Boruya üfürüldüğü gün, suçluları o gün mavi (kederden yüzleri morarmış) olarak toplarız

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O gün ki, sura üfrülecek ve suçluları o gün Biz, gömgök mahşere toplayacağız.

Elmalılı Hamdi Yazır

O gün ki sur üfürülecek ve mücrimler o gün gömgök mahşeri toplayacağız

Erhan Aktaş

O gün, Sur'a üfürülür. O gün, mücrimleri şaşkınlıktan gözleri donuklaşmış olarak toplayacağız.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O gün, Sur'a üfürülür. O gün, mücrimleri şaşkınlıktan gözleri donuklaşmış olarak toplayacağız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O gün, sura üfürülür. O gün, suçluları şaşkınlıktan gözleri donuklaşmış olarak toplayacağız.

Gültekin Onan

Sur'a üfürüleceği gün, biz suçlu günahkarları o gün, (yüzleri kara, gözleri) gömgök (kaskatı ve kör) olarak toplayacağız.

Hasan Basri Çantay

(Evet) "Suur" un üfleneceği günde ki biz günahkarları o gün gözleri gömgök bir halde, mahşerde toplayacağız.

İbni Kesir

Sur'a üflendiği gün, işte o gün; suçluları, gözleri korkudan gövermiş olarak toplarız.

Mehmet Alagaş

(99-114) Kesin olan şu ki sana katımızdan bir zikir de verdik, kim ondan yüz çevirirse kesinlikle o, kıyamet günü sorumlulu ğunu taşır, orada kalıcıdır, kıyamet günü onlar için ne kötü bir yüktür. Sur'a üfürüldüğü gün suçluları gözlerinin akı çıkmış şekilde toplayacağız, Aralarında gizli gizli sadece on gün kaldınız diye konuşurlar. Biz ne dediklerini biliyoruz, yine aynı yolda olanlar / yoldaşları ise siz ancak bir gün kaldınız diyorlar. Sana dağlardan soruyorlar de Rabbim onları toz haline getirip savuracaktır. Onları tümseksiz, düz bir ova şeklinde bırakacaktır. Orada / dünyada tepelik bir yer herhangi bir kıvrım göremeyeceksin. O gün işinde herhangi bir yanlış yapmayan çağırıcıya tabi olurlar. Rahman'a karşı sesleri kesiktir. Soluk sesleri /nefes hırıltıları dışında bir şey işitmezler. O gün Allah'ın sözlerinden hoşnut olup ta izin verdiği kimsenin ki hariç şefaatin de faydası yoktur. Onların elleriyle sunduklarını ve geri de bıraktıklarını bili r, onu ilmen kuşatamazlar. Yüzleri, ayakta olana, diri olana / Allah’a boyun eğmiştir. Zulüm taşıyan lar / zulüm yüklenenler kesin olarak mahvolmuştur. Her kim de iman ederek salih amel işliyorsa onun zulmedilme ve hakkının çiğnenmesi korkusu yoktur. Bu şekilde biz sana o Kur'an'ı Arapça / bedevi diliyle indirdik, onda vaatlerimizden bahsettik, böylelikle belki sakınırlar veya onlara anlatılan bir öğüt / yahut hatırlatma olur. Gerçek saltanat sahibi olan Allah, yücedir, Vahyin sana gerçekleşmesi tamamlanmadan önce Kuran da acele etme, Rabbim ilmimi artır de.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sûr’a üflendiği gün, işte o gün suçluların gözleri (korkudan) mavi halde haşrederiz.

Süleyman Ateş

O gün Sur'a üflenir ve o gün suçluları, gömgök (kör bir durumda) süreriz.

Süleymaniye Vakfı

(Bunlar) Sura üflendiği gün olacaktır. O gün suçluları gözleri donuklaşmış bir halde toplayacağız.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sura üflendiği gün… İşte o gün günahkarları gözleri görmez dipnot 1 bir halde toplayacağız.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Görme yetisini kaybetmiş, kör. Bkz İsra 17/97

Şaban Britch

Sur’a üflendiği gün, işte o gün, suçluların gözleri (korkudan) mavi olur ve bu şekilde haşrederiz.

