Tâhâ suresi

Tâhâ suresi, 88. ayet

Tâhâ suresi, 88. ayet. فَأَخْرَجَ لَهُمْ عِجْلًا جَسَدًا لَّهُۥ خُوَارٌ فَقَالُوا۟ هَٰذَآ إِلَٰهُكُمْ وَإِلَٰهُ مُوسَىٰ فَنَسِىَ

feaḫrace lehüm `iclen cesedel lehû ḫuvârun feḳâlû hâẕâ ilâhüküm veilâhü mûsâ fenesî.

Diyanet İşleri

Böylece (Samiri) onlar için böğürmesi olan bir buzağı heykeli ortaya çıkardı. (Samiri ve adamları) "Bu sizin de ilahınızdır, Musa'nın da ilahıdır. Öyle iken Musa, (ilahını burada) unuttu (da onu Tur'da aramaya gitti)" dediler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tâhâ 85–91 · surenin 88. ayeti / 135
  1. Tâhâ 85

    Allah, "Şüphesiz, biz senden sonra halkını sınadık; Samiri onları saptırdı" dedi.

  2. Tâhâ 86

    Bunun üzerine Musa, öfke dolu ve üzgün bir halde halkına döndü. "Ey kavmim! Rabbiniz, size güzel bir vaadde bulunmadı mı? (Ayrılışımdan sonra) çok zaman mı geçti, yoksa üzerinize Rabbinizden bir gazap inmesini mi istediniz de bana verdiğiniz söze uymadınız (ve buzağıya taptınız)?" dedi.

  3. Tâhâ 87

    Şöyle dediler: "Sana verdiğimiz sözden kendi isteğimizle caymış değiliz. Fakat biz Mısır halkının mücevheratından yüklü miktarlarda takınmıştık. İşte onları ateşe attık. Samiri de aynı şekilde attı."

  4. 88

    Böylece (Samiri) onlar için böğürmesi olan bir buzağı heykeli ortaya çıkardı. (Samiri ve adamları) "Bu sizin de ilahınızdır, Musa'nın da ilahıdır. Öyle iken Musa, (ilahını burada) unuttu (da onu Tur'da aramaya gitti)" dediler.

  5. Tâhâ 89

    Onlar bu heykelin, sözlerine karşılık vermediğini, kendilerinden hiçbir zararı uzaklaştıramayacağını ve onlara hiçbir fayda sağlayamayacağını görmezler mi?

  6. Tâhâ 90

    Andolsun, Harun onlara daha önce şöyle demişti: "Ey kavmim! Siz bununla yalnızca imtihan edildiniz. Doğrusu sizin Rabbiniz ancak Rahman'dır. Öyleyse bana uyun ve emrime itaat edin."

  7. Tâhâ 91

    Onlar da, "Musa bize dönünceye kadar buzağıya ibadet etmeye devam edeceğiz" dediler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 87–88. ayetler için yazılmıştır.

87-88. Yani onlar, Mûsâ’ya şöyle demişlerdi: Biz bu işi kasten ve kendi tercihimizle yapmadık. Bu işi yapmamıza iten sebep şudur: Biz o kıpti kavmin, bizde ödünç bulunan zinet eşyasından dolayı günah işlemiş olacağımızdan çekindik. Zira nakledildiğine göre İsrailoğulları kıptilerden çok miktarda ödünç zinet eşyası almışlardı. Mısır’dan çıktıklarında bu süs eşyaları beraberlerinde idi. Mûsâ, yanlarından ayrıldığında bu zinet eşyalarını -geri döndüğünde bu hususta görüşünü almak üzere- bir araya getirip toplamışlardı. Sâmirî, Firavun ve kavminin suda boğuldukları gün -ileride geleceği üzere- Rasûlün/Cebrail’in atının ayak izini görmüştü. Nefsi ona onun izinden bir avuç almaya teşvik etti. Bu aldığı bir avuç toprağı bir şeyin üzerine bıraktı mı canlanıveriyordu. Bu, onun için bir imtihan idi. İşte Sâmirî bu sayede “onlara böğüren bir buzağı heykeli yaptı.” Sâmirî ve ona uyanlar diğerlerine dediler ki: “Musa, Rabbini aramaya gitti; halbuki onun Rabbi işte buradadır. Ama o, onu unuttu.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Samiri, bu süs eşyalarından İsrailoğulları için ruhu olmayan bir buzağı heykeli yaptı. Bu heykelin inek böğürmesi gibi sesi vardı. Samiri'nin yaptığı ile fitneye maruz kalanlar: "İşte bu sizin ve Musa -aleyhisselam-'ın ilahıdır. O'nu burada unutup bırakmıştır." dediler.

