Tâhâ suresi

Tâhâ suresi, 103. ayet

Tâhâ suresi, 103. ayet. يَتَخَٰفَتُونَ بَيْنَهُمْ إِن لَّبِثْتُمْ إِلَّا عَشْرًا

yeteḫâfetûne beynehüm il lebiŝtüm illâ `aşrâ.

Diyanet İşleri

(103-104) Aralarında birbirlerine "(Dünya'da) sadece on (gün) kaldınız" diye gizli gizli konuşacaklar. -Onların, hakkında konuşacakları şeyi biz daha iyi biliriz.- O vakit içlerinden en aklı başında olanları, "Siz sadece bir gün kaldınız" diyecektir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tâhâ 100–106 · surenin 103. ayeti / 135

Konu Geçmişin haberleri, kıyamet sahnesi ve Arapça Kur'an Tâhâ 99–114 3

  1. Tâhâ 100

    Kim ondan yüz çevirirse şüphesiz ki o, kıyamet gününde ağır bir günah yükü yüklenecektir.

  2. Tâhâ 101

    Onlar o günahın cezası içinde ebediyen kalacaklardır. Sura üfürüleceği gün, bu ağır yük onlar için ne kötü bir yüktür!

  3. Tâhâ 102

    O gün günahkarları, (gözleri korkudan donup) gömgök kesilmiş olarak haşredeceğiz.

  4. 103–104

    (103-104) Aralarında birbirlerine "(Dünya'da) sadece on (gün) kaldınız" diye gizli gizli konuşacaklar. -Onların, hakkında konuşacakları şeyi biz daha iyi biliriz.- O vakit içlerinden en aklı başında olanları, "Siz sadece bir gün kaldınız" diyecektir.

  5. Tâhâ 105

    (Ey Muhammed!) Sana dağların (kıyamet günündeki) halini soruyorlar. De ki: "Rabbim onları toz edip savuracak."

  6. Tâhâ 106

    "Onların yerlerini dümdüz, boş bir alan halinde bırakacaktır."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 102–104. ayetler için yazılmıştır.

102-104. Yani Sûra üfürülüp da insanlar kabirlerinden çıkacakları vakit herkes kendi durumuna uygun bir halde olacaktır: Takvâ sahipleri, Rahmân olan Allah’ın huzuruna konuk heyetler halinde toplanacaklardır. Günahkârlar ise korkudan, tedirginlikten ve susuzluktan renkleri mor, gözleri mavi olarak haşrolacaklardır. Kendi aralarında gizlice fısıldaşarak dünyadaki hayat sürelerinin kısalığını, âhiretin çabucak gelişini söz konusu edeceklerdir. Onlardan kimisi: “Siz (dünyada) ancak on gün kaldınız” diyecekler, kimisi başka şeyler söyleyecekler. Yüce Allah, onların gizlice konuşmalarını çok iyi bilir ve neler söylediklerini işitir. “Onların görüşçe en iyi olanları” yani bu süreyi değerlendirme konusunda doğruya en çok yaklaşanları “der ki: Siz ancak bir gün kaldınız.” Bu ifadelerle o kısacak zamanı nasıl boşa harcadıklarına, gaflet içinde oyalanarak kendilerine fayda veren şeylerden yüz çevirip zarar verecek şeylere yönelerek o günleri nasıl zayi ettiklerine dair duyacakları pişmanlığı dile getireceklerdir. Artık amellerin karşılığının görüleceği vakit gelmiş ve vaad olunan günün hak olduğu ortaya çıkmıştır. Pişmanlık duymaktan, ah vah edip ölüm gelsin diye dua etmekten başka bir şey kalmamıştır. Nitekim Yüce Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Siz yeryüzünde kaç yıl kaldınız? diyecek, onlar: Bir gün yahut bir günün bir bölümü kadar kaldık. Onu sayanlara sor, diyecekler. Buyuracak ki: Siz, ancak çok az bir süre kaldınız. Keşke bilmiş olsaydınız…” (el-Mü’minun 23/112-114)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Öldükten sonra Berzah aleminde on gece kaldınız diye birbirleri ile fısıldaşırlar.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَتَخَـٰفَتُونَ yetehafetune gizli gizli derler kök: خفت
  2. بَيْنَهُمْ beynehum kendi aralarında kök: بين
  3. إِن in
  4. لَّبِثْتُمْ lebistum kalmadınız kök: لبث
  5. إِلَّا illa başka
  6. عَشْرًۭا aşran on gün(den) kök: عشر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خفت (3 geçiş)

    De ki: "(Rabbinizi) ister Allah diye çağırın, ister Rahman diye çağırın. Hangisiyle çağırırsanız çağırın, nihayet en güzel isimler O'nundur."…

  • Aynı kök: خفت (3 geçiş)

    (23-24) Bunun üzerine, "Sakın, bugün orada hiçbir yoksul yanınıza sokulmasın" diye fısıldaşarak yola koyuldular.

