Tâhâ suresi

Tâhâ suresi, 20. ayet

Tâhâ suresi, 20. ayet. فَأَلْقَىٰهَا فَإِذَا هِىَ حَيَّةٌ تَسْعَىٰ

feelḳâhâ feiẕâ hiye ḥayyetün tes`â.

Diyanet İşleri

Musa da onu attı. Bir de ne görsün o, hızla akan bir yılan olmuş!

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tâhâ 17–23 · surenin 20. ayeti / 135

Konu Mûsâ'nın çağrılışı ve Firavun'a gönderilişi Tâhâ 9–48 3

  1. Tâhâ 17

    "Şu sağ elindeki nedir ey Musa?"

  2. Tâhâ 18

    Musa dedi ki: "O benim değneğimdir. Ona dayanırım, onunla koyunlarıma yaprak silkelerim. Onunla başka işlerimi de görürüm."

  3. Tâhâ 19

    Allah, "Onu yere at ey Musa!" dedi.

  4. 20

    Musa da onu attı. Bir de ne görsün o, hızla akan bir yılan olmuş!

  5. Tâhâ 21

    Allah, şöyle dedi: "Tut onu. Korkma! Biz, onu yine eski durumuna döndüreceğiz."

  6. Tâhâ 22–23

    (22-23) "Sana büyük mucizelerimizden birini daha göstermemiz için elini koynuna sok ki bir başka mucize olarak, (alaca hastalığı gibi) bir hastalık sebebiyle olmaksızın bembeyaz bir halde çıksın."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 19–20. ayetler için yazılmıştır.

19-20. Bunun üzerine Yüce Allah: “Buyurdu ki: At onu ey Mûsâ! O da onu attı. Bir de ne görsün; o, hızla hareket eden (büyük) bir yılan olmuş.” Allah’ın izniyle büyük bir yılana dönüşüverdi. Mûsâ korkup arkasına bile bakmadan kaçmaya başladı. Bu yılanın “hızla hareket eden” diye nitelendirilmesi muhtemel bir vehmi ortadan kaldırmak içindir. Yani Mûsâ’nın bu gördüğünün hakikatle ilgisi olmayan bir hayalden ibaret olduğu zannedilmesin diyedir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Musa onu yere attı, asa bir anda hızlıca ve çabuk hareket eden bir yılana dönüştü.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَأَلْقَىٰهَا feelkaha onu attı kök: لقي
  2. فَإِذَا fe iza (bir de ne görsün)
  3. هِىَ hiye o
  4. حَيَّةٌۭ hayyetun kocaman bir yılan kök: حيي
  5. تَسْعَىٰ tes'aa koşan kök: سعي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سعي (30 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    "Kıyamet mutlaka gelecektir. Herkes işlediğinin karşılığını görsün diye, neredeyse onu gizleyecek (geleceğinden hiç söz etmeyecek)tim."

  • Aynı kök: سعي (30 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Musa: "Yok, (önce) siz atın" dedi. Bir de ne görsün, onların ipleri ve değnekleri yaptıkları sihirden dolayı kendisine hızla sürünür gibi görünüyor.

  • Aynı kök: سعي (30 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Şehrin öbür ucundan koşarak bir adam geldi. "Ey Musa! İleri gelenler seni öldürmek için aralarında senin durumunu görüşüyorlar. Şehirden hemen çık.…

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Hayat

    Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Hayat

    "Sığırın bir parçası ile öldürülene vurun" dedik. (Denileni yaptılar ve ölü dirildi.) İşte, Allah ölüleri böyle diriltir, düşünesiniz diye…

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Hayat

    Firavun'un kavminden ileri gelenler dediler ki: "Sen (sihirbazları cezalandıracaksın da) Musa'yı ve kavmini, bu ülkede fesat çıkarsınlar, seni ve…

  • Ortak kavram: Hayat

    Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu…

  • Ortak kavram: Hayat

    Siz cansız (henüz yok) iken sizi dirilten (dünyaya getiren) Allah'ı nasıl inkar ediyorsunuz? Sonra sizleri öldürecek, sonra yine diriltecektir. En…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Musa da) hemen onu yere atmıştı. Bir de ne görsün, o (asa) yılan olmuş sürünüyor.

