Tâhâ suresi

Tâhâ suresi, 57. ayet

Tâhâ suresi, 57. ayet. قَالَ أَجِئْتَنَا لِتُخْرِجَنَا مِنْ أَرْضِنَا بِسِحْرِكَ يَٰمُوسَىٰ

ḳâle eci'tenâ lituḫricenâ min arḍinâ bisiḥrike yâ mûsâ.

Diyanet İşleri

Şöyle dedi: "Ey Musa! Sihrin ile bizi yurdumuzdan çıkarmak için mi geldin?"

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tâhâ 54–60 · surenin 57. ayeti / 135

Konu Firavun'la konuşma ve sihirbazların iman edişi Tâhâ 49–76 3

  1. Tâhâ 54

    Yiyin, hayvanlarınızı yayın. Şüphesiz bunda akıl sahipleri için (Allah'ın varlığını ve birliğini gösteren) deliller vardır.

  2. Tâhâ 55

    (Ey insanlar!) Sizi topraktan yarattık, (ölümünüzle) sizi oraya döndüreceğiz ve sizi bir kere daha oradan çıkaracağız.

  3. Tâhâ 56

    Andolsun, biz ona (Firavun'a) bütün mucizelerimizi gösterdik de o bunları yalanladı ve reddetti.

  4. 57

    Şöyle dedi: "Ey Musa! Sihrin ile bizi yurdumuzdan çıkarmak için mi geldin?"

  5. Tâhâ 58

    "Biz de mutlaka sana karşı onun gibi bir sihir yapacağız. Bunun için seninle bizim aramızda; uygun bir yerde, senin de, bizim de caymayacağımız bir buluşma vakti belirle."

  6. Tâhâ 59

    Musa, "Buluşma vaktimiz, bayram günü, insanların toplandığı kuşluk vaktidir" dedi.

  7. Tâhâ 60

    Bunun üzerine Firavun ayrılıp, hilesini kuracak sihirbazlarını topladı, sonra geldi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

57. “Sen sihrinle bizi yurdumuzdan çıkarmaya mı geldin, ey Musa?” Firavun, Mûsâ aleyhisselam’ın kendisine göstermiş olduğu bunca mucizenin sihir ve göz boyama olduğunu, bunlardan maksadın da onları topraklarından çıkartarak oraları ele geçirmek olduğunu iddia etmişti. Bununla Firavun, sözlerinin kavmi içinde etkili olması maksadını gütmüştü. Çünkü insan tabiatı, vatanına düşkündür. Oradan çıkmak ve ayrılmak insana ağır gelir. Bu sözleriyle Firavun, Mûsâ’nın bu maksatta olduğunu belirterek ona karşı öfkelenmelerini, onunla savaşmaya koyulmalarını sağlamak istemişti.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Firavun dedi ki: "Getirdiğin sihir ile bizi Mısır'dan çıkarıp (Mısır'ın) mülkünün kendine kalması için mi geldin Ey Musa?"

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale dedi ki kök: قول
  2. أَجِئْتَنَا eci'tena mi geldin? kök: جيا
  3. لِتُخْرِجَنَا lituhricena bizi çıkarmak için kök: خرج
  4. مِنْ min -dan
  5. أَرْضِنَا erdina yurdumuz- kök: ارض
  6. بِسِحْرِكَ bisihrike büyünle kök: سحر
  7. يَـٰمُوسَىٰ ya musa Musa

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سحر (63 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Firavun'un kavminden ileri gelenler, dediler ki: "Şüphesiz bu adam usta bir sihirbazdır."

  • Aynı kök: سحر (63 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    "Bütün usta sihirbazları (toplayıp) sana getirsinler."

  • Aynı kök: سحر (63 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Sihirbazlar Firavun'a geldiler. "Galip gelenler biz olursak mutlaka bize bir mükafat vardır, değil mi?" dediler.

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

70 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Firavun) demişti ki: "Ey Musa! Yaptığın büyü ile bizi yurdumuzdan çıkarmaya mı geldin?

Mustafa İslamoğlu

(Firavun) dedi ki: "Sen, sihrinle bizi yurdumuzdan çıkarmak için mi geldin ey Musa?

Muhammed Esed

(Firavun:) "Ey Musa!" dedi, "Sen sihrinle bizi yurdumuzdan çıkarmaya mı geldin?

Ahmed Hulusi

"Sihrin ile bizi arzımızdan çıkarmak için mi geldin, ya Musa?" dedi.

Ali Bulaç

Dedi ki: "Ey Musa, sen bizi sihrinle yurdumuzdan sürüp çıkarmaya mı gelmiş bulunuyorsun?"

Ali Özek ve heyeti

Dedi ki: Bizi, yaptığın büyü ile yurdumuzdan çıkarasın diye mi geldin, ey Musa?

Ali Rıza Safa

"Bizi, toprağımızdan büyünle çıkarmaya mı geldin; ey Musa?" dedi.