Şaban Piriş

Sur'a üflendiği gün, işte o gün suçluları, uyuşmuş bir halde bir araya toplarız.

Yaşar Nuri Öztürk

O gün sura üfrülür ve günahkarları o gün gözleri gömgök bir halde haşrederiz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

The Day shall come when the trumpet is sounded and We throng the sinful who shall look blue, being affected with terror, distress and anxiety.

Abdul Haleem

When the trumpet is sounded and We gather the sinful, sightless,

Abdullah Yusuf Ali

The Day when the Trumpet will be sounded: that Day, We shall gather the sinful, blear-eyed (with terror).

Abul A'la Maududi

the Day when the Trumpet shall be sounded dipnot 1 and We shall muster the sinners, their eyes turned blue with terror. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    As regards to the nature of the blowing of the Trumpet on the Day of Resurrection, it may be likened to the blowing of the bugle in the army to muster or disperse the soldiers. It is obvious that these words and terms have been used because these are known to the people. Therefore it will be wrong to consider the Trumpet to be exactly like the bugles and trumpets of this world.
  2. metne dön, dipnot 2
    According to some commentators, it means this: The bodies of the criminals will turn white as if no drop of blood had been left in them.

Aisha Bewley

On the Day the Trumpet is blown – and We will gather the evildoers sightless on that Day –

Al-Hilali & Khan

The Day when the Trumpet will be blown (the second blowing): that Day, We shall gather the Mujrimûn (criminals, polytheists, sinners, disbelievers in the Oneness of Allâh) blue or blind-eyed with thirst.[1]

Ali Quli Qarai

—the day the Trumpet will be blown— on that day We shall muster the guilty with blind eyes.

Amatul Rahman Omar

The Day when the trumpet shall be blown, and on that Day We shall gather the sinners together, blue-eyed (- the spiritually blind ones).

Arthur John Arberry

On the day the Trumpet is blown; and We shall muster the sinners upon that day with eyes staring,

Bijan Moeinian

When the horn on that Day is blown, the criminals will be resurrected blue (like the cadavers who have lost their natural color due to lack of blood circulation. )

E. Henry Palmer

On the day when the trumpet shall be blown, and we will gather the sinners in that day blue-eyed.

Edip-Layth

The day the horn is blown, and We gather the criminals on that day bleary-eyed.

George Sale

On that day the trumpet shall be sounded; and we will gather the wicked together on that day, having grey eyes.

Hamid S. Aziz

Abiding under it, an evil burden to bear on the Day of Resurrection.

Mahmoud Ghali

The Day the Trumpet will be blown, and We will muster the criminals upon that day blue (with terror),

Marmaduke Pickthall

The day when the Trumpet is blown. On that day we assemble the guilty white-eyed (with terror),

Mohamed Ahmed - Samira

The day the trumpet blast is sounded We shall raise the sinners blind,

Muhammad Asad

on the Day when the trumpet is blown: for on that Day We will assemble all such as had been lost in sin, their eyes dimmed [by terror],

Mustafa Khattab

˹Beware of˺ the Day the Trumpet will be blown,[1] and We will gather the wicked on that Day blue-faced ˹from horror and thirst˺.[2]

Progressive Muslims

The Day the horn is blown, and We gather the criminals on that Day white eyed.

Rashad Khalifa

That is the day when the horn is blown, and we summon the guilty on that day blue.

Sahih International

The Day the Horn will be blown. And We will gather the criminals, that Day, blue-eyed.

Sam Gerrans

The day the Trumpet is blown. And We will assemble the lawbreakers, that day, white-eyed,

Shabbir Ahmed

The Day when the Trumpet will be blown. On that Day We will assemble the guilty with their eyes dimmed in fear of retribution. (20:124).

Syed Vickar Ahamed

The Day when the Trumpet will be sounded: That Day, We shall gather the criminals (disbelievers), (their) eyes dim (with fear).

Taqi Usmani

The Day when the Horn (Sūr) will be blown, and We shall gather them together while they will have turned blue on that day,

The Monotheist Group

The Day the horn is blown, and We gather the criminals on that Day white eyed.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 102. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 102. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 102. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