Tâhâ suresi

Tâhâ suresi, 119. ayet

Tâhâ suresi, 119. ayet. وَأَنَّكَ لَا تَظْمَؤُا۟ فِيهَا وَلَا تَضْحَىٰ

veenneke lâ tażmeü fîhâ velâ taḍḥâ.

Diyanet İşleri

"Orada ne susuzluk çekersin, ne de güneş altında kalırsın."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tâhâ 116–122 · surenin 119. ayeti / 135

Konu Âdem ve İblîs; zikirden yüz çevirenler Tâhâ 115–127 3

  1. Tâhâ 116

    Hani meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik de, İblis'ten başka melekler hemen saygı ile eğilmişler; İblis bundan kaçınmıştı.

  2. Tâhâ 117

    Biz de şöyle dedik: "Ey Âdem! Şüphesiz bu (İblis), sen ve eşin için bir düşmandır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın; sonra mutsuz olursun."

  3. Tâhâ 118

    "Şüphesiz senin için orada aç kalmak, çıplak kalmak yoktur."

  4. 119

    "Orada ne susuzluk çekersin, ne de güneş altında kalırsın."

  5. Tâhâ 120

    Nihayet şeytan ona vesvese verip şöyle dedi: "Ey Adem! Sana ebedilik ağacını ve yok olmayan bir saltanatı göstereyim mi?"

  6. Tâhâ 121

    Bunun üzerine onlar (Adem ve eşi Havva) o ağacın meyvesinden yediler. Bu sebeple ayıp yerleri kendilerine göründü ve cennet yaprağından üzerlerine örtmeye başladılar. Adem, Rabbine isyan etti ve yolunu şaşırdı.

  7. Tâhâ 122

    Sonra Rabbi onu seçti, tövbesini kabul etti ve ona doğru yolu gösterdi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 117–119. ayetler için yazılmıştır.

117. İşte o vakit İblis’in Âdem’e ve onun eşine olan aşırı düşmanlığı da açığa çıkmış oldu. Onun bu düşmanlığının asıl sebebi ise Allah’a düşman oluşudur. Bu olay, düşmanlığına sebep teşkil eden kıskançlığını da ortaya koymuş oluyordu. Yüce Allah, Âdem’i ve onun eşini İblis’e karşı uyarıp sakındırarak: “Sakın sizi cennetten çıkarmasın.” Şayet sen oradan çıkacak olursan “sıkıntıya uğrarsın.” dedi. Çünkü senin için cennette huzur ve afiyetle elde edeceğin bir rızık ve tam bir rahat vardır.

118-119. “Çünkü cennette sen aç da kalmazsın, çıplak da. Orada susuzluk da çekmezsin, güneşin sıcağını da.” Böylelikle Yüce Allah, Âdem’e orada yiyecek, içecek, giyecek, su ve yorulmama garantisini vermiş oluyordu. Ancak Yüce Allah, ona belli bir ağacın meyvesinden yemesini yasaklamış ve şöyle demişti: “Yalnız bu ağaca yaklaşmayın, yoksa ikiniz de zulmedenlerden olursunuz.” (el-Bakara, 2/35)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Sana içecek verir, susamazsın; seni gölgelendirir, güneşin sıcağı sana isabet etmez.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَأَنَّكَ ve enneke ve şüphesiz sen
  2. لَا la
  3. تَظْمَؤُا۟ tezmeu susamayacaksın kök: ظما
  4. فِيهَا fiha burada
  5. وَلَا ve la ve
  6. تَضْحَىٰ tedha sıcaktan etkilenmeyeceksin kök: ضحو

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ظما (3 geçiş)

    Medine halkı ve onların çevresinde bulunan bedevilere, Allah'ın Resulünden geri kalmak, kendi canlarını onun canından üstün tutmak yaraşmaz. Çünkü…

  • Aynı kök: ظما (3 geçiş)

    İnkar edenlere gelince; onların amelleri ıssız bir çöldeki serap gibidir. Susamış kimse onu su sanır. Yanına geldiğinde hiçbir şey bulamaz. (Tıpkı…

  • Aynı kök: ضحو (7 geçiş)

    Ya da o memleketlerin halkları kuşluk vakti gülüp oynarken kendilerine azabımızın gelmesinden emin mi oldular?