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَأَخْرَجَ feehrace sonra ortaya çıkardı kök: خرج
  2. لَهُمْ lehum onlara
  3. عِجْلًۭا iclen bir buzağı kök: عجل
  4. جَسَدًۭا ceseden heykeli kök: جسد
  5. لَّهُۥ lehu onun
  6. خُوَارٌۭ huvarun böğürmesi olan kök: خور
  7. فَقَالُوا۟ fe kalu dediler ki kök: قول
  8. هَـٰذَآ haza bu
  9. إِلَـٰهُكُمْ ilahukum sizin tanrınız kök: اله
  10. وَإِلَـٰهُ ve ilahu ve tanrısıdır kök: اله
  11. مُوسَىٰ musa Musa'nın
  12. فَنَسِىَ fenesiye fakat o unuttu kök: نسي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خور (2 geçiş) · Aynı kök: جسد (4 geçiş) · Aynı kök: عجل (47 geçiş)

    Musa'nın kavmi onun (Tur'a gitmesinin) ardından, ziynet eşyalarından, böğürmesi olan bir buzağı heykeli (yaparak ilah) edindiler. Onun kendileriyle…

  • Aynı kök: جسد (4 geçiş)

    Biz, onları yemek yemez bir beden yapısında yaratmadık. Onlar ölümsüz de değillerdi.

  • Aynı kök: جسد (4 geçiş)

    Andolsun, biz Süleyman'ı imtihan ettik. Tahtının üstüne bir ceset bıraktık. Sonra tövbe edip bize yöneldi.

  • Aynı kök: نسي (45 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Musa, şöyle dedi: "Onlar hakkındaki bilgi Rabbimin katında bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da yazılı)dır. Rabbim, yanılmaz ve unutmaz."

  • Aynı kök: عجل (47 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.

  • Aynı kök: عجل (47 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün…

  • Aynı kök: عجل (47 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Musa, kavmine kızgın ve üzgün olarak döndüğünde, "Benden sonra arkamdan ne kötü işler yaptınız! Rabbinizin emrini beklemeyip acele mi ettiniz?" dedi.…

  • Aynı kök: نسي (45 geçiş)

    Siz Kitab'ı (Tevrat'ı) okuyup durduğunuz halde, kendinizi unutup başkalarına iyiliği mi emrediyorsunuz? (Yaptığınızın çirkinliğini) anlamıyor musunuz?

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

71 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Samiri), onlar için (önlerine), boğuk bir sese sahip ceset şeklinde bir buzağı heykeli çıkarmıştı. dipnot 1 (Birbirlerine) "İşte bu, sizin de Musa'nın da ilahıdır. Fakat Musa (bunu) unuttu!" demişlerdi.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: A‘râf 7:148. Bu iki ayette sözü edilen [‘ıcl], yani takılardan eritilip üretilen "madeni buzağı heykeli"nin bir hayvan cesedi suretinde olduğu anlaşılmaktadır. Zira kelimenin sıfatı konumundaki [cesed] kelimesi "ceset, beden" anlamına gelmektedir. Bu arada cesedin [huvâr] özelliğinde olduğu da ifade edilerek ses çıkardığı anlatılmaktadır. Maden eriyiklerinden yapılan bu buzağı sureti, muhtemelen baş ile kuyruk kısmı rüzgâr geçirecek ve ses çıkaracak şekilde yapılmıştı.

