Tâhâ suresi

Tâhâ suresi, 15. ayet

Tâhâ suresi, 15. ayet. إِنَّ ٱلسَّاعَةَ ءَاتِيَةٌ أَكَادُ أُخْفِيهَا لِتُجْزَىٰ كُلُّ نَفْسٍۭ بِمَا تَسْعَىٰ

inne-ssâ`ate âtiyetün ekâdü uḫfîhâ litüczâ küllü nefsim bimâ tes`â.

Diyanet İşleri

"Kıyamet mutlaka gelecektir. Herkes işlediğinin karşılığını görsün diye, neredeyse onu gizleyecek (geleceğinden hiç söz etmeyecek)tim."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tâhâ 12–18 · surenin 15. ayeti / 135

Konu Mûsâ'nın çağrılışı ve Firavun'a gönderilişi Tâhâ 9–48 3

  1. Tâhâ 12

    "Şüphe yok ki, ben senin Rabbinim. Hemen ayakkabılarını çıkar. Çünkü sen mukaddes vadi Tuva'dasın."

  2. Tâhâ 13

    "Ben seni (peygamber olarak) seçtim. Şimdi vahyolunacak şeyleri dinle."

  3. Tâhâ 14

    "Şüphe yok ki ben Allah'ım. Benden başka hiçbir ilah yoktur. O halde bana ibadet et ve beni anmak için namaz kıl."

  4. 15

    "Kıyamet mutlaka gelecektir. Herkes işlediğinin karşılığını görsün diye, neredeyse onu gizleyecek (geleceğinden hiç söz etmeyecek)tim."

  5. Tâhâ 16

    "Buna inanmayan ve nefsinin arzusuna uyan kimseler, seni ondan (ona hazırlanmaktan) sakın alıkoymasın, sonra helak olursun!"

  6. Tâhâ 17

    "Şu sağ elindeki nedir ey Musa?"

  7. Tâhâ 18

    Musa dedi ki: "O benim değneğimdir. Ona dayanırım, onunla koyunlarıma yaprak silkelerim. Onunla başka işlerimi de görürüm."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

15. “Kıyamet muhakkak gelecektir.” Yani gerçekleşmesi kaçınılmaz bir şeydir. “onun vaktini neredeyse (kendimden bile) gizli tutarım.” Bazı kıraatlerde olduğu gibi bu, “kendi nefsimde bile gizli tutarım” anlamındadır. Yüce Allah’ın şu buyruklarında olduğu gibi: “Sana kıyametin ne zaman gelip çatacağını sorarlar. De ki: Onun ilmi ancak Allah’ın nezdindedir.” (el-A’raf, 7/187); “Şüphesiz kıyametin bilgisi Allah nezdindedir.” (Lokman, 31/34) Kıyametin ne zaman kopacağına dair bilgiyi Yüce Allah, bütün yaratılmışlardan saklı tutmuştur. Onu ne mukarreb bir melek, ne de gönderilmiş bir nebi bilir. Kıyametin kopmasındaki hikmet ise “her nefis” hayır ve şer türünden “çalıştığının karşılığını” görmesidir. Kıyamet, amellerin karşılıklarının görüleceği yurda açılan kapıdır: “Kötülük edenleri yaptıklarına karşılık cezalandırması, güzel amelde bulunanları da en güzeli ile mükâfatlandırması içindir.” (en-Necm, 53/31)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şüphesiz ki kıyamet gelip vuku bulacaktır. Hiçbir canlı, vaktini bilmesin diye neredeyse onu büsbütün gizleyecektim. İnsanlar peygamberin kendilerine haber vermesiyle onun alametlerini bilirler. Kıyamet gelecek ve her nefis hayır ya da şer olarak yaptığının karşılığını alacaktır.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّ inne mutlaka
  2. ٱلسَّاعَةَ s-saate Sa'at kök: سوع
  3. ءَاتِيَةٌ atiyetun gelecektir kök: اتي
  4. أَكَادُ ekadu neredeyse kök: كود
  5. أُخْفِيهَا uhfiha onu gizleyeceğim kök: خفي
  6. لِتُجْزَىٰ litucza cezalanması için kök: جزي
  7. كُلُّ kullu her kök: كلل
  8. نَفْسٍۭ nefsin nefsin kök: نفس
  9. بِمَا bima şeylerle
  10. تَسْعَىٰ tes'aa peşinde koştuğu kök: سعي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سعي (30 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Allah'a ve Resulüne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri, yahut asılmaları veya ellerinin ve…

  • Aynı kök: سعي (30 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Onlara şöyle denecektir: "Şüphesiz bu sizin için bir mükafattır. Çalışma ve çabanız makbul görülmüştür."

