Diyanet İşleri
(Musa'nın değneği, sihirbazların ipleriyle değneklerini yutunca) sihirbazlar hemen secdeye kapandılar ve, "Harun ve Musa'nın Rabbine inandık" dediler.
Tâhâ suresi
Tâhâ suresi, 70. ayet. فَأُلْقِىَ ٱلسَّحَرَةُ سُجَّدًا قَالُوٓا۟ ءَامَنَّا بِرَبِّ هَٰرُونَ وَمُوسَىٰ
feülḳiye-sseḥaratü sücceden ḳâlû âmennâ birabbi hârûne vemûsâ.
(Musa'nın değneği, sihirbazların ipleriyle değneklerini yutunca) sihirbazlar hemen secdeye kapandılar ve, "Harun ve Musa'nın Rabbine inandık" dediler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Firavun'la konuşma ve sihirbazların iman edişi Tâhâ 49–76 3
Bunun üzerine Musa, içinde bir korku hissetti.
Şöyle dedik: "Korkma (ey Musa!). Çünkü, sensin en üstün olan."
"Sağ elindekini (değneğini) at ki, onların yaptıklarını yutsun. Şüphesiz yaptıkları bir sihirbaz hilesidir. Sihirbaz ise nereye varsa kurtuluşa eremez."
(Musa'nın değneği, sihirbazların ipleriyle değneklerini yutunca) sihirbazlar hemen secdeye kapandılar ve, "Harun ve Musa'nın Rabbine inandık" dediler.
Firavun, "Demek, ben size izin vermeden önce ona (Musa'ya) inandınız ha! Şüphe yok, o size sihiri öğreten büyüğünüzdür. Şimdi andolsun, sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve mutlaka sizi hurma dallarına asacağım. Hangimizin azabı daha şiddetli ve daha kalıcıymış, mutlaka göreceksiniz."
Sihirbazlar şöyle dediler: "Bize gelen apaçık delillere ve bizi yaratana seni asla tercih etmeyeceğiz. Artık sen vereceğin hükmü ver. Sen ancak bu dünya hayatında hüküm verirsin."
"Şüphesiz ki biz; günahlarımızı ve bize zorla yaptırdığın sihri affetmesi için, Rabbimize inandık. Allah'ın vereceği mükafat daha hayırlı ve daha kalıcıdır."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
70. Mûsâ da asasını yere attı. Asası onların yaptıkları her bir şeyi yakalayıp yuttu. Herkes de bu olanları kendi gözleriyle görüyordu. Böylelikle sihirbazlar kesin olarak bu işin sihir olmadığını, Allah’tan olduğunu bildiler, inandılar ve hemen iman ettiler. “Hârûn ile Mûsâ’nın Rabbi” olan âlemlerin Rabbine “iman ettik, dediler.” Böylelikle hak ortaya çıktı, üstün geldi ve bütün parlaklığıyla gözleri kamaştırdı. Bu büyük kalabalık karşısında, sihir, hile ve tuzaklar da çürüyüp gitti. Bu, mü’minler için apaçık bir delil ve rahmet, inatçılara karşı da kesin bir delil oldu.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Musa asasını attı ve hemen yılana dönüştü. Büyücülerin yaptıklarını yuttu. Bunun üzerine büyücüler, Musa'nın yaptığının sihir olmadığını anlayarak Allah'a secde ettiler. Çünkü o Allah katındandı. "Musa'nın, Harun'un ve bütün mahlukatın Rabbine iman ettik." dediler.
Aynı kök: سحر (63 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: سجد (92 geçiş)
Sihirbazlar ise secdeye kapandılar.
Aynı kök: سحر (63 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Firavun'un kavminden ileri gelenler, dediler ki: "Şüphesiz bu adam usta bir sihirbazdır."
Aynı kök: سحر (63 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
"Bütün usta sihirbazları (toplayıp) sana getirsinler."
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: سجد (92 geçiş)
Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki,…
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.
Aynı kök: سجد (92 geçiş)
Hani meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük…
Aynı kök: سجد (92 geçiş)
Allah'ın mescitlerinde onun adının anılmasını yasak eden ve onların yıkılması için çalışandan kim daha zalimdir. Böyleleri oralara (eğer girerlerse)…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Büyücüler) secdeye kapanmış, "Harun'un ve Musa'nın Rabbine iman ettik!" dipnot 1 demişlerdi.
Nihayet sihirbazlar secdeye kapanarak dediler ki: "Biz Harun ve Musa'nın Rabbine iman ettik!"
(Ve sonuç Musa'ya bildirdiğimiz gibi oldu,) bunun üzerine büyücüler saygıyla hemen yere kapandılar; ve "Biz artık Musa ile Harun'un Rabbine inanıyoruz!" diye çağırıştılar.