Mustafa İslamoğlu

Derken o onların önüne, böğürme sesi çıkaran bir inek yavrusu heykeli çıkarttı. Daha sonra da (birbirlerine) "İşte sizin de ilahınız Musa'nın ilahı buydu; fakat o unuttu!" dediler.

Muhammed Esed

Fakat sonra, (onların Musa'ya anlattıklarına göre, Samiri) onlara (erimiş altından), böğüren bir buzağı heykeli yapıp çıkardı; ve bunun üzerine onlar da (birbirlerine:) "İşte sizin tanrınız da, Musa'nın tanrısı da budur; ne var ki, o (geçmişini) unuttu!" dediler.

Ahmed Hulusi

(Samiri) onlar için böğürebilen bir buzağı heykeli oluşturdu. . . Bunun üzerine dediler ki: "İşte bu hem sizin tanrınız ve hem de Musa'nın tanrısıdır; fakat Musa unuttu!"

Ali Bulaç

Böylece onlara böğüren bir buzağı heykeli döküp çıkardı, "İşte, sizin ve ilahınız, Musa'nın ilahı budur; fakat (Musa) unuttu" dediler.

Ali Özek ve heyeti

Bu adam, onlar için, böğürebilen bir buzağı heykeli icat etti. Bunun üzerine: İşte! dediler, bu sizin de, Musa'nın da ilahıdır. Fakat onu unuttu.

Ali Rıza Safa

"Böylece, böğürmesi olan bir buzağı heykeli yapıp çıkardıktan sonra; ‘Sizin tanrınız ve Musa'nın tanrısı, işte budur; bu arada unuttu!' dediler!" dipnot 256

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 256
    Tevrat ayetlerinde buzağıyı yapan kişi, Harun olarak yazılmıştır. İsrailoğullarının buzağıya tapmaları, Tevrat ve Zebur ayetlerinde, şöyle yazılıdır: Tevrat, Mısır'dan Çıkış 32:1-4; "Halk, Musa'nın geciktiğini görünce, Harun'un çevresine toplandı. Şöyle dediler: ‘Musa'ya ne olduğunu bilmiyoruz. Bize öncülük edecek bir ilah yap.' Harun ‘Karılarınızın, oğullarınızın, kızlarınızın kulağındaki altın küpeleri çıkarıp bana getirin!' dedi. Herkes kulağındaki küpeyi çıkarıp Harun'a getirdi. Harun altınları topladı; buzağı biçiminde dökme bir put yaptı. Halk, şöyle dedi: ‘Ey İsrailliler! Sizi Mısır'dan çıkaran tanrınız budur.'" Zebur,
    Mezmurlar 106:19-23 — Eski Ahit, Mezmurlar; alıntıyı aç

    Eski Ahit · Mezmurlar 106:19

    Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, 2 Dökme bir puta tapındılar.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ; "Bir buzağı heykeli yaptılar; dökme bir puta tapındılar. Allah'ın yüceliğini, ot yiyen öküz putuna değiştiler. Kendilerini kurtaran Allah'ı, Mısır'da yaptığı büyük işleri, Ham ülkesinde yarattığı harikaları, Kızıldeniz kıyısında yaptığı müthiş işleri unuttular. Allah, bu yüzden onları yok edeceğini söyledi. Ama seçkin kulu Musa, O'nun önündeki gedikte durarak, yok edici öfkesinden vazgeçirdi."

Bayraktar Bayraklı

Samiri onlara, böğüren bir buzağı heykeli yaptı. Bunun üzerine, "İştebu, sizin de Musa'nın da tanrısıdır. Fakat o bunu unuttu"dediler.