  • Aynı kök: خفي (34 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Hiç kimse, yapmakta olduklarına karşılık olarak, onlar için saklanan göz aydınlıklarını bilemez.

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Ayetlerimizi ve ahirete kavuşmayı yalanlayanların amelleri boşa çıkmıştır. Onlar ancak yapmakta olduklarının cezasını çekerler.

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Buzağıyı ilah edinenlere mutlaka (ahirette) Rablerinden bir gazab, dünya hayatında ise bir zillet erişecektir. İşte biz iftiracıları böyle…

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    (75-76) Her kim de O'na salih ameller işlemiş bir mü'min olarak varırsa, işte onlar için en yüksek dereceler, içinden ırmaklar akan, içinde ebediyyen…

  • Aynı kök: كود (24 geçiş) · Aynı kök: سوع (49 geçiş)

    Andolsun Allah; Peygamber ile içlerinden bir kısmının kalpleri eğrilmeğe yüz tuttuktan sonra, sıkıntılı bir zamanda ona uyan muhacirlerle ensarın…

  • Aynı kök: كود (24 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki; o, çift sürmek, ekin sulamak için boyunduruğa vurulmamış, kusursuz, hiç alacası olmayan bir sığırdır." Onlar,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

O (Son) Saat mutlaka gelecektir. dipnot 1 Herkese, peşinde koştuğu şeyin karşılığı verilsin diye neredeyse onu (kendimden bile) gizleyeceğim. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: A‘râf 7:187; Enbiyâ 21:109; Lokmân 31:34; Ahzâb 33:63; Fussilet 41:47; Şûrâ 42:17; Zuhruf 43:85; Muhammed 47:18; Mülk 67:26; Nâzi‘ât 79:42-46.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu cümle "neredeyse gizliliğini kaldıracağım" anlamını da içermektedir.

Mustafa İslamoğlu

Çünkü, her ne kadar son saati (herkesten) gizli tutmuşsam da, herkese çabasının karşılığı verilsin diye Son Saat kesinlikle gelecektir.

Muhammed Esed

"Çünkü, zamanını gizli tutmuş olsam da, herkese, (hayattayken) peşinden koştuğu şeylere göre hak ettiği karşılık verilebilsin diye, Son Saat mutlaka gelecektir.

Ahmed Hulusi

Muhakkak o saat (ölüm) gelecektir. . . Her nefsin, kendisinden açığa çıkanların sonucunu görüp yaşaması için, onun zamanını gizleyeceğim.

Ali Bulaç

"Şüphesiz, kıyamet saati yaklaşarak gelmektedir. Herkesin harcadığı çabanın karşılığını alması için, onun (koşup haberini) neredeyse gizleyeceğim."

Ali Özek ve heyeti

Kıyamet günü mutlaka gelecektir. Herkes peşine koştuğu şeyin karşılığını bulsun diye neredeyse onu (kendimden) gizleyeceğim.

Ali Rıza Safa

"Kuşkusuz, evrenlerin sonu gelecektir. Her benliğin, ardından koştuğu şeylerin karşılığını alması için, neredeyse onu gizleyecektim!" dipnot 246

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 246
    "Neredeyse onu gizleyecektim." tümcesi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Neredeyse onu açıklayacağım." veya "Açıklar gibi oluyorum, ama yine de gizliyorum." veya "Neredeyse onun geleceğinden söz etmeyecektim." veya "Neredeyse onu kendimden bile gizleyecektim." veya "Onun zamanını gizliyorum." biçiminde çevrilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Herkese uğraştığının karşılığı gösterilsin diye, zamanını neredeyse kendimden bilegizli tutacağım kıyamet mutlaka gelecektir.

Edip Yüksel

O an elbette gelecektir. Herkes yaptığının karşılığını görsün diye Ben nerdeyse onu gizleyeceğim. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Dünyanın sonu, son mesaj olan Kuran'da bildirilmiştir (15:87).

