Tâhâ suresi

Tâhâ suresi, 94. ayet

Tâhâ suresi, 94. ayet. قَالَ يَبْنَؤُمَّ لَا تَأْخُذْ بِلِحْيَتِى وَلَا بِرَأْسِىٓ إِنِّى خَشِيتُ أَن تَقُولَ فَرَّقْتَ بَيْنَ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ وَلَمْ تَرْقُبْ قَوْلِى

ḳâle yebneümme lâ te'ḫuẕ biliḥyetî velâ bira'sî. innî ḫaşîtü en teḳûle ferraḳte beyne benî isrâîle velem terḳub ḳavlî.

Diyanet İşleri

Harun: "Ey anam oğlu! Saçımı sakalımı çekme. Şüphesiz ben, İsrailoğullarının arasını açtın, sözüme uymadın demenden korktum" dedi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tâhâ 91–97 · surenin 94. ayeti / 135
  1. Tâhâ 91

    Onlar da, "Musa bize dönünceye kadar buzağıya ibadet etmeye devam edeceğiz" dediler.

  2. Tâhâ 92–93

    (92-93) Musa, (Tur'dan dönünce) şöyle dedi: "Ey Harun! Saptıklarını gördüğün zaman bana uymana ne engel oldu? Yoksa emrime karşı mı geldin?"

  3. 94

    Harun: "Ey anam oğlu! Saçımı sakalımı çekme. Şüphesiz ben, İsrailoğullarının arasını açtın, sözüme uymadın demenden korktum" dedi.

  4. Tâhâ 95

    Musa, "Ya senin derdin neydi ey Samiri?" dedi.

  5. Tâhâ 96

    Samiri, şöyle dedi: "Ben onların görmediği şeyi gördüm. Elçinin izinden bir avuç avuçladım da onu attım. Böyle yapmayı bana nefsim güzel gösterdi."

  6. Tâhâ 97

    Musa, "Çekil git! Artık sen hayatın boyunca (hastalanıp) "Bana dokunmak yok!" diyeceksin. Senin için, asla kaçamayacağın bir ceza daha var. Hele şu ibadet edip durduğun ilahına bak! Biz onu elbette yakacağız ve onu muhakkak denize savuracağız.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

94. Bunun üzerine Hârûn, şöyle dedi: “Ey anamın oğlu” O, Mûsâ’nın anne-baba bir kardeşi olduğu halde kalbini yumuşatmak gayesiyle böyle demişti, “Sakalımı, başımı çekiştirme! Ben ‘İsrailoğulları arasında tefrika çıkardın ve benim sözüme uymadın’, diyeceğinden korktum.” Çünkü sen, bana aralarında yokken senin yerime geçmeni emrettin. Eğer senin ardından gelecek olsaydım, senin bana vermiş olduğun bu emri terk etmiş olurdum. O nedenle senin beni kınayacağından korktum. Ayrıca bana, onları başsız ve halifesiz bırakıp gittiğim için “İsrailoğulları arasında tefrika çıkardın” diyeceğinden çekindim. Çünkü aralarında onları gözetecek, onlara halifelik edecek bir kimse olmaması, onların tefrikaya düşmelerine ve onların birliklerinin dağılmasına sebep olurdu. O halde sen beni zalimler topluluğu ile bir tutma ve düşmanların, halimize sevinmelerine sebep olacak bir iş yapma. Mûsâ, kardeşine yaptıklarından -böyle bir şeyi hak etmediğini anladığı için- pişman oldu ve: “Dedi ki: Rabbim, beni de kardeşimi de bağışla. Bizi rahmetine al. Sen rahmet edenlerin en merhametli olanısın.” (el-A’raf, 7/151)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Musa -aleyhisselam- kardeşinin yaptıklarını kınayarak saçından ve sakalından tutup kendisine doğru çekiştirmiş, Harun da ondan şefkat bekleyerek şöyle demiştir: "Saçımı ve sakalımı tutup çekiştirme, benim onlarla birlikte kalmamda bir mazeretim vardı. Onları yalnız başlarına bıraktığımda ayrılığa düşmelerinden korktum. Sonra bana: Onların arasını ayırdığımı, onlar hakkında vasiyetini tutmadığımı söyleyecektin."

