Diyanet İşleri
Onlar da, "Musa bize dönünceye kadar buzağıya ibadet etmeye devam edeceğiz" dediler.
Tâhâ suresi
Tâhâ suresi, 91. ayet. قَالُوا۟ لَن نَّبْرَحَ عَلَيْهِ عَٰكِفِينَ حَتَّىٰ يَرْجِعَ إِلَيْنَا مُوسَىٰ
ḳâlû len nebraḥa `aleyhi `âkifîne ḥattâ yerci`a ileynâ mûsâ.
Onlar da, "Musa bize dönünceye kadar buzağıya ibadet etmeye devam edeceğiz" dediler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Buzağı ve Sâmirî Tâhâ 83–98 3
Böylece (Samiri) onlar için böğürmesi olan bir buzağı heykeli ortaya çıkardı. (Samiri ve adamları) "Bu sizin de ilahınızdır, Musa'nın da ilahıdır. Öyle iken Musa, (ilahını burada) unuttu (da onu Tur'da aramaya gitti)" dediler.
Onlar bu heykelin, sözlerine karşılık vermediğini, kendilerinden hiçbir zararı uzaklaştıramayacağını ve onlara hiçbir fayda sağlayamayacağını görmezler mi?
Andolsun, Harun onlara daha önce şöyle demişti: "Ey kavmim! Siz bununla yalnızca imtihan edildiniz. Doğrusu sizin Rabbiniz ancak Rahman'dır. Öyleyse bana uyun ve emrime itaat edin."
Onlar da, "Musa bize dönünceye kadar buzağıya ibadet etmeye devam edeceğiz" dediler.
(92-93) Musa, (Tur'dan dönünce) şöyle dedi: "Ey Harun! Saptıklarını gördüğün zaman bana uymana ne engel oldu? Yoksa emrime karşı mı geldin?"
Harun: "Ey anam oğlu! Saçımı sakalımı çekme. Şüphesiz ben, İsrailoğullarının arasını açtın, sözüme uymadın demenden korktum" dedi.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 90–91. ayetler için yazılmıştır.
90-91. Yani onlar, buzağıyı ilâh edinmekte mazur değildiler. Her ne kadar ona ibadet etmek hususunda (acaba ona ibadet edilir mi türünden) bir şüpheye maruz kalsalar da bu gerçeği değiştirmez. Zira Hârûn, onlara bu işi yapmamalarını emretmiş, bunun kendileri için bir sınama aracı olduğunu bildirmiş, gerçek Rablerinin görünen ve görünmeyen her türlü nimeti bağışlayan ve her türlü zararı gideren Rahmân olduğunu, Yüce Allah’ın onlara peygamberine uymalarını ve buzağıya tapmaktan uzak durmalarını emretmiş olduğunu hatırlattığı halde onlar, bunu kabul etmediler. Aksine: “Mûsâ bize dönünceye kadar biz, ona ibadetten asla ayrılmayacağız.” dediler.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Buzağıya ibadet etmek ile imtihan olanlar şöyle dediler: "Musa -aleyhisselam- bize dönene kadar ona ibadet etmeye devam edeceğiz."
Aynı kıssa: Hz. Hârûn · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: رجع (104 geçiş)
Musa, kavmine kızgın ve üzgün olarak döndüğünde, "Benden sonra arkamdan ne kötü işler yaptınız! Rabbinizin emrini beklemeyip acele mi ettiniz?" dedi.…
Aynı kök: برح (3 geçiş)
Ondan ümitlerini kesince, kendi aralarında konuşmak üzere bir kenara çekildiler. Büyükleri dedi ki: "Babanızın Allah adına sizden söz aldığını, daha…
Aynı kök: برح (3 geçiş)
Hani Musa, beraberindeki gence şöyle demişti: "İki denizin birleştiği yere varıncaya kadar durmayacağım, ya da uzun zaman gideceğim."
Aynı kök: عكف (9 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Musa, "Çekil git! Artık sen hayatın boyunca (hastalanıp) "Bana dokunmak yok!" diyeceksin. Senin için, asla kaçamayacağın bir ceza daha var. Hele şu…
Aynı kıssa: Hz. Hârûn · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Musa'ya otuz gece süre belirledik, buna on (gece) daha kattık. Böylece Rabbinin belirlediği vakit kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun'a,…
Aynı kıssa: Hz. Hârûn · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
(Musa), "Ey Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla. Bizi kendi rahmetine sok. Sen, merhametlilerin en merhametlisisin" dedi.