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dünyanın sonu elbette gelecektir. Herkes yaptığının karşılığını görsün diye Ben nerdeyse onu gizleyeceğim.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Çünkü Kıyamet mutlaka gelecektir; Ben hemen hemen onu gizliyorum ki, herkes yaptığının karşılığını görsün.

Elmalılı Hamdi Yazır

Çünkü saat muhakkak gelecek, ben, hemen hemen onu gizliyorum ki her nefis sa'yiyle cezalansın,

Erhan Aktaş

"Zamanını bildirmemiş olsam da herkesin yaptığının karşılığını görmesi için kuşkusuz ki o Sa'at dipnot 1 gelecektir."

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kıyamet saati.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Zamanını bildirmemiş olsam da herkesin yaptığının karşılığını görmesi için kuşkusuz ki o Sa'at dipnot 1 gelecektir."

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kıyamet saati.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Zamanını bildirmemiş olsam da, herkesin yaptığının karşılığını görmesi için kuşkusuz ki o Sa'at dipnot 1 gelecektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kıyamet saati.

Gültekin Onan

"Şüphesiz, kıyamet saati yaklaşarak gelmektedir. Herkesin harcadığı çabanın karşılığını alması için, onun (koşup haberini) neredeyse gizleyeceğim."

Hasan Basri Çantay

Çünkü o saat şübhesiz gelecekdir. Ben onu (n vaktini) hemen açıklayacağım geliyor ki herkes neye çalışıyorsa kendisine onunla mukaabele edilmiş olsun.

İbni Kesir

Çünkü kıyamet muhakkak gelecektir. Her nefis işlediğinin karşılığını görsün diye onu neredeyse gizliyorum.

Mehmet Alagaş

(9-41) Sana Musa anlatısı \ hadisesi ulaştı mı? Ateş gördüğü vakit, yakın çevresine dedi ki , siz durun ben bir ateş fark ettim. Belki ondan bir kor parçası getiririm yahut Ateş'in yanında bir yol gösterici bulurum . Ona ulaştığında, Ey Musa! diye seslenildi. Şüphesiz senin Rabbin benim, ayakkabılarını / nalınlarını çıkar, sen kutsal Tuva vadisindesin. Ben seni seçtim, sana vahyedileni dinle. Ben Allah'ım, benden başka ilah yoktur, bana ibadet et, beni hatırlamak için namaz kıl Muhakkak saate ulaşılacaktır, her nefsin yaptığıyla cezalandırılması için nerede / ne zaman ulaşılacağını gizledim. Ona inanmayan ve keyfine / hevasına tabi olan kişi, ona / saate inanmaktan seni alıkoymasın sonra helak olursun. Ey Musa! şu elindeki nedir? Dedi. O asamdır dedi ben ona dayanırım Davarlarıma onunla yaprak silkelerim. Onunla başka hacetlerimi de gideririm. Ey Musa! Onu Bırak dedi. Onu bıraktığında o hareketli bir yılan oldu. Korkma ve al onu dedi. Onu ilk durumuna geri döndüreceğiz. Elini koynuna sok bembeyaz kusursuz bir şekilde çıksın bu da diğer bir ayetimiz. Sana daha büyük ayetlerimizden göstermemiz için Firavuna git, o gerçekten azgınlaştı. Musa Rabbim göğsümü genişlet dedi. İşimi bana kolaylaştır. Dilimden düğümü çöz. Sözümü anlasınlar. Yakın çevremden bana sorumluluk alabilecek birini ver. Kardeşim Harun'u. Cesaretimi güçlendir. Onu İşime ortak eyle. Seni çok üstün tutalım. Seni çok hatırlayıp analım. Muhakkak ki sen bizi görmektesin. Sana istediğin verildi Ey Musa! dedi. Zaten sana bir kere daha minnette bulunmuştuk. Bir vakit annene, vahy edeceğimiz şeyleri şöyle vahy etmiştik. Onu / Musa’yı tabuta ve tabutu da deryaya koy, Derya onu sahile bıraksın. Onun ve benim düşmanım olan kişinin seni alması ve gözetimim de yetiştirilebilmen için, senin üzerine benden bir sev ecenlik te bıraktım. Ardından kız kardeşin yürüyerek gitmiş onlara size bu çocuğun bakımını üstlenecek birini göstereyim mi demişti. Böylece s eni annene geri döndürdük, ki annenin gözleri aydınlansın ve de hüzünlenmesin. Ve sen bir nefsi de / bir kişiyi de öldürdün. Seni gamdan / kederden kurtardık. Seni çeşitli sınamalarla sınadık. Medyen halkı içinde senelerce kaldın sonra kaderin üzere buraya / Tuva vadisine geldin. Ey Musa, seni kendime seçtim.