Kelimeler

18 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale dedi kök: قول
  2. يَبْنَؤُمَّ ya abne umme (ey) anamın oğlu kök: بني
  3. لَا la
  4. تَأْخُذْ te'huz tutma kök: اخذ
  5. بِلِحْيَتِى bilihyeti sakalımı kök: لحي
  6. وَلَا ve la ve
  7. بِرَأْسِىٓ ۖ bira'si başımı kök: راس
  8. إِنِّى inni muhakkak ki ben
  9. خَشِيتُ haşitu korktum kök: خشي
  10. أَن en diye
  11. تَقُولَ tekule diyeceksin kök: قول
  12. فَرَّقْتَ ferrakte ayrılık çıkardın kök: فرق
  13. بَيْنَ beyne arasında kök: بين
  14. بَنِىٓ beni oğulları kök: بني
  15. إِسْرَٰٓءِيلَ israile İsrail
  16. وَلَمْ velem ve
  17. تَرْقُبْ terkub tutmadın kök: رقب
  18. قَوْلِى kavli sözümü kök: قول

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. Hârûn · Aynı kök: راس (18 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Musa, kavmine kızgın ve üzgün olarak döndüğünde, "Benden sonra arkamdan ne kötü işler yaptınız! Rabbinizin emrini beklemeyip acele mi ettiniz?" dedi.…

  • Aynı kıssa: Hz. Hârûn · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Musa'ya otuz gece süre belirledik, buna on (gece) daha kattık. Böylece Rabbinin belirlediği vakit kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun'a,…

  • Aynı kıssa: Hz. Hârûn · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    (Musa), "Ey Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla. Bizi kendi rahmetine sok. Sen, merhametlilerin en merhametlisisin" dedi.

  • Aynı kök: رقب (24 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Korkarak, etrafı gözetleyerek şehirde sabahladı. Bir de ne görsün, dün kendisinden yardım isteyen yine feryat ederek ondan yardım istiyordu. Musa da…

  • Aynı kök: رقب (24 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Musa, korku içinde etrafı gözetleyerek şehirden çıktı ve "Ey Rabbim! Beni bu zalim kavimden kurtar" dedi.

  • Aynı kök: خشي (48 geçiş) · Aynı kök: فرق (72 geçiş)

    Daha önce kendilerine, "(savaşmaktan) ellerinizi çekin, namazı kılın, zekatı verin" denilenleri görmedin mi? Üzerlerine savaş yazılınca, hemen…

  • Aynı kök: خشي (48 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    "Ona yumuşak söz söyleyin. Belki öğüt alır, yahut korkar."

  • Aynı kök: خشي (48 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Seni Rabbine ileteyim de O'na karşı derinden saygı duyup korkasın!"

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Harun) şöyle demişti: "Ey annemin oğlu! dipnot 1 Saçıma, sakalıma yapışma! Şüphesiz ki ben senin ‘İsrailoğullarının arasına ayrılık düşürdün; sözümü tutmadın!' demenden korktum." dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Her iki peygamber de kardeş olmasına rağmen, Hz. Harun'un Hz. Musa'ya "annemin oğlu" diye hitap etmesinin muhtemel sebebi "onun şefkatini beklemesi" olabilir. Elmalılı bu hitabın izahını şu cümle ile yapmıştır: "Ey benim ana gibi merhametli ve şefkatli olması lazım gelen sevgili (can) kardeşim!" Ayrıca Râzî de onların "ana bir kardeş" olma ihtimalini dile getirmiştir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu ayet A‘râf 7:150. ayetle birlikte okunmalıdır.

Mustafa İslamoğlu

"Ey anamın oğlu!" dedi, "Sakalımı-saçımı çekiştirip durma! İnan ki senin bana "İsrailoğulları arasına ayrılık tohumları saçtın, nasihatimi dinlemedin!" demenden korktum, (fakat gücüm yetmedi)!"