Edip Yüksel

Onlar için, böğüren bir buzağı heykeli çıkardı. "İşte sizin ve Musa'nın tanrısı budur, fakat o (Musa) unuttu" dediler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlar için, böğüren bir buzağı heykeli çıkardı. 'İşte sizin ve Musa'nın tanrısı budur, fakat o (Musa) unuttu,' dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Derken onlara, böğürmesi olan bir dana heykeli çıkardı. Bunun üzerine: "İşte bu, sizin ilahınız ve Musa'nın ilahıdır; fakat o, bunu unuttu." dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

(87-88) Biz dediler, senin va'dine kendiliğimizden hulfetmedik ve lakin o kavmin ziynetinden bir takım ağırlıklar yüklenmiş idik, onları ateşe attık, kezalik Samiri de bıraktı derken onlara bir dana, böğürmesi var bir cesed çıkardı, bunun üzerine dediler ki işte bu sizin ilahınız ve Musanın ilahı fakat unuttu

Erhan Aktaş

Böylece onlara böğürmesi olan bir boğa dipnot 1 cesedi dipnot 2 çıkardı. Ve onlara: "Bu sizin de ilahınız Musa'nın da. Ancak Musa onu unuttu. dipnot 3 " dediler. dipnot 4

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Buzağı/Boğa Mısır halkı için tanrısal güç, kudret ve ihtişam ifade eden bir semboldü/ilahtı.
  2. metne dön, dipnot 2
    Boğa figürü, heykeli.
  3. metne dön, dipnot 3
    İlahımızı bıraktı da dağların yamacında ilah aramaya çıktı.
  4. metne dön, dipnot 4
    Düşünme, anlama, kavrama ve bilinçten yoksun bir zihin yapısının soyut bir varlığa iman etmesi, inanmada tutarlılık ve süreklilik göstermesi zordur. Bilinçten yoksun olan insanlar, soyut olan bu inanç yapısına bağlılığını sürdüremez ve onu gözle göreceği elle dokunabileceği bir formda somut hale getirerek onu inanç nesnesi yapar. Boş kafalar inanacakları şeyleri somutlaştırmak eğilimindedir. Böylece soyut olan Allah inancı somutlaşarak şirke dönüşmeye başlar. Musa'yla birlikte hareket edenlerin içine düştükleri durum bunu çok güzel tanımlamaktadır. Burada aklın ve düşünmenin devre dışı bırakılmasının çok güzel bir örneğini görmekteyiz. Günümüz inanç dünyasında, buzağının yerini "şeyh, evliya, alim vb." figürlerin almasında bu zihinsel travmanın çok önemli etkisi vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Böylece onlara böğürmesi olan bir boğa dipnot 1 cesedi dipnot 2 çıkardı. Ve onlara: "Bu sizin de ilahınız Musa'nın da. Ancak Musa onu unuttu." dipnot 3 dediler. dipnot 4

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Buzağı/Boğa Mısır halkı için tanrısal güç, kudret ve ihtişam ifade eden bir semboldü/ilahtı.
  2. metne dön, dipnot 2
    Boğa figürü, heykeli.
  3. metne dön, dipnot 3
    İlahımızı bıraktı da dağların yamacında ilah aramaya çıktı.
  4. metne dön, dipnot 4
    Düşünme, anlama, kavrama ve bilinçten yoksun bir zihin yapısının soyut bir varlığa iman etmesi, inanmada tutarlılık ve süreklilik göstermesi zordur. Bilinçten yoksun olan insanlar, soyut olan bu inanç yapısına bağlılığını sürdüremez ve onu gözle göreceği elle dokunabileceği bir formda somut hale getirerek onu inanç nesnesi yapar. Boş kafalar inanacakları şeyleri somutlaştırmak eğilimindedir. Böylece soyut olan Allah inancı somutlaşarak şirke dönüşmeye başlar. Musa'yla birlikte hareket edenlerin içine düştükleri durum bunu çok güzel tanımlamaktadır. Burada aklın ve düşünmenin devre dışı bırakılmasının çok güzel bir örneğini görmekteyiz. Günümüz inanç dünyasında, buzağının yerini "şeyh, evliya, alim vb." figürlerin almasında bu zihinsel travmanın çok önemli etkisi vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Böylece onlara böğürmesi olan bir boğa dipnot 1 cesedi dipnot 2 çıkardı. Ve onlara: "Bu sizin de ilahınız Musa'nın da. Ancak Musa onu unuttu." dipnot 3 dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Buzağı/Boğa Mısır halkı için tanrısal güç, kudret ve ihtişam ifade eden bir semboldü/ilahtı.
  2. metne dön, dipnot 2
    Boğa figürü, heykeli.
  3. metne dön, dipnot 3
    İlahımızı bıraktı da dağların yamacında ilah aramaya çıktı.

