Tâhâ suresi

Tâhâ suresi, 101. ayet

Tâhâ suresi, 101. ayet. خَٰلِدِينَ فِيهِ وَسَآءَ لَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ حِمْلًا

ḫâlidîne fîh. vesâe lehüm yevme-lḳiyâmeti ḥimlâ.

Diyanet İşleri

Onlar o günahın cezası içinde ebediyen kalacaklardır. Sura üfürüleceği gün, bu ağır yük onlar için ne kötü bir yüktür!

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tâhâ 98–104 · surenin 101. ayeti / 135

Konu Geçmişin haberleri, kıyamet sahnesi ve Arapça Kur'an Tâhâ 99–114 3

  1. Tâhâ 98

    Sizin ilahınız ancak kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayan Allah'tır. O, ilmiyle her şeyi kuşatmıştır.

  2. Tâhâ 99

    (Ey Muhammed!) Sana geçmişin haberlerinden bir kısmını böylece anlatıyoruz. Şüphe yok ki sana katımızdan bir zikir (Kur'an) verdik.

  3. Tâhâ 100

    Kim ondan yüz çevirirse şüphesiz ki o, kıyamet gününde ağır bir günah yükü yüklenecektir.

  4. 101

    Onlar o günahın cezası içinde ebediyen kalacaklardır. Sura üfürüleceği gün, bu ağır yük onlar için ne kötü bir yüktür!

  5. Tâhâ 102

    O gün günahkarları, (gözleri korkudan donup) gömgök kesilmiş olarak haşredeceğiz.

  6. Tâhâ 103–104

    (103-104) Aralarında birbirlerine "(Dünya'da) sadece on (gün) kaldınız" diye gizli gizli konuşacaklar. -Onların, hakkında konuşacakları şeyi biz daha iyi biliriz.- O vakit içlerinden en aklı başında olanları, "Siz sadece bir gün kaldınız" diyecektir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

101. “Ebediyen de onun altında” yani yüklerinin ağırlığı altında “kalacaklardır.” Çünkü azap, amellerin bizzat kendisidir. O gün ameller sahiplerinin aleyhine, küçüklük veya büyüklüklerine göre azaba dönüşecektir. “Bu, kıyamet gününde onlar için ne kötü bir yük olacaktır!” Onların taşıyacakları o yük ne kötüdür. Kıyamet gününde uğrayacakları azap ne büyük bir azaptır!

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bu devamlı azapta ebedî olarak kalacaklardır. Kıyamet günü taşıdıkları şey ne kötü bir yüktür.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. خَـٰلِدِينَ halidine sürekli olarak kalacaklardır kök: خلد
  2. فِيهِ ۖ fihi orada
  3. وَسَآءَ ve sa'e ve ne kötü kök: سوا
  4. لَهُمْ lehum onlar için
  5. يَوْمَ yevme gününde kök: يوم
  6. ٱلْقِيَـٰمَةِ l-kiyameti kıyamet kök: قوم
  7. حِمْلًۭا himlen bir yüktür kök: حمل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حمل (64 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    Dileseydik o ayetlerle onu elbette yüceltirdik. Fakat o, dünyaya saplanıp kaldı da kendi heva ve hevesine uydu. Onun durumu köpeğin durumu gibidir:…

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi…

  • Aynı kök: حمل (64 geçiş)

    Peygamberleri onlara şöyle dedi: "Onun hükümdarlığının alameti, size o sandığın gelmesidir. Onda Rabbinizden bir güven duygusu ve huzur ile Musa…

  • Aynı kök: حمل (64 geçiş)

    Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle diyerek dua…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(100, 101) Ondan yüz çeviren kişi, kıyamet günü içinde ebedî kalacakları ağır bir günah yükünü yüklenecektir. Bu, onlar için kıyamet gününde ne kötü bir yüktür!

Mustafa İslamoğlu

o sorumluluğun altından bir daha da asla kalkamayacaktır; üstelik o, Kıyamet Günü onlar için çok berbat bir yük olacaktır.

Muhammed Esed

ebediyyen bu yük altında kalacaktır böyleleri; (bir bilseler,) onlar için Kıyamet Günü'nde ne kötü bir yük olacak bu!