Muhammed Esed

(Harun:) "Ey anamın oğlu!" dedi, "Saçımdan sakalımdan tutma! Gerçek şu ki, ben senin, 'Bak işte, İsrailoğulları'nın arasına ayrılık soktun; sözüme riayet etmedin! demenden korktum".

Ahmed Hulusi

(Harun) dedi ki: "Ey anamın oğlu! Saçıma, sakalıma yapışıp durma! Muhakkak ki ben: 'İsrailoğulları arasında ayrılık çıkardın, sözümü tutmadın' demenden korktum. "

Ali Bulaç

Dedi ki: "Ey annemin oğlu, sakalımı ve başımı tutup yolma. Ben, senin: "İsrailoğulları arasında ayrılık çıkardın, sözümü önemsemedin" demenden endişe edip korktum."

Ali Özek ve heyeti

(Harun:) Ey annemin oğlu! dedi, saçımı sakalımı, yolma! Ben, senin: «İsrailoğullarının arasına ayrılık düşürdün; sözümü tutmadın!» demenden korktum.

Ali Rıza Safa

Dedi ki: "Ey anamın oğlu; sakalımı ve başımı çekme!" "Aslında, ‘İsrailoğulları arasında ayrılık çıkardın; sözüme bağlı kalmadın!' demenden korktum!"

Bayraktar Bayraklı

Harun, "Ey anamın oğlu!" dedi, "Saçımı sakalımı yolma! Emin ol ki ben senin; 'İsrailoğullarının arasına ayrılık düşürdün, sözümü tutmadın!' demenden korktum."

Edip Yüksel

Dedi ki, "Anamın oğlu, sakalımı ve başımı çekme. ‘İsrail oğullarını neden böldün, neden sözümü tutmadın?' diye bana çıkışacağından korktum."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dedi ki, 'Anamın oğlu, sakalımı ve başımı çekme. 'İsrail oğullarını neden böldün, neden sözümü tutmadın?' diye bana çıkışacağından korktum.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Harun: "Ey anamın oğlu, sakalımı ve başımı tutma! Emin ol ki, "dediğime bakmadın da İsrail oğulları arasına ayrılık düşürdün." dersin diye korktum." dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey anamın oğlu dedi, sakalımı başımı tutma, emin ol ki dediğime bakmadın da Beni İsrail arasına tefrika düşürdün dersin diye korktum

Erhan Aktaş

Harun: "Ey annemin oğlu! Sakalımı ve saçımı tutma! Gerçek şu ki: ben senin, "İsrailoğulları arasında ayrılık çıkardın, sözümü dinlemedin." demenden huşu dipnot 1 ettim. dedi.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sakındım, çekindim.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Harun: "Ey annemin oğlu! Sakalımı ve saçımı tutma! Gerçek şu ki: ben senin, "İsrailoğulları arasında ayrılık çıkardın, sözümü dinlemedin." demenden huşu dipnot 1 ettim. dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sakındım, çekindim.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Harun: "Ey annemin oğlu! Sakalımı ve saçımı tutma. Gerçek şu ki: ben senin, "İsrailoğulları arasında ayrılık çıkardın, sözümü dinlemedin, demenden çekindim." dedi.

Gültekin Onan

Dedi ki: "Ey annemin oğlu, sakalımı ve başımı tutup yolma. Ben, senin: "İsrailoğulları arasında ayrılık çıkardın, sözümü önemsemedin" demenden endişe edip korktum."

Hasan Basri Çantay

(Harun) dedi: "Ey anamın oğlu, sakalımı, başımı tutma. Hakikat, ben senin: — Israil oğulları arasında ayrılık çıkardın, sözüme bakmadın, diyeceğinden korkdum".

İbni Kesir

O da: Ey anamın oğlu; saçımdan sakalımdan tutma. Doğrusu; İsrailoğulları arasına ayrılık soktun, sözüme bakmadın, demenden korktum, dedi.

