Diyanet İşleri
"Bana ailemden birini yardımcı yap,"
Tâhâ suresi
Tâhâ suresi, 29. ayet. وَٱجْعَل لِّى وَزِيرًا مِّنْ أَهْلِى
vec`al lî vezîram min ehlî.
"Bana ailemden birini yardımcı yap,"
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ'nın çağrılışı ve Firavun'a gönderilişi Tâhâ 9–48 3
"İşimi bana kolaylaştır."
(27-28) "Dilimdeki tutukluğu çöz ki sözümü anlasınlar."
"Bana ailemden birini yardımcı yap,"
"Kardeşim Harun'u."
"Onunla gücümü artır."
"Onu işime ortak et."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 29–30. ayetler için yazılmıştır.
29. “Bana ailemden bir yardımcı ver.” Bana yardımcı olacak, beni destekleyecek ve beni kendilerine peygamber olarak gönderdiklerine karşı bana yardımcı olacak birisini ihsan et. Bu yardımcının ailesi halkından olmasını istedi. Çünkü bu, bir iyiliktir ve kişinin iyiliğine yakın akrabaları daha layıktır.
30-31. Daha sonra da bu kişiyi tayin ederek: “Kardeşim Hârûn’u…” dedi. “Onunla sırtımı pekiştir” Yani Sen, onunla benim gücümü artır ve gücüme güç kat. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Gücünü kardeşinle pekiştireceğiz ve size öyle bir güç vereceğiz ki…” (el-Kasas, 28/35)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ailemden bana bir yardımcı ver, işlerimde bana yardımcı olsun.
Aynı kök: وزر (27 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Şöyle dediler: "Sana verdiğimiz sözden kendi isteğimizle caymış değiliz. Fakat biz Mısır halkının mücevheratından yüklü miktarlarda takınmıştık. İşte…
Aynı kıssa: Hz. Hârûn · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Musa'ya otuz gece süre belirledik, buna on (gece) daha kattık. Böylece Rabbinin belirlediği vakit kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun'a,…
Aynı kıssa: Hz. Hârûn · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Musa, kavmine kızgın ve üzgün olarak döndüğünde, "Benden sonra arkamdan ne kötü işler yaptınız! Rabbinizin emrini beklemeyip acele mi ettiniz?" dedi.…
Aynı kıssa: Hz. Hârûn · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
(Musa), "Ey Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla. Bizi kendi rahmetine sok. Sen, merhametlilerin en merhametlisisin" dedi.
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Firavun, "Ben size izin vermeden ona iman ettiniz ha!" dedi. "Şüphesiz bu halkını oradan çıkarmak için şehirde kurduğunuz bir tuzaktır. Göreceksiniz!"
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Hani bir ateş görmüştü de ailesine, "Siz burada kalın, ben bir ateş gördüm (oraya gidiyorum). Umarım ondan size bir kor ateş getiririm, yahut ateşin…
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: اهل (127 geçiş)
"Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve "size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?" diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin…
Aynı kök: وزر (27 geçiş)
Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar gerçekten ziyana uğramıştır. Nihayet onlara ansızın o saat (kıyamet) gelip çatınca, bütün günahlarını…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(29, 30) Bana ailemden kardeşim Harun'u vezir (yardımcı) görevlendir! dipnot 1
"Bana yakınlarımdan yükümü paylaşacak birini görevlendir;
ve bana yakınlarımın arasından yükümü paylaşacak bir yardımcı tayin et:
"Benim için ehlimden bir yardımcı oluştur. "
'Ailemden bana bir yardımcı kıl,'
Bana ailemden bir de vezir (yardımcı) ver,
"Ayrıca, ailemden birisini bana yardımcı yap!"
"Bana ailemden bir de yardımcı ver."
"Ailemden bana bir yardımcı ata."
'Ailemden bana bir yardımcı ata.'
Bana ailemden bir yardımcı ver.
Ve bana ehlimden bir vezir ver
"Bana, yakınlarımdan bir yardımcı ver."
"Bana, yakınlarımdan bir yardımcı ver."
"Bana, yakınlarımdan bir yardımcı ver.
"Ehlimden (ailemden) bana bir yardımcı kıl,"
"Bana kendi ailemden bir de vezir ver".