Mustafa İslamoğlu

Bunun üzerine (Musa) onu yere bıraktı. Bir de ne görsün: o değnek bir yılan türü... hızla akıyor...

Muhammed Esed

Bunun üzerine, (Musa), onu yere attı; bir de ne görsün! hızla akan bir yılan oluvermişti o!

Ahmed Hulusi

(Musa da) onu attı. . . Bir de ne görsün, o kayan bir yılan!

Ali Bulaç

Böylece, onu attı; (bir de ne görsün) o hemen hızla koşan (kocaman) bir yılan (oluvermiş).

Ali Özek ve heyeti

Onu hemen yere attı. Bir de ne görsün, hızla sürünen bir yılan değil mi!

Ali Rıza Safa

Bunun üzerine, onu attı; hızla akan bir yılan olmuştu.

Bayraktar Bayraklı

Musa onu hemen yere attı. Bir de ne görsün, hızla sürünen bir yılana dönüştü.

Edip Yüksel

Onu atınca, hareketli bir yılana dönüşüverdi. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Mağara suresinin 60-82 ayetlerinde gördüğümüz sabırsız ve itirazcı Musa'nın burada itaatkar olması ve kendisi için önemli bir araç olan değneğini sorgusuz sualsiz atması ilginçtir. Bu değişik tavrın nedeni ne olabilir?

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onu atınca, hareketli bir yılana dönüşüverdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bıraktı onu, bir de ne görsün o, bir yılan olmuş koşuyor!

Elmalılı Hamdi Yazır

Bıraktı ne baksın o bir yılan olmuş koşuyor

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Musa onu atınca bir de ne görsün! Hızla hareket eden bir canlı dipnot 1 olmuştu.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yılan

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Musa onu atınca bir de ne görsün! Hızla hareket eden bir yılan olmuştu.

Gültekin Onan

Böylece, onu attı; (bir de ne görsün) o hemen hızla koşan (kocaman) bir yılan (oluvermiş).

Hasan Basri Çantay

O da bunu bırakdı. Bir de ne görsün: Koşub duran bir yılan (olmuş) dur o!

İbni Kesir

O da bıraktı. Bir de ne görsün; o, hemen koşan bir yılan oluvermiş.

Mehmet Alagaş

(9-41) Sana Musa anlatısı \ hadisesi ulaştı mı? Ateş gördüğü vakit, yakın çevresine dedi ki , siz durun ben bir ateş fark ettim. Belki ondan bir kor parçası getiririm yahut Ateş'in yanında bir yol gösterici bulurum . Ona ulaştığında, Ey Musa! diye seslenildi. Şüphesiz senin Rabbin benim, ayakkabılarını / nalınlarını çıkar, sen kutsal Tuva vadisindesin. Ben seni seçtim, sana vahyedileni dinle. Ben Allah'ım, benden başka ilah yoktur, bana ibadet et, beni hatırlamak için namaz kıl Muhakkak saate ulaşılacaktır, her nefsin yaptığıyla cezalandırılması için nerede / ne zaman ulaşılacağını gizledim. Ona inanmayan ve keyfine / hevasına tabi olan kişi, ona / saate inanmaktan seni alıkoymasın sonra helak olursun. Ey Musa! şu elindeki nedir? Dedi. O asamdır dedi ben ona dayanırım Davarlarıma onunla yaprak silkelerim. Onunla başka hacetlerimi de gideririm. Ey Musa! Onu Bırak dedi. Onu bıraktığında o hareketli bir yılan oldu. Korkma ve al onu dedi. Onu ilk durumuna geri döndüreceğiz. Elini koynuna sok bembeyaz kusursuz bir şekilde çıksın bu da diğer bir ayetimiz. Sana daha büyük ayetlerimizden göstermemiz için Firavuna git, o gerçekten azgınlaştı. Musa Rabbim göğsümü genişlet dedi. İşimi bana kolaylaştır. Dilimden düğümü çöz. Sözümü anlasınlar. Yakın çevremden bana sorumluluk alabilecek birini ver. Kardeşim Harun'u. Cesaretimi güçlendir. Onu İşime ortak eyle. Seni çok üstün tutalım. Seni çok hatırlayıp analım. Muhakkak ki sen bizi görmektesin. Sana istediğin verildi Ey Musa! dedi. Zaten sana bir kere daha minnette bulunmuştuk. Bir vakit annene, vahy edeceğimiz şeyleri şöyle vahy etmiştik. Onu / Musa’yı tabuta ve tabutu da deryaya koy, Derya onu sahile bıraksın. Onun ve benim düşmanım olan kişinin seni alması ve gözetimim de yetiştirilebilmen için, senin üzerine benden bir sev ecenlik te bıraktım. Ardından kız kardeşin yürüyerek gitmiş onlara size bu çocuğun bakımını üstlenecek birini göstereyim mi demişti. Böylece s eni annene geri döndürdük, ki annenin gözleri aydınlansın ve de hüzünlenmesin. Ve sen bir nefsi de / bir kişiyi de öldürdün. Seni gamdan / kederden kurtardık. Seni çeşitli sınamalarla sınadık. Medyen halkı içinde senelerce kaldın sonra kaderin üzere buraya / Tuva vadisine geldin. Ey Musa, seni kendime seçtim.