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: رجع (104 geçiş)
"Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve "size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?" diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin…
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: رجع (104 geçiş)
Bunun üzerine Musa, öfke dolu ve üzgün bir halde halkına döndü. "Ey kavmim! Rabbiniz, size güzel bir vaadde bulunmadı mı? (Ayrılışımdan sonra) çok…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Kavmi) "Musa bize dönünceye kadar (buzağı heykeline) boyun eğmeye devam edeceğiz!" demişti.
Onlar dediler ki: "Musa bize dönüp gelinceye kadar asla ona perestiş göstermekten geri durmayacağız!"
(Ama) onlar: "Asla" dediler, "Musa bize dönünceye kadar o'na tapınmaktan vazgeçmeyeceğiz!"
Dediler ki: "Musa bize geri dönene kadar, ona (buzağıya) tapınıp durmaya devam edeceğiz. "
Demişlerdi ki: "Musa bize geri gelinceye kadar ona (buzağıya) karşı bel büküp önünde eğilmekten kesinlikle ayrılmayacağız."
Onlar: Biz, dediler, Musa aramıza dönünceye kadar buna tapmaktan asla vazgeçmeyeceğiz!
"Musa dönünceye dek, ona yakarış yapmaya asla son vermeyeceğiz!" dediler.
Onlar, "Asla!" dediler. "Musa bize dönünceye kadar ona tapmaktan vazgeçmeyeceğiz."
"Musa gelinceye kadar ona hizmet etmeye devam edeceğiz" diye karşılık vermişlerdi.
'Musa gelinceye kadar ona tapmaya devam edeceğiz,' diye karşılık vermişlerdi.
Onlar: "Biz Musa bize dönünceye kadar onun başında durmaktan asla ayrılmayacağız!" dediler.
Biz dediler: bunun başına devam edip durmaktan asla ayrılmayız ta dönünciye kadar bize Musa
Halk, "Musa bize dönüp gelinceye kadar, kendimizi buzağıya adamaktan asla vazgeçmeyeceğiz." dedi.
Halk, "Musa bize dönüp gelinceye kadar, kendimizi buzağıya adamaktan asla vazgeçmeyeceğiz." dedi.
Halk "Musa bize dönüp gelinceye kadar, kendimizi buzağıya adamaktan asla vazgeçmeyeceğiz." dediler.
Demişlerdi ki: "Musa bize geri gelinceye kadar ona (buzağıya) karşı bel büküp önünde eğilmekten kesinlikle ayrılmayacağız."
Onlar ise: "Biz, demişlerdi, Musa bize dönüb gelinceye kadar o (buzağı) ya (tapmakda) kaaim ve daim olmakdan kat'iyyen ayrılmayacağız".
Onlar da: Musa bize dönene kadar, buna sarılmaktan asla vazgeçmeyeceğiz, demişlerdi.
(77-98) Musa'ya kullarımı yürütmesi için vahyettik, vur! onlar için denizde kuru bir yol aç. Yakalanmaktan korkmayın ve de ürpermeyin. Firavun ve ordusu onları taki p etti. Onları denizden ne kaplayacaksa sarıp kapladı. Firavun ordusunu saptırdı, onlar da yolu bulamadılar. Ey İsrail oğulları sizi düşmanlarınızdan kurtardık. Sizle Tur'un sağ tarafında vaatleştik, size helva ve bıldırcın indirdik. Sizi rızıklandırdıklarımızın hoş olanlarından yiyin, bu konuda taşkınlık etmeyin yoksa üzerinize öfkem / gazabım size uyg un hale gelir / helal olur. Kim azabım a uygun hale gelirse artık boşlu ğa dönüşür. Ben vazgeçip salih amel işleyeni ve sonrasında doğruya yöneleni her defasında bağışlayanım. Soy topluluğun / Kavmin konusunda seni acele ettiren nedir ? Ey Musa! Dedi ki işte onlar izim üzere ler, acelem de hoşnut olman / razılığını kazanmak için Rabbim sanadır. Dedi ki senden sonra biz kavmini sınadık, samiri onları saptırdı. Musa kavmine yakıştıramamış halde ve öfkeli bir şekilde geri döndü. Dedi ki Ey kavmim Rabbinizden size güzel bir vaatte bulunulmadı mı? V aatleşmede ki süre mi uz un geldi? Ya da muradınız Rabbinizden öfke sinin gelmesi mi? ki sözleşmemizden caydınız? Sana olan vaadimizden caymadık lakin biz kavmin ziynet eşyalarından yüklenmiştik işte onları ateşe fırlatıp attık, samiri de aynı şekilde ateşe bıraktı dediler. Onlardan bir buzağı bedeni / cesedi çıkardı onun böğürmesi de vardı, dediler ki sizin ilahınız da ve Musa ’nın unuttuğu ilah da bu işte. Peki görmüyorlar mı ki onlara bir söz geri döndüremi yor, onlara zarara yahut faydaya güç yetiremiyor. Kesin olan şu ki öncesinde Harun onlara ey kavmim bununla sınanıyorsunuz, Rabbiniz acıyandır bana uyun emirime boyun eğin diye söylemişti. Musa gelinceye kadar adanmış bir şekilde / tutkun bir şekilde bunu