Tâhâ suresi

Tâhâ suresi, 112. ayet

Tâhâ suresi, 112. ayet. وَمَن يَعْمَلْ مِنَ ٱلصَّٰلِحَٰتِ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَلَا يَخَافُ ظُلْمًا وَلَا هَضْمًا

vemey ya`mel mine-ṣṣâliḥâti vehüve mü'minün felâ yeḫâfü żulmev velâ haḍmâ.

Diyanet İşleri

Kim de inanmış olarak salih ameller işlerse, o, ne zulme uğramaktan korkar, ne yoksun bırakılmaktan.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tâhâ 109–115 · surenin 112. ayeti / 135

Konu Geçmişin haberleri, kıyamet sahnesi ve Arapça Kur'an Tâhâ 99–114 3

  1. Tâhâ 109

    O gün, Rahman'ın izin verdiği ve sözünden razı olduğu kimseden başkasının şefaati fayda vermez.

  2. Tâhâ 110

    O, önlerindekini ve arkalarındakini (dünyadaki ve ahiretteki durumlarını) bilir. Onların bilgisi ise Rahman'ı kuşatamaz.

  3. Tâhâ 111

    Bütün yüzler; diri, yaratıklarına hakim ve onları koruyup gözeten Allah'a boyun eğmiştir. Zulüm yüklenen, mutlaka hüsrana uğramıştır.

  4. 112

    Kim de inanmış olarak salih ameller işlerse, o, ne zulme uğramaktan korkar, ne yoksun bırakılmaktan.

  5. Tâhâ 113

    İşte böylece biz onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar, yahut onlara bir uyarı versin diye onda tehditleri teker teker sıraladık.

  6. Tâhâ 114

    Gerçek hükümdar olan Allah yücedir. Sana vahyedilmesi tamamlanmadan önce Kur'an'ı okumakta acele etme. "Rabbim! İlmimi arttır" de.

  7. Tâhâ 115

    Andolsun, bundan önce biz Adem'e (cennetteki ağacın meyvesinden yeme, diye) emrettik. O ise bunu unutuverdi. Biz onda bir kararlılık bulmadık.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 111–112. ayetler için yazılmıştır.

111-112. İnsanlar hesap için duracakları o yerde iki kısma ayrılacaklardır. Bir kısmı küfürleri ve kötülükleri sebebiyle zalim olanlardır. Bunların karşı karşıya kalacakları şey, zarardır, mahrumiyettir, hüsrandır, cehennemdeki can yakıcı azap ve mutlak egemen olan Yüce Allah’ın gazabıdır. İkinci kısım ise emrolunduğu şekilde iman edip farz ve sünnet türünden salih ameller işleyenlerdir. Bunlar ise “zulme uğramaktan” yani günahlarına bir fazlalık yapılmasından “da” yaptığı iyiliklerin “mükâfatının eksiltilmesinden de kormayacaktır.” Aksine günahları bağışlanacak, ayıplarından tertemiz edilecek ve iyiliklerinin mükâfatı da kat kat verilecektir: “Eğer (getirilen) bir iyilik olursa, onu kat kat artırır ve lütfundan büyük bir mükâfat verir.” (en-Nisa, 4/40)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah ve resulüne iman ederek salih ameller işleyen kimse tam olarak mükâfata nail olacaktır. Ne işlemediği günahtan dolayı zulme uğramaktan korkar, ne de salih amelinin sevabının eksilmesinden korkar.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَمَن vemen ve kim
  2. يَعْمَلْ yea'mel yaparsa kök: عمل
  3. مِنَ mine -den
  4. ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ s-salihati iyi olan işler- kök: صلح
  5. وَهُوَ vehuve ve o
  6. مُؤْمِنٌۭ mu'minun inanırsa kök: امن
  7. فَلَا fela artık
  8. يَخَافُ yehafu korkmaz kök: خوف
  9. ظُلْمًۭا zulmen zulümden kök: ظلم
  10. وَلَا ve la ne de
  11. هَضْمًۭا hedmen hakkının çiğnenmesinden kök: هضم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 4 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: هضم (2 geçiş)

    (146-148) "Siz buradaki bahçelerde, pınar başlarında, ekinlerde, meyveleri olgunlaşmış hurmalıklarda güven içinde bırakılacak mısınız?"

  • Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    "İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar…

  • Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Şüphesiz, inananlar (Müslümanlar) ile Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiilerden (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve…

  • Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Hayır, öyle değil! Kim "ihsan" derecesine yükselerek özünü Allah'a teslim ederse, onun mükafatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

70 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Fakat, kim de mü'min olduğu halde erdemli davranırsa, artık o ne haksızlığa uğramaktan ne de (cehenneme) yem olmaktan korksun.