Rowwad Tercüme Merkezi

Mûsâ da onu attı. O bir anda hızla hareket eden bir yılan oluverdi.

Süleyman Ateş

(Musa) attı, bir de ne görsün o, koşan kocaman bir yılan!

Süleymaniye Vakfı

O da hemen attı. Bir de ne görsün! Değnek bir yılan olmuş, hızla hareket ediyor!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Hemen attı. Bir de ne görsün, değnek yılana dönüşmüş, koşuyor.

Şaban Britch

Musa da onu attı. O bir anda koşan bir yılan oluvermişti.

Şaban Piriş

Musa da onu attı. O bir anda koşan bir yılan oluvermişti.

Yaşar Nuri Öztürk

O da onu attı. Bir de ne görsün, bir yılan olmuş o, koşuyor...

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And when Mussa did, the staff was instantaneously transformed into a serpent in motion.

Abdul Haleem

He threw it down and- lo and behold!- it became a fast-moving snake.

Abdullah Yusuf Ali

He threw it, and behold! It was a snake, active in motion.

Abul A'la Maududi

So he threw it down, and lo! it was a rapidly moving snake.

Aisha Bewley

He threw it down and suddenly it was a slithering snake.

Al-Hilali & Khan

He cast it down, and behold! It was a snake, moving quickly.

Ali Quli Qarai

So he threw it down, and behold, it was a snake, moving swiftly.

Amatul Rahman Omar

So he cast it down and lo! it was (like) a serpent; running about.

Arthur John Arberry

and he cast it down, and behold it was a serpent sliding.

Bijan Moeinian

When he threw it down, the staff turned into an active snake.

E. Henry Palmer

and he threw it down, and behold! it was a snake that moved about.

Edip-Layth

So he cast it down, and it became a moving serpent!

George Sale

And he cast it down, and behold, it became a serpent, which ran about.

Hamid S. Aziz

Allah said, "Throw it down, O Moses!"

Mahmoud Ghali

So he cast it down, then, only then was it a living snake, gliding along.

Marmaduke Pickthall

So he cast it down, and lo! it was a serpent, gliding.

Mohamed Ahmed - Samira

So he threw it down, and lo, it became a running serpent.

Muhammad Asad

So he threw it - and lo! it was a snake, moving rapidly.

Mustafa Khattab

So he did, then—behold!—it became a serpent, slithering.

Progressive Muslims

So he cast it down, and it became a moving serpent!

Rashad Khalifa

He threw it down, whereupon it turned into a moving serpent.

Sahih International

So he threw it down, and thereupon it was a snake, moving swiftly.

Sam Gerrans

And he cast it down, and then was it a serpent moving.

Shabbir Ahmed

He felt that the Message given to him was vibrant with life.

Syed Vickar Ahamed

He threw it, and look! It was a snake, actively in motion.

Taqi Usmani

So, he threw it down, and suddenly it was a snake, running around.

The Monotheist Group

So he cast it down, and it became a moving serpent!

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 20. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 20. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 20. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