Bayraktar Bayraklı

Dedi ki: "Bizi yaptığın büyü ile yurdumuzdan çıkarasın diye mi geldin, ey Musa?"

Edip Yüksel

Dedi ki, "Sen bizi büyünle yurdumuzdan çıkarmak için mi geldin, Musa?"

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dedi ki, 'Sen bizi büyünle yurdumuzdan çıkarmak için mi geldin, Musa?'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Dedi ki: "Ey Musa, sen sihrinle bizi yerimizden çıkarmak için mi bize geldin?

Elmalılı Hamdi Yazır

Sen, dedi: sihrinle bizi yerimizden çıkarmak için mi geldin bize ya Musa!

Erhan Aktaş

"Ey Musa! Sen sihrinle bizi yurdumuzdan çıkarmak için mi geldin?" dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Ey Musa! Sen sihrinle bizi yurdumuzdan çıkarmak için mi geldin?" dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Ey Musa, sen sihrinle bizi yurdumuzdan çıkarmak için mi geldin?" dedi.

Gültekin Onan

Dedi ki: "Ey Musa, sen bizi sihrinle yurdumuzdan sürüp çıkarmaya mı gelmiş bulunuyorsun?"

Hasan Basri Çantay

Dedi: "Ey Musa, sen sihrinle bizi yerimizden çıkarman için mi geldin bize"?

İbni Kesir

Ve dedi ki: Sihirbazlığınla bizi yurdumuzdan çıkarmaya mı geldin ey Musa?

Mehmet Alagaş

(56-76) Kesinlikle ona / firavuna ayetlerimizin hepsini gösterdik yalanladı ve di klendi. Ey Musa! Sihrinle bizi arzımızdan çıkarmaya mı geldin? dedi. Senin sihrinin benzerini biz de getireceğiz. Bizimle sen, aramızda ihtilaf etmeyeceğimiz uygun bir mekânda randevulaşalım. Buluşma günümüz / randevu günümüz insanların toplandığı süs gününün / ziynet gününün kuşluk vakti olsun dedi ve f iravun sırtını döndü gitti , sonrasında tuzak kurgusunu toparlayıp randevuya geldi. Musa onlara dedi ki yazıklar olsun / veyl olsun size, yalanı Alla h'a iftira etmeyin azapla kökünüzü kurutur, kim iftira ederse asla umduğuna ulaşamaz. Aralarında işleri ile ilgili tartıştılar gizli gizli fısıldaştılar. Dediler ki her hâlükârda bu iki sihirbaz, sihirleri ile sizi yerinizden çıkarmak, örnek aldığınız yolunuzu gidermek istiyorlar. Kurduğunuz tuzakları toparlayın sonra saf haline gelin, bugün yüce olan başarıya ulaşır. Dediler ki ey Musa ya sen bırak veya ilk bırakan biz olalım. Tamam siz bırakın dedi. İplerine ve asaları na, sihirleriyle, onlara doğru koştukları hayalini verdi rdiler. Musa kendisinde bir korku hissetti. Biz de ona korkma dedik , sen yücesin. Bırak elindekini, onların tüm ürettiklerini yutacaktır. Onların ürettikleri sadece büyücülerin kurgusal bir tuzağıdır. S ihirbazlar hangi tarafa ulaşırlarsa ulaşsınlar, hiçbir şekilde iflah olmazlar. Sihirbazlar kendilerini secdeye bıraktılar, Harun ve Musa'nın Rabbine iman ettik dediler. Firavun s ize izin vermeden önce iman mı ettiniz dedi ? Kesinlikle o size sihri öğreten büyüğünüzdür. Ellerinizi ve ayaklarınızı çapraz olarak keseceğim hurma direklerinde sizi asarak idam edeceğim. Hangimizin azabı şiddetlidir ve kalıcıdır bileceksiniz. Dediler ki açıklamaların bize gelmesi üzerine, artık seni asla tercih etmeyeceğiz ki O bizi yarattı, neyi gerçekleştireceksen gerçekleştir artık. Muhakkak ki sen bu dünya hayatındakileri gerçekleştirebilirsin. Günahlarımızdan ve bizi zorladığın sihirle alakalı şeylerden dolayı, bizleri bağışlaması amacıyla Rabbimize güvendik / O’na iman ettik, Allah hayırlıdır ve baki olandır. Muhakkak ki suç işlemiş olarak Rabbine gelen kim ise kesinlikle onun için cehennem vardır, içerisinde ne ölür ne de diri kalır. Kim de mümin olarak ve salih amel işlemiş olarak gelirse işte onlara yüce dereceler vardır. Altlarından n ehirler akan ebedi kalınan adn cennetleri , işte bu, arınanların karşılığıdır / cezasıdır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ve dedi ki: "Sihrinle bizi yurdumuzdan çıkarmaya mı geldin Ey Mûsâ?"