Mehmet Alagaş

(77-98) Musa'ya kullarımı yürütmesi için vahyettik, vur! onlar için denizde kuru bir yol aç. Yakalanmaktan korkmayın ve de ürpermeyin. Firavun ve ordusu onları taki p etti. Onları denizden ne kaplayacaksa sarıp kapladı. Firavun ordusunu saptırdı, onlar da yolu bulamadılar. Ey İsrail oğulları sizi düşmanlarınızdan kurtardık. Sizle Tur'un sağ tarafında vaatleştik, size helva ve bıldırcın indirdik. Sizi rızıklandırdıklarımızın hoş olanlarından yiyin, bu konuda taşkınlık etmeyin yoksa üzerinize öfkem / gazabım size uyg un hale gelir / helal olur. Kim azabım a uygun hale gelirse artık boşlu ğa dönüşür. Ben vazgeçip salih amel işleyeni ve sonrasında doğruya yöneleni her defasında bağışlayanım. Soy topluluğun / Kavmin konusunda seni acele ettiren nedir ? Ey Musa! Dedi ki işte onlar izim üzere ler, acelem de hoşnut olman / razılığını kazanmak için Rabbim sanadır. Dedi ki senden sonra biz kavmini sınadık, samiri onları saptırdı. Musa kavmine yakıştıramamış halde ve öfkeli bir şekilde geri döndü. Dedi ki Ey kavmim Rabbinizden size güzel bir vaatte bulunulmadı mı? V aatleşmede ki süre mi uz un geldi? Ya da muradınız Rabbinizden öfke sinin gelmesi mi? ki sözleşmemizden caydınız? Sana olan vaadimizden caymadık lakin biz kavmin ziynet eşyalarından yüklenmiştik işte onları ateşe fırlatıp attık, samiri de aynı şekilde ateşe bıraktı dediler. Onlardan bir buzağı bedeni / cesedi çıkardı onun böğürmesi de vardı, dediler ki sizin ilahınız da ve Musa ’nın unuttuğu ilah da bu işte. Peki görmüyorlar mı ki onlara bir söz geri döndüremi yor, onlara zarara yahut faydaya güç yetiremiyor. Kesin olan şu ki öncesinde Harun onlara ey kavmim bununla sınanıyorsunuz, Rabbiniz acıyandır bana uyun emirime boyun eğin diye söylemişti. Musa gelinceye kadar adanmış bir şekilde / tutkun bir şekilde bunu yapmaya / buzağıya tapmaya devam edeceğiz dediler. dedi ki Ey Harun sen onların sapıttığını gördüğünde sana ne engel oldu / ne mâni oldu da bana uymadın, emrime baş mı kaldırdın? isyan mı ettin? Dedi ki ey anamın oğlu sakalımı da başımı da tutma. Gerçekten ben, niye sözümü gözetmedin de İsrail oğulları arasında ayrılık çıkardın ? demenden ürktüm. Peki ya, senin amacın neydi ey samiri? Dedi. Onların göremedikleri şeyleri ben gördüm dedi. Ve de Resul'ün izinden bir avuç avuçladım. Onu da Ateşe attım böyle bir şey i yapmaya beni nefsim sürükleyiverdi. Dedi ki git! muhakkak ki sen hayatında artık temas yok diyeceksin, sana vaat edilene de muhalefet edilmeyecek, t utkulu bir şekilde üzerinde ısrar ettiğin ilahına bir bak, muhakkak onu yakacağız tozunu Derya'ya savur acağız. Sizin ilahınız kesinlikle Allah'tır ve ondan başka ilah ta yoktur, her şeyi ilmen kaplamıştır. Bu şekilde sana, geçmişte öne çıkan haberleri anlatıyoruz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Dedi ki: “Anamın oğlu! Sakalıma, başıma yapışma. Ben, bana: İsrailoğulları arasında tefrika çıkardın ve benim sözüme (neden) uymadın, diyeceğinden korktum.”