Muhammed Esed

Buna karşılık, inanıp da dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyan kimseye gelince: böyle birinin, haksızlığa uğramaktan ya da (hak ettiği karşılıktan) yoksun bırakılmaktan korkmasına hiçbir sebep yoktur.

Ahmed Hulusi

Kim imanlı olarak doğru fiiller ortaya koyarsa, o, bir haksızlığa uğramaktan ve hakkının çiğnenmesinden korkmaz.

Ali Bulaç

Kim de bir mü'min olarak, salih olan amellerde bulunursa, artık o, ne zulümden korksun, ne hakkının eksik tutulmasından.

Ali Özek ve heyeti

Her kim, mümin olarak iyi olan işlerden yaparsa, artık o, ne zulümden ne de hakkının çiğnenmesinden korkar.

Ali Rıza Safa

Oysa kim inanmış olarak erdemli edimler yaparsa, artık, ne haksızlıktan ne de yoksun bırakılmaktan korkmasın.

Bayraktar Bayraklı

Her kim, mümin olarak iyi işlerden yaparsa, artık o, ne zulümden ne de hakkının çiğnenmesinden korkar.

Edip Yüksel

Gerçeği onaylayıp erdemli davrananlar herhangi bir haksızlıktan ve güçlükten korkmayacaktır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnançlı olduğu halde erdemli davrananlar herhangi bir haksızlıktan ve güçlükten korkmayacaktır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Her kim de mümin olarak yararlı işler yaparsa, ne bir zulümden korkar, ne de çiğnenmeden.

Elmalılı Hamdi Yazır

Her kim de mü'min olarak salih amellerden işlerse o vakıt o, ne bir zulümden korkar, ne çiğnenmeden

Erhan Aktaş

İman Eden biri olarak salihatı yapan kimse ise haksızlığa uğramaktan da hakkının yeneceğinden de korkmaz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İnanan biri olarak salihatı yapan kimse ise haksızlığa uğramaktan da hakkının yeneceğinden de korkmaz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İnanan biri olarak salihatı dipnot 1 yapan kimse ise haksızlığa uğramaktan da hakkının yeneceğinden de korkmaz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, düzeltici olmak, yapıcı olmak, iyi olmak, düzeltmeye teşvik etmek, iyiye yönlendirmek.

Gültekin Onan

Kim de (bir) inançlı olarak salih amellerde bulunursa, artık o ne zulümden korksun, ne hakkının eksik tutulmasından.

Hasan Basri Çantay

Kim, bir mü'min olarak, iyi iyi amel (ve hareket) lerde bulunursa o, ne (seyyiatının) artırılmasından, ne (hasenatının) ekşitilmesinden endişe etmez.

İbni Kesir

Kim de inanmış olarak salih ameller işlerse; o, zulümden ve hakkının yenmesinden korkmaz.

Mehmet Alagaş

(99-114) Kesin olan şu ki sana katımızdan bir zikir de verdik, kim ondan yüz çevirirse kesinlikle o, kıyamet günü sorumlulu ğunu taşır, orada kalıcıdır, kıyamet günü onlar için ne kötü bir yüktür. Sur'a üfürüldüğü gün suçluları gözlerinin akı çıkmış şekilde toplayacağız, Aralarında gizli gizli sadece on gün kaldınız diye konuşurlar. Biz ne dediklerini biliyoruz, yine aynı yolda olanlar / yoldaşları ise siz ancak bir gün kaldınız diyorlar. Sana dağlardan soruyorlar de Rabbim onları toz haline getirip savuracaktır. Onları tümseksiz, düz bir ova şeklinde bırakacaktır. Orada / dünyada tepelik bir yer herhangi bir kıvrım göremeyeceksin. O gün işinde herhangi bir yanlış yapmayan çağırıcıya tabi olurlar. Rahman'a karşı sesleri kesiktir. Soluk sesleri /nefes hırıltıları dışında bir şey işitmezler. O gün Allah'ın sözlerinden hoşnut olup ta izin verdiği kimsenin ki hariç şefaatin de faydası yoktur. Onların elleriyle sunduklarını ve geri de bıraktıklarını bili r, onu ilmen kuşatamazlar. Yüzleri, ayakta olana, diri olana / Allah’a boyun eğmiştir. Zulüm taşıyan lar / zulüm yüklenenler kesin olarak mahvolmuştur. Her kim de iman ederek salih amel işliyorsa onun zulmedilme ve hakkının çiğnenmesi korkusu yoktur. Bu şekilde biz sana o Kur'an'ı Arapça / bedevi diliyle indirdik, onda vaatlerimizden bahsettik, böylelikle belki sakınırlar veya onlara anlatılan bir öğüt / yahut hatırlatma olur. Gerçek saltanat sahibi olan Allah, yücedir, Vahyin sana gerçekleşmesi tamamlanmadan önce Kuran da acele etme, Rabbim ilmimi artır de.