Rowwad Tercüme Merkezi

"Muhakkak kıyamet saati gelecektir. Her nefis yaptığının karşılığını görsün diye vaktini neredeyse büsbütün gizli tutacağım."

Süleyman Ateş

"(Kıyamet) Sa'at(i) mutlaka gelecektir. Herkesin, peşinde koştuğu işlerle cezalanması için, neredeyse onu gizleyeceğim."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kıyamet saati gelecektir; herkes yaptığı şeyin karşılığını görsün diye neredeyse onu gizli tutacağım dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'ın "gizli tutuyorum" buyurduğu o saatin bizler açısından alameti (göstergesi, belirtisi) olmaz. Öyle olursa gizliliği olmaz. Dolayısıyla kıyamet alametleri olarak bilinen bilgiler batıldır(uydurmadır). Her nefsin kendi ölümü kendi sonudur. Dünyanın bilinen mevcut düzenin son bulması, dağların yürütülüp denizlerin kaynatılması, canlılığın son bularak yeniden diriliş safhasına uygun bir toprak ve ortam oluşturulması ile yeniden diriliş safhasının, Kur'an-ı Kerim'in tamamında tek bir an gibi bahsedilmesinin sebebi bizim zamanı algılama biçimizdir. Çünkü ölmüş insanlar uykudadır(Zümer 39/42) ve uyuyanlar zamanı algılayamaz. Ne kadar uzun süre uyurlarsa uysunlar, uyandıklarında çok az bir süre kalmış gibi hissederler. Bu konuda uzun süre komada kalmış hastaların tecrübelerine dair pekçok gözlem yapılmıştır. Gerek halihazırda kabirde bulunanlar gerekse gelecekte vefat edipte kabirlerde bekleyecekler için şu ayet, bu durumu açıkça göstermektedir. Nahl 16/77: "Kıyamet saati göz açıp kapama kadardır, belki daha da yakındır." Dolayısıyla her insanın ölümü kendi sonu, kendi kabir hayatı ve nihayet toplanma günüdür. Çünkü bunlar, o kişi açısından göz açıp kapayıncaya kadar gerçekleşmiş gibi algılanacak olaylar zinciridir.  Geçmişte ölenlerin gelecekte ölenlere göre daha fazla beklemesi gibi bir zarardan bahsetmek mümkün olmadığı gibi sonrakilerin de öncekilere göre avantajı yoktur. Çünkü zaman, sadece hayatta olanların, olayların meydana gelme sırasını algılama biçimidir. Zaman aslında ayrı bir varlık olmayıp sadece bir ölçü birimidir. Zamanın ayrı bir varlık gibi algılanması bir yanıldısır. Nasıl ki ağırlık birimleri, güç birimleri, uzunluklar ayrı birer varlık değil sadece ait oldukları gerçek varlıklara ait bilgiler ise zaman da olayların meydana gelme sırasını anlayabilmemiz ve ölçebilmemizi sağlayan bir ölçü birimidir. Her ölçü biriminin değişmez bir dayanağa, bir referansa ihtiyacı vardır. Nasıl ki ağrılık, yerçekim kuvvetini referans alan bir ölçü birimi ise zamanın esas referansı dünya,güneş ve ayın hareketleridir. Bu dayanakların ölçüsünün değişmez olduğu Yasin 36/38-40'da, bunların zamanı hesaplamaya yaradığı İsra 17/12'de bildirilmiştir.

Şaban Britch

Kıyamet gelmektedir. Herkes kendi işlediğinin karşılığını alsın diye neredeyse onu (kendi nefsimden bile) gizleyeceğim.

Şaban Piriş

Kıyamet gelmektedir. Herkes kendi işlediğinin karşılığını alsın diye neredeyse onu gizleyeceğim.

Yaşar Nuri Öztürk

"Kuşku duyma ki o saat gelecektir. Onu neredeyse gizleyeceğim ki, her benlik gayretinin karşılığını elde etsin."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

" The predetermined Eventful Hour shall inevitably come to pass, I almost keep it from the knowledge of others so that each soul be requited with what is commensurate with its deeds,"

Abdul Haleem

The Hour is coming––though I choose to keep it hidden––for each soul to be rewarded for its labour.