  • Aynı kök: عشر (27 geçiş)

    Hani, Musa kavmi için su dilemişti. Biz de, "Asanı kayaya vur" demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı…

  • Aynı kök: عشر (27 geçiş)

    Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…

  • Aynı kök: عشر (27 geçiş)

    İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on gün (iddet) beklerler. Sürelerini bitirince artık kendileri için meşru…

  • Aynı kök: لبث (31 geçiş)

    Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…

  • Aynı kök: لبث (31 geçiş)

    De ki: "Eğer Allah dileseydi, ben size onu okumazdım, Allah da size onu bildirmezdi. Ben sizin aranızda bundan (Kur'an'ın inişinden) önce (kırk…

  • Aynı kök: لبث (31 geçiş)

    Onları yeniden diriltip hepsini bir araya toplayacağı gün, sanki gündüzün bir saatinden başka kalmamışlar (yeni ayrılmışlar) gibi, aralarında…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

korkudan kısılmış bir sesle birbirlerine "(Dünyada) ne kadar kaldınız ki; hepsi hepsi on gün işte!" diye fısıldaşacaklar.

Muhammed Esed

birbirleriyle fısıldaşarak: "(Dünyada) on (günden) fazla kalmadınız (değil mi)?" diye soracaklar.

Ahmed Hulusi

Kendi aralarında şöyle fısıldaşırlar: "(Dünya'da) sadece on (saat) kaldınız. "

Ali Bulaç

"(Dünyada) Yalnızca on (gün) kaldınız" diye kendi aralarında fısıldaşacaklar.

Ali Özek ve heyeti

Aralarında birbirlerine gizli gizli şöyle derler: «Dünyada sadece on gün kaldınız.»

Ali Rıza Safa

"Ancak on kaldınız!" diyerek aralarında gizlice konuşacaklar.

Bayraktar Bayraklı

"Siz dünyada sadece on gün kaldınız" diyerek aralarında fısıldaşırlar.

Edip Yüksel

Aralarında gizli gizli konuşurlar, "Siz (dünyada) sadece on kaldınız." dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Kuran'da YeWM (gün) kelimesi tekil olarak tam 365 kez geçer. Burada kullanılmayarak dikkat çekiliyor. * Bak: 2:234

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Aralarında gizli gizli konuşurlar, 'Siz (dünyada) sadece on kaldınız.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar, aralarında: "On günden fazla durmadınız." diye gizli gizli konuşacaklar.

Elmalılı Hamdi Yazır

"Ondan fazla durmadınız" diye aralarında gizli gizli konuşacaklar

Erhan Aktaş

"Dünya hayatınız sadece on gün sürdü değil mi?" diye aralarında fısıldaşırlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Dünya hayatınız sadece on gün sürdü değil mi?" diye aralarında fısıldaşırlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Dünya hayatınız sadece on gün sürdü değil mi? diye aralarında fısıldaşırlar.

Gültekin Onan

"(Dünyada) Yalnızca on (gün) kaldınız" diye kendi aralarında fısıldaşacaklar.

Hasan Basri Çantay

Aralarında gizli gizli konuşacaklar, "(Dünyada) on (gece) den fazla eğlenmediniz" diye.

İbni Kesir

Aralarında gizli gizli konuşarak: Siz, sadece o gün eğleştiniz, derler,

Mehmet Alagaş

(99-114) Kesin olan şu ki sana katımızdan bir zikir de verdik, kim ondan yüz çevirirse kesinlikle o, kıyamet günü sorumlulu ğunu taşır, orada kalıcıdır, kıyamet günü onlar için ne kötü bir yüktür. Sur'a üfürüldüğü gün suçluları gözlerinin akı çıkmış şekilde toplayacağız, Aralarında gizli gizli sadece on gün kaldınız diye konuşurlar. Biz ne dediklerini biliyoruz, yine aynı yolda olanlar / yoldaşları ise siz ancak bir gün kaldınız diyorlar. Sana dağlardan soruyorlar de Rabbim onları toz haline getirip savuracaktır. Onları tümseksiz, düz bir ova şeklinde bırakacaktır. Orada / dünyada tepelik bir yer herhangi bir kıvrım göremeyeceksin. O gün işinde herhangi bir yanlış yapmayan çağırıcıya tabi olurlar. Rahman'a karşı sesleri kesiktir. Soluk sesleri /nefes hırıltıları dışında bir şey işitmezler. O gün Allah'ın sözlerinden hoşnut olup ta izin verdiği kimsenin ki hariç şefaatin de faydası yoktur. Onların elleriyle sunduklarını ve geri de bıraktıklarını bili r, onu ilmen kuşatamazlar. Yüzleri, ayakta olana, diri olana / Allah’a boyun eğmiştir. Zulüm taşıyan lar / zulüm yüklenenler kesin olarak mahvolmuştur. Her kim de iman ederek salih amel işliyorsa onun zulmedilme ve hakkının çiğnenmesi korkusu yoktur. Bu şekilde biz sana o Kur'an'ı Arapça / bedevi diliyle indirdik, onda vaatlerimizden bahsettik, böylelikle belki sakınırlar veya onlara anlatılan bir öğüt / yahut hatırlatma olur. Gerçek saltanat sahibi olan Allah, yücedir, Vahyin sana gerçekleşmesi tamamlanmadan önce Kuran da acele etme, Rabbim ilmimi artır de.