  • Aynı kök: ضحو (7 geçiş)

    Musa, "Buluşma vaktimiz, bayram günü, insanların toplandığı kuşluk vaktidir" dedi.

  • Aynı kök: ضحو (7 geçiş)

    O göğün gecesini karanlık yaptı, ışığını da çıkardı.

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem

    Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem

    Allah, Adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini…

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem

    Melekler, "Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

68 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Orada susamayacak ve kuşluk sıcağından da etkilenmeyeceksin."

Mustafa İslamoğlu

yine unutma ki burada ne susuzluk çekersin, ne de sıcağa maruz kalırsın!"

Muhammed Esed

keza, orada susamaman ve güneşin sıcaklığından etkilenmemen de sağlanmıştır".

Ahmed Hulusi

"Kesinlikle sen onda (yeni madde - biyolojik bedensiz yaratılışın dolayısıyla) ne susarsın ne de güneşten yanarsın!"

Ali Bulaç

Ve gerçekten sen burada susamayacaksın ve güneş altında yanmayacaksın da."

Ali Özek ve heyeti

Yine burada sen, susuzluk çekmeyecek, sıcaktan da bunalmayacaksın.

Ali Rıza Safa

"Kuşkusuz, orada, ne susuzluk çekersin ne de sıcaktan bunalırsın!"

Bayraktar Bayraklı

- "Ey Adem! Doğrusu bu, senin ve eşinin düşmanıdır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın, yoksa mutsuz olursun. Zira cennette ne acıkırsın ne de çıplak kalırsın; orada ne susarsın, ne de güneşin sıcağında kalırsın" dedik.

Edip Yüksel

"Burda ne susuzluk çeker, ne de sıcaktan bunalırsın."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Burda ne susuzluk çeker, ne de sıcaktan bunalırsın.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

ve sen orada susamazsın ve güneşte yanmazsın." dedik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve sen orada susamazsın ve Güneşte yanmazsın

Erhan Aktaş

"Orada susuz kalmazsın ve sıcaktan zarar görmezsin."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Orada susuz kalmazsın ve sıcaktan zarar görmezsin."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Orada susuz kalmazsın ve sıcaktan zarar görmezsin.

Gültekin Onan

Ve gerçekten sen burada susamayacaksın ve güneş altında yanmayacaksın da."

Hasan Basri Çantay

"Ve sen hakıykaten burada susamayacaksın, Güneş (in sıcağı altında da) kalmayacaksın".

İbni Kesir

Orada ne susarsın, ne de güneşte yanarsın.

Mehmet Alagaş

(115-123) Önceden Adem'den bir söz almıştık, unuttu. (Şeytanı dost edinmeyecekti) Onu Azimli bulmadık. Meleklere Adem'e secde edin dediğimiz vakit, İblis hariç secde ettiler, di klendi. Biz de dedik ki Ey Âdem muhakkak ki işte bu, senin ve zevcenin düşmanıdır. Her ikinizi isyan ettirip de cennetten çıkarmasın . Orada acıkmayacaksın, çıplak kalmayacaksın, susamayacak ve de güneşten dolayı yanmayacaksın. Şeytan ona vesvese verdi ve dedi ki Ey Âdem sana ebedilik ağacını ve yok olmayacak saltanatı ispat edeyim mi? İkisi de ondan yedi ve ikisine de avret yerleri belirdi , her ikisi de cennet yapraklarından üzerlerine yamamaya başladılar, Âdem Rabbine asi oldu ve azdı. Yine de Rabbi onu seçti ve de tövbesini kabul etti, onu doğru yola yönlendirdi. Şimdi hep birlikte / topluca oradan birbirinize düşman olarak inin dedi. Eğer ki sizlere benden bir yönlendirme / rehberlik gelir de sizden kim de bu yönlendirmeye tabi olursa artık sapmaz ve isyan etmez.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ne susuzluk hissedersin, ne de Güneşin sıcağında kalırsın.