Ahmed Hulusi

O suçlarının sonucunu yaşamaları sonsuza dektir! Kıyamet süreci o (suç), onlar için ne kötü bir yüktür!

Ali Bulaç

O (yükün altı)nda ebedi olarak kalıcıdırlar. Bu, kıyamet günü onlar için ne kötü bir yüktür.

Ali Özek ve heyeti

Bu kimseler, onda (o günah yükünün altında) ebedî kalırlar. Onlar için kıyamet gününde bu ne kötü bir yüktür!

Ali Rıza Safa

Sürekli olarak onda kalacaktır. Onlar için, Yeniden Yaratılış Günü'nde, ne kötü bir yük olacaktır.

Bayraktar Bayraklı

Sırtlarında uzun süreli kalan bu yük, kıyamet günü onlar için ne kötüdür!

Edip Yüksel

Orada ebedi kalırlar. Diriliş günü bu onlar için ne de kötü bir yüktür.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Orada ebedi kalırlar. Diriliş günü bu onlar için ne de kötü bir yüktür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonsuza dek onun altında kalacaklardır. Onlar için kıyamet günü o ne kötü bir yüktür!

Elmalılı Hamdi Yazır

Ebediyyen onun altında kalacaklar ki onlar için Kıyamet günü o ne fena yüktür

Erhan Aktaş

Onlar, orada sürekli kalacaklardır. Ve yüklendikleri yük, Kıyamet gününde onlar için ne kötüdür.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, orada sürekli kalacaklardır. Ve yüklendikleri yük, Kıyamet Günü'nde onlar için ne kötüdür.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, orada sürekli kalacaklardır. Ve yüklendikleri yük, Kıyamet Günü'nde onlar için ne kötüdür.

Gültekin Onan

O (yükün altı)nda ebedi olarak kalıcıdırlar. Bu, kıyamet günü onlar için ne kötü bir yüktür.

Hasan Basri Çantay

O (günah) ın (cezası) içinde ebedi kalıcıdırlar. Bu, kıyamet gününde onlar için ne kötü bir yükdür!

İbni Kesir

Onda temelli kalacaklardır. Bu, kıyamet gününde onlar için ne kötü bir yüktür.

Mehmet Alagaş

(99-114) Kesin olan şu ki sana katımızdan bir zikir de verdik, kim ondan yüz çevirirse kesinlikle o, kıyamet günü sorumlulu ğunu taşır, orada kalıcıdır, kıyamet günü onlar için ne kötü bir yüktür. Sur'a üfürüldüğü gün suçluları gözlerinin akı çıkmış şekilde toplayacağız, Aralarında gizli gizli sadece on gün kaldınız diye konuşurlar. Biz ne dediklerini biliyoruz, yine aynı yolda olanlar / yoldaşları ise siz ancak bir gün kaldınız diyorlar. Sana dağlardan soruyorlar de Rabbim onları toz haline getirip savuracaktır. Onları tümseksiz, düz bir ova şeklinde bırakacaktır. Orada / dünyada tepelik bir yer herhangi bir kıvrım göremeyeceksin. O gün işinde herhangi bir yanlış yapmayan çağırıcıya tabi olurlar. Rahman'a karşı sesleri kesiktir. Soluk sesleri /nefes hırıltıları dışında bir şey işitmezler. O gün Allah'ın sözlerinden hoşnut olup ta izin verdiği kimsenin ki hariç şefaatin de faydası yoktur. Onların elleriyle sunduklarını ve geri de bıraktıklarını bili r, onu ilmen kuşatamazlar. Yüzleri, ayakta olana, diri olana / Allah’a boyun eğmiştir. Zulüm taşıyan lar / zulüm yüklenenler kesin olarak mahvolmuştur. Her kim de iman ederek salih amel işliyorsa onun zulmedilme ve hakkının çiğnenmesi korkusu yoktur. Bu şekilde biz sana o Kur'an'ı Arapça / bedevi diliyle indirdik, onda vaatlerimizden bahsettik, böylelikle belki sakınırlar veya onlara anlatılan bir öğüt / yahut hatırlatma olur. Gerçek saltanat sahibi olan Allah, yücedir, Vahyin sana gerçekleşmesi tamamlanmadan önce Kuran da acele etme, Rabbim ilmimi artır de.