Süleyman Ateş

(Harun, kardeşini yumuşatabilmek için): "Ey anamın oğlu, dedi, sakalımı, başımı tutma. Ben senin 'İsrail oğulları arasında ayrılık çıkardın, sözümü tutmadın' diyeceğinden korktum (da onun için idare yoluna gittim)."

Süleymaniye Vakfı

Harun dedi ki: "Ey anamın oğlu! Saçıma sakalıma yapışma! Ben senin 'İsrailoğullarını böldün; sözümü de dinlemedin' demenden korktum dipnot 1 ."

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Harun dedi ki "Anamın oğlu! Saçımdan sakalımdan tutma. Ben senin ‘İsrailoğullarını böldün; sözümü de dinlemedin' demenden korktum."

Şaban Britch

Harun ise: Ey anamın oğlu! dedi. Sakalımı ve başımı tutma! Ben senin, “İsrailoğulları'nın arasına ayrılık düşürdün sözümü tutmadın” demenden korktum.

Şaban Piriş

Harun ise: -Ey anamın oğlu dedi. Sakalımı ve başımı tutma! Ben senin, "İsrailoğulları'nın arasını açtın, sözümü tutmadın" demenden korktum.

Yaşar Nuri Öztürk

Harun dedi: "Ey annemin oğlu! Sakalımı, başımı tutma. Ben senin şöyle diyeceğinden korkmuştum: 'Beniisrail arasına ayrılık soktun, sözüme bağlı kalmadın!"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"O son of my mother", Harun said, "do not drag me by the beard nor by the head. I was afraid you would say I have set the children of Israel at variance and did not listen to your instructions".

Abdul Haleem

He said, ‘Son of my mother- let go of my beard and my hair!- I was afraid you would say, "You have caused division among the children of Israel and have not heeded what I said."’

Abdullah Yusuf Ali

(Aaron) replied: "O son of my mother! Seize (me) not by my beard nor by (the hair of) my head! Truly I feared lest thou shouldst say, 'Thou has caused a division among the children of Israel, and thou didst not respect my word!'"

Abul A'la Maududi

Aaron answered: "Son of my mother! Do not seize me with my beard, nor by (the hair of) my head. dipnot 1 I feared that on returning you might say: 'You sowed discord among the Children of Israel, and did not pay heed to my words.'" dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    See (Surah Al-Aaraf, Ayat 150).
  2. metne dön, dipnot 2
    It can also be interpreted like this: You did not wait for orders from me. In order to understand fully the statement of Prophet Aaron (peace be upon him), one should read this verse along with (verse 150 of Surah Al-Aaraf), where he says: Son of my mother, these people overpowered me and were going to kill me. So, let not the enemies gloat over me. Do not count me among the people who have done wrong. Now if both these verses are read together, one can easily see the true picture of the event. Prophet Aaron (peace be upon him) did his utmost to stop the people from committing the sin of calf-worship, but they revolted against him and might even have killed him. Fearing a clash between them, therefore, he held his peace lest Prophet Moses (peace be upon him), on his return, might blame him for letting the situation worsen and failing to control it effectively in his absence. The last clause of (Surah Al-Aaraf, Ayat 150) also gives the hint that there existed among the people a good number of the enemies of the two brothers.

Aisha Bewley

He said, ‘Son of my mother! Do not seize me by the beard or by the hair. I was afraid that you would say, "You have caused division in the tribe of Israel and taken no notice to anything I said."’

Al-Hilali & Khan

He [Hârûn (Aaron)] said: "O son of my mother! Seize (me) not by my beard, nor by my head! Verily, I feared lest you should say: ‘You have caused a division among the Children of Israel, and you have not respected my word!’ "

Ali Quli Qarai

He said, ‘O son of my mother! Do not hold my beard or my head! I feared lest you should say, ‘‘You have caused a rift among the Children of Israel, and did not heed my word [of advice]. ’’ ’

Amatul Rahman Omar

(Aaron) said, `O son of my mother! do not hold me by my beard nor (pull me) by my head. (If I was not strict to them it was because) I was afraid lest you should say, "You have caused a disruption among the Children of Israel and did not preserve my word".'