yapmaya / buzağıya tapmaya devam edeceğiz dediler. dedi ki Ey Harun sen onların sapıttığını gördüğünde sana ne engel oldu / ne mâni oldu da bana uymadın, emrime baş mı kaldırdın? isyan mı ettin? Dedi ki ey anamın oğlu sakalımı da başımı da tutma. Gerçekten ben, niye sözümü gözetmedin de İsrail oğulları arasında ayrılık çıkardın ? demenden ürktüm. Peki ya, senin amacın neydi ey samiri? Dedi. Onların göremedikleri şeyleri ben gördüm dedi. Ve de Resul'ün izinden bir avuç avuçladım. Onu da Ateşe attım böyle bir şey i yapmaya beni nefsim sürükleyiverdi. Dedi ki git! muhakkak ki sen hayatında artık temas yok diyeceksin, sana vaat edilene de muhalefet edilmeyecek, t utkulu bir şekilde üzerinde ısrar ettiğin ilahına bir bak, muhakkak onu yakacağız tozunu Derya'ya savur acağız. Sizin ilahınız kesinlikle Allah'tır ve ondan başka ilah ta yoktur, her şeyi ilmen kaplamıştır. Bu şekilde sana, geçmişte öne çıkan haberleri anlatıyoruz.
Onlar ise: "Mûsâ bize geri dönünceye kadar başında dikilip buna ibadet etmeye devam edeceğiz." dediler.
Dediler: "Musa bize dönünceye kadar buna tapmaktan vazgeçmeyeceğiz!"
Onlar ise "Musa dönüp gelene kadar boğa heykelinin karşısında saygıyla durmaktan vazgeçmeyeceğiz" demişlerdi dipnot 1 .
Onlar ise "Musa dönüp gelene kadar ondan ayrılmayacağız" demişlerdi.
Onlar ise: Musa bize geri dönünceye kadar buna ibadet etmeye devam edeceğiz, demişlerdi.
Onlar ise: -Musa bize geri dönünceye kadar buna sarılmaktan asla vazgeçmeyeceğiz, demişlerdi.
Onlar şöyle demişlerdi: "Musa bize dönünceye kadar ona tapıcılar olmakta devam edeceğiz."
But they said to him: "We will not renounce our devotion to it -the calf- until Mussa comes back to us".
but they replied, ‘We shall not give up our devotion to it until Moses returns to us.’
They had said: "We will not abandon this cult, but we will devote ourselves to it until Moses returns to us."
But they answered: "By no means shall we cease to worship it until Moses returns to us." dipnot 1
They said, ‘We will not stop devoting ourselves to it until Musa returns to us. ’
They said: "We will not stop worshipping it (i.e. the calf), until Mûsâ (Moses) returns to us."
They had said, ‘We will keep on clinging to it until Moses returns to us. ’
They said, `We will never give up to cleave to the worship of this (calf) until Moses returns to us. '
'We will not cease, ' they said, 'to cleave to it, until Moses returns to us. ')
Their response was: "We will not stop worshipping the cow until Moses comes back. "
They said, 'We will not cease to pay devotion to it until Moses come back to us. '
They said, "We will remain devoted to it until Moses comes back to us."
They answered, we will by no means cease to be devoted to its worship, until Moses return unto us.
Aaron had already, before this, said to them, "O my people! You are only being tried (or seduced) thereby; and, verily, your Lord is the Beneficent, so follow me and obey my bidding. "
They said, "We will never leave off consecrating ourselves to it, until M?s'a returns to us. "
They said: We shall by no means cease to be its votaries till Moses return unto us.
They said "So long as Moses does not come back we are not going to give it up, and we will remain devoted to it. "
[But] they answered: "By no means shall we cease to worship it until Moses comes back to us!"
They replied, "We will not cease to worship it until Moses returns to us."
They said: "We will remain devoted to it until Moses comes back to us. "
They said, "We will continue to worship it, until Moses comes back."
They said, "We will never cease being devoted to the calf until Moses returns to us. "
They said: “We will not cease to be devoted to it until Moses returns to us.”)
They said, "We will by no means cease worshiping it until Moses comes back to us. "
They had said (to Haroon): "We will not stop this worship, till Musa (Moses) returns to us. "
They said, "We will never cease to stay with it in devotion, until Mūsā returns to us."
They said: "We will remain devoted to it until Moses comes back to us."