Rowwad Tercüme Merkezi

"Kendi aralarında gizlice siz ancak on gün kaldınız diye fısıldaşırlar."

Süleyman Ateş

Kendi aralarında gizli gizli, "(dünyada) On günden fazla kalmadınız" derler.

Süleymaniye Vakfı

Aralarında, "Dünyada sadece on gün kaldınız." diye sessiz sessiz konuşurlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Aralarında fısıldaşacaklar ve "Dünyada topu topuna on gün kaldınız." diyeceklerdir.

Şaban Britch

Aralarında: On günden fazla kalmadınız, diye gizli gizli söyleşirler.

Şaban Piriş

Aralarında: -On günden fazla kalmadınız, diye gizli gizli söyleşirler.

Yaşar Nuri Öztürk

Aralarında fısıldaşır gibi konuşurlar: "Ancak on gün filan kaldınız."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

They whisper to each other guessing their duration in life below and some think it was so short that it could not have been more than ten days.

Abdul Haleem

they will murmur to one another, ‘You stayed only ten days [on earth]’-

Abdullah Yusuf Ali

In whispers will they consult each other: "Yet tarried not longer than ten (Days);

Abul A'la Maududi

They shall whisper among themselves: "You stayed on the earth barely ten days." dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The original text may also be interpreted to mean: After your death, you may have passed hardly ten days till now. As regards to the interpretation adopted in the translation, it is supported by (Surah Ash-Shuara, Ayats 112-113): When Allah will ask them, for how many years did you stay on the earth? They will say: We stayed there for a day or part of a day. You may ask those who have kept the record. The second interpretation is supported by (Surah Ar-Room, Ayats 55-56): And on the day when Resurrection will take place, the criminals will declare under oaths: We have not remained in the state of death for more than an hour. And likewise they were deluded on the earth. On the other hand, those who have been given knowledge and faith will say: According to the Book of Allah, you have remained in this state up to the Day of Resurrection, and this is the very Day of Resurrection, but you did not know of it. Both the interpretations are supported by other verses of the Quran. It is clear from these that they will consider both the life on the earth and the life in the interval between death and Resurrection to be very short. They will consider the earthly life to be very short because, against all their expectations, they will have to face the eternal life in the Hereafter which they denied in their earthly life. As they had made no preparation for this life, they will regret that they had ruined their eternal life for the sake of a few transitory pleasures of the short life they had been given on the earth. As regards to the duration of the interval between death and Resurrection, they will consider it to be very short, for they will imagine that they had been suddenly awakened by the Trumpet from their last sleep or unconsciousness in their earthly life. Thus, they will not at first realize that the Trumpet was the signal for the Day of Resurrection because they had no expectation whatever that the Day of Resurrection would ever come. As a matter of fact, they used to make fun of this Day as a nonsensical thing.

Aisha Bewley

they will whisper secretly to one other, ‘You only stayed for ten. ’

Al-Hilali & Khan

They will speak in a very low voice to each other (saying): "You stayed not longer than ten (days)."

Ali Quli Qarai

They will whisper to one another: ‘You have stayed only for ten [days]. ’

Amatul Rahman Omar

They will talk one to another in a hushed voice (consulting together and planning in secret and saying, ) `You have lived only for ten (centuries). '

Arthur John Arberry

whispering one to another, 'You have tarried only ten nights. '

Bijan Moeinian

They will whisper among themselves asking: "How long ago was it? Ten (days?)

E. Henry Palmer

They shall whisper to each other, 'Ye have only tarried ten days. '

Edip-Layth

They whisper amongst themselves: "You have only been away for a period of ten."

George Sale

They shall speak with a low voice to one another, saying, ye have not tarried above ten days.

Hamid S. Aziz

On the day when the Trumpet shall be blown, and We will gather the guilty on that day white-eyed (with terror).

Mahmoud Ghali

(Speaking) among themselves in a hushed voice, "Decidedly you lingered (nothing) except ten (days). "

Marmaduke Pickthall

Murmuring among themselves: Ye have tarried but ten (days).

Mohamed Ahmed - Samira

Whispering to one another: "You have tarried but ten days. "

Muhammad Asad

whispering unto one another, "You have spent but ten [days on earth]

Mustafa Khattab

They will whisper among themselves, "You stayed no more than ten days ˹on the earth˺."

Progressive Muslims

They whisper amongst themselves: "You have only been away for a period of ten. "

Rashad Khalifa

Whispering among themselves, they will say, "You have stayed (in the first life) no more than ten days!"

Sahih International

They will murmur among themselves, "You remained not but ten [days in the world]. "

Sam Gerrans

Whispering among themselves: “You tarried only ten.”

Shabbir Ahmed

Whispering among themselves, "You have lived but ten days. "

Syed Vickar Ahamed

In whispers will they talk with each other: "You have waited no longer than ten (days);"

Taqi Usmani

and will be whispering among themselves, "You did not remain (in graves) more than ten (days)".

The Monotheist Group

They whisper among themselves: "You have only been away for a period of ten."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 103. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 103. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 103. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