Bu sebeple sihirbazlar, önünde yere kapandılar. . . "Harun ve Musa'nın Rabbine (B işareti kapsamında) iman ettik" dediler.
Bunun üzerine büyücüler, secdeye kapandılar: "Harun'un ve Musa'nın Rabbine iman ettik" dediler.
(Mûsâ elindeki asasını atıp da âsâ yılan olup sihirbazların yaptıklarını yutunca)sihirbazlar hemen secdeye kapanmışlar ve şöyle demişlerdi:"Harûn ve Musâ'nın Rabbine iman ettik."
Sonunda, büyücüler secdeye kapandılar; şöyle dediler: "Harun'un ve Musa'nın Efendisine inandık!"
Sonunda büyücüler, "Biz Hârûn ve Mûsâ'nın Rabbine inandık" deyip secdeye kapandılar.
Büyücüler, "Harun'un ve Musa'nın Efendisini onayladık" diyerek secdeye kapandılar.
Büyücüler, 'Harun'un ve Musa'nın Rabbine inandık,' diyerek secdeye kapandılar.
Sonunda bütün sihirbazlar secdeye kapandılar: "Harun ile Musa'nın Rabbine iman ettik." dediler.
Binnetice bütün sihirbazlar secdeye kapandılar, Harun ile Musanın rabbına iyman ettik dediler
Bunun üzerine sihirbazlar, secde edenler dipnot 1 olarak atıldılar. Biz: "Harun'un ve Musa'nın Rabb'ine iman ettik." dediler.
Bunun üzerine sihirbazlar, secde edenler dipnot 1 olarak atıldılar. dipnot 2 Biz: "Harun'un ve Musa'nın Rabb'ine iman ettik." dediler.
Bunun üzerine sihirbazlar, secde edenler dipnot 1 olarak atıldılar. dipnot 2 Biz: "Harun'un ve Musa'nın Rabb'ine iman ettik." dediler.
Bunun üzerine büyücüler secdeye kapandılar: "Harun'un ve Musa'nın rabbine inandık" dediler.
Neticede sihirbazlar secdeye kapandı, "Harun ile Musanın Rabbine iman etdik" dediler.
Sonunda sihirbazlar secdeye kapanarak dediler ki: Biz, Musa ve Harun'un Rabbına inandık.
(56-76) Kesinlikle ona / firavuna ayetlerimizin hepsini gösterdik yalanladı ve di klendi. Ey Musa! Sihrinle bizi arzımızdan çıkarmaya mı geldin? dedi. Senin sihrinin benzerini biz de getireceğiz. Bizimle sen, aramızda ihtilaf etmeyeceğimiz uygun bir mekânda randevulaşalım. Buluşma günümüz / randevu günümüz insanların toplandığı süs gününün / ziynet gününün kuşluk vakti olsun dedi ve f iravun sırtını döndü gitti , sonrasında tuzak kurgusunu toparlayıp randevuya geldi. Musa onlara dedi ki yazıklar olsun / veyl olsun size, yalanı Alla h'a iftira etmeyin azapla kökünüzü kurutur, kim iftira ederse asla umduğuna ulaşamaz. Aralarında işleri ile ilgili tartıştılar gizli gizli fısıldaştılar. Dediler ki her hâlükârda bu iki sihirbaz, sihirleri ile sizi yerinizden çıkarmak, örnek aldığınız yolunuzu gidermek istiyorlar. Kurduğunuz tuzakları toparlayın sonra saf haline gelin, bugün yüce olan başarıya ulaşır. Dediler ki ey Musa ya sen bırak veya ilk bırakan biz olalım. Tamam siz bırakın dedi. İplerine ve asaları na, sihirleriyle, onlara doğru koştukları hayalini verdi rdiler. Musa kendisinde bir korku hissetti. Biz de ona korkma dedik , sen yücesin. Bırak elindekini, onların tüm ürettiklerini yutacaktır. Onların ürettikleri sadece büyücülerin kurgusal bir tuzağıdır. S ihirbazlar hangi tarafa ulaşırlarsa ulaşsınlar, hiçbir şekilde iflah olmazlar. Sihirbazlar kendilerini secdeye bıraktılar, Harun ve Musa'nın Rabbine iman ettik dediler. Firavun s ize izin vermeden önce iman mı ettiniz dedi ? Kesinlikle o size sihri öğreten büyüğünüzdür. Ellerinizi ve ayaklarınızı çapraz olarak keseceğim hurma direklerinde sizi asarak idam edeceğim. Hangimizin azabı şiddetlidir ve kalıcıdır bileceksiniz. Dediler ki açıklamaların bize gelmesi üzerine, artık seni asla tercih etmeyeceğiz ki O bizi yarattı, neyi gerçekleştireceksen gerçekleştir artık. Muhakkak ki sen bu dünya hayatındakileri gerçekleştirebilirsin. Günahlarımızdan ve bizi zorladığın sihirle alakalı şeylerden dolayı, bizleri bağışlaması amacıyla Rabbimize güvendik / O’na iman ettik, Allah hayırlıdır ve baki olandır. Muhakkak ki suç işlemiş olarak Rabbine gelen kim ise kesinlikle onun için cehennem vardır, içerisinde ne ölür ne de diri kalır. Kim de mümin olarak ve salih amel işlemiş olarak gelirse işte onlara yüce dereceler vardır. Altlarından n ehirler akan ebedi kalınan adn cennetleri , işte bu, arınanların karşılığıdır / cezasıdır.