Kendi ailemden bir vezir ver bana;
(9-41) Sana Musa anlatısı \ hadisesi ulaştı mı? Ateş gördüğü vakit, yakın çevresine dedi ki , siz durun ben bir ateş fark ettim. Belki ondan bir kor parçası getiririm yahut Ateş'in yanında bir yol gösterici bulurum . Ona ulaştığında, Ey Musa! diye seslenildi. Şüphesiz senin Rabbin benim, ayakkabılarını / nalınlarını çıkar, sen kutsal Tuva vadisindesin. Ben seni seçtim, sana vahyedileni dinle. Ben Allah'ım, benden başka ilah yoktur, bana ibadet et, beni hatırlamak için namaz kıl Muhakkak saate ulaşılacaktır, her nefsin yaptığıyla cezalandırılması için nerede / ne zaman ulaşılacağını gizledim. Ona inanmayan ve keyfine / hevasına tabi olan kişi, ona / saate inanmaktan seni alıkoymasın sonra helak olursun. Ey Musa! şu elindeki nedir? Dedi. O asamdır dedi ben ona dayanırım Davarlarıma onunla yaprak silkelerim. Onunla başka hacetlerimi de gideririm. Ey Musa! Onu Bırak dedi. Onu bıraktığında o hareketli bir yılan oldu. Korkma ve al onu dedi. Onu ilk durumuna geri döndüreceğiz. Elini koynuna sok bembeyaz kusursuz bir şekilde çıksın bu da diğer bir ayetimiz. Sana daha büyük ayetlerimizden göstermemiz için Firavuna git, o gerçekten azgınlaştı. Musa Rabbim göğsümü genişlet dedi. İşimi bana kolaylaştır. Dilimden düğümü çöz. Sözümü anlasınlar. Yakın çevremden bana sorumluluk alabilecek birini ver. Kardeşim Harun'u. Cesaretimi güçlendir. Onu İşime ortak eyle. Seni çok üstün tutalım. Seni çok hatırlayıp analım. Muhakkak ki sen bizi görmektesin. Sana istediğin verildi Ey Musa! dedi. Zaten sana bir kere daha minnette bulunmuştuk. Bir vakit annene, vahy edeceğimiz şeyleri şöyle vahy etmiştik. Onu / Musa’yı tabuta ve tabutu da deryaya koy, Derya onu sahile bıraksın. Onun ve benim düşmanım olan kişinin seni alması ve gözetimim de yetiştirilebilmen için, senin üzerine benden bir sev ecenlik te bıraktım. Ardından kız kardeşin yürüyerek gitmiş onlara size bu çocuğun bakımını üstlenecek birini göstereyim mi demişti. Böylece s eni annene geri döndürdük, ki annenin gözleri aydınlansın ve de hüzünlenmesin. Ve sen bir nefsi de / bir kişiyi de öldürdün. Seni gamdan / kederden kurtardık. Seni çeşitli sınamalarla sınadık. Medyen halkı içinde senelerce kaldın sonra kaderin üzere buraya / Tuva vadisine geldin. Ey Musa, seni kendime seçtim.
Bana ailemden bir yardımcı ver.
"Bana ailemden bir vezir ver:"
Ailemden birini de bana yardımcı eyle.
Ailemden birini de bana yardımcı yap.
Kendi ailemden bir yardımcı ver.
Kendi ailemden bir yardımcı ver.
"Bana ailemden bir yardımcı ver,
"And appoint for me a minister from my family",
and give me a helper from my family,
"And give me a Minister from my family,
and appoint for me, from my household, someone who will help me bear my burden -
Assign me a helper from my family,
"And appoint for me a helper from my family,
Appoint for me a minister from my family,
`And grant me a helper from my family,
Appoint for me of my folk a familiar,
"I beg you…. .
and make for me a minister from my people, -
"Allow for me an advisor from my family."
And give me a counsellor of my family,
"That they may understand my saying.
And make for me a counsellor of my family,
Appoint for me a henchman from my folk,
And give me as assistant from my family
and appoint for me, out of my kinsfolk, one who will help me to bear my burden:
and grant me a helper from my family,
"And allow for me an advisor from my family. "
"And appoint an assistant for me from my family.
And appoint for me a minister from my family -
“And appoint Thou for me an assistant from my family:
And appoint a deputy for me from my folk.
"And give me an assistant from my family,
And make for me an assistant from my own family,
"And allow for me an advisor from my family."