Abdullah Yusuf Ali

"Verily the Hour is coming - My design is to keep it hidden - for every soul to receive its reward by the measure of its Endeavour.

Abul A'la Maududi

The Hour of Resurrection is coming. I have willed to keep the time of its coming hidden so that everyone may be recompensed in accordance with his effort. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    After Tauhid, the second thing that was revealed to all the Prophets was the reality of the Hereafter, and they were appointed to impart its knowledge to their peoples. Here its object has also been stated. The Hour of Resurrection is destined to come so that everyone should get the recompense in the Hereafter of what he did in this world, and that Hour has been kept secret to fulfill the requirement of the trial. For the one who believes in the Hereafter will always be on his guard against any deviation from the right way, and the one who does not believe in the coming of that Hour will remain engaged in other things, for he will think that he did not see any sign of the coming of the Hour.

Aisha Bewley

The Hour is coming but I have concealed it so that every self can be repaid for its efforts.

Al-Hilali & Khan

"Verily, the Hour is coming - and I am almost hiding it from Myself - that every person may be rewarded for that which he strives.

Ali Quli Qarai

Indeed the Hour is bound to come: I will have it hidden, so that every soul may be rewarded for what it strives for.

Amatul Rahman Omar

`Surely, the Hour (of Resurrection) is bound to come. I am about to unveil it, so that every soul may be rewarded in accordance with its endeavour.

Arthur John Arberry

The Hour is coming; I would conceal it that every soul may be recompensed for its labours.

Bijan Moeinian

"Know that there is such thing as the time of Resurrection. I have not revealed when it will take place (to provide a peaceful environment) so that every soul work towards earning his reward."

E. Henry Palmer

'Verily, the hour is coming, I almost make it appear, that every soul may be recompensed for its efforts.

Edip-Layth

"The moment is coming, I am almost keeping it hidden, so that every person will be recompensed with what it strived."

George Sale

Verily the hour cometh: I will surely manifest the same, that every soul may receive its reward for that which it hath deliberately done.

Hamid S. Aziz

"Verily, I am Allah; there is no God but Me! So serve Me, and be steadfast in prayer to remember Me.

Mahmoud Ghali

Surely the Hour is coming up-I would almost conceal it-that every self may be recompensed for whatever it endeavors (to achieve).

Marmaduke Pickthall

Lo! the Hour is surely coming. But I will to keep it hidden, that every soul may be rewarded for that which it striveth (to achieve).

Mohamed Ahmed - Samira

Verily the Hour (of the great change) is about to come. I keep it secret that every soul may be rewarded for its endeavour.

Muhammad Asad

"Behold, [although] I have willed to keep it hidden, the Last Hour is bound to come, so that every human being may be recompensed in accordance with what he strove for [in life].

Mustafa Khattab

The Hour is sure to come. My Will is to keep it hidden, so that every soul may be rewarded according to their efforts.

Progressive Muslims

"The Hour is coming, I am nearly keeping it hidden, so that every soul will be recompensed with what is strived. "

Rashad Khalifa

"The Hour (end of the world) is surely coming; I will keep it almost hidden, for each soul must be paid for its works.

Sahih International

Indeed, the Hour is coming - I almost conceal it - so that every soul may be recompensed according to that for which it strives.

Sam Gerrans

“The Hour is coming — I almost conceal it — that every soul might be rewarded for that for which it strives;

Shabbir Ahmed

Behold, the revolution is surely coming. But I Will to keep it hidden for the time-being. (You will be the pioneer of a great revolution, the signs of which are not yet visible). The purpose of this revolution will be for every person to get the fair compensation of his hard work (and bring an end to the hegemony of Pharaoh and his people).

Syed Vickar Ahamed

"Surely the Hour (of Judgment) is coming— My plan is to keep it hidden— For every soul to get back its reward by the measure of its actions.

Taqi Usmani

Surely, the Hour (i.e. the Day of Judgment) has to come. I would keep it secret, so that everyone is given a return for the effort one makes.

The Monotheist Group

"The Hour is coming, I am nearly keeping it hidden, so that every soul will be recompensed with what it strived."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 15. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 15. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 15. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