Derken büyücüler secdeye kapandılar. “Hârûn ve Mûsâ ’nın Rabbine iman ettik.” dediler.
Bunun üzerine büyücüler secdeye kapandılar: "Harun'un ve Musa'nın Rabbine inandık!" dediler.
(Yaptıklarının yutulduğunu gören) Sihirbazlar bir anda kendilerini secdede buldular. "Bizler Harun'un ve Musa'nın Rabbine inandık." dediler.
Büyücüler hemen secdeye kapandılar. Dediler ki "Bizler Harun'un ve Musa'nın Rabbine inandık."
Sonunda sihirbazlar secdeye kapanıp: Harun ve Musa’nın Rabbine iman ettik, dediler.
Sonunda sihirbazlar secdeye kapanıp: -Harun ve Musa'nın Rabbine iman ettik, dediler.
Bunun üzerine büyücüler secdelere kapanıp şöyle seslendiler: "Harun'un ve Musa'nın Rabbine inandık!"
There and then fell the necromancers prostrate in adoration and they prostrated their reason to divine revelation and said: "We do recognize Allah, the Creator, of Mussa and Harun".
[So it was, and] the sorcerers threw themselves down in submission. ‘We believe,’ they said, ‘in the Lord of Aaron and Moses.’
So the magicians were thrown down to prostration: they said, "We believe in the Lord of Aaron and Moses".
Eventually the magicians were impelled to fall down prostrate dipnot 1 and said: "We believe in the Lord of Moses and Aaron." dipnot 2
The magicians threw themselves down in prostration. They said, ‘We have iman in the Lord of Harun and Musa.’
So the magicians fell down prostrate. They said: "We believe in the Lord of Hârûn (Aaron) and Mûsâ (Moses)."
Thereat the magicians fell down prostrating. They said, ‘We have believed in the Lord of Aaron and Moses!’
Then (it so happened that) the sorcerers were instantly made to fall down prostrate. They said, `We believe in the Lord of Aaron and Moses.'
And the sorcerers cast themselves down prostrating. 'We believe, ' they said, 'in the Lord of Aaron and Moses.'
The magicians {were so impressed with the truth that they] fell down prostrate and said: "We believe in the Lord of Aaron and Moses. "
And the magicians were cast down in adoration; said they, 'We believe in the Lord of Aaron and of Moses!'
So the magicians went down in prostration. They said, "We acknowledge the Lord of Aaron and Moses."
And the magicians, when they saw the miracle which Moses performed, fell down and worshipped, saying, we believe in the Lord of Aaron and of Moses.
"Throw what is in your right hand; and it shall devour what they have made. Verily, that which they have made is but a magician's trick; and no magician shall prosper whatever skill he has."
Then the sorcerers were (all) cast down constantly prostrating. They said, "We believe in The Lord of Harûn (Aaron) and Mûsa."
Then the wizards were (all) flung down prostrate, crying: We believe in the Lord of Aaron and Moses.
The magicians, (seeing the miracle), fell down in prostration, saying: "We believe in the Lord of Moses and Aaron. "
[And so it happened and down fell the sorcerers, prostrating themselves in adoration, [and] exclaimed: "We have come to believe in the Sustainer of Moses and Aaron!"
So the magicians fell down in prostration, declaring, "We believe in the Lord of Aaron and Moses."
So the magicians went down in prostration. They said: "We believe in the Lord of Aaron and Moses."
The magicians fell prostrate, saying, "We believe in the Lord of Aaron and Moses."
So the magicians fell down in prostration. They said, "We have believed in the Lord of Aaron and Moses."
And the sorcerers cast themselves down in submission. They said: “We have believed in the Lord of Aaron and Moses.”
Then down fell the debaters prostrating themselves, and exclaimed "We have come to believe in the Lord of Aaron and Moses!"
So the magicians were laid down to prostration: They said: "We believe in the Lord of Haroon (Aaron) and Musa (Moses). "
So, the magicians were led (by the truth) to fall in prostration. They said, "We have (now) believed in the Lord of Hārūn and Mūsā."
So the magicians went down in prostration. They said: "We believe in the Lord of Aaron and Moses."