Gültekin Onan

Böylece onlara böğüren bir buzağı heykeli döküp çıkardı, "işte, sizin de tanrınız Musa'nın da tanrısı budur; fakat (Musa) unuttu" dediler.

Hasan Basri Çantay

Hulasa: "O, kendilerine böğüren bir buzağı heykeli (döküb) çıkarmışdı. (Gerek o, gerek avenesi): "İşte sizin de, Musanın da Tanrısı budur! Fakat (Musa) unutdu" demişlerdi.

İbni Kesir

Derken o, kendilerine böğüren bir buzağı heykeli çıkarmıştı. Dediler ki: İşte bu, sizin de, Musa'nın da tanrısıdır. Fakat o, unuttu.

Mehmet Alagaş

(77-98) Musa'ya kullarımı yürütmesi için vahyettik, vur! onlar için denizde kuru bir yol aç. Yakalanmaktan korkmayın ve de ürpermeyin. Firavun ve ordusu onları taki p etti. Onları denizden ne kaplayacaksa sarıp kapladı. Firavun ordusunu saptırdı, onlar da yolu bulamadılar. Ey İsrail oğulları sizi düşmanlarınızdan kurtardık. Sizle Tur'un sağ tarafında vaatleştik, size helva ve bıldırcın indirdik. Sizi rızıklandırdıklarımızın hoş olanlarından yiyin, bu konuda taşkınlık etmeyin yoksa üzerinize öfkem / gazabım size uyg un hale gelir / helal olur. Kim azabım a uygun hale gelirse artık boşlu ğa dönüşür. Ben vazgeçip salih amel işleyeni ve sonrasında doğruya yöneleni her defasında bağışlayanım. Soy topluluğun / Kavmin konusunda seni acele ettiren nedir ? Ey Musa! Dedi ki işte onlar izim üzere ler, acelem de hoşnut olman / razılığını kazanmak için Rabbim sanadır. Dedi ki senden sonra biz kavmini sınadık, samiri onları saptırdı. Musa kavmine yakıştıramamış halde ve öfkeli bir şekilde geri döndü. Dedi ki Ey kavmim Rabbinizden size güzel bir vaatte bulunulmadı mı? V aatleşmede ki süre mi uz un geldi? Ya da muradınız Rabbinizden öfke sinin gelmesi mi? ki sözleşmemizden caydınız? Sana olan vaadimizden caymadık lakin biz kavmin ziynet eşyalarından yüklenmiştik işte onları ateşe fırlatıp attık, samiri de aynı şekilde ateşe bıraktı dediler. Onlardan bir buzağı bedeni / cesedi çıkardı onun böğürmesi de vardı, dediler ki sizin ilahınız da ve Musa ’nın unuttuğu ilah da bu işte. Peki görmüyorlar mı ki onlara bir söz geri döndüremi yor, onlara zarara yahut faydaya güç yetiremiyor. Kesin olan şu ki öncesinde Harun onlara ey kavmim bununla sınanıyorsunuz, Rabbiniz acıyandır bana uyun emirime boyun eğin diye söylemişti. Musa gelinceye kadar adanmış bir şekilde / tutkun bir şekilde bunu yapmaya / buzağıya tapmaya devam edeceğiz dediler. dedi ki Ey Harun sen onların sapıttığını gördüğünde sana ne engel oldu / ne mâni oldu da bana uymadın, emrime baş mı kaldırdın? isyan mı ettin? Dedi ki ey anamın oğlu sakalımı da başımı da tutma. Gerçekten ben, niye sözümü gözetmedin de İsrail oğulları arasında ayrılık çıkardın ? demenden ürktüm. Peki ya, senin amacın neydi ey samiri? Dedi. Onların göremedikleri şeyleri ben gördüm dedi. Ve de Resul'ün izinden bir avuç avuçladım. Onu da Ateşe attım böyle bir şey i yapmaya beni nefsim sürükleyiverdi. Dedi ki git! muhakkak ki sen hayatında artık temas yok diyeceksin, sana vaat edilene de muhalefet edilmeyecek, t utkulu bir şekilde üzerinde ısrar ettiğin ilahına bir bak, muhakkak onu yakacağız tozunu Derya'ya savur acağız. Sizin ilahınız kesinlikle Allah'tır ve ondan başka ilah ta yoktur, her şeyi ilmen kaplamıştır. Bu şekilde sana, geçmişte öne çıkan haberleri anlatıyoruz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Böylece o, kendilerine böğüren bir buzağı heykeli çıkardı ve: "Bu, sizin ilahınızdır, Mûsâ’nın da ilahıdır. Fakat o unuttu." dediler.