Süleyman Ateş

Ve: "Sen bizi büyünle yurdumuzdan çıkarasın diye mi geldin ey Musa?" dedi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Dedi ki "Musa! Büyünle bizleri yerimizden yurdumuzdan çıkarmak için mi geldin?

Şaban Britch

Ve dedi ki: Sihrinle bizi yurdumuzdan çıkarmaya mı geldin Ey Musa?

Şaban Piriş

Ve dedi ki: -Sihirbazlığınla bizi yurdumuzdan çıkarmaya mı geldin Ey Musa?!

Yaşar Nuri Öztürk

Şöyle dedi: "Büyünle bizi, toprağımızdan çıkarasın diye mi geldin, ey Musa!"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

He said to him: "Have you come back to us, to oust us out of our land by your magic, O Mussa!"

Abdul Haleem

He said, ‘Have you come to drive us from our land with your sorcery, Moses?

Abdullah Yusuf Ali

He said: "Hast thou come to drive us out of our land with thy magic, O Moses?

Abul A'la Maududi

He said: "Have you come to us to drive us out of our land by your sorcery? dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Here by sorcery are meant the miracles of the staff and the shining hand, which according to the details given in Surahs Al-Aaraf and Ash-Shuara, were shown to Pharaoh by Prophet Moses (peace be upon him) in his first visit to his court. On seeing these miracles Pharaoh was so upset that he cried out: Have you come to drive us out of our country by the power of your sorcery? Although he knew that it had never happened in history that a magician had conquered a country by the power of sorcery. Moreover, there were hundreds of magicians in his own country, who used to show their feats to earn rewards and prizes. Accordingly, Pharaoh’s statement that "you are a sorcerer" on the one hand, and his apprehension that “you want to snatch my kingdom” on the other, were a clear indication of his perturbed mind. In fact, Pharaoh had come to understand that the well reasoned speech of Moses and his miracles were bound to influence not only his courtiers, but also the common people and accordingly he tried to play upon their prejudices through falsehood and treachery. He did not admit that it was a miracle, but called it sorcery. He wanted to create an impression that any sorcerer of his empire could turn a staff into a serpent. He also incited the people, saying: Look, he says that your forefathers were on the wrong way and deserved perdition. So beware of him, he is not a Prophet. He simply aspires for power. He wants that the Israelites should again capture power here like the times of Joseph and wrest the reigns of government from the Copts. Pharaoh, in fact, wanted to suppress the invitation to the truth through such devices. (For details please see (E.Ns 87-89 of Surah Al-Aaraf);(E.N. 75 of Surah Younus).

Aisha Bewley

He said, ‘Have you come to us to expel us from our land by means of your magic, Musa?

Al-Hilali & Khan

He [Fir‘aun (Pharaoh)] said: "Have you come to drive us out of our land with your magic, O Mûsâ (Moses)?

Ali Quli Qarai

He said, ‘Have you come to us, Moses, to expel us from our land with your magic?

Amatul Rahman Omar

He said, `Moses! have you come to us to turn us out of our country on the basis of your sorcery?

Arthur John Arberry

'Hast thou come, Moses,' he said, 'to expel us out of our land

Bijan Moeinian

Finally he said: "Moses, have you come back to snatch my kingdom by the means of sorcery?"

E. Henry Palmer

Said he, 'Hast thou come to us, to turn us out of our land with thy magic, O Moses?

Edip-Layth

He said, "Have you come to us to take us out of our land with your magic O Moses?"

George Sale

and he said, art thou come unto us that thou mayest dispossess us of our land by thy enchantments, O Moses?

Hamid S. Aziz

We did show him Our signs, all of them, but he called them lies and refused.

Mahmoud Ghali

He said, "Have you come to us to drive us out of our land by your sorcery, O Mûsa?

Marmaduke Pickthall

He said: Hast come to drive us out from our land by thy magic, O Moses?

Mohamed Ahmed - Samira

And said: "Have you come to us, O Moses, to drive us out of our land with your witchery?

Muhammad Asad

He said: "Hash thou come to drive us out of our land by thy sorcery, O Moses?

Mustafa Khattab

He said, "Have you come to drive us out of our land with your magic, O  Moses?

Progressive Muslims

He said: "Have you come to us to take us out of our land with your magic O Moses"

Rashad Khalifa

He said, "Did you come here to take us out of our land with your magic, O Moses?

Sahih International

He said, "Have you come to us to drive us out of our land with your magic, O Moses?

Sam Gerrans

Said he: “Hast thou come to turn us out of our land by thy sorcery, O Moses?

Shabbir Ahmed

He said, "Have you come here to destabilize our country and drive us out of our land with your false religion and magical arguments, O Moses?

Syed Vickar Ahamed

He said: "Have you come to drive us out of our land with your magic, O Musa (Moses)?

Taqi Usmani

Said he, "Have you come to us to drive us out of our land with your sorcery, O Mūsā?

The Monotheist Group

He said: "Have you come to us to take us out of our land with your magic O Moses?"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 57. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 57. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 57. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