Rowwad Tercüme Merkezi

O kimseler onda ebediyen kalacaklardır. Kıyamet gününde o onlar için ne kötü bir yük olacaktır!

Süleyman Ateş

Sürekli olarak o yükün altında kalacaklardır. Kıyamet gününde bu, onlar için ne kötü bir yüktür!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar hep o yükün altında kalacaklardır. (Mezardan) kalkış günü onların yükü ne kötüdür!

Şaban Britch

Bu kimseler, onda ebedi kalırlar. Bu kıyamet günü onlar için ne kötü bir yüktür.

Şaban Piriş

O yükün altında kalır. Bu kıyamet günü onlar için ne kötü bir yüktür.

Yaşar Nuri Öztürk

Sürekli olarak o yükün altındadır; kıyamet gününde bu onlar için ne kötü yüktür!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

There and then he and such persons will have passed through nature to eternal suffering and evil and indeed tormenting to them shall this burden be.

Abdul Haleem

and will remain under it. What a terrible burden to carry on that Day!

Abdullah Yusuf Ali

They will abide in this (state): and grievous will the burden be to them on that Day,-

Abul A'la Maududi

and will abide under this burden for ever. Grievous shall be the burden on the Day of Resurrection, dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Here the people have been warned that whoso will turn away front the Quran and will reject its guidance, he shall do harm to himself only and not to Allah and His Messenger, and that the one, who rejects His Message, shall inevitably be punished in the Hereafter. And this warning holds good for every people, every country and every age. This is because there are only two alternatives for an individual or a community, whom the message of the Quran reaches. They can either accept it or reject it, there is no third way.

Aisha Bewley

remaining in it timelessly, for ever. What an evil load they will bear on the Day of Rising!

Al-Hilali & Khan

They will abide in that (state in the Fire of Hell) - and evil indeed will it be that load for them on the Day of Resurrection;

Ali Quli Qarai

remaining in it [forever]. Evil is their burden on the Day of Resurrection

Amatul Rahman Omar

Abiding thereunder, and grievous will the encumbrance be to them on the Day of Resurrection;

Arthur John Arberry

therein abiding forever; how evil upon the Day of Resurrection that burden for them!

Bijan Moeinian

What a miserable luggage to carry (on their back) on the Day of Resurrection, towards an eternal life in the Hell.

E. Henry Palmer

for them to bear for aye, and evil for them on the resurrection day will it be to bear.

Edip-Layth

They will remain therein, and miserable on the day of Resurrection is what they carry.

George Sale

They shall continue thereunder for ever; and a grievous burden shall it be unto them on the day of resurrection.

Hamid S. Aziz

Whoever turns there from, verily, he shall bear a great burden on the Day of Resurrection.

Mahmoud Ghali

Eternally (abiding) therein; and (how) odious for them upon the Day of the Resurrection is it as a burden.

Marmaduke Pickthall

Abiding under it - an evil burden for them on the Day of Resurrection,

Mohamed Ahmed - Samira

And will live for ever under it. How evil the burden they will carry on the Day of Doom!

Muhammad Asad

they will abide in this [state], and grievous for them will be the weight [of that burden] on the Day of Resurrection -

Mustafa Khattab

suffering its consequences forever. What an evil burden they will carry on Judgment Day!

Progressive Muslims

They will remain therein, and miserable on the Day of Resurrection is what they carry.

Rashad Khalifa

Eternally they abide therein; what a miserable load on the Day of Resurrection!

Sahih International

[Abiding] eternally therein, and evil it is for them on the Day of Resurrection as a load -

Sam Gerrans

They abiding eternally therein; and evil is it for them on the Day of Resurrection as a load,

Shabbir Ahmed

Abiding under it, an evil burden for them on the Day of Resurrection.

Syed Vickar Ahamed

They will stay in this (state) and painful will be the burden upon them on that Day of Judgment—

Taqi Usmani

all such people living under it forever. And how evil for them will be that burden on the Doomsday!

The Monotheist Group

They will remain therein; and miserable for them on the Day of Resurrection is what they carry.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 101. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 101. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 101. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