Süleyman Ateş

Onlara, böğürmesi olan bir buzağı heykeli ortaya çıkardı. Dediler ki, "Bu sizin de tanrınız, Musa'nın da tanrısıdır, fakat o unuttu".

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sonra Samiri (ateşten dipnot 1 ) onlara böğürebilen bir buzağı heykeli çıkarmıştı. Bunun üzerine şöyle demişlerdi: "Bu sizin ilahınızdır (tanrınızdır). Musa'nın da ilahıdır ama o, onu unuttu."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    ...

Şaban Britch

Böylece o, kendilerine böğüren bir buzağı heykeli çıkardı ve: Bu, sizin ilahınızdır, Musa’nın da ilahıdır. Fakat o unuttu, dediler.

Şaban Piriş

Böylece o, kendilerine böğüren bir buzağı heykeli çıkardı ve: -Bu, sizin ilahınızdır, Musa'nın da ilahıdır. Fakat o unuttu, dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

Samiri onlar için, böğürmesi olan bir buzağı heykeli çıkardı. Dediler ki: "Bu, hem sizin hem de Musa'nın tanrısıdır. Ama Musa unuttu."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And he fashioned it -the melted gold- in the shape of a calf's body -like the bull of Osiris in the city of Memphis, Egypt- which mowed like cattle when down wind. No sooner did they see a golden Calf emitting a sound than they forgot Allah Who delivered them and gave themselves up to the calf as the object of worship saying to each other: "This is your Ilah, the Ilah of Mussa whom he forgot, and by consequence he missed his way.

Abdul Haleem

but he [used the molten jewellery to] produce an image of a calf which made a lowing sound, and they said, ‘This is your god and Moses’ god, but he has forgotten.’

Abdullah Yusuf Ali

"Then he brought out (of the fire) before the (people) the image of a calf: It seemed to low: so they said: This is your god, and the god of Moses, but (Moses) has forgotten!"

Abul A'la Maududi

and brought out of there (from the molten gold) the effigy of a calf that lowed." The people cried out: "This is your deity and the deity of Moses, whom Moses has forgotten."

Aisha Bewley

Then he produced a calf for them, a physical form which made a lowing sound. So they said, ‘This is your god – and Musa’s god as well, but he forgot.’

Al-Hilali & Khan

Then he took out (of the fire) for them (a statue of) a calf which seemed to low. They said: "This is your ilâh (god), and the ilâh (god) of Mûsâ (Moses), but he [Mûsâ (Moses)] has forgotten (his god).’"