Arthur John Arberry

'Son of my mother, ' Aaron said, 'take me not by the beard, or the head! I was fearful that thou wouldst say, "Thou hast divided the Children of Israel, and thou hast not observed my word. "

Bijan Moeinian

Aaron replied: "Brother, please do not pull my beard and my hair. I was simply afraid that you accuse me of causing a division among the children of Israel as you had strictly ordered me against."

E. Henry Palmer

Said he, 'O son of my mother! seize me not by my beard, or my head! Verily, I feared lest thou shouldst say, "Thou hast made a division amongst the children of Israel, and hast not observed my word. "'

Edip-Layth

He said, "O son of my mother, do not grab me by my beard nor by my head. I feared that you would say that I separated between the Children of Israel, and that I did not follow your orders."

George Sale

Aaron answered, O son of my mother, drag me not by my beard, nor by the hair of my head. Verily I feared lest thou shouldest say, thou hast made a division among the children of Israel, and thou hast not observed my saying.

Hamid S. Aziz

From following me? Have you then rebelled against my bidding?

Mahmoud Ghali

He (Harûn) said, "O son of my mother, do not take hold of my beard or of my head! I was apprehensive that you would say, ‘You have caused disunity among the Seeds (Or: sons) of Israel) and you have not respected my saying. "

Marmaduke Pickthall

He said: O son of my mother! Clutch not my beard nor my head! I feared lest thou shouldst say: Thou hast caused division among the Children of Israel, and hast not waited for my word.

Mohamed Ahmed - Samira

"O son of my mother, " (Aaron cried), do not pull me by my beard or my hair! I was really afraid you may say that I had created a rift among the children of Israel, and did not pay heed to your command. "

Muhammad Asad

Answered [Aaron]: "O my mother's son! Seize me not by my beard, nor by my head! Behold, I was afraid lest [on thy return] thou say, 'Thou hast caused a split among the children of Israel, and hast paid no heed to my bidding!"

Mustafa Khattab

Aaron pleaded, "O son of my mother! Do not seize me by my beard or ˹the hair of˺ my head. I really feared that you would say, ‘You have caused division among the Children of Israel, and did not observe my word.’"

Progressive Muslims

He said: "O son of my mother, do not grab me by my beard nor by my head. I feared that you would say that I separated between the Children of Israel, and that I did not follow your orders."

Rashad Khalifa

He said, "O son of my mother; do not pull me by my beard and my head. I was afraid that you might say, 'You have divided the Children of Israel, and disobeyed my orders.' "

Sahih International

[Aaron] said, "O son of my mother, do not seize [me] by my beard or by my head. Indeed, I feared that you would say, 'You caused division among the Children of Israel, and you did not observe [or await] my word.' "

Sam Gerrans

Said he: “O son of my mother: seize thou me not by my beard, nor by my head! I feared lest thou say: ‘Thou hast caused division among the children of Israel, and hast not observed my word.’”

Shabbir Ahmed

Aaron said, "O Son of my mother! Don't get mad at me, nor treat me harshly. I feared that you would say, "You have let the Children of Israel divide into parties and sects." (Moses accepted this explanation since sectarianism is no less a crime than idol worship in any form. Seizing the beard and head pertains to harsh interrogation (7:150)).

Syed Vickar Ahamed

[Haroon (Aaron)] replied: "O son of my mother! Do not grab (me) by my beard, nor by (the hair of) my head! Truly, I feared that you may say; ‘You have caused a split in the Children of Israel, and you did not respect my word!’ "

Taqi Usmani

He said, "O son of my mother, do not hold me by my beard, nor by my head. I feared that you would say, ‘You have caused discord among the children of Isrā’īl and did not observe my advice.’"

The Monotheist Group

He said: "O son of my mother, do not grab me by my beard nor by my head. I was concerned that you would say that I separated between the Children of Israel, and that I did not follow your orders."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 94. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 94. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 94. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