Rowwad Tercüme Merkezi

Mümin olarak salih amel işleyen kimse, zulme uğratılmaktan da korkmaz, (hakkının) eksiltilmesinden de.

Süleyman Ateş

Kim inanarak iyi olan işlerden yaparsa artık o, ne zulümden, ne de hakkının çiğnenmesinden korkar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kim inanıp güvenerek iyi işler yaparsa, ne haksızlıktan ne de hakkının yenmesinden korkar.

Şaban Britch

Mümin olarak salih ameller yapan ise zulümden ve hakkının eksiltilmesinden korkmaz.

Şaban Piriş

Mümin olarak doğruları yapan ise zulümden ve hakkının yenmesinden korkmaz.

Yaşar Nuri Öztürk

Mümin olarak hayra ve barışa yönelik iyilikler yapan ise ne haksızlığa uğratılmaktan korkar ne de ezilip horlanmaktan.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And he who imprints his deeds with wisdom and piety and his heart with religious and spiritual virtues shall not fear injustice nor abridgement or privileges.

Abdul Haleem

but whoever has done righteous deeds and believed need have no fear of injustice or deprivation.’

Abdullah Yusuf Ali

But he who works deeds of righteousness, and has faith, will have no fear of harm nor of any curtailment (of what is his due).

Abul A'la Maududi

but whosoever does righteous works, being a believer, shall have no fear of suffering wrong or loss." dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    From this, it is clear that in the Hereafter the case of every individual will be decided on merits. If a man had been guilty of iniquity and injustice in regard to the rights of God or the rights of man or even his own rights, he shall be dealt with accordingly. On the other hand, those, who are both believers and workers of righteous deeds, shall have no fear that they would be deprived of their rights or punished even though they were innocent.

Aisha Bewley

But anyone who does right actions, being a mumin, need fear no wrong or any belittlement.

Al-Hilali & Khan

And he who works deeds of righteousness, while he is a believer (in Islâmic Monotheism), then he will have no fear of injustice, nor of any curtailment (of his reward).

Ali Quli Qarai

But whoever does righteous deeds, should he be faithful, shall neither fear any wrong nor detraction.

Amatul Rahman Omar

But he who does deeds of righteousness and is a believer, will have no fear that he will be deprived of his reward or suffer any withholding of his dues.

Arthur John Arberry

but whosoever does deeds of righteousness, being a believer, shall fear neither wrong nor injustice.

Bijan Moeinian

As for the one who has done good deeds and has been a believer, he will have no fear of injustice or a reduction in his reward.

E. Henry Palmer

But he who does righteous acts and is a believer, he shall fear neither wrong nor diminution.

Edip-Layth

Whoever does any good works, while he is an acknowledger, then he should not fear injustice nor being given less than his due.

George Sale

But whosoever shall do good works, being a true believer, shall not fear any injustice, or any diminution of his reward from God.

Hamid S. Aziz

All faces shall be humbled before the Living, the Self-subsisting, Eternal; Hopeless will be indeed the man that carries iniquity on his back.

Mahmoud Ghali

And whoever does deeds of righteousness and he is a believer, then he will fear neither injustice nor forfeiture.

Marmaduke Pickthall

And he who hath done some good works, being a believer, he feareth not injustice nor begrudging (of his wage).

Mohamed Ahmed - Samira

But he who has done good things and believes, will have no fear of either being wronged or deprived.

Muhammad Asad

whereas anyone who will have done [whatever he could] of righteous deeds, and was a believer withal, need have no fear of being wronged or deprived [of aught of his merit].

Mustafa Khattab

But whoever does good and is a believer will have no fear of being wronged or denied ˹their reward˺.

Progressive Muslims

And whoever does any good works, while he is a believer, then he should not fear injustice nor being given less than his due.

Rashad Khalifa

As for those who worked righteousness, while believing, they will have no fear of injustice or adversity.

Sahih International

But he who does of righteous deeds while he is a believer - he will neither fear injustice nor deprivation.

Sam Gerrans

And whoso does righteous deeds and is a believer: he fears neither injustice nor deprivation.

Shabbir Ahmed

Whereas anyone who has done his best to help people, and is a believer in the Divine Values, need have no fear of being wronged or deprived of merit.

Syed Vickar Ahamed

And he who works acts of righteousness, and has faith, (he) will have no fear of harm nor of any stopping (of what is due to him).

Taqi Usmani

But whoever does righteous deeds, while he is a believer, shall fear neither injustice nor curtailment (of his rewards).

The Monotheist Group

And whoever does any good works, while he is a believer, then he should not fear injustice nor being given less than his due.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 112. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 112. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 112. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