Ali Quli Qarai

Then he produced for them a calf —a [lifeless] body with a low— and they said, This is your god and the god of Moses, so he forgot!

Amatul Rahman Omar

Then (it came to pass that) he (- Sâmirî) produced (an effigy of) a calf for the people (to worship), a mere body (without a soul) which emitted a lowing sound. And then they (- Sâmirî and his followers) said, `This is your god as well as that of Moses,' so he (- Sâmirî) gave up (the religion of Moses).

Arthur John Arberry

(Then he brought out for them a Calf, a mere body that lowed; and they said, 'This is your god, and the god of Moses, whom he has forgotten. '

Bijan Moeinian

Thus Sumerian made for them a statue of a calf which would make a sound. Then people cried: "This is your Lord and the Lord of Moses; how senile of Moses!"

E. Henry Palmer

and he brought forth for the people a corporeal calf which lowed. ' And they said, 'This is your god and the god of Moses, but he has forgotten!'

Edip-Layth

He then produced for them a statue of a calf that emitted a sound. So they said, "This is your god and the god of Moses, but he had forgotten!"

George Sale

and he produced unto them a corporeal calf, which lowed. And al Sameri and his companions said, this is your god, and the god of Moses; but he hath forgotten him, and is gone to seek some other.

Hamid S. Aziz

They said, "We have not broken our promise to you of our own accord. But we were made to carry the load of the ornaments of the people, and we hurled them (into the fire). That was what As-Samiri bid us.

Mahmoud Ghali

Then he brought out for them a corporeal calf that had a lowing (voice); so they said, "This is your god, and the god of Mûsa, (Moses) yet he has forgotten. "

Marmaduke Pickthall

Then he produced for them a calf, of saffron hue, which gave forth a lowing sound. And they cried: This is your god and the god of Moses, but he hath forgotten.

Mohamed Ahmed - Samira

Then he produced the image of a calf which mooed like a cow. And they said: 'This is your god and the god of Moses (whom) he has neglected."

Muhammad Asad

But then, [so they told Moses, the Samaritan] had produced for them [out of the molten gold] the effigy of a calf, which made a lowing sound; and thereupon they said [to one another], "This is your deity, and the deity of Moses-but he has forgotten [his past]

Mustafa Khattab

Then he moulded for them an idol of a calf that made a lowing sound. They said, "This is your god and the god of Moses, but Moses forgot ˹where it was˺!"

Progressive Muslims

He then produced for them a statue of a calf that emitted a sound. So they said: "This is your god and the god of Moses, but he had forgotten!"

Rashad Khalifa

He produced for them a sculpted calf, complete with a calf's sound . They said, "This is your god, and the god of Moses." Thus, he forgot.

Sahih International

And he extracted for them [the statue of] a calf which had a lowing sound, and they said, "This is your god and the god of Moses, but he forgot. "

Sam Gerrans

And he brought forth for them a calf as a body that lowed; and they said: “This is your god, and the god of Moses, but he forgot.”

Shabbir Ahmed

Then As-Samiri (experienced in sculpting) made the effigy of a calf. It even brought forth a lowing sound with wind or when blown into. So they said, "This is your god, and the god of Moses, but he has forgotten."

Syed Vickar Ahamed

"Then he (As-Samiri) brought out (of the fire) the image of a calf before the (people): It seemed to moo (like a low noise of a cow): So they said: ‘This is your god, and the god of Musa (Moses), but he (Musa) has forgotten (his god)!’ "

Taqi Usmani

Then he brought forth for them a calf, which was (merely) a body with a lowing sound. Then they said, "This is your god and the god of Mūsā, and he (Mūsā) erred."

The Monotheist Group

He then produced for them a sculpture of a calf that emitted a cry. So they said: "This is your god and the god of Moses, but he had forgotten!"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 88. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 88. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 88. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