Süleyman Ateş

"Ve sen susamayacaksın, kuşluk vakti güneşi(nin ısısı)ndan etkilenmeyeceksin."

Süleymaniye Vakfı

Burada susuzluk çekmez, güneş altında da kalmazsın."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Burada susuz kalmaz, güneş ışığından etkilenmezsin."

Şaban Britch

Ne susuzluk hissedersin, ne de güneşin sıcağında kalırsın

Şaban Piriş

Ne susuzluk hissedersin ne de güneşte yanarsın.

Yaşar Nuri Öztürk

"Ve sen burada ne susayacaksın ne de güneşten yanacaksın."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"Nor shall you suffer thirst nor be exposed to the parching heat of the sun".

Abdul Haleem

be thirsty, or suffer the heat of the sun.’

Abdullah Yusuf Ali

"Nor to suffer from thirst, nor from the sun's heat."

Abul A'la Maududi

nor face thirst or scorching heat." dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is the explanation of the distress which they had to undergo immediately after their expulsion from the Garden. Here instead of mentioning the high and perfect blessings of the Garden, only four basic necessities of life have been stated, namely, food, drink, dress, and shelter, as if to say: In the Garden you are being supplied with all these necessities without any labor from you. But if you succumb to the temptations and seduction of Satan, you will be totally deprived not only of these facilities but also of the higher blessings of the Garden. In that case, you will have to work so hard for these necessities that very little energy and time and leisure will be left with you to strive for higher aims of life.

Aisha Bewley

You will not go thirsty in it or burn in the sun. ’

Al-Hilali & Khan

And you (will) suffer not from thirst therein nor from the sun’s heat.

Ali Quli Qarai

Indeed you will neither be thirsty in it, nor suffer from the sun. ’

Amatul Rahman Omar

`And that here you shall feel no thirst nor will you be exposed to the sun. '

Arthur John Arberry

neither to thirst therein, nor to suffer the sun. '

Bijan Moeinian

"Here you will never suffer from thirst nor from the sun’s heat. "

E. Henry Palmer

and, verily, thou shalt not thirst therein, nor feel the noonday heat!'

Edip-Layth

"There you will not go thirsty nor suffer from heat."

George Sale

And there is also a provision made for thee, that thou shalt not thirst therein, neither shalt thou be incommoded by heat.

Hamid S. Aziz

Verily, you have not to be hungry there, nor naked.

Mahmoud Ghali

And that you neither thirst therein, nor suffer the heat (of the sun). "

Marmaduke Pickthall

And that thou thirstest not therein nor art exposed to the sun's heat.

Mohamed Ahmed - Samira

Nor thirst nor exposure to the sun. "

Muhammad Asad

and that thou shalt not thirst here or suffer from the heat of the sun. "

Mustafa Khattab

nor will you ˹ever˺ suffer from thirst or ˹the sun’s˺ heat."[1]

Progressive Muslims

"And you will have in it that you will not go thirsty nor suffer from heat. "

Rashad Khalifa

"Nor will you thirst therein, nor suffer from any heat."

Sahih International

And indeed, you will not be thirsty therein or be hot from the sun. "

Sam Gerrans

“And that thou suffer neither thirst therein, nor the heat of the sun.”

Shabbir Ahmed

"Neither do you go thirsty, nor are you exposed to the burning sun. " (Well provided with food, clothing, shelter, the basic needs).

Syed Vickar Ahamed

"And not to suffer from thirst, nor from the suns heat. "

Taqi Usmani

and you will not be thirsty, nor will you be exposed to sun."

The Monotheist Group

"And you will have in it that you will not go thirsty nor suffer from heat."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 119. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 119. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 119. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